Bursalı’dan yurt dışına yatırım atağı
- Türkiye’nin en büyük havlu ihracatçısı Bursalı, dünya ticaretinde yaşanan zorluklara rağmen küresel hedefleri doğrultusunda hızla büyümeye ve gelişmeye devam ediyor. Firma, küreseldeki operasyonel faaliyetlerini daha verimli hale getirme, sürdürülebilir kârlılık ve optimum maliyet odağıyla çalışmalarını sürdürdüğü Türkmenistan’daki yatırımını büyütme kararı aldı.
- Bursalı İcra Kurulu Başkanı Alper Bursalı, “Türkmenistan’daki yatırımlarımızı daha da artırarak, inovasyon odaklı ürünlerle dünya piyasalarındaki Bursalı varlığını daha da güçlendirmeye ve geliştirmeye devam edeceğiz” dedi.
Türkiye’nin en büyük havlu ihracatçısı Bursalı, dünya ticaretinde yaşanan zorluklara rağmen küresel büyüme yolculuğunda emin adımlarla ilerlemeye devam ediyor.
Firma, küreseldeki operasyonel faaliyetlerini daha verimli hale getirme, sürdürülebilir kârlılık ve optimum maliyet odağıyla çalışmalarını sürdürdüğü Türkmenistan’daki yatırımını büyütme kararı aldı.

Konu hakkında açıklamalarda bulunan Bursalı İcra Kurulu Başkanı Alper Bursalı, geleceğe yönelik hedefleri kapsamında çalışmalarını titizlikle sürdürdüklerini söyledi. Küreselleşen ve hızla gelişen yeni dünya düzenine ayak uydurduklarını ifade eden Bursalı, “Değişen küresel dinamiklerle birlikte firmamızın sürdürülebilirliğini sağlamak ve müşterilerimize kaliteli hizmet verebilmek adına yenilikçi ürünler geliştiriyoruz. Küresel pazar beklentilerine yanıt verecek, özgün ve nitelikli ürünler geliştirmenin yanı sıra; uzun yıllara dayanan bilgi ve deneyimimizi yetkin insan gücü ile birleştirerek, her türlü üretim, test, tasarım, analiz ve stratejilerini yüksek standartlarda gerçekleştiriyoruz” dedi.
Yeni üretim modelleri geliştiriyoruz
Dünya standartlarında ürünler tasarladıklarına dikkat çeken Bursalı, küresel pazarlarda da Bursalı markası ile fark yarattıklarını kaydederek, “Küresel yapılanmamız çerçevesinde de Türkmenistan’daki yatırımımızı büyütüyoruz. Burada 100.000 metrekarelik kapalı alanda yeni üretim modelleri geliştirmeyi hedefliyoruz. Fabrikamızda 2023’ün ilk çeyreğinde iplik üretim ve büküm tesisi ile kumaş ve iplik boyahane faaliyete başlayacak ve ikinci fazda havlu dokuma tesisi ile konfeksiyon tesisi de faaliyete alınacak” dedi.
Türkmenistan’daki fabrikalarında yıllık 12 bin ton iplik üretim büküm ve boya kapasitesi ile yıllık 10 bin ton havlu dokuma ve konfeksiyon kapasitesi olacağını belirten Bursalı, yaklaşık 1000 kişilik yeni istihdam planladıklarını ve firma olarak bölgeye yapılan tekstil yatırımlarını uzun vadede arttırmayı hedeflediklerini söyledi.
İnovasyon odaklı ürünler geliştirmeye devam edeceğiz
Günümüz dünyasında firmaların ulusal rekabet gücünü artırmak için Ar-Ge ve tasarım öncelikli üretime, yüksek inovasyon becerisine, katma değere dayalı rekabet üstünlüğü anlayışına geçmesi gerektiğinin altını çizen Bursalı, bu amaçla fark yaratacak yenilikçi ürünlerini ön plana çıkarmaya özen gösterdiklerini belirterek, “Ayakta kalmak ve fark yaratmak için sıra dışı düşünmek şart. Bursalı olarak, yurt dışındaki yatırımlarımızı daha da artıracağız ve inovasyon odaklı ürünler geliştirmeye devam edeceğiz” dedi.










İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ
Aslına bakarsanız, ülkeler çoktandır uygulamaları gereken fakat erteledikleri yeşil ve kapsayıcı toparlanma sürecini Covid-19 salgın döneminde başlatmak zorunda kaldılar. Salgınla beraber çeşitli sektörlerde bir yandan kayıplar yaşanırken, diğer yandan gelir ve istihdam fırsatları oluştu. Salgınla birlikte şirketlerin güçlü iklim ve biyolojik çeşitlilik eylemlerini bütünleştiren stratejilere yönelmeye başlaması ise yeşil girişimciliğe olan ilgiyi arttırdı. İçinde bulunduğumuz salgın sonrası dönemde gelişen çevresel bilinçle birlikte, ekonomilerde ve talepte esneklik oluşturan bir toparlanma sürecinin gündemde olduğu açıkça görülüyor.
40 yılı aşkın tecrübe ve yatırımlarla Türkiye talaşlı imalat sanayisine öncülük eden Tezmaksan Genel Müdürü Hakan Aydoğdu, takım tezgahları sektörünün iş yapış süreçlerinin güncel durumuna dair değerlendirmelerde bulundu. Navlun fiyatlarının düşmesinin katma değeri düşük ürünlerde sanayicinin Uzak Doğu’ya yöneldiğini ifade eden Aydoğdu, “Özellikle yerli üreticimiz için yatırıma elverişli bir ortam bulunmuyor. İthalatın gereğinden fazla artması üretici firmalarımız için bir tehdit oluşturuyor. Özellikle navlun yüksekken alınan ham madde, rekabet edilebilirliği de olumsuz etkiliyor” dedi.
Örneğin bir makine getiriyorsunuz, pandemide navlun bedeli dahil 60 bin dolardı. Şimdi ise bu navlun maliyeti 20 bin dolar oldu. Dolayısıyla bu durum rekabet edilebilirliği olumsuz etkiliyor. Maliyetlerin artması da yeni yatırımların önünü kesiyor. Takım tezgahları, Türkiye’nin üretim ihtiyacının özellikle talaşlı makinede yüzde 5’ini karşılıyor ve yüzde 95’i ithal edilmek zorunda. Bu makinelerin ithalatının artması aynı zamanda üretimin, istihdamın, ihracatın artması demek oluyor. Bu makinelerin ithalatına vergi getirilmesi de sektörü olumsuz etkileyecek. Bu da Polonya ve Çekya gibi ülkelerle üreticilerimizin rekabet edebilirliğine darbe vuracak. Şu an takım tezgahları makinelerinde ithalat vergisinin daha da artırılması söz konusu. Bu da üretim maliyetlerini daha da yükseltecek. Yerli üreticinin desteklenmesi amaçlanıyor ancak yerli üretimin geliştirilmesi bugünden yarına olacak bir durum değil. Bütün gelişmiş ülkeler takım tezgahları ithalatına herhangi bir vergi koymuyor, bu alanın gelişmesi için teşviklerde bulunuyor. Bunun için de ülkemizdeki takım tezgahları sektörünün makine sektöründen ayrı bir yerde konumlandırılması gerekiyor.”

İtirazen Şikayet Konusu; İdari Şartname’nin 46’ncı maddesinde sözleşmenin uygulanması aşamasında fiyat farkı verileceğinin düzenlendiği, ancak yapılan düzenlemede fiyat farkı katsayılarının belirtilmediği, yarıda bırakıldığı, mevzuat gereği fiyat farkı hesabında kullanılacak katsayıların toplamının 1’e eşit olması gerektiği, maddenin bu haliyle fiyat farkı hesaplamasının mümkün olmadığı, iddialarına yer verilmiştir.
Ülkemizde demir-çelik ve alüminyum sektörü son yıllarda güzel bir ivme yakaladı. Deyim yerindeyse aldı başını gidiyor. Özellikle pandemi süreciyle birlikte üretim kapasitelerini ikiye, üçe, ona katlayan demir-çelik ve alüminyum fabrikalarının taleplerine yetişmek için o zorlu dönemde endüstryiel fırın sektörü hiç ara vermeden çalışmaya ve üretmeye devam eden tek sektördür. Artan üretimle birlikte üretimin artmasını sağlayan en önemli etkenlerden biri de üretim aşamalarındaki tüm fırınların, ocakların, dökümhanelerin, ekstrüzyon hatlarının yerli ve milli sermaye kullanılarak üretilmesidir.
Gümrük İdaresinin Kurbanı: Lübnan
Programın amacı, katılımcıları gümrük ve dış ticaret mevzuat uygulamaları hakkında bilgilendirmek, örnek uygulamalar ile karmaşık sorunları çözebilecek kapsamlı bir anlayış kazandırmak ve dış ticaret işlemlerinin süreçlerinde gerekli olan bilgileri ve temel uygulamaları öğretmektir.
