Petkim, Tıbbi Malzeme ve Ambalaj Hammaddelerinin Üretimine Ağırlık Veriyor

Yeni tip koronavirüse karşı Türkiye’nin mücadelesi sürerken, tıbbi malzeme ve cihazların önemi de giderek artıyor. Bu zorlu süreçte Türkiye’nin ihtiyacı olan hammaddeleri üreten Petkim, tıbbi malzemelerin ve ambalajların hammadde üretimine ağırlık vererek talepleri karşılamak için 24 saat kesintisiz çalışıyor. Petkim, son dönemde büyük talep gören maske ve tulum kumaşı için gelen hammadde talebinin de tamamını karşılıyor.

Türkiye’nin en büyük doğrudan dış yatırımcısı SOCAR Türkiye’nin iştiraki Petkim, tüm dünyayı etkisi altına alan yeni tip koronavirüs (KOVID-19) salgınına karşı verilen mücadelede, üretim planını iç piyasanın ihtiyacına yönelik olarak sürdürüyor. Plastik, medikal ve ambalaj sanayii için hammadde tedarikinde kritik bir role sahip olan Petkim, Türkiye’de bu zor dönemde ihtiyaç duyulan hammaddeleri tedarik etmeye aralıksız olarak devam ediyor.

Türkiye’nin ilk ve tek entegre petrokimya tesisi Petkim, virüse karşı önlem amacıyla kullanımı artan ambalaj, tek kullanımlık plastik ve medikal ürünlerin hammadde talebini 24 saat kesintisiz üretim yaparak karşılıyor. Söz konusu ürünler için petrokimya sektörünün tedarik zincirinin kritik bir önem taşıdığını kaydeden SOCAR Türkiye Rafineri ve Petrokimya İş Birimi Başkanı ve Petkim Genel Müdürü Anar Mammadov, “Dünya plastik endüstrisi, yeni tip koronavirüs salgını ile mücadelede ürünleriyle ön saflarda yer alıyor. Türkiye’de bu sektörün en önemli oyuncusu olarak 55 yıldır iç piyasaya tedarik sağlıyor, petrokimya ürünleri ihtiyacının yaklaşık yüzde 18’ini karşılıyoruz. Hammadde sağladığımız plastik sektörü, hastaların tedavisi ve sağlık personelinin korunması için gerekli olan malzemelerin üretimini yaptığı için hammadde sorunu yaşamamalı. Bu zorlu dönemde ithalat yerine iç piyasadaki üreticilerle ivedi ve yerli çözümler geliştirebilmenin ülkemiz için ne kadar değerli olduğunu bir kez daha görüyoruz. Petkim olarak bu süreçte yerli üreticinin hammadde taleplerine kesintisiz yanıt vererek üzerimize düşen sorumluluğu büyük bir özveri ile yerine getiriyoruz” değerlendirmesinde bulundu.

‘ÜRETİM VE DAĞITIM KESİNTİSİZ KARŞILANIYOR’

Yeni tip koronavirüs nedeniyle global ekonominin olumsuz etkilendiğine de dikkat çeken Anar Mammadov sözlerine şöyle devam etti: “Bu süreçte Petkim olarak operasyonlarımız devam ediyor. Üretimimizde, bu dönemde ihtiyaç duyulan tıbbi malzemelerin ve ambalajların girdi türlerine ağırlık verirken, gelen talepleri karşılamak için büyük bir özveri ile çalışıyoruz. Örneğin son günlerde çok fazla gündemde olan maske ve tulum kumaşı üretiminde kullanılan ‘polipropilen nonwoven’ türünden gelen taleplerin tamamını karşılıyoruz. Bu kritik süreçte Petkim olarak, bu ürünlerin satış fiyatlarında herhangi bir artışa gitmezken üretim ve dağıtımı kesintisiz yerine getirmek için de var gücümüzle çalışıyoruz.”

Türkiye İMSAD ‘Mart 2020 Sektör Raporu’ Açıklandı

Supply of cement
Contractor discussing supply of cement with coworker near line of trucks

KORONAVİRÜS SALGINI ETKİLERİNİN MART AYI VERİLERİNDE ORTAYA ÇIKMASI BEKLENİYOR

İnşaat malzemeleri sanayi üretimi 15 ay sonra ilk kez ocak ayında arttı

Türkiye İMSAD, yapı sektörü ve ekonomi çevreleri tarafından dikkatle izlenen aylık sektör raporunu açıkladı. ‘Türkiye İMSAD Mart 2020 Sektör Raporu’na göre; yeni yıla hızlı bir başlangıç yapan inşaat malzemeleri sanayi üretimi, 2020 yılı ocak ayında 2019 yılı ocak ayına göre yüzde 9,3 arttı. Böylece 15 aydır gerileyen sanayi üretimi yeniden ilk kez ocak ayında arttı. Koronavirüs salgını etkilerinin mart ayı verilerinde ortaya çıkması bekleniyor.

İnşaat malzemesi sektörünün çatı kuruluşu Türkiye İnşaat Malzemesi Sanayicileri Derneği (Türkiye İMSAD) tarafından hazırlanan ‘Mart 2020 Sektör Raporu’nda şu tespitler yer aldı: İnşaat sektörü 2018 ve 2019 yıllarındaki finansal dalgalanmalar ve mali şoklardan en çok etkilenen sektör oldu. Bu nedenle genel ekonominin 2019 yılında yüzde 0,9büyümesine karşın inşaat sektörü yüzde 8,6 küçüldü. Kendi iç dinamiklerinden kaynaklanan sorunlar nedeniyle, ekonomideki genel iyileşme inşaat sektörüne yansımadı. İnşaat sektöründe yeniden büyümenin sektörün iç dinamiklerinden kaynaklanan sorunların çözümü ile mümkün olduğu görüldü.

2020, inşaat sektörü için yeni bir küçülme yılı olabilir

2020 yılının ilk çeyrek döneminde inşaat sektörünün faaliyetlerinde toparlanma eğilimi ve talepte iyileşme görülmeye başlandı. Finansman tarafında da koşullarda iyileşmeler görüldü. Ancak koronavirüs etkisi bu göreceli iyileşmeye ara verdi. İnşaat sektörü ve faaliyetleri de koronavirüs salgınından olumsuz etkilendi. Bu nedenle iyileşmenin henüz çok başında olan ve kırılganlığını koruyan inşaat sektörü 2020 yılında da küçülme ile karşı karşıya kalabilir. Koronavirüs salgını ile mücadele kapsamında Türkiye’de birçok iktisadi faaliyete geçici olarak ara verildi. İnşaat sektörü faaliyetleri ise henüz bu kapsamın dışında kalıyor. İnşaat sektörü faaliyetleri devam ediyor. Ancak inşaat firmaları ve müteahhitler önlem amacıyla işlerini yavaşlatıyor veya bazı projelerinde işlere geçici olarak ara veriyor. Koronavirüs salgınının ulaştığı boyut, inşaat faaliyetlerini de artan oranda etkilemeye başlıyor.

İnşaat, destelenecek sektörler arasında yer aldı

Koronavirüs salgını nedeniyle ekonomide birçok destek paketi ve önlemi açıklanıyor. Bu önlemlerden bir tanesi de Nisan-Haziran dönemine ilişkin SGK primi, muhtasar ve KDV ödemelerinin 6 ay ertelenmesi oldu. İnşaat sektörü de bu seçilmiş sektörler içinde yer aldı. Buna göre; bina projelerinin geliştirilmesi, ikamet amaçlı binalar ile ikamet amaçlı olmayan binaların inşaatı, binaların yeniden düzenlenmesi ve yenilenmesi faaliyetleri, yıkım işleri, ısıtma, havalandırma, soğutma ve iklimlendirme sistemlerinin kurulumu, binaların iç ve dış boyama işleri, duvar ve yer kaplama gibi bina inşaatı ile özel inşaat faaliyetleri yürüten tüm firmalar bu destek kapsamına alındı.

İnşaat malzemeleri sanayisi, vergi desteği kapsamında yer almadı

İnşaat sektörü, koronavirüs salgınından en çok etkilenen sektörlerden biri olarak değerlendiriliyor. Bu olumsuz etkilenmenin inşaat malzemeleri sanayisine de yansıması bekleniyor. İnşaat malzemelerinin perakende satışını gerçekleştiren firmalar destek kapsamı içinde yer alıyor. Nitekim perakende satış yapan firmaların bir bölümü zorunlu olarak zaten kapatma kararı kapsamında. Perakende satışlardaki bu yavaşlamanın da inşaat malzemeleri sanayi üretimini ve firmalarını olumsuz etkilemesi bekleniyor. Doğal taş ve mermer, demir-çelik, alüminyum, mutfak ve banyo mobilyaları hariç inşaat malzemeleri sanayisi vergi desteği kapsamında yer almadı.

İnşaat malzemeleri sanayi üretimi ocak ayında yüzde 9,3 arttı

İnşaat malzemeleri sanayi üretimi 2020 yılına hızlı bir başlangıç yaptı. Üretim, 2020 yılı ocak ayında 2019 yılı ocak ayına göre yüzde 9,3 arttı. Böylece 15 aydır gerileyen sanayi üretimi yeniden ilk kez ocak ayında arttı. 2018 ve özellikle 2019 yılındaki daralmanın ardından yaşanan üretim artışında iç pazardaki hareketlenme ile ihracattaki miktar artışı belirleyici oldu. Ayrıca kuvvetli bir baz etkisi de yaşandı.

Ocak ayında 22 alt sektörün 15’inde üretim bir önceki yılın ocak ayına göre yükseldi. 6sektörde ise üretim geriledi. Ocak ayında hazır beton üretimi geçen yılın aynı ayına göre değişmedi. Ocak ayında üretimde en yüksek artış yaşanan ilk beş sektör şunlar oldu; birleştirilmiş parke ve yer döşemeleri, seramik kaplama malzemeleri, düz cam ve yalıtım camları, inşaat boya ve vernikleri ile çimento.

2020 yılı ocak ayında üretiminde gerileme yaşanan alt sektörler ise çimento ve betondan eşyalar, metalden kapı ve pencereler, plastik inşaat malzemeleri, ahşap inşaat malzemeleri, tuğla ve kiremit ile işlenmiş taşlar oldu. İnşaat malzemeleri sanayisi üretimde yeni yıla hızlı bir başlangıç yaptı ancak alt sektörler itibarıyla üretim performansı oldukça farklılık gösterdi. Bu nedenle üretimde dengeli ve genele yayılan bir büyümenin başladığını söylemek için henüz erken olduğu görüldü.

2020 yılı ocak ayında ihracat yüzde 10,2 arttı

İnşaat malzemeleri ihracatı yeni yıla iki haneli artış ile başladı. 2020 yılının ocak ayında inşaat malzemeleri ihracatı, geçen yılın ocak ayına göre yüzde 10,2 arttı ve 1,76 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti. 2020 yılı ocak ayında, aylık ihracat artışı hızlandı. Böylece yeni yıla ihracatta hızlı bir başlangıç yapıldı. Yeni yıla girerken ticaret savaşlarının hafiflemesi ile Brexit belirsizliğinin ortadan kalkması dünya ticaretine ve ihracata ümit verdi. Ancak ocak ayı ihracatında koronavirüs salgınının etkileri henüz görülmedi. Salgın etkilerinin şubat ayında başlayarak mart ayı ihracat verilerinde önemli ölçüde ortaya çıkması bekleniyor.


İnşaat sektörü güven endeksi mart ayında 6,6 puan yükseldi

İnşaat sektörü güven endeksi 2020 yılına çok önemli bir artış ile başlamış, sektörün güven endeksi yeni yılın ilk ayında 15,6 puan birden artmış, şubat ayında 0,1 puanlık bir düşüş yaşamıştı. Mart ayında ise inşaat sektörü güven endeksi 6,6 puan ile yine önemli bir artış gösterdi. İnşaat sektörü yılın ilk çeyrek döneminde güven artışı ile moral buldu. Koronavirüs salgını etkilerinin henüz güvene yansımadığı da görüldü.

Mevcut inşaat işleri seviyesi mart ayında 3,8 puan arttı

Mevsimsellik ile inşaat işlerinin yavaşladığı ocak ayında mevcut inşaat işleri büyük ölçüde korunmuş, şubat ayında da mevcut inşaat işleri 5 puan birden artmıştı. Mart ayında ise mevcut inşaat işleri seviyesi 3,8 puan daha yükseldi. Yeni alınan siparişler mevcut işleri desteklemeye başladı. Ekonomideki toparlanma da inşaat sektöründeki işlere gecikmeli olarak olumlu katkı sağladı. Koronavirüs salgınının mevcut işler üzerinde etkisi ise henüz sınırlı kaldı.

Gazi Üniversitesi Halk Sağlığı Uzmanı Prof. Dr. Nur Aksakal’dan Kovid-19 Açıklaması

Doctors shake hands
Handshake of two doctors' hands in medical gloves

Kovid – 19 salgını yayılmaya devam ederken vatandaşların da aklına birçok soru takılıyor. “Neler yapmalı, nasıl tedbir almalı, maske ya da eldiven kullanmalı mıyım?” bu soruların başında geliyor. Bu ve daha fazla sorunun yanıtını Gazi Üniversitesi’nden Halk Sağlığı Uzmanı Prof. Dr. Nur Aksakal Radyo Trafik ortak yayınında verdi.

“BU VİRÜSTEN KİMSE MUAF DEĞİL”

Prof Dr. Nur Aksakal öncelikle kişilerin hastalığa karşı riskini çok iyi anlaması gerektiğini söylüyor. “Hangi yaşta olursanız olun kişiler hastaneye yatmayı gerektirecek kadar hasta olabiliyorlar.” diyen Aksakal her yaş grubundan kişilerin hastalanabildiğini vurguluyor. Yeni tip koronavirüsten kimsenin muaf olmadığını söyleyen Aksakal şöyle devam ediyor:

“Bu virüsten kimse muaf değil. O nedenle herkesin kendi durumunu bir risk algısı yönünden değerlendirmesi lazım. Çalışan biri ise evden çalışmaya devam edebilir mi, evden çalışmayı tercih edebilir mi ya da evde kalabilir mi? Birincisi bu. İkincisi, zaten çalışmıyorsa kişinin dışarıya çıkmasını gerektirecek haller dışında mutlaka evde durmasını öneriyoruz zaten. Ama dışarı çıkması gerekenler için ekstra önerilerimiz olacak. Evde duran birisinin zaten başka biri ile de teması yoksa dışarı çıkıp – gelen birisi ile, şu anda korunduğunu düşünüyoruz. Yani market alışverişleri idi, giriş çıkışlardı vs. bunlar hakikaten önlem alınması gereken ama birincil olarak hastalık kaynağı olan şeyler değil. Yani evde duran kişi özellikle dışarıdan gelen biri ile teması yoksa çok fazla enfekte olmuyor. O yüzden ‘Evde durun!’ diye ısrar ediyoruz.”

DIŞARI ÇIKMAK ZORUNDA OLAN KİŞİLER NELER YAPMALI?

Prof. Dr. Nur Aksakal dışarı çıkmak zorunda olan kişilerin de iki şeye çok dikkat etmesi gerektiğini söylüyor:

“Dönüşte mutlaka ya da o gittiği yerlerde hasta insanlardan uzak durmak ve o kişilerin hasta olabileceğini dikkate almalı, onlarla sosyal mesafeyi korumalı, birincisi bu. İkincisi de hijyen. Eve dönüşlerde mutlaka eli, hatta orada mümkünse dezenfekte edilmesi, üstün tamamen çıkarılıp ayrı bir yerde – balkon olabilir ya da girişte asılı halde olabilir – yani normal bir temiz alan belirlenerek bu temiz alana kıyafet ve ayakkabı vs. ile girilmemesine dikkat edilmesi.”

ALINAN MALZEMELERE NE GİBİ BİR İŞLEM UYGULANMALI?

Kovid – 19 salgını ve bulaşma şekli göz önünde bulundurulduğunda vatandaşların bir diğer önemli sorusu dışarıdan eve getirilen malzemelere ne gibi bir işlem uygulanması gerektiği yönünde oluyor. Bu yöndeki soruya ise Prof. Dr. Nur Aksakal’ın cevabı şöyle oluyor:

“Alışveriş vs. yapıldıysa, eve getirildiyse, alışverişler mümkün olduğunca bozulmayacak olanlar girişte bir yerde, bir süre 3-4 saat olabilir 5-6 saat olabilir, balkonlarda uygunsa bir yer olabilir, bekletilmesi… Bunu neden söylüyorum? Bazı şeyleri uzun süre bekletemezsiniz ya da risk daha azdır. Dışındaki kabı çıkarıp kullanmaya başlayabilirsiniz. Yani bu malzemeye göre de değişir. Ama dışarıda 5-6 saat beklettiğiniz bir malzemenin artık daha fazla enfeksiyon kaynağı olduğunu düşünmüyoruz ve kabul etmiyoruz.”

MASKE VE ELDİVEN KULLANIMI

Kovid – 19 salgını ile birlikte bir diğer önemli soru ise maske ve eldiven kullanımına yönelik. Prof. Dr. Nur Aksakal bu konuda da önemli bilgiler veriyor:

“Maske takıldığında yayılımın azaldığına yönelik bir takım tartışmalar var. Ama tamamen şöyle bakmak lazım olaya; bir, maskeye ulaşabiliyor musunuz? Mesela aynı maske defalarca kullanılamaz. Tek sefer kullanılmalı. Kulağınızdan tutarak o plastik kısmından çıkarıp takmanız gerekir. Siz bu kurallara uymuyorsanız, elinizde yeterli miktarda maske yoksa, aynı maskeyi sürekli kullanıyorsanız daha çok risk alabiliyorsunuz.”

“Risk alan kişiyseniz, evinizde hasta varsa, evinizde izole olan biri varsa, pozitif biri olduğundan şüpheleniyorsanız vs. maskeye ulaşabilmeniz anlamında maske kullanımı çok kıymetli. Ama diğer taraftan da rutinde her zaman dışarı çıkarken ya da herhangi bir ortamda maske takmak başka sorunları da beraberinde getiriyor.”

“SAHTE BİR GÜVEN OLUŞTURUYOR”

“Eldiven tamamen farklı bir olay. Özellikle marketler… Dün Ankara İl Pandemi Kurulunda bu gündeme geldi, önerilerimiz arasına yazdık. Özellikle marketlerde ya da temizlik alanlarında vs. böyle çok yaygın bir eldiven kullanımı başladı. Bu da sahte bir güven oluşturuyor. Çünkü eldiven giydiğinizde, elinizden aslında çok farklı bir şey değil. Eliniz ne kadar kirleniyorsa o eldiven o kadar kirleniyor. Ama şöyle bir sıkıntısı var eldivenin ekstradan; eliniz kirlendiğinde el dezenfektanı kullanabiliyorsunuz, gidip yıkayabiliyorsunuz. Ama eldiven takıldığında saatlerce aynı eldiven üstüne virüs yükünü artıracak şekilde o teması devam ettirdiğinizde daha büyük risk altına giriyorsunuz. Eldiveni çıkarmak mesela başlı başına bir işlem gerektirir, bilgi gerektirir. Doğru şekilde çıkarmak, doğru yere atmak başkalarına risk vermemek adına çok önemlidir. Kesinlikle eldiven takılmasın, eldivenler çıkarılsın… Ha tabi çok kirli bir iş yapıyorsunuzdur. Rutinde zaten eldiven gerekiyordur. O konu dışı. Ama kasiyerler, normalde eldivensiz çalışan kişilerin eldiven takması hakikaten toplum adına riski artıran şeyler ve hiç önermiyoruz. Bu birincisi. İkincisi de elden geçmiyor bu virüs. Nereden geçiyor? Elinizi ağzınıza, gözünüze, burnunuza temas ettirdiğinizde yani virüs normalde girecek yere ulaştığında sorun yaşanıyor. O yüzden eli temiz tutmak, belki o kasiyerlerin olduğu yerde bir dezenfektan bulundurmak, el yıkama imkanlarını çoğaltmak çok daha etkin ve koruyucu olacak.”

Araştırma İnfografik ;Corona Virüs Etkisi Covid-19 Gündelik Tercihlerimizi Ne Kadar Değiştirdi?

Corona Virüs Etkisi Araştırması Covid-19 Gündelik Tercihlerimizi Ne Kadar Değiştirdi?

Tüm dünyayı etkisi altına alan corona virüs salgını ülkemizde de insanları evden çıkmamaya mecbur bırakıyor. İnsanların günlük yaşamlarındaki alışkanlıklarını ve tercihlerini değiştirmesinin yanı sıra dijital ortamda da büyük değişikliklere neden oluyor. Toplu taşımadan market alışverişine, mobil oyunlardan sosyalleşmeye kadar hayatımızın her alanında kadar tercihlerimizi değiştiriyor.

AdColony’nin Türkiye dahil, Avrupa, Orta Doğu ve Afrika’yı kapasayan EMEA bölgesinde 14-75 yaş arası katılımcılarla yaptığı “Corona Virüs Etkisi Araştırması” ise salgın sebebiyle değişen alışkanlıklarımızı çarpıcı verilerle gözler önüne seriyor.

Katılımcıların %20’si artık toplu taşıma kullanmadığını belirtiyor. Evden çıkmayarak kendimizi izole ettiğimiz bu günlerde ise katılımcıların %54’ü daha fazla ev temizliği yaptığını söylüyor. Zorunlu olmadıkça dışarı çıkmadığımız şu günlerde kullanıcıların %31’i market ziyaretlerini en aza indirdiğini ve %41’inin de artık online alışverişe geçiş yaptıklarını bildiriyor.

Evde yapılacak en keyifli aktivitelerden mobil oyunlar özeline cevaplara baktığımızda katılımcıların %47’si her gün mobil cihazlarından oyun oynadıklarını, %32’si ise mobil cihazlarına yeni oyunlar yüklediklerini söylüyor. Stresten, gündelik düşüncelerden uzaklaşmak ve rahatlamak için mobil oyun oynadıklarını söyleyenlerin oranı ise %85.

Reklam verenlerin potansiyel müşterilerine ulaşmak için bu dönemde en etkili yol olan mobil reklamlar alanına bakıldığında, katılımcıların %26’sı ihtiyacı olabilecek ürünü fark ettiren reklamları tercih ederken, %35’i user-initiated denilen kullanıcı tarafından kontrol edilebilen reklamlara daha sıcak yaklaşıyor.

AdColony EMEA ve LATAM Genel Müdür Volkan Biçer mobil dünyada olan değişimi şu sözlerle yorumluyor; “ Corona virüs aktif sosyal yaşamı sınırlandırıp ve fiziksel mesafeyi artırdıkça, insanların dijitale daha da yakınlaşması tabi ki kaçınılmaz oluyor. AdColony olarak biz de 30 ülkeyi yönettiğimiz İstanbul ofisimizdeki 180 çalışanımızla birlikte 10 Mart günü itibariyle evden çalışma sistemine geçtik ve online toplantılar ve iş takibi ile süreci yönetmeye devam ediyoruz. Evde geçirdiğimiz vakit arttıkça, günlük stresten kaçmak için de en kafa dağıtıcı yöntem olarak mobil oyunlar karşımıza çıkıyor. 24 Şubat haftası 9 Mart haftasını karşılaştırdığımızda; mobil oyun oynama sürelerinde %21 artış gösterdiğini görüyoruz. Oyun uygulamalarındaki trafiklerde de bu iki hafta arasında %14.6’lık bir artış bulunuyor. Aynı şekilde yapılan araştırmalara göre kullanıcılar %21 daha fazla oyun içi reklam izliyorlar. Bu da reklamverenler için oyunların yine bir mecra olarak gündemde kalmasını sağlıyor.”

 

​​Rolls-Royce Paralel Tedarik Zinciri Kuruyor

Cropped image of business man driving car
Cropped image of business man in suit driving car

Rolls-Royce, Birleşik Krallık’taki solunum cihazı tedarikinin artırılmasına katkıda bulunmak için, solunum cihazı tasarım seçeneklerinin üretimini araştıran ve yoğun çalışmalar yürüten VentilatorChallengeUK Konsorsiyumu’nun bir üyesi konumunda bulunuyor.

Konsorsiyum, üzerinde uzlaşılan tasarımların üretiminin mevcut teknolojilere dayanarak hızlandırılması konusunda kısa süre önce Birleşik Krallık Hükümeti’nden resmi bir talep aldı. Bu tasarımlar, Birleşik Krallık tedarik zincirinde halihazırda bulunan ve üretimi yapılan malzemeler kullanılarak hayata geçirilebilecek.

Rolls-Royce Kontrol Sistemlerinden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Craig Askew konuyla ilgili olarak: “Rolls-Royce, COVID-19 ile mücadelede önemli bir rol oynuyor. İhtiyaç duyulan solunum cihazlarının üretimini artırmaya odaklanmış bir konsorsiyumda yer almaktan gurur duyuyoruz. Hayatların kurtarılmasına yardımcı olabilecek cihazlar üretmek için tam hızda çalışmaya odaklanacağız. Böylesine zorlu bir görevi tereddüt etmeden kabul eden tüm çalışma arkadaşlarıma teşekkür ediyorum.” dedi.

Paralel tedarik zinciri kuruluyor

Rolls-Royce, konsorsiyum çerçevesinde GKN Havacılık’ın kurduğu yeni bir montaj tesisine malzemelerin hızlı bir şekilde temin edilmesini sağlamak amacıyla paralel bir tedarik zinciri kuracak. Mevcut tedarik zinciri, mevcut üreticinin artan arzını karşıladığı için paralel bir tedarik zinciri kurmak hayati bir öneme sahip. Ekip, sahip olduğu becerileri ve uzmanlıkları tamamen farklı bir ürüne ve sektöre uyguluyor. Uygun tedarikçilerin belirlenmesi, bu tedarikçilerle yüklenici sözleşmesi yapılması ve sürece hızlıca dahil edilmeleri, karşılaşılacak başlıca zorluklar arasında yer alıyor. Ekip, odağını tamamen tedarik zincirinin doğru kalitede ve doğru oranda bileşenler üretmesini sağlamaya yönlendirmiş durumda. İkisi de eşit derecede önem arz eden bu görevlerin hayata geçirilmesini sağlamak için Siemens Medical ile işbirliği içinde çalışmalarimiz devam ediyor.

Projenin Program Lideri Nigel Pearce ise görüşlerini “İnsanların bu kadar zor bir dönemde bu duruma böylesine iyi reaksiyon göstermeleri beni çok şaşırttı. Rolls-Royce ekibinin kolektif yeteneğinden faydalanarak bu projeye hızla destek olmayı amaçlıyoruz. Ekip, yeni bir tedarik zincirinin inanılmaz bir gelişme ve büyüme hızına sahip olduğu konusunda bilgilendiriliyor. Ardından birkaç dakika içinde kolları sıvayıp gözlerini bile kırpmadan ülkeyi bu zor dönemde desteklemek adına imkansız görünen şeyi mümkün kılmak için harika fikirler ve planlamanın yanı sıra kişisel adanmışlıklarını da ortaya koyuyorlar.” sözleriyle dile getirdi.

Ekibin daha da büyümesi planlanıyor

Solunum cihazı ekibi sürekli olarak büyümekte olup; normalde Solihull’daki Kontrol Sistemleri iş kolumuzda çalışan kontrolörler, vana ve pompa uzmanları ile genellikle Derby kampüsünde görev yapan ticaret, tedarik ve program yönetimi uzmanları şu an ekip bünyesinde çalışıyor. Önümüzdeki günlerde ekibin daha da büyümesi planlanıyor. Ayrıca günün her saatinde çalışabilmek için ABD’den de destek alınıyor. Tedarik zinciri kurulduktan sonra malzemelerin taşınması için Accenture ile çalışılacak. Hayati önem taşıyan bu programa daha fazla katkıda bulunup bulunamayacağını görmek adına Rolls-Royce, Solihull’daki ve diğer tesislerindeki üretim ve montaj kapasitesini de değerlendiriyor.

Ayrıca Rolls-Royce, bu dönemde, Birleşik Krallık Ulusal Sağlık Sistemi NHS’e daha fazla solunum cihazı temin edilmesi için hükümete, diğer şirket, kurum ve kuruluşlara da daha kapsamlı destek sunmaya devam ediyor.

Shell’den Sağlık Bakanlığı’na 5 Milyon TL Değerinde Akaryakıt Desteği

Shell & Turcas, T.C. Sağlık Bakanlığı’nın Yeni Koronavirüs (COVID-19) enfeksiyonu ile ülke çapında yürüttüğü yoğun mücadeleye destek olabilmek adına, mücadeleye katılan Bakanlık bünyesindeki sağlık çalışanları, ambulanslar ve diğer araçların kullanımı için Bakanlığın uygun gördüğü şekilde dağıtılmak üzere 5 milyon TL değerinde akaryakıt desteği sağlıyor.

Yaşanan bu zorlu dönemi sağlıklı bir şekilde atlatabilmek için tüm dünyanın el ele vermesi gerektiğini vurgulayan Shell Türkiye Ülke Başkanı Ahmet Erdem, “Bu mücadelede emeği geçen, katkısı olan herkese yürekten teşekkür ediyoruz. Ülkemizin birlik ve beraberlik içinde bu zor günlerin de üstesinden geleceğine inancımız tam.” dedi.

Shell & Turcas, T.C. Sağlık Bakanlığı’nın Yeni Koronavirüs (COVID-19) enfeksiyonu ile ülke çapında yürüttüğü yoğun mücadeleye destek olabilmek adına, mücadeleye katılan Bakanlık bünyesindeki sağlık çalışanları, ambulanslar ve diğer araçların kullanımı için Bakanlığın uygun gördüğü şekilde dağıtılmak üzere 5 milyon TL değerinde akaryakıt desteği sağlıyor.

Toplumun genel olarak evde kalmasının, bu sürecin sağlıkla ve başarıyla atlatılabilmesi için elzem olduğunu ifade eden Erdem, bununla birlikte bazı sektörlerin, temel ihtiyaçların karşılanabilmesi için özveriyle çalışmaya devam ettiğini, Shell & Turcas olarak da kesintisiz hizmet verdiklerini vurguladı. Shell, Türkiye’deki faaliyetlerinde, ülke çapındaki istasyon ağı ile güvenli ve sağlıklı bir şekilde müşterilerine hizmet verirken, aynı zamanda kurumsal müşterilerinin toptan akaryakıt, kimyasal, elektrik, doğalgaz ve madeni yağ tedariği için acil ihtiyaçlarını kesintisiz karşılıyor.

Shell Türkiye Ülke Başkanı Ahmet Erdem, “Shell olarak en büyük önceliğimiz çalışanlarımızı, müşterilerimizi, paydaşlarımızı Yeni Koronavirüs (COVID-19) salgınından korumak ve ülkemizde salgınla mücadeleye katkıda bulunmak. Akaryakıt, madeni yağ, kimyasallar, doğalgaz gibi bu mücadele için elzem ürünlerimizi bayilerimiz ve distribütörlerimiz ile beraber kesintisiz olarak müşterilerimize sunmaya devam ediyoruz. İstasyonlarımız, depo ve terminallerimiz ve madeni yağ fabrikamızda ulaşım ve taşımacılığın kesintisiz devamı için özveriyle çalışan personelimize bir kez daha teşekkür ediyorum. Tabii tüm faaliyetlerimizde ilgili mercilerce tavsiye edilen ve tıbbi bilimsel bilgiye dayalı tüm tedbirleri alıyoruz.” dedi.

Herkesin el ele vermesi gereken bir dönemden geçildiğini belirten Ahmet Erdem, “Sağlık Bakanlığımızın ülke çapında yürüttüğü yoğun mücadeleye destek olabilmek adına, mücadeleye katılan Bakanlık bünyesindeki sağlık çalışanları, ambulanslar ve diğer araçların kullanımı için Bakanlığın uygun gördüğü şekilde dağıtılmak üzere 5 milyon TL değerinde akaryakıt desteği sağlamaya karar verdik. Bu mücadelede emeği geçen, katkısı olan herkese yürekten teşekkür ediyoruz. Ülkemizin birlik ve beraberlik içinde bu zor günlerin de üstesinden geleceğine inancımız tam.” dedi.

LG’den Zorlu Dönemlerde Destek

Student learning at home with online lesson
High angle view of video conference with teacher on laptop at home. College student learning maths while watching online webinar, listening audio course. Top view of girl in video call with personal tutor on computer, distance and e-learning education concept.

LG, içerisinde bulunduğumuz zorlu dönemde, evde kalmayı destekliyor, ürün ve hizmetleriyle tüketicilerin yanında olmanın yanı sıra, sağlık kuruluşlarına yaptığı destekle mücadeleye katkı sağlıyor.

LG, kıyafetlerden mutfak eşyalarına kadar pek çok alanda maksimum hijyen sağlayan ürünlerin yanı sıra, tüketicilerin evde kalmalarını destekleyen, son teknolojiye sahip TV ve beyaz eşyalarını kullanıcıya sunuyor. Düzenlediği farklı ve eğlenceli yarışmalarla da tüketicileri evde eğlendiren LG, hizmet sunmaya devam eden teknik servis, müşteri hizmetleri, Whatsapp hattıyla da tüketicilerden gelen soruları yanıtlıyor. İçerisinde bulunduğumuz dönemde sağlık kuruluşlarına destek de veren LG; buzdolapları, TV’ler ve çamaşır makinelerinin yanı sıra, ateş ölçerler, tansiyon aletleri ve tek kullanımlık koruyucu tulum bağışında bulunmaktadır.

LG’den Coronavirüs ile Destek Kapsamında Anlamlı Bağış

LG, Coronavirüs ile mücadele çalışmaları kapsamında kullanılmak üzere, Marmara Üniversitesi Pendik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Ek Hizmet Binası’na bağışta bulundu. LG’nin gerçekleştirdiği bağış kapsamında, LG Buzdolapları, LG TV’ler ve LG Çamaşır Makinelerinin yanı sıra, ateş ölçerler, tansiyon cihazları, tek kullanımlık koruyucu tulumlar da yer alıyor. LG, sağlık alanındaki desteklerini devam ettiirmek adına temaslarını sürdürüyor.

LG Tüketicilerle El Ele

Tüketicilerin evde olduğu şu dönemde, onlara hijyen, eğlence ve eğitim alanlarında destek olan LG, çocukları bir süre evlerinden eğitim alacak tüketicilere de kolaylık sağlıyor. LG Smart TV kullanıcıları, ilk, orta ve lise eğitimlerinin uzaktan eğitim yoluyla verildiği EBA TV yayınlarına, LG Smart TV platformunda bulunan TRT İzle uygulamasından kolayca erişebiliyorlar.

LG, Müşteri Hizmetleri ve Teknik Servis Hizmetleri ile tüketicisinin yanında olmaya devam ediyor. Geçtiğimiz günlerde hizmete açılan 0530 918 65 43 numaralı WhatsApp hattının yanı sıra, LG Müşteri Hizmetleri ve LG Teknik Servisi de, her türlü güvenlik ve hijyen önlemi alınarak hizmetine devam ediyor. Böylelikle, LG tüketicileri, evlerinde oldukları dönemde, her hangi bir teknik sorun nedeniyle mağduriyet yaşamıyorlar.

LG ile Evde de Eğlence Mümkün

Evde geçirilen günlerin en önemli eğlence kaynağı olan TV’ler LG ile yeni bir boyut kazanıyor. OLED ve NanoCell TV’ler üstün görüntü ve ses kalitesi, yapay zeka özellikleri, zengin Smart TV uygulamaları ve şık tasarımlarıyla evinizin yeni eğlence üssü haline geliyor.

LG’nin her sene merakla beklenen, eğlenirken kazandıran yarışması Infogram ise, evden geçirilen bu döneme özel olarak yeniden düzenleniyor. LG Infogram’la 5 farklı kategorideki soruları bilip, verilen görevleri tamamlayan yarışmacılar, çamaşır makinesinden televizyona, akıllı telefondan klimaya birbirinden farklı LG ürünleri kazanma şansı elde ediyor.

Hijyen Her Şeyin Başında Geliyor

Enfeksiyona neden olan bakterileri ve alerjenleri yüzde 99,9’a varan oranda yok ettiği, İngiliz Alerji Derneği ve Intertek gibi uluslararası saygın laboratuvarların yanı sıra, Türkiye’de de Sağlık Bakanlığına akredite olan, bağımsız laboratuvar Ekoteks’ten de tasdik edilen LG “Steam™” özellikli çamaşır makineleri, özellikle enfeksiyon salgınlarının çoğaldığı dönemlerde tüketicilerin en büyük yardımcısı haline geliyor. Yine buhar teknolojisi ile çalışan, LG TrueSteam donanımlı bulaşık makineleri de, buharın doğal sıhhi özelliklerinden faydalanarak tabakları, mutfak aletlerini, bardakları ve tencereleri tamamen temizlemek ve dezenfekte etmek için saf buhar parçacıkları üretiyor.

Ayrıca LG, sosyal medya hesapları aracılığıyla hijyen ve virüslerden korunma konusunda bilgi veriyor.

LG NatureFRESH™ Buzdolabı ise, meyve ve sebzeleri 7 güne kadar daha uzun süre taze tutuyor. Bu da, tüketicilerin sıklıkla alışverişe çıkamadığı dönemlerde, uzun dönemli ihtiyaçlarını depolayıp, ilk günkü tazeliğinde tüketmelerini sağlıyor.

Coronavirüsle mücadelede birlik olmanın önemine değinen LG Türkiye Başkanı Jeff Cheh, “LG Türkiye olarak, biz de “evdekal” çağrısına uymayı, zorunlu olmayan durumlar dışında evden çıkmamayı ve sosyal mesafemizi korumayı bir kez daha hatırlatıyoruz. Bu zorlu süreçte, gerek hizmetlerimiz, gerek ürünlerimiz, gerekse de desteklerimizle Türk halkının ve tüketicilerimizin yanında olmayı kendimize bir borç biliyoruz. Hep birlikte, dayanışma içerisinde, bu dönemi kısa sürede atlatacağımıza olan inancımız tam” şeklinde konuştu.

İş Bankası Grubu’ndan Hastanelere 10 Milyon TL

Modern Bank Building, Germany
A steel and glass bank building surrounded by a park in the evening.

Koronavirüs salgını ile mücadeleye destek vermek amacıyla Sağlık Bakanlığı Kamu Hastaneleri Genel Müdürlüğü bünyesindeki hastanelerin ihtiyaçlarının karşılanmasında kullanılmak üzere Türkiye İş Bankası Grubu 10 milyon TL’lik kaynak ayrılmasına karar verdi.

Ayrılan kaynağa Türkiye İş Bankası ve bankanın iştiraklerinden Şişe ve Cam Fabrikaları, TSKB, İş Finansal Kiralama, İş Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı, İş Girişim Sermayesi Yatırım Ortaklığı, İş Yatırım Menkul Değerler, İş Yatırım Ortaklığı katkı sundu. Sağlık Bakanlığı Kamu Hastaneleri Genel Müdürlüğü ile varılan mutabakat kapsamında; sağlık hizmet sunum kapasitesinin güçlendirilmesi amacıyla belirlenecek hastanelerin ihtiyaç duyduğu ventilatör, video laringoskop, maske, tulum, eldiven ve benzeri malzeme/teçhizat tedarik edilecek.

Salgının ülkemizde görülmesinden bu yana toplumun, müşterilerinin ve çalışanlarının sağlığını önceliklendiren tedbirler alan ve bu tedbirleri gelişmelerle uyumlu biçimde sürekli güncelleyen İş Bankası Grubu, salgında hayatını kaybeden vatandaşlara Allah’tan rahmet,yakınlarına sabır ve başsağlığı, tedavi görenlere de acil şifalar diledi.

Kahve Dünyası’ndan Sağlık Çalışanlarına Anlamlı Destek

“Hepimizin Ortak Noktası” söylemiyle Türkiye’yi eşsiz lezzetleriyle buluşturan Kahve Dünyası, yeni tip Koronavirüs (COVID-19) salgınında gece gündüz demeden, özveriyle görevini yapan sağlık çalışanlarına moral ve destek için “Kahramanlarımıza” Paketi hazırladı.

Yeni tip Koronavirüs (COVID-19) salgınıyla ilgili tedbirlerin üst seviyeye çıkarıldığı ülkemizde, “Hepimizin Ortak Noktası” Kahve Dünyası büyük bir özveri ile gece gündüz demeden çalışan sağlık çalışanlarına anlamlı bir destek kararı aldı.

Toplum olarak yaşadığımız bu zor günlerde Kahve Dünyası, ilk etapta İstanbul’daki hastanelerde görevli sağlık çalışanlarına moral vermek için, “Kahramanlarımıza” Paketi hazırladı. Paket içerisinde sağlık çalışanlarının hem enerjisini artıracak hem de onları zinde tutacak çeşit çeşit kahve ve çikolata ürünleri yer alıyor.

Yaptıkları destekle ilgili açıklamada bulunan Kahve Dünyası Genel Müdürü Kaan Altınkılıç, “Koronavirüs tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de maalesef hayatımızı hiç olmadığı kadar olumsuz etkiledi. Ülke olarak önemli bir süreçten geçiyoruz. Yetkili merciler gerekli tüm önlemleri alıyor. Bu mücadelede ön saflarda ise sağlık sektörümüzün değerli çalışanları yer alıyor. Kahve Dünyası olarak emeklerini çok kıymetli gördüğümüz sağlık çalışanlarımızın yanlarında olduğumuzu hissettirebilmek ve bir nebze de olsa morallerini yüksek tutmak amacıyla onlar için özel bir içerik hazırlamak istedik. İlk etapta İstanbul’daki belirli hastanelere destek vererek başladık. Hedefimiz en kısa zamanda tüm sağlık çalışanlarımıza ürün desteğimizi sağlayabilmek. Kahve Dünyası olarak bu zorlu dönemde gerektiğinde üzerimize düşen sorumlulukları üstlenmeye devam edeceğiz. Toplum olarak yetkililerin aldıkları önlemlere uyarak, birlikte hareket ederek bu günleri geride bırakacağımıza olan inancımızın tam olduğunu da ifade etmek isterim. Bu vesileyle önemli bir bilgilendirmeyi sizlerle paylaşıyorum. Kahve Dünyası olarak, tüketicilerin sosyal medya üzerinden gerçekleştirdiği yoğun destek talepleri üzerine, kamuoyunu bu desteğe dahil edebilmek ve daha çok sağlık çalışanımıza ulaşabilmek için “Kahramanlarımıza” paketimizi, isteyen herkesin destek sağlayabileceği bir bağış mekanizmasına dönüştürdük. Bağışta bulunarak sağlık çalışanlarımıza moral vermek isteyen herkesin www.kahvedunyasi.com online mağazamız üzerinden destek vermesine imkan tanıdık. Bu kapsamda online mağazamız üzerinden yapılan birer adet her bağışa karşılık biz de Kahve Dünyası olarak bir adet paket daha bağışlayacağız.” dedi.

Sabancı Topluluğu’ndan 150 Bin Tanı Kiti ve Covid-19 Aşısı için 1.7 Milyon Lira Bağış

default

Türkiye’nin en büyük gıda ve tarım şirketi Tiryaki Agro Gıda CEO’su Süleyman Tiryakioğlu, tüm dünyayı ve Türkiye’yi etkisi altına alan Covid-19 salgınından dolayı ‘gıda krizi yaşanır mı’ iddialarına karşılık “Tüm Türkiye vatandaşları bu konuda rahat olsun. Bugüne kadar olduğu gibi, bugün ve yarın da bereketli topraklarımızın bizlere verdiği nimetleri kesintisiz olarak sofralarınıza getirmeye devam edeceğiz” dedi.

Türkiye’nin en büyük gıda ve tarım şirketi Tiryaki Agro Gıda, dünyayı ve Türkiye’yi etkisi altına alan Covid-19 (Koronavirüs) salgını nedeniyle oluşabilecek gıda ve tedarik zinciri sorunu risklerine karşın var gücüyle çalışmaya ve üretmeye devam ediyor. 20 fabrikası, 1500 çalışanı ve anlaşmalı çiftçileriyle hiçbir aksama olmaması adına ekstra önlemler alan Tiryaki Agro’nun CEO’su Süleyman Tiryakioğlu, “Böylesine zorlu bir süreçte tüm gıda üretim ve tedarik zinciri konusunda planlamalarımızı yaptık. Vatandaşlarımız rahat olsun. Türkiye’mizin bereketli topraklarının bereketli ürünlerini sorunsuzca sofralarına taşımaya devam edeceğiz” dedi.

5 kıtada 80 ülke ile ticaret yaparak Türkiye ekonomisine katkı sunduklarını belirten Tiryaki Agro Gıda CEO’su Süleyman Tiryakioğlu, “Yarım asrı aşkın süredir, Türkiye’mizin bereketli topraklarında üreterek hem güzel ülkemizin sofralarına misafir olduk, hem de dünyanın dört yanına gerçekleştirdiğimiz ihracatla bayrağımızı her zaman gururla temsil ettik. Tiryaki Agro olarak 20 fabrikamız, 1500 kişiyi aşkın çalışma arkadaşımız ve yüz binlerce emektar çiftçimizle beraber, bu zorlu dönemde de Anadolu’nun bereketini sofralara taşımak için var gücümüzle çalışmaya devam ediyoruz. Türkiye olarak devletiyle ve milletiyle çok büyük ve güçlü bir aileyiz. Vatandaşlarımız rahat olsun. Herhangi bir gıda krizi ile asla karşılaşmayacağız. Kendimize yetebileceğimiz, buna imkan sağlayan çok bereketli topraklarımız, olağanüstü gayret gösteren çiftçilerimiz ve bunu işleyip sofralara taşıyan dünya çapında tesislere sahibiz” dedi.

Tedarik zincirine ekstra önlem

Bakliyat, tahıl, kuruyemiş, organik gıda, yem ve yağlı tohumlar gibi tarım ürünlerinin işlenmesi ve tedarik zincirinin yönetimini gerçekleştirdiklerini söyleyen Süleyman Tiryakioğlu şunları

söyledi: “Türkiye’nin dört bir yanında yer alan fabrikalarında üretimlerine devam ederken, tedarik zincirinin de aynı şekilde işlemesi için de ekstra önlemler alıyoruz. İş birliği yaptığımız, tedarik zincirimizin tüm unsurları ile koordineli bir çalışma ile vatandaşlarımıza en doğal ve en uygun gıdayı götürmeye devam edeceğiz.”

2 milyar dolar ciro, 80 ülkeyle ticaret

Türkiye’nin özel sektördeki en büyük tarım ihracatçısı konumunda olan Tiryaki Agro, Türkiye’de olduğu gibi dünyanın farklı noktalarında da üretim gerçekleştiriyor. 2 milyar doları aşkın cirosu, 6 milyon ton üzeri ticaret ve üretim kapasitesi ve 1 milyon tona yaklaşan depolama kapasitesiyle, 14 ayrı bölgede 20 fabrikada tedarik zincirini verimli yöneterek Türkiye’nin bölgesel gücü olmaya devam ediyor.

Güncel

Office workplace table

İşe Yüzde 45 Daha Az Gittik

0
Google, koronavirüs salgınının başlamasından bu yana ülkelerdeki hareketliliğinin nasıl değiştiğine ilişkin “Covid 19 Topluluk Hareketlilik Raporları”nı yayımladı. 131 ülkeyi kapsayan rapora göre, Türkiye’de işe...
mother with toddler working

Koronavirüs Salgını Evden Çalışmanın Önündeki Bariyerleri Yıkacak Mı?

0
‘Evden çalışma’ modeli sevildi, tatil planları ile iş kurma hayalleri ertelendi, birikim yapma planları başladı. Kariyer.net’in “HR Pulse” serisi kapsamında Curiosity ile yaptığı araştırma;...

Satınalma Dergisi Nisan 2020 Sayısı Yayınlandı

0
Değerli yöneticiler, Nisan ayı ile ekonomimizde yeni bir dönemi açıyoruz. Ne yazık ki dünya çapında etkili olan salgın sonunda ülkemizi de vurdu. Sağlık sistemimiz yoğun bir...

Başarı

0
Birçok insan gücü olmadığı için değil hedefi olmadığı için yol alamaz… "Hiç kimse başarı merdivenlerini elleri cebinde tırmanmamıştır" deseler de, dünyaya gelirken emrine asansör verilen...

Teknolojik Güdü

0
Teknoloji gelişerek, dünya çevresinde dönmekte, Teknolojik Güdü dünya toplumlarını etkisi altına almaktadır. Dünyada yaşayan tüm canlılar güdüleri ile hareket etmekte ve güdüleri sayesinde, hayatta kalma...

Bülten Aboneliği

En yeni duyuru, araştırma ve haberleri gönderelim.

Kurumsal Şirket Üyeliğinizi Sorguladınız mı? Tüm içeriklere erişiminiz olup olmadığını sorgulamak için Tıklayın. →

30 NİSAN'a Kadar Dijital Üyeliklerde Geçerli %50 İndirim Fırsatı ! Kupon Kodu: EVDEKAL ÜRÜNLERİ İNCELE VE KUPONU KULLAN →