Nurol GYO’dan tek seferde 22.8 milyon TL’lik büyük satış

Nurol Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı (Nurol GYO), Güneşli’deki Nurol Park projesinden tek seferde 6.5 milyon dolarlık (22.8 milyon TL) toplu ofis satışı yaptığını KAP’a bildirdi. Yabancı yatırımcının, Nurol Park J Ofis Bloğunda, 14 adet bağımsız bölümden oluşan 2 katın tamamını satın almasıyla ilgili işlemler, 2 Haziran 2017 Cuma günü gerçekleşti. Satışın Türkiye ekonomisine ve Nurol markasına yabancı yatırımcının güvenini gösterdiğini belirten Nurol GYO Genel Müdürü Samim Hatipoğlu, “Hükümetin, yurt dışı yerleşik bireysel yatırımcılara yönelik sağladığı vergi avantajı sektör için önemli bir destek. Yurt dışı yerleşik tüzel kişiliklere de benzer vergi avantajlarının sağlanması çok daha fazla yatırımı Türkiye’ye çekecektir” diye konuştu.

Kalite ve güven esaslarını üstün mühendislik tecrübesiyle birleştiren, tüm projelerinde odağına insanı alan Nurol GYO, İstanbul’un kalbinde yaşama kapılarını açan Nurol Park projesinde tek seferde yaptığı dev satışı KAP’a bildirdi. Yapılan açıklamada; “Şirketimizin kamuya açıklanmış son finansal tablolarında stoklar hesabında 13.954.643 TL kayıtlı değeri olan Nurol Park J Ofis Bloğundan 2 tam katın (14 adet bağımsız bölüm) 6.500.000 USD bedel ile yabancı yatırımcıya satışı 2 Haziran 2017 tarihi itibarıyla gerçekleştirilmiştir” denildi.

Tek seferde gerçekleştirdiği dev satışla gayrimenkul sektörüne cesaret veren Nurol GYO, yatırım yaptığı bölgenin yaşam kalitesini ve standartlarını arttırıyor ve yer aldığı bölgelerde fiyat belirleyici marka olarak konumlanıyor. Gayrimenkul sektörünün öncü firmalarından Nurol GYO, Nurol Maslak Plaza ile İstanbul’un 3. A+ sınıfı Maslak’ın ilk A+ sınıfı ofisini hayata geçirmiş, ofis sektörünün öncü firmaları arasında yer alıyor.

Sektör için önemli bir başlangıç

Gerçekleştirilen satışı değerlendiren Nurol GYO Genel Müdürü Samim Hatipoğlu, şunları söyledi: “Körfez bölgesi yatırımcısına gerçekleştirdiğimiz bu satış Türkiye ekonomisine ve 51 yaşındaki Nurol markasına olan güveni gösteriyor. Hükümetin, yurt dışı yerleşik bireysel yatırımcılara yönelik sağladığı vergi avantajı sektör için önemli bir destek. Yurt dışı yerleşik tüzel kişiliklere de benzer vergi avantajlarının sağlanması çok daha fazla yatırımı Türkiye’ye çekecektir. Yaz ayının ilk günlerinde yaptığımız bu satış hem bizim hem sektör için güzel bir başlangıç. Önümüzdeki günlerde daha da büyük satışlar gerçekleştireceğimize inanıyoruz. Farklı yatırımcılarla görüşmelerimiz istediğimiz gibi devam ediyor.”

Nurol GYO sektörde fark yaratıyor

Kiracılarıyla ve iş ortaklarıyla uzun süreli ilişkiler kuran Nurol GYO, disiplinli bina bakımı, sürdürülebilir standart ve kalite yönetimi, perakende yönetimi, seçkin müşteri portföyü, yüksek kaliteli üniteler, hukuki altyapısı ve profesyonel bina yönetimi ile sektörde fark yaratıyor. Müşterilerine ofis kullanımı için farklı alternatifler sunan Nurol GYO, 73 metrekareden 2.500 metrekarenin üzerine kadar farklı ofis çözümleriyle tüm ihtiyaçlara cevap veriyor.

Nurol Park projesi, Atatürk Havalimanına 6, 3. Havalimanına 18 kilometre uzaklıkta, yeni Maslak hattı olarak bilinen Basın Ekspres üzerinde, metroya 150 metre mesafede yer alıyor. Barcelona’daki yeni kentsel dönüşüm projeleri referans alınarak tasarlanan Nurol Park, 119 üniteden oluşan 1 ofis bloğu, Türkiye’nin ilk Designer Outlet’i Oasis, 326 süitten oluşan Airport süit ve 1186 rezidanstan oluşan 8 rezidans bloğu ile karma proje olarak yatırımcıları cezbediyor. Projenin % 78’inin yürüme ve peyzaj alanlarından oluşması yerli ve yabancı yatırımcılar tarafından tercih edilmesinin sebeplerinden biri.

Oasis Designer Outlet çekim merkezi olacak

Yaz aylarında açılması planlanan ve Nurol Park projesi içerisinde yer alan, Türkiye’nin ilk Designer Outlet’i Oasis, bölgenin gelişimi için katkı sağlayacak ve yeni bir çekim merkezi haline gelecek. Açık hava cadde kültürünü yaşatacak olan Oasis Designer Outlet, tasarımıyla öne çıkan markaları uygun fiyatlarla müşterileriyle buluşturacak. %30’unun yeme ve içme alanından oluştuğu Oasis, bölge için referans bir buluşma noktası olacak. Bölgeye değer katan projede yer alan dünya ve yerli markaların çeşitliliği sayesinde her yaşta kişinin uzun süre keyifli bir şekilde zaman geçirmesi amaçlandı. Oasis’te, çocuklar için oyun merkezi, Özel VIP Sinema, 3.000 metrekarelik spor merkezi, farklı damaklara uygun çeşitli yeme ve içme alanları yer alıyor.

Doğuş Otomotiv Değer ve İlgi Merkezi’ne 4 ödül birden

Doğuş Otomotiv Değer ve İlgi Merkezi (DİM), Londra’da düzenlenen Contact Center World Awards EMEA bölgesi finallerinden 4 ödülle döndü.

DİM, ‘En İyi İşe Alım Modeli’ ve ‘En İyi Müşteri Deneyimi’ kategorilerinde altın madalya, ‘En İyi Teknoloji İnovasyonu’ kategorisinde gümüş madalya ‘En İyi Çağrı Merkezi’ kategorisinde ise bronz madalyanın sahibi oldu.

Dünyanın en büyük çağrı merkezi organizasyonu ContactCenterWorld.com tarafından geleneksel olarak düzenlenen Dünya Çağrı Merkezi Ödülleri’nin 22-26 Mayıs tarihleri arasında Londra’da gerçekleştirilen EMEA Bölgesi (Avrupa, Ortadoğu ve Afrika Bölgesi) finallerine Doğuş Otomotiv Değer ve İlgi Merkezi (DİM), aldığı 4 ödülle damga vurdu.

DİM, işe alım süreçlerindeki yenilikçi bakış açısıyla ‘En İyi İşe Alım Modeli’; inovatif ve kaliteli hizmet anlayışı odağında oluşturduğu müşteri merkezli yapısını anlattığı ‘En İyi Müşteri Deneyimi’ kategorilerinde birinciliği alarak, altın madalyanın sahibi oldu.

DİM ayrıca, Yol Yardım hizmetlerindeki dijitalleşmeyi aktardığı ve inhouse geliştirilen bir uygulama olan Diyalog uygulamasıyla ‘En İyi Teknoloji İnovasyonu’ kategorisinde gümüş madalya; farklılaşan tüm süreç ve uygulamalarını paylaştığı ‘En İyi Çağrı Merkezi’ kategorisinde ise bronz madalyaya layık görüldü.

Sektörün en prestijli ödül organizasyonu olarak gösterilen ve bu yıl 12’ncisi düzenlenen finallerde 34 farklı kategoride en iyiler belirlendi. İki etaptan oluşan organizasyonun ilk etabında tüm kategorilerde EMEA, APAC ve Amerika bölgelerinin belirlenen birincileri, Ekim ayında düzenlenecek organizasyonda dünya birinciliği için yarışacaklar. İki kategoride altın madalya kazanan DİM, Ekim ayındaki büyük finalde, APAC ve Amerika bölgelerinin kazananlarıyla mücadele edecek.

DİM finallere dünya birincisi unvanıyla gidecek

Geçen yıl düzenlenen ve ilk kez katıldığı organizasyonda da ‘En İyi Müşteri Deneyimi’ kategorisinde önce EMEA, sonra dünya birincisi olan DİM, aynı yıl ‘En İyi Çağrı Merkezi Dizaynı’ kategorisinde EMEA Bölgesi ikinciliği ve dünya üçüncülüğünü kazanmıştı.

Doğuş Otomotiv’in 2014 Kasım ayında hayata geçirdiği Değer ve İlgi Merkezi (DİM) şirketin Türkiye genelinde distribütörlüğünü üstlendiği markaların yol yardım ve çağrı merkezi (anket ve rezervasyon) hizmetlerini yürütüyor. 2016 yılında 1 milyonun üzerinde çağrı cevaplayan merkez, marka ve Yetkili Satıcılara sağladığı raporlama özellikleriyle tüketici beklenti ve görüşlerinin anlık ve şeffaf olarak takip edilmesini sağlıyor.

OSRAM Aydınlatma Armatürleri Otoparklarda Daha Fazla Güvenlik ve Enerji Tasarrufu Sağlıyor

Dünya aydınlatma devi OSRAM’ın yeni ürünü Siteco marka aydınlatma armatürü Compact Monsun LED Parking otoparklarda insanlar ve araçlar için maksimum güvenlik sağlarken, enerji tüketimini de yüzde 80 oranında azaltıyor

OSRAM’ın geliştirdiği yeni ürünü Siteco marka aydınlatma armatürü Compact Monsun LED Parking,4.500 lm nominal ışık akısına ve gelişmiş dikey ışıklandırmaya sahip en yeni LED teknolojisi ile çok katlı otoparklarda optimum aydınlatma ve daha fazla güvenlik sağlıyor. Armatür aynı zamanda, ışığı otoparktaki harekete göre kontrol eden yüksek frekanslı bir sensör ile donatılmış.

Yatay aydınlatmayı tamamlayan otopark aydınlatma armatürünün dikey aydınlatması, park yerlerine ve geçiş koridorlarına belirgin biçimde daha fazla ışık getiriyor. Ayrıca, gelişmiş yüz aydınlatma ve daha az gölgelenme sayesinde, otoparklarda yürüyen insanlar daha kolay fark edilebiliyor.

Geleneksel aydınlatmanın yüksek elektrik gereksinimleri hem özel hem de belediyeye ait otopark işletmecileri için önemli bir işletme gideri oluşturmakla kalmıyor, aynı zamanda enerji dengesini de olumsuz etkiliyor. Compact Monsun LED Parking ile enerji tüketiminin azaltılması standart aydınlatma çözümlerine kıyasla yüzde 60, hatta akıllı aydınlatma kontrolü ile birlikte kullanılırsa yüzde 80’e kadar tasarruf sağlayabiliyor.

Harekete duyarlı aydınlatma kontrolü otoparklardaki enerji verimliliği seviyesini önemli ölçüde artırır, bu nedenle Compact Monsun LED Parking yenilikçi bir yüksek frekanslı sensör (HC1) ile donatılmıştır. Entegre sensör geniş bir tespit aralığına ve hem insanlar hem de araçlar için yüksek kalitede tespit kabiliyetine sahiptir.

Sensör, otoparkta artık yol üzerinde insanlar ve araçlar olmadığında hemen etraftaki hareketleri kaydederek aydınlatmayı kısarak veya kapatarak duruma göre uyarlar. Sensör teknolojisiyle donatmanın ikinci bir aşaması uygulanabilir – herhangi bir zamanda orijinal donanımı güçlendirmek için takılabilecek bir sensör kiti mevcuttur.

Compact Monsun LED Parking’in özel bir versiyonu Lightify Pro adı verilen kablosuz kontrol sistemiyle donatılmıştır. Bu, aydınlatma armatürlerinin birbiriyle iletişim kurduğu ve radyo sinyalleriyle kontrol edildiği kablosuz aydınlatma kontrolüne olanak verir. Özel tesisat döşenmesine artık ihtiyaç yoktur.

‘Boya Sanayicileri Derneği Başkanlığı’na Ahmet YİĞİTBAŞI Yeniden Seçildi…

Boya Sanayicileri Derneği BOSAD’ın, Intercontinental Otel’de 25 Mayıs 2017 tarihinde yapılan VIII. Olağan Genel Kurul Tolantısı’nda Yönetim Kurulu Başkanlığı’na Ahmet YİĞİTBAŞI yeniden seçildi.

Türk boya ve hammaddeleri sektörünün tek meslek örgütü olan BOSAD’ın VIII. Olağan Genel Kurulu’nda yapılan seçimler sonucu yönetim kurulu asil üyeliklerine; Altuğ Akbaş, M. Akın Akçalı, Kenan Baytaş, Cemal Drahor, Mustafa Deryal, R. Şükrü Ergün, Levend Kokuludağ, Semih Kılıç, Tayfun Küçükoğlu, Erol Mizrahi, Serdar Oran, Feridun Uzunyol ve Ahmet Yiğitbaşı seçildi. Denetim kurulu asil üyeliklerine ise şu isimler seçildi: Dilek Çolakoğlu, Mustafa Konya ve Ersin Yıldırım.

2015 yılında bu yana Boya Sanayicileri Derneği Başkanlığı’nı (BOSAD) yapan ve yeniden seçilen Ahmet Yiğitbaşı, toplantının kapanış konuşmasında önümüzdeki çalışma döneminin BOSAD açısından yeni bir atılım dönemi olacağını ifade etti.

Ayrıca boya sanayimizin bölgesel bir üretim ve yatırım üssü olma hedefi çerçevesinde, sektörel bir cazibe merkezi olması için çalışmaların devam edeceğini belirterek, önümüzdeki dönemde Türk boya pazarının büyümesine yönelik önemli projeleri hayata geçireceklerini söyledi.

BOSAD’da kurucu üye olarak 2003 yılından beri yönetim kurulunda görev alan Ahmet YİĞİTBAŞI, Aachen Teknik Üniversitesi’nde (Almanya) Makina Mühendisliği bölümünde öğrenim gördü. Yakıt Mühendisliği dalında yüksek lisansını tamamlandı.

1958 İzmir doğumlu olan Yiğitbaşı, iş hayatına 1987’de, Almanya’da Union Kraftstoff’ta başlamış ve 1990-1996 yılları arasında Botaş Ambalaj San. A.Ş.’de Genel Müdür Yardımcılığı ve Genel Müdürlük görevlerinde bulunmustur. 1996-2001 yılları arasında Yaşar Holding Boya ve Kimya Grubunda; Otomotiv, Endüstriyel, İnşaat Boyaları ve Matbaa Mürekkepleri olmak üzere, farklı iş ünitelerinden sorumlu başkan yardımcısı 2001-2015 yılları arasında Grup başkanı olarak görev yaptı.

2015 yılından itibaren de DYO Boya A.Ş, Toyo Matbaa Mürekkepleri A.Ş ve Desa Enerji A.Ş.’de Yönetim Kurulu Üyesi olarak görevini sürdürmekte.

Yaşar Üniversitesi’nde, 2003-2010 yılları arası Mütevelli Heyet Üyeliği ve Başkan Vekilliği görevlerinde bulundu ve 2010 yılından itibaren de Mütevelli Heyet Başkanı olarak görev yapmaktadır.

3. Çin Ürünleri Fuarı Açıldı

Avrasya bölgesinde ticari ilişkilerin geliştirilmesindeki en büyük ticaret platformlarından biri olan China Homelife Turkey Fuarı, İstanbul Fuar Merkezi’nde 3. kez kapılarını açtı. 800’den fazla Çinli firmaya ev sahipliği yapan fuarın dikkat çeken ürünü ise 2 saatte imal edilen 8 şiddetindeki depreme dayanıklı prefabrik ev oldu. İstanbul Başkonsolosluğu Ticaret Müşaviri Mr. HuangSongfeng, Hangzhou Ticaret Komitesi Bölüm Şefi Ms. GuoPin, Uluslararası Silk Alliance Yönetim Kurulu Başkanı Mr. LiJilin ve Uluslararası Meorient Fuarcılık Yönetim Kurulu Başkanı Mr. PanJianjun katılımlarıyla açılışı gerçekleşen fuarın tören konuşmasını 2016 yılında G-20 Zirvesi ev sahiplerinden Hangzhou Ticari Komite Direktörü Mr. LiuXiaMing yaptı. Bir evin tüm ihtiyaçlarını karşılayacak 50 binden fazla ürünün yer aldığı ChinaHomelife, 3 Haziran Cumartesi akşamına kadar açık kalacak.

Çin’in Hangzhou eyalet belediyesi ve Shangdong, Guangdong, Jiangsu, Anhui, Shanghai, Ningbo gibi 11 farklı eyalet ve şehri tarafından düzenlenen China Homelife Fuarı, İstanbul Fuar Merkezi’nde organize edilen törenle kapılarını açtı. Fuarın açılış töreninde Kayseri Ticaret Odası Başkan Yardımcısı Celal Hasnalcı, Adana Ticaret Odası Meclis Başkanı Tarkan Kulak, Ankara Ticaret Odası Komite Başkanı Fatih Özmen, Ankara Ticaret Odası Meclis Üyesi ve Standartlar Mülki Komisyon Başkanı Aytekin Güreş ile Çin İş Geliştirme ve Dostluk Derneği Ege Bölge Temsilcisi Muzaffer Salih Ertan da özel davetli olarak yer aldı.

Tüm ihtiyaçlar ChinaHomelife’da

2016 yılında 650 Çin’li firmanın katıldığı ve 13 bin kişinin ziyaret ettiği ChinaHomelifeTurkey Fuarı, 2017 yılında 800’den fazla firmanın katılımıyla 12 bin500 m2’lik alanda gerçekleşiyor.Türk standartlarına uygun olarak tüm kontrollerden geçmiş tekstil, hazır giyim ve aksesuarları, ev tekstili, inşaat malzemeleri, el aletleri ve hırdavat, ev gereçleri, elektrikli ev aletleri, mobilya, elektronik eşya, hediyelik eşya, zücaciye, mutfak ve banyo armatürleri, gıda, lojistik, LED ve aydınlatma gibi ürünlerin bulunduğu fuar, yeni evliler ve evini yenileyecekler için oldukça cazip fırsatlar sunuyor.

1000’den Fazla Çinli İşadamı Geldi

China HomelifeTurkey Fuarı’nın açılış konuşmasını yapan Hangzhou Ticari Komite Direktörü ve Çin’in İngiltere Büyükelçisi Mr. LiuXiaMing, Türkiye’nin eyaletlerindeki işletmeler açısından tarihi İpek Yolu Projesi’nde yer alan çok önemli bir ülke olduğunu belirtti. XiaMing sözlerine şöyle devam etti: “Geçen yıl G20 zirvesinde Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla nükleer güvenlik, enerji, ticaret ve sağlıklı tarım konularında bir dizi anlaşma imzalandı.Son 3 yılda Hangzhou’dan 1000’den fazla iş adamı Türkiye’ye gelerek çeşitli fuarlara katıldı ve Türk iş adamlarından iyi izlenimlerle döndüler.Bugün açılışını yaptığımız China Homelife’da Çin’in en seçkin firmaları yer alıyor.Bu gibi örneklerin artarak çoğalması ve tarihi İpek Yolu ticaretinin geliştirilmesi adına çeşitli alanlarda politik ve iş birliği sağlanarak geliştirilmesi gerekmektedir.”

İstanbul Sanayi Odası Türkiye ve İstanbul İmalat PMI Mayıs 2017 Raporları Açıklandı

İstanbul Sanayi Odası Türkiye İmalat PMI (Satın Alma Yöneticileri Endeksi) mayıs ayında 53,5’e yükselerek Türk imalat sektörünün faaliyet koşullarında Aralık 2013’ten beri gözlenen en güçlü iyileşmenin gerçekleştiğine işaret etti.

İstanbul Sanayi Odası İstanbul İmalat PMI da mayıs ayında 53,3’e yükselerek sektörün faaliyet koşullarında Şubat 2014’ten beri gözlenen en güçlü iyileşmenin yaşandığını ortaya koydu.

Ekonomik büyümenin öncü göstergesi olan imalat sanayi performansında en hızlı ve güvenilir referans kabul edilen İstanbul Sanayi Odası Türkiye ve İstanbul İmalat Sanayi PMI (Satın Alma Yöneticileri Endeksi) anketlerinin Mayıs 2017 dönemi sonuçları açıklandı.

Eşik değer olan 50,0 üzerinde ölçülen tüm rakamların sektörde iyileşmeye işaret ettiği anket sonuçlarına göre, geçen nisan ayında 51,7 olarak ölçülen İstanbul Sanayi Odası Türkiye İmalat PMI mayıs ayında 53,5’e yükselerek Türk imalat sektörünün faaliyet koşullarında Aralık 2013’ten beri gözlenen en güçlü iyileşmenin gerçekleştiğine işaret etti. PMI, mayısta üst üste üçüncü ay olacak şekilde uzun dönem ortalaması olan 50,7 düzeyinin üzerinde kaydedildi. Endeksteki yükseliş üretim, yeni siparişler ve istihdamdaki daha yüksek oranlı artışlardan ve tedarikçilerin teslim süresinin uzamasından kaynaklandı. Üretim Şubat 2014’ten beri ölçülen en güçlü düzeyde artarken, yeni siparişlerdeki büyüme son 42 ayın en yüksek hızına ulaştı. Anket verileri iç talebin güçlendiğini gösterirken yeni ihracat siparişleri de son üç yılın ikinci en yüksek hızında arttı. İmalat istihdamında Şubat 2015’ten sonraki dönemin en güçlü genişlemesi gerçekleşti. Girdi fiyatları enflasyonu Eylül 2016’dan beri gözlenen en düşük düzeye geriledi.

İstanbul Sanayi Odası Türkiye İmalat PMI nisan ayı anket verileri hakkında değerlendirmede bulunan IHS Markit Kıdemli Ekonomisti Trevor Balchin, şunları söyledi: “Türk imalat sektöründeki büyüme mayıs ayında hız kazandı ve sektörün faaliyet koşullarında Aralık 2013’ten beri en güçlü iyileşme kaydedildi. Üretim, yeni siparişler, ihracat ve istihdam daha güçlü hızda artarken Birikmiş İşler Endeksi kapasite kullanımı üzerinde baskı oluştuğunu gösterdi. Enflasyonist baskılar hafiflemeye devam etti.”

İstanbul İmalat PMI mayıs ayında 53,3’e yükseldi

Nisan ayında 52,1 düzeyinde kaydedilen İstanbul Sanayi Odası İstanbul İmalat PMI da mayıs ayında 53,3’e yükseldi. Endeks, faaliyet koşullarında Şubat 2014’ten beri gözlenen en güçlü iyileşmenin yaşandığına işaret etti. PMI endeksi ayrıca uzun dönem ortalaması (Ocak 2006’dan beri) olan 50,5’in belirgin bir şekilde üzerinde gerçekleşti. Mayıs ayında beş alt endeksin dördü (girdi stokları alt endeksi dışında) manşet PMI endeksine pozitif katkı sağladı. PMI’da nisan ayına kıyasla gerçekleşen yükseliş ise yeni siparişler ve istihdam alt endekslerinden kaynaklandı.

İmalat PMI Mayıs 2017 Raporu ile ilgili detaylı bilgiye buraya tıklayarak PDF formatında ulaşabilirsiniz.

Konut Alımında Senet Kullanım Oranı Yüzde 47’ye Yükseldi

Türkiye İMSAD tarafından her ay düzenli olarak yayınlanan ‘Sektör Raporu Mayıs 2017’ sonuçlarına göre, yılın ilk çeyrek döneminde alınan yapı ruhsatlarında gerileme ve yeni iş iştahında zayıflama yaşandığı görüldü. Hane halklarının konut ve çevre ile ilgili sorunlarının da ele alındığı raporda, mevcut konutlarda iyileştirme veya yenileme gerekmesinin, inşaat ve inşaat malzemesi sanayisi için önemli bir potansiyel yansıttığı belirtildi. Raporda ayrıca, 2017 yılı itibarıyla markalı projelerden konut satın alan müşterilerin peşinat kullanım oranının yüzde 18’e gerilediği, banka kredisi oranının yüzde 35’e, senet oranının ise yüzde 47’ye yükseldiği bilgisi yer aldı. Senetlerin payının yüzde 50’ye yaklaşmasının önemli bir gelişme olduğu sektörde, riski markalı üreticilerin aldığı vurgulandı.
Türkiye İnşaat Malzemesi Sanayicileri Derneği (Türkiye İMSAD) Mayıs 2017 Sektör Raporu’nda, aileler veya hane halklarının yaşadıkları sorunlar da incelendi. TÜİK (Türkiye İstatistik Kurumu) verileri dikkate alınarak, ailelerin veya hane halklarının konutları ile yaşadıkları 3 önemli sorunun değerlendirildiği raporda; hane halklarının yüzde 40’ının sızdıran çatı, nemli duvarlar, çürümüş pencere çerçevelerinden, yüzde 42.6’sının konutun yalıtımından dolayı ısınamama sorunu yaşanmasından, yüzde 20’sinin ise odaların karanlık olması ve yeterli ışık alınamamasından şikayetçi olduğu belirtildi.
Türkiye’de, hane halklarının ilk iki soruna sahip olma oranlarının çok yüksek olduğunun vurgulandığı raporda, her iki sorunda da inşaat kalitesi, inşaat malzemesi kalitesi ve uygulama kalitesinin yakından ilgili olduğu ifade edildi. Ayrıca, yapı standartlarındaki iyileşmeye rağmen her iki alanda yaşanan sorunların, su ve su yalıtımındaki yetersizliklerle, karanlık odaların yanlış mimari ve planlamalarla, çevre sorunları içinde yer alan gürültü kirliliğinin de ses yalıtımı ile ilgili olduğu vurgulandı. Hane halklarının konut ve çevre ile ilgili sorunlarını yansıtan rapora göre, mevcut konutlarda iyileştirme veya bu yenileme yapılmasının gerekmesinin, inşaat ve inşaat malzemesi sanayisi için önemli bir potansiyel yansıttığına dikkat çekildi.
İlk çeyrekte, yapı ruhsatlarında 17,2 gerileme yaşandı

Mayıs ayı sonuçlarına göre, yılın ilk çeyrek döneminde alınan yapı ruhsatlarında gerileme yaşandığı bilgisinin verildiği raporda, inşaatlarda yeni iş iştahında zayıflama görüldüğü tespitleri yer aldı. Rapora göre, alınan yapı ruhsatları 2017 yılının ilk üç ayında, bir önceki yıla göre, bina sayısı olarak yüzde 15, yüzölçümü olarak yüzde 17,2, değer olarak yüzde 3,6 ve daire sayısı olarak yüzde 11,6 oranında azaldı. Yapı ruhsatı verilen binaların 2017 yılı Ocak-Mart ayları toplamında; yapıların toplam yüzölçümü 45 milyon metrekare iken; bunun 25,4 milyon metrekaresi konut, 10 milyon metrekaresi konut dışı ve 9,6 milyon metrekaresi ise ortak kullanım alanı olarak gerçekleşti.

Yapı izinleri metrekare bazında yüzde 22 arttı

Yılın ilk çeyreğinde işlerin tamamlanma hızının arttığı ve önemli ölçüde yeni stokların kullanıma arz edildiği belirtildi. Yılın ilk çeyreğinde alınan yapı izinleri metrekare olarak yüzde 22 artarak 39,3 milyon metrekareye yükseldi.

Mevcut inşaat işleri Mayıs ayında 10 puan sıçradı

Mevcut inşaat işleri endeksinin son 3 aydır önemli bir sıçrama gösterdiğinin belirtildiği raporda, 2017 Mart ve Nisan aylarının ardından mevcut inşaat işlerinin Mayıs ayında da önemli bir sıçrama gösterdiğine dikkat çekildi. Buna göre, mevcut inşaat işleri seviyesi Mayıs ayında, Nisan ayına göre 10 puan arttı. Böylece Mayıs ayındaki mevcut işler seviyesi geçen yılın Mayıs ayındaki mevcut işler seviyesinin de 7,2 puan üzerine çıktı. Mevsimsellik ile birlikte hızlı bir toparlanma yaşanan inşaat sektöründe, verilen desteklerin de olumlu etkisi görüldü.
Konut satışları Nisan ayında yüzde 7,6 arttı

Mart ayında hızlanan konut satışları artışının Nisan ayında da devam ettiğinin vurgulandığı raporda, Nisan ayında konut satışlarının geçen yılın aynı ayına göre yüzde 7,6 artarak, 114 bin 446 adet olduğu belirtildi. Konut sektöründe uygulanan kampanyalar ve sağlanan desteklerin satışlara katkısının ve desteğinin Nisan ayında devam ettiği, özellikle konut kredi faiz oranlarının düşük kalmasının da satışları desteklediği belirtilerek, bu çerçevede konut satışlarındaki performansın bir süre daha sürmesinin beklendiği vurgulandı.


Birinci el konut satışları Nisan ayında yüzde 10,8 arttı

Rapora göre, Türkiye genelinde ilk defa satılan konut sayısı Nisan ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 10,8 artarak 51 bin 998 adet oldu. İkinci el konut satışları ise yüzde 5,1 oranında arttı. Yeni konut satışı anlamına gelen birinci el konut satışları Ocak-Nisan döneminde ise geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 5,4 artarak 197 bin 814 adet oldu. İlk el satışlardaki artışın sürdüğü sektörde, ikinci el konut satışları ise yüzde 8,7 artarak 242 bin 412 adet olarak gerçekleşti.

Markalı konut satışlarında senet payı hızla artıyor

Yeni yılın ilk dört ayında markalı projelerden konut satın alan müşterilerin peşinat, senet ve banka kredisi kullanım oranlarının incelendiği raporda; Nisan ayında peşinat kullanım oranının yüzde 18’e gerilediği, banka kredisi kullanım oranının yüzde 35’e, senet kullanım oranının ise yüzde 47’ye yükseldiği bilgisi yer aldı. Peşinat payındaki gerilemenin, hane halklarının tasarruflarının azaldığını ve borçlanma ihtiyacının artığını gösterdiği, ayrıca düşük kredi faizlerinin de borçlanma eğilimini tetiklediği belirtildi. Ancak senetlerin payının yüzde 50’ye yaklaşmasının daha önemli bir gelişme olduğu vurgulandı. Senet payının artmasının, markalı üreticilerin satışlarını kendilerinin finanse ettiğini ve ödenmeme riskini üstlendiklerini gösterdiğine dikkat çekildi.


İnşaat malzemesi sanayi üretimi Mart ayında yüzde 1,2 arttı

2017 yılı Mart ayında inşaat malzemesi ortalama sanayi üretimi 2016 yılı Mart ayına göre yüzde 1,2 arttı. Böylece inşaat malzemesi sanayi üretimi yeni yıl içinde Ocak ve Şubat aylarındaki gerilemenin ardından ilk kez Mart ayında yükseldi. Mart ayındaki sınırlı üretim artışı ile birlikte yılın ilk çeyrek döneminde inşaat malzemeleri sanayi üretimi geçen yılın ilk çeyrek dönemine göre ortalama yüzde 3,1 geriledi. 2017 yılı Mart ayındaki üretim artışında mevsimsellik etkili oldu. Ayrıca inşaat sektörüne verilen destekler ile birlikte işlerde görülen toparlanma, inşaat malzemesi talebini ve üretimini de olumu etkiledi. Son iki yıldan farklı olarak ihracat tarafında da talep artışı yaşandı.

2017 Mart ayında inşaat malzemeleri ihracatı yüzde 7,2 arttı

İnşaat malzemeleri ihracatı 2017 yılı Mart ayında geçen yılın Mart ayına göre yüzde 7,2 arttı ve 1 milyar 474 milyon dolar oldu. Böylece yılın ilk üç ayında da ihracat artışı gerçekleşti. 2017 yılı Mart ayında ihracat 2015 yılı Nisan ayından bu yana gerçekleşen en yüksek ihracat oldu. Pazarlarda kademeli iyileşme ve metal tabanlı ihraç ürünlerinin fiyatlarındaki artışlar ihracat genişlemesini desteklemeye devam ediyor. Mevcut verilere göre ihracat artışının süreceği öngörülüyor.

2017 Mart ayında inşaat malzemeleri ithalatı yüzde 8,9 geriledi

İnşaat malzemeleri ithalatında yeni yıl ile birlikte gerileme sürüyor. 2017 Ocak ayında ithalat geçen yılın aynı ayına göre yüzde 22 Şubat ayında ise yüzde 23 düştü. Mart ayında ise ithalat geçen yılın Mart ayına göre yüzde 8,9 geriledi ve 765 milyon dolara indi. Mart ayında inşaat işlerinde göreceli toparlanmaya rağmen ithalat düşüşü sürdüğü, ithalatın düşüşünde artan döviz kurlarının etkili olmaya devam ettiği belirtildi.

İnşaat Sektörünün Önü Hızla Açılmalı

Türkiye’nin lokomotifi konumunda olan inşaat sektörü birçok zorlukla karşı karşıya… Yüksek arsa ve inşaat maliyetlerinin oluşturduğu olumsuz tabloya dikkat çeken Çukurova Gayrimenkul Yönetim Kurulu Başkanı Tamer Son, son düzenlemelerle sektöre nefes aldıran tapu harcı, noter bedeli ve satıştaki KDV rakamı konusundaki oran ve uygulamaların önümüzdeki dönemde eskiye dönmesiyle sektörün yükünün tekrar artacağını belirtti. Haksız rekabetin markalı konut üreticilerinin mağduriyetine ve devletin ciddi vergi kaybına neden olduğunu vurgulayan Tamer Son, kentsel dönüşümü yavaşlatan arsa payı çıkmazına da değindi.

Nüfusunun yüzde 95’i deprem tehdidi altında yaşayan Türkiye’nin 20 milyonu aşan yapı stoğunun yüzde 67’sinin ruhsatsız ve kaçak, yüzde 60’ının ise 20 yaşın üzerindeki konutlardan oluşması inşaat sektörünün hızla gelişmesi gerekliliğini ortaya koyuyor. Olası bir depremde yaşanabilecek kayıpların önlenmesi için öncelikli olan 6,5 milyon konutun acilen yenilenmesi gerektiğinin altını çizen Çukurova Gayrimenkul Yönetim Kurulu Başkanı Tamer Son; çarpık yapılaşma, altyapı eksikliği ve yeşil alan ihtiyacı gibi yaşam kalitemizi etkileyen sorunları da göz ardı etmemek gerektiğini vurguladı.

Sektörün sürdürülebilir gelişimi ve daha hızlı bir şekilde kaliteli yeni konutlar üretilebilmesi için önünün açılması gerektiğini belirten Tamer Son, “Deprem ülkesi Türkiye’de inşaat sektörünün bekleme lüksü yok” diyerek yaşanılan zorluklara dikkat çekti. Yüksek arsa ve inşaat maliyetleri, haksız rekabet, kısmen ve dönemsel olarak çözülmüş olsa da eski uygulamalara dönüldüğünde tekrar problem teşkil edecek olan tapu harcı, noter bedeli ve satıştaki KDV rakamı gibi sorunların sektörü olumsuz etkilediğini ifade eden Tamer Son, kentsel dönüşümü yavaşlatan arsa payı çıkmazına da değindi.

Devlet arsa üretmezse konut fiyatları düşmez

Türkiye’de nitelikli konut alımının kolaylaşması ve inşaat sektörünün sürdürülebilir bir büyümeyle ülke ekonomisine daha yüksek katma değer sağlayabilmesi için yeni düzenlemelere ve teşviklere ihtiyaç duyulduğunu vurgulayan Tamer Son, sözlerini şöyle sürdürdü; “Arsa maliyetlerinin yüksek olması sektörü ciddi anlamda zorluyor. Öncelikle arsa maliyetlerinin düşmesi için devletin arsa üretmesi çok faydalı olur. Devlet arsa üretip inşaat firmalarına satmaz ya da uygun şartlarda kat karşılığı vermezse konut fiyatlarının düşmesini beklemek hayal olur.”

Süreli teşvikler yerine kalıcı indirim ve düzenlemeler gerekli

Konut fiyatlarını artıran ek masrafların da altını çizen Tamer Son; “Yapılan son düzenlemelerle sektöre nefes aldıran tapu harcı, noter bedeli ve satıştaki KDV rakamı konusundaki oran ve uygulamaların önümüzdeki dönemde eskiye dönmesiyle sektörün yükü tekrar artacak. Mevcut iyileştirmelerle süreli de olsa düşen bu oranların bir miktar daha düşürülmesi ve genele yayılmasına ek olarak sıkı bir denetim sistemi kurulması da sağlanırsa hem devletin harç kazanımı hem de yerel yönetimlerin emlak vergileri reel olarak artar. İnşaat sektöründe çok yaygın olan kayıt dışılık, kayıt altındaki firmalar için haksız rekabete neden olurken aynı zamanda devleti ciddi anlamda vergi kaybına uğratıyor. Genel olarak tüm konutlarda KDV indirimine gidilmesi de sektörümüze ivme kazandırır. Yine konut kredisi faizlerindeki düşüş sektöre katkıda bulunur. Ancak tüm bu düzenlemelerin süreli teşvikler yerine kalıcı uygulamalarla hayata geçirilmesi çok daha etkili olur” şeklinde konuştu.

İnşaat maliyetleri hız kesmeden artıyor

İnşaat maliyetlerinin hızla artmasının da sektörü ciddi anlamda zorladığını belirten Tamer Son, şu açıklamalarda bulundu; “Beton ve demir başta olmak üzere inşaat malzemelerinin fiyatı sürekli yükseliyor. Böyle bir tabloda konut fiyatlarının düşmesi kalitenin düşmesi anlamına gelir ki, bu kesinlikle tercih edilecek bir yöntem olamaz. Bizlerin hedefi vatandaşlarımızın güven ve huzur içinde yaşayabilecekleri kaliteli konutları üretmek.”

Müteahhit enflasyonu engellenmeli

Sektörde yaşanan haksız rekabete de dikkat çeken Tamer Son; “Yurtdışında belli bir sermaye yapısına ulaşmadan, yeterli kadrolara sahip olmadan ve belli oranda iş bitirmeden inşaat sektörüne giriş yapılamıyor. Ancak maalesef ülkemizde yıllardır süregelen alışkanlıkla hangi sektörde hareketlilik varsa o sektöre akın edilir. İnşaat sektörü de en cazip sektörlerden biri olarak görülür. 80 milyona yakın nüfusa sahip Türkiye’de bugün yaklaşık 330 bin müteahhit varken, 80 milyonu aşkın nüfuslu Almanya’da bu sayı sadece 2.700, tüm Avrupa’da ise 25 bin civarında. Türkiye, yaklaşık 1 milyar 375 milyon nüfuslu Çin’den sonra inşaat sektöründe dünya ikincisi konumundayken, müteahhit sayısı olarak da Çin’den sonra ikinci. Bu müteahhit enflasyonu engellenmeli. Sektörün en büyük sıkıntısının çözülmesi için gerekli düzenlemelerin en kısa sürede yapılması ve isteyen herkesin kolaylıkla bu sektöre girişinin önlenmesi gerekiyor. Uygun şartları sağlayanlar gayrimenkul yatırımcısı olabilir, ancak her isteyen inşaatını yapamamalı” diye konuştu.

Arsa sahipleri kaliteye odaklanmalı

Kentsel dönüşüm sürecini ciddi anlamda yavaşlatan en önemli unsurlardan birinin arsa payı çıkmazı olduğunun altını çizen Tamer Son, arsa sahiplerinin kat karşılığı projelerde sadece arsa payı oranını dikkate almalarının hatalı kararlara neden olabileceğini belirtti. Arsa payı oranı ile birlikte değerlendirilmesi gereken önemli kriterlerden birinin bina tesliminde öngörülen daire metrekare fiyatı olduğunu vurgulayan Son, sözlerini şöyle tamamladı; “Bir firma standartların üzerinde yüksek arsa payı verdiğinde mecburen kaliteden feragat etmek zorunda kalır. Bu durum ise yenilenecek evinde yaşamaya devam etmek isteyenler için hayal kırıklığı oluşturmasının yanı sıra düşen metrekare fiyatı nedeniyle maddi olarak da kayıp anlamına gelir. Tüm kriterleri bir arada değerlendirerek elde edilecek toplam faydaya bakmak gerekiyor.”

 

Kelebek Mobilya Pakistan’da yatırım yapacak

80 yılı aşkın sürelik tecrübeye sahip, modüler mobilyanın Türkiye’deki öncüsü Kelebek, yeni yatırımlarıyla büyümeye devam ediyor. Eylül ayında Lahor’da mağaza açacak olan marka, İslamabad ve Karaçi şehirlerinde de yeni yatırımlara hazırlanıyor.

Türk mobilya sektörünün öncü markalarından Kelebek, her geçen yıl büyüyen, dinamik ve yenilikçi yapısıyla dikkat çekiyor. Bugün, yurtiçi ve yurtdışında yaygınlığını artıran Kelebek, son yıllarda sektörün en hızlı büyüyen markası ve mobilya sektörünün en önemli oyuncularından biri. Global pazardaki konumunu güçlendiren Kelebek Mobilya, ihracata yönelik çalışmalarına da hız kesmeden devam ediyor. 2017’de yüzde 50 büyüme hedefleyen firma, yüzde 10 civarında olan yurtdışı payını da yılsonunda yüzde 15’e çıkarmak istiyor.

Yurtiçi ve yurtdışında 110 Kelebek Mobilya, 46 tane de Kelebek Mutfak satış noktasına sahip olduklarını belirten Kelebek CEO’su Ersin Serbes; “Doğrudan 1.400, dolaylı olarak 10.000 çalışanımızla büyük bir aileyiz. Büyüme stratejimiz doğrultusunda açtığımız yeni mağazalarımızla ailemizi her geçen gün genişletiyoruz. Güçlü iş ortaklarıyla görüşmelerimiz sürüyor ve mağazalaşma konusunda yeni yatırım taleplerini titizlikle değerlendiriyoruz. Hedef pazarlarımıza yönelik stratejilerle başarılı bir bayi ağı geliştiriyoruz. 2017 sonuna kadar hem yurt içi hem yurt dışında 48 yeni Kelebek Mobilya ve Mutfak mağazası açma hedefimiz var.” dedi.

Geçtiğimiz günlerde mobilya sektörünün en başarılı ihracatçıları arasında yer alarak ödüle layık görüldüklerini ifade eden Serbes; “Ustalıkla tasarladığımız ürünlerimizi, yurtdışındaki yatırımlarımızı ve yaygınlığımızı artırarak, uluslararası pazarlara tanıtma gayreti içerisindeyiz. Bu yılki ihracat hedeflerimiz de yüksek. Pakistan’da yeni yatırımcımızla Kelebek mağazamızı açıyoruz. Yeni pazarlara açılarak; dünyada yayılmaya, 82 yıllık geçmişe sahip Kelebek markamızı uluslararası arenada daha fazla duyurmaya çalışacağız. Şu anda grup olarak yurtdışında 32 ülkeye aktif ihracat gerçekleştiriyoruz. Hırvatistan, Kenya, Lübnan, Makedonya, Gana, Kıbrıs’ta da yeni mağaza anlaşmaları yaptık. Yaptığımız işbirlikleriyle Türkiye’nin prestijli mobilya şirketi olma yolunda yine büyük adımlar atmak istiyoruz.” diye sözlerine devam etti.

Yalıtım, binalarda fosil yakıt tüketimi ve karbon salımını azaltarak çevreye katkı sağlıyor

‘5 Haziran Dünya Çevre Günü’ dolayısıyla bir açıklama yapan Isı Su Ses ve Yangın Yalıtımcıları Derneği-İZODER Yönetim Kurulu Başkanı Levent Pelesen, Türkiye’deki binaların tümünün, daha az enerji harcayıp fosil yakıt tüketimini azaltan ısı yalıtımlı, çevre dostu bir yapıya kavuşması gerektiğini söyledi. Türkiye’nin 2030 yılı itibarıyla sera gazı emisyonlarını mevcut durumdan yüzde 21’e kadar azaltmayı hedeflediğini belirten Levent Pelesen, “İklim değişikliği etkisini en aza indirgemek için sera gazı emisyonlarının azaltılması konusunun bugünden ciddiyetle ele alınması şart” dedi.

Küresel ısınma konusunda duyarlılığın arttığı günümüzde, çevre sorunları ile ilgili konuların başında karbon salınımınının azaltılmasının geldiğini belirten İZODER Yönetim Kurulu Başkanı Levent Pelesen, “Standart ısı yalıtımı uygulamaları, fosil yakıt tüketiminin azalmasını sağlar. Binalarda enerji verimliliği, çevresel sorunlar ile mücadelede en etkin uygulamadır. Isı yalıtımı ile kış mevsiminde ısıtma, yaz mevsiminde ise soğutmaya katkıda bulunarak enerji tasarrufu sağlanmasının yanı sıra, atmosfere yayılan sera gazlarının salınımında büyük oranda düşüş kaydediliyor. Bu gerçekler ışığında, sağlıklı, enerji verimli ve çevreye duyarlı yapıların, Türkiye’nin her yerinde yaygınlaşmasını sağlamalıyız” dedi.

Emisyon oranlarının düşürülmesi hayati önem taşıyor

İklim değişikliği etkisini en aza indirgemek için emisyon oranlarının 2050 yılı itibarıyla yüzde 60-80 arası daha azaltılmış olması gerekliliğinin altını çizen Levent Pelesen, 2050 yılında çok daha farklı bir dünya olacağını ve bu konuda şimdiden ciddiyetle çalışmaya başlanmasının hayati bir sorumluluk olduğunu kaydetti. Levent Pelesen, şöyle konuştu: “2016 yılında 175 ülkenin imzaladığı iklim değişikliğiyle mücadeleyi hedefleyen Paris Anlaşması’nda, Türkiye, 2030 itibarıyla sera gazı emisyonlarını mevcut durumdan yüzde 21’e kadar azaltacağını beyan etmiştir. Bugün gelişmiş ülkeler sıfır enerjili konutlar, çevre dostu pasif evler gibi konseptlere yönelmiş durumda. Enerji verimliliği stratejilerinde ve özellikle binalarda enerji verimliliğinde tüm taraflar sektör, kamu ve tüketici üzerlerine düşeni hassasiyetle yerine getiriyor. Ülkemizde de, İklim Değişikliği Paris Anlaşması’ndaki gibi uluslararası taahhütlerin yerine getirilmesi için binalarda enerji verimliliği gibi bir alanda ısı yalıtımının sağlıklı gelişmesi yaşamsal önemdedir.”

Türkiye’de toplam enerji tüketiminin yüzde 40’a yakınının binalarda gerçekleştiğini vurgulayan Levent Pelesen, “Binalarda tüketilen enerjinin yaklaşık yüzde 80’i ise ısıtma-soğutma için harcanıyor. Toplam tüketimimizde en yüksek paya sahip binalarda ısı yalıtımı ile elde edilecek bir tasarrufa, günümüzde sanayi ve ulaşım sektörleri dahil, aynı yatırım maliyeti ve amortismana sahip hiçbir başka yöntem ile ulaşmak mümkün görünmüyor. Bu konuya tüketici gözüyle bakıldığında da, benzer şekilde büyük bir verimlilik fırsatı ortaya çıkıyor. Güvenlik ve konforu arttırmanın yanı sıra, ısı yalıtımı ile enerji tüketimi ve doğalgaz faturalarında yüzde 50’ye varan tasarruf elde ediliyor. Ayrıca yalıtımın sağladığı tasarruf ile 3-4 yıl içerisinde yalıtım için yapılan harcama karşılanıyor ve sonrasında da yalıtım kazandıran bir yatırıma dönüşüyor” dedi.

Pelesen, Meclis’te henüz onaylanmayan Paris Anlaşması taahhütlerinin, binalarda enerji verimliliğinde en etkili uygulama olan ‘U-Değerleri Düşürülmüş Isı Yalıtım Uygulamaları‘na verilecek tüketici teşvikleri ve etkili denetimlerle çok kısa sürede imzalanıp yürürlüğe girebileceğini ve uluslararası çevre duyarlılığı konusunda ülkemizi ön plana çıkarabileceğimizi ifade etti.