Tıbbi Tedarik Zinciri Yönetimi Kongresi

Değerli sağlık yöneticileri;

Başarılı ve sürdürülebilir bir sağlık hizmeti için, kaynakların verimli kullanılması ve uluslararası standartlarda tedarik zinciri ve stok yönetiminin önem kazandığı günümüzde; Tıbbi Tedarik Zinciri Yönetimi alanında sorunları tartışmak, yeni teknolojileri takip etmek ve başarılı uygulamaları paylaşmak üzere ilki 18-22 Şubat 2015 tarihinde başarıyla gerçekleştirilen ustbannernin ikincisini; 8-10 Aralık 2016 tarihinde yine Antalya’da gerçekleştirmek istiyoruz.

Tedarik zinciri ve stok yönetiminde zaman, mekân ve mali kaynakların doğru ve verimli kullanılması en önemli konudur. Ülkemizde bu konuda ilerleme kaydeden kurumların bilgi ve deneyimlerinden yararlanmak, olması gereken sistemler, teknolojiler ve pilot uygulamaların sağlık yöneticileri ile paylaşılması, sektöre ürün ve hizmet sunan firmalarla sağlık yöneticilerinin bir araya gelmesi bu kongrenin öncelikli amacını oluşturmaktadır.

Tıbbi Tedarik Zinciri Yönetimi Kongresi’nin içeriğinin bu yıl akademik bildiriler ve kurslarla zenginleşeceğini düşünüyoruz.

Bu Kongre; satınalma, lojistik, stok takibi, kayıt, denetim, finansman ve bilişim alanlarında eğitim ve bilgi paylaşımının yanısıra; sağlık sektöründe yeni ürün, hizmet ve teknolojilerin sergilendiği Medikal Tedarik Zinciri Fuarı ile sektörde kullanıcılarla hizmet sağlayıcıları bir araya getiren iyi bir platform olacaktır.

8-10 Aralık 2016 tarihinde Antalya’da yapacağımız; Uluslararası Katılımlı Tıbbi Tedarik Zinciri Yönetimi Kongresi vesilesiyle tüm sağlık yöneticileri ile sektöre ürün ve hizmet sağlayıcıları aramızda görmekten mutluluk duyarız.

Saygılarımla,

Prof. Dr. Cevdet ERDÖL

SBÜ Rektörü / Kongre Başkanı

6. Ar-Ge Proje Pazarı

argepazariİstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İKMİB) ve Akdeniz İhracatçı Birlikleri (AKİB) ortaklığında 6. Ar-Ge Proje Pazarı düzenlenecektir. Ar-Ge Proje Pazarı kapsamında; akademisyenler, sanayiciler, girişimciler, müteşebbisler ve öğrencilerden oluşan geniş bir katılımcı kitlesi yer alacaktır.

Amaç, Ar-Ge ve inovasyon kültürünün yaygınlaşmasına katkıda bulunmak ve üniversite-sanayi-kamu-girişimci işbirliği ile yüksek katma değerli üretimi ve dolayısıyla ihracatı artırmaktır. Özellikle sanayinin ara malı ihtiyacını karşılamak üzere teknolojik çözüm arayışları da etkinliğin diğer amaçlarındandır.

6. Ar-Ge Proje Pazarı kapsamında Ar-Ge ve inovasyon ile ilgilenen tüm kesimlerin faydalanacağı özel programlar organize edilmektedir. Siz de projenize maddi ve manevi destek bulmak, ülkemizde kimya sektöründe gerçekleşen örnek projeleri sergilemek ve sektördeki teknolojik gelişmeyi takip etmek için etkinliğimize katılmalısınız.

Ülkemizin daha hızlı kalkınabilmesi için ihracatımızın katma değerinin yükseltilmesi ile hammadde ve ara mal ithalatımızın azaltılması gerekliliği bugün herkes tarafından kabul edilen bir gerçektir. Bu amaca ulaşabilmek için daha çok Ar-Ge ve inovasyon çalışması yapılması ve yapılan bilimsel çalışmaların da satılabilir yeni ürünlere dönüştürülebilmesi gereklidir.

Bu doğrultuda yapılan çalışmalara destek olmak için, Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin (TİM) koordinasyonunda, İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İKMİB) ve Akdeniz İhracatçı Birlikleri (AKİB) olarak ülkemiz ihracatına katkıda bulunmak üzere, 6. Kimyevi Maddeler ve Mamulleri Ar-Ge Proje Pazarı düzenlenecektir.

Etkinlik kapsamında, kimya ve malzeme sektörünün yüksek katma değerli üretim yapabilmesi, gerçekleştirilen ihracatın sürdürülebilir kılınması ve dünya pazarlarında rekabet avantajı sağlayacak ortamın oluşması, kalite ve standardın yükseltilmesi amacıyla yeni ürün ve üretim teknolojileri ile ilgili projeler üretecek yerli üniversiteler, araştırma kurumları, sanayiciler, girişimciler, ilgili kamu kurumları ve diğer paydaşlara açık bir ortam oluşturularak ilgili kesimlerin bir araya gelip, bu konuları karşılıklı görüşüp işbirliği oluşturmaları hedeflenmektedir.

Alman EWE Grubu’ndan Türkiye’ye 120 milyon Euro yatırım

Türkiye’de enerji, telekomünikasyon ve bilgi teknolojileri sektörlerinde 10 yıldır faaliyet gösteren Almanya’nın köklü şirketlerinden EWE’nin Yönetim Kurulu Başkanı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak ile Ankara’da görüştü ve EWE Turkey Holding’in gelecek üç yılda yaklaşık 120 milyon Euro yatırım planladığını açıkladı.

1479822078_1122_ewe

Almanya’nın en büyük enerji şirketlerinden EWE AG’nin Türkiye’deki iştiraki EWE Turkey Holding, önümüzdeki üç yılda Türkiye’ye 120 milyon Euro’ya yakın yatırım yapacağını açıkladı. Planlanan bu yatırım, yakın geçmişe kıyasla önemli bir artış. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak’ı Ankara’daki makamında ziyaret eden ve Türkiye’deki yatırım planlarını açıklayan EWE AG Yönetim Kurulu Başkanı Matthias Brückmann ve EWE Turkey Holding Genel Müdürü Dr. Frank Quante, bilgi teknolojileri ve enerji verimliliği alanlarındaki faaliyetleriyle de Türkiye’de daha da büyümek istediklerini belirttiler. Türkiye’ye ve Türk ekonomisine güvendiklerini belirten EWE Grubu üst düzey yöneticileri, EWE Grubu’nun Türkiye’deki yatırımlarına hız kesmeden devam edeceğini aktardı. Matthias Brückmann: “EWE Grubu yatırımlarına hız kesmeden devam etti. Bu yatırımlar, EWE Grubu’nun Türk ekonomisine olan güveninin bir kanıtıdır.”

EWE Grubu Türkiye’deki faaliyetlerini kararlılıkla sürdürüyor

Enerji Bakanı Berat Albayrak’ı ziyaretlerinde Matthias Brückmann, Türkiye’de gaz, elektrik ve telekomünikasyon sektörleri arasında yakınsamayı hayata geçiren ilk şirket olduklarına dikkat çekerek, enerji verimliliği projeleriyle de büyük oranda tasarruf sağlayarak ekonomiye katkıda bulunduklarını açıkladı. Ayrıca EWE’nin çevre dostu enerji ve teknolojiye yönelik stratejisini enerji verimliliği aktivitelerine odaklanarak Türkiye’de de uygulayacaklarını sözlerine ekledi. Bay Brückmann, “Bursagaz, Kayserigaz, EWE Enerji, Enervis, Millenicom ve BTC Türkiye şirketlerimiz ve 1.200’e yakın çalışanımız ile müşterilerimize, sektöre ve ülkemize kalıcı değerler sunmak üzere çalışmalarımıza devam edeceğiz.” diyerek sözlerini tamamladı.

EWE Turkey Holding Hakkında:

Almanya’nın en büyük enerji şirketlerinden biri olan EWE AG, 2007 yılında girdiği Türkiye pazarındaki faaliyetlerini yüzde 100 iştiraki olduğu EWE Turkey Holding çatısı altında sürdürmektedir. EWE Turkey Holding, Türkiye’nin en büyük doğal gaz dağıtım şirketlerinden biri olan Bursagaz’ın ve Kayseri’deki bölgesel doğal gaz dağıtım şirketi Kayserigaz’ın çoğunluk hissedarıdır. EWE, Türkiye doğal gaz sektöründeki en büyük beş enerji ticaret şirketinden biri olan EWE Enerji ile birlikte endüstriyel müşteriler, elektrik santralleri ve yerel dağıtım şirketleri için tedarikçi olarak ülke genelinde hizmet vermektedir. EWE Turkey Holding’in diğer bir iştiraki olan ve 2012 yılında faaliyetlerine başlayan Enervis ise; enerji verimliliği ve yenilenebilir enerji alanlarında ölçüm, etüt, danışmanlık, proje, uygulama ve eğitim hizmetleri konularında faaliyet göstermektedir. EWE Turkey Holding, 2016 yılı başında bireysel ve kurumsal müşterilerine internet, telefon ve bulut hizmeti sunarak 120.000 abonesine hizmet veren Millenicom’u satın alarak telekomünikasyon pazarında da faaliyet göstermeye başlamıştır.

TAZEDİREKT EFSANESİ GÜÇLENEREK GERİ DÖNÜYOR

TAZEDİREKT EFSANESİ GÜÇLENEREK GERİ DÖNÜYOR

Türk perakende sektörünün köklü kuruluşu Migros Grubu, doğal gıda online alışveriş markası Tazedirekt’i sevenleriyle yeniden buluşturuyor. Migros Ticaret A.Ş. Genel Müdürü Özgür Tort, “Tazedirekt’in marka vaadi ile bizim tazeliğe verdiğimiz önem son derece uyumlu. Tazedirekt’in “her şeyin âlâsı” anlayışı ile doğal ve yerel gıdalara sahip çıkan duruşunu devam ettirebilmesi için DNA’sında değişikliğe gitmeden faaliyetlerini sürdüreceğiz. 15 aylık bir sürede çok başarılı bir noktaya ulaşan bu değerli markanın operasyonel sebeplerle varlığını sürdürememiş olduğunu biliyoruz. 62 yıllık deneyimimiz, Macrocenter’ın kuvvetli altyapısı ve hizmet kalitesi ile Tazedirekt geri dönüyor ” dedi.

1479816176_migros_meyve_sebze_reyonu

Doğal gıda online alışveriş markası Tazedirekt, Migros Grubu ile geri dönüyor ve kaldığı yerden devam ediyor. 2014 yılı sonunda kurulan, doğal ve yerel gıdaları kaynağından tüketici ile buluşturan Tazedirekt, verimlilik sorunlarını gerekçe göstererek geçtiğimiz Şubat ayında hizmetlerini durdurmuştu.15 ay boyunca büyük bir başarı grafiği yakalayan Tazedirekt, tüketicilerle kurduğu kuvvetli bağı kaldığı yerden, bu kez Macrocenter’ın kuvvetli altyapısı ve hizmet kalitesiyle daha da güçlendirerek devam ettirecek.

Özgür Tort: “Tazedirekt’e Macrocenter’ın lojistik alt yapısıyla yeniden hayat veriyoruz”

Tazedirekt’in Macrocenter’ın operasyonel deneyimi ile yoluna devam edeceğini söyleyen Özgür Tort, “Migros Grubu, 62 yıllık tecrübesinde farklı alışveriş deneyimlerini koruyarak müşterilerinin tercihlerine yakın durdu. Bu çerçevede kısa sürede tüketicinin ilgisiyle karşılanmış, gönlünde gerçek bir yer edinmiş Tazedirekt’in operasyonel sebeplerle varlığını sürdürememiş olmasından dolayı üzüntü duyduk. Bu nedenle, Tazedirekt markasının yaşadığı operasyonel sorunları, Macrocenter’ın kuvvetli altyapısı ve hizmet kalitesiyle aşarak, müşterilerinin alışkın oldukları lezzetlere Tazedirekt ile ulaşmalarını sürdüreceğiz” dedi.

Tazedirekt’in, doğal ürünleri kaynağından tüketicilere ulaştıran, az zamanda büyük işler yapmış önemli bir teknoloji yatırımı olduğunu belirten Özgür Tort, “Dünyadaki şehirleşme trendinin sonucu olarak insanlarda sağlıklı, güvenilir, doğal gıdalara ve yerel ürünlere bir yönelim söz konusu. Taze kavramı bizim ayrışan özelliğimiz. Bu nedenle bir rakibimizin bu yönlü çalışmalarının güçlenerek devam etmesini önemsedik. Tazedirekt, geniş bir müşteri portföyü tarafından ayrışan özel bir hizmet. Bu markanın felsefesini koruyarak, vaad ettiği hizmeti sürdürebilmesi için çalışmaları başlattık. Kendimize çok yakın bulduğumuz bu alanın daha gidecek çok yolu olduğuna inanıyoruz.” dedi.

“Tazedirekt tüm sevenleriyle yeniden buluşacak”

Tazedirekt’in sunduğu hizmet ve özellikle belirli grup ürünleriyle, tüketicinin tutku ile bağlandığı ayrıcalıklı bir online alışveriş sitesi olduğunu belirten Özgür Tort, “Zaman içinde operasyonel verimlilik ve altyapı sorunları nedeni ile Tazedirekt hizmetlerini sürdüremez hale gelmişti. Zira perakende sektöründe verilen hizmet, ürün kalitesi ve ürün çeşitliliği kadar verimlilik de beraber ele alınması gereken önemli bir unsur. Bu sebeple, Tazedirekt’in ayrı bir alışveriş platformu olarak, DNA’sında değişikliğe gitmeden, “âlâ ürün ve âlâ hizmet” kalitesiyle kaldığı yerden devam edebilmesi için gerekli yetkinlik ve gücü sağlayacağız” dedi.

Özgür Tort sözlerine şöyle devam etti: “Biz her zaman tüketicinin yanındayız. Tüketicinin kalbine dokunan her değere yakın durur, önemseriz. Tazedirekt bize göre bu değerlere inanmış bir başarı hikayesi. Tazedirekt tüm sevenleriyle yeniden buluşacak” dedi.

“Kısa sürede “Love brand”e dönüşen markamı başka gibi bir “Love Mark”a teslim ediyorum”

Tazedirekt satışı ile ilgili olarak konuşan Tazedirekt.com’un kurucusu Hasan Aslanoba, “Tazedirekt benim çocuğum gibiydi. Çok emek verdim. Tazedirekt son 5 ayda ortalama yüzde 30’lık bir büyüme sağlamıştı. Ancak, maalesef bir takım operasyonel sorunlar nedeniyle devam ettirmemiz mümkün olmadı. Temellerini kurduğum ve kısa sürede müşterilerin gözünde “love brand” olan markamı şimdi başka bir “Love Mark”a teslim etmiş olmaktan dolayı son derece mutlu ve huzurluyum” dedi.

ARAÇ KİRALAMA PAZARININ YENİLİKÇİ MARKASI GARENTA EURO’NUN YÜKSELİŞİNİ DURDURDU

GARENTA’DA EURO 3.35’DE KALDI

Türk otomotiv sektörünün öncü şirketlerinden Çelik Motor’un bünyesinde araç kiralama hizmeti veren Garenta, müşterilerinin sürekli değişen döviz kurlarını takip etmesi yerine işlerine odaklanması hedefiyle yeni bir kampanyaya başladı. Bu çerçevede Garenta’nın uzun dönem araç kiralama markası GarentaPRO Euro kurunu 3.35 TL’de sabitledi.

Çelik Motor bünyesinde faaliyet gösteren araç kiralama pazarının yenilikçi markası Garenta, müşterilerine finansal anlamda da destek olmaya devam ediyor. Esnek ve hızlı araç kiralama deneyimleri ile şirketlerin önemli bir paydaşı olan Garenta, uzun dönem araç kiralamalarında Euro kurunu 3.35 TL’de sabitledi.

GarentaPRO müşterileri, 30 Kasım 2016 tarihine kadar, şirket adına yapacakları 12 ay ve üzeri kiralamalarda sabit kur üzerinden peşin ve kredi kartına taksit seçeneklerinden yararlanabiliyor. Kampanya, garentapro.com internet sitesi üzerinden yapılacak tüm uzun dönem araç kiralamalarında, stoktaki belirli araçlarda uygulanıyor. Garenta’nın tüketici beklentilerine göre tasarlanan internet sitesi müşterilerin kiralama deneyimini hızlandırıyor.

Garenta’nın uzun dönem araç kiralamak isteyen müşterilerine sunduğu avantajlar bununla da sınırlı kalmıyor. Kasım ayı sonuna kadar KIA Sportage 1.6 benzinli otomatik GT-line Prestige 4X4 serisi aracı 349 Euro + KDV’den başlayan fiyatlarla kiralamak mümkün.

GarentaPRO markası ile müşterilerin uzun dönem araç kiralama ihtiyaçlarını karşılayan Garenta, avantajlı fiyatlandırma yapısı, müşteri odaklı hizmet anlayışı ve 7 gün 24 saat desteği ile dikkat çekiyor. Garenta’nın Euro kuru sabitleme fırsatı ile ilgili detaylarına www.garentapro.com internet sitesinden ulaşılabiliyor.

Kartlı ödemeler güvenli olarak büyüyor

BKM 2016 yılı Ekim ayı verilerini açıkladı!

Kartlı ödemeler güvenli olarak büyüyor

BKM’nin (Bankalararası Kart Merkezi) açıkladığı verilere göre Ekim ayı sonu itibariyle Türkiye’de 57,9 milyon adet kredi kartı, 114,5 milyon adet banka kartı olmak üzere toplam 172,4 kart kullanılıyor.

Tablo 1: Kart Sayıları (Milyon Adet)

Kart Sayıları (Milyon Adet) 2016 Ekim
Banka Kartı 114,5
Kredi Kartı 57,9
Toplam 172,4

 

Ekim ayında 50 milyar TL’lik kartlı ödeme yapıldı

Banka kartları ve kredi kartları ile Ekim ayında toplam 50 milyar TL’lik ödeme yapıldı. Bu tutarın 45,5 milyar TL’si kredi kartları ile yapılırken 4,5 milyar TL’sinde banka kartları kullanıldı. Buna göre önceki yılın aynı dönemine göre büyüme oranı banka kartı ile ödemelerde %31, kredi kartı ile ödemelerde ise %7 oldu.

Tablo 2: Kartlı Ödeme Tutarı (Milyar TL) Gelişimi

Kartlı Ödeme Tutarı (Milyar TL) 2015 Ekim 2016 Ekim Değişim
Banka Kartı 3,5 4,5 %31
Kredi Kartı 42,6 45,5 %7
Toplam 46,1 50,0 %9

 

Dijitalleşme Sürüyor: İnternetten kartlı ödemelerde %22 oranında artış

BKM verilerine göre 2016 yılının ilk 10 ayında toplam 55,8 milyar TL tutarında internetten kartlı ödeme gerçekleştiği görülüyor. Buna göre önceki yılın aynı dönemine kıyasla internetten kartlı ödemelerde gerçekleşen artış oranı %22. Toplam kartlı ödemeler içindeki internetten ödeme payı ise geçen yılın aynı döneminde %10,4 olarak gerçekleşirken, 2016 yılının ilk 10 ayında %11,5’e çıktı.

Tablo 3: İnternetten Kartlı Ödeme Tutarı (Milyar TL) Gelişimi

İnternetten Kartlı Ödeme Tutarı (Milyar TL) 2015 İlk 10 Ay 2016 İlk 10 Ay Değişim
Kartlı Ödeme Tutarı 45,9 55,8 %22
Toplam Kartlı Ödemeler İçindeki Payı %10,4 %11,5

 

Her iki internet alışverişinden biri 3D Secure Güvenli Ödeme Yöntemi ile yapılıyor
İnternetten yapılan alışverişler dikkate alındığında 2010 yılında %18,3 olan 3D Secure ile yapılan güvenli ödeme işlemlerinin 2016 yılının ilk 10 ayında %52’ye çıktığı görülüyor. Bugün internetten yapılan kartlı ödemelerin çoğu 3D Secure ile güvenli bir şekilde gerçekleşiyor.

Tablo 4: 3D Secure Kartlı Ödeme Tutarı (Milyar TL) Gelişimi

3D Secure Kartlı Ödeme Tutarı Gelişimi (Milyar TL) 2010 2011 2012 2013 2014 2015 2016 İlk 10 Ay
Kartlı Ödeme Tutarı 2,4 4,4 8,0 12,8 17,2 26,1 29,3
İnternetten Ödemeler İçindeki Payı %18 %24 %32 %37 %41 %47 %52

 

Kartlı ödemelerde dolandırıcılık en alt seviyede seyrediyor

BKM dolandırıcılık istatistikleri dikkate alındığında yurtiçi fiziki POS’larda gerçekleşen her 1 milyon TL’lik kartlı ödemenin 2010 yılında 33 TL’sinde dolandırıcılık gerçekleşmekteydi. 2016 yılının ilk 10 aylık verilere göre ise her 1 milyon TL’lik işlemde yalnızca 8 TL dolandırıcılık işlemine maruz kalındı. Kredi kartlarının, ATM’lerin ve POS’ların tamamının chip&pin teknolojisine sahip olduğu ülkemizde, bankalarımızın dolandırıcılık izleme ve önleme yöntemlerini oldukça etkin bir şekilde uygulaması ve kartlı ödeme sektörü altyapımızın oldukça gelişmiş olması sayesinde dolandırıcılık rakamları en alt seviyelerde seyrediyor.

bkm_infografik_ekim_2016

Karayolu Taşımacılığında TNT Devri!

Hızlı Kargo Taşımacılığında TNT Avrupa Karayolu devri başlıyor!

1479795820_etin_yal____n_1

KOBİlerin ithalat ve ihracat lojistik maliyetlerinin düşürülmesine katkıda bulunmak amacıyla başlattığı tek fiyat uygulaması ile kendinden söz ettiren TNT’nin Avrupa Hızlı Karayolu hizmeti yeni bir devrin müjdecisi.

 

Yenilikleri ile global taşımacılık ve lojistik sektörünün çehresini sürekli tazeleyen TNT, Havayolu Ekspres Kargo hizmetlerinin yanı sıra Avrupa’nın 40 ülkesindeki 19 Ana Dağıtım Merkezi ve 540 deposu arasında işleyen karayolu ağı sayesinde rakipsiz bir karayolu kargo taşımacılığı hizmeti veriyor.

Bu hizmeti benzersiz kılan yalnız yaygın ağı değil, aynı zamanda ekspres tır seferlerinin tarifeli olarak haftanın 5 günü karşılıklı çalışıyor olması. TNT, artan talepler üzerine, doğrudan tarifeli çıkışlarını revize ederek Karayolu kargo teslimat sürelerini radikal şekilde kısaltma yoluna gitti (bknz. Tablo).

TNT Türkiye Genel Müdürü Çetin Yalçın, “Tarifeli ekspres TIR’larımız, İstanbul- Avrupa arasını çok kısa sürede kat etmeye başayınca rekabetçi transit sürelerine ulaşan “Avrupa Karayolu Hizmeti”mizin adını “Avrupa Hızlı Karayolu” olarak yeniledik.” dedi. “Son olarak, müşterilerimizin bu inanılmaz karayolu kargo hizmetimizi tecrübe etmelerine fırsat tanımak amacıyla Avrupa Hızlı Karayolu’nda 30kg- 200kg arası tüm gönderileri 99 Euro’ya taşıdığımız bir kampanya başlattık.” şeklinde devam eden Yalçın, gümrükten gümrüğe değil de ‘kapıya teslim’ özelliğinin de bir karayolu hizmeti için büyük fark taşıdığını belirtti.

Artan karayolu kargo hizmetlerini daha da geliştirmek üzere Hollanda’nın Eindhoven kentinde 7000 metrekarelik, 99 yükleme iskelesi bulunan yeni uluslararası deposunun açılışını yapan TNT, Türkiye’de de Avrupa Hızlı Karayolu için yatırımlarını sürdürmekte. TNT, 2016’nın Nisan ayında Çatalca’da bulunan modern Karayolu Operasyon Merkezi’ni devreye sokarak Avrupa Hızlı Karayolu kapsamında ithalat- ihracat, gümrük, TIR yükleme- boşaltma, elleçleme hizmetlerinin tamamını kendi personeliyle ve eş zamanlı olarak sağlıyor.

Samsung, HARMAN’ı Satın Alarak Büyümeye Devam Ediyor

Otomotiv, ses, nesnelerin interneti ve profesyonel pazarlar için büyüme fırsatları sunan bu satın alma, 2025 yılına kadar 100 milyar $’ı aşması beklenen pazarda Samsung’un konumunu güçlendiriyor

İSTANBUL, 22 Kasım 2016 – Samsung Electronics ve Harman International Industries, hisse başına nakit 112 dolara, toplam yaklaşık 8 milyar dolar karşılığında Samsung’un HARMAN’ı devralması için kesin anlaşmaya vardıklarını açıkladı. Bu işlem tamamlandığında Samsung, bağlantılı cihaz teknolojilerinde, özellikle Samsung’un stratejik önceliği olan otomotiv elektroniklerine yönelik büyük ve hızla gelişen pazarda önemli bir yer edinecek. Bağlantılı cihazların toplam pazarının 2025 yılına kadar 100 milyar doların üzerine çıkması da bekleniyor.1

Bugüne dek 30 milyonun üzerinde aracı internet bağlantılı otomobil ve ses sistemleriyle donatmış olan HARMAN, bütünleşik bilgi ve eğlence, telematik, bağlantılı cihaz güvenliği de dahil pek çok bağlantılı otomobil çözümü alanında pazar lideri konumunda bulunuyor. HARMAN’ın 30 Eylül 2016 tarihinde sona eren 12 aylık dönem boyunca rapor edilen 7 milyar $’lık satışının yaklaşık %65’i otomotiv ile ilişkili. Ayrıca bu siparişlerinin 30 Haziran 2016 tarihindeki değeri yaklaşık 24 milyar $’ı buluyor.

HARMAN’ın araç içi teknolojileri tasarlama ve birleştirmedeki deneyiminin yanı sıra dünyanın en büyük otomobil üreticilerinin çoğu ile sahip olduğu uzun soluklu ilişkiler; Samsung’un bağlantılı mobilite, yarı iletkenler, kullanıcı deneyimi, ekranlar alanındaki uzmanlığı ve küresel dağıtım kanalları ile birleşerek önemli büyüme fırsatları doğuracak. Ayrıca, HARMAN’ın markaları ve ses sistemleri ile Samsung’un tüketici elektroniği alanındaki uzmanlığının birleşimi sayesinde müşterilere daha fazla fayda sunulacak. Bununla birlikte Samsung’un tüm tüketici portföyü ve profesyonel ürün ve sistemleri genelinde kullanıcı deneyimleri geliştirilecek.

Samsung’un otomotiv çözümleri gelişiyor

Samsung Electronics Başkan Yardımcısı ve İcra Kurulu Başkanı Oh-Hyun Kwon, “HARMAN; teknoloji, ürün ve çözümler bakımından Samsung’u mükemmel bir şekilde tamamlıyor. Bu birleşme bir süredir aradığımız otomotiv stratejisinin doğal bir uzantısı” dedi. Kwon sözlerine şu şekilde devam etti:

“Kapsamlı müşteri ilişkilerine, güçlü markalara, önde gelen teknolojiye ve sınıfının en iyisi ürünlerle tanınmış bir portföye sahip bir 1. sınıf otomotiv sektörü tedarikçisi olan HARMAN, Samsung’un otomotiv platformunu geliştirmesi için güçlü bir temel oluşturuyor. Dinesh Paliwal kendisini kanıtlamış küresel bir lider ve kapsamlı görüşmelerimiz boyunca ona, güçlü üst düzey liderlik ekibine ve HARMAN’ın yetenekli çalışanlarına yönelik saygımız daha da arttı. HARMAN’ın teknoloji liderliği ve eşsiz otomotiv sipariş hattı ile desteklenen hızlı büyüme geçmişi, şirketin yenilikçilik ve müşterilerine bağlılığını yansıtıyor.”

HARMAN’ın Başkanı, Genel Müdürü ve İcra Kurulu Başkanı olan Dinesh Paliwal, “Tamamı nakit olarak gerçekleştirilen bu etkileyici işlem, hissedarlarımıza anında çok önemli bir değer sağlamanın yanı sıra çalışanlarımıza da daha büyük ve çeşitlilik gösteren bir şirketin parçası olma fırsatını sunacak. Bugünkü açıklamamız, bugüne kadar başardıklarımızın ve hissedarlarımız için ürettiğimiz değerin bir kanıtıdır. Samsung, HARMAN için ideal bir ortak ve bu girişim, dünya çapındaki otomotiv müşterilerimize ve tüketicilerimize harika fırsatlar sağlayacak. Samsung’un gelişmiş ekranlar, bağlantılı cihazlar ve işleme çözümleri alanındaki güçlerinin HARMAN’ın teknoloji liderliği ve uzun soluklu müşteri ilişkileri ile birleşimi sayesinde OEM’ler müşterilerine yeni ürünler sunabilecek. HARMAN ile Samsung’un birbirini tamamlayan güçlü yönleri sayesinde birlikte yenilikçiliğe hız kazandırmalarını sağlayacak. Dünyadaki tüm tüketicilere yönelik deneyimleri daha da ileriye taşımak için Samsung ile birlikte çalışmayı sabırsızlıkla bekliyoruz” dedi.

BP Türkiye, 7. Karayolu Trafik Güvenliği Sempozyumu ve Fuarı’nda Yol Güvenliğine Dikkat Çekti

Trafik güvenliği sektörünün tüm paydaşlarını aynı mekanda buluşturan

7. Karayolu Trafik Güvenliği Sempozyumu ve Fuarı, 17-19 Kasım 2016 tarihlerinde Ankara Congressium (ATO) kongre ve fuar merkezinde düzenlendi. Bu yıl fuarda Trafikte Haklarım Derneği’yle birlikte yer alan BP Türkiye “yol güvenliği” konusuna dikkat çekti

T.C. İçişleri Bakanlığı, T.C. Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü ve Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından da desteklenen ve sektörün öncü firmalarının yoğun ilgi gösterdiği 7. Karayolu Trafik Güvenliği Sempozyumu ve Fuarı,yurtiçi ve yurtdışından satın alma heyetlerinin yanı sıra birçok Büyükşehir Belediyesi’nin de katılımına sahne oldu.

BP Türkiye, 7. Karayolu Trafik Güvenliği Sempozyumu ve Fuarı’nda destek sponsorluğunun yanı sıra “yol güvenliği” konusunda bilinçlendirme yapmak amacıyla Trafikte Haklarım Derneği’yle birlikte yer aldı.Trafikte Haklarım Derneği, ülkemizde trafik kazalarının azalabilmesi için toplumsal ve hukuki farkındalık yaratma misyonuyla 2015 yılında kuruldu. Sempozyum sonrası fuarı ziyaret eden T.C. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ve T.C. Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan, Trafikte Haklarım Derneği’nin standını da ziyaret ederek dernek kurucusu Yasemin Usta’dan yapılan çalışmalar hakkında bilgi aldı.

BP Türkiye Kurumsal İletişim Direktörü Murat LeCompte konuyla ilgili olarak şunları söyledi:“Faaliyette olduğumuz her alanda Sağlık, Emniyet, Çevre (SEÇ) ilkelerimizi her zaman ön planda tuttuk. Yol Güvenliği bilincinin sağlanması ve bu alandaki çalışmalarımız SEÇ uygulamalarımızın değişmez bir parçasıdır. Ülkemizde karayolu trafik güvenliğinin sağlanması amacıyla, kamu ve özel sektör kuruluşları, üniversite ve sivil toplum kuruluşları mensuplarının bilimsel çalışmalarının karşılıklı olarak paylaşıldığı, uygulamacılarla bilim adamlarını bir araya getiren Karayolu Trafik Güvenliği Sempozyumu’nun büyük yarar sağladığını düşünüyoruz. Yol güvenliği konusunda edindiğimiz bilgi ve tecrübelerimizi bu tür oluşumlarda paylaşmak istiyoruz. Bu nedenle, BP Türkiye olarak trafikte can güvenliği konusunda koruyucu önlemler alınması ve sorumluluk bilincinin geliştirilmesi konularında toplumda farkındalık yaratılmasını hedefleyen çalışmaların bir parçası olmaya büyük önerm veriyoruz.”

104 yıldır Türkiye’de faaliyetlerini sürdüren ve Türkiye’nin enerji güvenliği açısından kilit öneme sahip Bakü-Tiflis-Ceyhan (BTC) Ham Petrol Boru Hattı ve Güney Gaz Koridoru projelerinin de içinde yer alan BP Türkiye,uzun yıllardır en önemli sosyal sorumluluk alanını “emniyet” olarak belirledi. 16 yıl boyunca Yol Güvenliği Çocuk Tiyatrosu aracılığıyla binlerce çocuğa ulaşarak trafik eğitimi veren BP Türkiye, bu eğitimlerin ardından yol güvenliği konusunu iletişim faaliyetlerine de taşıyarak milyonlarca kişiye ulaştı. Toplumsal sorumluluk çerçevesinde Emniyet Genel Müdürlüğü, Trafik Güvenliği Platformu ve Doğuş Otomotiv ile “Hayata Bağlı Kal” kamu spotu projesini hayata geçiren BP, bu film ile Türkiye genelinde emniyet kemeri bilincinin yaygınlaştırılmasını ve trafik güvenliği bilincini artırmayı hedefliyor.

Bosch’tan ‘Su Destekli’ Benzinli Enjeksiyon Sistemi

Bosch, su destekli benzinli enjeksiyon sistemini sunan ilk ve tek tedarikçi oldu.

İlk kez BMW M4 GTS modelinde kullanılmaya başlayan sistem, yakıt tasarrufu sağlamasının yanı sıra motor gücünü de artırıyor.

Bosch’un dünyaya tanıttığı su destekli benzinli enjeksiyon sistemi hem yakıttan yüzde 13’e kadar tasarruf sağlıyor hem de motor gücünü artırabiliyor. Dünyanın önde gelen otomotiv üreticilerinden biri olan BMW’nin kullanmaya başladığı teknoloji, özellikle üç ve dört silindirli küçük motorlarda, bir başka ifadeyle herhangi bir ortalama orta büyüklükteki otomobillerde ön plana çıkıyor.

Turboşarjlı motorlar için ekstra hız

Bosch’un yeni inovasyonu yakıt ekonomisi sağlamakla kalmıyor, otomobilleri daha da güçlü bir hale getirebiliyor. Su destekli benzinli enjeksiyon teknolojisi, turboşarjlı motorlarda fazladan güç sağlayabiliyor. Daha erken ateşleme açıları, motorun çok daha verimli bir şekilde kullanılabileceği ve hatta spor otomobillerde bile ek güç sağlanmasına dahi katkıda bulunabileceği anlamına geliyor.

Bu yenilikçi teknolojinin temeli, ‘motorun su kaynatmasına izin vermemek gerektiği’ gibi basit bir gerçeğe dayanıyor. Bunun meydana gelmesini önlemek için, bugünün yollarında mevcut olan neredeyse tüm benzinli motorlara fazladan yakıt enjekte edilir. Bu yakıt, motor bloğunun parçalarını soğutarak buharlaşır. Bosch mühendisleri su destekli benzinli enjeksiyon sisteminde bu fiziksel ilkeden yararlanıyor. Yakıt yanmadan önce, alım kanalına az miktarda su buğusu enjekte ediliyor ve suyun yüksek buharlaşma ısısı, etkin bir soğuma sağladığı anlamına geliyor. Bu sistem her yüz kilometre için sadece birkaç yüz mililitre suya ihtiyaç duyuyor, yani enjeksiyon sistemine sadece damıtılmış su veren küçük su deposunun en çok birkaç bin kilometrede bir yeniden doldurulması gerekiyor.

İlk örnek; BMW M4 GTS…

BMW M4 GTS, yenilikçi ve çığır açan su destekli benzinli enjeksiyon teknolojisini sunan ilk araç. Aracın turboşarjlı altı silindir motorunda, tam yük altında bile gelişmiş performans ve tüketim sunuyor.