Narenciye İhracatında Tarihi Rekor ! Narenciye İhracatı 1 Milyar Doları Aştı

Satınalma Eğitimi Narenciye İhracatında Tarihi Rekor!narenciye İhracatı 1 Milyar Doları Aştı

Satınalma Eğitimi Narenciye İhracatında Tarihi Rekor!narenciye İhracatı 1 Milyar Doları AştıMandalina 577 Milyon Dolarlık İhracatla Şampiyon Oldu

Sonbahar ve Kış mevsimlerinde soğuk algınlıklarına karşı C vitamini deposu olan narenciye ürünlerinde Türkiye’nin 2023 yılı ihracatı yüzde 23’lük artışla 903 milyon dolardan, 1 milyar 112 milyon dolara yükseldi. Dünya’nın C vitamini ihtiyacını Türk narenciye sektörü karşıladı.

Türkiye Cumhuriyetimizin 100. yılında narenciye ürünleri ihracatında ilk kez 1 milyar doları aşma başarısı gösterdik.

Türkiye’nin narenciye ürünleri ihracatı miktar bazında 2022 yılında 1 milyon 940 bin ton iken, 2023 yılında dünyanın dört bir tarafına 1 milyon 950 bin ton narenciye ürünleri gönderdik.

Uçak: “Dünya’ya şifa dağıttık”

Gıda güvenliği ve kaliteyi esas alan bir yaklaşımla Türk ihracatçılarının 2023 yılında narenciye ürünlerimizi dünyanın dört bir tarafına ulaştırarak 1 milyar 112 milyon dolarlık ihracatla başarılı bir yılı geride bıraktıklarını anlatan Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkan Yardımcısı ve Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Hayrettin Uçak, C vitamini deposu ürünlerle dünyaya şifa dağıttıklarını ifade etti.

Mandalina Narenciye İhracatının Zirvesinde

Türkiye’nin 2023 yılında 3 milyar 491 milyon dolarlık taze meyve sebze ihracatına imza attığı bilgisini veren Uçak, “Narenciye ürünleri taze meyve sebze ihracatımızdan yüzde 32 pay aldı. Mandalina 577 milyon dolarlık tutarla narenciye ürünleri arasında ihracat liderliğini sürdürdü. Mandalina sadece narenciye ürünlerimiz arasında değil, yaş meyve sebze ürünlerimiz arasında da ihracat şampiyonu oldu. Limon ihracatımız yüzde 30’luk artışla 272 milyon dolardan 355 milyon dolara yükseldi. Portakal ihracatımız yüzde 15’lik ilerlemeyle 98 milyon dolardan 112 milyon dolara çıktı. Greyfurt ihracatımız ise; 68 milyon dolar olarak kayıtlara geçti” şeklinde konuştu.

Rusya, Irak ve Ukrayna İhracatımızda İlk Üç Ülke

Narenciye ihracatında Rusya Federasyonu’nun 428 milyon dolarlık taleple zirvedeki yerini koruduğunu dillendiren Başkan Uçak sözlerini şöyle sürdürdü; “Irak’a yaptığımız narenciye ürünleri ihracatı yüzde 165’lik rekor artışla 68 milyon dolardan 181,5 milyon dolara yükseldi ve ikinci basamağa yerleşti. Ukrayna’ya ihracatımız yüzde 20’lik artışla 84 milyon dolardan 101 milyon dolara çıktı. İlk üç ülkeyi 57 milyon dolarla Polonya, 49 milyon dolarla Romanya, 30 milyon dolarla Sırbistan, 26 milyon dolarla Bulgaristan, 19 milyon dolarla Suudi Arabistan, 15 milyon dolarla Beyaz Rusya ve 14 milyon dolarla Moldavya izledi. Narenciye ürünleri ihracatında Ege Bölgesi’nden yapılan ihracat 50 milyon dolar olarak gerçekleşti. Ege Bölgesi’nden yapılan narenciye ihracatında Rusya 17 milyon dolarla zirvede yer alırken, Ukrayna’ya 10 milyon dolarlık, Polonya’ya 3 milyon dolarlık narenciye ürünleri ihraç ettik. İzmir, Muğla, Manisa, Aydın ve Denizli en çok narenciye ürünleri ihraç eden 20 ilimiz arasında yer aldı.”

Türkiye’nin Narenciye Ürünleri İhracatı Tablosu

Ürün 2022 İHRACATI (USD) 2023 İHRACATI (USD) Değişim (%)
MANDALİNA 463.345.000 576.686.000 24
LİMON 272.414.000 354.819.000 30
PORTAKAL 98.331.000 112.718.000 15
GREYFURT 69.219.000 67.664.000 -2
TOPLAM 903.561.000 1.112.213.000 23

 

Elektrik Fiyatları: Yeşil Dönüşümde Uzun Dönemli Elektrik Tedarik Anlaşmaları Çağı

Teamprocure E Satınalma çözümleri Haber Elektrik Fiyatları Yeşil Dönüşümde Uzun Dönemli Elektrik Tedarik Anlaşmaları çağı

Teamprocure E Satınalma çözümleri Haber Elektrik Fiyatları Yeşil Dönüşümde Uzun Dönemli Elektrik Tedarik Anlaşmaları çağıGlobal enerji sektöründe, Amerika ve Avrupa gibi ticari derinliği bulunan piyasalarda başlayan ve Türkiye’nin de gündemine gelen bir dönüşüm yaşanıyor. Sanayi kuruluşları, büyük ticari işletmeler ve mesken kooperatifleri fosil yakıtların yerine yenilenebilir enerji kaynaklarının daha hızlı ve verimli kullanılabilmesi için alternatiflerine göre çok daha ekonomik olan uzun dönemli elektrik alım anlaşmaları imzalıyorlar. Bu modelin, Türkiye’nin yeşil dönüşüm hedefleri için de önemli bir araç olduğunu belirten Eksim Enerji CEO’su Arkın Akbay, konuya ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Akbay; “Sanayi kuruluşları ve büyük ticari işletmeler, elektrik fiyatlarındaki değişimlerden kaynaklı maliyeti etkileyen unsurlardan ari kalacak ve dolayısıyla sermayelerini, elektrik üretimi yatırımlarına aktarmak yerine kendi iş alanlarında büyümeye yönlendirme imkânına sahip olacak. Diğer yandan enerji üreten tesis işletmecileri ise yeni yatırımlarının finansmanı konusunda, daha fazla sabit bir gelir beyan edebileceği için bankalardan kredi temin süreci kolaylaşacak, böylece enerji üretim projeleri daha hızlı ve daha uygun maliyetle hayata geçebilecek.” ifadelerine yer verdi.

Eksim Enerji LogoYenilenebilir enerji kaynaklarının önemi, dünya genelinde olduğu gibi ülkemizde de gün geçtikçe yükselmeye devam ediyor. Artan enerji maliyetlerinden etkilenmek istemeyen işletmeler, çareyi ihtiyaç duydukları enerjiyi kendi imkânlarıyla üretmekte buluyor. Tüm bunların yanında global çevrelerce kabul görmüş yeni yöntemler de gündemde kendine yer bulmayı sürdürüyor. Enerjide uzun dönemli yenilenebilir elektrik tedarik anlaşmaları modeli, Türkiye’nin yeşil enerji dönüşümüne önemli katkılar sunmaya hazırlanıyor. Avrupa ve Amerika’da başarılı bir şekilde uygulanan bu model, şirketlerin yeşil enerji üretimine destek olma yöntemlerini yeniden şekillendiriyor. Bununla birlikte sanayi kuruluşlarının kendi fabrikalarına veya fabrikalardan farklı alanlara enerji santrali kurmak yerine, yeşil enerji üreten santrallerle uzun vadeli elektrik tedarik anlaşmaları yapmalarını, böylece yeşil dönüşüm yatırımlarına katkıda bulunmalarını teşvik ediyor. Bu yaklaşım işletmelerin enerji maliyetlerini sabitlemelerine imkân tanırken, yeşil enerji kullanımları ile kolaylıkla karbon sertifikası elde etmelerini sağlıyor. Böylelikle sanayi kuruluşlarının ve büyük ticari işletmelerin, sermayelerini enerji alanındaki yatırımlara kaynak ayırmak yerine, kendi iş alanlarında verim ve kapasite artışı yatırımlarına yönlendirmeleri öngörülüyor.

Enerji Arz Güvenliğine Katkı Sağlayan Ekonomik Bir Model

Eksim Enerji Ceo Ark N AkbayEnerjide uzun dönemli yenilenebilir elektrik tedarik anlaşmaları modeline değinen Eksim Enerji CEO’su Arkın Akbay yaptığı açıklamada, “Yenilenebilir enerji santralinin önümüzdeki yıllarda hızla artış göstermesi bekleniyor. Ayrıca santrallerin kesintili üretimlerini dengeleyecek olan elektrik depolama sistemleri projeleri de artmaya devam ediyor. Diğer taraftan lisanssız üretim kaynaklarında depolama yükümlülüğünün olmaması nedeni ile toplam iletim ve dağıtım sistemi taşıma maliyetlerinin artması bekleniyor.

Mevcut lisanslı üretimin, artan iletim ve dağıtım sistemi taşıma maliyetini tek başına üstlenemeyecek oluşu nedeniyle öz tüketime yönelik yapılmakta olan yatırımlar için alınan teşviklerin azaltılması gündeme gelebilir. Bu sebeple, bugün yapılabilirliği yüksek görünen lisanssız üretim tesisleri, gelecekte ek sermayeye ihtiyaç duyabilir.” dedi.

Uzun vadeli alım anlaşmalarının işletmeler için sağladığı avantaja da değinen Akbay, “Lisanssız enerji santrallerindeki üretim, planlananın gerisinde kalabilir ve dolayısıyla fizibiliteler orijinal plandan sapabilir. Bu sebeple amortisman için işletme yıllarında risk sermayesi unsuru ortaya çıkabilir. Yenilenebilir enerji üretim tesislerinden uzun vadeli alım anlaşmaları hem arz güvenliğine katkı sağlayacak hem de iletim ve dağıtım bedelleri de hesaba katıldığında toplam maliyet açısından daha ekonomik olacak. Bu durum aynı zamanda sanayi kuruluşlarımızın ve ticari işletmelerin kendi iş alanlarında kazandıkları sermayeyi daha verimli kullanılmalarına imkân sağlayacak.” şeklinde konuştu.

“Sürdürülebilir enerji hedefleri için kritik rol oynayacak”

Uzun dönemli elektrik tedarik anlaşmaları modeline ilişkin açıklamalarını sürdüren Eksim Enerji CEO’su Arkın Akbay, “Türkiye’de, Birinci YEKDEM döneminin 10 yıllık alım garantisi desteklerinin birçok projede sona ermesiyle, bu modelin yaygınlaşması; mevcut tesislerin yeniden güçlendirme ve hibrit tesis yatırımlarını finanse edebilmesine olanak tanıyacak. Dolayısıyla birim alanda daha düşük yatırım harcaması ile daha fazla üretim yapılması sağlanabilecek. Bu model, aynı zamanda ülkemizde yeşil enerji dönüşümünü hızlandırarak sürdürülebilir enerji kaynakları oluşturma ve enerjide dışa bağımlılığı azaltma hedeflerine ulaşmada kritik bir rol oynayacak.

Enerjinin üretildiği yere yakın tüketilmesinin en ekonomik çözüm olduğunu da belirten Akbay “Enerji tüketim noktasından uzak olunduğunda; enerji üretim, iletim ve dağıtım yatırımları da gerektiğinden toplam maliyet artırıyor ve bu maliyet tüm üretici ve tüketicilere yansıyor. Lisanslı yenilenebilir enerji yatırımı olan şirketlere, önerdiğimiz sistemle birlikte sanayi kuruluşlarına ve ticari işletmelere en uygun üretim tesisinden yeşil enerji kaynağını sunabilmesini hedefliyoruz. Bu kapsamda yeşil dönüşüm hedefleyen şirketlere odaklarını değiştirmelerini ve lisanslı yenilenebilir enerji kaynağından elektrik üretimi yapan tedarikçilerle ‘uzun vadeli elektrik tedarik sözleşmesine’ yönelmelerini tavsiye ediyoruz” dedi.

Kredi Temin Sürecini Kolaylaştıracak

Teamprocure E Satınalma çözümleri Haber Elektrik Fiyatları Yeşil Dönüşümde Uzun Dönemli Elektrik Tedarik Anlaşmaları çağıYenilenebilir enerji santrali işletmecileri açısından da modeli değerlendiren Akbay, “Bu model; rüzgâr, güneş ve hidroelektrik gibi yeşil enerji tesisleri için de çeşitli avantajlar sunabilecek. Sanayi kuruluşları ve büyük ticari işletmeler, elektrik fiyatlarındaki değişimlerden kaynaklı maliyeti etkileyen unsurlardan ari kalacak ve dolayısıyla sermayelerini, elektrik üretimi yatırımlarına aktarmak yerine kendi iş alanlarında büyümeye yönlendirme imkânına sahip olacak. Diğer yandan enerji üreten tesis işletmecileri için de yeni yatırımların finansmanı konusunda, bankalardan kredi temin sürecini kolaylaştırarak enerji üretim projelerinin daha hızlı ve daha uygun maliyetle hayata geçmesine olanak sağlayabilecek.” dedi.

İşçinin İşyeri Bilgisayarına Özel Fotoğraflarını Yüklemesi Haklı Fesih Nedeni midir ?

7 Gündem Satınalma Dergisi İşçinin İşyeri Bilgisayarına özel Fotoğraflarını Yüklemesi Haklı Fesih Nedeni Midir

7 Gündem Satınalma Dergisi İşçinin İşyeri Bilgisayarına özel Fotoğraflarını Yüklemesi Haklı Fesih Nedeni MidirGünlük hayatımızın bir parçası haline gelen internet kullanımı adeta hayatımızın seyrine yön veren etkiler doğurmaktadır. Gündelik hayatta birçok ihtiyacımızın kolay ve pratik bir şekilde gerçekleşmesine hizmet etmesi sebebiyle, kişiler çeşitli sebeplerle internet ağına dâhil olmakta ve interneti yoğun olarak kullanmaktadırlar. Çalışma hayatında işverenlerin işin görülmesini sağlamak amacıyla kurmuş olduğu ağlar, internetin sağladığı geniş yelpazedeki olanaklar sebebiyle işçilerin kötü niyetli kullanımına uğramakta ve özel amaçları için kullanıma maruz kalabilmektedir[1].

İş ilişkileri kapsamında işçi, iş görme edimini yerine getirirken özenli davranmak, işini özenle yapmak zorundadır. Özen borcu, işçinin asli edim yükümü olan işin görülmesi sırasında gereken tüm dikkati göstermesi, mesleki bilgisini, fikri ve bedeni yeteneklerini gerektiği şekilde kullanmasını ifade eder. Hemen ifade etmeliyiz ki, bu anlamda özen borcunun dürüstlük kuralı ile dorudan ilgisi bulunmaktadır. Çünkü işçi, dürüstlük kuralları çerçevesinde işini özenle yapması gerekir[2]. İşçinin özen borcu 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 396/I’de düzenlenmiştir. İşçinin yüklendiği işi özenle yapma borcunun yanısıra, işverenin haklı menfaatinin korunmasında da sadakatle davranma zorunluluğu vardır. İşçi, işverene ait makineleri, araç ve gereçleri, teknik sistemleri, tesisleri ve taşıtları usulüne uygun olarak kullanmak ve bunlarla birlikte işin görülmesi için kendisine tes­lim edilmiş olan malzemeye özen göstermekle yükümlüdür (TBK m.396/1,2).

Bu kapsamda işçilerin çalışma saatleri içerisinde kişisel amaçlı internet kullanımları, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25 inci maddesinin (II- e) alt bendinde belirtilen, doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlar olarak değerlendirilebilir. Nitekim, işçinin işyerinde müstehcen sitelere girmesi, internet üzerinden kumar oynaması, uzun uzadıya sosyal medya kullanması ve sosyal medya üzerinden uygun olmayan paylaşımlarda bulunması, yüksek mahkeme tarafından da doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlar olarak kabul etmektedir.

Ancak, işverenler açısından işçinin özel amaçla internet kullanımı genel olarak istenmeyen bir durum olmakla birlikte, işverenlerce işçiye bu konuda izin verilebileceği gibi iş sözleşmesi, toplu iş sözleşmesi, işyeri iç yönetmeliği, işveren talimatnamelerine konulacak hükümler ile bazı sınırlamalar da getirilebilir. Özel amaçla internet kullanımı genel olarak; çalışma saatleri içinde kişisel amaçlar doğrultusunda internette gezinme suretiyle gerçekleştirilen, çalışma yerine keyfi tutumların sergilendiği iş görmeden uzak fiiller olarak tanımlanmaktadır[3]. İşte bu durum işçinin özen borcuna aykırılık teşkil etmekte ve doğruluk ve bağlılıkla bağdaş­mayan davranış olarak kabul edilmektedir.

Yargıtay’a göre, işyerine ait işte kullanılmak üzere verilmiş bilgisayarı veriliş amacı dışında kullanmak ve mesai saatleri içerisinde uygunsuz paylaşımlar yapmak fiili, “doğruluk ve bağlılıkla bağdaş­mayan hal” olup işverenin bu sebeple gerçekleştirdiği fesih haklıdır. Nitekim, işçinin işyeri bilgisayarına kendisine ait özel fotoğraflarla ve kendisine ait erotik içerikli görüntülerin yüklenmesinin ve başkasının bu gö­rüntülere ulaşabilmesini, haklı fesih nedeni olarak değerlendirmiştir[4].

Yargıtay başka bir kararında da, “Somut uyuşmazlıkta, davacının iş amaçlı bilgisayarı mesai saatleri içerisinde müstehcen nitelikli internet sitelerine girmek için kullanmasının iş yerinde olumsuzluklara yol açtığı, bu davranışının işverenin mesaisinden çalmak niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır. 4857 sayılı İş Kanununun 25 inci maddesinin (II-e) alt bendinde, doğruluk ve bağlılığa uymayan işçi davranışlarının işverene haklı fesih imkânı verdiği ifade edilmiştir. Saptanan bu durum karşısında ve yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulduğunda, kıdem ve ihbar tazminatları istemi yönünden davanın reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi isabetsizdir[5].”

Diğer yandan, “İş için verilen telefon ve tahsis edilen internet hattının kullanılmasında önceden bir sınırlama öngörül­memesi işçinin iş amaçlı verilmiş olan telefon ve internet hattının kullanmasındaki özen ve sadakat yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz. İşçinin bu im­kanları iş amaçlı olarak kullanması asıldır. İş amacının dışında kullanılması hoşgörü sınırlarını aştığı takdirde ve bu durumun süreklilik göstermesi ha­linde fesih için geçerli ve icabında haklı sebep oluşturabileceği kabul edilme­lidir[6].

Bununla birlikte, işçinin mesai saatleri içerisinde, işiyle ilgisiz internet sitelerinde ne kadar zaman geçirdiği, bahse konu internet sitelerinin ne tür alanlarda faaliyet gösterdiği hususları, teknik bilirkişi vasıtasıyla log kayıtları üzerinden incelenmeli ve neticeye göre iş sözleşmesinin feshinin haklı sebebe dayanıp dayan­madığı değerlendirilmelidir[7].

7 Gündem Satınalma Dergisi İşçinin İşyeri Bilgisayarına özel Fotoğraflarını Yüklemesi Haklı Fesih Nedeni MidirSonuç olarak, işyerlerinde internetin iş saatleri içerisinde özel amaçlarla kullanımının kısıtlanması yahut tamamen yasaklanması hususu işverenin inisiyatifinde olan bir durumdur. İşyeri bilgisayarların özel amaçlı olarak kullanılmasına işverenin açık veya örtülü izni yoksa bu durum iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı nedenle feshine neden olabilir. Ayrıca, işyerine ait işte kullanılmak üzere verilmiş bilgisayar ile mesai saatleri içerisinde uygunsuz paylaşımlar yapmak fiili, “doğruluk ve bağlılıkla bağdaş­mayan hal” olup işverenin bu sebeple gerçekleştirdiği fesih haklıdır.

Lütfi İNCİROĞLU

[1]UYAROĞLU, Osman, İşyerinde Özel Amaçlı İnternet Kullanımının İş Sözleşmelerine Etkisi, https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/1684841 Erişim.27/02/2024.

[2] ÇELİK, Nuri, CANİKLİOĞLU, Nurşen, CANBOLAT, Talat, İş Hukuku Dersleri, Yenilenmiş 33.Baskı, İstanbul 2020, s.266.

[3]UYAROĞLU, İşyerinde Özel Amaçlı İnternet Kullanımının İş Sözleşmelerine Etkisi, https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/1684841 Erişim.27/02/2024.

[4] Y9HD. 18.03.2019 T., E.2018/7845, K.2019/5883;ÇİL, Şahin, İş Hukuku Yargıtay İlke Kararları, 9. Baskı, Ankara 2022, s.802.

[5] Y9 HD; 2009/38310 E. 2012/2613 K.

[6] Y22HD.26.03.2019 T., E.2017/21400, K.2019/6668 Legalbank.

[7] Y22HD.29.05.2018 T., E.2015/32283, K.2018/13362 Legalbank.

Finansal Kurumlar Birliği, Banka Dışı Finans Sektörü’nün 2023 Yılı Sonuçlarını Açıkladı

E Satınalma çözümleri Haber Finansal Kurumlar Birliği, Banka Dışı Finans Sektörü’nün 2023 Yılı Sonuçlarını Açıkladı

E Satınalma çözümleri Haber Finansal Kurumlar Birliği, Banka Dışı Finans Sektörü’nün 2023 Yılı Sonuçlarını AçıkladıFinansal Kurumlar Birliği (FKB) Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman, Varlık Yönetim ve Tasarruf Finansman Şirketleri’nin 2023 yılına ilişkin konsolide verilerini açıkladı.

FKB’nin temsil ettiği beş sektörün 2023 yılı konsolide verilerine göre;

  • İşlem Hacmi 1 trilyon 220 milyar TL,
  • Aktif toplamı 671 milyar TL,
  • Öz kaynak büyüklüğü 111 milyar TL olarak gerçekleşti.

Fkb LogoFinansal Kurumlar Birliği’nin temsil ettiği sektörlere yönelik değerlendirmelerde bulunan Finansal Kurumlar Birliği Başkanı Ali Emre Ballı; “Geride bıraktığımız dört yıl boyunca küresel çapta yaşanan salgın ekonomisinin zorlayıcı etkileriyle mücadele ettik. Ardından ülkemizi derinden sarsan deprem felaketiyle sarsıldık. Ancak, tüm bu zorluklara rağmen, Finansal Kurumlar Birliği çatısı altında bir araya gelen Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman Şirketleri, Varlık Yönetim Şirketleri ve Tasarruf Finansmanı Şirketleri olarak, ‘Birlikten Kuvvet Doğar’ mottomuzla hareket ettik ve büyüme hedeflerimize kararlılıkla ilerledik. Cumhuriyetimizin 100’üncü kuruluş yıl dönümünü kutladığımız 2023 yılını geride bırakırken, finansal veriler bize başarı dolu bir dönemi işaret ediyor. Bu başarı bizim için sadece geçmişin bir yansıması değil, aynı zamanda geleceğe dair güçlü bir motivasyon kaynağı. Önümüzdeki dönemde de sektörlerimizin istikrarlı büyümesini sürdürmek ve ülkemizin ekonomik kalkınmasına katkıda bulunmak için kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz. Çatımız altındaki 123 üye şirketimizle, Cumhuriyetimizin ikinci yüz yılında da reel sektörümüzün, ihracatçımızın, KOBİ’lerimizin, tüketicilerimizin yanında olmaya ve finansman ihtiyaçlarına çözüm üretmeye var gücümüzle devam edeceğiz” şeklinde konuştu.

2023 verilerinde işlem hacmindeki artışlar dikkat çekti…

Ali Emre BalliFKB’nin temsil ettiği sektörlerin finansal performanslarına da değinen Ali Emre Ballı, şu bilgileri paylaştı; “Öncelikle 2023 yılı verileri ışığında, FKB bünyesindeki sektörlerin mali verilerinde belirgin artışlar görüldüğüne dikkat çekmek isterim. Faktoring sektörü, alacakları yüzde 54,7 artışla 196,9 milyar TL’ye ulaştı. Yine sektörün aktif büyüklüğü yüzde 57,5 artış ile 213,6 milyar TL’ye yükseldi, işlem hacminde de yaklaşık yüzde 103 artış sağlanarak 820 milyar TL’ye ulaştı. Finansal Kiralama sektörünün alacakları yüzde 60 oranında artarak 189 milyar TL’ye ulaşırken aktif büyüklüğü yüzde 66 oranında büyüyerek 272 milyar TL seviyesine, işlem hacmi ise yüzde 90,3 artarak 128 milyar TL seviyesine yükseldi. Finansman şirketlerimizin de alacakları yüzde 89,6 oranında büyüyerek 116,5 milyar TL, aktif büyüklüğü yüzde 87,5 artışla 139,8 milyar TL seviyesinde gerçekleşti. Sektörün işlem hacmi artışı ise yüzde 121,4 artış ile 187,7 milyar TL oldu. Varlık yönetim şirketleri öz kaynakları yüzde 64,1 yükseliş ile 8,9 milyar TL’ye ve aktif büyüklüğü ise yüzde 87,8 artışla 16,7 milyar TL’ye çıktı. Tasarruf Finansman şirketlerimizin aktif büyüklüğü de yüzde 129,9 artışla 29 milyar TL’ye ulaştı. Öz kaynak büyüklüğü ise yüzde 283,9 yükselişle 10 milyar TL olarak kayda geçti.”

Dövizin Hangi Seviyesi Kimi Memnun Eder, Kimi Üzer ?

7 Gündem Satınalma Dergisi Dövizin Hangi Seviyesi Kimi Memnun Eder, Kimi üzer

Ne Camiye, Ne Kiliseye Yaranamamak

Cami GörselKilise GörselBu söz hepimizin bilgisi dahilindedir; yaptığımız bir iş sonrası hiç kimseyi memnun edememe durumunda söylenen bir sözdür; “ne camiye, ne de kiliseye yaranamama” diye. Umarım bu örnekleme satırımı eğip, büküp farklı farklı anlam çıkartılmaz. En azından kendimi biliyorum ve bu satırı hangi amaçla yazdığımı.

Dövizin Seviyesi

Fazla uzağa gitmeyeyim; ben dahi geçmiş tarihli yazılarımda çok defa dövizin seviyesini, hareketliliğini eleştirdim. Hem de acımasızca. Gerçi piyasanın gerçeğini yazarken taraflı veya acıma duyguları içerisinde makaleyi yazarsam tam da gerçeği yansıtmamış olurum.

Dövizin yükselmesini eleştirdim. Dedim ki dövizin yükselmesi ihracatçıyı korur ancak ithal girdilere ödenen dövizin maliyeti yükseleceğinden dolayı aynı zamanda pahalılığı getirir demiştim.

Dövizin Seviyesi

Döviz kurunun (Dolar) 17 Aralık 2021 tarihinde C/16.5125 seviyelerinden bir gecede C/10.9900 seviyelerine kadar gerilemesi asla normal olmayıp, manüplatif bir harekettir. Manüplatif hareket derken önceden kurgulanmış ve planlanmış bir döviz hareketi olduğu ortadadır. Bunca yıllık bankacılık hayatımda böylesi anormal sayılabilecek bir döviz hareketine pek rastlamadım. Yani bir gecede (hafta sonunda) uçurumdan düşercesine tepe takla giden bir döviz.

Böylesi döviz hareketi kimine kazandırır, kiminin canını yakar. Kazanan kesim önceden dövizin düşeceği bilgisini alan veya dövizin düşeceğini tahmin eden kişiler ile ithalatçılar. Kaybeden ise ihracatçılarla yurt ekonomisidir.

Dövizin Seviyesi Iki

Dövizin ani düşmesi için ya ciddi miktarda dövizin ülkemize gelmesi, ya ekonominin bir haber ile düzlüğe çıkması, TCMB döviz rezervlerinin aşırı şişmesi şeklinde açıklanabilir. Bunlar da olmadı ise yine manipülatif hareketlerin varlığı söz konusu olur.

Dövizin Seviyesi üç

Grafikteki dövizin yükselmesi ve ani düşüşü 17 Aralık 2021  ila 24 Aralık 2021 tarihlerini kapsar. Döviz iki tarih arasında yaklaşık % 40 civarı aşağı yönlü düşüş kaydetti.

Dövizin Hareketleri Kimlere Fayda veya Zarar Sağlar ?

Döviz kurunun yükselmesi: ihracatçıyı memnun eder, zira ihracatçı kârlarını adeta kumpasla ölçüyor ve muhtemelen bir satıştan elde edeceği kârın kur farkı olabileceğini düşünüyordur. Döviz kurunun yükselmesi her ne kadar ihracatçıya destek ve teşvik gibi görünse de, ithalat konusunda girdiler pahalanır ancak ithalatın önünün kesileceğini pek düşünmemekteyim.

Dövizin kurunun düşmesi   : İthalatçıyı memnun eder, zira maliyetleri azalacak ve ithal edeceği ürünü ülkemiz içerisinde daha da ucuza satabilecek ve yüksek ciro sağlayacak. Döviz kurunun düşmesi ihracatı olumsuz etkiler ancak ithalatı teşvik eder.

Dövizin sabit kalması  : Piyasanın hareketsiz kalması, hem ithalatçı, hem de ithalatçı ile birlikte yatırımcıların da hesaplarını gözden geçirmelerine, temkinli hareket etmelerine neden olur. Döviz kurlarının sabit kalmasının yanında aylık enflasyon rakamlarının yükselmesi durumunda ihracatçı bu durumdan olumsuz etkilenir ve yurt dışı fiyatlaması olumsuz hale dönüşür.

Dövizin çok hareketli oluşu  : İşte bu bir kaostur. Ne ithalatçı, ne de ihracatçı bu işten memnun olmaz. Hangi kura göre işlem yapacağını bilemez, türev ürünlerini kullansa da yeterince kendilerini koruyamazlar. İthalatçı her türlü kurda işlem yapar. Ancak hareketli kurlar ihracatçıyı biraz salamaya başlayabilir.

Düşük Kur mu Yoksa Yüksek Kur mu ?

Ekonomimiz öyle bir yere geldi ki;

  • Faizi arttırsanız,
  • Faizi düşürseniz,
  • Döviz kurunu düşürseniz,
  • Döviz kurunu yükseltseniz,
  • Ürünlere zam yapsanız,
  • Ürünlerin fiyatını düşürseniz

piyasanın ilacı olmaktan uzak kalacağının yanında, ağzı olan, bu işten anlayan da, bu işten anlamayan da konuşmaya başlayacak.

Hiç kimse memnun kalmayacak yapılanlardan. Çünkü ekonomimizin hangi yöne gittiği belirsiz. Gerçek anlamda bürokratların para piyasaları ve ekonomimiz konusunda attıkları adımların hangisinin doğru, hangisinin yanlış olduğunu bilemez olduk.

Ama piyasa yapıcıların söylemleri hep aynı; ekonomimiz iyi durumda, enflasyon düşmeye başladı.

Neye İnanacağıma Ben de Bilemez Oldum

O kadar çok söylemler oluyor ki, sormayın… Basın kaç parçaya bölünmüş ve hepsi de ekonomi için ayrı telden çalıyor. Birinin ekonomi verileri çok iyi dediğine diğerleri berbat diyor. Finans yöneticileri ve bürokratlar her zaman ekonomimiz iyi yönde, enflasyon yönünü aşağıya çevirdi, 2023 yılında enflasyon tek haneye düşecek denildi.

Denildi, denildi ama bir de iyi ekonominin bugününe bakın ne haldeyiz. Şükür ki geçen sene 5 liraya aldığım kıvırcık marul bugün 40-45 lira olmuş.

7 Gündem Satınalma Dergisi Dövizin Hangi Seviyesi Kimi Memnun Eder, Kimi üzerReşat BAĞCIOĞLU

ICC Uluslararası Ticaret Odaları

Türkiye Milli Komitesi

Türkiye Bankacılık Komite Başkanlığı Üyesi

2023 Yılının Gözde Yatırım Aracı ‘Arsalar’ Oldu!

Satınalma Eğitimi 2023 Yılının Gözde Yatırım Aracı ‘arsalar’ Oldu!

Son Yıllarda Yaşanan Küresel Enflasyon Sorunu ve Beraberinde Gelen Ekonomik Belirsizlikler Nedeniyle Yatırımcılar, Konut Alımından Uzaklaştı. Yatırımcılar, Arsayı Gözde Bir Yatırım Aracı Olarak Görürken, Türkiye’de 2023 Yılında Konut Dışı Satışta Rekor Kırıldı.

Satınalma Eğitimi 2023 Yılının Gözde Yatırım Aracı ‘arsalar’ Oldu!Türkiye’de son dönemde yaşanan ekonomik belirsizlikler sonrası özellikle gayrimenkul sektörünün yüksek seyreden fiyatları, yatırımcıları ‘arsa’ opsiyonuna yönlendirdi. Finansal dalgalanmaların yaşandığı son yıllarda yatırımcılar, arsa yatırımlarını bir çıkış yolu olarak görürken, konut alımından uzaklaşarak bütçelerine göre arsa yatırımlarına yöneldi. Türkiye’de özellikle Ocak 2023’ten itibaren arsa satış hacminde en yüksek seviyelere ulaşılırken, 2023 yılında ‘konut dışı satışlarda’ yüzde 58.44’lük oranla rekor kırıldı.

Yatırımcılar özelinde arsalar; diğer gayrimenkul tiplerinden farklı olarak zaman içinde değerini koruyan ve modası geçmeyen bir varlık olarak öne çıktı. Özellikle Marmara ve Ege Bölgeleri’nde, toplu arsa projelerinin geliştirilerek vadeli satışa dönmesi, arsa/arazi satışlarının artmasında önemli bir faktör oynadı. Günümüzdeki ekonomik koşullar nedeniyle likidite ihtiyacı olan yatırımcılar için güvenli ve karlı bir seçenek olarak arsayı, enflasyona karşı güvenli bir liman olarak konumladı. Türkiye’nin belirli bölgelerinde arsa yatırımlarında vatandaşların genellikle tekerlekli evler olarak bilinen Tiny House’lara yönelirken, enerji yatırımlarının da artmasıyla arsalara talebin ve bununla doğru orantıda satış fiyatlarının da ivme kazandığı gözlendi.

Rekor Artış İstanbul Çatalca ve Çanakkale’de Oldu

2023 yılı içinde arsa satış oranı ile gayrimenkul satış oranları karşılaştırıldığında, en büyük fark İstanbul’un Çatalca ilçesinde oldu. Çatalca bölgesinde 2023 yılında arsada 1400’ün üzerinde satış gerçekleşirken gayrimenkul satışına göre yüzdelik oranı 4500 seviyelerine ulaştı. Arsa yatırımcılarının bir diğer gözde yeri de Çanakkale oldu. Çanakkale’de 2023 yılında 30 bine yakın arsa satışı yapılırken, gayrimenkul yatırımına oranla yüzde 470’lik bir hacim farkı gözlendi. Yatırımcıların 2023 yılı içinde özellikle turistik açıdan büyük ilgi gören Urla, Çeşme, Seferihisar ve Menderes gibi lokasyonlarda da yüksek arsa satışları gerçekleşti.

 

 

Türkiye’nin En Teknolojik Markaları Ödüllerini Aldı

Satınalma Eğitimi Türkiye'nin En Teknolojik Markaları Ödüllerini Aldı

Tech Brands Türkiye’de Sonuçlar Açıklandı,Türkiye’de Yılın En Teknolojik Markaları Ödüllerini Aldı…

Satınalma Eğitimi Türkiye'nin En Teknolojik Markaları Ödüllerini AldıTürkiye’nin en teknolojik markalarının belirlendiği ve ülkemizde NielsenIQ Türkiye ile Pazarlamasyon iş birliğinde beşinci kez düzenlenen Tech Brands Türkiye’de yılın kazananları belli oldu. Markaların teknoloji alanındaki tüketici-marka algısı her yıl olduğu gibi NielsenIQ Türkiye tarafından ölçüldü ve ülkemizin en teknolojik markaları buna göre belirlendi. Ödül töreninde 30 farklı kategori ve 1 genel kategori olmak üzere toplamda 31 farklı kategoride ödül verildi. Organizasyon; teknoloji, pazarlama, dijital ve inovasyon alanlarında marka ve ajansların yarattığı ekosistemi bir araya getirdi. NielsenIQ Türkiye Genel Müdürü Didem Şekerel Erdoğan, NielsenIQ Türkiye Tüketici Araştırmaları Direktörü Nur Serenli ve Pazarlamasyon CEO’su Necip Murat gecede açıklamalarda bulundu.

NielsenIQ Türkiye Genel Müdürü Didem Şekerel Erdoğan Tech Brands Türkiye hakkında görüşlerini şu sözlerle aktardı; “Teknolojinin hızla ilerlediği, dijital dönüşümün günlük yaşamımızı derinden etkilediği bir çağda yaşıyoruz. Bu nedenle, bu markaların başarılarına ve yeniliklerine bir kez daha odaklanmak, önemli bir adım. Teknoloji artık sadece bir sektörü değil, hayatımızın her alanını şekillendiriyor. İş dünyasından eğitime, sağlıktan iletişime kadar her alanda teknolojinin izleri var. Türkiye olarak bizler de bu değişime ayak uydurmak, hatta öncülük etmek için çaba sarf ediyoruz. Tech Brands, dijital ve teknolojik dönüşümü önceliklendiren markaların öne çıkmasında önemli bir girişime imza atıyor. Biz de NielsenIQ olarak, beş yıldır Türkiye’nin en teknolojik markalarının belirlenmesinde destek oluyoruz.”

Tech Brands Türkiye’de ödül almaya hak kazanan markalar, NielsenIQ Türkiye tarafından gerçekleştirilen dijital anket yöntemi ile tespit edildi. NielsenIQ Türkiye Tüketici Araştırmaları Direktörü Nur Serenli, Türkiye’nin en teknolojik markalarını belirleyen araştırmanın; Aralık 2023’te, Türkiye temsili 12 ilde (İstanbul, Ankara, İzmir, Tekirdağ, Bursa, Adana, Kayseri, Samsun, Trabzon, Erzurum, Malatya, Gaziantep,) Kadın-Erkek, 15-64 yaş arası, A-B-C1-C2 SES, 906 kişi ile) hayata geçirildiğini söyledi. Serenli, araştırma kapsamında tüketicilere, 30 kategoride açık uçlu sorular yönelterek Türkiye’nin en teknolojik markalarını belirlemelerini istediklerini ifade etti.

Pazarlamasyon CEO’su Necip Murat ise “NielsenIQ Türkiye iş birliği ile beşinci kez gerçekleştirdiğimiz Tech Brands Turkey ile Türkiye’nin en teknolojik markalarını bir kez daha ödüllendirmiş olduk. Teknoloji sürekli bir değişim ve gelişim içinde… Bu açıdan baktığımızda, NielsenIQ iş birliğinde gerçekleştirdiğimiz bu organizasyonun, markaların geleceği için büyük önem taşıdığını düşünüyorum. Bu ödül gecesinde iş dünyasının ekosistemi ile bir araya geldiğimiz için de ayrıca mutluyuz.” dedi.

Tech Brands Türkiye 2024’te kazananlar şu şekilde:

Marka

Genel Değerlendirme

Arçelik

Akaryakıt

Shell

Araç Kiralama

Avis

Bebek Bakım Ürünleri

ebebek

Beyaz Eşya

Arçelik

Bilgisayar

Casper

Bireysel Emeklilik Sistemi

Anadolu Hayat Emeklilik

Erkek Giyim

Kiğılı

Ev Tekstili

Karaca Home

Ev Temizlik Malzemeleri

Domestos

Hızlı Servis Restoranı | Hamburger

Burger King

Hızlı Servis Restoranı | Pizza

Domino’s

İç Giyim

Penti

İnternet Servis Sağlayıcısı

Türk Telekom

Kargo (Yurtiçi/Yurtdışı)

Yurtiçi Kargo

Kişisel Bakım/Kozmetik Zincir Mağazası

Gratis

Klima

Arçelik

Kombi

Baymak

Market Ürünleri Online/Mobil Sipariş

Migros

Motosiklet

Honda

Online Alışveriş | İlan

Sahibinden

Online Alışveriş | Moda

Trendyol

Otomobil Üreticisi | Binek

Ford

Otomotiv Üreticisi | Ticari

Ford

Sigorta

Allianz

Teknoloji Marketi

Teknosa

Telekomünikasyon

Türk Telekom

Tur Operatörü

ETS

Yatak

Yataş

Yemek Online/Mobil Sipariş

Yemeksepeti

Zincir Market

Migros

Sürdürülebilir Tarım ve Gıda Sistemleri: Geleceğe Yönelik Bir Yol Haritası

7 Gündem Satınalma Dergisi Sürdürülebilir Tarım Ve Gıda Sistemleri Geleceğe Yönelik Bir Yol Haritası

7 Gündem Satınalma Dergisi Sürdürülebilir Tarım Ve Gıda Sistemleri Geleceğe Yönelik Bir Yol Haritası“Toprağın kaderi, insanlığın kaderidir. İnsanlığın beslenmesi, toprağın verimliliğiyle başlar.”  Wendell Berry

Günümüzde dünya nüfusu hızla artarken, gıda üretim ve tüketim şekillerimizin sürdürülebilir olması giderek daha büyük bir önem kazanıyor. Sürdürülebilir tarım ve gıda sistemleri hem çevresel hem de sosyal açıdan dengeli, verimli ve adil bir yaklaşımı temsil eder.

Sürdürülebilir Tarımın Önemi

Sürdürülebilir tarım, toprak, su, hava ve biyoçeşitlilik gibi doğal kaynakları koruyarak, gelecek nesillere yaşanabilir bir dünya bırakma amacını taşır. Geleneksel tarım uygulamalarının aşırı kullanımıyla birlikte ortaya çıkan çevresel tahribatlar ve sosyal sorunlar, sürdürülebilir tarımın önemini daha da artırmaktadır. Sürdürülebilir tarım, toprak sağlığını koruyarak verimliliği artırır, su kaynaklarını korur, biyoçeşitliliği destekler ve iklim değişikliğiyle mücadele eder. Sürdürülebilir tarımın önemini daha ayrıntılı olarak açıklayan bazı temel unsurlar:

Toprak Sağlığının Korunması: Toprağın sağlıklı ve verimli kalması, tarımsal üretimin temelidir. Sürdürülebilir tarım uygulamaları, toprağın erozyonunu önler, verimliliği artırır ve toprak yapısını korur.

Su Kaynaklarının Korunması: Sürdürülebilir tarım, suyun etkin ve sürdürülebilir bir şekilde kullanılmasını teşvik eder. Sulama sistemlerinin modernizasyonu, su kaynaklarının korunmasına yardımcı olurken, suyun verimli kullanımı da tarımsal üretimde sürdürülebilirliği sağlar.

Biyoçeşitliliğin Desteklenmesi: Sürdürülebilir tarım, mono-kültür tarımın aksine çeşitlendirilmiş üretim yöntemlerini teşvik eder. Bu da biyoçeşitliliği destekler ve tarımsal ekosistemlerin daha dirençli hale gelmesini sağlar.

İklim Değişikliğiyle Mücadele: Sürdürülebilir tarım uygulamaları, iklim değişikliğiyle mücadelede önemli bir rol oynar. Organik tarım, karbon depolama kapasitesi yüksek topraklar oluşturarak sera gazlarının atmosfere salınımını azaltır.

Gıda Güvenliği ve Sosyal Adalet: Sürdürülebilir tarım, gıda güvenliğini ve sosyal adaleti destekler. Yerel gıda üretimi ve tüketimi, yerel toplulukların gıda egemenliğini sağlar ve küresel gıda güvenliğine katkıda bulunur.

Çevresel ve Ekonomik Sürdürülebilirlik: Sürdürülebilir tarım, çevresel ve ekonomik sürdürülebilirliği bir arada sağlar. Çiftçilere uzun vadeli gelir ve iş güvencesi sağlarken, doğal kaynakların korunması ve ekosistem hizmetlerinin devamlılığı da gözetilir.

Bu unsurlar, sürdürülebilir tarımın önemini vurgulayan temel argümanlardır. Sürdürülebilir tarım uygulamalarının yaygınlaştırılması ve desteklenmesi, gelecek nesiller için daha sağlıklı ve yaşanabilir bir dünya sağlama hedefine ulaşmada kritik bir rol oynayacaktır.

Geleceğe Yönelik Çözüm Önerileri

Sürdürülebilir tarım ve gıda sistemleri oluşturmak için çeşitli çözüm önerileri bulunmaktadır:

  • Organik Tarımın Teşviki: Kimyasal gübreler ve pestisitler yerine organik tarım uygulamalarının teşvik edilmesi, toprak sağlığını korur ve çevresel etkileri azaltır.
  • Su Kaynaklarının Etkin Kullanımı: Sulama sistemlerinin modernizasyonu ve suyun etkin kullanımını teşvik eden politikalar, su kaynaklarının korunmasına yardımcı olur.
  • Çeşitlendirilmiş Üretim Yöntemleri: Mono-kültür yerine çeşitlendirilmiş üretim yöntemleri, toprak verimliliğini artırır ve biyoçeşitliliği destekler.
  • Yerel Gıda Üretimi ve Tüketimi: Yerel gıda üretimi ve tüketimi, gıda sistemlerinin daha dirençli ve adil olmasına yardımcı olur, aynı zamanda karbon ayak izini azaltır.
  • Eğitim ve Farkındalık: Tarım alanında eğitim ve bilinçlendirme çalışmaları, çiftçilerin sürdürülebilir tarım uygulamalarını benimsemesine ve tüketicilerin bilinçli tercihler yapmasına yardımcı olur.

Sürdürülebilir tarım ve gıda sistemleri, gelecek nesiller için yaşanabilir bir dünya sağlamak için hayati öneme sahiptir. Doğal kaynakların korunması, gıda güvenliği ve sosyal adalet gibi konuları ele alan sürdürülebilirlik çabaları, tüm dünyada daha geniş çapta benimsenmelidir. Ancak, bu hedefe ulaşmak için çeşitli sektörlerin ve toplumun birlikte çalışması gerekmektedir.

7 Gündem Satınalma Dergisi Sürdürülebilir Tarım Ve Gıda Sistemleri Geleceğe Yönelik Bir Yol HaritasıDoç. Dr. Gözde MERT

İstanbul Nişantaşı Üniversitesi İİSBF Dekan V.

www.gozdemert.com

gozde.mert@nisantasi.edu.tr

mertgozde@yahoo.com

Sofralık Zeytin İhracatı Döviz Bazında Yüzde 52 Arttı

Satınalma Eğitimi Sofralık Zeytin İhracatı Döviz Bazında Yüzde 52 Arttı

4 Aylık Sofralık Zeytin İhracatı 74 Milyon Dolara Ulaştı

Satınalma Eğitimi Sofralık Zeytin İhracatı Döviz Bazında Yüzde 52 ArttıTürkiye, 2023/24 sezonunun ilk 4 aylık döneminde sofralık zeytin ihracatını yüzde 21’lik artışla 61 milyon dolardan 73,7 milyon dolara taşırken, Türkiye’nin sofralık zeytin ihracatı döviz bazında yüzde 52 değerlendi. Sektör, 2023/24 sezonu sonunda ihracatta 200 milyon doları aşmayı hedefliyor.

Anadolu coğrafyasında 41 ilde, 500 bin üretici varlığına sahip olan Türkiye, son çeyrek asırda zeytincilik sektörüne yaptığı yatırımları katma değere dönüştürmek için ihraç pazarlarında verdiği çabaların meyvelerini topluyor.

Türkiye’nin, 2022/23 sezonunda 735 bin tonluk sofralık zeytin rekoltesiyle dünya lideri olduğuna dikkati çeken Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Başkanı Davut Er, 2022/23 sezonunda sofralık zeytin ihracatımızın bir önceki sezona kıyasla tutar bazında yüzde 7 artarak 172 milyon dolardan 184 milyon dolara yükseldiğini dile getirdi.

2023/24 sezonunda; 4 aylık dönemdeki ihracat performansı hakkında bilgi veren Er; “1 Ekim 2022 – 31 Ocak 2023 tarihleri arasında 35 bin 508 ton sofralık zeytin ihraç etmişken, 2023/24 sezonunun aynı döneminde sofralık zeytin ihracatı miktar bazında yüzde 20’lik düşüşle 28 bin 323 ton’a gerilemesine karşın, sofralık zeytin ihracatında ortalama fiyatımız 1,71 dolardan, 2,6 dolara çıktı. Döviz bazında sofralık zeytin ihracatımız yüzde 52 daha katma değerli hale geldi. Türkiye’deki yüksek enflasyonist ortam nedeniyle maliyetlerimizde de benzer hatta daha fazla artışlar oldu. İhraç fiyatlarımıza yansıtabildiğimiz oranda yansıttık. Bu sayede zeytin ihracatında döviz gelirimiz yüzde 21’lik artışla 61 milyon dolardan 74 milyon dolara yükseldi” diye konuştu.

Hedef, 2023/24 Sezonu Sonunda 200 Milyon Doları Aşmak 

Türkiye’nin sofralık zeytin ihracatının kırılımı hakkında da bilgi veren Başkan Er sözlerine şöyle devam etti; “Siyah zeytin ihracatımız 1 Ekim 2022- 31 Ocak 2023 zaman aralığında 45,3 milyon dolar iken, 2023/24 sezonunun aynı döneminde yüzde 30’luk arıtşla 58,8 milyon dolara çıkarken, yeşil zeytin ihracatımız 15,5 milyon dolardan 14,8 milyon dolara indi. 2023/24 sezonu sonunda sofralık zeytin ihracatımız miktar bazında geçen sezonun gerisinde kalsada, döviz getirisi olarak artacağına inanıyoruz. 2023/24 sezonunu 75 bin ton civarında sofralık zeytin ihracatıyla, 200 milyon doların üzerinde bir döviz getirisiyle kapatmayı hedefliyoruz.”

Türk Zeytinini En Çok Almanlar, Iraklılar ve Romanyalılar Tüketti

Türkiye’nin sofralık zeytin ihracatında Almanya 17,2 milyon dolarlık dilimi siyah zeytin, 3,4 milyon dolarlık kısmı yeşil zeytin olmak üzere 20,6 milyon dolarlık payla açık ara lider konumdayken, ikinci sırada 9,8 milyon dolarlık siyah zeytin ve 1,8 milyon dolarlık yeşil zeytin talebiyle Irak yer aldı. Türkiye’nin sofralık zeytin ihracatında geleneksel pazarlarından Romanya’ya ise; 7,5 milyon dolarlık siyah zeytin ve 467 bin dolarlık yeşil zeytin ihraç edildi. Türkiye’nin sofralık zeytin ihracatında öne çıkan diğer ülkeler; 4,5 milyon dolarlık taleple Amerika Birleşik Devletleri ve 3,5 milyon dolarla Bulgaristan oldu.

TÜRKİYE’NİN SOFRALIK ZEYTİN İHRACATI TABLOSU

MİKTAR
1 EKİM 2022-
31 OCAK 2023
TUTAR
1 EKİM 2022-
31 OCAK 2023
MİKTAR
1 EKİM 2023-
31 OCAK 2024
TUTAR
1 EKİM 2023-
31 OCAK 2024
MİKTAR
DEĞ. (%)
TUTAR
DEĞ. (%)
SİYAH ZEYTİN 26.565.155 45.395.632,91 22.540.044 58.845.283,77 -15 30
YEŞİL ZEYTİN 8.943.367 15.517.762 5.783.799 14.803.755 -35 -5
TOPLAM 35.508.522 60.913.395,24 28.323.843 73.649.038,48 -20 21

Şirket Yönetiminde Sadelik ve Basit Düşünmenin Gücü

Basit Düşün

Apple’ın ürün yelpazesini hayal edin. Platin MacBook’lar. Gofret inceliğinde iPhone’lar. Ürün ne olursa olsun, şık, çekici ve Apple olarak anında tanınabilir. Her şeyden önce, güzel ve basit görünüyor.

Aslında, Apple’ın ürün tasarımı ve perakende mağazalarının yanı sıra yönetimin ekipleriyle nasıl ilişki kurduğuna bakarsanız, sadeliğin Apple’ın operasyonlarının merkezinde olduğunu göreceksiniz. Neden? Çünkü sadeliğin modern bir işletme için en güçlü araç olduğunu anlıyorlar. Tüketiciler bunu tercih ediyor. Çalışanlar buna bayılıyor. Ve bununla birlikte, yönetim bir şirketi şaşırtıcı yüksekliklere taşıyabilir.

Ancak basitlik zordur. Bir şirketin markasını damıtmak, departman karmaşıklığının katmanlarını kesmek veya bir ürün yelpazesini düzene sokmak için çalışmak gerekir. İyi haber şu ki, aşağıdaki bölüm sizin için gerekli araçları sağlayacak ve size iş dünyasındaki en zeki insanlardan bazılarının görüşlerini verecek.

Aşağıdaki yazıda şunları öğreneceksiniz:

  • Ben & Jerry’s’in karmaşık olanı nasıl basit hale getirdiğini;
  • Steve Jobs’un neden uygulamalı bir lider olduğu; ve
  • Komünist dönemden kalma bir meşrubatın Coca Cola ve Pepsi ile nasıl başarılı bir şekilde rekabet ettiği.

Basit Misyonların Gücü

İsteyebileceğiniz her şey sadece bir tık uzağınızda. Amazon, e-ticareti kitlelere ulaştırdığında dünyaya bunu söyledi. Ve böylece Amazon şirket misyonunu bulmuştu: “bir tık ötede”

Tüm şirketlerin net bir misyonu yoktur. Bir grup insana Hewlett Packard veya Dell’in neyi örnek aldığını düşündüklerini sorun ve muhtemelen yüzlerce farklı şey duyacaksınız. Büyük şirketler, kısmen, basit ve güçlü felsefelere sahip oldukları için öne çıkarlar.

Peki, bir şirket misyonu tam olarak nedir ve bir şirket misyonu geliştirmeye nasıl devam edebilirsiniz?

İşte anahtar mesaj: Tüm büyük şirketlerin, onları açıkça tanımlayan merkezi bir misyonu vardır.

Bir şirket misyonu, yaptığı her şeyin arkasındaki basit ve güçlü bir mantıktır. Bunu net bir şekilde ortaya koyarak, bir şirket gereksiz olan her şeyi ortadan kaldırabilir ve gerçekte neyle ilgili olduğunun özüne inebilir.

Çok az şirket misyonu Apple’ınki kadar basit ve tutarlıdır. Steve Jobs, on bir yıllık bir sürgünden sonra 1997’de Apple’a döndüğünde, şirket düşüşe geçiyordu. Kısa bir süre içinde Jobs, şirketin sihrini geri getirmişti.

Bunu nasıl yaptı? Kontrolü geri almadan önce bile, o zamanki CEO Gil Amelio ile birlikte yaptığı bir sunumda yeni bir şirket misyonu formüle etti. Arkasındaki bir slaytta şu sözler vardı: “Misyon: müşterilerin yalnızca Apple’dan alabileceği alakalı, ilgi çekici çözümler sunmak.”

Ve bu, Apple’ın bugüne kadarki misyonudur. Jobs’un şirkete temel amacını veren açıklayıcı vizyonu olmasaydı, Apple sadece başka bir PC üreticisi olurdu. Bunun yerine, dünya çapında hayranlık uyandıran devrim niteliğinde bir tüketici elektroniği şirketidir.

Apple için bir diğer önemli dönüm noktası, şirketin Apple Store’u yaratmasıyla geldi. Bu, Apple’ın çalışanlarının davranışlarından mağazalarının görünümüne kadar misyonunu halka açık bir alanda göstermesi için bir fırsattı.

Apple Store’u geliştirmek için işe alınan Ron Johnson, Jobs’un temel misyonu üzerine inşa edildi. Perakende mağazaları için özel bir slogan yarattı: Yaşamları Zenginleştirin. Apple’ın amacı, kullanıcıların ihtiyaçlarına odaklanan ürünler tasarlamak olduğu gibi, Apple Store’ların amacı da gelen herkesin hayatını zenginleştirmekti. Bu nedenle müşteriler mağazada coşkulu bir hizmet bekleyebilirler ve yetenekli çalışanlar her zaman Genius Bar yardım masalarında gelişmiştir.

Bu, iyi tanımlanmış ve basit bir şirket misyonunun gücüdür.

Güçlü bir şirket kültürü, birleşmeye ve basitleştirmeye yardımcı olur.

Yeni bir iş için mülakata alındığınızı hayal edin. Potansiyel patronunuz size binayı gezdiriyor. Çeşitli eğlenceli ve aptal ekip oluşturma etkinliklerinde çalışanların fotoğraflarını gördüğünüz bir duvar ekranına doğru hareket ediyor. Gülüyor ve “Buralarda işleri böyle yapıyoruz” diyor.

Elde ettiği şey, şirketin kültürüdür. Bir işletmeyi olduğu gibi hissettiren şey budur. Ve sadece ekip oluşturma alıştırmalarından daha ileri gider – çalışanların birbirlerine nasıl davrandıklarından e-postaların yazılma şekline kadar her şeyi tanımlar.

Güçlü bir şirket kültürü, gerçekten başarılı bir işletmenin çok önemli bir bileşenidir.

Buradaki anahtar mesaj şudur: Güçlü bir şirket kültürü birleştirmeye ve basitleştirmeye yardımcı olur.

Başlangıç olarak, şirket kültürü, çalışanların şirkette işlerin nasıl yürüdüğünü hızlı bir şekilde bilmelerini sağlar. Amerikan çokuluslu sağlık-gıda zinciri olan Whole Foods’u ele alalım. Kültürleri, çalışanlarına gerçek bir amaç duygusu aşılar. Ve bu amaç, tüm gıdaların faydalarını, küçük bir w harfi ile bireyler, topluluklar ve dünya için sağlıklı olarak kutlamaktır. Whole Foods’ta çalışan insanlar bu amaç konusunda tutkulu olma eğilimindedir.

Alternatif olarak, güçlü bir kültür, çalışanlara bir şirket için uygun olmadıklarını söyleyebilir. Örneğin, 2012’de Apple, John Browett’i perakendeden sorumlu yeni kıdemli başkan yardımcısı olarak işe aldı. İngiliz perakende zinciri Dixons’ın eski CEO’suydu. Browett, Apple’ın tüm ahlakını en başından beri “anlamadı”. Browett, “yaşamları zenginleştirmek” yerine, kısa vadeli karları maksimize etmeye çalıştı – personeli işten çıkardı, çalışma saatlerini azalttı ve terfileri azalttı. Sadece şirket kültürüne uymadı. Dokuz ay içinde kapıdan çıktı.

Bir şirketin kültürü, çalışanlar için standart belirlemenin yanı sıra, farklı bir işgücünü de birleştirebilir. ABD merkezli büyük video oyunu tasarımcısı Electronic Arts’ın kültürü tam olarak bunu yaptı. Şirketin, video oyunu sanatçıları ve kodlayıcılar gibi doğal olarak birbirine yönelmeyen grupları birleştirmesi gerekiyordu. Electronic Arts’ın çözümü, herkesin aynı ekibin bir parçası olduğunu hissettiği ve aynı hedeflere doğru ilerlediği bir kültürü teşvik etmek olmuştur.

O halde güçlü bir kültür, basitleştirici harika bir araç olabilir: bir şirketi tek bir bayrak altında birleştirirken net ve tutarlı bir ilkeler dizisi oluşturmaya yardımcı olur.

Bir şirketin CEO’su sadeliğe ulaşmak için çok önemlidir.

İçeriğin devamını görüntülemek için Öğrenme Merkezi Üyeliği gereklidir. Üye iseniz lütfen giriş yapınız. Henüz üye değilseniz Dijital İşlem Merkezi üzerinden üyelik satın alarak hesabınızı oluşturabilirsiniz.
Hesap Oluştur

 

Kayıt Formu

Kayıt için Kullanım Şartları ve Gizlilik Politikası ve 6698 Sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (“KVKK”) Usul ve Esasları Uyarınca Kişisel Verilerinizin Korunması Hakkında Müşteri Aydınlatma Metnin okunması ve kabul edilmesi gereklidir.