Ülkemizin kronik problemlerinin birisi de kayıt dışı istihdam ve bunun ekonomimizde yarattığı negatif etkidir. Kitlesel algısı sigortasız veya kaçak çalışmak olan kayıt dışı istihdamın uygulamada karşılaşılan en yaygın şekli ise sigortalı primlerinin eksik gösterilmesi yoluyla oluşturulan kayıt dışı ücret sistemidir. Sosyal Güvenlik Kurumu’nun en önemli gelir kalemi olan sigortalı primlerine esas kazancın eksik bildirilmesi Kurumun aktüeryal dengesini bozarak; uzun vadede bireylerin elde edecekleri emeklilik maaşlarında büyük hak kayıplarına neden olmaktadır. Son verilere baktığımızda; SGK 2014’ün ilk çeyreğinde 31.426.580 TL prim geliri elde ederken 32.649.498 TL emekli aylığını ve 14.075.578 TL sağlık harcamasını finanse etmiştir. Ülkemizde çalışma hayatında yer alan kayıtlı sigortalıların yaklaşık olarak %60’ının kazançlarının asgari ücret seviyesinden SGK’ya bildirildiği gerçeği ile bu verileri yan yana analiz ettiğimizde sosyal güvenlik bütçesi açığının büyük bir kısmını sistemdeki kayıp ve kaçakların oluşturduğunu söyleyebiliriz. Oluşturulan kayıt dışı sistem kısa ve uzun vadede sadece SGK’yı değil işçi ve işverenleri de zarara uğratmaktadır.
KAYITDIŞI ÜCRETİN İŞVERENLER YÖNÜNDEN ETKİSİ
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu uyarınca işverenler SGK’ya her ay aylık prim hizmet bildirgesi adında bir belge düzenleyerek çalıştırdıkları sigortalı işçilerin kazançlarını Kurum’a bildirirler. Ayrıca bu bilgileri doğrulayacak şeklide aylık ücret tediye/ödeme bordrosu düzenlerler. Genellikle kayıt dışı ücret sistemi uygulayan işverenler SGK’ya verilen belgelerdeki ücret tutarlarına göre ücret bordrolarını düzenler, ücret bordrolarında gösterilen tutarları banka kanalıyla işçilerine öder; geri kalan kazancı ise elden ödemek suretiyle sistemi ayakta tutarlar. Kısa vadede karlı gözüken bu sistemde işçinin SGK’ya başvurması yoluyla başlatılacak inceleme neticesinde veya İş Mahkemesinin yapacağı bir soruşturma neticesinde eksik bildirilen kazançlara ilişkin tespitler işverenlere yüklü bir fatura çıkması sonucunu doğurur. Sosyal güvenlik denetmenleri veya müfettişlerinin yapacağı incelemeler sonucu işçilerinin kazancını Kuruma eksik bildirdiği tespit edilen işverenlere eksik bildirim yapılan her bir ay için asgari ücretin iki katı tutarında idari para cezası uygulanmakta ve eksik bildirilen ücretlerin tamamlanması sağlanmaktadır. Bunun yanı sıra geçmiş dönemlere ilişkin prim farklarına ait gecikme zammı ve faizi de birlikte talep edilmektedir. Ayrıca işçinin inceleme sonrası talep etmesi halinde hesaplanacak yeni kıdem/ihbar tazminatı ve ücrete bağlı alacaklarının yeniden hesaplanması sonucu oluşacak farka ilişkin ödemeler de işverenin cebinden çıkmaktadır.
…
Yazar: Sertaç Sedat KÖKSAL, Denetmen,Sosyal Güvenlik Kurumu
Yukarıda özeti yayınlanan bu yazının tümünü Satınalma Dergisi Temmuz 2014 sayısında bulabilirsiniz.!
Satınalma dergisinin tüm sayılarını Apple Gazetelik (Iphone, Ipad) uygulaması içerisinde bulabilirsiniz!