İşçinin Devamsızlık Yaptığı Günlerin Primlerinin Ödenmiş Olması Feshi Geçersiz Kılar mı?
Lütfi İNCİROĞLU
Devamsızlık, işçinin işine devam etmemesi hali olarak tanımlanmaktadır. İşçinin işe devamsızlığı ve bunun yaptırımı 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25 II- (g) bendinde düzenlenmiştir. 4857 sayılı İş Kanuna göre, “işçinin işverenden izin almaksızın veya haklı bir sebebe dayanmaksızın ardı ardına iki işgünü veya bir ay içinde iki defa herhangi bir tatil gününden sonraki iş günü, yahut bir ayda üç işgünü işine devam etmemesi” halinde işverenin haklı fesih imkanının bulunduğu kurala bağlanmıştır. Ancak, bu hükmün uygulanabilmesi için, biri devamsızlığın süresi, diğeri sebebi olmak üzere her iki koşulun birlikte gerçekleşmiş olması gerekir. Yani devamsızlık haklı sebebe dayanıyorsa iş sözleşmesi bildirimsiz feshedilemez. Haklı nedenler; İstirahat, bir yakının ölümü, yardıma koşma zorunluluğu, resmi makamların çağrısı, tutukluluk, eşinin doğumu gibi haller sayılabilir. Burada önemli olan objektif iyi niyet kurallarına tarafların uymasıdır. Mazeretin ispatı noktasında, sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadığı sürece özel sağlık kuruluşlarından alınan raporlara da değer verilmelidir.
Örneğin, devamsızlık nedeni ile işverene bildirimsiz fesih hakkı doğmuş olsa bile, işveren bu hakkını objektif iyi niyet kurallarına göre kullanması gerekir. Bu kural işçi için de geçerlidir. Hastalan işçi hastalığını işverene haber vermeye ve onun kendi yokluğundan dolayı tedbir alarak zarardan korunmasını sağlamakla görevlidir[1].
Yargıtay’a göre, “Devamsızlık süresi, ardı ardına iki işgünü veya bir ay içinde iki defa herhangi bir tatil gününden sonraki iş günü ya da bir ayda üç işgünü olmadıkça, işverenin haklı fesih imkanı yoktur. Belirtilen işgünlerinde hiç çalışmamış olunması gerekir. Devamsızlık saatlerinin toplanması suretiyle belli bir gün sayısına ulaşılmasıyla işverenin haklı fesih imkanı doğmaz.
Devamsızlık, işçinin işine devam etmemesi halidir. İşyerine gittiği halde iş görme borcunu ifaya hiç başlamayan bir işçi devamsızlıkta bulunmuş sayılmamalıdır. İşçinin yapmakla yükümlü olduğu ödevleri hatırlatıldığı halde yapmamakta ısrar etmesi ayrı bir fesih nedeni olup, bu durumda 4857 sayılı İş Kanununun 25/II- h bendi uyarınca değerlendirme yapılmalıdır.
Maddede geçen “bir ay” ifadesi takvim ayını değil ilk devamsızlıktan sonra geçecek olan bir ayı ifade eder. İlk devamsızlığın yapıldığı gün ayın kaçıncı günüyse takip eden ayın aynı günü bir aylık süre sona erer. Son ayda ilk devamsızlığının gerçekleştiği günün bulunmaması halinde son ayın son günü bir aylık süre dolmuş olur. Sonraki devamsızlar söz konusu ise takip eden aylık dönemler içinde değerlendirilir.
İhbar tazminatı, belirsiz süreli iş sözleşmesini haklı bir neden olmaksızın ve usulüne uygun bildirim öneli tanımadan fesheden tarafın, karşı tarafa ödemesi gereken bir tazminattır. Buna göre, öncelikle iş sözleşmesinin Kanunun 24 ve 25 inci maddelerinde yazılı olan nedenlere dayanmaksızın feshedilmiş olması ve 17 nci maddesinde belirtilen şekilde usulüne uygun olarak ihbar öneli tanınmamış olması halinde ihbar tazminatı ödenmelidir. Yine haklı fesih nedeni bulunmakla birlikte, işçi ya da işverenin 26 ncı maddede öngörülen hak düşürücü süre geçtikten sonra fesih yoluna gitmeleri durumunda, karşı tarafa ihbar tazminatı ödeme yükümlülüğü doğar.
Somut olayda, davalı işveren davacının 02-03-04/09/2013 tarihlerindeki devamsızlığı sebebiyle iş akdine son verdiğini savunmuş ise de davacı devamsızlık yapmadığını, iş akdinin 04/09/2013 tarihinde sebepsiz şekilde işverence feshedildiğini iddia etmiştir.
Kurum kayıtlarında işten çıkış tarihi 04/09/2013 tarihi olarak gösterilip 9. ayda 4 gün çalışma bildirilmiş, devamsızlık ile ilgili düzenlenen tutanaklar bilirkişi raporunun ibrazından sonra dosyaya sunulmuş, davacı sunulan devamsızlık tutanakları kabul etmediğini beyan etmiş, buna karşılık işveren ise tutanak tanıklarını dinletmemiş, eş değerde delil sunarak kurum kayıtlarının aksini ispat etmemiştir. Açıklanan hususlara göre iş akdinin işverence haksız feshedildiği anlaşıldığından davacı lehine kıdem ve ihbar tazminatına hükmedilmesi gerekir iken aksi düşünce ile yazılı şekilde verilen karar hatalı olup bozmayı gerektirmiştir”[2].
Sonuç olarak, devamsızlık, işçinin işine devam etmemesi halidir. Haklı bir mazereti olmaksızın işe devamsızlık yapan işçi ücrete hak kazanamaz ve dolayısıyla sigorta primleri de ödenmez. Haklı bir mazereti olmaksızın işe devam etmeyen işçi ile ilgili hem tutanak tutulması hem de ücret ve prim ödenmiş olması devamsızlık gerekçesi ile yapılan feshi haksız hale getirir. Bu durumda işçi ihbar ve kıdem tazminatına hak kazanır.
Lütfi İNCİROĞLU
[1] Y9.HD. 9.5.2008 T, 2007/ 16956 E, 2008/ 11983 K.
[2] Y22HD.02.07.2019 T., 2017/23161, 2019/14770 Legalbank










Günümüzde üretici her sektör, robot teknolojileri, yapay zeka (AI) ve artırılmış gerçeklik/sanal gerçekliğin (AR/VR) kusursuz entegrasyonunun yön verdiği bir dönüşümden geçiyor. Geleceğin rekabetçi dünyasında verimliliği artırmak adına robotik otomasyonun alternatifsiz bir zorunluluk olduğunu vurgulayan FANUC Türkiye Genel Müdürü Teoman Alper Yiğit, üretimi geleceğe hazırlayacak altı altın kuralı açıkladı. 
Henley Pasaport Endeksi güncel raporuna göre Singapur, sıralamada en üst sırayı paylaşan 6 ülke ile arayı açarak “Dünyanın En Güçlü Pasaportu” unvanını yeniden devraldı. Şehir-devlet statüsündeki ülke vatandaşlarına dünyanın 227 ülkesinden 195’ine vizesiz seyahat olanağı sunarak bu alanda başka bir rekora daha imza attı. Endeksin en alt sırasında Afganistan yer alırken, geçen yıl 52. sırada yer alan Türk Pasaportu 7 basamak yükselerek dünyanın en güçlü 45. pasaportu oldu.



Ege İhracatçı Birlikleri (EİB) temmuz ayında yüzde 6’lık artışla 1 milyar 541 milyon 896 bin dolarlık ihracata imza attı. EİB’nin 2023 yılı temmuz ayı ihracatı 1 milyar 458 milyon 915 bin dolar olmuştu.
Samsung Electronics, Samsung’un çevresel, sosyal ve yönetişim (ÇSY) stratejilerinin yanında, sürdürülebilirlik alanında kaydettiği önemli ilerlemeleri içeren Sürdürülebilirlik Raporu’nu yayınladı. Şirketin öncelik değerlendirme sonuçlarını da içeren raporda, Cihaz Deneyimi (DX) biriminin yenilenebilir enerji dönüşümünde kaydettiği aşamalarla ulaştığı %93,4’lük yenilenebilir enerji oranının yanı sıra kadın istihdam oranını artırma yönündeki taahhütleri ve engelli bireylere yönelik istihdam çalışmaları dikkat çekiyor. 

İklim değişikliği ve artan sıcaklıklar, global lojistik ve tedarik zinciri sektörlerinde önemli değişiklikler yaratıyor. Özellikle bozulabilir ürünlerin taşınması bu değişikliklerden en çok etkilenen alanların başında geliyor. Sıcaklıkların yükselmesiyle birlikte taze gıda, ilaç ve diğer bozulabilir ürünlerin güvenli bir şekilde tüketiciye ulaştırılmasının önemini ifade eden Globelink Ünimar İcra Kurulu Başkanı Fatih Baş, konuyla ilgili görüşlerini aktardı.
Teknik personel maaşları gökyüzüne fırlarken, temizlik personeli bulma sorunları her geçen gün derinleşiyor. Haziran ayında İŞKUR aracılığıyla işe yerleştirilen 109 bin kişinin çoğunluğu erkek ve kadın iş gücüne katkıda bulunurken, imalat sanayindeki dev iş açığı dikkat çekiyor. Ancak, temizlik sektöründe maaşlar asgari ücretin üzerinde kalsa da, çalışan bulma sıkıntısı hala çözülmüş değil. İşletmelere Tesis Yönetim Hizmeti veren Allservice’in Yönetim Kurulu Başkanı Ebru Akyüz, “Maaşların düşüklüğü nedeniyle temizlik personeli bulmakta zorlanıyoruz, ancak teknik personellerde maaşlar 65 bin TL’ye kadar çıkıyor” dedi.
İşletmelere Tesis Yönetim Hizmetleri veren Allservice’in Yönetim Kurulu Başkanı Ebru Akyüz, teknik eleman maaşlarının memur maaşlarıyla yarıştığını söyledi. En büyük istihdam açığının temizlik personeli olduğuna dikkat çeken Ebru Akyüz, bunun sebeplerini ise şu şekilde açıklıyor; “Türkiye genelinde temizlik personeli pozisyonlarına olan ilgi azalırken, şirketler maaş politikalarını gözden geçiriyor. Son dönemde Türkiye’de temizlik personeli pozisyonlarına olan talebin azalması, sektördeki eleman açığını derinleştiriyor. Tesis yönetim hizmetleri şirketleri, asgari ücretin üzerinde maaş teklifleriyle dikkat çekse de, ekonomik koşullar ve alternatif iş olanakları, temizlik personeli bulma ve elde tutma konusunda zorluklar yaşanmasına neden oluyor. Şirketlerin çoğu, temizlik personeli için net 22 bin TL ile 27 bin TL arasında değişen maaşlar öneriyor. Ancak, bu maaşlar, ülke genelindeki asgari ücretin biraz üzerinde olduğu için, işe olan ilgiyi artırmakta yeterli olmuyor. Ekonomik belirsizlikler ve yüksek enflasyon da çalışanların maaş beklentilerini etkileyerek, temizlik personeli açığının artmasına katkı sağlıyor.”
Ali Rıza DÖLKELEŞ (Mutfak Yöneticisi – Food Editor)