Uykudaki Döviz Kurları
Reşat BAĞCIOĞLU
Uykudaki Döviz
Döviz gerçekten uykuda mıdır sizce?
Bence uykuda değil. Uykuda olduğunu sanıyoruz sadece.
Para uyusa da:
- bir gözü açık,
- kulakları radar gibi, en küçük tıkırtıyı duyar,
- Burnu sürekli piyasayı koklar. Tıpkı tilkiler gibi.
Özetle;
Para asla uyumaz.
Para puslu ve bulanık havayı sevmez.

Dövizin Uyamadığının Resmidir
Bu grafik TCMB sitesinden Aralık 2021 ayı esas alınarak veri girişi yapılmış ve elde edilen grafik aşağıdadır.

Bir süre uyuyan, daha doğrusu uyur gibi yapan dolar birden hızlandı, sıçradı ve bir gün içinde % 45 kadar aşağı salındı, değer kaybetti. Yani tepe takla aşağı yuvarlandı. Grafiği incelerseniz tam da piyasaların kapandığı saatte yani 17:47’de.
Döviz Kurları Hareket Koşulları
Ülkemizde sabit kur sistemi değil, dalgalı kur sistemi geçerlidir. Döviz kurlarındaki dalgalanma;
- Piyasa koşullarına,
- TCMB’nin PPK kararlarına,
- Döviz rezervlerine,
- Döviz giriş ve çıkışına,
- Ülke riskine
- Siyasi kararlara
- Beklentilere
göre şekillenir.
Döviz kurlarındaki dalgalanmada dalga boyları çok yüksek veya derin olabileceği gibi, bazen de stabil kalabilmektedir. Ancak tüm koşulların piyasa şartlarına göre oluşmasında, piyasanın dinamizmi açısından son derece büyük yararı vardır. Ülkede belli bir seviyede enflasyon varken, tüm ürün ve hizmetlerde enflasyon oranında artış varken döviz kurlarının sabit kalması söz konusu olabilir mi? Elbette ki olamaz. Enflasyon karşısında döviz kurlarının sabit kalması bir şeyle izah edilebilir; döviz baskı altındadır ve müdahale edilmektedir.
Ülkemizde dış ticaret açığı, ithalat rakamlarının fazlalığı, döviz ihtiyacımız, üretim noksanlığımız varken nasıl olur da döviz fiyatı sabit kalır? Hatta döviz fiyatı geriler desem de yanlış bir ifade olmaz.
İhracatçı Üzülsün mü?
Ülkemizde belli bir enflasyon ve bunun etkisinde fiyat artışı varken, ihracatçılar, hammadde veya tarımsal ürünleri ülkemizden sağlama yoluna gittiğinde, enflasyon karşısında ürün fiyatlarının arttığını ancak bununla beraber maliyet hesabı yapan ihracatçımız, kâr edebilmesi için muhtemel dövizdeki kur artışını da maliyet hesaplarına ilave ederek, kâr etmeyi düşünür. Ancak küresel piyasalarda durum farklıdır. Ülkemizdeki yüksek enflasyon karşısında üretim maliyetleri yüksek, kur düşük hatta geride kalıyorsa, ihracatçımız üzülecektir. Çünkü vereceği fiyatlar dünya piyasalarında kabul görmeyecektir. Zira ihracatçımızın önünde acımasız bir rekabet pazarı vardır ki satılacak ürünü üreten ve pazarlayan satan sadece bizim ihracatçımız değil, aynı zamanda dünyanın her tarafında aynı ürünü pazarlayan farklı üreticilerin de var olduğu bir gerçektir.
Dövizi baskılamanın maliyeti ülkemiz için oldukça fazladır. Bu maliyetin üretici ve ihracatçıya destek olarak kullanıldığında dövizi baskılamaya da gerek kalmazdı. Ülkemizin ihracat rakamı artar, üretici malını yurt dışına satar, ülkemize döviz gelir.
Ben bu filmi defalarca görmüştüm. Her defasında kahraman döviz, tepesinde dolaşan eli kırıyor ve döviz şahlanıyordu.
Dövizin tepesinde bir müdahale eli dolaşacağına, üretimin ve üretilen ürünlerin yurt dışına ihracında destekler verilmesinin ihracatçıyı ve üreticiyi daha fazla memnun edeceği ortadadır. Üretici ve ihracatçı üzülmez.
Döviz Kurları Artmalı mı?
Kuşkusuz ki dövizin fiyatı artmalı mı sorusuna vereceğimiz yanıt, olaya hangi taraftan bakacağımıza bağlıdır.
İthalatçı tarafından mı bakacağız; Dövizin fiyatı artmasın,
İhracatçı tarafından mı bakacağız; Dövizin fiyatı artsın,
Türkiye’nin dış borçlarına bakacağız; Dövizin fiyatı artmasın,
Carry Trade açısından bakacağız; Dövizin fiyatı artmasın…
Dövizin fiyatlamasında pek çok bileşen vardır. Hepsi de bir denge içerisindedirler.
Reşat BAĞCIOĞLU
ICC Uluslararası Ticaret Odaları
Türkiye Milli Komitesi
Türkiye Bankacılık Komite Başkanlığı Üyesi









