Hollanda ve Belçika Liman Bilgi Sistemlerinde Entegrasyona Gidiyor

Ghent Limanı (Belçika) ve Zeeland Limanı (Hollanda) imzaladıkları bir protokol ile 2015 yılı itibari ile tek bir bilgi sistemi yazılımı kullanmak için ilk adımı attı. Özellikle gümrükleme işlemlerini daha güvenli ve hızlı bir şekilde yürütmek amacıyla imzalanan bu protokol Ghent- Terneuzen kanalında yer alan iki liman için önemli bir atılım olarak görülüyor. Aynı zamanda emsallerinin oluşması için de bir test alanı olarak takip ediliyor. Kanal içerisindeki gemi trafiğini yönetmek adına eskiden her iki liman da kendi sistemlerini kullanmaktaydı. Fakat sistemlerin ayrı oluşu aynı zamanda prosedürlerin armatörler tarafından tekrarlanmasına yol açmaktaydı. Bu durum zaman yönetiminde verimliliği düşüren önemli bir unsur olarak görülmekteydi.

Yazar: Burak ÖÇLÜ

 

Türk Savunma Havacılık Sanayiinde Etkin ve Verimli Tedarik Zincirlerinin Kurulması

Günümüz tedarik dünyasının diline pelesenk olduğu üzere, rekabet, artık rakip firmalar arasında değil de bu firmaların da içinde yer aldığı tedarik zincirleri arasında yaşanmaktadır.  En hızlı, en iyi performans gösteren, en iyi çözümleri sunan, en maliyet etkin çalışan, tarif edilen kalitede ürün/hizmet sunanlar ancak rekabet avantajı elde ederek pastadaki paylarını büyütebilecekler.

Dünyanın olduğu kadar ülkemizin de siyasî, ticarî ve askerî ilişkilerinde lokomotif gücü niteliğindeki savunma havacılık sanayiinde maliyet, zaman ve işgücü bakımından etkin kaynak yönetimine esas olacak etkin ve verimli tedarik zincirlerinin tesis edilmesi gerekliliği aşikârdır.

Zira, global savunma harcamalarının %45’i havacılıkla ilgili sistemlere ayrılmaktadır. Bu maliyetlerin %65-%80’i ise tedarikçiler tarafından sağlanan malzeme, parça, komponent ve hizmetlerden oluşmaktadır (Canbek, 2012).

Savunma havacılık sanayii, kendine mahsus özellikleriyle yüksek maliyetli, kompleks, ileri seviyede profesyonellik gerektiren yüksek katma değerli ürün, üretim ve teknolojileri, ürünlerin her an kullanıma hazır olma zorunluluğu, çalışan iş gücü, emniyet ve güvenilirliği öne çıkaran ileri derecede regüle yapısı, nisbî olarak dar bir pazara sahip olması, karmaşık tedarik zinciri ağları ve az sayıda kalifiye tedarikçisi ile diğer sektörlerden farklılık arz etmektedir(Canbek, 2012).

Yapılacak işi uzun soluklu sözleşmelerle taahhüt etmeyi gerektirmesi ise savunma havacılık sanayii tedarik zincirlerinde uzun vadeli ilişkiler kurmayı gerektirmektedir. Bu yapılar içerisindeki tedarik zincirleri, stratejik ortaklıklar kurmayı destekler şekilde ürün teslimatı sonrasında da devam etmektedir. Bu sebeple, bahse konu zincirlerin etkinliği büyük önem taşımaktadır(Canbek, 2012).

Yazarlar:

Betül CANBEK, Uzman, Savunma Sanayii Müsteşarlığı,

Dr. M. Meftun CANBEK, Vergi Başmüfettişi, Maliye Bakanlığı,

 

Yukarıda özeti yayınlanan bu yazının tümünü Satınalma Dergisi Mayıs 2014 sayısında bulabilirsiniz.!

Satınalma dergisinin tüm sayılarını Apple Gazetelik (Iphone, Ipad) uygulaması içerisinde bulabilirsiniz!

Uygulamaya erişmek için tıklayınız… 

Müşteri Velinimetimizdir

Perakende, “Nihai müşterinin sürekli değişen talebini, analitik yöntemler ile en doğru biçimde anlayıp, ortaya çıkan ihtiyacı en hızlı biçimde karşılayacak teklifi yapma sanatıdır”. Bugünün değişen global ortamında bütün organizasyonlar rekabet avantajı elde etmek, müşteri sadakatini artırmak için yeni yollar aramaktadırlar.

Geleneksel esnaf kültürümüz, müşteriyi ağırlama, hizmet etme ve onu baş üstünde tutarak memnun etme üzerine kuruluydu. Bakkallar, duvarlarına “Müşteri velinimetimizdir.” levhası asarlardı. Aradan zaman geçti, bizler modern işletme kavramlarını öğrendik, şimdi aynı kavramı ifade etmek için “müşteri odaklı yönetimden” söz ediyoruz.

Rekabet yarışının bir şekilde sürdüğü günümüz koşullarında “Ürün Odaklılık”

artık yerini “Müşteri Odaklılık” fikrine bırakmıştır diyebiliriz.

Müşteri kimdir? suali, belki de perakendenin en temel sorusu. Tanımı boşver diyebilirsiniz fakat müşterinin kim olduğunu bilmeden hareket etmek, yüzünü görmeden kız istemeye benzer. Riski büyüktür.

Müşteri, “herhangi bir ürün veya hizmeti satın alma kararını veren kişidir”.

Müşteri varlığından ve getirdiği değerden en çok mutlu olduğumuz kişidir.

Görmekten en çok hoşnut olduğumuz, göremediğimizde “üzüldüğümüz” kişidir.

Müşteri, gelecekteki organizasyonların hayatta kalıp kalmayacağını da ortaya koyacak temel kriterdir.

Yazar: Eda Ekincioğlu

Yukarıda özeti yayınlanan bu yazının tümünü Satınalma Dergisi Mayıs 2014 sayısında bulabilirsiniz.!

Satınalma dergisinin tüm sayılarını Apple Gazetelik (Iphone, Ipad) uygulaması içerisinde bulabilirsiniz!

Uygulamaya erişmek için tıklayınız… 

Lojistik Sektöründe CRM

Müşteri kavramının, hangi sektör olursa olsun, en ön planda olduğu günümüz dünyası, sadece satılan ürün veya verilen hizmetin katma değer taşımasıyla sürdürülebilir gelir elde etmenin zorluğunu gözler önüne seriyor. Rakibinizin olmadığı veya arz-talep dengesinin lehinize olduğu sularda seyrediyorsanız sıkıntınız yok. Ama bugün bu özel durum hangi firmanın gerçeğidir derseniz, tartışmaya dahi gerek yok.

Şirketler her ne kadar sadakat çözümleri için yatırımlarını sürdürüyorlarsa da, marka bağımlılığı artık sadece bir logo aşkı ya da yaşam tarzına endekslenemez. Müşteriler için güven duygusu, fiyat/performans oranı (hizmet kalitesi, ürünün rekabetçi durumu vb.) sadakat noktasında artı değer taşıyor. Hal böyleyken B2C iş modelinde hayat bulan firmalar müşteri yönetimi konusunda odaklarını güçlendiriyorlar. Peki ya B2B iş modeli?

Müşteri İlişkileri Yönetimi (CRM)

Günümüzün kurumsal firmaları, müşteri firmalarını eskiyen tabir ile bir carinin çok ötesinde tanımaya, bulundukları sektörden yıllık cirolarına, çalışan sayılarından ödeme alışkanlıklarına pek çok konuda tanıyıp, iletişim halinde olmaya, bu bilgileri gelişen ticari hayatta güncel tutmaya (Account Management) çalışıyorlar. Bununla kalmayıp, müşteri firmaların temel bilgilerini yönetmenin ötesinde, farklı konular için farklı muhatapların bilgilerini “temas kişisi yönetimi” (Contact Management) faaliyeti olarak sürdürüyorlar. Bu noktada müşteri firmalar ile yapılan tüm temasların (telefon görüşmeleri, e-posta gönderimleri, ziyaretler vb.) kurumsal hafızada barındırılması diğer önemli bir nokta.

Lojistik firmaları B2B olarak tanımlanan bu iş modelinin çok klasik bir örneği. Bugün pek çok taşımacılık sektörü firması, hizmet sundukları müşterileri için müşteri ilişkileri yönetimi projeleri ile sürdürülebilir gelir modelini ilişkilendirmiş durumdalar. Bu çaba son on yıldır CRM (Customer Relationship Management) uygulamalarındaki gelişim ile daha somut çözümlere dönüşüyor.

Müşterilerine taşıma hizmetini farklı ürünler için sunabilen firmaların CRM uygulamalarında daha öncü olduğunu söylemek yanlış olmaz. Farklı tipte ürünler için (gıda, sanayi, enerji) farklı taşıma hizmetlerini (soğuk hava taşımacılığı, enerji taşımacılığı vb.) müşterileri ile buluşturan firmalar, özellikle kurumsal yapıda büyük müşterileri için bilgi yönetimini en üst derecede önem vererek gerçekleştiriyorlar. Bu çaba sadece bilgi yönetimi ile sınırlı kalmayıp satış, pazarlama ve müşteri hizmetleri sahalarında farklı ihtiyaçları karşılayacak arayışları da barındırıyor.

Satış için CRM

Lojistik firmalarında satış süreçlerinin kanayan yarası herkesin erişebildiği ve güncel tutabildiği müşteri veri tabanlarını oluşturmak ve satış sürecini bununla ilişkili yönetmek denebilir. Bu nedenle kurumların CRM projelerinde ilk adımları, satış operasyonu çalışanlarının bireysel çabalarla kendi bilgisayarlarında veya firmanın kendi bünyesinde geliştirdiği ya da dışarıdan satın alma yoluyla edindiği müşteri takip uygulamalarında bulunan müşteri kayıtlarını CRM uygulamalarına transfer etmek oluyor. Bu karar doğru olmakla birlikte, mükerrer ve güncel olmayan bilgiler, bazen proje sürecine paralel, bazen öncesinde, firmalar için bir efor olarak karşılarına çıkıyor. Bu korkulacak bir çaba değil, çünkü geleceğin başarılı uygulamasının temeli bu noktada güçleniyor.

Yazar: Engin ALAN

Yukarıda özeti yayınlanan bu yazının tümünü Satınalma Dergisi Mayıs 2014 sayısında bulabilirsiniz.!

Satınalma dergisinin tüm sayılarını Apple Gazetelik (Iphone, Ipad) uygulaması içerisinde bulabilirsiniz!

Uygulamaya erişmek için tıklayınız… 

Teknolojiyi Doğru Kullanmak

Üniversite yıllarında Murat Erdal hocam bir dersinde kendisine sorduğumuz neden netten kayıt olamıyoruz sorusuna, sistemi getirirken ne kadar insanın ve kimlerin kullanacağını da düşünmeniz gerek demişti.

Eski nüfus sayımlarını hatırlarız. Sokağa çıkma yasağı ile ailecek evlere kapanır, bizi sayacak ve varlığımızı yasallaştıracak nüfus sayım görevlilerini beklerdik. Görevliler bizim çok önem arz ederdi bu yüzden çay, pasta, börek artık ne varsa ikram hazır olmalıydı. Ev de o gün çok temiz olmalıydı çünkü biz sayılacaktık ve sayılmalıydık. Beklenen an gelir çay ve diğer ikramlar eşliğinde sayılırdık.

Bu bahsettiğim sayım işlemi çok değil 15 yıl önceydi. Ama düşündüğümüzde anlatılanın daha eski bir zaman dilimine ait olduğunu düşünüyoruz hep. Bunun nedeni teknolojik ilerleme Aslında, engellenemeyen teknolojik ilerleme.Hepimiz teknoloji ilerlesin dedik ve bu teknolojik ilerlemenin topyekün bir gelişmeye imkan vereceği konusunda hemfikirdik. Tekonoloji ilerledi, ilerliyorda. Peki bu ilerlemenin bize yararı mı oluyor yoksa zararı mı bunu bilemiyoruz. Teknoloji bu kadar ilerlerken biz ne yönde ilerliyoruz ya da tekonoloji hızında ilerliyor muyuz ?

Hepimizin elindeki akıllı telefonların bizleri daha akıllı kıldığını düşünmeye başladık. Yeni yazılım çıktığında yükleyip birbirimize hava bile atıyoruz bununla ilgili. “Sen 0.7.1.0.6.5 versiyonunu yükledin mi ?”, “Yeni yüklediğim çaklıt çok harika!” gibi cümleleri ne çok duymaya başladık. Telefonun içeriğine göre statümüzü yükseltiyoruz. Akıllı telefon, akıllı televizyon, akıllı robot ve hatta akıllı ev ! Bizlere her türlü imkanı sunduğunu iddia edip hayatımızı kolaylaştıracağını iddia eden bir çok sistem türedi ve bunların hepsine smart denildi. Eve girerken zile basmıyorsunuz, akıllı kapı sizi tanıyor, eve girdiğinizde ayakkabılarınızı ayakkabılığa koymazsanız ayakkabılık deli gibi bağırıyor, duşa girdiğinizde çeşmeyi açmanıza gerek yok su kendiliğinden akıyor, ışığı açmak için anahtara dokunmanıza gerek yok akıllı sistemler sizi algılıyor ve ışığı açıyor, hatta bu ev o kadar akıllı ki sizin yerinize kendi kendine yaşıyor ! Smart adı verilen bu sistemin aygıtlarından evlerimizde artık teknolojik bir çöplük oluştuğunun farkına varmamız gerek. 90’ lı yılların başlarında evimizde televizyonu paylaşamaz iken şu anda tabletleri ne zaman kullandığımızı ve nereye koyduğumuzu hatırlamaz hale geldik. Az önce de değindiğim gibi televizyon kavgalarından lütfen benim laptop’ ımı kullanma durumuna geldik. Üçlü prizler yetmiyor artık, beşli onlu prizlere ihtiyaç duyar olduk. Çoklu prizlere bağladığımız elektronik eşyaların kablolarını toparlamak için bugün hayatı kolaylaştıran büyük ev eşyası marketlerinde daha büyük kablolar satılıyor. Küçükleri toparlamak için daha büyüklerini almaya başladık yani.

Yazar: Göksal İZCİ

Yukarıda özeti yayınlanan bu yazının tümünü Satınalma Dergisi Mayıs 2014 sayısında bulabilirsiniz.!

Satınalma dergisinin tüm sayılarını Apple Gazetelik (Iphone, Ipad) uygulaması içerisinde bulabilirsiniz!

Uygulamaya erişmek için tıklayınız… 

info@’lere Neden Geri Dönüş Yok?

İletişim çağı her geçen gün gelişiyor ve büyüyor. Eskiden sadece mektup varken, bugün sms, mail, görüntülü konuşma vb. onlarca şekli ile insanlar birbirleri ile iletişim kurabiliyor. Bu gelişmelerle birlikte özellikle e-mail; iş yükünü azaltması, iletişimi daha basit ve kullanışlı hale getirmesi, zaman kazanmak, iş akışlarına yardımcı olması ve sayabileceğimiz birçok faydası ile hemen hemen tüm insanların kullandığı bir iletişim aracı olmuştur. Birçok kurum, kuruluş, firmada işi gereği bir mail adresi kullanmaktadır. Bunlardan en sık rastladığımız firmaların kullandığı info@ ile başlayan mail uzantılarıdır. Bu uzantılar, firmalar ile telefon dışında, daha hızlı iletişim kurabilmek, soru, öneri, dilek, iş başvurusu, randevu talebi gibi birçok amaca hizmet etmek için kullanılmaktadır.

 

Lakin birde geri dönüş yapılsa!

 

İşim gereği birçok firmanın info@ ile başlayan adreslerine mail göndermekteydim. Lakin geri dönüş oranları hiçte iç açıcı değil. Gönderdiğim on mailden dokuzuna geri dönüş yapılmıyor. Firmalar olumlu veya olumsuz olsun gönderdiğimiz maillere cevap yazmıyor. Bu sadece benim için değil, diğer sektörlerde ki herkes için geçerli bir durum.Türkiye’de tam kurumsallık yok denecek kadar az. Aynı mailleri Avrupa ve Amerika menşeli firmalara gönderdiğinizde on mailliden sekizine geri bildirim yapılıyor. Bu mailler özellikle işi Satınalma ile ilgili olan kişilere daha çok gönderiliyor. Kurumların Satınalma bölümünde bulunan kişilerin, kendilerine gönderilen maillere olumlu veya olumsuz olarak geri bildirim yapması, hem kurumsallığın, hemde kendisine mail gönderen kişinin mesleğine duyacağı saygının bir göstergesidir. Tarafınıza gönderilen bir maile geri bildirim yapmak ne kadar zor olabilir ki? Kendi işimize gösterdiğimiz saygıyı diğer insanlara da göstermemiz şart.

Yazar: Halit KAYA

Yukarıda özeti yayınlanan bu yazının tümünü Satınalma Dergisi Mayıs 2014 sayısında bulabilirsiniz.!

Satınalma dergisinin tüm sayılarını Apple Gazetelik (Iphone, Ipad) uygulaması içerisinde bulabilirsiniz!

Uygulamaya erişmek için tıklayınız… 

Doğru Tedarikçi Seçimi

Aslında doğru tedarikçi seçimi de doğru şartname hazırlama konusuyla direkt olarak ilgilidir. Şartnamede istenen ürünün veya yapılacak işin ne olduğu, teknik özellikleri, ürünün veya yapılacak işin teslim tarihi gibi hususlardan söz edildiği gibi bazı idari konulardan da söz edilir.

 

Söz gelimi, teklif verecek firmalarda istenen kriterler ne olmalı?

 

Tabii ki firma seçiminde en önemli konu referanslarının yeterli olmasıdır. Günümüz teknoloji çağında hemen her firmanın internet sitesi olduğundan ve bu sitelerine rahatlıkla masa başında ulaşabildiğimizden, firmalar hakkında internet sitelerinin kalitesinden bile az çok bilgi sahibi olunabilinir. Firmalar genellikle internet sitelerinde REFERANSLAR bölümü oluşturur ve daha önce iş yaptığı firmaların hem de kocaman puntolarla, logolarıyla birlikte isimlerini yazar. Ancak bu durum çoğu zaman yanıltıcı olabiliyor. Örneğin ofis mobilyası ihalesi yapıyorsunuz ve şirketinizin tamamının ofis mobilyasını yenileyeceksiniz. Bir de bakmışsınız referans listesinde kocaman harflerle X Bank, X Otomotiv, X 5 yıldızlı otel var. Öncelikle bu referansların doğru olup olmadığını bizzat ismi yazılı şirketin yetkilisini arayarak teyit etmek gerekir. Çünkü kimi firmalar sadece bir ürün bile, yani sadece bir sandalye bile satsa referans listesine o büyük kurumsal firmanın ismini yazabiliyor.

Yazar: İlyas AKCA

Yukarıda özeti yayınlanan bu yazının tümünü Satınalma Dergisi Mayıs 2014 sayısında bulabilirsiniz.!

Satınalma dergisinin tüm sayılarını Apple Gazetelik (Iphone, Ipad) uygulaması içerisinde bulabilirsiniz!

Uygulamaya erişmek için tıklayınız… 

Gençlerin Kariyer Günü

Kariyer veya sektör günleri üniversitelerin, iş dünyası ile öğrencilerini buluşturdukları organizasyonlardır. Peki, gerek işverenler gerekse öğrenciler açısından bugünlerin yararları var mı? ya da iki taraf bu günlere gerekli önemi veriyorlar mı? Bu günleri iki açıdan yorumlamak istiyorum. Öncelik tabi gençlerde… Gençlerimiz aslında öğretim hayatlarının en başından itibaren mutlu olacakları ve istedikleri hayatları yaşamalarına imkân verecek işlerde çalışabilmek için yoğun çaba harcamaktadır. Aileler çocuklarının eğitim hayatına bu nedenlerle çok önem verir ve bu bazen yoğun baskıyı da beraberinde getirir. Özellikle ortaokul döneminde iyi bir liseye girebilmeleri için yoğun bir çalışma ortamına giren gençlerimiz, lise hayatları döneminde de iyi bir üniversiteye girebilmek için birbirleri ile yarışmaya başlarlar. Bu yazıda eğitim sistemimiz ile ilgili bir şey yazmak istemiyorum ama şu klişeleri de unutmamamız gerekiyor, “önce iyi bir liseye gir gerisi kolay” daha sonra “iyi bir üniversiteye gir gerisi hallolur” gerçekten böyle olsa ama bu iki sözü “ bir işe gir de gerisi kolay” ve devam eder gider. Bu klişede gerçek olan bir şey varsa o da hangi aşamada olursanız olun bir sonraki aşama için çok çalışmak gereklidir. Gençlerimiz sonunda üniversitelerde eğitimlerine başladıktan sonra kısa bir süre sonra staj yapmaları gerekir ve ilk gerçeklerle yüzleşirler, “iş hayatı ile üniversitede anlatılan hayat çok farklı” … Hedefi olan ve gerçekten istedikleri işlerde çalışmak isteyen gençler bunun farkına erken vararak üniversite yaşamları bitmeden sonrasını düşünerek çalışmaya başlarlar. Stajlarında istekli çalışarak kendilerini fark ettirmeye çalışır, öğrenebildikleri her bilgiyi değerlendirmeye çalışırlar. Bu nedenle staj imkânlarını kaçırmamaya çalışır, çalışmayı istedikleri firmalara ulaşarak bu firmalarda staj yapabilmek için her imkânı denerler. İşte burada sektör veya kariyer günü organizasyonlarının öğrenciler için önemi ön plana çıkıyor. Birçok firma ayaklarına gelmiş ve onlara istedikleri staj imkânını sunuyorlar.

Yazar: İlyas YIKILMAZ

 

Yukarıda özeti yayınlanan bu yazının tümünü Satınalma Dergisi Mayıs 2014 sayısında bulabilirsiniz.!

Satınalma dergisinin tüm sayılarını Apple Gazetelik (Iphone, Ipad) uygulaması içerisinde bulabilirsiniz!

Uygulamaya erişmek için tıklayınız… 

İşletmelerde Stok Kontrol Yöntemleri

  1. GİRİŞ

Bir üretim sisteminde üretilen ürüne dolaylı veya dolaysız olarak katılan bütün fiziksel varlıklar ve üretilen ürünün kendisi stok kavramı içerisindedir. Stoklar, bir sermaye yatırımı olarak kabul edilen fiziksel unsurlar. Stoklar, genel an­lamda, üretilen, satın alınan ve kullanılmak için işletmede bekletilen her türlü malzemeyi ifade eder.

Muhasebe açısından stok, işletmelerin satmak, üretim faaliyetlerinde kullanmak veya üretim faaliyetleri esnasında tüketmek amacıyla edindikleri her türlü ilk madde ve malzeme, yarı mamul, mamul, ticari mal, ambalaj malze­mesi, yan ürün, artık gibi varlıklar olarak tanımlanabilir.

Özellikle üretim ve ticaret işletmelerinde stoklar işletmelerin en önemli aktif kalemlerini oluşturmaktadırlar. Bu işletmelerde stok yönetimi önemli bir fonksiyon olmaktadır. Stok yönetiminde bir taraftan üretimin aksamaması için gerekli stokun ihti­yaç duyulduğu her zaman temin edilmesini sağlamalı, diğer taraftan da stokların elde tutma maliyetlerinin çok yüksek düzeylere ulaşmaması için gerekli önlemler alınmalıdır.  Etkin bir stok yönetimi ancak stok kontrol yöntemleri ile gerçekleştirilebilir.

 

  1. STOK KONTROL YÖNTEMLERİ

2.1. Gözle Kontrol Yöntemi

Gözle kontrol yönteminde, stoklar periyodik olarak ambar memuru tara­fından gözden geçirilir. Bu yöntemde, belirli bir düzeyin altına düştüğü tespit edilen stok kalemleri için sipariş verilir. Küçük ölçekli işletmeler için oldukça ucuz ve kolay bir yöntemdir. Buna karşılık; bu yöntem kişisel yargıya dayandı­ğından hata olasılığı fazladır. Ayrıca tüketim hızı, tedarik süresi veya başka bir faktörün değişmesi halinde bunun derhal farkına varılması güçtür ve gerekli önlemlerin alınmasında geç kalınması olasılığı gündeme gelir.

2.2. ABC Yöntemi

ABC yöntemi, birçok farklı stok kaleminin olması durumunda envan­terleri incelemede yardımcı olur. Bu yöntem önemli stok kalemlerini belirleme ve kontrol etmek amacıyla çok sayıdaki stok kalemini 3 gruba ayırır. Stoktaki tüm kalemlere aynı stok yönetim tekniklerini uygulamamak için, yakın izleme ve kontrol gerektiren önemli kalemler, diğerlerinden ayrıt edilir. ABC stok kontrol yöntemi, yakın kontrol gerektiren kalemleri yakın izleme ve kontrol gerektirmeyen kalemlerden ayırmaya yarayan etkin basit bir tekniktir.

ABC stok kontrol yönteminde stoklar A, B ve C olmak üzere üç gruba ayrılır.

A gurubu: Pahalı değerde az sayıda kalem A sınıfı olarak gruplanır. A grubuna giren stoklar toplam değerin % 70-80, toplam kalemlerin miktar olarak % 15-20’sini oluşturan kalemlerdir.

B grubu: Orta değerde ve sayıdaki kalemler B sınıfı olarak gruplanır. B grubuna giren stoklar toplam değerin % 15-20, toplam kalemlerin miktar olarak % 40-50’sini oluşturan kalemlerdir.

C grubu: Çok sayıda fakat ucuz olan kalemler C sınıfı olarak gruplanır. C grubuna giren stoklar toplam değerin % 5-10, toplam kalemlerin miktar ola­rak % 40-50’sini oluşturan kalemler.

Yazar: Vefa TOROSLU

Yukarıda özeti yayınlanan bu yazının tümünü Satınalma Dergisi Mayıs 2014 sayısında bulabilirsiniz.!

Satınalma dergisinin tüm sayılarını Apple Gazetelik (Iphone, Ipad) uygulaması içerisinde bulabilirsiniz!

Uygulamaya erişmek için tıklayınız… 

Aslında; Satın Aldığımız ve Sattığımız Şey Nedir?

Yapmakta olduğumuz ve yapacağımız; iş, işlem, süreç ve görevler dâhil her şey, mutlaka müşteri ve pazar odaklı olmak zorunda. Müşteri varsa biz varız, müşteri yoksa hiçbir şey yok. Bu bağlamda biz öncelikle müşteri ilişkilerini anlayabilmek ve onu istediğimiz şekilde yönetebilmek için, “aslında; satın aldığımız ve sattığımız şey nedir? “ sorusunu sormalıyız.  İşletmecilik biliminin son elli yıllık gelişim sürecine baktığımızda önceleri üretim odaklı bir işletmecilik yapılıyordu. Aradan geçen süre içerisinde üretim teknolojilerindeki gelişmeyle birlikte artık pazarlama odaklı bir işletmeciliğin yaptığı görülmektedir. Yani; yıllar önce üretim öncelikli iken, şimdi pazarlama. İnsan tarafından üretilen bilginin ar-ge ile hayata uygulanması olan teknolojinin artık sonuna gelinmiştir. Başta robotlar ve yapay zekâ uygulamaları sonucu işletmecilik bağlamında artık üretim ve üretim teknolojileri konusunda yapılamayacak olan hemen hemen hiçbir şey yoktur.  Bir başka ifadeyle üretim teknolojileri ve bilişim teknolojilerinin gelişmesiyle birlikte artık tüm üretim sistemlerinde; hız, kapasite, zaman, mekân, iş ve işlem boyutlarında çok büyük gelişmeler olmuştur. Örneğin; başta otomotiv olmak üzere beyaz eşya ve elektronik eşya gibi alanlardaki üretimde robotlar kullanılmaktadır. Bunun sonucunda dünyanın her yerinde bulunan küresel üretici firmalar uluslararası finansman sistemleriyle; tedarik, lojistik ve dağıtım işlemlerini kolaylıkla yapabilmektedirler.  Bu gelişmelerle birlikte artık önemli olan üretilen ürünleri ve hizmetleri satabilmek yani, pazarlayabilmektir.

Günlük hayatımızın hemen hemen her anında örneğin; evde yapılan şöyle bir konuşma; evladım bu gömleği yeni mi aldın? Evet babacığım. Pek güzel yakışmış iyi günlerde kullan. Sana bir sorum var niçin bu gömleği tercih ederek satın aldın? Bu markanın ürünleri çok güzel, renklerini seviyorum, kumaşı iyi, bana yakışıyor, ….., hem bu markayı satan mağazanın satıcıları güler yüzlü, kolaylık sağlıyorlar,…Bu ve benzeri konuşmaları evimizde yaptığımız gibi, işyerinde, havaalanında veya sokakta da yapabiliriz. Özne yerinde ben, sen, biz, siz olabiliriz. Örneğin; satın alma yöneticisi de olabilir. İşletmede yüzlerce çeşit ürün alıyoruz ve satıyoruz. Sahi biz hem satın alma birimi olarak veya bireysel bir müşteri olarak neyi satın alıyoruz? Neyi satıyoruz? Soruyu şu şekilde de sorabiliriz: Aslında; satılan ve satın alınan şey nedir?

Yazar: Prof. Dr. Mahmut Tekin

 

Yukarıda özeti yayınlanan bu yazının tümünü Satınalma Dergisi Mayıs 2014 sayısında bulabilirsiniz.!

Satınalma dergisinin tüm sayılarını Apple Gazetelik (Iphone, Ipad) uygulaması içerisinde bulabilirsiniz!

Uygulamaya erişmek için tıklayınız… 

Güncel

Office workplace table

İşe Yüzde 45 Daha Az Gittik

0
Google, koronavirüs salgınının başlamasından bu yana ülkelerdeki hareketliliğinin nasıl değiştiğine ilişkin “Covid 19 Topluluk Hareketlilik Raporları”nı yayımladı. 131 ülkeyi kapsayan rapora göre, Türkiye’de işe...
mother with toddler working

Koronavirüs Salgını Evden Çalışmanın Önündeki Bariyerleri Yıkacak Mı?

0
‘Evden çalışma’ modeli sevildi, tatil planları ile iş kurma hayalleri ertelendi, birikim yapma planları başladı. Kariyer.net’in “HR Pulse” serisi kapsamında Curiosity ile yaptığı araştırma;...

Satınalma Dergisi Nisan 2020 Sayısı Yayınlandı

0
Değerli yöneticiler, Nisan ayı ile ekonomimizde yeni bir dönemi açıyoruz. Ne yazık ki dünya çapında etkili olan salgın sonunda ülkemizi de vurdu. Sağlık sistemimiz yoğun bir...

Başarı

0
Birçok insan gücü olmadığı için değil hedefi olmadığı için yol alamaz… "Hiç kimse başarı merdivenlerini elleri cebinde tırmanmamıştır" deseler de, dünyaya gelirken emrine asansör verilen...

Teknolojik Güdü

0
Teknoloji gelişerek, dünya çevresinde dönmekte, Teknolojik Güdü dünya toplumlarını etkisi altına almaktadır. Dünyada yaşayan tüm canlılar güdüleri ile hareket etmekte ve güdüleri sayesinde, hayatta kalma...

Bülten Aboneliği

En yeni duyuru, araştırma ve haberleri gönderelim.

Kurumsal Şirket Üyeliğinizi Sorguladınız mı? Tüm içeriklere erişiminiz olup olmadığını sorgulamak için Tıklayın. →

30 NİSAN'a Kadar Dijital Üyeliklerde Geçerli %50 İndirim Fırsatı ! Kupon Kodu: EVDEKAL ÜRÜNLERİ İNCELE VE KUPONU KULLAN →