Yenilenebilir enerji kaynaklarından Güneş Enerjisi; kaynağını bir yıldızdan alan ve insan ömrü göz önüne alındığında insanoğlu için sonsuz enerji kaynağı olan güneş enerjisi akademik, bilimsel ve endüstriyel çalışmalarla uygulama mecrasında geldiği noktalar çeşitlilik arz etmektedir. Bu girizgahtan sonra siz değerli okuyucularım ile; güneş enerjisi santral çeşitleri, ihtiyaç duyulduğu alanlar üzerinde duracağız.

Günümüzde gezegenin derinliklerinde bulunan bazı fosil yakıt kaynaklarına erişimin ve yeryüzüne çıkarmanın teknolojik olarak yetersiz olması, fosil yakıtların tükenmesi ve yeryüzüne çıkarılan maden için yapılan masrafların, o madenden elde edilen enerji gelirinden yüksek olması nedeni ile bu tip konvansiyonel enerji kaynaklarından yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelim görülmektedir. Bunu 1970’li yıllarda ortaya çıkan petrol krizleri ile örneklendirebiliriz. Bu dönemde enerjide arz güvenliği sorunu ortaya çıkmış ve yeni enerji kaynağı arayışları hızlanmıştır. Sonrasında ise söz sahibi büyük firmaların, global kuruluşlar ve birliklerin çevre duyarlığı üzerinde; artan kirlilik konusundaki fikir birlikleri, demeçleri ve kamuoyu bilinçlendirme çalışmaları ile giderek artan bir duyarlılığın başlamasıyla yenilenebilir enerji kaynakları; hükümetlerin gündeminde yerini almaya başlamıştır. Ülkemiz dahil dünyanın birçok yerinde; yatırımcılara yenilenebilir kaynaklar ile enerji üretimi konusunda teşvik araçları sağlanmış ve sağlanmaya devam etmektedir.
Medeniyetin doğuşu ve daha sonra insanlığın enerji üretebilmesi; ilkel metodlar ile başlayıp zaman içinde bilgi ve teknoloji birikimi ile ilerleme gösterdi. Biliyoruz ki medeniyetin gelişiminde ilk etapta teknoloji sair metodlar ile yenilenebilir enerji kaynaklarından enerji elde edebilmenin mümkün değildi.
Bilim insanlarının çalışmaları ve uyarıları ışık tuttu ki artık; insanoğlu katlanılabilir noktanın ötesinde olan sera gazı salınım miktarının iklim değişikliği üzerindeki yıkıcı etkisi ile Dünya üzerinde sürdürülebilir bir yaşam kurmak için konvansiyonel enerji kaynakları yerine alternatif yenilenebilir enerji kaynakları tercih edilmek durumundadır.
Bölgesel ve yerel çevre kirliliğin yanında, atmosfere verilen karbon bileşenlerinin sera etkisi yaratarak yeryüzü ikliminde değişmelere neden olması ve asit yağmurları gibi küresel çevre sorunlarında fosil kökenli enerji kaynaklarının kullanımının oynadığı rolün anlaşılması sonucunda da temiz enerji kaynakları olan yenilenebilir enerji kaynakları giderek daha fazla destek görmeye başlamıştır. (Gözde Öymen Yenilenebilir Enerjinin Sürdürülebilirlik Üzerindeki Rolü İstanbul Ticaret Üniversitesi)
Konvansiyonel enerji kaynakları; odun, kömür, petrol, doğal gaz gibi fosil yakıtlardır. Alternatif yenilenebilir enerji kaynakları ise; güneş, rüzgar, deniz dalgaları ve gel-git olayı, jeotermik potansiyel, biyomas ve organik çöplerdir.
Ekonomik büyüme ve toplumsal refahın temel girdilerinden birisi ve hatta en başta gelenin enerji olduğu savı, küresel düzeyde de kabul görmektedir. Enerjinin geri dönülmez çevresel tahribata yol açmadan, ekolojik dengeyi bozmadan ve kuşaklararası adalet anlayışına uygun bir biçimde kullanımı hedeflerini içeren “sürdürülebilir enerji” kavramını uluslararası toplumun benimsediği ortak bir politika ilkesi olarak nitelendirmek mümkündür. (Gözde Öymen Yenilenebilir Enerjinin Sürdürülebilirlik Üzerindeki Rolü İstanbul Ticaret Üniversitesi)
Makalemizin temelini oluşturan Güneş Enerjisi santralleri üzerinde biraz duralım.
Çatı GES
12 Mayıs 2019 tarihli EPDK tarafından yayınlanan Lisanssız Elektrik Üretim Yönetmeliği ile endüstriyel işletmeler(Hastane, AVM, fabrika, otel, depo, çiftlik vb.) çatılarına Güneş Enerjisi Santrali kurarak, kendi elektrik tüketimleri için elektrik üretimi gerçekleştirebilmektedir.
Çatı Ges yatırımları özellikle endüstriyel tesis sahipleri odağındaki yatırım araçlarından biridir. Ticaret tarifesinden elektrik kullanan aboneler için çatı tipi güneş enerjisi tesisleri ortalama 5-6 yıl arasında yatırım tutarını amorte etmektedir.

Endüstriyel tesislerin elektrik harcamaları meskenlere göre devasadır. Çatı Ges yatırım tercihi ile yatırımcı; elektrik sarfiyatını kontrol altında tutacak ve yatırımın geri döndüğü andan itibaren elektrik fatura giderini sıfırlayacaktır.
Hibrit GES
Hibrit güç sistemleri, tek bir bağlantı noktasını paylaşan, genellikle yenilenebilir olmak üzere iki veya daha fazla kaynaktan elektrik üreten sistemlerdir. Hibrit bir üretim tesisi, örneğin güneş parladığında fotovoltaik enerjiyi ve bulutlu havalarda rüzgar gibi başka bir kaynağı kullanabilir ve böylece daha istikrarlı ve verimli bir tedarik sağlayabilir. Hibrit kurulum depolama sistemlerini içerebilir veya içermeyebilir.
Zehirli gaz emisyonların azaltılması ve enerjinin karbondan arındırılması için gezegeni koruma hedefi doğrultusunda; rüzgar, fotovoltaik ve hidroelektrik gibi en rekabetçi yenilenebilir enerji tesislerini depolama sistemleriyle tamamlayan hibrit tesisler, temiz ve verimli enerji sağlamak için etkili bir çözümdür.
Çevre dostu ve tükenmez yenilenebilir enerjiler , Paris Anlaşması’nda ve BM Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri’nde, özellikle iklim değişikliğiyle mücadele ve enerjiye evrensel erişimle ilgili hedeflere ulaşma çabasının temel dayanağını oluşturuyor.

En yaygın hibrit elektrik güç kombinasyon türleri şunlardır:

Ayrıca sıfırdan bir hibrit üretim tesisi oluşturulabileceği gibi, daha yaygın olarak mevcut bir tesis, mevcut üretim teknolojisine başka bir kaynaktan yeni bir modül eklenerek hibritleştirilebilir.
Hibrit enerjinin avantajları ise; her iki teknolojinin yük eğrilerinin tamamlayıcılığı sayesinde hibrit tesisin erişim noktasında artan kapasite faktörüdür.
Aktif olmadığında kaynaklar arasında geçiş yapmak, yenilenebilir enerjinin doğasında olan öngörülemezliği azaltır ve sağlanan elektriğin istikrarını artırır. Böylece besleme noktasındaki gücün sağlanması sağlanır.
İşletme ve bakım tarafında elektrik altyapılarının kullanımının optimizasyonu sağlar.
Arazi GES
Teknoloji sair bir santral olması nedeni ile kurulum maliyetleri teknolojik gelişmelere paralel olarak gün geçtikçe düşmektedir. Yüksek enerji tüketimi olan işletmeler ve yatırımcılar için oldukça karlı bir yatırımdır. İşletme maliyetleri oldukça düşük ve işletme yönetimi diğer enerji santrallerine göre oldukça yalındır. Elektrik üretirken çevreye zarar verme olasılığı en az olan enerji santrali Güneş Enerji Santralleridir. Diğer enerji santrallerine göre kendini hızlıca amorte etmektedir.

Su Üstü GES
Yüzer Güneş Enerji Sistemi, değerli kara parçalarında diğer projelere yer açabilmek adına geniş su yüzeylerini kullanarak kara alanı üzerinde alan tasarrufu sağlar, yüksek verimde enerji üretir. Su üstüne kurulduğu için kurulu alan kısıtı yok denilebilir. Yüzer GES’lerde yatırımlar hidroelektrik santraline bağlanarak hibrit yapıya dönüştürülebilir, kurulumu ve taşınmak istendiği alana montesi demontesi kolaydır. Yüzer GES’ler ulusal elektrik şebekesine bağlanarak ülkenin enerji üretimine katkı sağladığı gibi off grid dediğimiz şebeke izole sistem olarak bölgesel elektrik ihtiyacını da karşılayabilmektedir.

Uzay Tabanlı GES
Uzay tabanlı güneş enerjisi üretim teknolojileri 1970 lerde başlamış olup günümüzde derin uzay keşiflerinde ihtiyaç duyulacak yüksek enerjiyi sağlamak üzere gelişimine devam etmektedir.

Uzay tabanlı güneş enerjisi, dünya yüzeyindeki GES’lerden farklı olarak dünyaya ulaşıp da %60’lara varan atmosfer geçişindeki kaybolmanın aksine; yörüngeli uydularda bulunan enerjiyi toplayarak daha yüksek bir absorbe miktarı yakalar. ışığın hareket etmek için ihtiyaç duyduğu Uzay-zaman dokusu ışık demetlerinin soğrulabileceği en iyi ortamdır. Nükleer kaynakların yanında ileri uzay çalışmalarında kullanılan enerji kaynağıdır.
Bu yazımızda güneş enerjisi santral çeşitleri, ihtiyaç duyulduğu mecralar üzerinde durduk. Önümüzde yazıda görüşmek üzere.
Keyifli okumalar dilerim
Şafak TOMBAK
Satın Alma Profesyoneli
2018 Genç Satın Alma Yöneticisi Ödülü Sahibi








ÇEVKO Vakfı tarafından Küresel Isınma Kurultayı Komitesi iş birliğiyle düzenlenen “İklim Değişikliği, Yeşil Mutabakat ve Sürdürülebilirlikteki Son Gelişmeler” başlıklı çevrimiçi söyleşi 29 Nisan 2024 tarihinde gerçekleşti. L’Oréal Türkiye – Kurumsal İlişkiler ve Etkileşim Direktörü/Ülke Sürdürülebilirlik Lideri İrem Karaoda Tanrıkulu, Gebze Teknik Üniversitesi – Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Derya Ayral Çınar, Yıldız Teknik Üniversitesi Çevre Mühendisliği Öğrencisi – İklim Elçisi Erva Çakır ve ÇEVKO Vakfı Genel Sekreteri Mete İmer’in katıldığı söyleşinin moderatörlüğünü, Küresel Isınma Kurultayı Komitesi Başkanı Celal Toprak yaptı.

Modern iş dünyası, sürekli değişen dinamikleri, rekabetçi zorlukları ve hızla evrilen teknolojileriyle bilinir. Bu karmaşık ortamda, şirketlerin sürdürülebilir başarı elde etmeleri için en değerli varlıkları çalışanlarıdır. Ancak, iş dünyasının karmaşıklığı ve yoğunluğu, çalışanların motivasyonunu etkileyebilir ve bu da şirketlerin verimliliklerini ve rekabet avantajlarını olumsuz yönde etkiler.
Uluslararası sermaye piyasalarındaki en aktif Türk bankalarının başında gelen VakıfBank, 550 milyon dolar tutarında, vadesiz ve 5. yıldan sonra erken itfa opsiyonuna sahip, tamamı yurtdışı yerleşik kurumsal yatırımcılar tarafından satın alınan Basel III uyumlu ilave ana sermaye ihracını başarıyla tamamladı.
“Söz konusu 550 milyon dolarlık ilave ana sermaye tahvil ihracının taze yurtdışı kaynak olma özelliğinin yanı sıra hem ana sermaye hem de toplam sermaye rasyolarımıza 100 baz puanlık pozitif katkı sağlamasını beklemekteyiz. Bu anlamda güçlenen sermaye rasyolarımızla birlikte Türkiye’nin en büyük 2. bankası olarak her alanda verimlilik odaklı stratejilerimizi sürdürmeyi amaçlıyoruz. Bundan sonraki dönemde de uluslararası sermaye piyasalarını yakından takip ederek farklı yapılar altında yeni fonlama işlemlerine imza atmaya devam edeceğiz.”
Değerli okurlar, yazımıza geçmeden önce, ülkemizle birlikte tüm dünyada kutlanan 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü tebrik ediyorum. Tüm işçi ve emekçilerimize sağlıklı günler ve iyi mesailer diliyorum.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Huawei Kıdemli Başkan Yardımcısı ve Huawei Avrupa Bölge Başkanı Jim Lu liderliğindeki Huawei heyetiyle bir araya geldi. Görüşmede, Türkiye’nin bilgi ve iletişim teknolojileri ile yeşil enerji sektöründeki potansiyeli ve ileriye dönük yol haritası hakkında derinlemesine görüş alışverişinde bulunuldu.


Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2024 Mart ayı Tüketici Fiyat Endeksi’ni açıkladı. Buna göre, TÜFE’deki değişim mart ayında bir önceki aya göre yüzde 3,16, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 15,06, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 68,50 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 57,50 olarak gerçekleşti.
Enflasyonun resmi rakamlara göre aylık olarak % 5.00 ila 6.50 arasında arttığı görülmektedir. ENAG’a göre bu artışın daha da yüksek olduğu, hatta çarşı pazar enflasyonunun bu rakamların oldukça üzerinde olduğunu söylemek isterim.




Günümüzün yoğun rekabet ortamında hayatta kalmak isteyen işletmeler, hedef kitlelerine ulaşmak için üzüntü, suçluluk, sevinç ve öfke gibi tüketici duygularına daha fazla odaklanmaya başlamıştır.
Dünyadaki beş büyük yapı fuarından biri olan ve yeni iş birliklerinin kurulmasında büyük role sahip, bölgenin en güçlü işbirliği platformu Yapı Fuarı – Turkeybuild İstanbul’a 13 ülkeden 547 katılımcı ve 857 marka katıldı. 64 ülkeden 401 yabancı satın almacıya dört gün boyunca ev sahipliği yapan Yapı Fuarı, 6.116’sı yabancı olmak üzere 125 ülkeden toplam 46.938 ziyaretçiyi İstanbul’da ağırladı.