Türkiye İMSAD, yapı sektörü ve ekonomi çevreleri tarafından dikkatle izlenen Aylık Sektör Raporu’nun aralık ayı sonuçlarını açıkladı. Raporda, seçime kadar olan dönemde genişletici ekonomi politikalarının uygulanması ile özellikle konut ve inşaat sektörüne yönelik desteklerin, iç talebi ve pazarın hareketli kalmasını sağlayacağı belirtildi. İhracat pazarlarında ise yeni yılın ilk yarısında küçülme, ikinci yarısında toparlanma bekleniyor.
İnşaat malzemesi sektörünün çatı kuruluşu Türkiye İMSAD tarafından hazırlanan Aylık Sektör Raporu’nun aralık ayı sonuçları açıklandı. Raporda dördüncü çeyrek sonuçları değerlendirildi.
2022 yılı ilk çeyrekte yüzde 4,4, ikinci çeyrekte ise yüzde 2,1 oranında artış gösteren inşaat malzemeleri sanayi ♠üretimi, üçüncü çeyrek dönemin tüm aylarında azalarak çeyrek dönem itibarıyla yüzde 3,3 geriledi. Üretim, dördüncü çeyreğin ilk ayı olan ekimde de geçen yılın aynı ayına göre yine yüzde 3,3 geriledi. 2022 yılı son çeyreğinde üretimdeki düşüş devam etti.
İnşaat malzemeleri sanayi üretimi, uzun süre sonra dört ay üst üste gerileme kaydetti. Bu dönemde inşaat malzemelerine yönelik iç talep göreceli olarak devam ederken dış talepteki yavaşlama gerilemeye döndü.
Yılın ilk on ayında inşaat malzemeleri sanayi üretim artışı geçen yılın aynı dönemine göre sadece yüzde 0,4 olarak gerçekleşti. Yılın ilk on ayında 13 alt sektörde üretim geçen yıla göre artarken, 9 alt sektörde üretim geriledi.
2022 yılının ilk on ayında en yüksek üretim artışı yüzde 26 ile seramik kaplama malzemeleri, yüzde 18 ile plastik inşaat malzemeleri, yüzde 16,4 ile birleştirilmiş parke ve yer döşemelerinde, yüzde 14,7 ile seramik sağlık gereçlerinde gerçekleşti. Düz cam ve yalıtım camı üretimi yüzde 12,3 yükseldi. Buna karşın yılın ilk on aylık döneminde demir çelik radyatör üretiminde yüzde 12, tuğla ve kiremit üretiminde yüzde 14,2 gerileme yaşandı. Çimento üretimi yüzde 4,8 ve hazır beton üretimi yüzde 4,6 geriledi.
İhracat Pazarlarında Yeni Yılın İlk Yarısında Küçülme, İkinci Yarıda Toparlanma Bekleniyor
Raporda, inşaat malzemeleri sanayisinin 2023 öngörülerini büyük ölçüde dünya ekonomisi ve ticaretindeki gelişmelerin belirleyeceği vurgulandı.
Dünya çapında yüksek enflasyonu önlemek için uygulanan sıkı para politikalarının yılın ilk yarısında en kuvvetli seviyeye çıkması bekleniyor. Ekonomilerdeki yavaşlama ile birlikte pazarlarımızdaki inşaat sektörlerinde küçülme bekleniyor. Yılın ilk yarısında Avrupa, İngiltere ve ABD inşaat sektörlerinin küçüleceği tahmin ediliyor.
Bu çerçevede inşaat malzemeleri talebinin de yılın ilk yarısında azalması, ikinci yarıda talep ve siparişlerin durağan kalması bekleniyor. Raporda, yılın ikinci yarısında inşaat sektörlerinde büyüme beklentisi ortaya çıkarsa talep ve siparişlerin yılın üçüncü çeyreğinde yeniden sınırlı artışa geçeceği, yılın son çeyreğinde daha hareketli bir talep ve ihracat eğilimi yaşanabileceği değerlendirildi.
Tablo.1 Dünya İnşaat Sektörü ve İnşaat Malzemeleri Sanayi İhracatından 2023 Yılı Öngörüleri
| 2023 Q1 | 2023 Q2 | 2023 Q3 | 2023 Q4 | |
| DÜNYA EKONOMİSİ | KÜÇÜLME | DURAĞAN | SINIRLI BÜYÜME | BÜYÜME |
| DÜNYA TİCARETİ | KÜÇÜLME | KÜÇÜLME | DURAĞAN | BÜYÜME |
| İNŞAAT SEKTÖRLERİ | KÜÇÜLME | SINIRLI KÜÇÜLME | DURAĞAN | BÜYÜME |
| İNŞAAT MALZEMELERİ SİPARİŞLERİ | DÜŞÜŞ | DURAĞAN | SINIRLI
ARTIŞ |
ARTIŞ |
| İNŞAAT MALZEMELERİ İHRACATI | DÜŞÜŞ | DURAĞAN | SINIRLI
ARTIŞ |
ARTIŞ |
Kaynak: Çalışma Ekibi
Türkiye İnşaat Sektörü ve İnşaat Malzemeleri İç Pazarı 2023 Öngörüleri
Raporda, Türkiye inşaat sektörü ve inşaat malzemeleri iç pazarında 2023 yılını şekillendirecek ana unsurun seçime kadar uygulanacak destekleyici politikalar ve seçim sonuçlarına bağlı olarak yılın ikinci yarısında uygulanacak politikalar olacağı belirtildi.
Seçime kadar olan dönemde genişletici ekonomi politikalarının uygulanması, özellikle konut ve inşaat sektörüne yönelik desteklerle birlikte ekonomide iç talebin ve pazarın hareketli kalması bekleniyor. Bu dönemde yüzde 4-5 arasında ekonomik büyüme yaşanması öngörülüyor. Büyümenin yılın ikinci yarısında yavaşlaması, inşaat sektörünün ise yıl genelinde sınırlı büyüme göstereceği tahmin ediliyor. Seçim öncesi desteklerin yılın ikinci yarısında da etkisinin süreceği değerlendiriliyor.
Bu çerçevede inşaat malzemeleri iç pazarında yenileme pazarı ile yeni pazarın farklı eğilimler göstereceği tahmin ediliyor. Yenileme pazarında yılın ilk yarısında durağanlık, yılın ikinci yarısında ise seçim belirsizliğinin ortadan kalkması ile sınırlı bir büyümeye geçiş öngörülüyor. Yeni pazarın ise sektöre verilen destekler ile yılın ilk yarısında daha hareketli olacağı değerlendiriliyor. Yılın üçüncü çeyreğinde yeni pazardaki büyümenin yavaşlaması, son çeyrekte ise 2024 yılı mart ayında yapılacak yerel seçimler öncesi inşaat sektörünün ve inşaat malzemeleri iç pazarının yeniden hareketlenmesi bekleniyor.
Tablo.2 Türkiye İnşaat Sektörü ve İnşaat Malzemeleri İç Pazarı İçin 2023 Yılı Öngörüleri
| 2023 Q1 | 2023 Q2 | 2023 Q3 | 2023 Q4 | |
| GENEL EKONOMİ | BÜYÜME | BÜYÜME | YAVAŞLAMA | YAVAŞLAMA |
| İNŞAAT SEKTÖRÜ | SINIRLI BÜYÜME | SINIRLI BÜYÜME | SINIRLI BÜYÜME | SINIRLI BÜYÜME |
| YENİLEME PAZARI | DURAĞAN | DURAĞAN | SINIRLI BÜYÜME | SINIRLI BÜYÜME |
| YENİ PAZAR | SINIRLI BÜYÜME | BÜYÜME | SINIRLI BÜYÜME | BÜYÜME |
Kaynak: Çalışma Ekibi
Yenileme Pazarı İçin Hane Halkı Eğilimi ve Talebi Belirleyici Oluyor
İnşaat malzemeleri sanayinde birçok ürün için büyük önem taşıyan yenileme pazarı, hane halkı ve firmaların mevcut yapılarındaki yenileme talebi ve harcamaları ile şekilleniyor.
2020 yılının ikinci yarısında pandemi koşulları neticesinde yenileme talebindeki hızlı bir artışla yenileme pazarı önemli ölçüde büyüdü. Talep ve büyüme 2021 yılının son çeyreğine kadar sürdü. Son çeyrekten itibaren yenileme talebinde kademeli bir düşüş başladı. Buna bağlı olarak 2022 yılının büyük bölümünde yenileme pazarı daraldı. 2022 yılının son aylarında hane halkı yenileme talebinde yeniden bir artış eğilimi başladı. Ancak bu eğilimin henüz sınırlı ve yenileme pazarına tam olarak yansımadığı, 2023 yılında sağlanacak destekler ve olanaklar ile yenileme pazarında hareketlenme yaşanabileceği vurgulandı.










Türkiye’de yerleşik olup yine kanuni merkezi Türkiye de olan gerçek ve tüzel kişiler, Türkiye de ikâmeti veya kanuni merkezi bulunmayan ve de Yurtdışında faaliyet gösteren şahıs ve/veya şirketlere yapmış oldukları hizmetlere, Yurtdışı hizmet ihracatı denilmektedir. 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunun 3’üncü maddesinde mükellefiyet kavramı açıklanmış ve de elde edecekleri gelirlerin vergilendirilmesi hususu anlatılmıştır. Bu kapsamda kanuni merkezi ve/veya ikameti Türkiye de olan gerçek ve tüzel kişiler Türkiye sınırları içerisinde ve Türkiye sınırları dışında elde ettikleri gelirleri beyan etmek zorundadırlar.
Genel olarak iş sözleşmesini fesih hakkı, karşı tarafa yöneltilmesi gereken tek taraflı bir irade beyanı ile iş sözleşmesini derhal veya belirli bir sürenin geçmesiyle ortadan kaldırabilme yetkisi veren, bozucu yenilik doğuran bir haktır. İşçinin haklı nedenle iş sözleşmesini derhal feshi 4857 sayılı İş Kanunu’nun 24’üncü maddesinde düzenlenmiştir. İşçinin önelli fesih bildiriminin normatif düzenlemesi ise aynı Kanun’un 17’nci maddesinde düzenlenmiştir. Bunun dışında 4857 sayılı Kanunda işçinin istifasını düzenleyen bir hüküm bulunmamaktadır.
Enerji yönetimi ve otomasyonun dijital dönüşümüne liderlik eden Schneider Electric, AVEVA’nın mühendislik ve endüstriyel yazılımlar alanında küresel çapta öncü çözümlerini tanıtmak üzere özel bir buluşmaya ev sahipliği yaptı. Enerji, veri ve yazılımın gücünü birleştirerek müşterilerine mükemmel çözümler sunma hedefiyle yol alan Schneider Electric ve AVEVA, Türkiye’de 300’e yakın farklı sektörden üst düzey yöneticiler ve uzmanların katıldığı etkinlikte, uçtan uca yazılım çözümlerine dair bir deneyim ve paylaşım alanı sundu.
Kamu İhale Kurumu tarafından yayımlanan 2022 yılı ilk altı aylık verilere ilişkin raporlar incelendiğinde, yılın ilk altı ayında 45.645 ihalenin yapıldığı görülmektedir. Bu ihalelerin elektronik ortamda yapılması koşulu getirilmiş ve ortam olarak Elektronik Kamu Alımları Platformu (EKAP) aracılığıyla bu işlemler gerçekleştirilmiştir.
Gün+Partners Avukatlık Bürosu temsilcileriyle gerçekleşen webinarda değinilen başlıklar şöyle:
Kadınların iş hayatında daha aktif yer almaları adına önemli iş birliklerine imza atan Mobil Oil Türk A.Ş., Türkiye’deki kadınların sahip olduğu işletmeleri desteklemek, tedarik zincirinde güçlenmelerine yardımcı olmak adına örnek bir organizasyonu daha geride bıraktı. Dünyanın birçok ülkesindeki kadın iş sahiplerine, lokal ya da global kurumların tedarik zincirine dahil olmaları için fırsatlar sunmayı amaçlayan WEConnect International’ın düzenlediği, Mobil Oil Türk A.Ş.’nin de sponsorlarından biri olduğu bu yıl altıncısı düzenlenen “Satın Almacıyla Tanışma Toplantısı” Hotel Sheraton İstanbul’da gerçekleştirildi.
Toplantıda konuşan Exxon Mobil Avrupa, Afrika ve Orta Doğu Stratejik Otomotiv Müşteriler Müdürü Eda Demir, WEConnect’in 150’den fazla ülkede faaliyette bulunduğunu söyledi. WEConnect’in portföyünde 15 bin kadın olduğunu ifade eden Eda Demir, “Küçük ve çeşitli tedarikçiler ile çalışmak şirketlere çok büyük bir esneklik kazandırıyor” dedi. Bu tedarikçilerin şirketlerde fiyat rekabetini artırdığını vurgulayan Eda Demir, “Büyük tedarikçilerin kendi içlerinde bir hegemonyaları olabiliyor, rekabet bunu kırabiliyor. İkincisi de yaratıcılık getiriyor. WEConnect International, iş yaşamında azınlık olan kadınlarımızı destekleyerek çeşitliliği artırmak istedi ve gönüllülük esasına dayanan bir network oluşturdu. Bu şekilde 2011’de Amerika’da gönüllülük esası ile başlayan bu hareket zamanla büyüdü ve yerel iş sahibi olan kadınları destekleyen 3 milyar dolarlık global bir kurum haline geldi” diye konuştu. Mobil ile WEConnect’in ilk kez 2011 yılında buluştuğunu belirten Eda Demir, şöyle devam etti: “Exxon Mobil, WEConnect ile 12 ülkede iş birliğini sürdürüyor. Türkiye’deki başkanlığını da ben yürütüyorum. Türkiye’deki şirketimiz Mobil Oil Türk A.Ş.’ye yeni kadın tedarikçiler kazandırmaya çalışıyoruz. Kadınlarımız kısıtlı imkanlarla gerçekten ilham verici hikayeler yaratabiliyorlar. Türkiye’de ve dünyada kadının ekonomideki yerini artırmak için verdiğimiz desteği sürdüreceğiz.”


KRYD tarafından her yıl düzenlenerek Türkiye’nin risk yönetimi alanında önemli platformlardan biri haline gelen ‘2023 Global Riskler Zirvesi’, Sabancı Kuleleri Hacı Ömer Sabancı Konferans Salonu’nda misafirlerine ev sahipliği yapacak.