Kripto Varlık ve Teknoloji Startup’larından Vergi Alınmamalı
Global Bilişim Derneği (BİDER) Başkanı ve W2E.MEDIA CEO’su Şenol Vatansever, Türkiye’de uygulanacak yeni vergi reform paketi hakkında görüşlerini paylaştı. Bakanlık tarafından bir süredir çalışmaları yürütülen ve Orta Vadeli Program’da yer alan hedefler doğrultusunda son şekli verilen reform paketi, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in “Hedefimiz vergide adalet ve etkinliği sağlamak için vergilendirilmemiş hiçbir alan bırakmamak” mesajı doğrultusunda hazırlandı. Bu kapsamda, Vatansever özellikle kripto varlık ve teknoloji startup’ları konusundaki vergilendirme politikalarına dikkat çekti.
Kripto Varlık Ekosisteminin Türkiye İçin Önemi
Kripto varlık sektörü, dünya genelinde hızlı bir büyüme göstermektedir. Global kripto varlık piyasa değeri 2,5 trilyon dolara yakın ve bu rakamın önümüzdeki yıllarda daha da artması bekleniyor. Türkiye’nin büyüyen kripto pazarında yer alması, ekonomik büyüme ve dijital dönüşüm açısından büyük fırsatlar sunmaktadır. Vatansever, “Türkiye, kripto varlık ekosisteminin merkezi haline gelebilir. Bu durum, uluslararası yatırımcıların ilgisini çekecek ve ülkeye doğrudan yabancı yatırım akışını hızlandıracak” dedi.
Vatansever, kripto varlıkların ve blockchain teknolojisinin finansal sistemleri daha şeffaf, güvenli ve verimli hale getirdiğini belirtti ve bu yenilikçi teknolojilere yatırım yapan girişimcilerin desteklenmesi gerektiğinin altını çizdi. “Kripto varlık ve teknoloji startup’larından 5 yıl süreyle vergi alınmamalı” diyen Vatansever, bu alanların yüksek risk içeren yenilikçi sektörler olduğunu ve bu sektörlerin gelişiminin Türkiye’nin dijital dönüşümü ve küresel rekabet gücü için kritik öneme sahip olduğunu ifade etti. “Vergi muafiyeti, bu sektörlerin büyümesini teşvik ederek ekonomik dinamizmi artıracak” dedi.
Teknoloji Startup’larına Özel Teşvikler
Vatansever, teknoloji startup’larının ülke ekonomisine ve istihdama büyük katkı sağladığını belirtti. “Teknoloji startup’ları, -belki de yeni Turcorn adayları olarak- yeni iş alanları yaratmanın yanı sıra, yüksek katma değerli ürün ve hizmetler geliştirerek Türkiye’nin uluslararası alanda rekabet gücünü artırıyor” dedi. Teknoloji startup’larının vergi yüküyle karşı karşıya kalmadan büyümelerinin teşvik edilmesi gerektiğini savunan Vatansever, girişimcilerin 5 yıl süreyle BAĞKUR, ticaret odaları vb. kapsamında vergi ve ödeme muafiyeti olmasının tartışılmaya açılması gerektiğini belirtti. “Bu muafiyetler, girişimcilerin başlangıç aşamasındaki mali yüklerini hafifletecek ve daha fazla yenilikçi projenin hayata geçmesini sağlayacak” diye ekledi.
Asgari Kurumlar Vergisi Üzerine Görüşler
Vatansever, asgari kurumlar vergisinin büyük şirketler ve holdingler için uygun olabileceğini belirterek, yeni reform paketinde yer alan ‘Ödenecek kurumlar vergisi, beyan edilen kazancın indirim ve istisnalar düşülmeden önceki tutarının belirli bir oranı ile gelir tablosundaki kazancın belli bir oranı matrah olarak kabul edilerek bulunacak vergiden yüksek olanı esas alınarak belirlenmelidir. Ödenen asgari kurumlar vergisi, izleyen 5 hesap döneminde işletmelerin bundan daha yüksek vergi ödemeleri gerektiği dönemlerde, ödenecek vergiden mahsup edilecek’ yaklaşımını desteklediğini ifade etti. Büyük şirketler ve holdingler üzerinde uygulanması gereken bu modelin, küçük ölçekli işletmeler ve startup’lar için sakıncalar doğurabileceğine dikkat çekti.
“Asgari kurumlar vergisinin, az çalışanı olan startup’lar üzerinde uygulanması, bu işletmelerin nakit akışlarının bozulmasına, hatta kapanmasına ve işsizliğin artmasına neden olabilir. Ekonomiyi olumsuz etkiler ve ekonomik dinamizmi zayıflatır. Startup’ların mevcut durumda en azından kendi istihdamını sağlaması bile ekonomi açısından değerli” dedi.
Şeffaf ve Etkin Vergi Yönetimi
Şeffaf ve etkin bir vergi yönetiminin vatandaşların vergiye olan güvenini artıracağını belirten Vatansever, “Vergi toplama süreçlerinin uçtan uca dijitalleştirilmesi, vergi ödeme işlemlerini kolaylaştırarak vatandaşların memnuniyetini artıracak. Bu durum vergi kaçakçılığının azalmasına da katkı sağlayacak” dedi.
Vatansever, vergi kaçakçılığı ile mücadelede önerilerde bulunarak, “Etkili bir denetim ve ceza sistemi ile vergi kaçakçılığı engellenmeli. Vergi denetimleri daha sık ve rastgele yapılmalı. Vergi denetimlerinde yapay zekâ ve veri analitiği gibi ileri teknolojiler kullanılarak, şüpheli işlemler tespit edilmeli ve hızlıca müdahale edilmeli” dedi.
Vergi sisteminin modernizasyonuna vurgu yapan Vatansever, “Vergi beyannameleri ve ödemeleri tamamen dijital platformlar üzerinden gerçekleştirilerek işlemler hızlandırılmalı ve denetim süreçleri kolaylaştırılmalı. Uçtan uca dijitalleşme, kayıt dışı ekonominin azalmasına ve vergi toplama oranlarının artmasına önemli ölçüde katkı sağlayacak” dedi.










Sabancı Topluluğu’nun global markası Çimsa, Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) ile 25 milyon euro tutarında yeni bir kredi anlaşması imzaladı. 





Türkiye’nin köklü sivil toplum kuruluşlarından Yeşilay, 26 Haziran Uluslararası Uyuşturucu Kullanımı ve Kaçakçılığı ile Mücadele Günü dolayısıyla basın toplantısı düzenledi. Toplantıya ev sahipliği yapan Yeşilay Genel Başkanı Doç. Dr. Mehmet Dinç, uyuşturucu kullanımının küresel bir halk sağlığı sorunu olduğunu, artan uyuşturucu kullanımının endişe verici boyutlara ulaştığını söyledi. Dinç, “uyuşturucu madde bağımlılığından kurtulmak için Yeşilay Danışmanlık Merkezlerine başvuran on binlerce insan bağımsız bir hayata merhaba dedi.”

Ancak, gerek küresel ekonomideki durgunluk, enerji krizi, yüksek enflasyon gibi sorunlara, özellikle ülkemizi çevreleyen bölgede yaşanan savaşlar ve siyasi gerginliklerin yarattığı ekonomik etkiler de eklendiğinde, ihracat artışımızın hız kesmesi maalesef kaçınılmaz.
gerçeğe dönüştür! 

Carry Trade için ülkemize şöyle fayda sağladı, böyle fayda sağladı diye cümleme başlarsam, neredeyse ben de inanacağım Carry Trade’nin ülkemize yarar getirdiğini
Kuantum Hackathon Yarışması Başvuruları Devam Ediyor
Akbank Fellowship Programı’nın yeni dönemi için birinci aşama başvuruları açıldı. Programa, 18-25 yaş arası tüm üniversite öğrencileri 28 Haziran’a kadar başvuru yapabilecek. Ekim ayında başlayacak olan programda gençler, 10 ay boyunca sürdürülebilirlikten sosyal etkiye, tersine mentörlükten sosyal girişim tasarlama ve sanat gezilerine kadar farklı konu ve alanlarda eğitim ve etkinliklere katılacak.