İşyerinde Olmayan Bir Başkasının Kartını İşyerindeymiş Gibi Okutan İşçiye Haklı Fesih Yapılabilir mi?

Lütfi İnciroğlu
Lütfi İnciroğluhttps://www.incirogludanismanlik.com/
İnciroğlu Danışmanlık Denetim ve Eğitim Hizmetleri şirketinin kurucu Genel Müdürü olan Lütfi İNCİROĞLU, özel sektöre yönelik iş hukuku, sendikalar hukuku, sosyal güvenlik hukuku ve yabancı çalışma izinleri hukuku alanlarında danışmanlık, denetim ve eğitim hizmetleri vermektedir. Muhtelif dergi ve gazetelerde makaleleri, çeşitli üniversitelerde, kongre ve konferanslarda sunduğu bildirileri ve yayımlanmış yedi adet kitabı bulunan İNCİROĞLU Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nda emekli Genel Müdür Yardımcısı’dır.
spot_imgspot_img

İşyerinde Olmayan Bir Başkasının Kartını İşyerindeymiş Gibi Okutan İşçiye Haklı Fesih Yapılabilir mi?

Lütfi İNCİROĞLU

İşyerinde Olmayan Bir Başkasının Kartını İşyerindeymiş Gibi Okutan İşçiye Haklı Fesih Yapılabilir Mi Satınalma Dergisi 7 Gün 7 Gündemİş mevzuatı açısından işveren günlük çalışmanın başlama ve bitiş saatleri ile dinlenme saatlerini işyerinde işçilere duyurmak, işçilerin çalışma sürelerini uygun araçlarla belgelemek zorundadır (4857/m.67; Yönetmelik m.9). Bu kapsamda işverenler uygulamada genel olarak PDKS (Personel Devam Kontrol Sistemi) sistemi ile her çalışana sicili ile eşleşen bir giriş kartı tanımlanmakta ve sistem üzerinden çalışanın işyerine giriş-çıkış bilgilerini takip edebilmektedir. İşveren yönetim hakkına dayanarak işin organizasyonunu, işyeri düzeni, çalışma şartlarını kanun ve sözleşme sınırları içinde belirleme, emir/talimat verme ve denetleme yetkisine sahiptir. İşçinin de dürüstlük kuralına uygun bu talimatlara uymakla yükümlülüğü vardır.

İşçinin, işverene karşı en temel borçlarından birisi de sadakat borcudur. İşçiden işyerinde dürüstlük kuralına uygun hareket etmesi beklenir. İş Kanunu’nun 25/II-e maddesi uyarınca, işçinin işverene karşı güveni kötüye kullanması ve dürüstlük kuralına aykırı davranması “ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırılık” teşkil eder. İşyerinde olmayan birinin çalışıyor gösterilmesi, hak edilmeyen bir ücretin ödenmesine yol açacağı için işvereni yanıltmaya yönelik bir eylem olarak kabul edilmektedir. Kaldı ki, Yargıtay’a göre, işçinin bu davranışı nedeniyle işverenin herhangi bir zarara uğraması da şart değildir.

Nitekim Yargıtay 2025 yılında verdiği bir kararında, “Somut olayda, iş sözleşmesinin işverence feshedildiği sabit olup uyuşmazlık feshin haklı bir nedene dayanıp dayanmadığı noktasındadır. Davalı taraf, davacının diğer bir çalışanın kartını çalışmadığı hâlde çalışmış gibi basarak işvereni kandırması nedeniyle iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini savunmuştur. Mahkemece gerek davacının savunması gerekse tanık beyanlarıyla eylemin sabit olduğu ancak davacının eylemiyle işvereni nasıl bir zarara uğrattığının somut şekilde ortaya koyulamadığı, davacının 18 yıllık kıdemi ve daha önce benzer mahiyette bir eylemi olmadığı düşünüldüğünde eylemin sırf bu hâliyle tek başına güven sarsıcı mahiyette olduğundan söz edilemeyeceği ve haklı feshi gerektirir boyutta olmadığı gerekçesiyle davacının kıdem ve ihbar tazminatı alacağına hak kazandığı kabul edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince, feshin geçerli nedene dayandığı gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemiştir.

4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/II-(e) hükmünde; “İşçinin, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarda bulunması.” hâlinde iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedilebileceği düzenlenmiştir. Söz konusu düzenlemeye göre somut olay değerlendirildiğinde; davacının, işyerinde olmayan bir başka çalışanın kartını işyerindeymiş gibi okuttuğu gerek savunması gerekse tanık anlatımı ile sabittir. Söz konusu davranış, doğruluk ve bağlılığa uymayan bir davranış olup bu davranış nedeniyle işverenin herhangi bir zarara uğraması şart değildir. Kaldı ki, işyerinde olmadığı hâlde çalışmış gibi kartı okutulan işçiye çalışmadığı süre için ücret ödenmesi söz konusudur.

Bu durumda davacının iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı nedenle feshedildiği kabul edilerek kıdem ve ihbar tazminatı alacaklarının reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir”[1].

Sonuç olarak, İşçinin, işverene karşı en temel borçlarından birisi de sadakat borcudur. İşçiden işyerinde dürüstlük kuralına uygun hareket etmesi beklenir. İşyerinde olmayan bir başka çalışanın kartını işyerindeymiş gibi okutulması doğruluk ve bağlılığa uymayan bir davranış olup, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/II-(e) bendi uyarınca haklı fesih nedenidir.

İşyerinde Olmayan Bir Başkasının Kartını İşyerindeymiş Gibi Okutan İşçiye Haklı Fesih Yapılabilir Mi Satınalma Dergisi 7 Gün 7 Gündemwww.incirogludanimanlik.com sayfasında yayımlanan blog yazıları, hakemli makale formatında olmayıp bilgi verme amaçlıdır. Kesinlikle hukuki mütalaa ya da tavsiye niteliğinde değildir.

Lütfi İNCİROĞLU

[1] Y9HD.20.10.2025, E.2025/6864, K.2025/8070 Legalbank.

Lütfi İnciroğlu
Lütfi İnciroğluhttps://www.incirogludanismanlik.com/
İnciroğlu Danışmanlık Denetim ve Eğitim Hizmetleri şirketinin kurucu Genel Müdürü olan Lütfi İNCİROĞLU, özel sektöre yönelik iş hukuku, sendikalar hukuku, sosyal güvenlik hukuku ve yabancı çalışma izinleri hukuku alanlarında danışmanlık, denetim ve eğitim hizmetleri vermektedir. Muhtelif dergi ve gazetelerde makaleleri, çeşitli üniversitelerde, kongre ve konferanslarda sunduğu bildirileri ve yayımlanmış yedi adet kitabı bulunan İNCİROĞLU Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nda emekli Genel Müdür Yardımcısı’dır.

PAYLAŞIMLAR

Lütfen yorumunuzu girin !
Lütfen adınızı giriniz.

Şirketler için Eğitim Kataloğu

📚 Eğitim Kataloğu
💼 B2B Satış Geliştirme