İstisna ve İndirimlerden Yararlanmanın Yeni Koşulu: Tutar Eşikleriyle Genişleyen YMM Tasdik Zorunluluğu
Dr. YMM. Arif AYLUÇTARHAN
Giriş
49 No.lu Tebliğ ile birlikte Yeminli Mali Müşavir (YMM) tasdik zorunluluğunun kapsamı genişletilmiş; bu minvalde tam tasdik denetimlerinin vergi sistemindeki yeri yeniden tanımlanmıştır. Ancak bu düzenlemenin yalnızca teknik bir genişleme olarak okunması eksik olacaktır. Zira uygulamada asıl dönüşüm, tam tasdikin ne için yapıldığı ve kimler tarafından nasıl kullanıldığı noktasında yaşanmaktadır.
Bu kapsamda tam tasdik artık yalnızca yıl sonunda düzenlenen bir rapor değil; vergi risklerinin önceden ele alındığı, denetim süreçlerini etkileyen ve yatırım kararlarına dolaylı şekilde yön veren bir araç hâline gelmiştir. Bununla birlikte, bu dönüşümün tüm aktörler tarafından aynı derinlikte içselleştirildiğini söylemek de güçtür.
Vergi Avantajlarında Yeni Eşik: 49 No.lu Tebliğ ile Zorunlu Tasdik Dönemi
49 No.lu Tebliğ ile gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri açısından istisna, indirim ve belirli vergi uygulamalarından yararlanılabilmesi, fiilen yeminli mali müşavir tasdik raporu ibrazına bağlanmıştır. Bu kapsamda, 2025 vergilendirme döneminden itibaren gerek gelir gerekse kurumlar vergisi beyannamelerinde müstakil satırı bulunan her bir istisna veya indirimin 500.000 TL’yi aşması, ya da tutar bazında ayrı ayrı bu sınır aşılmasa dahi toplam istisna ve indirim tutarının 1.000.000 TL’yi geçmesi halinde söz konusu tutarların tamamının tasdiki zorunlu tutulmuştur. Kurumlar vergisi mükellefleri bakımından ayrıca indirimli kurumlar vergisi uygulamalarında yararlanılan vergi avantajının 200.000 TL’yi aşması ve 5520 sayılı Kanunun 32/A maddesi ile ek 1–13 ve geçici 17’nci maddeleri kapsamındaki yerel ve küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisi uygulamalarında tutar sınırı aranmaksızın tasdik şartı getirilmiştir. Bu minvalde Tebliğ, tasdiki ihtiyari bir güvence mekanizması olmaktan çıkararak, vergi avantajlarının kullanılabilmesi için yapısal ve zorunlu bir unsur hâline getirmiştir.
Tam Tasdik Algısındaki Değişim: Genişleme mi, Zorunluluk mu?
Uzun yıllar boyunca YMM tam tasdiki, birçok mükellef açısından bir uyum maliyeti olarak görülmüş; bazı durumlarda şekli bir yükümlülüğün ötesine geçememiştir. Ancak sahadaki uygulamalar göstermektedir ki özellikle istisna, indirim, teşvik ve özel vergi rejimlerinin söz konusu olduğu dosyalarda ilk gündeme gelen başlıklardan biri artık mükellefin tam tasdik geçmişidir.
Bu kapsamda 49 No.lu Tebliğ, tam tasdiği daha görünür ve sistematik hâle getirmiştir. Ne var ki burada eleştirel olarak şu sorunun da sorulması gerekir: Tam tasdik gerçekten riskleri azaltan bir mekanizma mı, yoksa bazı durumlarda sorumluluğun YMM’ye doğru kaydırıldığı bir yapı mı? Uygulamada her iki eğilimin de aynı anda var olduğu görülmektedir.
VDK Bakış Açısı: Tamamlayıcı mı, İkame Edici mi?
Vergi Denetim Kurulu’nun sınırlı denetim kapasitesi karşısında risk bazlı denetim yaklaşımı kaçınılmazdır. Bu çerçevede YMM tam tasdik raporları, VDK açısından mükellefin vergi risk profiline ilişkin önemli bir ön değerlendirme aracı olarak kullanılmaktadır. Tam tasdikli mükelleflerin, denetim planlamasında ön süzgeçten geçmiş olarak değerlendirildiği açıkça gözlemlenmektedir.
Bu minvalde YMM denetim ve raporlarının, VDK denetim faaliyetlerinin tamamlayıcısı olarak konumlanması teorik olarak yerindedir. Ancak uygulamada zaman zaman tam tasdiğin, idari denetimin yerine geçen bir güven unsuru gibi algılandığı da görülmektedir.
Satın Almacılar ve Tedarik Zinciri Perspektifi
Tedarik zinciri ilişkileri ve şirket satın almalarında gizli vergi riskleri, işlemlerin en kırılgan noktalarından biridir. Bu kapsamda kesintisiz ve nitelikli bir tam tasdik geçmişine sahip şirketler, satın almacılar açısından daha öngörülebilir ve daha düşük riskli olarak algılanmaktadır.
Ancak burada da eleştirel bir not düşmek gerekir. Tam tasdik raporlarının varlığı çoğu zaman riskin tamamen ortadan kalktığı şeklinde yorumlanmakta; raporun içeriği ve denetimin derinliği ikinci planda kalabilmektedir.
YMM Tam Tasdikin Bugünkü Rolü
Güncel uygulamada YMM tam tasdik; mükellef açısından vergi risklerinin önceden yönetilmesini, VDK açısından denetim kaynaklarının daha etkin kullanılmasını ve satın almacılar açısından belirsizliğin azaltılmasını aynı anda sağlamayı hedefleyen çok boyutlu bir mekanizma olarak kurgulanmaktadır.
Bu çerçevede YMM’nin rolü, yalnızca geçmiş işlemleri kontrol eden bir uzman olmaktan çıkmış; vergi pozisyonunun doğru kurgulanmasına katkı sağlayan stratejik bir aktöre dönüşmüştür.
Sonuç Yerine
49 No.lu Tebliğ sonrasında YMM tam tasdik denetimleri, vergi yönetimi ve kurumsal karar alma süreçlerinin önemli bir bileşeni hâline gelmiştir. Bu kapsamda tam tasdik, yalnızca mevzuat gereği yapılan bir işlem olarak değil; vergi risk yönetimi, denetim stratejisi ve kurumsal güven inşası açısından bütüncül bir araç olarak değerlendirilmelidir.
Bu minvalde tam tasdiğin sahayı bilen ve uygulamayı risk perspektifiyle ele alan Yeminli Mali Müşavirler tarafından yürütülmesi, sistemin sağlıklı işlemesi açısından kritik önemdedir.
Dr. YMM. Arif AYLUÇTARHAN








