Çevresel Kuznets Eğrisi: Ters U’dan N-Şekilli Bir Gerçekliğe

Oğuzhan Özyiğit
Oğuzhan Özyiğit
Sivas Selçuk Anadolu Lisesinden mezun olduktan sonra lisans öğrenimi Anadolu Üniversitesi İşletme bölümünde tamamladı. Lisans öğrenimi bittikten sonra bir yıl süre ile Amerika'da University of Delaware'de İngilizce dil kursuna devam etti. Daha sonra Brunel University London'dan Pazarlama yüksek lisans derecesini aldı. Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi’nde öğretim görevlisi olarak çalışmakta ve İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi'nde üretim yönetimi ve pazarlama programında doktora çalışmalarına devam etmektedir.
spot_imgspot_img

Çevresel Kuznets Eğrisi: Ters U’dan N-Şekilli Bir Gerçekliğe

Oğuzhan ÖZYİĞİT

çevresel Kuznets Eğrisi Ters U’dan N şekilli Bir GerçekliğeEkonomik büyümenin sosyal yapı ve kalkınma süreciyle ilişkisini inceleyen çalışmalarıyla tanınan Nobel Ödülü Simon Kuznets, ekonomik büyüme ile gelir eşitsizliği arasındaki ilişkiyi açıklayan bir teori ortaya atar. Kuznets Eğrisi olarak adlandırılan bu yaklaşıma göre, bir ülkenin ekonomik gelişim düzeyi ile gelir dağılımı adaleti arasındaki ilişki iki zıt aşamadan oluşmaktadır.

Şöyle ki, sanayileşmenin ilk evrelerinde sermaye belirli bir kesimde yoğunlaşır ve toplumun farklı kesimleri arasındaki ekonomik farklar artmaya başlar. Ekonomi belirli bir doygunluk düzeyine ulaştığında ise orta sınıf güçlenir ve buna paralel olarak sosyal devlet harcamaları artar. Benzer bir mantıkla ortaya atılan ve Çevresel Kuznets Eğrisi olarak adlandırılan yaklaşıma göre, ekonomik gelir arttıkça ilgili ülkenin çevre üzerindeki olumsuz etkileri de artmakta yani artan sanayileşme ve üretim hacmi, doğal kaynakların yoğun kullanımını zorunlu kılmakta; bu durum ise kişi başına gelir artışıyla birlikte çevre kirliliğini de beraberinde getirmektedir. Ancak belirli bir eşik aşıldıktan sonra bu olumsuz etkiler azalmaya başlamakta son aşamada ise daha az kaynakla daha fazla üretimi mümkün kılan teknolojik yeniliklerin kullanımı yaygınlaşmakta ve yenilenebilir enerji kaynaklarına yapılan yatırımlar hız kazanmaktadır.

Çevresel Kuznets Eğrisi (EKC), mantıksal tutarlılığı ve tarihsel olarak gözlemlenen birçok ampirik bulgu nedeniyle, ekonomik büyüme ile çevresel etkiler arasındaki ilişkiyi açıklamada uzun yıllardır politika yapıcılar tarafından başvurulan temel yaklaşımlardan biri olmuştur. Bu doğrultuda “önce büyü, sonra temizle” anlayışı, uzun süre hem kamu politikalarında hem de iş dünyasında baskın bir referans noktası olarak kabul edilmiştir.

Peki bu teori gerçekten geçerliliğini koruyor mu?

Son yıllarda yaşanan gelişmeler, bu varsayımın her zaman geçerli olmadığını; dahası söz konusu teorinin oldukça iyimser bir yaklaşım sunduğunu ve daha olumsuz sonuçların da mümkün olduğunu göstermektedir. Özellikle gelişmiş ülkelerde çevresel iyileşmenin kalıcı olmadığı, enerji krizleri ve jeopolitik riskler karşısında karbon yoğun sektörlere yeniden yönelimin ortaya çıktığı gözlemlenmektedir. ABD’nin Paris Anlaşması’ndan çekilme kararı ile Avrupa’da enerji güvenliği gerekçesiyle kömür kullanımının yeniden gündeme gelmesi bu duruma somut örneklerdir. Ayrıca Global Carbon Budget tarafından yayımlanan bir rapora göre, 2024 yılında CO₂ emisyonları bir önceki yıla kıyasla %0,8 oranında artarak rekor seviyeye ulaşmış; toplam emisyonlar ise yıllık bazda %2,0’lik bir artış göstermiştir.

Earth Overshoot Day tarafından yayımlanan başka bir raporda ise, Dünya’nın yıllık yenilenme kapasitesinin yaklaşık 1,8 katı kadar doğal kaynağın tüketildiği ortaya konmuştur. Özellikle Kuznets Teorisi’nin önde gelen savunucularının dayandığı 1970’li yıllara ait bulgular, 2003 yılında Graz Üniversitesi’nden Dr. Friedl tarafından gerçekleştirilen bir çalışmada eleştirilmiş ve geçerliliği sorgulanmıştır. Söz konusu çalışmanın bulgularına göre, çevresel ters U şeklindeki ilişkinin bu dönemde gözlemlenmesinin temel nedeninin 1973 petrol krizine bağlı olduğu ileri sürülmektedir.

Dolayısıyla, çevreye uyarlanan Kuznets Eğrisi, çevre ile ekonomik gelişme arasındaki ilişkinin yalnızca ters U biçimiyle açıklanamayacak kadar istikrarsız olduğunu; başka bir ifadeyle N-şekilli, daha dinamik bir yaklaşımın tartışılması gerektiğini ortaya koymaktadır. Gelir seviyesinin gerçek anlamda yükselmesiyle birlikte ortaya çıkan hızlı tüketim artışı, üretim üzerinde baskı yaratmakta ve bu durum çevre kalitesinde ilk aşamaya benzer bir bozulmanın yeniden görülmesine yol açabilmektedir. Farklı bir ifade ile, temiz enerji kaynaklarına ve teknolojilere yönelik eğilimlerin yetersiz kalması hâlinde, artan toplam üretim ölçeği çevresel bozulmanın tekrar yükselmesine neden olmakta ve ters U biçimindeki eğrinin N-şekline dönüşmesine sebebiyet vermektedir.

çevresel Kuznets Eğrisi Ters U’dan N şekilli Bir GerçekliğeSonuç olarak, Çevresel Kuznets Eğrisi’nin çevresel sürdürülebilirliği kendiliğinden garanti eden evrensel bir yasa olmadığı; yalnızca uygun politika araçları, teknolojik gelişmeler ve kurumsal düzenlemelerle desteklendiği ölçüde geçerlilik kazanan, dinamik ve kırılgan bir çerçeve olarak ele alınması gerektiği anlaşılmaktadır.

Oğuzhan ÖZYİĞİT

Oğuzhan Özyiğit
Oğuzhan Özyiğit
Sivas Selçuk Anadolu Lisesinden mezun olduktan sonra lisans öğrenimi Anadolu Üniversitesi İşletme bölümünde tamamladı. Lisans öğrenimi bittikten sonra bir yıl süre ile Amerika'da University of Delaware'de İngilizce dil kursuna devam etti. Daha sonra Brunel University London'dan Pazarlama yüksek lisans derecesini aldı. Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi’nde öğretim görevlisi olarak çalışmakta ve İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi'nde üretim yönetimi ve pazarlama programında doktora çalışmalarına devam etmektedir.

PAYLAŞIMLAR

Lütfen yorumunuzu girin !
Lütfen adınızı giriniz.

Şirketler için Eğitim Kataloğu

📚 Eğitim Kataloğu
💼 B2B Satış Geliştirme