Türkiye’nin enerji dönüşümüne öncülük eden Enerjisa’nın lider elektrik dağıtım şirketleri Başkent EDAŞ, Ayedaş ve Toroslar EDAŞ, dağıtım hizmeti verdiği 14 ilde daha iyi bir gelecek için mesleki eğitim faaliyetleri kapsamında elektrik-elektronik alanında öğrenim gören öğrencilere ve alan öğretmenlerine yönelik eğitim vermeye devam ediyor. Türkiye’nin verimliliğine katkı sağlamayı hedefleyen ve 2018’den bu yana büyük bir özveriyle yürütülen proje ile 8.300’ü aşkın öğrenci ve alan öğretmenine eğitim verildi.
İnsan ve teknoloji odağıyla daha akıllı ve yeşil bir dünyaya katkı sunmak için projeler üreten Başkent EDAŞ, Ayedaş ve Toroslar EDAŞ, elektrik dağıtım hizmeti verdiği 14 ilde mesleki eğitim faaliyetleri kapsamında 2018 yılından beri Milli Eğitim Bakanlığı ile iş birliğine hız kesmeden devam ediyor. Ülkenin verimliliğine ve istihdamına katkı sağlamak için Mobil Eğitim Merkezi Projesiyle elektrik dağıtım sektörü; mühendis, teknisyen ve tekniker adaylarına tanıtılıyor ve gelişimlerine katkı sağlanması amaçlanıyor.
Sektörde bir ilk olan ve gençlerin kariyer gelişimlerine destek olma amacıyla geliştirilen proje, 8.300’ü aşkın öğrenci ve alan öğretmenine ulaştı. 2018’den beri İstanbul, Hatay, Mersin, Adana, Gaziantep, Ankara, Bartın, Karabük, Çankırı, Kastamonu ve Kırıkkale’de devam eden proje, enerjinin yolculuğunu, elektrik dağıtım şirketlerinin sorumluluğunun başladığı noktadan, tüketicilerin evlerine varana kadar tüm detayları kapsayacak şekilde baştan sona aktarıyor. Eğitim ayrıca, elektrik dağıtım sektörünün en önemli konularından olan iş sağlığı güvenliği eğitimlerini de kapsıyor.
Enerjisa Dağıtım Şirketleri Genel Müdürü Oğuzhan Özsürekci, “Türkiye’de sektörde ilk olan Mobil Eğitim Merkezimiz sahada tüm donanımlarıyla çalışmalarına devam ediyor. Teknik Gelişim ekiplerimizin desteği ile sektörün geleceği olan gençlere uygulamalı olarak dağıtım sektörünün çalışma prensiplerini göstermeyi ve onlara sektörümüzü tanıtmayı önemsiyor, ülkemizin verimliliğine ve istihdamına katkı sağlamayı hedefliyoruz. Bu kapsamda 2018 yılında MEB ile imzaladığımız protokolle nitelikli işgücü oluşturmaya yönelik bir adım atmıştık. Kamu kuruluşu ve özel sektör arasında atılan bu büyük adımla bugüne kadar 8.300’ü aşkın öğrenci ve alan öğretmenine ulaşmanın ve daha iyi bir gelecek için gelişimlerine fayda sağlayacak bir eğitimin parçası olmanın mutluluğunu yaşıyoruz.” dedi.










Makine İhracatçıları Birliği (MAİB) tarafından paylaşılan makine imalat sanayi konsolide verilerine göre, yılın ilk dört ayında Türkiye’nin serbest bölgeler dâhil toplam makine ihracatı 8,9 milyar dolar oldu. Makine ve ekipmanları sanayiinde yıllık üretici fiyat artışının, yüzde 55,6 seviyesindeki yurt içi üretici fiyat artışının 10 puan üzerinde yüzde 65,5 olarak seyrettiğini belirten Makine İhracatçıları Birliği Başkanı Kutlu Karavelioğlu “Dünyanın birçok yerinde olduğu gibi, bizde de en büyük alıcı ve kullanıcı durumundaki kamu, alımlarında yerli makineleri mutlak surette tercih ederek Hazine ve Maliye Bakanlığımızın tasarruf tedbirlerine uyum sağlamalıdır. Çin’den makine ithalatının yılın ilk 3 ayında yüzde 8,7 kadar düşmesini, genel bir farkındalığın oluşmaya başladığına dair ilk işaretler olarak okuyoruz. Bu konuyu yakından takip eden Ticaret Bakanlığımıza teşekkür ediyoruz” dedi.
Dış ticaret ve lojistik alanında uzman kadrosuyla hizmet veren Ünsped Gümrük Müşavirliği, yurt dışında 12 ülkede de faaliyetlerini sürdürüyor. Firmanın ortağı Yusuf Bulut Öztürk, dijital gümrük işlemlerinde yapay zeka programlarını da aktif olarak kullandıklarını söyledi. Yeni Nesil Gümrükleme alanında iddialı olduklarını vurgulayan Öztürk, Ulaşım Dergisi’ne verdiği röportajda firmanın geleceğine dair önemli ayrıntıları paylaştı.
“GİG ekonomisi, insanların kendi geleceklerini şekillendirebilecekleri bir çağın kapılarını aralıyor. Esneklik, yenilik ve cesaret, bu yeni ekonomik düzenin anahtarıdır. Bugünün girişimcileri, yarının liderleri olmaya adaydır; çünkü onlar, değişime meydan okuyan ve geleceği şekillendirenlerdir.” 
Girişimciler için çözüm geliştirilebilen her olumsuzluk bir fırsattır. Aksaklıklar onları yıldırmaz aksine motive eder. Peki ya çevrede birçoğumuz tarafından bu kadar olumsuz olarak nitelendirilen girişimciler için fırsat niteliğinde problemler olmasaydı? Bugün dünya umut vadeden onca başarılı girişimden mahrum olur muydu? Bu soru üzerinde az da olsa düşünebilmek adına, dilerseniz geçmişe şöyle bir kısa yolculuk yapalım. Çok değil 4 sene öncesi pandemi, ardından takip eden ve hala devam eden savaşlar, küresel ısınma ve neden olduğu iklim krizi… Evet; farkındayım. Yazıma oldukça kaotik bir başlangıç yapmış oldum. Nedeni şu: Bugün sizlere fırsat girişimciliği ve zorunlu girişimcilik türlerinden bahsetmek istiyorum.
İstanbul Maden ve Metaller İhracatçı Birlikleri koordinatörlüğünde yürütülen, kimya ve metal olmayan mineraller sektörlerinde iklim değişikliğinin etkileri ile su yönetimini ele alacak olan “Su Kaybının Önlenmesiyle İklim Değişikliğine Dayanıklılık ve Uyumun Desteklenmesi Projesinin (AWARE)” açılış toplantısı firmalar, üniversiteler, sivil toplum kuruluşları ve kamu kurumlarından pek çok paydaşın katılımlarıyla gerçekleştirildi. İKMİB Yönetim Kurulu Üyesi Halit Süha Taşpolatoğlu, açılış konuşmasında su yönetiminin kimya sektöründeki önemine değindi.
İmalat sektörünün geride bıraktığımız 30 yılında yüzlerce katılımcı firma ile binlerce yeniliğe, sayısız ürün lansmanına ev sahipliği yapan WIN EURASIA, bu yıl da sektörün en önemli oyuncularını bir araya getirerek, en yeni ürünlerle endüstriyel dönüşüme öncülük etmeye hazırlanıyor. WIN EURASIA 2024, 17 ülkeden 660’un üzerinde katılımcı firma ile yaklaşık 102 ülkeden 39 binin üzerinde sektör profesyonelini aynı çatı altına bir araya getirmek üzere gün sayıyor. “Endüstri Gelecekle Buluşuyor” ana temasıyla 5-8 Haziran 2024 tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezi’nde gerçekleşecek WIN EURASIA fuarında küresel büyümeden pay almak için iş birliği fırsatlarını araştıracak.
Akdeniz’in lider limanlarından biri olan Mersin Uluslararası Limanı (MIP), Türkiye’de bir ilk olan çevre dostu ve 250 milyon TL bütçeli MIP-5 Römorkörünü düzenlenen törenle hizmete sundu.
Fabrikalarda gördüğüm önemli bir eksiklik var. Aynı dili konuşamamak. Mühendisler, satış elemanları, satın alma uzmanları, idareciler, proje çizimcilerimiz ve ustalarımız arasında kopukluklar ve yanlış anlaşılmalar yaşanmakta. Malzeme, alet, makine isimleri her birimde farklı olarak dillendirilmekte. Kurum olarak ortak ve her yerde geçerliliği olan ortak bir teknik dile geçmemiz şart. Artık halk ağzı dilini, işaretle anlatmayı, alet ve malzemeleri bir şeylere benzetmeyi bırakmalıyız.
Fabrikalarımızda mutlaka bir kütüphanemiz bulunmalı. Kütüphanede faydalı olabilecek teknik kitaplar, tedarikçilerin sattıkları malzemelerle ilgili hazırladıkları ürün seçim katalogları yer alabilir. Diyagram ve afişler kütüphane duvarlarına asılabilir. Bazı cep kitapçıkları hazırlanıp personelimize dağıtılabilir. Eğitim toplantıları yapıp malzemeler hakkında ortak bil geliştirme yoluna gidebiliriz. Dışarıdan danışmanlar ve teknik elemanları çağırıp ders alabiliriz. Özelikle tedarikçilerimizden mühendislik destek hizmeti alabilir veya eğitim vermelerini talep edebiliriz.
TÜİK’in açıkladığı 2024 yılı ilk çeyrek büyüme rakamlarını değerlendiren Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB) Başkanı M. Erdal Eren, “Deprem bölgesinin yeniden imarı için gerçekleştirilen çalışmaların etkisi ile sektörümüz ülkemiz büyümesinin yaklaşık iki katı bir oranda büyümüştür. Kamuda Tasarruf ve Verimlilik Paketi’nin etkisi ile kamu projelerinin yavaşlatılması sektörümüzdeki büyümeyi sınırlandıracaktır. Durdurulan veya yavaşlatılan projeler için tasfiye hakkı verilmesi sektörümüz için elzemdir” dedi.