Depreme Karşı Hazır Olmak, Geleceğe Karşı Sorumluluğumuzdur

Satınalma Dergisi
Satınalma Dergisihttps://satinalmadergisi.com
KURUMSAL PAZARDA 13. YIL HABER & LANSMAN: dergi@satinalmadergisi.com REKLAM: reklam@satinalmadergisi.com ABONELİK: abone@satinalmadergisi.com Tel : (546) 740 10 10
spot_imgspot_img

Depreme Dayanıklı Şehirler İçin Kentsel Dönüşüm Hızlanmalı

17 Ağustos 1999’da saat 03.02’de Kocaeli’nin Gölcük ilçesi merkezli 7,4 büyüklüğünde meydana gelen Marmara Depremi yaklaşık 45 saniye sürdü ve Kocaeli, Sakarya, Yalova, İstanbul ile Düzce’de büyük yıkıma yol açtı. AFAD verilerine göre depremde 17.480 kişi hayatını kaybetti, 43.953 kişi yaralandı. Hasar tespit çalışmalarında 66.441 konut ve 10.901 iş yeri yıkık olarak kayda geçti, 285.211 konut ile 42.902 iş yerinde hasar belirlendi, yaklaşık 200 bin kişi evsiz kaldı. Sanayi yoğunluğu yüksek bir bölgede yaşanan bu kayıp, yapı denetiminin ve mühendislik hizmetlerinin niteliği üzerine yürütülen tartışmayı kalıcı biçimde gündeme taşıdı. Aradan geçen 27 yılda deprem, Türkiye’nin afete hazırlık düzeyini ölçtüğü temel referans noktalarından biri olarak kaldı.

6 Şubat 2023’te saat 04.17’de Kahramanmaraş’ın Pazarcık ilçesi merkezli 7,7 büyüklüğünde, aynı gün saat 13.24’te Elbistan merkezli 7,6 büyüklüğünde iki deprem meydana geldi. Kahramanmaraş ve Hatay merkezli depremler 11 ilde yıkıma yol açtı, İçişleri Bakanlığının 2 Şubat 2024’te açıkladığı verilere göre 53.537 kişi hayatını kaybetti, 107.213 kişi yaralandı. Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığının 17 Mart 2023’te yayımladığı raporda acil yıkılacak, ağır hasarlı ve yıkık konut sayısı 518.009 olarak belirlendi. Aynı raporda depremlerin Türkiye ekonomisine toplam maliyeti 103,6 milyar dolar olarak hesaplandı, bu tutar milli gelirin yaklaşık %9’una denk geldi. Toplam hasarın %54,9’unu, 56,9 milyar dolarla konutlarda oluşan kayıp meydana getirdi. Rapor, 2023 depremlerinin 1999 Marmara Depremine göre yaklaşık 6 kat daha fazla maddi hasara yol açtığını ortaya koydu.

Depremlerden etkilenen 11 ilin 2022 yılı ihracatı içindeki payı %8,6 düzeyindeydi, bölgedeki yıkım bu nedenle üretim ve ihracat akışında da karşılık buldu. Bugün risk büyük ölçüde mevcut yapı stokunda toplanıyor. Kentsel Dönüşüm ve Şehircilik Vakfı Başkanı Haldun Ersen, Türkiye genelinde yaklaşık 6 milyon bağımsız bölümün riskli yapı stoku içinde bulunduğunu, bunların 2 milyona yakınının acilen dönüştürülmesi gerektiğini belirtiyor. Kentsel Dönüşüm Başkanlığı verilerine göre 2012’den bu yana dönüşüm kapsamına alınan bağımsız bölüm sayısı 2 milyon 737 bine ulaştı, bunların 368 bininde çalışmalar sürüyor. Bu ölçekteki bir yenileme ihtiyacı, malzeme tedarikinden müteahhitlik hizmetlerine ve yapı denetimine uzanan bütün üretim zincirini ilgilendiriyor. Depremin 27. yıl dönümünde sektörün çatı kuruluşundan gelen değerlendirme de aynı başlığa işaret ediyor.

Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB) Başkanı M. Erdal Eren, 17 Ağustos Marmara Depremi’nin yıl dönümü dolayısıyla yaptığı açıklamada, “Depreme dayanıklı şehirler inşa etmek, yalnızca bugünün risklerini azaltmak değil, geleceğin şehirlerini doğru temeller üzerinde kurmak anlamına gelmektedir. Şehirlerimizi yalnızca bugünün ihtiyaçlarına göre değil, gelecekte karşılaşabileceğimiz afetleri de dikkate alarak tasarlamalıyız. Kamu, özel sektör, akademi ve meslek kuruluşlarının ortak akılla hareket ettiği; bilimin ve teknolojinin yol gösterici olduğu bir anlayışa ihtiyacımız var.” dedi.

17 Ağustos 1999 meydana gelen Marmara Depremi’nin üzerinden 27 yıl geçmesine rağmen bıraktığı acının yüreklerimize kazındığını hatırlatan Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB) Başkanı M. Erdal Eren, “Aradan geçen yıllara rağmen 17 Ağustos Marmara Depremi’nin ülkemizde bıraktığı izler hafızamızdaki yerini korumaktadır. Sonraki yıllarda meydana gelen depremler de bizlere, yapı güvenliğinin ve afetlere hazırlığın ertelenemeyecek kadar önemli olduğunu bir kez daha göstermiştir. Özellikle 6 Şubat 2023’te Hatay ve Kahramanmaraş merkezli, meydana gelen depremlerin ardından ortaya çıkan tablo, şehirlerimizin afetlere karşı daha dirençli hale getirilmesi için kapsamlı ve uzun vadeli bir dönüşüme ihtiyaç olduğunu ortaya koymuştur.” ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin deprem kuşağında yer alan bir ülke olduğuna dikkat çeken Başkan Eren, “Deprem riskini ortadan kaldırmak mümkün değil; ancak, doğru şehir planlaması, mühendislik esaslarına uygun yapı üretimi ve etkin denetim ile can kayıplarını en aza indirmek mümkün. Bu nedenle deprem hazırlığını yalnızca afet sonrasında yürütülen çalışmalarla sınırlamamalı, risk azaltma politikalarını şehirlerimizin gelişim sürecinin ayrılmaz bir parçası haline getirmeliyiz.” dedi.

“Yapı stokunun yenilenmesi için dönüşümün önündeki engeller kaldırılmalı”

Afet riskinin azaltılmasında mevcut yapı stokunun iyileştirilmesi ve yüksek risk taşıyan yapıların yenilenmesinin kritik önem taşıdığını vurgulayan TMB Başkanı M. Erdal Eren, kentsel dönüşüm uygulamalarının daha hızlı ve etkin biçimde hayata geçirilmesi gerektiğini belirtti.

Başkan Eren, “Bugün atacağımız her adım, yarın karşılaşabileceğimiz bir afetin sonuçlarını doğrudan etkileyecektir. Riskli yapıların tespitinden güçlendirme ve yenileme çalışmalarına kadar bütün sürecin hızlandırılması gerekmektedir. Bunun için kentsel dönüşümün ekonomik ve hukuki açıdan uygulanabilirliğini artıracak mekanizmaların güçlendirilmesi, vatandaşlarımızın dönüşüm süreçlerine katılımını kolaylaştıracak modellerin geliştirilmesi ve finansmana erişimin önündeki engellerin azaltılması büyük önem taşımaktadır.” ifadelerini kullandı.

Yeni yapı üretiminde kalite ve denetimin vazgeçilmez olduğunun altını çizen Başkan Eren, “Güvenli yapılaşma, yalnızca doğru malzeme kullanımıyla değil; doğru planlama, nitelikli mühendislik hizmetleri, yetkin uygulama ve etkin denetimin bir bütün olarak işletilmesiyle mümkün olabilir. Yapı üretim zincirinin tüm aşamalarında kalite standartlarının eksiksiz uygulanması ve mevzuatın tavizsiz biçimde hayata geçirilmesi elzemdir. Bunun yanında sektörümüzde nitelikli insan kaynağının geliştirilmesi de yapı güvenliğinin sürdürülebilirliği açısından temel unsurlardan biridir.” dedi.

Depreme Dayanıklı şehirler

“Depreme dayanıklı şehirler inşa etmek, yalnızca bugünün risklerini azaltmak değil, geleceğin şehirlerini doğru temeller üzerinde kurmak anlamına gelmektedir.” diyen Eren, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Şehirlerimizi yalnızca bugünün ihtiyaçlarına göre değil, gelecekte karşılaşabileceğimiz afetleri de dikkate alarak tasarlamalıyız. Kamu, özel sektör, akademi ve meslek kuruluşlarının ortak akılla hareket ettiği; bilimin ve teknolojinin yol gösterici olduğu bir anlayışa ihtiyacımız var. Türkiye Müteahhitler Birliği olarak afetlere dirençli, sürdürülebilir ve güvenli şehirler inşa etme hedefi doğrultusunda üzerimize düşen sorumluluğu yerine getirmeye devam edeceğiz. 17 Ağustos’un yıl dönümünde yitirdiğimiz canlarımızı rahmetle anıyor, aynı acıların yeniden yaşanmaması için depreme hazırlık konusunda kararlılıkla çalışmamız gerektiğini bir kez daha vurguluyoruz.”

Satınalma Dergisi
Satınalma Dergisihttps://satinalmadergisi.com
KURUMSAL PAZARDA 13. YIL HABER & LANSMAN: dergi@satinalmadergisi.com REKLAM: reklam@satinalmadergisi.com ABONELİK: abone@satinalmadergisi.com Tel : (546) 740 10 10
Önceki İçerik

PAYLAŞIMLAR

Lütfen yorumunuzu girin !
Lütfen adınızı giriniz.

Şirketler için Eğitim Kataloğu

📚 Eğitim Kataloğu
Sürdürülebilirlik ve Tedarikçi Ekosistemi
Şirket Profili Oluşturun