Kutu Dışı Düşünme, Tedarik Zincirleri ve Uluslararası İlişkiler…
(Bu Paylaşım, Herhangi Bir Yapay Zeka Aracı İle Yazdırılmamıştır)
Anıl ERDOĞAN
Endüstri Müh. / U.A. İlişk. (AB-Akdeniz) (Yüksek Lisans)
20 yıl önce otomotiv üretiminde proje mühendisi olarak gün boyu sahada kablo boyu, konnektör, ürün ağacı vb. kovaladığım 2010’a kadarki dönemde, akşamları ikinci öğretim olarak “AB-Akdeniz İlişkileri” başlıklı bir uluslararası yüksek lisans programına devam etmiş bir Endüstri Mühendisi’yim.
Kişisel olarak hayat boyu öğrenme meraklıları için şaşırtıcı olmayan bu eğitimin içeriğinde bolca NATO, WTO, IMF, Dünya Bankası gibi neoliberal dünya düzeni kurumları vardı ve bunların uluslararası etkileri konuşulabilen, güncel bir eğitimdi.
Ticari ortamda da 2008 krizine kadar ülkemize bolca sıcak para ve yabancı sermaye girişi olmuştu, faizler çok düşüktü ve neoliberal küreselleşme yaklaşımının esası olan sermayenin engelsiz dolaşımı esastı. Bu eğitimin lisansını almamış bir Endüstri Mühendisi olarak Belçika’ya atanacak rütbeli askerler ve uluslararası ilişkiler mezunu arkadaşlarla bu eğitimi alırken zorlanıyordum. Bir yandan da yaşam akıyor, farklı bir sektöre geçiyordum. Oğlum doğmak üzereydi (Yüksek lisans tez savunmamda jüri hocalarıma bebek mevlidi şekeri dağıtmıştım 🙂 🙂 ) ve çok yoğun bir dönemde 2 yıllık bir programı, aile büyümesi ve iş değişiklikleri ile 3.5 yılda bitirirken bu eğitim için “Hiç girişmese miydim?” dediğimi anımsıyorum.
Ancak geçtiğimiz ay Beyaz Saray, aşağıdaki “Ulusal Güvenlik Stratejisi” belgesini yükleyince, “iyi ki girişmişim” dedim. AI ve sosyal medya kaynaklı bilgi bombardımanlarında olduğumuz günümüzde, sürekli Trump güzellemeleri ve meme’leri izlerken; üstüne 33 sayfalık bir çocuğumuz daha oldu:) Linke göz atabilirsiniz: https://www.whitehouse.gov/wp-content/uploads/2025/12/2025-National-Security-Strategy.pdf
Böylelikle tedarik zinciri tecrübelerimi, uluslararası ilişkiler doktrinleri ile birleştiren bağlamlara taşıyabilecek okumalar konusunda sizleri bilgilendirmek isterim. Linkteki belge, bildiğimiz neoliberal dönemin dinamiklerinin çok net bir şekilde değişeceğini söylüyor. Venezüela, Grönland vb. henüz başlangıç. Tüm tedarik zinciri politikalarında, artık Çin’e göre (Sadece fiziksel tedarik bağımlılığı olarak değil, politik ve finansal bağımlılık olarak) hareket etmek kesinleşmiş durumda, ABD çizgiyi çok net çizerek soft power’dan hard power’e geri dönüyor.
Belgeye biraz baktığınızda, bilinen dönemin değişimi ile bizim o kurumsal etkinliklerde bol bol mesajını aldığımız ve ofis duvarlarına çizdiğimiz “out of box thinking” gerçekten hayata geçmeye başlıyor. Kurumsal olsun, KOBİ olsun, tüm şirketlerin düşük fiyat-ucuz kaliteli işgücü denklemi ile gümrük tarifelerine bağlı lojistik avantajımızı kullandığı alanlar tamamen yeniden şekillenecek görünüyor.
Göç politikaları ve yurtdışında çalışan expat dostların geleceği de benzer şekilde değişimler geçirecek gibi. Satınalma yöneticilerinin her toplantıda bütçe isterken gibi üst yönetimin “Teşvik-vergi affı vb. bekliyoruz, faizler yüksek kur düşük, gümrük oranları değişti” gibi bahanelerin arkasına saklanarak onlardan bütçe kısması ile yapılacak maliyet indirimlerinin de sonuna geleceğiz gibi görünüyor.
Bu nedenle gerçekten artık kurumsal satınalma kararlarımızda operasyonel verimlilik & tedarik zinciri optimizasyonlarına AI araçları ile kafa yorulması iyice şart olmuş durumda.
Saygılarımla,
Anıl ERDOĞAN
Endüstri Müh. / U.A. İlişk. (AB-Akdeniz) (Yüksek Lisans)






