Türkiye’de yenilebilir enerji kaynaklarından sağlanan enerji üretimi artmaya devam ediyor. YEKA ve YEKDEM programlarıyla sağlanan katkıların, Türkiye’nin enerji arz güvenliğini güçlendirirken dışa bağımlılığı azalttığını kaydedildi “Ülke olarak, Avrupa bölgesi yenilenebilir enerji kullanımında 5. sıradayız. 2024 Nisan ayı sonunda yenilenebilir enerjinin elektrik üretimindeki payı yüzde 53 seviyesine ulaştı. Sektörün gelişmesi için kamu yönetiminin desteği kritik ve verilen destek tüm ülkeye artı değer olarak geri dönüyor. Enerji sektöründeki bu gerçekliğe dikkat çekerken Dünya Çevre Günü’nü de kutluyor, temiz enerji farkındalığının daha da artacağı yeşil yarınlara hep birlikte ulaşacağımıza inanıyorum.” dedi.
Türkiye’nin yenilenebilir dönüşüm için geliştirilen teşvik programlarının, enerji arz kompozisyonundaki hızlı dönüşüme olumlu etkisine dair açıklamalarda bulunuldu. Ülke olarak, Avrupa bölgesi yenilenebilir enerji kullanımında 5. sıradayız. Nisan ayı sonunda yenilenebilir enerjinin elektrik üretimdeki payı yüzde 53 seviyesinde gerçekleşti. Kamu yönetiminin dönüşüme hız katan teşvikleri ve enerji üretiminde yerli ekipman kullanımında sunulan katkı payı, enerjide yeşil dönüşümü hızlandırdı, sanayi ürün yelpazemizi genişletti, ihracata katkı sağladı. Türkiye’nin enerji sektöründe sürdürülebilir ve çevreye duyarlı politikaları benimsemesi, ülkenin enerji güvenliğini sağlamaya ve ekonomik kalkınmayı desteklemeye yönelik önemli bir adım oldu. Yenilenebilir enerji kaynakları, alternatifleri olan fosil yakıtlara oranla ekonomik uzun süreli marjinal maliyetleri ile elektrik enerjisi tüketimi yoğun sektörlerimizin rekabet edebilirliğini artırıyor. Bununla birlikte, ülkemizin ortalama elektrik enerjisi maliyetlerinin düşmesine de katkıda bulunuyor. Sanayimizin sermaye birikimini kuvvetlendiriyor ve kendi dönüşümü ile verimini artırmasını sağlıyor. Yerli katkı payı ise bu süreçte önemli bir katalizör görevi üstlendi. Kamu yönetiminin öngörülü politikaları ve uygulamaya verdiği destek, ülkemize artı değer olarak geri dönüyor.
“Yerli ekipman üreticilerine destek elzem”
Yenilenebilir enerji üretiminde kullanılan ekipmanlar için sunulan yerli üretim katkı payı ve yenilenebilir enerji projelerini hayata geçiren kuruluşlara sağlanan yatırım teşvikleri yeşil dönüşüme hız kazandırıyor. Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanları, kısaca YEKA yöntemi, üretim ekipmanlarının yerli üretim oranlarının kademeli olarak artırıldığı şekilde yerli sanayinin gelişimine destek verdi. YEKA ve YEKDEM programlarının yerli ekipman üreticileri için de olumlu sonuçlar sağlıyor. Bu programlar sayesinde Türkiye, yenilenebilir enerji alanında önemli yetkinlikler kazandı ve uluslararası alanda üretim kalitesi ile ön plana çıkan bir oyuncu haline geldi. Ancak bazı zorluklar da yok değil. Yüksek enflasyon ve para biriminin öngörülemeyen ani değer kaybı gibi ekonomik koşullardaki değişimler, YEKA, YEKDEM yerli katkı payı teşviklerinin verimliliğini olumsuz yönde etkileyebiliyor, bu durum teşvik mekanizmasının etkinliğini de düşürüyor ve yatırımları yavaşlatıyor. Sürdürülebilir büyüme ve topyekûn kalkınma için yenilenebilir enerji ve sanayide yeşil dönüşüm şart.
YEKA ve Yenilenmiş YEKDEM gibi destek programlarında yer alan yerli katkı payı uygulamasının, TL bazlı olarak tespit edildiğini, enflasyon endekslerine ve yabancı para birimlerine bağlı periyodik ayarlamaların zamansal olarak geriden gelişi ile arzu edilen katkıyı sağlayamadığını, finans kuruluşlarının proje finansmanına mesafeli yaklaşmalarına neden olduğunu da vurgulandı. Birinci YEKDEM döneminde olağanüstü bir hızla yenilenebilir enerji kaynaklarına geçişimiz bugün ortalama enerji maliyetlerimizi düşürmemizi sağlamıştır. Yenilenebilir enerji kaynaklarından elde edilen elektrik üretimi yatırımlarında, yatırım hızının korunması ve yerli ekipman üreticisinin üretim yelpazesini geliştirebilmesi ve ihracat hacimlerini artırması için YEKDEM ve YEKA fiyat ayarlama metodolojisine dayalı yatırımcı kayıplarının ortadan kaldırılması elzemdir. Bu sebeple formülün işletme sıklığı, aylık seviyede olduğu gibi aylık süre içinde yaşanan kayıplar da bir sonraki aylık döneme eklenmek suretiyle giderildiği takdirde veya YEKDEM birinci dönemindeki uygulama temel alındığında dönüşüm hızlanacak ve ülkemizin uzun süreli rekabetçiliği güvence altına alınacaktır. Bu sayede Türkiye, hem kendi enerji ihtiyaçlarını daha sürdürülebilir bir şekilde karşılayabilir hale gelecektir hem de yeşil dönüşümde ihtiyaç olan ekosistemin oluşum sürecini daha etkin bir şekilde hızlandıracaktır. Ayrıca, ülkemiz sanayisi enerji üretimine dayalı karbon vergisinin yükünden de ari kalacaktır. Sanayi kuruluşlarımızın bu sayede elde edecekleri sermaye birikimi kendi alanlarında yeşil dönüşüm ile verim artışı yatırımlarına kaynak yaratacaktır.” açıklamalarını yaptı.
Enerjide fiyat artışlarına karşı reçete yeşil dönüşüm
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın EPDK ve TEİAŞ, global enerji ekosistemi açısından örnek teşkil edecek çalışmalara imza attığını, yerli imkanlarla enerji üretimine yönelik desteğin sürdüğünü ve enerji fiyatları konusuna dikkatler çevirildi. Henüz etkilerini kuvvetli yaşamadık ancak karbon salımı olan gelişmiş ülkelerin piyasalarında fiyat artışları yaşanıyor. Bu artışların bizim sanayimize de yansıdığı ve ilerleyen süreçte daha fazla hissedileceği aşikar. Reçetenin başında yenilenebilir enerjiye hızlı dönüşüm geliyor.
YEKA ve YEKDEM’e dair değerlendirmelerinin yanı sıra “Sürdürülebilir temiz bir gelecek için hepimize büyük sorumluluklar düştüğünün altını bir kez daha çizmeliyiz. Dünya üzerindeki doğal kaynakların sınırsız olmadığını ve iklim değişikliği gibi küresel sorunların ciddiyetini her geçen gün artarak müşahede ediyoruz. 2023 yılında yenilenebilir enerji yatırımları, fosil yakıtlara yapılan yatırımları geride bırakarak rekor seviyeye ulaştı. Bu oran önümüzdeki yıllarda artmaya devam edecek. Yenilebilir enerjinin odağında gerçekleştirilen yatırımlarımıza enerji verimliliği esaslı Araştırma-Geliştirme faaliyetlerini ve gelişen teknolojik uygulamaları da alarak başta ülkemiz olmak üzere her nerede ihtiyaç varsa yenilenebilir enerji üretim projelerimize kararlılıkla devam etmeliyiz.
Sürdürülebilir Tedarik Zinciri Eğitim Programları
Standart eğitim programı Sürdürülebilirlik Tedarik Zinciri Yönetimi
2 gün ve Genişletilmiş Sürdürülebilirlik Eğitim Programı ise 6 tam gün üzerinden gerçekleştirilmektedir.
1. gün- Sürdürülebilir Tedarik Zinciri Yönetimi
2. gün- Döngüsel Stratejiler ve KPI’lar
3. gün- Kurumsal Sürdürülebilirlik
4. gün- Etik ve Davranış Kuralları
5. gün- Sürdürülebilirlik Raporlaması
6. gün- Sürdürülebilir Pazarlama
Eğitim Koordinatörü: Prof. Dr. Murat ERDAL
merdal@istanbul.edu.tr
Satınalma ve Tedarik Zinciri Eğitim Kataloğu
Eğitim kataloğunu indirmek için https://satinalmadergisi.com/egitim.pdf
Şehir dışı eğitimlerde uçak ve otel konaklama organizasyonu eğitim alan firma tarafından karşılanmaktadır.
Eğitim Gün Planı: 9:30 – 12:30, 1 saat öğle arası, 13:30 – 16:30
Şirketiniz için en doğru teklifi egitim@satinalmadergisi.com üzerinden alabilirsiniz.










Türkiye bilişim sektörünün en önemli referans kaynağı olan “Türkiye’nin İlk 500 Bilişim Şirketi Araştırması-Bilişim 500”ün ilk verileri geldi. 2023 yılında sıralamaya giren şirketlerin toplam geliri, bir önceki yıla göre TL bazında yüzde 88, USD bazında ise yüzde 31 büyüdü. Ayrıca veriler, pazarın BT donanımı gelirlerinin küçüldüğü, yazılım ve hizmetin büyüdüğünü gösteriyor.
Türkiye’de işsizlik oranı, Mayıs ayında bir önceki aya göre 0,1 puan azalarak yüzde 8,4 oldu. Bu dönemde işsiz sayısı 3 milyon 11 bin kişi olarak kayıtlara geçti. Ekonomik göstergelerin ve ihracat verilerinin, ekonominin pozitif yönde ilerlemeye devam edeceğine işaret ettiği belirtiyor. Ayrıca, firmaların tasarruf tedbirleri ve Z kuşağını iş hayatına entegre etme çabaları da dikkat çekiyor.




Otomotiv Sanayii Derneği (OSD) 2024 yılının ilk 6 aylık dönemine ilişkin verileri açıkladı.
Yerli Malı Teklif Eden İsteklilere %7 Oranında Fiyat Avantajı Uygulanması?
Tütün sektörü, 2024 yılının ilk yarısında 451 milyon dolarlık ihracat performansıyla 2023 yılının ilk yarısındaki ihracat seviyesini korumayı başardı. Tütün sektörü 2024 yılının ikinci yarısında gerçekleştireceği ihracatlarla yılsonunda 1 milyar dolar ihracat hedefliyor.
2024 Özel Servet Göçü Raporunu yayınladı. Rapor, dünyada yatırım göçünün rotalarına ve cazibe merkezi haline gelen ülkelere dair çarpıcı veriler ortaya koydu. Rapora göre servet çıkışında Çin’in ardından 2. sırada bulunan Birleşik Krallık, 2024’te 9.500 milyoner ile servet kaybında rekor kırdı. Bir önceki yıl 4.200 kişinin terk ettiği ülkede yıl sonuna kadar servet kaçışının 2 kat artması bekleniyor. Diğer taraftan, Birleşik Krallık ve Avrupa’dan gelen yoğun akımların da etkisiyle yıl sonuna kadar Birleşik Arap Emirlikleri’ne (BAE) yerleşecek olan 6.700 varlıklı göçmenle birlikte BAE, son üç yıldır dünyanın önde gelen servet mıknatısı konumunda. İlgi çeken bir diğer bulguysa uzun yıllardır en çok servet girişi alan ülkeler listesinde ilk 10’da yer alan İsrail’in ilk kez listenin dışında kalması oldu.
Türk iklimlendirme sektörünün birleştirici gücü İklimlendirme Sanayi İhracatçıları Birliği (İSİB), İklimlendirme Sektörü Sürdürülebilirlik Eylem Planı’nı düzenlediği lansmanla kamuoyuyla paylaştı. Tüm dünyanın geleceğini etkileyen iklim krizine ilişkin konuların masaya yatırılarak oluşturulduğu plan; farkındalık, yönetişim, finansal sürdürülebilirlik, çevresel sürdürülebilirlik, sosyal sürdürülebilirlik, teknoloji ve inovasyon olmak üzere altı farklı eylem alanında 25 stratejik hedef ortaya koyularak hazırlandı. Türkiye İhracatçılar Meclisi Yerleşkesi Dış Ticaret Kompleksi’nde 10 Temmuz Çarşamba günü gerçekleştirilen lansmanın açış konuşmalarını; İSİB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Şanal ve Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkanı Mustafa Gültepe gerçekleştirdi. Konuşmasında sürdürülebilirliğin iklimlendirme sektöründe kilit rol üstlendiğine dikkat çeken İSİB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Şanal, “Bu planda çizdiğimiz yol haritasının, sektörümüzde faaliyet gösteren tüm firmalarımızın sürdürülebilirlik ve yeşil dönüşüm perspektifinde adımlar atmasına katkı sağlamasını hedefliyoruz” dedi.
Mercedes-Benz Türk’ün Aksaray Kamyon Fabrikası’nda kamyonların sigorta montaj ve kalite kontrol işlemlerini optimize eden yeni projesi hayata geçti. Daimler Truck’ın Brezilya ve Almanya’daki fabrikaları ile beraber global olarak eş zamanlı gerçekleştirilen projede, sigorta montaj ve kalite kontrolü ilk defa bir arada yapılıyor.
T3i Partner Network, Partner






