Arz Zincirinin Önemli Bir Halkası: Gümrük Müşavirliği

Arz Zincirinin önemli Bir Halkası Gümrük Müşavirliği Satınalma Dergisi 7 Gün 7 Gündem

Arz Zincirinin Önemli Bir Halkası: Gümrük Müşavirliği

Remzi Akçi̇n Ugm Ykb
UGM Yönetim Kurulu Başkanı

Remzi AKÇİN

UGM Yönetim Kurulu Başkanı

Uluslararası ticarete konu malların üreticiden tüketiciye ulaştırılmasını sağlayan üç sektör bulunmaktadır. Arz zincirini oluşturan bu halkalar, birbirlerinin tamamlayıcısı niteliktedir. Belirttiğimiz arz zinciri nakliye, gümrükleme ve depolamadan oluşmaktadır.

Bu yazımızda, arz zincirinin kamu hizmeti niteliği ağır basan halkası olan gümrükleme işlemlerini yürüten gümrük müşavirliği mesleği hakkında bilgi vermek istedik.

Yetkilendirme

Arz Zincirinin önemli Bir Halkası Gümrük Müşavirliği Satınalma Dergisi 7 Gün 7 GündemArz zincirinin kamu hizmeti niteliği taşıyan halkası olan gümrükleme hizmeti, ağırlıklı olarak gümrüklü alanlarda yürütülür. Gümrüklü alanlar, gümrük işlemlerinin yürütüldüğü arıtılmış alanlardır. Bu alanlara ancak yetkilendirilmiş kişiler girebilir.

Diğer taraftan, gümrük işlemlerinin yürütülmesi (örneğin; gümrük beyannamesinin tescili, eşyadan numune alınması, eşyanın muayenesi vb.) konusunda işlem yapmak üzere bazı kişilerin yetkilendirilmesi ve yetkilendirilen bu kişilerin gümrük işlemlerini yapmak üzere sistem üzerinden tanımlanmış olması gerekir. Belirtilen bu yetkilendirme, yetkilendirilen bu kişilerin sisteme tanıtılması ve gümrük işlemlerinin bu kişiler tarafından yürütülmesi, gümrüklerde iş takibi olarak adlandırılır.

Temsil

Gümrük işlemleri, işlem sahibi tarafından bizzat yürütülebilir. Bu durum istisnai bir uygulamadır. Gerek yükümlülerin büyük çoğunluğunun tüzel kişi olması gerekse gümrük işlemlerinin karmaşık ve sorumluluk gerektiren işlemler olması nedeniyle bu işlemler temsilci aracılığıyla gerçekleştirilir.

Temsilcinin, başkasının adına ve hesabına hareket etmesine doğrudan temsil denir. Doğrudan temsil, tüzel kişiliğin yürütme organı veya yetkilendirdiği çalışanı tarafından sağlanır. Bu nedenle de yapılan işlemin sonuçlarından bütünüyle temsil edilen sorumludur.

Dolaylı temsil ise, temsilcinin kendi adına, ancak başkasının hesabına hareket etmesidir. Dolayısıyla, temsilci temsil edilenin bünyesinde değil, vekaletnameyle, yetkilendirilen kişidir. Dolaylı temsilde, temsil eden ile temsil edilen arasında bir iş akdi bulunmamaktadır. Kanun koyucu, dolaylı temsil edecek kişileri sınırlandırmış, yapılan işlemin nitelikli olması için bir meslek grubunu akredite etmiştir. Doğrudan temsil herkes tarafından gerçekleştirilebilir, ancak dolaylı temsil, sadece kamu idaresince akredite edilen gümrük müşavirleri tarafından yürütülebilir.

Gümrük Müşavirliği

Eşyanın gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanıma tabi tutulması gerek gümrük gerekse dış ticaret ve maliye gibi farklı pek çok mevzuat bilgisinin yanı sıra teknik bilgiye sahip olmayı da gerektirmektedir. Örneğin; ithal edilmek istenilen eşyaya ilişkin vergilerin belirlenmesi için öncelikle eşyanın gümrük tarife istatistik pozisyonunun (G.T.İ.P.) tespit edilmesi gerekir. Bu tespitin yapılabilmesi için ise gerek eşya hakkında gerekse eşyanın tarifesinin tespitine yönelik tarife mevzuatı hakkında uzman niteliğinde teknik bilgiye ihtiyaç duyulmaktadır. Ancak eşyanın tarifesinin tespiti sonrasında gümrük vergisinin İthalat Rejimi Kararı eki listedeki vergi oranlarının belirlenmesi mümkündür.

Niteliğine göre sadece bir kalem eşyanın ithalinde bile gümrük vergisi, ilave gümrük vergisi, katma değer vergisi, özel tüketim vergisi, dampinge karşı vergi, ek mali yükümlülük, kaynak kullanımı destekleme fonu gibi vergilerin oranlarını belirlenerek bunların hesaplanması gerekir. Bu itibarla, gümrük idaresinde dolaylı temsilci sıfatıyla iş takip eden meslek mensuplarının belli bir mesleki bilgiye ve uzmanlığa, aynı zamanda meslek etiğine sahip olması zorunludur.

Gümrük Müşavirlerine Neden Gerek Duyulur?

Mali disiplinin gerçekleştirilmesi hedefinde vergi uygulamalarının başarısında serbest muhasebeci ve mali müşavirler ile yeminli mali müşavirlerin üstlendikleri misyonun aynısını, dış ticaret işlemlerinin mevzuata uygun olarak yürütülmesi ve dış ticaret kaynaklı vergilerin doğru olarak tahsili hususlarında gümrük müşavirleri üstlenmiş bulunmaktadır. Bir taraftan dış ticaret alanında faaliyette bulunan firmalara danışmanlık hizmeti vermek diğer taraftan işlemlerin gümrüklerde mevzuata uygun olarak yürütülmesini sağlamak yoluyla firmalar ile gümrükler arasında köprü vazifesi gören gümrük müşavirlerinin genel yaklaşımları ve bilgi birikimleri gümrük ve dış ticaret politikalarının başarısını doğrudan doğruya etkilemektedir.

Gümrük müşavirleri, Gümrük Kanunu’nda belirtilen eğitim, staj, belli suçlardan ceza almamış olmak ve yapılan mesleki yeterlilik sınavında başarılı olmak gibi şartları taşıyan, Kanundan aldıkları yetkiler çerçevesinde gümrük işlemlerinin yerine getirilmesinde ehliyet sahibi, mesleki yetkinliğe sahip meslek mensuplarıdır.

Müşavirler, münhasıran gümrük idarelerinde dolaylı temsilci sıfatıyla iş takip etmek üzere yetkilendirilirler. Gümrük Kanunu gereğince dolaylı temsilci sıfatıyla hizmet veren gümrük müşaviri, kendi adına ancak başkasının hesabına hareket etmektedir. Bu nedenle gümrük müşavirleri, gümrük beyannamelerini beyan sahibi sıfatıyla imzalamakta ve bu sıfatla gümrük veri sistemine erişmekte ve veri girişi yapabilmektedir.

Özel hükümler saklı kalmak kaydıyla gümrüklerde iş takibi gümrük müşavir veya müşavir yardımcıları tarafından profesyonelce yapılır. Bu unvanı kazanan kişilerin, gümrüklerdeki işlerin aksamadan, süratli olarak yapılabilmesi ve iş sahiplerini zarara sokmadan işlem tesis etmeleri için gerekli mevzuat bilgisi yanında bir disiplin içerisinde hareket etmeleri esastır. Dolayısıyla mesleğe girişte ve yetişme döneminden sonra, gerekli mevzuat bilgisi aranmakta, gümrüklerde çalışanların bu unvanla çalışmak istemeleri halinde tecrübe aranmaktadır.

Uygulamayı yürütenlerin mevzuat bilgisi olması gerektiği dikkate alındığında, gümrük müşavirlerinin işlemlerini mevzuata uygun yapmaları, temsil ettikleri kişileri bu konuda bilgilendirmeleri ve yönlendirmeleri halinde gümrük işleri süratli bir şekilde yapılabilecek, iş sahipleri de azami faydayı sağlayan işlemi seçmiş olacaklardır. Aksi takdirde işler sürüncemede kalabilecek, bu da ilave masraflar getirebilecektir.

Tüzel Kişilik Olarak Gümrük Müşavirliği

Gümrük müşavirleri vekâletnameleri olmadıkça mal sahipleri adına beyanda bulunamazlar. Gümrük müşavirliği esas itibarıyla, avukatlarda olduğu gibi serbest meslek olarak faaliyet gösterilen bir meslek koludur.

Serbest meslek faaliyeti, sermayeden ziyade şahsi mesaiye, ilmi veya mesleki bilgiye veya ihtisasa dayanan ve ticari niteliği olmayan işlerin işverene bağlı olmaksızın şahsi sorumluluk altında kendi nam ve hesabına yapılmasıdır.

Serbest meslek mensubu ise; serbest meslek faaliyetini kendi nam ve hesabına, mutad meslek halinde ifa eden; avukat, doktor, diş hekimi, veteriner hekim, mimar, mühendis, müşavir, serbest muhasebeci mali müşavir, yeminli mali müşavir, danışman, ressam, yazar, bestekar, kimyager, noter, öğretmen, artist, menajer, senarist, yönetmen, ebe, sünnetçi, arzuhalci, rehber ve sağlık memuru vb. kişilerdir.

Diğer taraftan, gümrük müşavirliği özel hukuk tüzel kişiliği şeklinde faaliyet gösterebilir. Gümrük Kanunu’na göre; gümrük müşavirliğinin bir özel hukuk tüzel kişiliği oluşturularak yürütülmesi halinde, gümrük müşavirlerinin kuracağı tüzel kişiliklere gümrük müşavir yardımcıları da ortak olabilirler. Ancak, gümrük müşaviri ve gümrük müşavir yardımcısı, birden fazla tüzel kişiliğe ortak olamaz.

Gümrük Müşavir Yardımcıları ve Stajyerler

Gümrük müşavirleri her türlü gümrük işlemini takip edip sonuçlandırabilirken, müşavirin yanında çalışan müşavir yardımcıları sadece onun adına iş takip edebilirler. Burada beyanda bulunmakla gümrük işlerini takip etmenin birbirini tamamlayan ancak ayrı işlem olduğunu da hatırlatmak gerekir.

Gümrük müşavir yardımcılarının gümrüklerde takip edebilecekleri işlemler sınırlıdır. Bunlar bir gümrük müşavirinin yanında çalışır ve onun adına gümrükte iş takip edebilirler. Bununla birlikte, müşavir yardımcıları beyan sahibi tarafından imzalanmış gümrük beyannamesi ve eşyanın tabi tutulduğu gümrükçe onaylanmış işlem veya kullanım için gerekli belgeleri gümrük idarelerine verebilirler, beyan öncesi eşyanın incelenmesi (küşat) ve muayenelerde gümrük müşaviri yerine hazır bulunabilirler. Ancak gümrük müşavir yardımcıları; müstakilen iş takibinde bulunamaz, fatura düzenleyemez, mal sahiplerine yapılacak tebliğleri kabul edemez, onların adına yazılı veya sözlü istek ve itirazda bulunamazlar.

Gümrük müşavirinin yanında çalışan ve onun adına gümrükte iş takip edebilen müşavir yardımcılarının mesleklerini verimli şekilde icra edebilmeleri için gerekli mevzuat bilgisine, eğitim ve disiplin konularında da aranılan şartlara sahip olmaları gerekmektedir.

Bu hususları sağlamak için, öncelikle, kamu haklarından mahrum olmamak veya ceza ya da disiplin soruşturması sonucu memuriyetten çıkarılmamış olmak veya belirlenen suçlardan hüküm giymemiş olmak, şartları aranmaktadır.

Gümrük müşavirinin yanında çalışan stajyerler ise sadece gümrük müşavirliği bürosunda yürütülen işlemleri izlerler. Bunlar gümrüklerde ve gümrüklü alanlarda iş takip edemezler.

Gümrük Müşavirinin Sorumluluğu

Gümrük müşavirliği, sorumluluğu oldukça ağır olan meslek gruplarından birisidir. Gümrük müşavirlerinin, yaptıkları işten dolayı hem eksik vergi ödenmesi ve bu hususu biliyor olmaları durumunda, eksik vergiden dolayı müteselsil sorumluluğu bulunmaktadır. Öte yandan, Kabahatler Kanunu’nun “iştirak” hükümleri nedeniyle yükümlüye uygulanan para cezasının aynısının gümrük müşavirine de uygulanması söz konusu olabilmektedir. Daha da önemlisi, sadece düzenlemiş olduğu beyanname nedeniyle gümrük müşavirinin her zaman kaçakçılık suçundan yargılanması olasılığı da bulunmaktadır.

Gümrük müşavirinin sorumluluğu bununla da sınırlı değildir. Aynı zamanda, yaptığı işlemler nedeniyle disiplin cezasıyla karşı karşıya kalabilir. Mesleğini yapma yetkisi geçici veya sürekli olarak elinden alınabilir.

Gümrük Müşavirliği Ücretleri

Gümrük müşavirlerinin ve yetkilendirilmiş gümrük müşavirlerinin, danışmanlık dahil, verdikleri hizmetler karşılığı almaları gereken asgari ücret tarifesi her yıl Ticaret Bakanlığı tarafından tebliğ ile yayınlanmaktadır.

Asgari ücret tarifesinin altında bir bedel karşılığı hizmet vermek, idari para cezası uygulanmasını ve disiplin cezası verilmesini gerektiren bir uygunsuzluk sayılmaktadır.

Sonuç

Arz Zincirinin önemli Bir Halkası Gümrük Müşavirliği Satınalma Dergisi 7 Gün 7 GündemBu açıklamalardan anlaşılacağı gibi gümrük müşavirliği hizmeti bir zorunluluk olmamakla birlikte arz zincirinin vaz geçilemez ve olmazsa olmaz bir halkasıdır.

Remzi AKÇİN

UGM Yönetim Kurulu Başkanı

 

Laboratuvar Hizmet İhalesinde Aşırı Düşük Açıklamada Değerlendirme Dışı Bırakılan Firmalar?

Laboratuvar Hizmet İhalesinde Aşırı Düşük Açıklamada Değerlendirme Dışı Bırakılan Firmalar Satınalma Dergisi 7 Gün 7 Gündem

Laboratuvar Hizmet İhalesinde Aşırı Düşük Açıklamada Değerlendirme Dışı Bırakılan Firmalar?

Mehmet ATASEVER

Simdata Danışmanlık Y.K. Başkanı

Laboratuvar Hizmet İhalesinde Aşırı Düşük Açıklamada Değerlendirme Dışı Bırakılan Firmalar Satınalma Dergisi 7 Gün 7 Gündemİtirazen Şikayet Konusu; Başvuru sahibinin dilekçesinde özetle, uyuşmazlığa konu ihalenin 4’üncü kısmının (24 Aylık Puan Karşılığı Tam Otomatik İmmünohistokimya, İn-Situ Hibridizasyon ve Histokimya Sistemi Hizmet Alımı) üzerinde bırakıldığı ………………. Turkey A.Ş. tarafından sunulan aşırı düşük teklif açıklamasının Kamu İhale Genel Tebliği’nin 79’uncu maddesinde belirtilen usul ve esaslara aykırı olduğu, bu nedenle anılan isteklinin teklifinin değerlendirme dışı bırakılması gerektiği, şöyle ki; a) Üçüncü kişilerden alınan fiyat tekliflerinin üzerine meslek mensubu tarafından yazılması gereken ibarenin yazılmadığı, fiyat teklifinin meslek mensubu ve firma tarafından iletişim bilgileri de belirtilmek suretiyle kaşelenip mühürlenmediği ve anılan istekliye hitaben düzenlenmediği, fiyat teklifinin ekinde sunulan Ek-O.5 veya Ek-O.6 formunun da standart forma uygun olarak doldurulmadığı ve imzalanıp mühürlenmediği, ilan tarihinden önceki veya ondan önceki üç aya ilişkin faturaların kullanılmadığı, belirtilen döneme ilişkin faturaların tamamının sunulmadığı, b) Maliyet/satış tutarı tespit tutanağının (Ek-O.7) standart forma uygun olarak doldurulmadığı ve kaşelenip mühürlenmediği, fatura bilgileri tablosunun forma uygun olarak doldurulmadığı, ilan tarihinden önceki veya ondan önceki üç aya ilişkin faturaların kullanılmadığı, belirtilen döneme ilişkin faturaların tamamının sunulmadığı, maliyetler dayanak alınarak yapılan açıklamada beyan edilen üç aylık sürede ihale konusu işte kullanılacak kitlerin miktarının en az yarısı kadar alım yapılmadığı, satışlar dayanak alınarak yapılan açıklamada ise beyan edilen üç aylık sürede ihale konusu işte kullanılacak kitlerin miktarının en az 1/20’si kadar satış yapılmadığı, son veya bir önceki geçici vergi beyanname döneminde 4734 sayılı Kanun kapsamındaki idarelere açıklama konusu mala ilişkin yaptığı satışa ve idarece kabul edilen mala yönelik sunulan faturalarda kaşe ve imzanın bulunmadığı, ayrıca faturalarla birlikte sunulması gereken muayene ve kabul tutanağının sunulmadığı iddialarına yer verilmiştir.

Konu İle İlgili Emsal Kamu İhale Kurulu Kararına Göre;

 

Yapılan inceleme ve tespitler neticesinde; 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun “Aşırı düşük teklifler” başlıklı 38’nci maddesinde “İhale komisyonu verilen teklifleri değerlendirdikten sonra, diğer tekliflere veya idarenin tespit ettiği yaklaşık maliyete göre teklif fiyatı aşırı düşük olanları tespit eder. Bu teklifleri reddetmeden önce, belirlediği süre içinde teklif sahiplerinden teklifte önemli olduğunu tespit ettiği bileşenler ile ilgili ayrıntıları yazılı olarak ister. İhale komisyonu; a) İmalat sürecinin, verilen hizmetin ve yapım yönteminin ekonomik olması, b) Seçilen teknik çözümler ve teklif sahibinin mal ve hizmetlerin temini veya yapım işinin yerine getirilmesinde kullanacağı avantajlı koşullar,  c) Teklif edilen mal, hizmet veya yapım işinin özgünlüğü, gibi hususlarda yapılan yazılı açıklamaları dikkate alarak, aşırı düşük teklifleri değerlendirir. Bu değerlendirme sonucunda, açıklamaları yeterli görülmeyen veya yazılı açıklamada bulunmayan isteklilerin teklifleri reddedilir.” Hükmü,

Hizmet Alımı İhaleleri Uygulama Yönetmeliği’nin “Sınır değer ve aşırı düşük teklifler” başlıklı 59’uncu maddesinde “(1) İhale komisyonu verilen teklifleri değerlendirdikten sonra Kurum tarafından belirlenen yönteme göre sınır değeri hesaplar. (2) Aşırı düşük teklif tespit ve değerlendirme işlemlerine ilişkin olarak, ihale ilanı ve dokümanında belirtilmek kaydıyla üçüncü, dördüncü ve beşinci fıkralardaki koşullar çerçevesinde aşağıdaki seçeneklerden bir tanesi kullanılır. a) Sınır değerin altında olan teklifler ihale komisyonunca aşırı düşük teklif olarak tespit edilir ve bu teklif sahiplerinden Kurum tarafından belirlenen kriterlere göre teklifte önemli olduğu tespit edilen bileşenler ile ilgili ayrıntılar yazılı olarak istenir. İhale komisyonu; 1) Verilen hizmetin ekonomik olması, 2) Seçilen teknik çözümler ve teklif sahibinin işin yerine getirilmesinde kullanacağı avantajlı koşullar, 3) Teklif edilen hizmetin özgünlüğü, gibi hususlarda yapılan yazılı açıklamaları dikkate alarak aşırı düşük teklifleri değerlendirir. Bu değerlendirme sonucunda, açıklamaları yeterli görülmeyen veya yazılı açıklamada bulunmayan isteklilerin teklifleri reddedilir…” hükmü,

Kamu Alımlarının Elektronik Ortamda Yapılmasına İlişkin Uygulama Yönetmeliği’nin “EKAP üzerinden gerçekleştirilecek iş ve işlemler” başlıklı 6’ncı maddesinde “… (10) Kamu alımı süreçlerinde, şekli ve içeriği Kurum tarafından belirlenerek Kurumun resmi internet sayfasında yayımlanan e-formlar kullanılır…” hükmü, Kamu İhale Genel Tebliği’nin “Hizmet alımı ihalelerinde sınır değer tespiti ve aşırı düşük tekliflerin değerlendirilmesi” başlıklı 79’uncu maddesinde “… 79.2. İhale ilanında ve dokümanında teklifi sınır değerin altında kalan isteklilerden açıklama isteneceği belirtilen hizmet alımı ihalelerinde, aşırı düşük tekliflerin değerlendirilmesi aşamasında aşağıdaki düzenlemelere göre işlem tesis edilmesi gerekmektedir. 79.2.1. Aşırı düşük tekliflere yönelik açıklama istenmesine ilişkin yazıda, isteklilerin yapacakları açıklamalara esas olacak önemli teklif bileşenlerinin, bütün istekliler için aynı unsurları içerecek şekilde belirtilmesi zorunludur. Aşırı düşük teklif açıklaması sunulması için isteklilere üç (3) iş gününden az olmamak üzere uygun bir süre verilir. 79.2.2. İstekliler aşırı düşük olarak tespit edilen tekliflerini aşağıdaki yöntemleri kullanarak açıklayabilirler. 79.2.2.1. Üçüncü Kişilerden Alınan Fiyat Teklifleri: Teklifi oluşturan maliyet bileşenlerine ilişkin üçüncü kişilerden fiyat teklifi alınması durumunda, öncelikli olarak fiyat teklifini veren kişiyle tam tasdik sözleşmesi yapan veya beyannamelerini imzalamaya yetkili olan meslek mensubu tarafından ilgisine göre teklife konu mal veya hizmet için maliyet tespit tutanağı veya satış tutarı tespit tutanağı düzenlenecektir. Tutanaklar fiyat teklifinin dayanağı olarak düzenlenecek olup, aşırı düşük teklif açıklaması kapsamında sunulacaktır. Maliyet tespit tutanağı dayanak alınarak fiyat teklifi sunulabilmesi için, fiyat teklifinin mamul/mala ilişkin olması halinde mamul/malın birim fiyatının, tutanakta tespit edilen ağırlıklı ortalama birim maliyetin altında olmaması; fiyat teklifinin hizmete ilişkin olması halinde ise bu hizmetin birim fiyatının, tutanakta tespit edilen toplam birim maliyetin altında olmaması, fiyat teklifi üzerine meslek mensubu tarafından “Bu fiyat teklifindeki birim fiyatın, mükellefin yasal defter ve belgelerine göre tarafımca düzenlenerek onaylanan (…/…/…) tarih ve (…) sayılı maliyet tespit tutanağındaki ortalama/toplam birim maliyet tutarının altında olmadığını beyan ederim.” ibaresinin yazılarak imzalanması ve iletişim bilgileri de belirtilmek suretiyle kaşelenmesi/mühürlenmesi gerekmektedir.

Satış tutarı tespit tutanağı dayanak alınarak fiyat teklifi sunulabilmesi için teklif edilen birim fiyatın, ilgili tutanakta tespit edilen ağırlıklı ortalama birim satış tutarının % 80’inin altında olmaması, fiyat teklifi üzerine meslek mensubu tarafından “Bu fiyat teklifindeki birim fiyatın, mükellefin yasal defter ve belgelerine göre tarafımca düzenlenerek onaylanan (…/…/…) tarih ve (…) sayılı satış tutarı tespit tutanağındaki ağırlıklı ortalama birim satış tutarının % 80’inin altında olmadığını beyan ederim.” ibaresinin yazılarak imzalanması ve iletişim bilgileri de belirtilmek suretiyle kaşelenmesi/mühürlenmesi gerekmektedir. Üçüncü kişilerden alınan fiyat tekliflerinin teklife konu alanda faaliyet gösterenlerden alınması gerekmekte olup, bu belgelerin ihale tarihinden önce düzenlenmiş olması zorunlu değildir. Kaşeleme işlemi 8.4 üncü maddede belirtilen özel kaşe kullanılmak suretiyle yapılabileceği gibi, bu kaşe dışında meslek mensubuna ilişkin bilgileri içeren kaşe kullanılmak suretiyle de yapılabilir.

79.2.2.7. İsteklinin Kendi Ürettiği, Aldığı veya Sattığı Mallara İlişkin Fiyatlar: Teklifi oluşturan maliyet bileşenlerine ilişkin olarak isteklinin kendi ürettiği, aldığı veya sattığı mallara ait fiyatların kullanılması durumunda, istekliyle tam tasdik sözleşmesi yapan veya beyannamelerini imzalamaya yetkili olan meslek mensubu tarafından ilgisine göre aşırı düşük teklif açıklamasına konu mal için düzenlenen maliyet/satış tutarı tespit tutanağı ile açıklama yapılabilir. Maliyetler dayanak alınarak yapılan açıklamanın geçerli olabilmesi için teklif edilen birim fiyatın, ilgili tutanakta tespit edilen ağırlıklı ortalama birim maliyetin altında olmaması ve isteklinin ilan/davet tarihinin içinde bulunduğu aydan önceki üç ay veya bundan önceki üç ay içinde ihale konusu işte kullanılmasını öngördüğü mal miktarının en az yarısı kadar alım yapmış olması gerekir. Satışlar dayanak alınarak yapılan açıklamanın geçerli olabilmesi için teklif edilen birim fiyatın, ilgili tutanakta tespit edilen ağırlıklı ortalama birim satış tutarının % 80’inin altında olmaması, malın ticaretinin isteklinin faaliyet alanında olması ve isteklinin ilan/davet tarihinin içinde bulunduğu aydan önceki üç ay veya bundan önceki üç ay içinde ihale konusu işte kullanılmasını öngördüğü mal miktarının en az 1/20’si kadar satış yapmış olması gerekir.

İsteklinin ilan/davet tarihinin içinde bulunduğu aydan önceki üç ay veya bundan önceki üç ay içinde 4734 sayılı Kanun kapsamındaki idarelere açıklama konusu mala ilişkin satış yapmış ve satılan malın idarece kabul edilmiş olması durumunda, maliyet/satış tutarı tespit tutanağı sunulmasına gerek bulunmayıp sadece söz konusu satışa ilişkin fatura örnekleri veya bu örneklerin noter, YMM, SMMM ya da vergi dairesince onaylı suretleri ile de belgelendirme yapılabilir. Kaşeleme işlemi 8.4 üncü maddede belirtilen özel kaşe kullanılmak suretiyle yapılabileceği gibi, bu kaşe dışında meslek mensubuna ilişkin bilgileri içeren kaşe kullanılmak suretiyle de yapılabilir.

79.2.3. Meslek mensubu; üçüncü kişilerden alınan fiyat teklifi üzerindeki beyanın ve emsal bedel beyanı ile tutanaklardaki bilgilerin doğruluğundan sorumludur. Meslek mensubu ibaresinden Yeminli Mali Müşavirler veya Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler anlaşılır. 79.2.4. Tutanakların ilan/davet tarihinin içinde bulunduğu aydan önceki üç ay veya bundan önceki üç ay içindeki bilgiler esas alınarak düzenlenmesi zorunludur.

Örneğin; ilan tarihi 10.03.2024 olan ve açık ihale usulü ile yapılan bir ihalede ilan tarihinin içinde bulunduğu aydan önceki üç ay olan “01.12.2023-29.02.2024” veya bundan önceki üç ay olan “01.09.2023-30.11.2023” aralığına ilişkin tutanaklar sunulur. … 79.3. İdarelerin aşırı düşük teklif tespit ve değerlendirilmesine ilişkin aşağıdaki düzenlemeleri de dikkate almaları gerekmektedir. 79.3.1. Teklifi aşırı düşük olarak tespit edildikten sonra yukarıdaki yöntemlere göre usulüne uygun açıklama yapan isteklilerin teklifleri geçerli kabul edilir. Hayatın olağan akışına veya ticari gereklere aykırılık gibi nedenlerle teklifler reddedilemez…” açıklaması, İdari Şartname’nin “İhale konusu işe/alıma ilişkin bilgiler” başlıklı 2’nci maddesinde “2.1. İhale konusu işin/alımın; a) Adı: …… EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ TIBBİ MİKROBİYOLOJİ VE TIBBİ PATALOJİ KLİNİĞİ İHTİYACI 5 KISIM 24 AYLIK PUAN KARŞILIĞI LABORATUVAR HİZMET ALIMI b) Türü: Hizmet alımı c) İlgili Uygulama Yönetmeliği: Hizmet Alımı İhaleleri Uygulama Yönetmeliği ç) Miktarı: ……..EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ TIBBİ MİKROBİYOLOJİ VE TIBBİ PATALOJİ KLİNİĞİ İHTİYACI 5 KISIM 24 AYLIK PUAN KARŞILIĞI LABORATUVAR HİZMET ALIMI Ayrıntılı bilgi idari şartnamenin ekinde yer almaktadır. d) İşin yapılacağı/malın teslim edileceği yer: ……… EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ” düzenlemesi,

“Kısmi teklif verilmesi” başlıklı 20’nci maddesinde “20.1. Bu ihalede kısmi teklif verilebilir. 20.2. Bu ihaledeki kısım sayısı 5 dir. İhale kısımlarına ilişkin koşullar altta düzenlenmiştir; Bu ihalede kalem/kalemlerin kısım/kısımların miktarları bölünmemek kaydıyla kısmi teklif verilecektir. İstekliler ihalenin tamamına teklif verebileceği gibi bir veya birden fazla kalem için de kısmi teklif verebileceklerdir. Üzerinde ihale kalan istekliye; tüm kalemler için tek bir sözleşme düzenlenecektir. Kısmi teklif verilmesi halinde, teklif verilen kısım/kısımların adı teklifte açıkça belirtilecektir. İstekliler teklif vermek istedikleri her bir kısım için ayrı ayrı fiyat vereceklerdir. Teklifte bir ya da birkaç kalemde aritmetik hata olması halinde yalnızca aritmetik hata olan kısım değerlendirme dışı bırakılır. İşin tamamı bir istekliye ihale edilebileceği gibi her bir kalem ayrı ayrı isteklilere ihale edilebilecektir. Teklif, ilgili kısmın miktarının tamamını kapsayacak şekilde verilmelidir. İstekliler malzemelerin tamamına teklif verebileceği gibi bir veya birden fazla kısım için (Kısım miktarları bölünmemek kaydıyla) kısmi teklif verebileceklerdir. İşin tamamına teklif verilirse; tamamı için geçici teminat yatırılabileceği gibi, teklif verilen kısım/kısımlar için ayrı ayrı geçici teminat alınabilecektir. Yuvarlama işlemine ilişkin örnek: Hesaplanan toplam/kalem toplamı teklif tutarı Yuvarlama sonucu 500.815,414 – 500.815,41 500.815,4149 – 500.815,41 500.815,41582 – 500.815,42 500.815,4169 – 500.815,42” düzenlemesi, “Teklif fiyata dâhil olan giderler” başlıklı 25’inci maddesinde “25.1. Sözleşmenin uygulanması sırasında, ilgili mevzuat gereğince ödenecek ulaşım, sigorta, vergi, resim ve harç giderleri teklif fiyatına dâhildir.

25.2. 25.1 inci maddede yer alan gider kalemlerinde artış olması ya da benzeri yeni gider kalemlerinin oluşması hallerinde, teklif edilen fiyatın bu tür artış ya da farkları karşılayacak payı içerdiği kabul edilir. Yüklenici, bu artış ve farkları ileri sürerek herhangi bir hak talebinde bulunamaz. 25.3. Teklif fiyata dâhil olan diğer giderler aşağıda belirtilmiştir: 25.3.1. a- Cihazların işletilmesi için gerekli olan her türlü dahili ve harici teknik parçalar, işin yürütülmesi için gereken cihazların ve tüm ekipmanların periyodik veya periyodik olmayan her türlü bakımlarına, kalibrasyonlarına, tamir veya onarım için gerekli olan tüm yedek parçalarına ve her türlü sarf malzeme maliyetlerine ilişkin giderler, voltaj oynamaları ve elektrik kesintilerine karşı koruyacak kesintisiz güç kaynağı maliyetleri, hizmet için yapılacak montaj-demontaj, hizmet yerinin hazırlanması için gerekli olan tadilat, kablolama, klimatizasyon, havalandırma maliyetleri, yazılım ve donanımsal giderler, otomasyon sistemine entegrasyon giderleri ve hizmetin ifasına dair her türlü giderler teklif fiyata dahil edilecektir. b- Cihazların monte edileceği yerle ilgili her türlü tamirat, onarım ve cihazın çalışması için gereken teknik alt yapının sağlanması yüklenici firmaya aittir. c- İşin yürütülmesi esnasında çalıştıracağı personellere ait 4857 Sayılı İş Kanunundan doğan her türlü yasal ve sosyal hakları yüklenici tarafından karşılanacak ve bu giderler teklif fiyata dahil edilecektir. d- Sözleşme süresince, ihale dokümanının eki olan teknik şartnameye uygun hizmetin sunumu için gerekli ve teknik şartnamede belirtilen tüm giderler yükleniciye ait olup teklif fiyata dahildir. Cihazların her türlü bakımları, tamir veya onarım için gerekli olan tüm yedek parçaları ve her türlü sarf malzemeleri teklif fiyata dahildir. e-Cihazlarının bakım, onarım, sigorta, kalibrasyon vb. bedelleri yüklenici tarafından sağlanacaktır. Yüklenici cihazların kalibrasyonunu standartlar dâhilinde yapacak veya yaptıracaktır. f- Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün Tıbbi Cihazlarla ilgili Mal ve Hizmet Alımı işleri konulu 2025/8 sayılı yazısında belirtilen hususlar ile Teknik şartnamede belirtilen tüm diğer giderler teklif fiyata dahildir. g-Verilecek eğitimlerin bedeli sözleşme bedeline dahildir. 25.3.4. Bu madde boş bırakılmıştır. 25.4. Sözleşme konusu işin bedelinin ödenmesi aşamasında doğacak Katma Değer Vergisi (KDV), ilgili mevzuatı çerçevesinde İdare tarafından yükleniciye ayrıca ödenir. 25.5. Bu madde boş bırakılmıştır.” düzenlemesi, “Aşırı düşük teklifler” başlıklı 31’inci maddesinde “31.1. Teklifi sınır değerin altında kalan isteklilerden Kanunun 38 inci maddesine göre açıklama istenecektir. Bu kapsamda; ihale komisyonu sınır değerin altında kalan teklifleri aşırı düşük teklif olarak tespit eder ve bu teklif sahiplerinden Kurum tarafından belirlenen kriterlere göre teklifte önemli olduğunu tespit ettiği bileşenler ile ilgili ayrıntıları ister. İhale komisyonu; a) Verilen hizmetin ekonomik olması, b) Seçilen teknik çözümler ve teklif sahibinin işin yerine getirilmesinde kullanacağı avantajlı koşullar, c) Teklif edilen hizmetin özgünlüğü, gibi hususlarda yapılan açıklamaları dikkate alarak aşırı düşük teklifleri değerlendirir.” düzenlemesi yer almaktadır.

İdarece gönderilen ihale işlem dosyası incelendiğinde; kısmi teklife açık olarak gerçekleştirilen ve 5 kısımdan oluşan “……….. Eğitim ve Araştırma Hastanesi Tıbbi Mikrobiyoloji ve Tıbbi Pataloji Kliniği İhtiyacı 5 Kısım 24 Aylık Puan Karşılığı Laboratuvar Hizmet Alımı” ihalesine ilişkin olarak EKAP üzerinden 16 adet ihale dokümanının indirildiği ve …………..2025 tarihinde yapılan ihaleye 8 isteklinin e-teklif verdiği, ihalenin uyuşmazlığa konu edilen 4’üncü kısmına (24 Aylık Puan Karşılığı Tam Otomatik İmmünohistokimya, İnSitu Hibridizasyon ve Histokimya Sistemi Hizmet Alımı) ise 2 isteklinin e-teklif verdiği, ihale komisyonunca tekliflerin değerlendirilmesi neticesinde, söz konusu kısmın aşırı düşük teklif açıklaması uygun bulunan ………………. Turkey A.Ş. üzerinde bırakıldığı, buna ilişkin ihale komisyonu kararının 18.12.2025 tarihinde onaylandığı tespit edilmiştir.

4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 38’inci maddesindeki hükümden, ihale komisyonu verilen teklifleri değerlendirdikten sonra, idarenin tespit ettiği sınır değere göre teklif fiyatı aşırı düşük olanları tespit edeceği, bu teklifleri reddetmeden önce, belirlediği süre içinde teklif sahiplerinden teklifte önemli olduğunu tespit ettiği bileşenler ile ilgili ayrıntıları yazılı olarak isteyeceği, ihale komisyonu; imalat sürecinin, verilen hizmetin ve yapım yönteminin ekonomik olması, seçilen teknik çözümler ve teklif sahibinin mal ve hizmetlerin temini veya yapım işinin yerine getirilmesinde kullanacağı avantajlı koşullar ile teklif edilen mal, hizmet veya yapım işinin özgünlüğü gibi hususlarda yapılan yazılı açıklamaları dikkate alarak, aşırı düşük teklifleri değerlendireceği, bu değerlendirme sonucunda, açıklamaları yeterli görülmeyen veya yazılı açıklamada bulunmayan isteklilerin tekliflerinin reddedileceği anlaşılmaktadır.

Bu doğrultuda, idarece …………… Turkey A.Ş.ne 20.11.2025 tarihinde EKAP üzerinden gönderilen “Aşırı düşük teklif açıklama talebi” konulu yazı ile aşırı düşük teklif açıklamasının sunulmasının istenildiği, bahse konu yazı ekinde anılan istekli tarafından açıklanması istenilen önemli teklif bileşenlerinin “1.1. Hizmet Alımı Kapsamında Cihaz Temini, Kurulumu, Amortisman ve Kullanım Giderleri – Teklif kapsamında kullanacağınız cihazlarının marka-model bilgileri – Cihazların amortisman hesaplamaları (ekonomik ömür, maliyet, yıllık amortisman oranı) – Cihazların 24 aylık kullanım süresi boyunca öngörülen toplam maliyeti – Varsa cihaz kira bedelleri veya tedarikçi firmadan alınan bedelsiz tahsis taahhütleri Belgeler: – Üretici/tedarikçi fiyat teklifleri – Cihaz temin sözleşmeleri veya taahhütnameler – Amortisman hesap tabloları 1.2. Hizmet Alımı kapsamında verilecek olan Kit, Sarf Malzemesi, – Hizmet Alımında Kullanılacak, Kit, Boyama Kiti, Antikor, Prob miktarı ve birim maliyetleri – Hizmet Kapsamında Teknik Şartnamenin 4.1 Maddesinde bedelsiz olarak verileceği belirtilen sarf malzemeler – Cihazların çalışması için kullanılacak olan teknik şartnamede belirtilen iklimlendirme ve depolama amacı ile kullanılacak soğutucu maliyetleri Belgeler: – Proforma faturalar – Tedarikçi fiyat teklifleri – Test bazlı sarf tüketim tabloları – Döviz cinsi ise kur hesaplamaları ve tarihleri 1.3. Bakım, Onarım ve Teknik Servis Giderleri – 24 aylık periyodik bakım planı – Periyodik bakım maliyetleri Belgeler: – Teknik servis sözleşmeleri – Yetkili servis fiyat teklifleri – Bakım-onarım protokolleri

1.4. Hizmet Süresince Personel Giderleri.” şeklinde belirlendiği görülmüş olup anılan istekli tarafından aşırı düşük teklif açıklamasına ilişkin belgelerin süresi içerisinde EKAP’a yüklendiği tespit edilmiştir. Başvuru sahibinin iddiaları ile sınırlı olmak üzere, ihalenin uyuşmazlığa konu edilen 4’üncü kısmının (24 Aylık Puan Karşılığı Tam Otomatik İmmünohistokimya, İn-Situ Hibridizasyon ve Histokimya Sistemi Hizmet Alımı) üzerinde bırakıldığı …………… Turkey A.Ş. tarafından sunulan aşırı düşük teklif açıklaması incelenmiş olup yapılan tespit ve değerlendirmelere aşağıda yer verilmiştir. Başvuru sahibinin (a) bendinde yer verilen iddialarına ilişkin olarak; …………… Turkey A.Ş. tarafından aşırı düşük teklif açıklaması kapsamında üçüncü kişilerden alınan fiyat teklifleri üzerinde yapılan inceleme neticesinde; – “Benchmark Ultra” ve “Benchmark Spesial Stain” otoanalizörleri için ……….Kir. ve Tek. Ser. Hiz. San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından düzenlenen 25.11.2025 tarihli ve “Su Sistemleri Hizmet Fiyat Teklifi” konulu fiyat teklifi alındığı, fiyat teklifinin anılan istekliye hitaben düzenlendiği, fiyat teklifinin bahse konu tüzel kişilik ile fiyat teklifini veren kişiyle tam tasdik sözleşmesi yapan veya beyannamelerini imzalamaya yetkili olan meslek mensubu tarafından kaşelenmediği ve imzalanmadığı, fiyat teklifi üzerine meslek mensubu tarafından yazılması gereken ibarenin yazılmadığı, fiyat teklifinin ekinde maliyet tespit tutanağı ya da satış tutarı tespit tutanağına yer verilmediği,

– “D 372 SCM 4C STD Tek Cam Kaplı Soğutucu” ürünü için ………… Klima San. Tic. Ltd. Şti. tarafından düzenlenen 28.11.2025 tarihli proforma fatura üzerinden fiyat teklifi alındığı, fiyat teklifinin anılan istekliye hitaben düzenlendiği, fiyat teklifinin bahse konu tüzel kişilik tarafından iletişim bilgileri de belirtilmek suretiyle kaşelenip imzalandığı, fiyat teklifi üzerine meslek mensubu tarafından yazılması gereken ibarenin yazılmadığı, fiyat teklifinin meslek mensubu tarafından kaşelenmediği ve imzalanmadığı, fiyat teklifinin ekinde maliyet tespit tutanağı ya da satış tutarı tespit tutanağına yer verilmediği, – “Leica”, “Merck” ve “Bio-Optica” markalı muhtelif ürünler için ……… Lab. Ürünleri Ltd. Şti. tarafından düzenlenen 20.10.2025 tarihli proforma fatura üzerinden fiyat teklifleri alındığı, fiyat teklifinin anılan istekliye hitaben düzenlendiği, fiyat teklifinin bahse konu tüzel kişilik tarafından iletişim bilgileri de belirtilmek suretiyle kaşelenip imzalandığı, fiyat teklifi üzerine meslek mensubu tarafından yazılması gereken ibarenin yazılmadığı, fiyat teklifinin meslek mensubu tarafından kaşelenmediği ve imzalanmadığı, fiyat teklifinin ekinde maliyet tespit tutanağı ya da satış tutarı tespit tutanağına yer verilmediği anlaşıldığından başvuru sahibinin bu husustaki iddiasının yerinde olduğu sonucuna varılmıştır. Başvuru sahibinin (b) bendinde yer verilen iddialarına ilişkin olarak;

…………. Turkey A.Ş. tarafından aşırı düşük teklif açıklaması kapsamında “Tam Otomatik İmmünohistokimya, İn-Situ Hibridizasyon ve Histokimya Sistemi”ne ilişkin olarak 30.07.2010 tarihli ve 27657 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Ek-O.7 “Maliyet/Satış Tutarı Tespit Tutanağı”nın sunulduğu, söz konusu tutanağın anılan istekli ile meslek mensubu tarafından kaşelenip imzalandığı, tutanağa esas üç aylık sürenin ise belirtilmediği görülmüştür. Kamu Alımlarının Elektronik Ortamda Yapılmasına İlişkin Uygulama Yönetmeliği’nin “EKAP üzerinden gerçekleştirilecek iş ve işlemler” başlıklı 6’ncı maddesinin onuncu fıkrasındaki hükümden, kamu alımı süreçlerinde, şekli ve içeriği Kurum tarafından belirlenerek Kurumun resmi internet sayfasında yayımlanan e-formların kullanılması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu kapsamda, anılan Yönetmelik’in 6.10’uncu maddesindeki hüküm gereğince, söz konusu istekli tarafından malın üreticisi olunması, mala ilişkin alım veya satım yapılması durumunda açıklama kapsamında KİK107 “Maliyet/Satış Tutarı Tespit Tutanağı”nın sunulması gerekirken, yürürlükten kaldırılan ve KİK107 e-formunda yer alan tüm bilgileri içermeyen Ek-O.7 “Maliyet/Satış Tutarı Tespit Tutanağı”nın sunulduğu, sunulan tutanakta, tutanağa esas üç aylık süre bilgisine yer verilmediği anlaşıldığından başvuru sahibinin iddiasının yerinde olduğu sonucuna varılmıştır.

Laboratuvar Hizmet İhalesinde Aşırı Düşük Açıklamada Değerlendirme Dışı Bırakılan Firmalar Satınalma Dergisi 7 Gün 7 GündemMehmet ATASEVER

Simdata Danışmanlık Y.K. Başkanı

Sağlık Bak. SGB E. Bşk./KİK E. Üyesi

Mhatasever@gmail.com

Mehmetatasever.org

https://www.simdata.org/

Ahlaki Lisanslama

Ahlaki Lisanslama Satınalma Dergisi 7 Gün 7 Gündem

Ahlaki Lisanslama

Oğuzhan ÖZYİĞİT

Ahlaki Lisanslama Satınalma Dergisi 7 Gün 7 GündemAhlak kavramı, toplumsal düzeyde iş birliğini mümkün kılan düzenleyici bir çerçeve sunar. Bununla birlikte, söz konusu çerçeve bireysel düzeye indirildiğinde, bireylerin ilgili çerçeveye her zaman bağlı kalmadığı ve zaman zaman var olduğu sayılan sınırları esnetebildiği görülür. Bu tür ihlalleri gerekçelendirme sürecinde devreye giren mekanizmalardan biri olan ahlaki lisanslama, bireylerin başlangıçta sergiledikleri olumlu davranışların, ilerleyen süreçte daha tartışmalı ya da etik açıdan sorunlu davranışlara yönelme olasılığını artırabildiğini ifade eder. Bu bağlamda bireyler, geçmişte gerçekleştirdikleri olumlu eylemleri zihinsel bir “ahlaki kredi” olarak görerek, sonraki davranışlarını bu birikim üzerinden dengelemeye yönelir.

Benzer şekilde, bireyin kendisini erdemli bir kişi olarak konumlandırması, normatif açıdan tartışmalı davranışlara dolaylı bir meşruiyet kazandırır. Nitekim Princeton Üniversitesinden Dr. Benoit ve meslektaşı Dr. Miller tarafından gerçekleştirilen bir çalışma, önyargısız olduklarını gösterebilecekleri bir fırsat sunulan katılımcıların (örneğin açıkça cinsiyetçi ifadelere katılmamak gibi), ilk aşamada daha temkinli davranan katılımcılara kıyasla, sonraki aşamalarda daha yüksek düzeyde önyargılı tutumlar sergileyebildiğini ortaya koymaktadır. Bu durumda bireyler, gerçekleştirdikleri ihlalleri olduğundan daha hafif değerlendirme eğilimi göstermektedir. Başka bir ifadeyle, kişi kendisini zaten doğru davranmış olarak algıladığında, sonraki olumsuz davranışlarını daha kolay gerekçelendirebilmektedir.

Öte yandan ahlaki lisanslama yalnızca etik ihlallerle sınırlı kalmayıp, bireylerin hedefe yönelik davranışlarında da benzer biçimde kendini gösterebilir. Örneğin, bireyler sağlıklı yaşamak gibi belirli hedeflere sahip olduklarında, bu doğrultuda kaydettikleri ilerlemeyi bir başarı göstergesi olarak algılayabilir. Ancak bu algı, paradoksal biçimde, bireylerin mevcut durumdaki hedefleriyle çelişen davranışlara yönelme olasılığını artırır. Daha açık bir ifade ile, gün içerisinde sağlıklı beslenen ve spor yapan bir birey, bu davranışlarını bir başarı olarak değerlendirerek akşam saatlerinde yüksek kalorili bir yiyecek tüketmeyi kendisi açısından daha kabul edilebilir görebilir. Benzer şekilde, düzenli olarak egzersiz yapan bir birey, bu çabasını gerekçe göstererek fiziksel aktiviteden uzak bir günü tolere edilebilir olarak değerlendirebilir.

Bununla birlikte, ahlaki lisanslama pazarlama bağlamında ele alındığında, tüketici davranışlarını yönlendirme açısından önemli bir unsurdur. Özellikle bireylerin ahlaki açıdan olumlu bir davranış sergilemesi, sonraki tüketim kararlarını etkileyebilmektedir. Farklı bir şekilde ifade etmek gerekirse, hizmet işletmelerinin müşterilerine hizmet sürecinin ilk aşamasında sivil toplum kuruluşlarına bağış yapma seçeneği sunması, ilerleyen adımlarda daha üst segmentteki hizmetlerinin tercih edilme olasılığını artırabilmektedir. Bu durum, bireylerin gerçekleştirdikleri olumlu davranışları sonraki seçimlerini gerekçelendirmek için kullanabildiklerini göstermektedir.

Daha da dikkat çekici olan ise, Toronto Üniversitesinden Dr. Mazar önderliğinde gerçekleştirilen bir çalışmanın, ilk aşamada çevre dostu ürünleri tercih eden bireylerin, sonraki aşamada yürütülen farklı görevlerde yalan söylemek gibi daha etik dışı davranışlara yatkın olabildiğini ortaya koymasıdır. Diğer taraftan, çevre dostu davranışların çoğu zaman düşük maliyetli ve pratik tercihler olarak algılandığı bilinmektedir. KEDGE İşletme Fakültesinden Dr. Barkemeyer’in de ifade ettiği üzere, özellikle yüksek gelirli bireyler açısından bu tür tercihler, daha köklü yaşam tarzı değişikliklerine kıyasla daha kolay uygulanabilir bir alternatif olarak öne çıkmaktadır. Ancak bu durumun önemli bir sonucu olarak, çevresel etkisi olumsuz olabilecek davranışlar bireyler tarafından daha kolay kabul edilebilir hâle gelmektedir. Örneğin, alışverişe başlamadan sürdürülebilir etikete sahip bir bardak kahve satın alan bir birey, daha sonra daha pahalı bir markayı tercih etme ya da planladığından daha fazla harcama yapma kararını kendi açısından daha rahat gerekçelendirebilmektedir.

Ahlaki Lisanslama Satınalma Dergisi 7 Gün 7 GündemSonuç olarak ahlaki lisanslama olgusu, bireylerin iyi niyetli ya da olumlu olarak değerlendirilen davranışlarının her zaman beklenen etik sonuçları doğurmadığını; aksine, belirli koşullar altında daha sorunlu davranışlara zemin hazırlayabildiğini ortaya koyar. Bu yönüyle söz konusu mekanizma, hem bireysel karar alma süreçleri hem de pazarlama uygulamaları açısından dikkatle ele alınması gereken önemli bir alan olarak öne çıkar.

Oğuzhan ÖZYİĞİT

 

Mobilya Sektörü Uzun Vadeli Finansman Modeli İstiyor

Tedarik Zinciri Dijital Dönüşüm Danışmanlığı Haber Mobilya Sektörü Uzun Vadeli Finansman Modeli İstiyor

Mobilya Sektörü Uzun Vadeli Finansman Modeli İstiyor

Türkiye Mobilya Sanayicileri Derneği (MOSDER) Başkanı Davut Karaçak, “Sektörümüz finansman maliyetleri nedeniyle zorlanıyor. Üretimin sürdürülebilir olması için uzun vadeli finansman modellerine ihtiyaç var” dedi.

Tedarik Zinciri Dijital Dönüşüm Danışmanlığı Haber Mobilya Sektörü Uzun Vadeli Finansman Modeli İstiyorTürkiye Mobilya Sanayicileri Derneği (MOSDER) Başkanı Davut Karaçak, mobilya sektörünün üretim, istihdam ve ihracat gücüyle Türkiye ekonomisinin önemli yapı taşlarından biri olduğunu vurguladı. Sektörün sürdürülebilir büyümesi için finansman, iç talep, ihracat rekabeti ve nitelikli iş gücü başlıklarında yapısal adımların önemine dikkat çeken Karaçak, Sektörümüz finansman maliyetleri nedeniyle zorlanıyor. Üretimin sürdürülebilir olması için uzun vadeli finansman modellerine ihtiyaç var” diye konuştu. Karaçak, özellikle KOBİ ölçeğindeki üreticilerin yüksek finansman maliyetleri nedeniyle zorlandığını ifade ederek, reeskont kredileri ve ihracat desteklerinin güçlendirilmesinin de sektör açısından kritik olduğunu belirtti.

İç Pazar Yavaşladı, İhracata Destek Talebi

Davut Karaçakİç pazarda dayanıklı tüketim talebindeki yavaşlamaya da değinen Karaçak, mobilya sektörünün geniş bir üretim ekosistemini beslediğini hatırlatarak, tüketici alım gücünü destekleyen politikaların üretim ve istihdama doğrudan katkı sağladığına dikkat çekti.

İhracatta ise kur politikası, artan maliyetler ve lojistik süreçlerde yaşanan aksaklıkların rekabet gücünü zayıflattığını belirten Karaçak, destek mekanizmalarının sadeleştirilmesi ve hızlandırılmasının önemine değindi. Mobilya ihracatında proje bazlı işlerin önemli bir yer tuttuğunu vurgulayan Karaçak, teknik personelin yurt dışındaki vize süreçlerinde yaşadığı zorlukların operasyonları olumsuz etkilediğini belirterek, bu alanda çözüm geliştirilmesi gerektiğini ifade etti.

ABD pazarındaki ek vergi yüküne de değinen Karaçak, rekabeti zorlaştıran bu durumun, ticari gündemde öncelikli olarak ele alınması gerektiğini söyledi. Karaçak, nitelikli iş gücü ihtiyacına vurgu yaparak, mesleki eğitimin sanayiyle daha güçlü bir şekilde entegre edilmesinin önemine işaret etti.


EĞİTİM ve DANIŞMANLIK:

Eğitim teklifi almak için egitim@satinalmadergisi.com

Satin Alma Dergi Tedarik Zinciri Danismanligi
Satınalma | Tedarik Zinciri | Danışmanlık | Eğitim

Fabrikanızda Bire Bir (1-1) Yönetici ve Grup Eğitimleri

Tedarik Zinciri Satın Alma Sürdürülebilirlik Eğitimi Satın Alma Tedarik Zinciri Eğitimi
Satın Alma Tedarik Zinciri Eğitimleri için tıklayınız

Şirket eğitimlerini standart kalıplarla değil, ihtiyaçlarınıza özel tasarlıyoruz. Her program, işletmenizin gerçek problemlerine çözüm üretmek ve ölçülebilir sonuçlar yaratmak için hazırlanır. Sizlerden gelen geri bildirimlerle eğitimlerimizi özgünleştiriyor, böylece her adımda somut değer katıyoruz.

Mottomuz: “Her eğitim, bir iş probleminin çözümü için tasarlanır.”

Güvenilir, verimli ve profesyonel eğitim hizmetleriyle yanınızdayız. Dolu dolu, güler yüzlü eğitimler dilerim.

Prof. Dr. Murat Erdal 


Eğitim içeriklerini görmek için başlıkları tıklayınız. 

☐ İhale ve Sözleşme Yönetimi Eğitimi (2 gün)

☐ İhale Kazanma, Teklif Verme, Satış ve Sözleşme Eğitimi (2 gün)

☐ Sürdürülebilir Tedarik Zinciri Yönetimi ve Yeşil Satınalma ISO 20400 Eğitimi (2 gün)

☐ Stratejik Satın alma Yönetimi Eğitimi (2 gün)

☐ Tedarikçi Performans Değerlendirme ve Tedarikçi İlişkileri Eğitimi (2 gün)

☐ Sözleşme Yönetimi ve Sektörel Kontrat İncelemeleri Eğitimi (2 gün) 

☐ Satış Mühendisleri için Kurumsal Satış Eğitimi (Rol Canlandırma/Oyun) (2 gün)

☐ Satınalma ve Tedarik Zincirlerinde YAPAY ZEKA Eğitimi (2 gün)

☐ Emtia ve Kategori Uzmanları için Maliyet ve Fiyat Eskalasyon Analizi Eğitimi

☐ ISO 37001 Rüşvetle ve Yolsuzlukla Mücadele Yönetim Sistemi Standardı Eğitimi

☐ Satınalma Süreçlerinde Denetim ve Suistimal Önleme Eğitimi (2 Gün)

☐ Filo Yönetimi Eğitimi: “Operasyon ve Planlama İlkeleri” (2 gün)

☐ Dış Ticarette Lojistik Sözleşme Yönetimi Eğitimi (2 gün)

☐ Lojistik ve Depo Yönetimi Eğitimi (2 gün)

 Müzakere Teknikleri ve Pazarlık Becerileri (İleri Seviye) Eğitimi (2 gün)

☐ Temel Satınalma Eğitimleri -> Eğitim Kataloğunu İndirebilirsiniz –>   https://satinalmadergisi.com/egitim.pdf

YAZI DİZİSİ:

1 – Satın almada Suistimal ve Yolsuzluk: Kurumsallaşma Boşlukları ve Bir Dava İncelemesi

2 – Satınalma Süreçlerinde İhbar, İç Kontrol ve Gizlilik: Bir Dava İncelemesi

3 – Tedarikçinin Alacak İddiası ve Alıcının Nitelikli Dolandırıcılık Savunması: Bir Dava İncelemesi

4 – Tamiri Mümkün Makinelerin Hurda Olarak Piyasaya Satışı İddiası:
İlk Derece Mahkemesinden İstinafa Uzanan Bir Dava İncelemesi

5 – Satınalma Yöneticisinin İhalelerde Şirketi Zarara Uğratma İddiası, Disiplin Soruşturması ve Savunma Süreci: Bir Dava İncelemesi

SİZDEN GELENLER

Okur Katkısı: Vaka ve Soru Paylaşımı

Bu yazı dizisini sahadan gelen gerçek soru ve örneklerle zenginleştirmek istiyorum. Satınalma süreçlerinde karşılaştığınız etik ikilemleri, kontrol boşluklarını veya “nasıl önleriz?” dediğiniz risk başlıklarını benimle (editor@satinalmadergisi.com ) paylaşabilirsiniz; uygun gördüklerimi anonimleştirerek ilerleyen bölümlerde vaka olarak ele alacağım.

Paylaşım yaparken yalnızca genel çerçeveyi aktarmanız yeterli;
kişi/kurum ismi vermeden, örneği daha çok “süreç ve risk” boyutuyla anlatmanız yazı dizisinin amacına en iyi şekilde hizmet edecektir.

İşyerinin Devri ile İş Sözleşmesi Devri Arasındaki 5 Farklı Özellik Nedir?

İşyerinin Devri Ile İş Sözleşmesi Devri Arasındaki 5 Farklı özellik Nedir Satınalma Dergisi 7 Gün 7 Gündem

İşyerinin Devri ile İş Sözleşmesi Devri Arasındaki 5 Farklı Özellik Nedir?

Lütfi İNCİROĞLU

İşyerinin Devri Ile İş Sözleşmesi Devri Arasındaki 5 Farklı özellik Nedir Satınalma Dergisi 7 Gün 7 Gündemİşyerinin devri, 4857 sayılı İş Kanunu m. 6’da, gerçek anlamda geçici iş ilişkisi; 4857 sayılı Kanun m.7’de; İş sözleşmesinin devri ise, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 429 uncu maddesinde düzenlenmiştir.

Uygulama da genel olarak iş sözleşmesinin devri işyerinin devri ve geçici iş ilişkisi kavramları farklı kavramlar olmasına rağmen birbiriyle karıştırılmaktadır. İş sözleşmesinin devri hukuki niteliği itibari ile üç taraflı kendine özgü bir sözleşme olup, iş sözleşmesinin devrinde işçinin hem işvereni hem de işyeri değişmekte ve iş sözleşmesinin devrinde işçinin onayı aranmaktadır. Ayrıca iş sözleşmesi devredilecek işçi devri kabul etmezse işveren feshi haksız fesih sayılmaktadır.

İşyerinin devrinde ise, işçinin sadece işvereni değişmektedir. İşyerinin devrinde, devreden veya devralan işveren iş sözleşmesini sırf işyerinin devrinden dolayı feshedemez ve devir işçi yönünden fesih için haklı sebep oluşturmaz. İşyerinin devrinde işçinin devir tarihinden önce muaccel hale gelmiş işçilik alacaklarından eski ve yeni işverenin iki yıl süreyle birlikte sorumlu olacağı düzenlenmiş, ancak iş sözleşmesinin devri için böyle bir sorumluluk öngörülmemiştir.

Gerçek anlamda geçici iş ilişkisinde ise, işverenin devir sırasında yazılı rızasını almak suretiyle bir işçiyi; holding bünyesi içinde veya aynı şirketler topluluğuna bağlı başka bir iş yerinde veya yapmakta olduğu işe benzer işlerde çalıştırılması koşuluyla başka bir işverene iş görme edimini yerine getirmek üzere geçici olarak devrettiğinde geçici iş ilişkisinin gerçekleşmiş olacağı, bu iş ilişkisinin “altı ayı geçmemek üzere” yapılabileceği ve en fazla iki defa yenilenmesi sonucu toplam 18 aylık süreyi aşamayacağı 4857 sayılı İş Kanunu’nun 7’inci maddesinde öngörülmüştür.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun iş sözleşmesinin devri, işyerinin devri ve gerçek anlamda geçici iş ilişkisi arasındaki belirgin farklılıkları ortaya koyan temel özelliklerle ilgili verdiği bir kararına göre; “4857 sayılı İş Kanunu’nun 6’ncı maddesinde, ” İşyeri veya işyerinin bir bölümü hukukî bir işleme dayalı olarak başka birine devredildiğinde, devir tarihinde işyerinde veya bir bölümünde mevcut olan iş sözleşmeleri bütün hak ve borçları ile birlikte devralana geçer.

Devralan işveren, işçinin hizmet süresinin esas alındığı haklarda, işçinin devreden işveren yanında işe başladığı tarihe göre işlem yapmakla yükümlüdür.

Yukarıdaki hükümlere göre devir hâlinde, devirden önce doğmuş olan ve devir tarihinde ödenmesi gereken borçlardan devreden ve devralan işveren birlikte sorumludurlar. Ancak bu yükümlülüklerden devreden işverenin sorumluluğu devir tarihinden itibaren iki yıl ile sınırlıdır.

Tüzel kişiliğin birleşme veya katılma ya da türünün değişmesiyle sona erme halinde birlikte sorumluluk hükümleri uygulanmaz.

Devreden veya devralan işveren iş sözleşmesini sırf işyerinin veya işyerinin bir bölümünün devrinden dolayı feshedemez ve devir işçi yönünden fesih için haklı sebep oluşturmaz. Devreden veya devralan işverenin ekonomik ve teknolojik sebeplerin yahut iş organizasyonu değişikliğinin gerekli kıldığı fesih hakları veya işçi ve işverenlerin haklı sebeplerden derhal fesih hakları saklıdır.

Yukarıdaki hükümler, iflas dolayısıyla malvarlığının tasfiyesi sonucu işyerinin veya bir bölümünün başkasına devri halinde uygulanmaz.” şeklindeki düzenleme ile iş yeri devrinin işçilik alacaklarına etkisi belirlenmiştir.

İş Kanunu’nun 6’ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca iş sözleşmesinin yeni işverenle aynen devam etmesini sağlayacak şekilde iş yeri devrinin koşullarının belirlenmesi gerekir. İş yeri maddi unsurlardan, maddi olmayan değerlerden ve iş gücünden oluşan, teknik amaçla organize edilmiş (örgütlenmiş) bir bütündür (Süzek, S.: İş Hukuku, Yenilenmiş 3. Baskı, 2015, s. 210). Bu unsurlardan biri veya bir kısmı devredildiğinde ortada iş yerinin (bölümünün) devrinin bulunup bulunmadığının saptanması gerekmektedir.

Avrupa Birliği yönergelerinde ve Avrupa Adalet Divanı kararlarında, devrin konusunu oluşturacak iş yerini (bölümünü) ifade etmek üzere ekonomik birlik kavramına yer verilmiştir. Bu yönergelere göre hukuki sonuç doğuracak bir iş yeri (bölüm) devrinden söz edebilmek için, iş yerini (devredilecek bölümü) ifade eden ekonomik birliğin bu kimliğini koruyarak devredilmesi gerekir. Ekonomik birliğin devri söz konusu değilse, AB yönergelerine (ve İş Kanunu’nun 6’ncı maddesine) göre işyerinin veya işyeri bölümünün devrinden söz edilemez.

Gerçekten, buradaki ekonomik bütünlüğü, işletme kavramına dâhil kazanç elde etme amacı şeklinde değil, teknik bir amaç yani mal ve hizmet üretimi olarak anlamak gerekir.

İş Kanunu’nun 6’ncı maddesinde kimliğin korunmasından söz edilmemiş olması bu koşulun hukuk sistemimiz bakımından aranmayacağı anlamına gelmez. Çünkü, iş yerinin (bölümünün) devri durumunda iş sözleşmelerinin devamının öngörülmesi, işçinin devir sonrası işini sürdürebileceği iş yerinin varlığı görüşüne dayanır ( Süzek: …e, s. 211 vd).

Ekonomik birliğin, devir sonrasında da kimliğin korunup korunmadığının saptanmasında esas alınacak ölçütler yargı kararları ile geliştirilmiş ve Avrupa Birliği Adalet Divanı tarafından kabul edilen ölçütler aynen benimsenmiştir. Hemen belirtelim ki, kimliğin korunduğunun kabul edilmesi ve İK 6’nın uygulanabilmesi için Yargıtay kararında belirtilen ölçütlerin tümünün gerçekleşmiş olması zorunlu değildir. İş yerinin veya iş yeri bölümünün devri için ekonomik birliğin yani iş yerini karakterize etmek koşulu ile söz konusu ölçütlerden bir kısmının devredilmesi yeterlidir ( Süzek: …e, s. 212) .

İş Kanunu’nun 6’ncı maddesinin 1-3’üncü fıkraları uyarınca “İş yeri veya iş yerinin bir bölümü hukuki bir işleme dayalı olarak başka birine devredildiğinde, devir tarihinde iş yerinde veya bir bölümünde mevcut olan iş sözleşmeleri bütün hak ve borçları ile birlikte devralana geçer. Devralan işveren, işçinin hizmet süresinin esas alındığı haklarda, işçinin devreden işveren yanında işe başladığı tarihe göre işlem yapmakla yükümlüdür. Yukarıdaki hükümlere göre devir halinde, devirden önce doğmuş olan ve devir tarihinde ödenmesi gereken borçlardan devreden ve devralan işveren birlikte sorumludurlar. Ancak bu yükümlülüklerden devreden işverenin sorumluluğu devir tarihinden itibaren iki yıl ile sınırlıdır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 428. maddesinde de iş yerinin devri konusunda bu hükümlere paralel bir düzenleme getirilmiştir ( Süzek: …e., s. 213).

Sözleşmeden doğan borç ilişkisi tarafları arasında bir hukuki durum yarattığı için, kimler arasında meydana gelmiş ise onlar arasında varlığını sürdürür. Bu nedenle kural olarak borç ilişkisi özellikle de sözleşme, karşı tarafın rızası olmaksızın devredilemez. Ancak sözleşmenin karşı tarafın rızası olmaksızın devredilemeyeceği yönündeki kural mutlak değildir. Sözleşmedeki taraf değişikliği kanun gereği ise kendiliğinden ve başka bir işleme gerek olmadan gerçekleşiyorsa sözleşmenin kanuni devri söz konusu olurken; kanuna bağlı olmaksızın taraf iradelerinden kaynaklanıyorsa sözleşmenin irade devri söz konusu olacaktır (Cengiz, İ.: İş Sözleşmesinin İradi Devri, 2014 yılı, s. 5 vd.). Bu kapsamda 4857 sayılı İş Kanunu’nun iş yeri devri ile birlikte devir tarihinde mevcut olan iş sözleşmelerinin bütün hak ve borçları ile devralana geçeceğini öngören 6’ncı maddesi sözleşmenin kanuni devrine tipik bir örnektir. Bunun dışında başka kanunlarda da benzer yönde düzenlemeler mevcuttur.

İş sözleşmesinin devrine gelince, bu konuda 4857 sayılı İş Kanunu’nda açık bir düzenleme bulunmadığı gibi 818 sayılı Borçlar Kanunu’nda da “alacağın temliki” ve “borcun nakli” gibi münferit alacak ve borçların naklini düzenleyen hükümlerin dışında sözleşmenin taraflarında değişikliğe yol açacak mahiyette topyekün bir devri öngören düzenleme mevcut değildir. Türk Hukuku açısından bu durumun kanunda düzenlenmemiş olmasının 4857 sayılı İş Kanunu dönemi itibari ile sözleşme ilişkisinin bir bütün olarak devrine engel oluşturmadığı öğreti ve yargı kararları ile kabul edilmekteydi (Cengiz: …e., s. 37 vd.).

Öğretide, 818 sayılı Borçlar Kanunu döneminde Kanunun 320. maddesinin iş sözleşmesinin devrinin temel yasal dayanağı olduğu ileri sürülmüştür. “Hilafı mukaveleden veya hâl icabından anlaşılmadıkça işçi taahhüt ettiği şeyi kendisi yapmağa mecbur olup başkasına devredemez. İş sahibinin dahi hakkını başkasına devredebilmesi, aynı kayıtlara tabidir.” Söz konusu düzenleme aksi ile kanıt (argumentum e contrario) yoluyla iş sözleşmesinin devrine dair bir sözleşmeye geçerlilik tanındığını dile getirilmiştir (Cengiz: …e.,s. 39.).

01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 205’inci maddesinde işyeri devrini, 429’uncu maddesinde ise iş sözleşmesinin devrini açıkça düzenlemiştir.

İş sözleşmesinin devri hukuki niteliği itibari ile üç taraflı kendine özgü bir sözleşme olup, bu sözleşme ile işçi ve işveren arasındaki iş sözleşmesi üçüncü kişi konumundaki başka bir işverene tüm hak ve borçları ile birlikte devredilmektedir. İş sözleşmesinin devri için işçinin de rızasının bulunması şarttır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 429’uncu maddesinde “Hizmet sözleşmesi, ancak işçinin yazılı rızası alınmak suretiyle, sürekli olarak başka bir işverene devredilebilir. Devir işlemiyle, devralan, bütün hak ve borçları ile birlikte, hizmet sözleşmesinin işveren tarafı olur. Bu durumda, işçinin, hizmet süresine bağlı hakları bakımından, devreden işveren yanında işe başladığı tarih esas alınır.” şeklindeki düzenleme ile iş sözleşmesinin devrinde işçinin yazılı rızası açıkça şart koşulmuştur.

818 sayılı Borçlar Kanunu döneminde gerek 818 sayılı Kanun’da gerekse 4857 sayılı İş Kanunu’nda iş sözleşmesinin devrine ilişkin açık düzenleme bulunmamasına rağmen iş sözleşmesinin devri kabul edildiği gibi, duraksamasız biçimde işçinin rızasının alınması da gerekli ve zorunlu görülmüştür. İşçinin rızasının varlığı iş sözleşmesinin devrini aynı zamanda işyeri devrinden ayıran en belirgin farklılıktır. Hukuk Genel Kurulunun 01.03.2006 gün ve 2006/9-51 E., 2006/27 K. sayılı kararında 1475 sayılı İş Kanunu’nun yürürlükte bulunduğu dönemde dahi iş sözleşmesinin devrine işçinin rıza göstermesinin gerekli olduğu belirtilmiş ve devri kabul etmeyen işçinin iş sözleşmesini haklı nedenle feshedebileceği kabul edilmiştir.

Burada üzerinde durulması gereken başka bir husus, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’ndan önceki dönem bakımından iş sözleşmesinin devrinin şekle tabi olup olmadığı ve işçinin rızasının açıklanma şeklinin ne olacağı hususudur.

818 sayılı Borçlar Kanunu ve 4857 sayılı İş Kanunu iş sözleşmesini belli bir şekil şartına tabi tutmadığından 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 12’nci maddesindeki hükümden hareketle kendisi belli bir şekil şartına tabi olmayan iş sözleşmesinin devrinin ve işçinin devre rızasının da şekle tabi olmadığı kabul edilmiştir (Cengiz: …e., s. 56.).

İş sözleşmesinin devri halinde işçi ile devreden işveren arasındaki hukuki ilişkinin sona ermesi, işçinin taraf olduğu iş sözleşmesinin sona erdiği anlamına gelmemektedir. Dolayısıyla iş sözleşmesi devredilen işçi, devir işlemine dayanarak ihbar ve kıdem tazminatı talep edemeyecektir. Bu durumda iş ilişkisi devam ettiğinden işçinin kullanmadığı yıllık izin sürelerine ilişkin ücretleri talep edebilmesi de mümkün değildir (Cengiz: …e.,s.126.).

İş sözleşmesinin iradi devri ile birlikte işçi ile devreden işveren arasındaki hukuki ilişki yani iş ilişkisi sona ermekle birlikte yeni işverenle kesintiye uğramadan devam etmektedir. Yeni bir iş sözleşmesinin kurulması söz konusu olmamaktadır. Devreden işveren feshe bağlı haklardan sorumlu olmayacağı gibi, işçi de kıdem süresine bağlı hakları kaybetmeyecektir. Devralan işveren ise devraldığı işçinin sadece kıdeme bağlı hakları açısından değil, tüm hakları açısından devreden işveren yanında geçen hizmet süresinden sorumlu olacaktır (Cengiz: …e, s. 128 vd.). Başka bir anlatımla iş sözleşmesinin devri ile birlikte kıdeme bağlı olan ve olmayan tüm haklar değişikliğe uğramadan devralan işverene geçecektir.

Kısaca iş sözleşmesinin devri, işçi, işveren ve iş sözleşmesini devralan işveren arasında gerçekleşen, işçinin bundan sonra devralan işverene hizmet vermesini öngören ve geçici iş ilişkisi kapsamında olmayan üçlü ilişkiyi ifade eder. Devir niteliği itibariyle bir fesih değildir. İşçinin devreden işverenle olan iş sözleşmesinden veya iş yeri uygulamasından doğan hakları ve borçları devralan işverene geçer. Yani işçi ile devreden işveren arasındaki iş ilişkisi sona ererken iş sözleşmesi yeni işverenle kesintiye uğramadan devam etmektedir. İşçi iş sözleşmesi devrini kabul etmek zorunda değildir. İşçi devri kabul etmediğinde sözleşmenin feshi işverenin haksız feshi niteliğinde olacaktır.

Bu noktada iş yeri devri ve iş sözleşmesinin devri arasındaki farklılıkları da ortaya koymak gerekmektedir.

İş sözleşmesinin devrinde, işyeri devrinde olduğu gibi işveren sıfatında değişiklik meydana gelmekte ve eski işveren yerine sözleşme dışı bir üçüncü şahıs yeni işveren olarak mevcut iş sözleşmesine taraf olmaktadır. Ancak işyeri devrinde iş sözleşmeleri kendiliğinden devredilmekte olup sözleşme devri için ayrıca bir işleme gerek kalmamaktadır. Bu nedenle tarafların ve özellikle işçinin iş sözleşmesinin devri için ayrı bir beyanda bulunmasına gerek yoktur. İş sözleşmesinin devrinde ise işçinin muvafakati gereklidir. Diğer taraftan iş sözleşmesinin devrinde, işçinin sadece işvereni değil kural olarak çalıştığı işyeri de değişmektedir. Bu husus, yapılan işlemin işyeri devri mi yoksa iş sözleşmesinin devri mi olduğunun belirlenmesinde kullanılan önemli bir kriterdir.

Öte yandan, geçici iş ilişkisine de kısaca değinmek gerekmektedir.

İşverenin devir sırasında yazılı rızasını almak suretiyle bir işçiyi; holding bünyesi içinde veya aynı şirketler topluluğuna bağlı başka bir iş yerinde veya yapmakta olduğu işe benzer işlerde çalıştırılması koşuluyla başka bir işverene iş görme edimini yerine getirmek üzere geçici olarak devrettiğinde geçici iş ilişkisinin gerçekleşmiş olacağı, bu iş ilişkisinin “altı ayı geçmemek üzere” yapılabileceği ve en fazla iki defa yenilenmesi sonucu toplam 18 aylık süreyi aşamayacağı 4857 sayılı İş Kanunu’nun 7’inci maddesinde öngörülmüştür. Yasada belirtilen bu sürenin bitiminde, işçinin ödünç veren işverene ait iş yerinde iş görmeye devam etmesi gerekir. Sürenin sonunda işçinin ödünç alan işveren yanında çalışmaya devam etmesi hâlinde ise bu defa taraflar arasında iş sözleşmesi devrinin gerçekleştiği kabul edilmelidir.

Dolayısıyla işçinin holding bünyesinde ya da aynı gruba ait şirketlerden birinden diğerine ya da yaptığı işe benzer işleri yapması koşuluyla başka bir işverene geçici olarak gönderilmesi ancak devir anında işçinin rızasının alınması ile mümkün olabilir. İşverence işçinin bir başka işverene ait iş yerinde daimî olarak görevlendirilme yönündeki irade açıklaması ise iş sözleşmesinin devrini sağlamaya yönelik bir girişim olarak ele alınmalıdır. Gerek geçici iş ilişkisinde gerek iş sözleşmesi devrinde işçinin rızası olmaksızın belirtilen üçlü ilişkilerin kurulması mümkün olmaz.

Bu açıklamalar ışığında somut uyuşmazlık incelendiğinde; dosya içeriğine göre davacının davalı O.B.K Tekstil ve Turizm Tic. San. A.Ş. işçisi olarak …/Konya şirket adresinde çalıştığı, davalı şirket nezdinde şoförlük ve tezgahtarlık yaptığı anlaşılmaktadır. Davalı vekili cevap dilekçesinde, müvekkili şirketin satış ile …Tekstil San. Tic. AŞ.’nin ise üretimle görevli olduğunu açıklamıştır. Cevap dilekçesi ve dosyadaki diğer bilgi ve belgelerden …Tekstil San. Tic. A.Ş.’nin, … adresinde faaliyet gösterdiği, kurucu ortakları ve yönetim kurulu üyelerinin davalı şirketle aynı olduğu görülmüştür.

Davalı şirket tarafından davacı işçiye gönderilen 24.09.2010 tarihli ihtarname; “01.12.1997 tarihinden itibaren işyerimizde çalışmaktasınız. İşyerimizin kapatılmasından dolayı kıdeminiz, ücretiniz diğer bütün yasal haklarınız saklı kalmak ve aynı görevi yapmak üzere grubumuza bağlı ve yönetim kurulu başkan yardımcısı bulunduğum …Tekstil San. Tic. A.Ş.’de 3 gün içinde göreve başlamanızı rica ederiz” şeklinde olup, davacı işçiye 28.09.2010 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davacı vekili, davacının iş sözleşmesinin işveren tarafından feshedildiğini açıklamış olup, davacı tarafından davalı şirkete keşide edilen ancak tebliğine ilişkin belgesinin dosya kapsamında bulunmadığı 27.09.2010 tarihli ihtarnamede davacı, iş sözleşmesinin 24.09.2010 günü işten çıkış saatlerinde işveren … tarafından sözlü olarak feshedildiğini bildirmiştir. Davalı vekili ise, her iki şirketin sahipleri ve yönetim kurulu üyelerinin aynı olduğunu, ihtarnamede de belirtildiği üzere davacının hakları saklı tutularak kendisine taahhüt verildiğini, üretici şirket olan …Tekstil A.Ş.’de 150’nin üzerinde işçi çalıştığını, şehrin her bölgesinden geçecek şekilde servis hizmeti ve bir öğün yemek verildiğini, yeni görevlendirilen yerdeki çalışma koşullarının eski yerine göre daha iyi durumda olduğunu, iş sözleşmesinin müvekkili işveren tarafından feshedilmediğini belirtmiştir. Davacıya ait sigortalı hizmet cetveline göre 01.10.2010 tarihinde işten çıkışının verildiği anlaşılmıştır. Dinlenen taraf tanıkları ise iş sözleşmesinin feshine ilişkin olarak “davacının yeni şirkette tazminat almayacağı düşüncesiyle işten ayrıldığı, “davacının çalıştığı yer kapanınca işten ayrılmak zorunda kaldığı”, “yeni davet edilen şirkette ne iş yapacaklarının söylenmediği” şeklinde beyanda bulunmuşlardır.

Dosya kapsamından, davalı şirkete ait davacının çalıştığı fabrikanın kapanması üzerine davacıya dava dışı …Tekstil San. Tic. A.Ş.’ye geçirileceğine ilişkin tebligat yapıldığı ve davacının da nakli kabul etmemesi nedeniyle iş sözleşmesinin feshedildiği anlaşılmaktadır. Yine …Tekstil A.Ş.’nin şirket adresi de davalı şirket adresinden farklıdır. Dolayısıyla somut olayda, davacının sadece işvereni değil çalıştığı iş yeri de değiştiğinden, iş yeri devrinden bahsetmek mümkün olmadığı gibi davacının dava dışı şirkete geçici olarak gönderilmesi de söz konusu değildir. Kaldı ki geçici iş ilişkisinin kurulmasının da işçinin muvafakatine bağlı olduğu açıktır. Bu nedenle davacı işçinin dava dışı şirkete naklini öngören ihtarnamenin iş sözleşmesinin devri niteliğinde olduğu konusunda kuşku bulunmamaktadır.

Mahkemece davacının çalıştığı iş yerinin kapatıldığı bu nedenle zorunlu olarak aynı işverenin başka bir iş yerine görevlendirildiği, görevlendirmenin çalışma koşullarında esaslı değişiklik ihtiva etmediği, davacının yasal haklarının da saklı tutulduğu, bu nedenle aynı şehir içinde benzer koşullarda çalışmaya gitmeyerek iş sözleşmesini fesheden davacının kıdem tazminatına hak kazanamayacağı belirtilmiş ise de bu kabul dosya kapsamına uygun düşmemektedir.

24.09.2010 tarihli ihtarname ile davacının dava dışı bir şirket nezdinde çalışması öngörüldüğünden, iş görme borcunu yerine getireceği yeni işveren …Tekstil San. Tic. A.Ş. olacaktır. Burada başka bir işverene iş sözleşmesinin devri söz konusu olup, bu üçlü ilişkinin kurulması ise ancak davacı işçinin rızasına bağlıdır. Davacının ise dosya kapsamından devre muvafakat etmediği açık olduğuna göre artık iş sözleşmesinin feshi işverenin haksız feshi niteliğindedir.

Hukuk Genel Kurulunda yapılan görüşmeler sırasında, yapılan görevlendirmenin nakil olarak nitelendirilemeyeceği, görevlendirilen iş yeri aynı kişilere ait bulunduğundan burada iş yeri değişikliğinin söz konusu olduğu, çalışma koşullarında da esaslı bir değişiklik bulunmadığına göre iş sözleşmesinin davacı tarafından feshinin haklı nedene dayanmadığı bu itibarla direnme kararının onanması gerektiği görüşü ileri sürülmüş ise de bu görüş Kurul çoğunluğu tarafından benimsenmemiştir.

Hâl böyle olunca, yapılan görevlendirme iş sözleşmesinin devri niteliğinde olup, davacı da devri kabul etmediğinden sözleşmenin feshinin işverenin haksız feshi niteliğine bürüneceği bu durumda da davacının kıdem tazminatına hak kazanacağı açık iken, belirtilen maddi ve hukuki olgular göz önüne alınmaksızın talebin reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.

Açıklanan nedenlerle, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulması gerekirken önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır.

Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.

S O N U Ç: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere 13.12.2017 gününde oy çokluğu ile karar verildi”[1].

Sonuç olarak;

  1. İşyerinin devri, 4857 sayılı İş Kanunu m. 6’da; İş sözleşmesinin devri ise 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 429 uncu maddesinde düzenlenmiştir.
  2. İşyerinin devrinde işçinin sadece işvereni değişmekte iken, iş sözleşmesinin devrinde, işçinin hem işyeri hem de işvereni değişmektedir.
  3. İşyerinin devrinde iş sözleşmeleri kendiliğinden devredilmekte ve tarafların iş sözleşmesinin devri için ayrı bir beyanda bulunmasına gerek bulunmamaktadır. İş sözleşmesinin devrinde ise, işçinin muvafakati gereklidir. Ayrıca, devredilen işçi, devreden işveren ve devralan işveren arasında devir sözleşmesi yapılması gerekir.
  4. İşyerinin devrinde, devreden veya devralan işveren iş sözleşmesini sırf işyerinin devrinden dolayı feshedemez ve devir işçi yönünden fesih için haklı sebep oluşturmaz. İş sözleşmesinin devrinde ise, işçi devri kabul etmezse, işveren feshi haksız fesih niteliğinde olur.
  5. İşyerinin devrinde işçinin devir tarihinden önce muaccel hale gelmiş işçilik alacaklarından eski ve yeni işverenin iki yıl süreyle birlikte sorumlu olacağı düzenlenmiş, ancak iş sözleşmesinin devri için böyle bir sorumluluk öngörülmemiştir.

İşyerinin Devri Ile İş Sözleşmesi Devri Arasındaki 5 Farklı özellik Nedir Satınalma Dergisi 7 Gün 7 Gündemwww.incirogludanimanlik.com sayfasında yayımlanan blog yazıları, hakemli makale formatında olmayıp bilgi verme amaçlıdır. Kesinlikle hukuki mütalaa ya da tavsiye niteliğinde değildir.

Lütfi İNCİROĞLU

 

[1] YHGK 13.12.2017 T., 2015/9-2887, K.2017/1751 Legalbank

Mavi Vatan’dan Katar Denizlerine Türk İmzası: Al Ghariyah, Başoğlu Kablo ile Suya İndi

Tedarik Zinciri Danışmanlığı Haber Mavi Vatan'dan Katar Denizlerine Türk İmzası Al Ghariyah, Başoğlu Kablo Ile Suya İndi

Mavi Vatan’dan Katar Denizlerine Türk İmzası: Al Ghariyah, Başoğlu Kablo ile Suya İndi

Tedarik Zinciri Danışmanlığı Haber Mavi Vatan'dan Katar Denizlerine Türk İmzası Al Ghariyah, Başoğlu Kablo Ile Suya İndiTürkiye’nin kablo üretimindeki küresel gücü Başoğlu Kablo ve Profil San. ve Tic. A.Ş., savunma sanayiindeki stratejik projelerin güvenilir çözüm ortağı olmaya devam ediyor. Denizcilik sektöründe uluslararası yankı uyandıran dev projelerin bir parçası olan marka, son olarak Katar Deniz Kuvvetleri için inşa edilen yüksek teknolojili gemilerdeki yerini aldı.

Görkemli Tören ve Üst Düzey Katılım

DEARSAN Tersanesi tarafından Katar Deniz Kuvvetleri’nin savunma kapasitesini artırmak amacıyla yürütülen Güdümlü Mermili Hücumbot projesi kapsamında, serinin ikinci gemisi olan AL GHARIYAH, düzenlenen görkemli bir törenle denizle buluştu. Türk savunma sanayiinin gövde gösterisine dönüşen bu tarihi ana, Başoğlu Kablo yönetimi de eşlik etti.

Törene Başoğlu Kablo ve Profil San. ve Tic. A.Ş. Yönetim Kurulu Üyesi Sayın Erdinç Altıner ve Genel Müdür Sayın İsmet Özer bizzat iştirak ederek, projeye verdikleri stratejik önemi yerinde vurguladılar. Türk mühendisliğinin ve yerli üretim kaslarının bir eseri olan AL GHARIYAH’ın denize indirilişi, yerli tedarik zincirinin küresel askeri standartlardaki başarısının da somut bir nişanesi oldu.

Açık Denizlerde Kusursuz İletişim: Savunma Sanayiinde Başoğlu Güveni

Modern deniz savaşlarının en zorlu gerekliliklerine göre donatılan güdümlü mermili hücumbotlar; yüksek sürat, ağır silah yükü ve hatasız veri iletişimi gerektiren son derece karmaşık sistemlerle donatılmıştır. Bu sistemlerin “sinir sistemi” olarak kabul edilen kablo altyapısında Başoğlu Kablo ürünlerinin tercih edilmesi, markanın zorlu askeri standartlardaki (MIL-SPEC) üretim yetkinliğini bir kez daha tescilledi.

Başoğlu Kablo yetkilileri yaptıkları açıklamada; uluslararası ölçekteki bu askeri projede yerli ve milli ürünlerinin tercih edilmesinden dolayı büyük bir gurur yaşadıklarını ifade ettiler. En zorlu deniz koşullarına, yüksek ısıya ve korozyona dayanıklı özel kablo çözümleriyle AL GHARIYAH’a güç veren marka, savunma sanayii ekosistemindeki stratejik ağırlığını bir kez daha hissettirdi.

Stratejik İş Birliği ve Gelecek Vizyonu

AL GHARIYAH projesi, sadece bir gemi teslimatı değil, aynı zamanda Türkiye ve Katar arasındaki savunma sanayii iş birliğinin en güçlü köprülerinden biri olarak dikkat çekiyor. Başoğlu Kablo, bu değerli projede kendisine güvenen tüm paydaşlara teşekkürlerini iletirken, projede emeği geçen mühendis ve teknik ekipleri başarılarından dolayı tebrik etti. Şirket tarafından yapılan resmi açıklamada projenin anlam ve önemi şu sözlerle mühürlendi:

“Başoğlu Kablo olarak, dünya çapında ses getiren savunma sanayii projelerinde yerli mühendisliğimize duyulan güvenden onur duyuyoruz. AL GHARIYAH’ın denizlerdeki görevini üstün bir performansla yerine getireceğine dair inancımız tamdır. Gemimizin pruvası neta, denizleri sakin, başarıları daim olsun.”

Basoglu Kablo Dearsan


EĞİTİM ve DANIŞMANLIK:

Eğitim teklifi almak için egitim@satinalmadergisi.com

Satin Alma Dergi Tedarik Zinciri Danismanligi
Satınalma | Tedarik Zinciri | Danışmanlık | Eğitim

Fabrikanızda Bire Bir (1-1) Yönetici ve Grup Eğitimleri

Tedarik Zinciri Satın Alma Sürdürülebilirlik Eğitimi Satın Alma Tedarik Zinciri Eğitimi
Satın Alma Tedarik Zinciri Eğitimleri için tıklayınız

Şirket eğitimlerini standart kalıplarla değil, ihtiyaçlarınıza özel tasarlıyoruz. Her program, işletmenizin gerçek problemlerine çözüm üretmek ve ölçülebilir sonuçlar yaratmak için hazırlanır. Sizlerden gelen geri bildirimlerle eğitimlerimizi özgünleştiriyor, böylece her adımda somut değer katıyoruz.

Mottomuz: “Her eğitim, bir iş probleminin çözümü için tasarlanır.”

Güvenilir, verimli ve profesyonel eğitim hizmetleriyle yanınızdayız. Dolu dolu, güler yüzlü eğitimler dilerim.

Prof. Dr. Murat Erdal 


Eğitim içeriklerini görmek için başlıkları tıklayınız. 

☐ İhale ve Sözleşme Yönetimi Eğitimi (2 gün)

☐ İhale Kazanma, Teklif Verme, Satış ve Sözleşme Eğitimi (2 gün)

☐ Sürdürülebilir Tedarik Zinciri Yönetimi ve Yeşil Satınalma ISO 20400 Eğitimi (2 gün)

☐ Stratejik Satın alma Yönetimi Eğitimi (2 gün)

☐ Tedarikçi Performans Değerlendirme ve Tedarikçi İlişkileri Eğitimi (2 gün)

☐ Sözleşme Yönetimi ve Sektörel Kontrat İncelemeleri Eğitimi (2 gün) 

☐ Satış Mühendisleri için Kurumsal Satış Eğitimi (Rol Canlandırma/Oyun) (2 gün)

☐ Satınalma ve Tedarik Zincirlerinde YAPAY ZEKA Eğitimi (2 gün)

☐ Emtia ve Kategori Uzmanları için Maliyet ve Fiyat Eskalasyon Analizi Eğitimi

☐ ISO 37001 Rüşvetle ve Yolsuzlukla Mücadele Yönetim Sistemi Standardı Eğitimi

☐ Satınalma Süreçlerinde Denetim ve Suistimal Önleme Eğitimi (2 Gün)

☐ Filo Yönetimi Eğitimi: “Operasyon ve Planlama İlkeleri” (2 gün)

☐ Dış Ticarette Lojistik Sözleşme Yönetimi Eğitimi (2 gün)

☐ Lojistik ve Depo Yönetimi Eğitimi (2 gün)

 Müzakere Teknikleri ve Pazarlık Becerileri (İleri Seviye) Eğitimi (2 gün)

☐ Temel Satınalma Eğitimleri -> Eğitim Kataloğunu İndirebilirsiniz –>   https://satinalmadergisi.com/egitim.pdf

YAZI DİZİSİ:

1 – Satın almada Suistimal ve Yolsuzluk: Kurumsallaşma Boşlukları ve Bir Dava İncelemesi

2 – Satınalma Süreçlerinde İhbar, İç Kontrol ve Gizlilik: Bir Dava İncelemesi

3 – Tedarikçinin Alacak İddiası ve Alıcının Nitelikli Dolandırıcılık Savunması: Bir Dava İncelemesi

4 – Tamiri Mümkün Makinelerin Hurda Olarak Piyasaya Satışı İddiası:
İlk Derece Mahkemesinden İstinafa Uzanan Bir Dava İncelemesi

5 – Satınalma Yöneticisinin İhalelerde Şirketi Zarara Uğratma İddiası, Disiplin Soruşturması ve Savunma Süreci: Bir Dava İncelemesi

SİZDEN GELENLER

Okur Katkısı: Vaka ve Soru Paylaşımı

Bu yazı dizisini sahadan gelen gerçek soru ve örneklerle zenginleştirmek istiyorum. Satınalma süreçlerinde karşılaştığınız etik ikilemleri, kontrol boşluklarını veya “nasıl önleriz?” dediğiniz risk başlıklarını benimle (editor@satinalmadergisi.com ) paylaşabilirsiniz; uygun gördüklerimi anonimleştirerek ilerleyen bölümlerde vaka olarak ele alacağım.

Paylaşım yaparken yalnızca genel çerçeveyi aktarmanız yeterli;
kişi/kurum ismi vermeden, örneği daha çok “süreç ve risk” boyutuyla anlatmanız yazı dizisinin amacına en iyi şekilde hizmet edecektir.

Limon – 2

Limon – 2 Satınalma Dergisi 7 Gün 7 Gündem

Limon – 2

Reşat BAĞCIOĞLU

Limon – 2 Satınalma Dergisi 7 Gün 7 GündemLimon…

En kral dönemini yaşıyor bu aralar. Ne zamana kadar devam edecek limonun bu krallığı diye sorarsanız, aklıma gelen birkaç yanıtı paylaşmak istiyorum.

Limonun krallığı;

  • Normal koşullarda bu yıl limonun hasadı yapılasıya kadar. Bu demektir ki 2026 yılının Eylül ayını bulacak. Ama erkencil limon hasadı Ağustosta başlar diye aklınıza bir soru gelebilir. Ağustos ayında hasat edilen limonların suyu pek olmaz, o tür limonlar direk olarak narenciye paketleme tesislerine gider, parafinlenir ve soğuk hava deposunda muhafaza edilir. Soğuk hava deposu derken Ürgüp ve Göreme’deki doğal mağaralar da soğuk hava deposu gidi çalışırlar ve limon depolama alanıdır adeta,
  • Şu günlerde limon üreden diğer ülkelerden limon ithalatı yapılasıya kadar. İthalat yapılırsa, iç piyasadaki fiyat kısmen gevşer. Kısmen gevşer diyorum ama yurt dışından bunca canlı hayvan ithalatı yapılmasına rağmen ülkemizde et fiyatları düşeceğine, sürekli yükseliyor,
  • Limon üreticisinin tepesi atıp, son sigortası da atarsa, limon ağaçlarını kökünden söker ve limonun krallığı devam eder
  • Kral LimonLimon ağaçlarının çiçek açtığı bu günlerde dondurucu soğuk olup, limon çiçeklerinin donmasına ve bunun sonucunda çiçeklerin dökülmesine neden olursa,

Limonun krallığı devam eder.

Böyle Giderse Limon

Böyle giderse, kral limondan yapılan limonatayı ne içmek ne de yapmak pek mümkün olmayacağı görünmektedir.

Nerede o doğal yolla yapılan katkısız lezzetli mis kokulu limonata?

Limonata

çorba

Çorba veya kelle paça çorbası limonsuz olur mu?

Bilhassa gördüğüm;

İstanbul’da kelle paça çorbasının yanında bir limonun 1/8’i yani bir limonu 8 parçaya bölüp, çok minik bir parça limonu çorbanın yanına veriyorlar. Bu limon yetmez ama, hiç yoktan iyidir diyoruz.

Çorbacı da haklı. Bu fiyata limon olursa.

Limonu İçin TÜİK Resmi Rakamları

Limonda oynanan filmin senaryosu aynı aslında. Her sene vizyona giriyor. Rakamların resmi bir verisi olsun istedim ve TÜİK sayfasına girdim Limon ile ilgili veriyi aldım ancak gözüm diğer ürün gruplarına da takıldı. Ama siz sadece TÜİK’in LİMON verisine göz atın bence.

TÜİK Sayfasından

Sebze Üretimi 2025 Yılında Bir Önceki Yıla Göre Azaldı

Sebze ürünleri üretim miktarı 2025 yılında bir önceki yıla göre %0,9 oranında azalarak yaklaşık 33,3 milyon ton olarak gerçekleşti.

Sebzeler grubu ürünlerinden karpuzda %6,7, kuru soğanda %9,8, sivri biberde %1,8 oranında üretim artışı; domateste %7,6, salçalık kapya biberde %4,7, hıyarda %2,0 oranında üretim azalışı oldu.

Meyve Üretimi 2025 Yılında Bir Önceki Yıla Göre Azaldı

Meyveler, içecek ve baharat bitkileri üretim miktarı 2025 yılında bir önceki yıla göre %30,9 oranında azalarak yaklaşık 19,6 milyon ton oldu.

Meyveler grubunda, bir önceki yıla göre,

  • Elmada %48,3,
  • Çilekte %1,9,
  • Şeftalide %46,1,
  • Nektarinde %44,1,
  • Kirazda %70,6,
  • Üzümde %27,5,
  • Narda %10,2

oranında üretim azalışı oldu.

Turunçgil meyvelerinden,

Mandalinada üretimde %5,8’lik artış oldu;

  • Portakalda %17,5,
  • Limonda %34,4

oranında üretim azalışı görüldü.

Sert kabuklu meyvelerden,

  • Fındıkta %38,5,
  • Cevizde %38,2,
  • Antep fıstığında %61,5

Oranında üretim azalışı oldu.

  • Muz üretiminde %1,2,
  • Zeytin üretiminde %34,7 (buradaki azalışın nedenleri limondan daha vahim. Ama konumuz şimdi Limon).

azalış gerçekleşti.

Kaynak: https://veriportali.tuik.gov.tr/tr/press/53939

Rekoltede Azalış Gösteren Her Ürün İçin Yazacak Birkaç Cümlem Olsa da Bugün Limonu Ele Alıyorum.

Limondaki azalış için ilk etapta aklıma gelen nedenleri şu şekilde sıralayabilirim;

  • Limon üreticisinin tüm yıl boyunca limonu yetiştirmek üzere yaptığı masraflara karşılık, limon tüccarlarının ürünü yok pahasına almaya çalışmaları, satın alsalar da ürün parasını uzun vadeli ödemelerle çiftçiye ödedikleri, bunun neticesinde de limon üreticisi her yıl limondan yeterli para kazanamamakla birlikte her geçen yıl limon üreticisi bırakın büyümeyi, küçülme yoluna gitmek zorunda kalıyorlar,
  • Limon ağaçları Mart aylarından başlayarak limon çiçeği açmaya başlar, her daldaki limon çiçekleri, doğada yaşanabilecek soğuk ve don olmadıktan sonra, limon çiçekleri meyveye dönüşür ve minik limonlar büyümeye başlar. Ancak henüz limon çiçeği aşamasında kuvvetli don olması halinde ilk etapta portakal, limon, kayısı gibi ağaçlardaki çiçekleri kurutur, kuruyan çiçekler meyveye dönüşmez, meyveye dönüşmeyen çiçekler dökülür ve limon, portakal kayısı gibi ürünler o sene ürün vermezler. Bunun sonucunda rekolte umulanın çok altında kalır, rekolte az olunca, ürünün fiyatı adeta uçuşa geçer. Oldukça abartılı bir seviyeye gelir ürün fiyatları.
  • Limon tüccarı, limon üreticisinin gırtlağını sıkar, ürünü yok parasına, hatta bir bardak sudan daha ucuz fiyata almaya kalkarsa, tepesi atan çiftçiler ürünü çoğu kez bedava dağıtır (zira ürünü dalından toplatmak işçi ücreti vermesine neden olacağından bedava vermeyi tercih eder), sonrasında her sene bu rezilliği çekeceğime limon ağaçlarını kökünden söker ve yerine başka fidanlar diker ve yetiştirir. Bu da limonun ilerleyen zamanda fiyatını yükseltir.
  • Limonda yurt dışından ithalat yoluyla ürün getirtme, üreticinin belini bükmektedir. Limon ithalatı ile ilgili karar Resmi Gazete’nin 12.03.2026 Tarih 33194 Nolu sayısında yayımlandı. Limon ithalatına serbestlik getirildi ve gümrük vergileri %54’den %10’a düşürüldü.

Limon Ithalat

Limon rekoltesinin düşmesinin nedenleri;

  • Olumsuz doğa olayları: mevsim gereği don olması, kuvvetli fırtına olması, limon çiçeğinin yetişmesine engel teşkil edecek nedenlerin ortaya çıkması vs,
  • Limon ağaçlarının kökünden sökülmesi, limonculuk yerine başka ürün yetiştirmeye karar verilmesi,

Şeklinde sıralanabilir.

Limonun Vahim Durumu İçin Çözüm Var mı?

Genel anlamda çözümsüz sorun yoktur. Birkaç çözüm önerim;

  • Limon konusunda üretici çiftçiler, tüccar ile son raddeye kadar muhatap olmayıp, burada devlet şefkatli ellini limon üreticisine biraz daha fazla uzatmalı. Destekler farklı yönde arttırılmalıdır
  • Zincir marketlere de iş düşüyor. Limonu ilk elden alıp, daha ucuza tüketiciye sunmaları yerinde olur. Ancak gördüğüm; bir ürünü direk üreticisinden alsalar da piyasa rayicinde satmayı tercih etme yoluna gidiyorlar,
  • Yerel yönetimler de çiftçiye destek verebilir ve çiftçiden ürünü alıp, tanzim satış mağazalarında değerlendirebilirler,
  • Meyve suyu üretim fabrikaları kimyasallarla sözüm ona limonata yapacaklarına, gerçek limonlarla limonata yapmayı deneseler, biraz maliyetli olsa da hem üreticiye hem de yurt ekonomisine destek vermeleri sağlanabilir. Tabii alım yapılırken tıpkı tüccar gibi çiftçiyi mağdur etmemesi gerekir,
  • Girişimciler nasıl ki şalgamı Türkiye’nin bir numaralı içeceği yaptılarsa, çiftçiden limonu alıp, çeşitli ürünler yapıp, online satış ile yurdun her köşesine gönderebilirler.
  • Devlet baba çiftçinin kullandığı mazota, gübreye sübvanse uygularsa nasıl olur sizce?

Limonun serüveni işte böyle.

Limon – 2 Satınalma Dergisi 7 Gün 7 GündemReşat BAĞCIOĞLU

ICC Uluslararası Ticaret Odaları

Türkiye Milli Komitesi

Türkiye Bankacılık Komite Başkanlığı Üyesi

Yedek Zaman: 8 Saatlik Günü 6 Saat Üzerinden Planlamak

Yedek Zaman 8 Saatlik Günü 6 Saat üzerinden Planlamak Satınalma Dergisi 7 Gün 7 Gündem

Yedek Zaman: 8 Saatlik Günü 6 Saat Üzerinden Planlamak

M. Efsun Yüksel Tunç
Eğitmen ve Yönetim Danışmanı
Yaşam ve Yönetici Koçu

Yedek Zaman 8 Saatlik Günü 6 Saat üzerinden Planlamak Satınalma Dergisi 7 Gün 7 GündemHayat beklediğimiz gibi gitmediğinde, planlarımız değiştiğinde ya da sürprizlerle karşılaştığımızda çoğumuz “nefes” ararız. İşte bu nefes alanı yaratmanın somut adı yedek zamandır.

Yedek zaman deyince çoğu kişi sadece “boş zaman” ya da “fazladan zaman” diye düşünür. Oysa yedek zaman, bilinçli olarak gündemimize eklediğimiz bir alanı temsil eder:

Bireysel üretkenlik, iş yönetimi, ilişki dinamikleri ya da günlük yaşam olsun; hiçbiri tamamen öngörülebilir değildir. Rutin işler dışında belirsizlikler, beklenmedik fırsatlar, acil durumlar, bir anda değişen öncelikler… Bunların hepsi yedek zamanın değeriyle doğrudan ilişkilidir.

Yedek zaman, sadece “fazladan sürem olsun” demek değildir. Bugünün ve yarının değişkenliğiyle sağlam ve esnek bir ilişki kurma biçimidir.

Çoğu kişi 8 saatlik çalışma süresini 8 saatlik iş yüküyle doldurur. Takvim baştan sona doludur. Boşluk yoktur. Ancak gerçek hayat bu matematiğe uymaz. Gün içinde mutlaka plan dışı bir gelişme olur. İşte tam bu noktada yedek zaman kavramı devreye girer.

Örneğin 8 saatlik bir çalışma süremiz varsa, bu sürenin tamamını planlamak yerine yaklaşık %20–25’lik kısmını bilinçli olarak kenara ayırırız. Yani günü 8 saate göre değil, ortalama 6 saate göre planlarız.

Bu yaklaşımın temel mantığı şudur:

  • 8 saatlik çalışma süresi
  • 6 saat planlı operasyonel iş
  • 2 saat yedek zaman

Bu yedek zaman, “boşluk” değildir. Stratejik bir alan olarak tasarlanır.

Gün İçinde Beklenmedik Durumlar Kaçınılmazdır

Zaman yönetimi literatüründe önemli bir kavram vardır: Parkinson Yasası. Bu yasa, “iş, kendisine ayrılan süreyi dolduracak şekilde genişler” der. Eğer bir göreve 8 saat verirsek, o görev büyük ihtimalle 8 saate yayılır. 4 saat verirsek, daha odaklı ve kompakt ilerleriz.

Ancak burada ikinci bir gerçek daha vardır: Gün içinde planlanmayan müdahaleler ortalama %20–30 oranında zaman kaymasına neden olur. Çalışma hayatı üzerine yapılan araştırmalar, çalışanların gün içinde defalarca bölündüğünü ve her bölünmenin yeniden odaklanma maliyeti yarattığını göstermektedir. Bu yeniden odaklanma süresi bazen 15–20 dakikayı bulabilir.

Her gün mutlaka bir telefon, bir kriz, bir gecikme, bir acil talep ya da plan dışı bir toplantı ortaya çıkar. Eğer günü tam kapasite planladıysak, bu beklenmedik durum zincirleme stres yaratır. Bir iş kayar, ardından diğeri, sonra üçüncüsü…

Bu domino etkisi performansı düşürür ve zihinsel yorgunluğu artırır. Oysa %20–25’lik yedek zaman ayrıldığında, beklenmedik durumlar günün dengesini bozmaz. Çünkü sistem zaten esneklik üzerine kuruludur.

Zaman Baskısı ve Performans İlişkisi

Psikolojide Yerkes-Dodson Eğrisi olarak bilinen performans teorisine göre, belli bir düzeye kadar stres performansı artırır; ancak aşırı zaman baskısı performansı düşürür. Sürekli sıkışmış takvimle çalışmak, beynin tehdit algısını artırır. Bu durumda karar verme kalitesi düşer, hata oranı artar ve yaratıcılık azalır.

Yedek zaman tam burada denge unsurudur. 6 saatlik planlı operasyonel blok, odaklanmış üretkenlik sağlar. 2 saatlik tampon alan ise zihnin tehdit moduna geçmesini engeller. Bu denge, sürdürülebilir performans yaratır. Bu yaklaşım sadece zaman yönetimi değil; bilişsel enerji yönetimidir.

Beklenmedik İş Yoksa Ne Olur?

Yedek zamanın en kıymetli tarafı burada başlar. Eğer o gün kriz ya da plan dışı yoğunluk oluşmazsa, ayrılan süre stratejik işlere aktarılır. Bu alan şunlar için kullanılabilir:

  • Uzun vadeli projeler
  • Gelişim çalışmaları
  • Okuma ve araştırma
  • Süreç iyileştirme
  • Yeni fikir üretme
  • İlişki güçlendirme

Stratejik işler genellikle “acil” olmadığı için ertelenir. Günlük operasyonel işler, uzun vadeli düşünmenin önüne geçer. Ancak yedek zaman modeli, stratejik düşünceyi tesadüfe bırakmaz; sistemin parçası haline getirir. Bu da kişiyi yalnızca işi yetiştiren biri olmaktan çıkarır; işi geliştiren biri haline getirir.

Verim ve Performans Neden Artar?

Bu modelin üç temel kazanımı vardır:

  1. Stres azalır.

Zaman baskısı düştüğünde beyin daha sağlıklı karar verir. Kortizol düzeyi sürekli yüksek seyretmez. Bu da zihinsel berraklığı artırır.

  1. Operasyonel işler daha odaklı yapılır.

6 saatlik planlı blok, gerçekçi bir yoğunluk sağlar. Parkinson Yasası gereği iş gereksiz yere genişlemez. Daha kompakt, daha net ilerler.

  1. Stratejik düşünme alanı açılır.

Günlük işlerin içinde kaybolmak yerine, kişi kendi gelişimine yatırım yapar. Bu yatırım kısa vadede görünmez; ancak uzun vadede performans ve kariyer farkı yaratır.

Yedek Zaman Disiplini

Buradaki kritik nokta şudur: Yedek zaman bırakmak bir konfor alanı değildir. Bu, bilinçli bir planlama disiplini gerektirir. Çünkü takvimi doldurmak kolaydır; boş alan bırakmak cesaret ister.

Yedek zaman şu mesajı verir:

“Her şeyi kontrol edemem. Fakat esnek kalabilirim.”

Bu esneklik, gün sonunda zihinsel tükenmişliği azaltır. Ayrıca kişinin kendini sürekli yangın söndüren biri gibi hissetmesini engeller.

Sonuç: Yedek Zaman, Stratejik Bir Karardır

Yedek zaman gün içindeki yapılacaklar listesini, güne yaymak değildir. 8 saatlik çalışma süresinden yaklaşık %20–25’lik kısmını bilinçli olarak bir kenara ayırıp işleri 6 saate göre planlamayı içerir.

Böylelikle gün içinde beklenmedik durumlarda o ayrılan yedek zaman kullanılır. Beklenmedik iş olmazsa da stratejik işler ele alınır.

Sonuç olarak:

  • Verim artar
  • Performans sürdürülebilir hale gelir
  • Stres azalır
  • Stratejik düşünme güçlenir
  • Kişi kendini geliştirecek alan bulur

Yedek zaman bir lüks değildir. Yedek zaman bir zayıflık değildir. Yedek zaman, profesyonel olgunluğun göstergesidir. Günü 8 saat doldurmak kolaydır. Günü 6 saat planlayıp 2 saatlik esneklik bırakmak ise bilinçli bir yönetim tercihidir. Ve tam da bu tercih, yüksek performanslı insanların ortak alışkanlıklarından biridir.

Yedek Zaman 8 Saatlik Günü 6 Saat üzerinden Planlamak Satınalma Dergisi 7 Gün 7 GündemM. Efsun Yüksel Tunç
Eğitmen ve Yönetim Danışmanı
Yaşam ve Yönetici Koçu

efsun@indus.com.tr

https://www.linkedin.com/in/efsunyukseltunc/

Instagram @indusefsun

www.efsunyuksel.com

Lojistik ve Depo Operasyonlarında Ölçtüğümüz Şey Performans mı, Yoksa Yarattığımız Değer mi?

Lojistik Ve Depo Operasyonlarında ölçtüğümüz şey Performans Mı, Yoksa Yarattığımız Değer Mi Satınalma Dergisi 7 Gün 7 Gündem

Lojistik ve Depo Operasyonlarında Ölçtüğümüz Şey Performans mı, Yoksa Yarattığımız Değer mi?

Kadir HANÇER

Lojistik Ve Depo Operasyonlarında ölçtüğümüz şey Performans Mı, Yoksa Yarattığımız Değer Mi Satınalma Dergisi 7 Gün 7 GündemLojistik ve depo operasyonlarında performans ölçümü, uzun yıllar boyunca hız, maliyet ve verimlilik gibi nicel göstergeler üzerinden değerlendirilmiştir. Ancak günümüzde bu yaklaşımın, sistemin yarattığı gerçek etkiyi ölçmekte yetersiz kaldığı görülmektedir. Bu çalışma, lojistik performans kavramını değer yaratma perspektifiyle yeniden ele almakta özellikle sağlık sektörü gibi kritik alanlarda performansın ötesinde değer odaklı bir yönetim anlayışının gerekliliğini ortaya koymaktadır. Çalışmada, fırsat maliyeti yaklaşımı, izlenebilirlik, hizmet sürekliliği ve risk yönetimi gibi kavramlar üzerinden lojistik performansın yeniden tanımlanması önerilmektedir.

  1. Giriş

Lojistik ve depo yönetimi, işletmelerin rekabet gücünü belirleyen temel fonksiyonlardan biri haline gelmiştir. Geleneksel yaklaşımda bu süreçler çoğunlukla “destek faaliyet” olarak değerlendirilmiş, performans ölçümü ise operasyonel göstergelerle sınırlandırılmıştır.

Bu kapsamda en sık kullanılan performans göstergeleri şunlardır

  • Sipariş hazırlama süresi
  • Stok devir hızı
  • Birim başına maliyet
  • Depo verimliliği

Ancak bu göstergeler, lojistik sistemin yarattığı toplam değeri ölçmekten uzaktır. Çünkü lojistik süreçlerin çıktısı yalnızca operasyonel başarı değil, aynı zamanda sistemsel değer üretimidir.

Bu bağlamda temel soru şudur,

“Biz lojistikte ve depolama süreçlerinde gerçekten neyi ölçüyoruz performansı mı, yoksa değeri mi?”

  1. Performans Ölçüm Evrimi

Performans ölçüm sistemleri tarihsel olarak üç aşamadan geçmiştir.

2.1 Operasyonel Performans Dönemi

Bu dönemde ölçüm kriterleri tamamen verimlilik odaklıdır

  • Daha hızlı işlem
  • Daha düşük maliyet
  • Daha yüksek çıktı

2.2 Süreç Odaklı Performans Dönemi

Bu aşamada süreç kalitesi ön plana çıkmıştır

  • Hata oranları
  • Süreç uyumu
  • Standartlaşma

2.3 Değer Odaklı Performans Dönemi

Günümüzde ise performans, değer üretimi ile birlikte değerlendirilmektedir

  • Hizmet sürekliliği
  • Müşteri memnuniyeti
  • Risk minimizasyonu

Bu dönüşüm, lojistik süreçlerin yalnızca “nasıl çalıştığı” değil, “ne sonuç ürettiği” üzerinden değerlendirilmesini gerektirmektedir.

  1. Lojistikte Performans Ölçümünün Sınırları

Klasik performans göstergeleri, ölçülebilir olmaları nedeniyle tercih edilmektedir. Ancak bu göstergelerin bazı temel sınırlılıkları vardır.

  • Bağlamsal körlük: KPI’lar çoğu zaman bağlamdan bağımsız değerlendirilir
  • Kısa vadeli odak: Anlık performansı ölçer, uzun vadeli etkileri göz ardı eder
  • Değer üretimini yansıtamama: Sayısal başarı, gerçek faydayı göstermeyebilir

Örneğin:

 

  • %99 doğruluk oranı, kritik %1 hatayı gizleyebilir
  • Düşük maliyet, yüksek risk anlamına gelebilir
  • Sayım analizlerinin mali tutar farklarından bağımsız tutturma % oranı ile takip edilip başarılı sayılması

Bu nedenle performans ölçüm sistemleri yeniden tasarlanmalıdır.

  1. Değer Kavramı ve Lojistikte Yeniden Tanımı

Değer, klasik anlamda finansal çıktı ile ilişkilendirilse de lojistikte daha geniş bir anlam taşır.

  • Doğru ürünün doğru zamanda bulunması
  • Hizmet sürekliliğinin sağlanması
  • Operasyonel güvenilirlik
  • Risklerin minimize edilmesi

Bu noktada lojistik, yalnızca ürün akışı değil güven, süreklilik ve istikrar üretir.

  1. Fırsat Maliyeti Perspektifi ile Stok Yönetimi

Stok yönetimi, lojistik sistemin en kritik bileşenlerinden biridir. Ancak stok çoğu zaman yalnızca fiziksel bir varlık olarak değerlendirilir.

Kadir Hançer’e göre stok, aynı zamanda önemli bir fırsat maliyeti unsurudur (2022).

Bu yaklaşım şu dengeyi ortaya koyar:

  • Fazla stok → Sermayenin atıl kalması
  • Yetersiz stok → Hizmet kaybı

Dolayısıyla stok yönetimi, yalnızca miktar değil zaman, risk ve alternatif kullanım değeri açısından değerlendirilmelidir.

  1. Depolama Faaliyetlerinin Stratejik Dönüşümü

Geleneksel olarak depolar maliyet merkezi olarak görülmüştür. Ancak günümüzde bu yaklaşım geçerliliğini yitirmiştir.

Modern depolar

  • Süreçleri hızlandırır
  • Hataları azaltır
  • Hizmet kalitesini artırır
  • Karar destek sistemi görevi görür

Bu dönüşüm, depoların “pasif alanlar” olmaktan çıkıp “aktif değer üretim merkezleri” haline geldiğini göstermektedir.

Nitekim Kadir Hançer (2024), depolamanın değer yaratma perspektifiyle yeniden ele alınması gerektiğini vurgulamaktadır.

  1. Performans ve Değer Arasındaki Ayrım

Performans ve değer kavramları çoğu zaman birbirine karıştırılmaktadır. Oysa bu iki kavram arasında temel farklar bulunmaktadır

  • Performans ölçülür, değer hissedilir
  • Performans kısa vadeli, değer uzun vadeli sonuç üretir
  • Performans operasyonel, değer stratejiktir

Bu nedenle yüksek performans, her zaman yüksek değer anlamına gelmez.

  1. Sağlık Sektöründe Lojistik Değerin En Kritik Olduğu Alan

Sağlık sektörü, lojistik değer kavramının en net gözlemlendiği alandır.

  • Stok dışı kalma → Tedavi gecikmesi
  • Yanlış ürün → Hasta güvenliği riski
  • Gecikme → Klinik süreçlerde aksama

Bu nedenle sağlık lojistiğinde performans değil, değer odaklı yönetim esastır.

Bu süreçler aynı zamanda Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu tarafından belirlenen düzenlemelere tabidir.

  1. Dijitalleşme ve Değer Ölçümü

Dijital teknolojiler, lojistikte değer ölçümünü mümkün kılmaktadır.

  • Depo yönetim sistemleri (WMS)
  • RFID ve barkod teknolojileri
  • Gerçek zamanlı veri analitiği

Bu sistemler sayesinde:

  • Hata oranları düşer
  • İzlenebilirlik artar
  • Karar süreçleri iyileşir

Ancak teknoloji tek başına yeterli değildir doğru metriklerle desteklenmelidir.

  1. Ne Ölçmeliyiz, Nasıl Ölçmeliyiz?

Günümüzde lojistik yöneticileri için temel soru şudur:

  • Ölçülebilir olanı mı ölçüyoruz?
  • Yoksa önemli olanı mı?

Bu noktada yeni nesil performans sistemi şu unsurları içermelidir:

  • Değer odaklı KPI’lar
  • Risk ve fırsat maliyeti analizi
  • Sistemsel etki ölçümü
  • Hizmet sürekliliği göstergeleri
  1. Sonuç ve Değerlendirme

Lojistik ve depo operasyonlarında başarı, yalnızca performans göstergeleri ile ölçülemez. Gerçek başarı, sistemin yarattığı değer ile belirlenir.

Sonuç olarak:

  • Performans ölçmek gereklidir ancak yeterli değildir
  • Değer üretimi lojistiğin temel amacıdır
  • Depolama faaliyetleri stratejik bir fonksiyondur
  • Stok yönetimi finansal ve operasyonel bir denge unsurudur

Lojistik Ve Depo Operasyonlarında ölçtüğümüz şey Performans Mı, Yoksa Yarattığımız Değer Mi Satınalma Dergisi 7 Gün 7 GündemGeleceğin lojistik yönetimi, “ne kadar hızlıyız?” sorusundan çok,

“ne kadar değer yaratıyoruz?” sorusuna odaklanacaktır.

Kadir HANÇER

 

 

Kaynakça

  • Kadir Hançer. (2022). Sağlık lojistiğinde fırsat maliyeti yaklaşımı.
  • Kadir Hançer. (2023). Stok Yönetiminin Anatomisi.
  • Kadir Hançer. (2024). Depolama ve lojistikte değer yaratma perspektifi. Satınalma Dergisi.
  • Martin Christopher. (2016). Logistics & Supply Chain Management.
  • David Simchi-Levi. (2008). Designing and Managing the Supply Chain.
  • Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu. (2020). İyi Dağıtım Uygulamaları Kılavuzu.
  • Sağlık Bakanlığı. (2019). Sağlıkta Kalite Standartları.

Manyetik Rezonans Görüntüleme ve Raporlama Hizmet Alım İhalesinde Sunulan İşçilik Maliyetlerine İlişkin Tekliflerinin Değerlendirilmesi?

Manyetik Rezonans Görüntüleme Ve Raporlama Hizmet Alım İhalesinde Sunulan İşçilik Maliyetlerine İlişkin Tekliflerinin Değerlendirilmesi Satınalma Dergisi 7 Gün 7 Gündem

Manyetik Rezonans Görüntüleme ve Raporlama Hizmet Alım İhalesinde Sunulan İşçilik Maliyetlerine İlişkin Tekliflerinin Değerlendirilmesi?

Mehmet ATASEVER

Simdata Danışmanlık Y.K. Başkanı

Manyetik Rezonans Görüntüleme Ve Raporlama Hizmet Alım İhalesinde Sunulan İşçilik Maliyetlerine İlişkin Tekliflerinin Değerlendirilmesi Satınalma Dergisi 7 Gün 7 Gündemİtirazen Şikayet Konusu; Başvuru sahibinin dilekçesinde özetle; İşçilik maliyetlerine ilişkin tekliflerinin ihale tarihinde geçerli asgari ücret ve ilgili giderler gözetilerek oluşturulduğu, işçiliğe ilişkin sunulan teklif tutarının, asgari teklif tutarının altında olduğu gerekçesiyle değerlendirme dışı bırakılmalarının mevzuata aykırı olduğu iddiasına yer verilmiştir.

Konu İle İlgili Emsal Kamu İhale Kurulu Kararına Göre;

 

Yapılan inceleme ve tespitler neticesinde; Kamu İhale Genel Tebliği’nin “Personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımlarında teklif fiyata dahil olacak giderler” başlıklı 78’inci maddesinde “… 78.3. Personel çalıştırılmasına dayalı olmayan hizmet alımlarına ilişkin ihale dokümanında, haftalık çalışma saatlerinin tamamını idarede geçirecek personel sayısının belirtilmesi halinde teklif fiyata dahil giderler arasında işçilik giderine yer verilmesi ve her bir işçilik maliyeti için birim fiyat teklif cetvelinde ayrı satır açılması zorunludur.

78.3.1. Personel çalıştırılmasına dayalı olmayan ve teklif fiyata dahil giderler arasında işçilik giderine yer verilen hizmet alımlarında, birim fiyat teklif cetvelinde her bir işçilik maliyeti için açılan satırda, ilgili mevzuatına göre hesaplanacak sözleşme gideri ve genel giderler dahil asgari işçilik maliyetinin altında teklif sunan isteklilerin teklifleri, ihale dokümanına aykırı teklif sunulduğu gerekçesiyle değerlendirme dışı bırakılır. …” açıklaması,

“Hizmet alımı ihalelerinde sınır değer tespiti ve aşırı düşük tekliflerin değerlendirilmesi” başlıklı 79’uncu maddesinde “… 79.3.5. Personel çalıştırılmasına dayalı olmayan hizmet alımlarına ilişkin yapılan aşırı düşük teklif açıklamasında, sözleşme giderleri ve genel giderlerin % 4 oranında hesaplanması söz konusu olmayacak, ancak sözleşme ve genel giderler içerisinde yer alan açıklamanın yapıldığı tarihte geçerli olan oran ve tutarlar üzerinden hesaplanan ihale kararı damga vergisi ve sözleşme damga vergisi ile Kanunun 53 üncü maddesinin (j) bendinin 1 numaralı alt bendinde belirtilen tutarı aşan sözleşmelerde sözleşme bedelinin onbinde beşi oranındaki Kurum payı ilgili mevzuatına göre hesaplanmak suretiyle açıklama yapılacaktır. …” açıklaması,

İdari Şartname’nin “İhale konusu işe/alıma ilişkin bilgiler” başlıklı 2’nci maddesinde

“2.1. İhale konusu işin/alımın;

  1. a) Adı: 36 Aylık Manyetik Rezonans (Mr) Görüntüleme Ve Raporlama Hizmet Alım

İhalesi

  1. b) Türü: Hizmet alımı
  2. c) İlgili Uygulama Yönetmeliği: Hizmet Alımı İhaleleri Uygulama Yönetmeliği

ç) Miktarı: 55000000 Puan Görüntüleme ve Raporlama Hizmeti 36 Ay 4 Kişi Teknisyen/Tekniker 1 Kişi Sekreter

Ayrıntılı bilgi idari şartnamenin ekinde yer almaktadır.

  1. d) İşin yapılacağı/malın teslim edileceği yer: ….. Devlet Hastanesi” düzenlemesi,

“İhaleye ilişkin bilgiler” başlıklı 3’üncü maddesinde “3.1.

  1. a) İhale kayıt numarası: ……..
  2. b) İhale usulü: Açık ihale usulü
  3. c) İhale tarihi ve saati: ……. Saat: 10:00

ç) İhalenin yapılacağı (e-tekliflerin açılacağı) adres: ………” düzenlemesi,

“Teklif fiyata dâhil olan giderler” başlıklı 25’inci maddesinde “25.3.1.

1- KDV Hariç tüm giderler (sözleşmenin uygulanması sırasında, ilgili mevzuat gereğince yapılacak ulaşım, sigorta, vergi, resim ve harç giderleri) ve ihale dokümanında belirtilen bütün her türlü giderler isteklilerce teklif edilen fiyata dahildir.

2- İşçilik İle İlgili Giderler: Hizmet alımı kapsamında 4 kişi Teknisyen/Tekniker ve 1 kişi Sekreter olmak üzere toplam 5 personel çalıştırılacaktır. Teklif edilen fiyatta 4 kişi Teknisyen/Tekniker İçin brüt asgari ücretin %15 fazlası öngörülecekdir.1 kişi Sekreter için ise brüt asgari ücret öngörülecektir. Söz konusu hizmet alımı kapsamında Ulusal bayram, Dini Bayram ve genel tatil günlerde 1 Teknisyen/Tekniker için yılda 15,5 gün 3 yılda ise 46,5 gün Ulusal Bayram, Dini Bayram ve Genel Tatil günü çalışma ücretleri öngörülecek, SGP dahil şekilde ayrıntıları birim fiyat teklif cetvelinde yer alan Brüt Asgari Ücret üzerinden hesaplanan işçilik giderleri teklif fiyata dahil edilecektir.

3- Yol Gideri: Çalışan personele aylık 26 gün üzerinden günlük (gidiş-dönüş) brüt  59,00 TL yol ücreti verilecek ve teklif fiyata dahil edilecektir.

4- İşçinin yemek ihtiyaçları Hastanemizde çıkan yemekten bedelsiz olarak karşılanacak olup, istekliler tekliflerinde işçilerin yemek ihtiyaçları için bir bedel öngörmeyeceklerdir.

5- 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu uyarınca iş ve işçi sağlığı ve güvenliğine yönelik bütün tedbirler ile mesai saati içerisinde çalışanlara verilecek eğitim giderleri teklif fiyata dahildir.

6- Çalışacak olan personellere ait verilecek tüm giyim giderleri ( üniforma, ayakkabı, yaka kartı vb.) giderleri teklif fiyata dahildir.

7- İşin mahiyetinin Manyetik Rezonans Görüntüleme hizmeti olması ve personel çalıştırılmasına dayalı bir hizmet olmaması nedeniyle hizmetin yürütülmesi sırasında çalıştırılacak personellerin her türlü mali (kıdem vb.), özlük hakları giderleri yüklenici tarafından karşılanacaktır. Yüklenici firma çalıştırdığı personellerin İş Kanunu, Sosyal Sigortalar Kanunu İşçi Sağlığı ve Güvenliği Tüzüğü hükümlerine göre gereken her türlü işlemini yapacak ve gerekli tedbirleri alacaktır. İş yasaları gereğince İşçi ve İşverene yüklenmiş olan tüm yükümlülükler yüklenici firmaya ait olup, İdareler taraf değildir.

8- Hizmetin yürütülmesi için gerekli bütün sarf, ekipman, tıbbi malzeme, kırtasiye giderleri, cihazların kurulması için gerekli tadilat, montaj yerinin hazırlanması, montajı, tefrişatı, havalandırması ve cihazın hizmet sunabilir duruma getirilmesi için gerekli düzenlemeler, sözleşme bitiminde demontajı, cihazların kurulumu için alınması gerekli her türlü yasal izinler, gerekli olan lisanslar, sözleşme süresince yapılacak olan cihazın kalite kontrol testleri, cihazın işletilmesi için için gerekli olan her türlü dahili veya harici teknik parçalar ve kesintisiz güç kaynağı, periyodik ve periyodik olmayan her türlü bakımları, metroloji faaliyetleri, onarımı için gerekli olan tüm yedek parçalar, görüntü ve raporların ilgili hastane otomasyonuna ve PACS sistemlerine aktarılması için gerekli tüm donanım ve yazılımlar, ruhsat gereği bulundurması zorunlu olan acil durumlar için ambu, MR uyumlu laringoskop, gerekli acil müdahale ilaçları(acil çantası olarak set halinde), MRG uyumlu oksijen tüpü, el tipi metal dedektörü, MRG uyumlu yangın söndürücü giderleri teklif edilecek fiyata dahil olup yüklenici tarafından karşılanacaktır. Cihazların onarım için gerekli tüm parçaları ve yedek parçaları hiçbir ücret talep edilmeden firma tarafından karşılanacak ve tüm periyodik bakımlar, helyum dolumu firma tarafından sağlanacaktır. Yüklenici firma cihazların yetkili teknik servisi ile parça dahil bakım onarım sözleşmesi yapmayı taahhüt edecek ve sözleşme örneğini istenilmesi halinde Hastane Yönetimine veya görevlendireceği komisyona verecektir. Tüm bu giderler teklif fiyata dahildir.

9- Teknik şartnamelerde yükleniciye ait olduğu belirtilen tüm giderler teklif edilecek fiyata dahil olup yüklenici tarafından karşılanacaktır.

10- Yükleniciden cihazların kurulduğu bina için kira alınmayacak, Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün Tıbbi Cihazların Planlaması ve Teminine İlişkin Usul ve Esaslar konulu 2025/8 Sayılı Genelgesi doğrultusunda cihazların işletilmesi için gerekli su ve elektrik idare tarafından karşılanacaktır. Teknik şartnamede idare tarafından karşılanacak  giderler belirtilmiş olup diğer tüm giderler yükleniciye aittir.

11- Nakdi olarak ödenecek yol ücreti SGK matrahına eklenecek olup, aylık ücret bordosunda gösterilecek ve vergi kesintileri yapıldıktan sonra kalan net tutar işçilerin maaşına eklenerek ödenecektir. İdarelerce mesai dışı fazla çalışma öngörülmemektedir.

12- Yüklenici tarafından bu hizmet kapsamında çalıştırılacak teknik şartnamede nitelikleri ve sayıları belirtilen personellerin işçilik maliyetleri ile 4857 sayılı iş kanunundan doğan her türlü yasal ve sosyal hakları yüklenici tarafından karşılanacak ve bu giderler teklif fiyata dahil edilecektir.

25.3.4. Bu madde boş bırakılmıştır. 25.4. Sözleşme konusu işin bedelinin ödenmesi aşamasında doğacak Katma Değer Vergisi (KDV), ilgili mevzuatı çerçevesinde İdare tarafından yükleniciye ayrıca ödenir. 25.5. Kısa vadeli sigorta prim oranları belirtilecektir. % 2,25” düzenlemesi yer almaktadır.

Sözleşme Tasarısı’nın “Sözleşme bedeline dâhil olan giderler” başlıklı 7’nci maddesinde “7.1. Taahhüdün (ilave işler nedeniyle meydana gelebilecek artışlar dahil) yerine getirilmesine ilişkin sözleşmenin uygulanması sırasında ilgili mevzuat gereğince yapılacak ulaşım, sigorta vergi, resim ve harç giderleri ve hizmetin verilmesi için gerekli bütün sarf, ekipman, tıbbi malzeme, firma bünyesinde çalışması öngörülen personel giderleri ve bu personelin kullanacağı dozimetrelerin takip giderleri yükleniciye aittir. Cihazların kurulması için gerekli tadilat, montaj yerinin hazırlanması, montajı, tefrişatı, havalandırması ve cihazların hizmet sunabilir duruma getirilmesi için gerekli düzenlemeler, sözleşme bitiminde demontajı, cihaz kurulumu için izin alınması gerekli her türlü yasal izinler, gerekli olan lisanslar yüklenici tarafından yapılacaktır. Cihazların periyodik ve periyodik olmayan her türlü bakım, tamir ve onarımı için gerekli olan tüm yedek parçalar ve her türlü sarf malzemeleri sözleşme bedeline dahildir. İhale dokümanlarında yükleniciye ait olduğu belirtilen diğer giderler sözleşme bedeline dahildir.

Hastanemiz MR Görüntüleme ve Raporlama Hizmet Alımı için; İhale süresi içerisinde hastane hizmet yerleşkesinin yerinin değişmesi halinde 1( bir ) defaya mahsus olmak üzere idarenin yazılı talebi üzerine kurulmuş olan cihazlar ve tüm ekipmanların yeni hizmet yerleşkesine taşınması, tüm demontaj montaj işlemleri yüklenici firma tarafından ücretsiz olarak sağlanacaktır.

Hizmeti alımına konu olan İdarelerin PACS sistemi bağlantısı, HBYS sistemi bağlantısı v.b. her türlü entegrasyon giderleri sözleşme bedeline dahildir. İlgili mevzuatı uyarınca hesaplanacak Katma Değer Vergisi, sözleşme bedeline dahil olmayıp İdare  tarafından Yükleniciye ödenecektir.” düzenlemesi yer almaktadır.

Kamu İhale Genel Tebliği’nin 78.3.1’inci maddesinde personel çalıştırılmasına dayalı olmayan ve teklif fiyata dâhil giderler arasında işçilik giderine yer verilen hizmet alımlarında, birim fiyat teklif cetvelinde her bir işçilik maliyeti için açılan satırda, ilgili mevzuatına göre  hesaplanacak sözleşme gideri ve genel giderler dâhil asgari işçilik maliyetinin altında teklif sunan isteklilerin tekliflerinin, ihale dokümanına aykırı teklif sunulduğu gerekçesiyle değerlendirme dışı bırakılacağı ifade edilmiştir.

Anılan Tebliğ’in 78.6’ncı maddesinde, tekliflerin hazırlanmasında ve asgari işçilik maliyetinin hesaplanmasında, ihale tarihinde yürürlükte bulunan asgari ücret tutarının dikkate alınacağına yönelik açıklamalara yer verilmiştir.

Sözleşme giderlerinin hesaplanmasına ilişkin olarak, 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu’nun “Akitlerle ilgili kâğıtlar” başlıklı bölümünde “A. Belli parayı ihtiva eden kâğıtlar: 1. Mukavelenameler, taahhütnameler ve temliknameler” için sözleşme bedelinin binde 9,48 oranında damga vergisi alınacağı, “II. Kararlar ve mazbatalar” başlıklı bölümünde “2. İhale Kanunlarına tabi olan veya olmayan resmi daire ve kamu tüzel kişiliğini haiz kurumların her türlü ihale kararları” için sözleşme bedelinin binde 5,69 oranında karar pulu ücreti alınacağı ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu gereğince ödenmesi gereken Kamu İhale Kurumu payı oranının %0,05 olduğu hüküm altına alınmıştır.

Yukarıda yer verilen mevzuat açıklamaları ve düzenlemeler çerçevesinde, itirazen şikayete konu edilen ihalenin personel çalıştırılmasına dayalı olmayan hizmet alımı niteliğinde olduğu ve bu kapsamda çalıştırılması öngörülen personelin işçilik maliyetlerinin hesaplanmasında asgari işçilik maliyetine %4 oranında sözleşme giderleri ve genel giderlerin eklenmesinin gerekmeyeceği, buna karşın söz konusu sözleşme giderleri ve genel giderlerin ilgili mevzuat uyarınca başvuru konusu ihale açısından sözleşme damga vergisi, sözleşme karar pulu ücreti ve Kamu İhale Kurumu payı olmak üzere isteklilerin teklif bedelinin %1,567’sine tekabül eden tutarda hesaplanmasının gerektiği hususu anlaşılmıştır.

Personel çalıştırılmasına dayalı olmayan başvuruya konu ihaleye ilişkin olarak idare tarafından düzenlenen birim fiyat teklif cetveli incelendiğinde; işçilik kalemlerine ilişkin olarak, aylık bazda sekreter için brüt asgari ücret, radyoloji teknisyeni/teknikeri için brüt asgari ücretin %15 oranında fazlasının ödenmesini öngören düzenlemeye ve tekniker/teknisyen için ulusal bayram ve genel tatil günleri için günlük bazda brüt asgari ücretin %15 oranında fazlasının ödenmesini öngören düzenlemeye yer verildiği, İdari Şartname’nin “Teklif fiyata dâhil olan giderler” başlıklı 25’inci maddesinde yol gideri için 26 gün üzerinden günlük (gidiş-dönüş) brüt 59,00 TL yol ücretinin teklif fiyata dahil edilmesinin istendiği, personelin yemek ihtiyacının idare tarafından karşılanacağı dolayısıyla bu hususta herhangi bir maliyet öngörülmeyeceğinin belirtildiği anlaşılmıştır.

Bu kapsamda EKAP işçilik modülü kullanılarak yapılan hesaplamada; – Sekreter için; ihale tarihi itibariyle geçerli brüt asgari ücret ve genel giderler dahil aylık asgari işçilik maliyeti için; 2026 yılına ait 1 aylık brüt asgari ücret (33.030,00 TL) ve yol ücreti (59,00 TL) dikkate alındığında asgari işçilik maliyetinin 42.772,95 TL olduğu, ilgili mevzuat uyarınca söz konusu işçilik maliyetine %1,567 oranında sözleşme giderleri ve genel giderler eklenmesi gerektiği, bu çerçevede sözleşme ve genel giderler dahil aylık asgari işçilik maliyetinin 43.443,20 TL olması gerektiği, – Radyoloji Teknisyeni/Teknikeri için; ihale tarihi itibariyle geçerli brüt asgari ücretin %15 fazlası ve genel giderler dahil aylık asgari işçilik maliyeti için; 2026 yılına ait 1 aylık brüt asgari ücretin %15 fazlası (37.984,50 TL) ve yol ücreti (59,00 TL) dikkate alındığında asgari işçilik maliyetinin 48.904,15 TL olarak hesaplandığı, ilgili mevzuat uyarınca söz konusu işçilik maliyetine %1,567 oranında sözleşme giderleri ve genel giderler eklenmesi gerektiği, bu çerçevede sözleşme ve genel giderler dahil aylık asgari işçilik maliyetinin 49.670,47 TL olması gerektiği,

– Radyoloji Teknisyeni/Teknikeri için ulusal bayram ve genel tatil günleri hesabında asgari işçilik maliyetinin 1.566,86 TL olduğu, ilgili mevzuat uyarınca söz konusu işçilik maliyetine %1,567 oranında sözleşme giderleri ve genel giderler eklenmesi gerektiği, bu çerçevede sözleşme ve genel giderler dahil asgari işçilik maliyetinin 1.591,41 TL olması gerektiği anlaşılmıştır.

Yapılan inceleme neticesinde; başvuru sahibi ……..Sağ. Merk. Med. İnş. Taah. Yapı Malz. Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından, sunulan birim fiyat teklif cetvelinde, “Sekreter” personel için öngörülen teklif bedeli (44.200,00 TL), “Radyoloji Teknisyeni/Teknikeri” personeli için öngörülen teklif bedeli (50.500,00 TL) ve anılan personele ilişkin ulusal bayram ve genel tatil günleri için öngörülen teklif bedelinin (1.650,00 TL) ihalede verilmesi gereken sözleşme ve genel giderler dahil asgari işçilik maliyetinin altında olmadığı (sırasıyla 43.443,20 TL, 49.670,47 TL ve 1.591,41 TL) anlaşıldığından başvuru sahibinin teklifinin “asgari işçilik maliyetinin altında teklif sunulduğu” gerekçesiyle değerlendirme dışı bırakılmasının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.

Manyetik Rezonans Görüntüleme Ve Raporlama Hizmet Alım İhalesinde Sunulan İşçilik Maliyetlerine İlişkin Tekliflerinin Değerlendirilmesi Satınalma Dergisi 7 Gün 7 GündemMehmet ATASEVER

Simdata Danışmanlık Y.K. Başkanı

Sağlık Bak. SGB E. Bşk./KİK E. Üyesi

Mhatasever@gmail.com

Mehmetatasever.org

https://www.simdata.org/