Nemkar Plastik Temizlik İnşaat Teks.San.Tic.Ltd.Şti.
Temizlik Ürünleri
Plastik temizlik malzemeleri(temizlik fırçası-çöp poşetleri),mop (nemli ve ıslak mop vb. ürünler ),temizlik kâğıtları (peçete-tuvalet kâğıdı vb. kağıt grupları ),deterjan grubu (sıvı el sabunu-bulaşık deterjanı vb. ürünler ),diğer sarf malzeme grubu ürünlerin satışı alanında hizmet veren firmamız Nemkar Plastik Temizlik topluma, çalışanlarına ve çevreye duyarlı yaklaşım ve kalite anlayışı ile ; yatırımlarını insana, bilgiye ve teknolojiye yaparak sıfır hata ile hizmet, sıfır çevre kazası hedeflemektedir.
Etiketler: Nemkar, Plastik, temizlik, toptan, perakende
Satınalma ve Tedarik Zinciri Yöneticileri Bu Programda Yetişiyor
İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Tedarik Zinciri Yönetimi Yüksek Lisans Programı’nın ana hedefleri bu alanda mesleki uzmanlıklarını geliştirmek ve akademik çalışmalarda bulunmak isteyenlere bir olanak sunulması, farklı disiplinlerden gelen öğrencilerin bilgi paylaşımının sağlanması, yürütülecek tez ve bitirme proje çalışmalarıyla konunun derinlemesine araştırılması ve bu alanla ilgili bilimsel çalışmaların artırılmasıdır.

Programa, Satınalma, Lojistik ve Tedarik Zinciri Yönetimi konusunda kendisini geliştirmek ve kariyerinde bu yönde ilerlemek isteyenleri davet ediyoruz. Programdan elde edilen bilgi ve kazanımların, kamu ve özel sektör uygulamaları ile buluşması ve katma değer yaratıcı faaliyetlere dönüşmesi en büyük temennimizdir.
Akademik Kadro, Mezun Görüşleri, Müfredat Hakkında Bilgi: www.tedarikzinciri.org
Tedarik Zinciri Yönetimi Yüksek Lisans Programı disiplinler arası nitelik taşımakta ve farklı disiplinleri kapsayan derslerden oluşmaktadır. Tedarik Zinciri Yönetimi Yüksek Lisans Programı, program içeriğine uygun olarak tedarik zinciri ilke ve stratejilerine ilişkin gerek teorik gerekse pratik bilgileri içeren dersleri kapsamaktadır. Bu kapsam doğrultusunda; Satınalma ve Tedarik Zinciri İlkeleri, Lojistik Yönetimi, Sözleşme Hukuku, Müzakere Yönetimi, Proje Yönetimi, Pazarlama Yönetimi, Perakende Yönetimi, Veri Analizi ve Kantitatif Karar Alma Teknikleri, Tedarik Zincirinde Yönetiminde Modelleme, Tedarik Zinciri Stratejileri, Araştırma Yöntemleri ve Maliyet Yönetimi derslerine yer verilmektedir.
İkinci Öğretim Tezsiz Yüksek Lisans Programı’nın amacı, programa katılan öğrenciye mesleki konuda teorik düzeyde derin ve kapsamlı bilgi kazandırmak olup sahip olduğu bilginin uygulamada nasıl kullanılacağını gösterilmesidir. Tüm bunlara ek olarak çalışma hayatında yer alanların akademik gelişim ve kariyerlerini destekleyip güçlendirebilmeleri için derslerin akşam saatlerinde olması büyük bir eksikliği kapatmaktadır.
- Tedarik Zinciri Yönetimi YLP sektör çalışanlarının, saha deneyimi yöneticilerin bir arada olduğu bir program.
- Program üretim ve hizmet sektörlerinden büyük ilgi görmektedir.
- İkinci öğretim tezsiz program öğrencilerimizin tamamına yakını sektörde görev almaktadır.
İkinci Öğretim (Tezsiz) Yüksek Lisans Programı
Başvuru Adımları:
Başvuru Son Tarih: 11 Ocak 2019. Tedarik Zinciri Yönetimi Yüksek Lisans Program Başvurusu için Kılavuzu indirip, süreç adımlarını takip ederek programa müracaat edebilirsiniz. İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Web Sitesi Ana Sayfa.
EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI BAHAR YARIYILI LİSANSÜSTÜ BAŞVURU KILAVUZU
Ara dönemde sadece ikinci öğretim yüksek lisans programı açılmaktadır.
Mülakat Tarihleri: 16-17 Ocak 2019.
Mülakat Yeri: İ.Ü. Beyazıt Yerleşkesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Amfilerinde yapılacaktır.
Mülakat Saatleri: 9:30 – 17:00
Mülakatla ilgili sorularınız olursa Program Başkanı Prof. Dr. Murat Erdal (0546 740 10 10)
iletişim kurabilirsiniz.
Program başvuru tarih ve duyuruları ile ilgili tüm bilgiyi BAŞVURU KILAVUZUndan edinebilirsiniz.
Son Başvuru Tarihi: 11 Ocak 2019
Başvurunuzda problem çekmemeniz ve son gün yoğunluğunun yaşanmaması için ilgili başvuru döneminde sisteme giriş yapmanızı tavsiye ediyoruz.
Mülakat sınavı sonrası dönemde belgelerinizi İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü-Beyazıt (Eczacılık Fakültesi Yanı) teslim edeceksiniz.
Belgeler:
İkinci öğretim için ALES ve yabancı dil şartı aranmamaktadır.
Eğitim Bedeli:
Bu sene 2 taksit; 1. Yarıyıl beş ders için 5.250 TL ve 2 . Yarıyıl 5.250 TL olmak üzere toplam ücret 10.500 Tl belirlenmiştir. İlerleyen dönemlerde eğitim bedeli güncellenebilir.
Başvuru dönemlerinde Sosyal Bilimler Enstitüsü telefonları hayli yoğundur.
Sektör tecrübesi olan arkadaşlarımızı aramızda görmek isteriz.
16-17 Ocak 2019 Mülakatlarında görüşmek üzere,
Saygılarımla,
Prof. Dr. Murat Erdal
Tedarik Zinciri Yönetimi
Yüksek Lisans Program Başkanı
E-Posta: merdal@istanbul.edu.tr
Tel: 0546 740 10 10

DIŞ TİCARET YARIŞMASI “PROFESYONELLİĞE GİDEN YOL”
30.000 TL Ödüllü Dış Ticaret Yarışmasına Katılım Koşulları ve Başvuru:
http://buyernetwork.net/forum/thread/326/dış-ticaret-yarışması-2019/
B2B İş Dünyası Platformu Buyernetwork.Net, “Dış Ticaret, Girişimcilik ve Liderlik” Etkinliğinde Üniversite Kulüpleri ve Sektör Bir Araya Geldi.
Buyernetwork.Net Dış Ticaret, Girişimcilik ve Liderlik Etkinliği, Bn Academy Meetup,
Beşiktaş JK ev sahipliğinde Vodafone Park’ta gerçekleştirildi.

Beşiktaş JK Genel Müdür Yardımcısı Ömer Öcal Gebelek açılış konuşmasında böylesine bir etkinliğe ev sahipliği yapmanın gururunu yaşadıklarını belirtti. Ömer Öcal Gebelek, “farklı üniversitelerden öğrenciler ve sektör uzmanlarını ağırlamaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Ülke olarak geçmişten bugüne hızlı bir gelişim içersindeyiz fakat bu yeterli değil gençlerimizden ümitliyiz. Dış ticaret ve girişimcilik alanlarında daha fazla çaba harcamalıyız.” dedi.

B2B İş Dünyası Platformu BuyerNetwork.net kurucu ortağı Prof. Dr. Murat Erdal etkinlik açılış konuşmasında, üniversite öğrencileri ve iş dünyasını bir araya getiren BN Academy ve sektöre yönelik yapılanma olan Academy Pro faaliyetleri hakkında bilgi verdi.
Prof. Dr. Murat Erdal konuşmasında, “BuyerNetwork.net profesyonel kulüp yapısı Academy Pro ile 6.370 üye uzmanlık alanları genişlettiklerini, dış ticaret, planlama, pazarlama, satış, bilişim teknolojileri ve insan kaynakları bölümlerinden yöneticilerle kulübün iş çevresinin daha da zenginleştiğini ifade etti.
BuyerNetwork.net BN Academy yapılanma tarafında ise üniversite, özel ve kamu sektörü arasında köprü rolünü son derece güçlendirdi. Her üniversiteden girişimcilik, teknoloji ve sektörel çalışmalara ilgi duyan arkadaşlarımızı Academy çatısı altında görmek istiyoruz” dedi.
Prof. Erdal, BuyerNetwork.net forum ve güncel paylaşımlarında 6 farklı alanda kitap armağanlarından bahsetti. Forumlarda etkin rol üstlenen arkadaşlarımız kişisel gelişim, felsefe, iletişim, girişimcilik ve mesleki kitaplar kazanabilirler.
BuyerNetwork.net kurucu ortağı Adil Ünal konuşmasında, yeni dönem iş hayatında “hibrit insan” modelinin damga vurduğunu birden fazla alanda uzmanlığın önem kazandığını belirtti. Academy yapılanması ile profesyonelliğe giden yolda gençlere imkanlar sunuyoruz. Yeni bir kulüp modeli ve kültürü oluşturdukları belirten Adil Ünal BN Academy markası içerisinde yer alan faaliyetlerden bahsetti.

Temesist Endüstriyel Depo Mühendisliği YK Başkanı Halil İbrahim Gül,
“dış ticareti bilen nitelikli insangücüne her zaman ihtiyaç var.”
Temesist Endüstriyel Depo Mühendisliği YK Başkanı Halil İbrahim Gül yapmış olduğu konuşmada ülke ekonomisinin güçlenmesinde dünya pazarlarına katma değeri yüksek endüstriyel ürünlerin satışının büyük rol oynadığını vurguladı.
Gül, Temesist firmasının depo raf sistemleri ve otomasyon çözümleri alanında küresel bir oyuncu haline gelmesinde yatan sırrın “ar-ge ve insan kaynaklarına yapılan yatırım” olduğunu belirtti. Almanya’da yeni bir şirket kurarak uluslararası alanda Temesist markasının daha da güçlendiğine dikkat çeken Gül, dış ticareti meslek alanı olarak belirleyen ihracat satış ve operasyon yönetimini seven nitelikli profesyonelleri ve mezuniyet sonrasında öğrencileri firmasına davet etti.
DIŞ TİCARET YARIŞMASI “Profesyonelliğe Giden Yol”
Prof. Dr. Murat Erdal ve Halil İbrahim Gül B2B İş Dünyası BuyerNetwork.net ve Temesist Endüstriyel Depo Mühendisliği ile birlikte düzenlenen Dış Ticaret Yarışması hakkında bilgi verdiler. Üniversitelerin tüm bölümlerinin başvurabileceği bu yarışmada öğrenciler dış ticaret dinamiklerini öğrenerek pratik yapma imkanı elde edecekler. Toplam ödül miktarının 30.000 TL olduğu Dış Ticaret Yarışması’na başvurular http://www.BuyerNetwork.net adresinden yapılabilecek.

Yasin Erol (İstanbul Teknokent Entertech )
İstanbul Teknokent Entertech Genel Müdürü Yasin Erol, teknokentlerin ülke ekonomisinde rollerini güçlendirdiğini üniversitelerde Teknoloji Transfer Ofisleri ile birlikte büyük bir dinamizm kattıklarını ifade etti. Yasin Erol, İstanbul Üniversitesi Teknokent olarak çok sayıda projeye ev sahipliği yaptıklarını, ilerleyen süreçte enerji ve fikirleri olan gençleri Entertech çatısı altında görmek istediklerini belirtti.
Prof. Dr. Burak Arzova (Marmara Üniversitesi)
Prof. Dr. Burak Arzova konuşmasında dünya ekonomisi ve finansal piyasaları değerlendirerek kısa ve uzun dönemli projeksiyon yaptı. ABD, Uzakdoğu ve AB arasındaki ekonomi stratejilerinin Türkiye’ye olası etkilerini değerlendiren Prof. Arzova yeni para birimleri ve finansal teknolojileri de değerlendirdi.
Prof. Dr. Tuncer Asunakutlu (Bakırçay Üniversitesi)
“Liderlik, ancak bilgili ve erdemli kişilerin üstlenebileceği bir sorumluluktur.”
Prof. Dr. Tuncer Asunakutlu, BN Academy Meetup’ta Liderlik ve Girişimcilik konularında bilgiler verdi. Günümüzde bilgili ve erdemli olmanın önemini vurgulayan Asunakutlu, katılımcılara bilgilerini arttırma sürecinde ihtiyaç duyacakları yöntemleri anlattı. Konuşmasında doğru seçilmiş kitapları okumanın çok önemli olduğunu vurgulayan Asunakutlu, aynı zamanda mesleki ve entelektüel bilgiler içeren konuşmaları dinlemenin gerekli olduğunu ifade etti. Aynı zamanda gözlem yapmanın da bir diğer öğrenme yöntemi olduğunu belirtti. Dikkat verilen her konunun öğrenilebileceğini ve belirli süreler ile tekrar edilen bilgilerin kalıcı olacağını belirten Asunakutlu, ”öğrenme metodolojisini doğru uygulayan, düşünmeye ve çalışmaya zaman ayıran herkes, istediği her konuda geniş bilgilere sahip olabilir. Çünkü günümüzde bilgi erişilebilirliği çok yüksek. Doğru ve kapsamlı bilgiler edinilmeli ve hayata uyarlanmalıdır. Liderlik, ancak bilgili ve erdemli kişilerin üstlenebileceği bir sorumluluktur” dedi.
Girişimcilik konusunda umutların arttığı bir dönemde olduğumuzu ifade eden Asunakutlu, toplumsal güvenin yükseltilmesi gerektiğini belirterek, “birbirine güvenen insanların yaşadığı toplumlarda işlem maliyetleri düşer ve ekonomi güçlenir” dedi. Girişimciliğin bir karakter ve ekosistem meselesi olduğunu ifade ederek güçlü ekonomilerin iyi girişimlere ihtiyaç duyacağını ve gençlerin teknolojiyi izleyerek yeni ve nitelikli girişimler oluşturabileceklerini söyledi. Konuşmasının sonunda bir okuma listesi de öneren Asunakutlu, genç girişimci adaylarının yeteneklerine güvenmeleri gerektiğini, iyi işbirlikleri ve birbirine güvenen takımlar kurarak başarılı olmanın her zaman mümkün olacağını söyledi.

Reyhan YALÇINKAYA (İş & Yaşam Koçu )
“Değişime kendimizden başlayalım.”
Reyhan YALÇINKAYA sunumunda şu konulara yer verdi:
Duygusal zeka insanın kendi duygularını, başkalarının duygularını anlama ve bunları çözümleme, anlamlandırma ve yönetebilme becerisidir. Bilişsel zeka IQ diye isimlendirilirken duygusal zeka EQ diye isimlendirilir. IQ entelektüel bilgi birikimi, bilişsel zeka ve öğrenme ile ilgilidir. Çevremizde sıklıkla görmekteyiz, aslında önemli ölçüde bilgi sahibi, IQ su yüksek insanlar yaşamda çokta başarılı olamayabiliyorlar. Duygusal zeka becerileri yüksek kişiler daha tutkulu, daha hırslı, stres ile daha kolay başa çıkabilen insanlar olarak karşımıza çıkıyor ve daha başarılı oluyorlar. Bu durum liderlerin duygusal zeka becerileri yüksek kişiler arasından daha yoğunlukla çıkmasını sağlamaktadır. Bireylerin hedeflerine odaklanmaları, daha güçlü ilişkiler kurmaları, empati yapabilmeleri, zorluklarla mücadele, inisiyatif alma, tutkulu yaklaşım gibi özellikler yüksek EQ sayesinde gerçekleşmektedir. Duyguların farkında olmak, iyi ilişkiler kurmayı ve sürdürmeyi sağlarken, iyi bir takım oyuncusu ve lider olmayı da yanında getirir.
Duygular beynin daha yüksek bir muhakeme kabiliyetine ulaşmasını sağlayan vazgeçilmez yakıttır. Duygusal zeka ise yürek ve kafanın birleşik zekasıdır. Öyle ki bilim adamları kalbin yaydığı enerjiyi 1,5 metreden ölçebilmektedirler. Sadece bilgi ve akıl ile verilen kararların değil, içine yürek ve duyguların dahil edilerek verilen kararların daha etkili olduğunu söylemek mümkündür. Duygusal zekayı geliştirmek mümkün müdür? İnsanların mizaçları doğuştan gelir, kişilikleri ise ilk 4-6 yıl arasında oluşur, değiştirmek çok zordur. Ancak karşılaştığımız durumlara verdiğimiz tepkiler, gösterdiğimiz davranışlar öğrenme ve tecrübe ile farklılık gösterir. Daha verimli, daha mutlu çalışanlar, başarılı işletmeler için duygularını kullanan liderlere ihtiyacımız var. Değişime kendimizden başlayalım.

Seyhan GENÇAĞ (İç Denetim Müdürü & Yaşam Koçu )
“Asla Pes Etme”
Seyhan Gençağ konuşmasında şu başlıklara vurgu yaptı:
Yönetimin üç aşaması vardır ; duygu yönetimi, işin yönetimi, insan yönetimi. En zoru duygu yönetimidir. Duygu yönetimini başarmanın yolu kendini dinlemekten kendi koçluğunu yapmaktan geçer.
Duygu yönetimi başarılamaz ise direkt olarak ilişki yönetimi dolaylı olarak da iş yönetimi etkilenir. Liderler; iyi ilişkiler kurma, duygu ve iş yönetimi yetkinliğe sahip, benlik duygusuna hitap eden profillerdir. Liderlik ve Kariyer yolunda; hayal et, *KESE’ye at ve asla pes etme. (*KESE=Karar ver, Eyleme geç, Sonuçları Değerlendir, Esnek Ol)
Abdurrahman Özciğer, ACC (Yönetici Koçu )
Abdurrahman Özciğer, konuşmasının ilk bölümünde, rekabetin yoğun olduğu, belirsizlik ortamında olduğumuzu, teknolojik hız ve inovasyonun sınır tanımaz boyutlara ulaştığını, zor koşullar içinde, fark yaratarak rekabet üstünlüğü sağlamanın, değer yaratmanın, kârlılık ve sürdürülebilirliğin şirketlerin varlık amacı olduğunu vurgulamıştır. Bu amaçlar yeni ve sürekli bir değişim sürecinin gerekli olduğunu, yöneticilerin önce kendi konfor alanının dışına çıkmasının ve organizasyonu tetikleyerek değişimi yönetmesi gerektiğini belirtmiştir.
Özciğer, konuşmasında yöneticilik özellikleri ile liderlik özelliklerini karşılaştırmış, liderin kendine, başkalarına ve işine liderlik yaparken planlama, organize etme, uygulama ve kontrol etme süreçlerinin ve kaynak yönetimi ile performans yönetimi fonksiyonlarının önemini vurgulamıştır. Liderlerin taşıdığı özellikleri, Elon Mask, Nelson Mandela, Steve Jobs, Harley Davidson, Jack Ma ve Atatürk örnekleri üzerinden aktarmıştır.
Özciğer, konuşmasının son bölümünde, Vizyon, kişilik, değerler, beceri ve kaynaklar, aksiyon ve davranışlar ile zaman ve mekan boyutunda insan sisteminin işleyişini anlatmış, World Ekonomik Forum tarafından belirlenen 2020 Yılı 10 Temel Yetkinlik konusunda bilgi vererek, gençlerin bu yetkinliklere sahip olmaları için önerilerde bulunmuştur.

PROGRAM (18 Aralık 2018 ):
12:30 – 13:45 BN Academy Topluluk Üyeleri İle Tanışma
Prof. Dr. Murat ERDAL – BuyerNetwork.net
Prof. Dr. Tuncer ASUNAKUTLU – Bakırçay Üniversitesi
Arş. Gör. Adil ÜNAL – İstanbul Üniversitesi
13:45 – 14:00 Ara
14:00 – 15:00 1. Oturum DIŞ TİCARET ve GİRİŞİMCİLİK
Yasin EROL – İstanbul Teknokent Entertech
Prof. Dr. Burak ARZOVA – Marmara Üniversitesi
Ömer Öcal GEBELEK – Beşiktaş Jimnastik Kulübü
15:00 – 15:30 Ara
15:30 – 16:30 2. Oturum KİŞİSEL GELİŞİM ve LİDERLİK
Reyhan YALÇINKAYA – Yaşam & İş Koçu
Abdurrahman ÖZCİĞER – Yönetici Koçu
Seyhan GENÇAĞ – İç Denetim Müdürü
16:30 – 17:00 DIŞ TİCARET YARIŞMASI SUNUMU
MİNİ STAD TURU ve TOPLU FOTOĞRAF ÇEKİMİ
Kapanış
Rekor İhracatın Ardından Hedefimiz TİM’in Dijitalleşmesi
TİM BAŞKANI GÜLLE: İHRACATIMIZIN GERÇEK UZMANI TİM’DİR
Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Yönetim Kurulu toplantısı, Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan’ın katılımıyla İstanbul’da gerçekleştirildi. Toplantıda konuşan TİM Başkanı İsmail Gülle “Ülkemizde bugün olduğu gibi önümüzdeki dönemde çok daha büyük bir ihracat sıçraması için gerekli altyapı oluşturulacaktır. Sayın Bakanımızın da bizlere verdiği destek ile ihracatı çok daha iyi noktalara taşıyacağımıza inancımız tamdır. İhracatın gerçek uzmanı TİM’dir. Hedefimiz bellidir: Hedef dış ticaret fazlası veren Türkiye’dir” dedi.
TİM Yönetim Kurulu, İsmail Gülle başkanlığında TİM’in Yenibosna’daki merkezinde toplandı. Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan’ın da katıldığı toplantıda; TİM’in 2019 hedefleri, TİM’in dijitalleşmesi ve projeleri masaya yatırıldı.
Toplantıda değerlendirmelerde bulunan Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, Türkiye’yi dünyanın her noktasında başarıyla temsil eden, Türk ekonomisinin yüz akı ihracat ordusunun kurmay heyetiyle bir arada olmaktan büyük mutluluk duyduğunu belirterek “ TİM ihracat alanında ve ülkemizin dış ticaret politikalarını oluşturma süreçlerindeki en önemli ortaklıklarımızın başında gelmektedir. Dünya ekonomisi böyle tarihi bir dönemden geçerken hepimizi de tarihi bir görev bekliyor. Ticaret Bakanlığı olarak yeni küresel denklemi çok iyi görüyor ve gerekli çalışmaları yürütüyoruz. Sorunlara odaklanıp bahaneler üretmek yerine, çözümlere odaklanıp yeni politikalar geliştiriyoruz. 3 temel hedefimiz var. Rekabetçi olduğumuz alanlarda markalaşma ve tasarımla daha rekabetçi hale gelmek, iç ticareti modern çağın gereklerine göre modern mevzuatlarla ve dijitalleşme ile geliştirmek, üretimde ise yeni teknolojilerle çağı yakalamak. Bizi bu başarıya götürecek tüm bu çalışmalarda TİM’i çok değerli bir yol arkadaşı olarak görüyoruz. Bakanlık olarak ihracatçılarımız tarafından Bakanlığımıza iletilen talepleri dikkatle inceliyor ve sorunlarına hızla çözüm üretiyoruz. Göreve geldiğimizden bu yana Bakanlığımıza TİM tarafından toplam 231 talep iletildi. Bunları beraber başaracağız” dedi.
“Rekor İhracatın Ardından Hedefimiz TİM’in Dijitalleşmesi”
TİM Başkanı İsmail Gülle ise yaptığı konuşmada “Ülkemizde bugün olduğu gibi önümüzdeki dönemde çok daha büyük bir ihracat sıçraması için gerekli altyapı oluşturulacaktır. Sayın Bakanımızın da bizlere verdiği destek ile ihracatı çok daha iyi noktalara taşıyacağımıza inancımız tamdır. İhracatın gerçek uzmanı TİM’dir. Hedefimiz bellidir: Hedef dış ticaret fazlası veren Türkiye’dir. 2019’da öncelikli hedeflerimiz arasında TİM’in dijital dönüşümünü gerçekleştirmek yer alıyor. Bu kapsamda e-ihracat seferberliği başta olmak üzere çeşitli çalışmaları hayata geçireceğiz. İhracatın fahri elçileri yurtdışında görev yapan ticaret müşavirlerimizi ihracatçılarımızla buluşturarak bu alanda önemli bir açılım sağlayacağız ” dedi.
TSKB COP24’te Sürdürülebilirlik Alanındaki Öncü Uygulamalarını Paylaştı
68 yıldır Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınması için çalışan TSKB, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği 24. Taraflar Konferansı’na katıldı. 3 – 14 Aralık tarihlerinde Polonya’nın Katowice şehrinde düzenlenen konferansta TSKB, sürdürülebilirlik konusundaki öncü çalışmalarını dünyanın dört bir yanından gelen katılımcılarla paylaştı.
Kapsayıcı kalkınma misyonu ve sürdürülebilir bankacılık yaklaşımıyla ilklere imza atan Türkiye Sınai Kalkınma Bankası (TSKB) Polonya’nın Katowice kentinde düzenlenen Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği 24. Taraflar Konferansı (COP24) kapsamında iki ayrı panele katılarak, Türkiye’deki öncü uygulamalarını katılımcılarla paylaştı.
3 – 14 Aralık tarihlerinde gerçekleştirilen Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği 24. Taraflar Konferansı’nda Paris İklim Anlaşması’nın hayata geçirilmesi gereken ilkeler tartışıldı. 190 ülkenin temsilcilerinin katılımıyla gerçekleşen zirvede iklim değişimiyle savaşta aktif rol oynayan sivil toplum örgütleri, iklim bilimciler ile çeşitli kurum ve kuruluşlar yer aldı.
COP24 kapsamında 11 Aralık’ta TÜSİAD’ın düzenlediği ve finansman modelleri ile teşviklere ilişkin önerilerin konuşulduğu “İklim Değişikliği ile Mücadele Kapsamında Sürdürülebilir Finansman” başlıklı panelde konuşan TSKB Mühendislik ve Teknik Danışmanlık Yöneticisi Erhan Çalışkan, TSKB’nin sürdürülebilir finansman desteklerini anlattı.
13 Aralık’ta Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın düzenlediği, “Sürdürülebilir Kalkınma ve Finansal İnovasyon: Türk Bankacılık Sektöründeki Uygulamalar” başlıklı panelin moderatörlüğünü TSKB Sürdürülebilirlik Danışmanlığı-Escarus Yöneticisi Ece Sevin üstlenirken, TSKB Finansal Kurumlar Grup Yöneticisi Gizem Erarslan ise yenilikçi finansman araçlarına odaklandığı konuşmasında TSKB’nin yeşil/sürdürülebilir tahvilleri hakkında bilgi verdi.
Konkordato Yanlış Bilinen Bir Doğru
Türk Lirası bu yıl Amerikan Doları karşısında yüzde 30’a yakın değer kaybetti. Özellikle Ağustos ayında Dolar/TL kurunun 7,24 ile tarihi zirvesini görmesi ve yaşanan kur krizi şirketlerin borç yükünü arttırdı. Bu süreçte ise kurumlar tarafından başvurulan hukuki yöntem konkordato yani borçların yeniden yapılandırılması oldu. Son zamanlarda sayıları hızla artan Konkordato ilanını zorlaştıran yasal düzenleme bu hafta Meclis Genel Kurulu’nda görüşülecek. Teklifte konkordato ilanları için yeni şartlar var.Toplumda iflas olarak algılanan süreç ile ilgili Av. Sevda Şahin İhsanoğlu, bu durumun iflas olmadığını bir borç anlaşması olduğunu halk tarafından yanlış bilen bir doğru olduğunun altını çizdi.
Hayatımızda bayadır yer alan bir kavram olan borç yapılandırma yani konkordato, son zamanlarda sıkça duyduğumuz hukuki terimlerden biri haline geldi.Konkordato’nun geçmişine söyle bir bakacak olursak, 2003 yılında yürürlüğe giren iflas erteleme, 15 Temmuz darbe girişimi sonrası ilan edilen olağanüstü hâl (OHAL) ile askıya alınmış ve yıllardır mevcut olan konkordato uygulaması Mart 2018’de yürürlüğe giren bir torba yasa ile iflas erteleme tamamen kaldırıldı. Bu tarihten sonra ise borç yapılandırma anlaşması daha fazla talep görmeye başladı.
Ekonomiye Katkı Yapabilir
Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, 2019 yılı bütçe görüşmelerinin yapıldığı Meclis Genel Kurulunda milletvekillerinin sorularını yanıtladı.Pekcan, konkordato ilan edenlerin sayısını 846 olarak açıklamıştı. Artışa dikkat çeken Av. Sevda Şahin İhsanoğlu, bilinenin aksine şirketler için konkordato’nun iyi yanlarının olduğunu söyledi. İhsanoğlu sözlerini söyle sürdürdü: “Farklı bir bakış açısıyla bakmakta fayda var. Kişi ve kurumlar bu süreçte borçlarını erteledikleri için asıl faaliyetlerine odaklanırlar ve üretimlerini arttırarak maddi kazançlarında artış sağlarlar. Bu durum şirketleri iflastan kurtararak, Türkiye ekonomisine de katkı yapar. Konkordato için borç kurtarma anlaşması da diyebiliriz. Çünkü bu uygulamadaki amaç şirketleri iflas edip dağılması değil şirketleri sıkıntılı süreçlerinde koruma altına alarak ticari işlevine devam ettirilmesini sağlamaktır.”
TEB, İTÜ ve Marmara Üniversitesi’nde “Dijital Finansal Okuryazarlık” eğitimi verdi
TEB Aile Akademisi ile ülke genelinde yaklaşık 19 milyon kişiye finansal okuryazarlık eğitimleriyle ulaşan Türk Ekonomi Bankası (TEB), üniversite öğrencilerine fintech dünyasının dinamikleri, kodlamanın temel mantığı ve Blockchain teknolojisi başlıkları altında “Dijital Finansal Okuryazarlık Eğitimleri” veriyor. Bu kapsamda TEB, 13 Aralık Perşembe günü Marmara Üniversitesi ve İstanbul Teknik Üniversitesi’nde öğrencilerle buluştu.
2012 yılında başlattığı finansal okuryazarlık eğitimleriyle bu alanda öncü olan Türk Ekonomi Bankası (TEB), TEB Aile Akademisi çatısı altında düzenlediği eğitimlerle ülke genelinde kamu kurumları, belediyeler, eğitim kurumları ve özel sektör çalışanlarından başlayarak, Milli Eğitim Bakanlığı ve UNICEF gibi kurumlarla yaptığı iş birlikleriyle yaklaşık 19 milyon kişiye finansal okuryazarlık eğitimleri verdi.
Finansal okuryazarlık konusundaki öncülüğünü bir adım öteye taşıyan TEB, çağın gerekliliklerine uygun olarak yeni dönemde üniversite öğrencilerine yönelik “Dijital Finansal Okuryazarlık” eğitimleri gerçekleştiriyor. Bu kapsamda farklı şehirlerde ve üniversitelerde eğitimler düzenleyen TEB Aile Akademisi’nin son durakları ise İstanbul Teknik Üniversitesi ve Marmara Üniversitesi oldu. Eğitim programı kapsamında yeni finansal teknolojiler arasında öne çıkan ve özellikle gençler tarafından oldukça ilgi gören Blockchain, Fintech, kodlama ve dijital dönüşüm gibi konular hakkında eğitimler veriliyor.
250 binden fazla gence ulaşması hedefleniyor
TEB’in Dijital Pazarlama Okulu iş birliğiyle hayata geçirdiği ve bugüne kadar Sabancı Üniversitesi, Boğaziçi Üniversitesi, Koç Üniversitesi, Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Uludağ Üniversitesi, Gaziantep Üniversitesi, Fırat Üniversitesi, Erciyes Üniversitesi, Çukurova Üniversitesi, Akdeniz Üniversitesi, İTÜ ve Marmara Üniversitesi’nde düzenlenen eğitimler; ODTÜ, Ayvansaray Üniversitesi ve Bilkent Üniversitesi’nde de gerçekleştirilecek.
Dijital Finansal Okuryazarlık eğitimleriyle bire birde yaklaşık 5 bin, online eğitimlerle 250 binden fazla gence ulaşılması hedefleniyor.
Kadın kurucusu olan girişimlere ilgi artıyor
Türkiye’nin önde gelen erken aşama teknoloji yatırımcılarından StartersHub, girişimcileri cinsiyet ve tecrübe açısından dengeli bir ekip kurmaya teşvik ediyor.
Kadınların iş gücüne katılımından yönetim kurulu seviyesinde varlığına kadar ekonomiye katkısının önemini vurgulayan pek çok araştırma ve kurum mevcut. Konu girişimciliğe geldiğinde de alınacak çok yol var. Türkiye’nin önde gelen erken aşama teknoloji yatırımcılarından StartersHub, yatırım yaptıkları girişimlerde cinsiyet ve tecrübe açısından kurulan çeşitlilik ve dengenin çok daha güçlü ekipler oluşturduğunun altını çiziyor.
StartersHub bünyesindeki Startupbootcamp Istanbul, StartersHub XO, 3S Landing Pad ve Gamer’s Qube programları kapsamında bugüne kadar 56 ayrı erken aşama teknoloji girişimine hem yatırım hem hızlandırma ve globalleşme desteği sağladı. Bu girişimlerin %38’inde en az bir kadın kurucu ortak yer alıyor. Bu oran Türkiye geneli ve global istatistiklerin oldukça üzerinde.
TÜİK rakamları Türkiye’de kadın girişimci sayısının 110 bin ile toplamın %8,5’ine denk geldiğini gösteriyor. Startups.Watch tarafından derlenen veride, 2010 yılından itibaren Türkiye’de kurulan teknoloji girişimlerinde kurucular arasında kadınların oranının %14,6 ile sınırlı kaldığını görüyoruz.
Crunchbase’in son raporuna göre 2018’in ilk üç çeyreğinde, girişim sermayesi (venture capital) yatırımı alan girişimler arasında en az bir kadın kurucu ortağı olanların oranı globalde sadece %14 idi. Erken aşama girişimlere yapılan tohum yatırımları arasında ise bu oran %21’lerde. Erken aşamalardaki oranın artmış olması kadın kurucuların teknoloji girişim dünyasına katılımı açısından henüz yeterli olmasa da olumlu bir trende işaret ediyor.
Kadınlar kurucu ekipte olduğunda yatırım desteği güçleniyor
Erken aşama fonlamada yatırımcıların kararını etkileyen en önemli unsurun kurucu ekip olduğuna dikkat çeken StartersHub Yönetim Kurulu Başkanı Ebru Dorman, “Girişimin kurucu ekibi cinsiyet ve tecrübe açısından ne kadar dengeli bir yapıya sahipse, bizden ek yatırım alma olasılığının o derece yüksek olduğunu görüyoruz. Hızlandırma programlarımızı tamamlamış şirketler arasında ek yatırım yaptığımız şirketlerin oranı %41. Bu yatırımların çoğunda StartersHub ile beraber diğer fon, kurum ve melek yatırımcılar da yatırım turumuza dahil oluyor. Ancak kadın kurucusu olanlar arasında ek yatırım oranımız %88. Kadın kurucusu olan mezunlarımız içinde bir tek ilk mezunlarımızdan Zeplin’e ek yatırım olmamış, bu da o esnada fonumuzun henüz kurulmamış olmasından dolayı” diyor ve ekliyor “StartersHub olarak bu konuda daha güçlü adımlar atılmasına öncülük etmeyi hedefliyoruz.”
StartersHub’ın yatırım fonları arasında da cinsiyet eşitliğine öncülük ettiğini hatırlatan Dorman, “StartersHub kurulduğu ilk günden bu yana kadın ekip arkadaşlarımızın oranı gerek sektörün gerekse iş dünyasının çok üzerinde bir ortalamada oldu. StartersHub kadınların sağladığı zengin bakış açıları, disiplin ve verimlilikle kısa sürede hızla büyüdü. Öyle ki, kadın ekip arkadaşlarımızın oranı bazı dönemlerde %50’nin üzerine çıktı. Bu bizim için önemli bir gurur kaynağıdır.” diye konuştu.
Dengeli bir kurucu ekiple daha hızlı büyüyen girişimler
StartersHub’ın portföyünde bulunan Zeplin, Reality Arts, Poltio, Paym.es, Kimola, Eyedius, Teleporter ve Optiyol gibi girişimler, cinsiyet ve tecrübe açısından dengeli bir ekiple yola çıkarak kısa zamanda önemli yatırımlar almayı başardı.
Geliştiricilerin ve tasarımcıların birlikte verimli şekilde iş yapmalarını sağlayan ortak çalışma platformu Zeplin, Startupbootcamp Istanbul programının hemen ardından Amerika’da y-combinator programına katılıp 1,3 milyon dolar yatırım aldı. Karlı ve hızlı büyüme momentumunu sürdüren Zeplin’in kurucusu Pelin Kenez Forbes dergisi tarafından teknoloji dünyasını sarsan 60 kadın kuruculu teknoloji şirketi listesinde yer alan tek Türk isim oldu.
Bilgisayar oyunları ve sanal gerçeklik deneyimleri üreten Reality Arts 130 bin dolar, sosyal anket platformu Poltio 416 bin dolar, sosyal alışveriş platformu Paym.es 180 bin dolar yatırım aldı. Eyedius ise İTÜ Big Bang 2017’de aldığı 1,4 milyon TL yatırımla birinci oldu. Teleporter ve Optiyol StartersHub’ın halen devam etmekte olan 3S Landing Pad Silikon Vadisi programı kapsamında global ölçeklenme yolculuğunda önemli adımlar atan şirketler arasında.
“Kadınlar daha detaycı”
Poltio’nun üçü kadın, ikisi erkek toplam beş ortağı arasında yer alan Banu Güler Kantarcı, ekipteki bu çeşitliliğin yönetimde büyük avantaj sağladığını belirtiyor. Kadınların çok daha detaycı ve inandığını savunma noktasında tutkulu olduğunu kaydeden Kantarcı, erkeklerin ise kriz anlarında daha sakin kalma becerilerinin öne çıktığını dile getiriyor. Profesyonel kariyerine ajans dünyasıyla merhaba diyen Kantarcı, girişimin Türkiye’deki marka ve ajans iş birliklerinin sorumluluğunu üstleniyor. Ayrıca Poltio’nun marka olarak online ve offline pazarlama faaliyetleri de Kantarcı’ya emanet.
Kadınların girişimcilik dünyasına teşviki için lise ve üniversite yıllarında daha fazla bilgiye ve ilham kaynağına ihtiyaç duyulduğunun altını çizen Kantarcı, “Aileler de çocuklarını, akıllarını daha özgür bırakmaya teşvik etmeli. Ayrıca girişimleri destekleyen program seçeneği ve yatırım fonlarının sayısı artmalı. Startupbootcamp Istanbul hızlandırma programı ile Poltio ürün geliştirme ve globalleşme sürecinde hız kazandı.” diyor.
“Gerçekçi hedefleri takip ediyoruz”
Paym.es’in pazarlama ve büyümeden sorumlu kurucu ortağı Şehlem Akbulut’un, daha önce Instagram Marketplace ve Shopinstar.com gibi girişimlerde imzası bulunuyor. Kadın liderlerin daha arabulucu ve pozitif yaklaşım sahibi olduğunu belirten Akbulut, “Kadınlar daha gerçekçi hedeflere sahip” diye ekliyor.
Kendi ayakları üzerinde duran başarılı kadınların yaygın olarak girişimciliğe adım attığına dikkat çeken Akbulut, “Türkiye’de özellikle 30 yaş altı kadınlar daha cesur, daha açık görüşlü ve korkusuz. Hayallerimizin peşinden giden bir nesil olarak başaramayacağımız bir şey yok, yılmadan denemeye devam ediyoruz. Son yıllarda artan ve umarım daha da artacak kadın girişimci destekleriyle de adımızdan dünyaca söz ettireceğimizi düşünüyorum.” diyor.
“Teknoloji şirketleri kadın liderler yetiştirmede öncü olmalı”
Kimola’nın kurucularından Beybin Esen, iletişim stratejilerinin belirlenmesi, markalarla, ajanslarla, araştırma şirketleri ve yatırımcılar ile ilişkilerin kurulması, yürütülmesi ve günlük operasyonlar ile ilgileniyor. Girişimcilik ekosisteminde görev dağılımının cinsiyete göre belirlenmediğine değinen Esen, “Şirketin ihtiyacı neyse kadınların da erkeklerin de buna göre davranması, daha hızlı öğrenmesi, daha hızlı iş yapması ve yapıcı olması gerekiyor.” diye ekliyor.
Kadınların Türkiye’de de dünyada olduğu gibi girişimlerde “başlatıcı” rolünden çok, “tamamlayıcı” rolü üstlendiklerine dikkat çeken Esen, “Teknoloji gibi erkeklerin yoğun olduğu şirketlerin bir görevi de kadın liderler yetiştirmek olmalı. Kimola, kurulduğundan bu yana, kadın ağırlıklı bir teknoloji şirketi oldu, hatta ilk defa bu yıl kadın/erkek çalışan sayımız eşitlendi.” diyor.
İş dünyasına başarılı kadınlar yetiştirmek için ebeveynlere önemli görev düşüyor
3S Landing Pad programının başarılı girişimlerinden Optiyol’un Ar-Ge süreçlerini yöneten Tuba Yılmaz Gözbaşı, birbirini tamamlayıcı özellikleri nedeniyle her alanda çeşitlilik sağlanmasının ekipleri çok daha güçlü kıldığını belirtiyor. “Kadınlar iş dünyasında halen çok az temsil ediliyor ve bu durum girişimcilik dünyası için de geçerli.” diyen Gözbaşı, sözlerini şöyle sürdürüyor: “Kadınların girişimcilik dünyasına teşviki için önce daha çok kadının iş hayatında olması gerekiyor. Böylece bu kadınlar kendi işlerini kurabilecek fikirlere, güce, ilişkilere, yeteneklere sahip olabilir. Bunların olması için de en baştan itibaren yaptıklarımızı gözden geçirmeliyiz. Örneğin bir oyuncak mağazasında, kız çocuk oyuncak reyonu ve erkek çocuk oyuncak reyonu arasındaki farklılıklar aslında mevcut durumun sebeplerini anlamamıza yardımcı oluyor. Neden çocuklara cinsiyetlerine göre farklı oyuncaklar alıyoruz ya da kendimize göre hayaller ve rol modeller biçiyoruz. İyi bir başlangıç için, onların kendi ilgi alanlarına ve becerilerine göre başarılı örnekleri, cinsiyetten bağımsız bir şekilde sunmalıyız.”














