Dünyaca Ünlü Tasarımcılar İstanbul’da Buluştu

14 – 15 Nisan’da İstanbul’da gerçekleştirilen Mimari ve Tasarım Zirvesi, dünyanın dört bir yanından isimleri ağırladı. Zirvede Fabio Novembre, Gomez Paz, Maurizio Favetta, Nicola Golfari, Péter Pozsár, Setsu Ito, Şafak Çak, Erdem Şeker ve Tamer Nakışçı gibi yaratıcı işleriyle çığır açan mimar ve tasarımcılar söz aldı. Mimari ve tasarımın farklı disiplinlerle etkileşimlerine vurgu yapılan etkinlikte, düzenlenen paneller, sergi ve atölyelerle de iki gün süren zengin bir tartışma ve öğrenme ortamı yaratılmış oldu.

Mimari Etkinlik Merkezi tarafından bu yıl ilki düzenlenen Mimari ve Tasarım Zirvesi, 14 – 15 Nisan 2017 tarihinde Haliç Kongre Merkezi’nde gerçekleşti. Binlerce ziyaretçiyi ağırlayan zirvenin odağında, mimari ve tasarım dünyasının her geçen gün daha fazla etkileşime girdiği farklı disiplinlere dokunan işler ve yeni trendler vardı. Etkinlikte, endüstri ürünlerinden mühendisliğe, güzel sanatlardan felsefe ve sosyolojiye kadar pek çok alanda kafa yorarak, tasarımlarını bu doğrultuda hayat geçiren isimler, ilham verici bakış açılarını paylaştı.

Zirvede dünyanın dört bir yanında ses getiren işlere imza atan mimar ve tasarımcılar söz aldı. Fabio Novembre sunumunda İtalyan tasarım kültürünü anlatan ve kaşık tasarımından şehirler tasarlamaya giden bir ütopyayı aktardı. Hello Wood’un kurucu ortağı Péter Pozsár, kent yaşamının aksine köylerin tasarımla nasıl bir değişime uğrayacağını anlatırken, Nicola Golfari Do It Yourself – Kendin Yap akımının ardından gelen yeniliklere, bu akımın tasarım kültürüne yansımalarına değindi. Gomez Paz, Setsu Ito, Maurizzo Favetta, Alexis Şanal, Enrico Vianello ve Holger Kehne da konuşmacılar arasındaydı.

Deneysel tasarım ve “tasarlanmamışlık” üzerine

Şafak Çak, “İşinizi Şansa Bırakmayın” isimli konuşmasında Kapalıçarşı’dan New York’a uzanan başarı hikayesini anlattı. Erdem Şeker, kullanıcı deneyiminin önemini vurgulayan ve tasarım öncesi yaşanan süreci anlatan “Deneysel Tasarım” konuşmasıyla büyük ilgi çekti. Son dönemin önemli trendlerin “tasarlanmamışlık” konusuna ise, ülkemizin önemli endüstriyel tasarımcılarından Tamer Nakışçı, “Undesigned” isimli sunumuyla değindi.

Türkiye’nin önde gelen isimleri panel tartışmalarıyla zirveye yön verdi

Mimari ve Tasarım Zirvesi, farklı malzeme yaklaşımları, mimaride yarışmalar, markalar için tasarım politikaları gibi sektördeki güncel konulara dokunan paneller ile de zenginleşti. Yar. Doç. Dr. Ayhan Enşici, Burak Özmenekşe, Büşra Al, Ezgi Tuner Gürkaş, Gökhan Aydoğdu, Hakan Demirel, Hayriye Sözen, Melike Altınışık, Murat Erciyas, Nevzat Sayın, Saffet Kaya Bekiroğlu, Özlem Yalım, Şebnem Yalınay Çinici, Serdal Korkut Avcı, Şule Koç da konuşmaları ve moderasyonlarıyla zirveye yön veren isimlerdendi. Böylece tasarım alanına kafa yoran farklı paydaşlar için iki gün süren verimli bir tartışma ve öğrenme ortamı yaratılmış oldu.

Arçelik sponsorluğundaki Geri Dönüşümle Sanat Buluşuyor sergisi, Şehrine Ses Ver, Haliç’e Dokun atölyesi ve Alligator’ın Renkli Sorular başlıklı talk show programı da katılımcılarla buluştu.

Gelecek yıl ikincisi düzenlenecek

Yıldız Entegre A.Ş.’nin ana sponsorluğunda gerçekleşen Mimari ve Tasarım Zirvesi’ne beyaz eşyadan mobilyaya, yapı malzemelerinden gayrimenkule toplam 74 marka destek verdi. Başta ENTA olmak üzere AGİT, BOSAD, ÇATIDER, TİMDER, İMSAD, MAKSDER, MOBSAD, MOSDER, OMSİAD ve Peyzaj Mimarları Odası da zirveye destek olan kurumlar ve STK’lar arasında yer aldı.

Mimari ve Tasarım Zirvesi’nin ikincisi, 27 – 28 Nisan 2018 tarihlerinde, “Mimari ve Tasarımda Yenilikçi Yaklaşımlar” temasıyla gerçekleştirilecek.

İTO Başkanı Çağlar: “Ekonomide yeni çıpa halkımızın ‘evet’i olacak”

İbrahim Çağlar: “Halkın iradesine dayalı ekonominin ilk harcı, ‘evet’le başlayacak reformlar olsun.”

İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı İbrahim Çağlar, 16 Nisan Anayasa Değişikliği Referandumu sonuçları için, “Ekonomide yeni çıpa halkımızın ‘evet’i olacak. Bu ‘evet’e üretimde, istihdamda, ihracatta yeni rekorlar yakışır. Bekleyen reformlar için marşa basma fırsatı kapıda” dedi.

Çağlar, şunları söyledi:

“Bugün hem yerli hem uluslararası yatırımcı rahat nefes aldı. Yatırımcı artık politik tartışma ve yeni belirsizlik kaynağı istemiyor. Yatırımcı Türkiye’nin uzun süredir beklenen reformlara odaklanmasını istiyor. Halkın iradesine dayalı ekonominin ilk harcı, ‘evet’le başlayacak reformlar olsun.”

Referandum Sonucuna İlişkin TÜMSİAD Değerlendirmesi

16 Nisan Pazar günü anayasa değişikliği için yapılan referandumda milletin kararı “EVET” oldu. Gerçekleştirilen referandumda da milletin iradesi istikrar diyerek Türkiye yeni bir döneme girdi. Referandum kararını değerlendiren TÜMSİAD Genel Başkanı Yaşar Doğan güçlü bir Türkiye için gerekli düzenlemenin Anayasamızdan başlanılması gerektiği vurgulayarak, ‘’Referandumda çıkan “EVET” kararı ile milletimiz geleceğine sahip çıktı ve dış ülkelerin Türkiye’yi karalama politikasına güzel bir yanıt verdi’’ dedi.

Ekonomik istikrarın, yatırımların ve ekonomik canlılığın devam etmesi için milletin sandıkta gereken cevabı verdiğini söyleyen Doğan referandum sonucunu değerlendirdi. “Türkiye’nin büyümesini hazmedemeyenlerin geçen yıl planlamaya çalıştıkları darbe kalkışması milletin güçlü iradesi karşısında yerle bir olmuştu. Ülkemizi yıpratma girişiminde, bulunmaya devam edenlere gereken cevabı yine milletimizin iradesi verdi” diye konuştu.

Milletimiz 16 Nisan Pazar günü verdiği karar ile daha güçlü bir Türkiye için ilk adımlarını attığının altını çizen Doğan sözlerini şöyle sürdürdü: “Evet kararı ile hantal devlet yapısından kurtulmaya yönelik büyük bir adım atıldı; ülkeyi yönetmek iki dönemle sınırlandırıldı ve ülke idaresinde çift başlılığa son verildi. Sözü ve kararı gerçek sahibi olan milletimiz halk oylaması ile eline aldı. Bundan sonra her türlü müdahaleye karşı ülkemiz daha güçlü olacaktır. Evet kararı ile ülke sorunları karşısında milletin temsilcilerinin elini kolunu bağlayan zincirlerin de kırılacağına inanıyoruz.”

Halkoylaması istikrarı işaret etmiştir.

İstikrar ve güveni arttıracak ve gerek yurt dışında gerekse yurt içinde ekonomik göstergeler açısından olumlu bir seyre yol açacağını belirten Doğan, ‘’İş dünyası olarak beklenti yeni anayasa onayını müteakip hükümetimizin bütün gücünü Türkiye’nin ekonomik büyümesine ve mali politikalarına vermesi yönündedir. Bu kapsamda da kısa vadede olumlu havanın içeride ve dışarıda ekonomik göstergelere yansımasını bekliyoruz. Piyasalara olan güvenin yükselmesi ile yatırımlar ve istihdamdaki artış ile ekonomik büyümemiz olumlu yönde gelişecektir. Anayasa değişikliğinden sonra önü açılan ülkemizde daha fazla üretim ve daha fazla yatırım gerçekleşecektir’’ dedi.

Referandum sonucuna ilişkin YASED açıklaması

Türkiye 18 maddelik bir Anayasa değişikliği önerisini, demokrasinin bir gereği olarak, 16 Nisan’daki referandumda halkoyuna sundu. Sandıktan çıkan kararın ülkemiz için olumlu sonuçlar getirmesini temenni ediyoruz.

Uluslararası Yatırımcılar Derneği – YASED olarak temel beklentimiz; önümüzdeki dönemde demokratik hukuk devletinin tüm kurumlarıyla daha da güçlendirilmesi, ülkemizin, bugüne kadar olduğu gibi küresel değerlere bağlı şekilde, gelişmiş dünyayla entegrasyonunu arttırarak kalkınma sürecini devam ettirmesi ve yatırım ortamını iyileştirecek reformların kesintiye uğramadan sürdürülmesidir.

Türkiye, yatırımcılara cazip fırsatlar sunan yüksek büyüme potansiyeline sahip bir ekonomidir ve referandum sonrasında önceliğin yeniden ekonomiye verilmesi, ülkemizin kalkınması sürecinde uluslararası doğrudan yatırım akışının devamı açısından büyük önem taşımaktadır.

YASED olarak, bugüne kadar olduğu gibi önümüzdeki dönemde de, ülkemizin kalkınmasına katkı sağlama hedefimiz doğrultusunda; Türkiye ekonomisine yönelik yatırımcı ilgisinin artması, mevcut yatırımların verimliliğinin yükselmesi ve böylece ülkemizdeki refah artışının desteklenmesi amacıyla hükümetimiz başta olmak üzere tüm paydaşlarımızla yakın işbirliği içinde çalışmaya devam edeceğiz.

YASED Yönetim Kurulu Başkanı

Ahmet Erdem

Kibar Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kibar’ın referandum sonucuna ilişkin açıklaması

Ali Kibar, Kibar Holding

Kibar Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kibar’ın

referandum sonucuna ilişkin açıklaması:

Türkiye’nin 16 Nisan referandumunda verdiği kararı ülkemiz için iyiliklere vesile olmasını dileriz. Türkiye’nin daha da güçlü bir birlik ve beraberlik içinde bundan sonra da her alanda büyümesini sürdüreceğine yürekten inanıyoruz.

İş dünyasının temsilcileri olarak, Türkiye’nin gücünü arttıracak çalışmaların devamlılığını görmekten büyük bir memnuniyet duyarız.

Tüm grup şirketlerimizle ülkemizin büyümesine, yüksek teknolojili üretim kabiliyetlerini geliştirmeye, istihdamı arttırmaya katkıda bulunmaya devam edeceğiz. Kibar Grubu bugüne kadar her zaman, ülkesinde öncü ve örnek kuruluşlar arasında yerini almıştır. Hedefimiz, amaçlarımız doğrultusunda azimli ve istikrarlı bir şekilde ilerlerken bu pozisyonumuzu ülkemiz yararına en iyi şekilde kullanmaktır. Bu yolculukta müşterilerimize, çalışanlarımıza, sektörlerimize, toplumumuza ve çevreye önümüzdeki dönemde de katma değer sağlamayı sürdüreceğiz.

Türk Narenciyesi dünya devlerini geride bıraktı

Narenciye Tanıtım Grubu’nun Global Connection (GC) tarafından hayata geçirilen tanıtım kampanyası Rusya’nın İletişim Oscar’ı olarak bilinen yarışmada Coca Cola ve Apple gibi dünya devlerini geride bırakarak “en iyi çıkış yapan marka” dalında ikincilik ödülünü aldı.

 

Reklam ve ilanlarla gerçekleştirilen klasik tanıtım çalışması yerine Rusya pazarında “yeni nesil iletişim çalışmasına” imza atan Global Connection Uluslararası Medya (GC), yeni iletişim modeli ile ödüle uzandı.

 

 

Global Connection Uluslararası Medya (GC) tarafından tasarlanıp uygulanan tanıtım kampanyası, Narenciye Tanıtım Grubu’na ödül getirdi.

Narenciye Tanıtım Grubu’nun tanıtım kampanyası Rusya’nın İletişim Oscar’ı olarak bilinen Gold Print Awards adlı yarışmada Coca Cola ve Apple gibi dünya devlerini geride bırakarak “en iyi çıkış yapan marka” dalında ikincilik ödülünü aldı.

Yarışmada, Narenciye Tanıtım Grubu ile iletişim kampanyasını tasarlayan Global Connection Uluslararası Medya (GC) aynı zamanda ayrı ayrı “özel ödül”e de layık görüldüler.

Rus medya gruplarının bir araya gelerek düzenlediği Rusya’nın İletişim Oscar’ı olarak anılan Gold Print Awards’da her kategoride bir birinci, iki tane de ikinci seçiliyor.

 

Türkiye’nin yeni markası “Turkish Citrus”

Yarışmanın sonuçları, dün (6 Nisan) Moskova’da düzenlenen görkemli gala gecesinde açıklandı. 2016 yılında yürütülen iletişim kampanyası ile “en iyi çıkış yapan marka” ödülünü kazanan Narenciye Tanıtım Grubu (NTG) adına ödülü alan Başkan Ali Kavak, geç saatlerde sonuçlanan yarışma sonrası yaptığı açıklamada, Türk narenciyesinin Rusya’da tanıtımı konusunda çok büyük yol aldıklarını söyledi. Kavak, “Türk Narenciyesi artık Turkish Citrus diye bilinen bir marka haline geldi” dedi.

Türk narenciyesinin Ruslar’ın önce kalplerine sonra da evlerine girdiğini belirten Ali Kavak şöyle konuştu:

“Olağanüstü dönemden geçtiğimiz günlerde bile kampanyamıza sahip çıktık. Zira tanıtım kesintisiz bir çalışma gerektiriyor. Bu bilinçle ara vermeden mücadelemizi sürdürdük. Çalışmalarımızın, en büyük pazarımız olan Rusya’da ödülle taçlandırılması bizi çok mutlu etti. Bu ödül, Narenciye Tanıtım Grubu’nun ne kadar doğru bir strateji ile hareket ettiğini tescil etmiş oldu.”

 

Yeni nesil iletişim çalışması GC’ye de ödül getirdi

Reklam ve ilanlarla gerçekleştirilen klasik tanıtım çalışması yerine Rusya pazarında “yeni nesil iletişim çalışmasına” imza atan Global Connection Uluslararası Medya (GC), yeni iletişim modeli ile ödüle uzandı.

Tanıtım çalışmasında Türkiye’yi ve Türk ürünlerini Türklerin değil, yabancıların diliyle anlatan, “kendi kendimize övündüğümüz” değil, “başkalarının övdüğü” algısını oluşturan kampanyayı tasarlayan GC, başta Rusya olmak üzere yeni nesil iletişim modelini uyguladığı pazarlarda büyük başarılara imza attı.

Tasarlayıp yürüttüğü Narenciye Tanıtım Grubu’nun kampanyası ile Pravda ile Kommersant tarafından “özel ödül”e layık görülen ve Genel Koordinatör Onur Tayşu adına verilen ödülü Global Connection Uluslararası Medya (GC) adına Genel Koordinatör Yardımcısı İsmail Burhanoğlu aldı.

Burhanoğlu, tören sonrası yaptığı açıklamada, Coca Cola, Apple, Heineken, Lindt, Nestle, Unilever, Abrau Durso, Essen ve Jacobs, Faberlic, Alpha Bank, Skolkovo Vakfı ve A.V.E Grubu gibi dünya devlerinin ödüle aday gösterildiğini belirterek, elde edilen başarının önemine işaret etti. Burhanoğlu, Türk narenciyesinin kalitesi ve aroması üzerine kurguladıkları tanıtım çalışmasının ödüllendirilmesinin Türkiye’nin ihracatına katkı yapacağını söyledi.

Türk narenciyesinin ve NTG’nin, Rusya’da en fazla tanınan markalar haline geldiğini kaydeden Burhanoğlu, elde edilen kazanımın kaybedilmemesi için tanıtım çalışmalarının ara verilmeden sürdürülmesi gerektiğinin altını çizdi.

2016 yılındaki tanıtım çalışmaları ile ödül alan Narenciye Tanıtım Grubu, bütün tanıtım grupları ile birlikte mart ayı içinde kapatılmıştı. NTG’nin (Turkish Citrus) Rusya’da yaptığı iletişim kampanyası, özellikle Rusya ile Türkiye arasında yaşanan kriz süresince bile sekteye uğramadı. Kampanya bu açıdan da Rusya’da önemli bir iletişim başarısına imza attı.

15 dalda ödülün verildiği yarışmada Narenciye Tanıtım Grubu’nun iletişim kampanyası “yiyecek içecek” ve “yılın en iyi çıkış yapan markası” kategorilerinde ödüle aday gösterilmişti.

Yarışmanın seçici heyeti Komsomolskaya Pravda CEO’su Sungorkin Vladimir, Kommersant CEO’su Zhelonkin Vladimir gibi Rus medya devlerinin yöneticilerinin de aralarında bulunduğu Rusya’nın önde gelen medya gruplarının CEO’larından oluşuyor.

Taşınır Rehni, işletmelere güvence sağladı KOBİ’lerin kredi hacmi arttı

Bugünlerde bankacılık sektörün birincil gündem konusu Taşınır Rehni. Bankacılık sisteminde taşınırların teminat olarak kullanılmasının sınırlı olmasının yanı sıra KOBİ’lerin varlıklarının çoğunun taşınır varlıklar olduğu biliniyor. Taşınır varlıklara ilişkin mevzuatın ve taşınır varlık kayıt sisteminin bugüne kadar parçalı bir yapıda olması nedeniyle de bu yılın ilk aylarında Ticari İşlemlerde Taşınır Rehni Kanun’u kabul edildi. Yürürlüğe giren bu kanunla; taşınırların teminat olarak kullanımı yaygınlaştırılarak, özellikle KOBİ’lerin kredi kuruluşlarından kaynak bulmasının önünün açılması hedefleniyor.

Ertuğrul Bul: FU Gayrimenkul, faaliyette bulunduğu tüm sektörlerdeki teknolojik alt yapısını ve güçlü marka değerini Taşınır Rehni alanına da taşıyarak, bu alanda iş ortaklarına taşınır rehninin tescili, terkini, sicil kontrolünün yapılması ve taşınırın denetlenmesi hizmetlerini sunmaktadır.

İşletme varlıklarının yüzde 22’si teminat olarak kullanılabiliyorken yeni düzenlemeyle yüzde 100’ünün kullanılabilir hale geldiğini belirten FU Gayrimenkul Genel Müdürü Ertuğrul Bul, piyasada finansal enstrümanların arttığının altını çizdi. Kredi kuruluşlarının tüm taşınırlar yerine sağlanan finansmanı karşılayacak değerde taşınırı rehnedebileceğini aktaran Bul, hali hazırda bankalar veya kredi kuruluşlarının taşınmaz ekspertiz-değerleme raporlarını SPK lisanslı Gayrimenkul Değerleme firmaları aracılığı ile yaptırdıklarının altını çizdi. FU Gayrimenkul Genel Müdürü Ertuğrul Bul, Hazine Müsteşarlığı nezdindeki lisanslı sigorta eksperlerinin taşınır değerlemesi konusunda bilgi birikimi ve tecrübeye sahip olduklarını belirterek, “Sigorta poliçesinin hazırlanması öncesinde sigorta eksperlerince düzenlenen ‘kıymet takdir raporları’ sigorta eksperlerinin tam da bu alana fazlası ile hizmet edebilecek bilgi, belge, tecrübe ve donanıma sahip olduklarını gösteriyor. Söz konusu emtianın hasar sonrasında hasar tazminatının tespiti amacıyla ayrıca değerlendirilmesi de, gerek fiziken ve gerekse muhasebe kayıtları üzerinde sigorta eksperlerinin tecrübelerini iyice parlatıyor” dedi.

Kızılcahamam Maden Suyu, 60. yılını yepyeni bir kampanya ile kutluyor

1957 yılından beri faaliyet gösteren Kızılcahamam Maden Suyu, 60. yılında ‘Yedikleriniz Midenize Oturmasın’ mottosu ile yeni bir kampanya başlattı. İletişim çalışmalarını, son zamanlarda adını başarılı kampanyalarla duyuran RETA ile sürdürecek olan firma, başlattığı kampanya ile tüketici kitlesini de genişletmeyi hedefliyor.

Kapsamlı araştırmalar sonucunda ortaya çıkan Kızılcahamam Maden Suyu’nun 60’ıncı yıl iletişim çalışmaları, ilk yayın tarihinden itibaren ses getirdi. Maden suyu markaları arasında Kızılcahamam’ın marka değerini yükseltmek ve özellikle ‘Y’ kuşağına marka bilinirliğini artırmak hedefiyle oluşturulan kampanya, eğlenceli görselleri ile dikkat çekiyor. Kalıpları aşan kampanya, RETA’nın imzasını taşıyor. Görsel havuzlarından seçilen fotoğraflar yerine, özel çizimlerle hazırlanan kampanya, hedef kitleye de özel olduğunu hissettiriyor.

Ersan: Bu kampanya değişimin sonucu

RETA’nın yenilenen ekibinin başında yer alan Kreatif Direktör Serkan Ersan; “Hazımsızlık çekenlerin ilk aklına gelen rahatlama yöntemi maden suyu içmektir.  Bizde RETA olarak bakış açımızı bu farkındalık üzerinden giderek oluşturduk. Belirlediğimiz yol haritasını illüstürasyonlarla birleştirerek sağlam bir kampanya ortaya çıkarttığımızı düşünüyoruz. Bu iş RETA’nın da değişiminin bir sonucu. Stratejisti ile reklam yazarı ile müşteri ilişkileri ile yepyeni ve dinamik bir kadroyuz. Ekip olarak iyi ve büyük bir kampanyaya imza atmamız, diğerlerinin de ipucudur aslında” diyerek kampanyaya ve ekibine duyduğu güveni aktardı.

“Her mecrada yer alacak”

Kampanyanın tüm mecralarda da yer alacağına vurgu yapan Ersan, “Özellikle yaz aylarında, hem sağlıklı hem de yüzde 100 doğal olan bir içeceğe yönlendirmek, gençlere de bunu aşılamak, bizim için önemliydi. Zaten bu nedenle eğlenceli çizimler kullandık” dedi.

Sosyal medyadan mağaza içi uygulamalara, OHH’dan (out of home) şişe ve ambalajlara kadar uygulanan kampanya, Kızılcahamam Maden Suyu’nun 60’ıncı yılına damgasını vuracak gibi görünüyor.

Teknik Alüminyum Bu Yıl da İhracatın Yıldızı

2016 yılında 25 ülkeye 71.5 milyon dolarlık Alüminyum & Sac Levha ve Folyo ihracatı gerçekleştiren Teknik Alüminyum’a, İstanbul Demir ve Demir Dışı Metaller İhracatçıları Birliği (İDDMİB) tarafından İhracat Başarı Ödülü verildi.

Türkiye’nin ilk yassı ürün üreticisi ve kendi alanının en ileri teknoloji platformuyla sürekli döküm öncüsü Teknik Alüminyum, 2016 yılında gerçekleştirdiği yaklaşık 71,5 milyon dolarlık ihracatla, kendi alanının ihracat lideri oldu.

İstanbul Demir ve Demir Dışı Metaller İhracatçıları Birliği (İDDMİB) tarafından, 2016 yılının başarılı ihracatçılarını ödüllendirmek amacıyla 12 Nisan 2017 Çarşamba günü Raffles İstanbul Otel’de gerçekleştirilen 7. İDDMİB İhracat Başarı Ödülleri Töreni’nde, Teknik Alüminyum, Alüminyum & Sac Levha ve Folyo ihracatında ihracat ödülü ile onurlandırıldı.

Ekonomi Bakan Yardımcısı Fatih Metin’in katılımıyla gerçekleştirilen gecede, ihracat başarı ödülünü Teknik Alüminyum adına Satış ve Pazarlama Direktörü Mert Demirci, İDDMİB Yönetim Kurulu Başkanı Rıdvan Mertöz ve İDDMİB Yönetim Kurulu üyesi Ayşegül Çapan’ın elinden aldı.

2016 yılında, 25 farklı ülkeye toplam 71,5 milyon dolar ihracat gerçekleştirdiklerini söyleyen Demirci, “Çalışanlarımızın bilgi ve becerisi, bizi rekabette farklılaştıran kurum kültürümüz ve Türkiye’de öncü yassı alüminyum sektöründeki tecrübemizle, ülkemizde olduğu gibi geniş bir coğrafyaya yayılan ihracat pazarlarımızda müşterilerimizin rekabet gücüne katkı sağlıyoruz. AR-GE, ürün geliştirme, ölçümleme, test / analiz yetkinliklerimiz, dünya standartlarında üretilen ürünlerimiz, tavizsiz kalite ve üst düzey hizmet anlayışımızla, ülkemiz ihracatına katkı yapmaya devam edeceğiz” dedi.

Teknik Alüminyum, 2016 yılında İsviçre, İtalya, Almanya, Polonya, İspanya, Rusya, Fransa, Slovenya, Çek Cumhuriyeti, İngiltere, Belçika, Portekiz, Avusturya, Hollanda, Danimarka, Bulgaristan, Belarus, İsrail, Yunanistan, Slovenya, Bosna Hersek ve Macaristan olmak üzere 25 ülkeye ihracat gerçekleştirdi.

Enerji Sektöründe Serbest Tüketici Uygulaması Başladı!

Enerji sektöründe serbest tüketici kavramının hayata geçirilmesi, şirketler ve müşteriler için piyasada önemli fırsatlar doğururken, serbest tüketicinin kazandığı haklar, enerji şirketleri için önemli riskler oluşturabiliyor. Experian, etkin kredibilite yönetim süreçleri ile müşteri ödemelerinden kaynaklanabilecek riskleri minimuma indirirken, gerek şirketlerin gerekse tüketicilerin elde edeceği kazançların en yüksek seviyelere çıkarılabilmesi için enerji sektörü liderlerine çözüm önerileri sunuyor.

Enerji sektöründe serbest tüketici kavramı uygulaması hem şirketler hem de müşteriler için önemli fırsatlar doğurduğu gibi serbest tüketicinin kazandığı haklar, enerji şirketleri için önemli riskler de oluşturabiliyor. Özellikle müşterilerin kredi risk yönetiminin gerekliliği kaçınılmaz olurken, müşteri hedefleme süreçlerinden, tahsilat yönetimine kadar, etkin stratejilerin belirlenmesi büyük önem taşıyor.

Experian Türkiye Genel Müdürü Mehmet Bozacıoğlu özellikle elektrik perakende sektörünün öne çıkan önceliklerinden birinin, abonelerde farkındalık yaratılarak serbest tüketim anlaşmalarına geçirilmesi yoluyla kontratlı sayısının arttırılması olduğunu belirtti ve sözlerine şöyle devam etti: ‘Mevcut durumda geçerli olan serbest tüketici limitinin ileriki dönemlerde kaldırılmasıyla ya da düşürülmesiyle birlikte, sektörde perakende firmaları arasında daha yüksek rekabet ortamının oluşması, özellikle fiyat hassasiyeti yüksek abonelerin daha avantajlı alternatiflere yönlenmelerini tetikleyecek’.

Mehmet Bozacıoğlu piyasadaki tüm enerji firmalarının, kendi bölgeleri ve dağıtım bölgeleri dışındaki bölgelerle ilgili sağlıklı bir büyüme stratejisi geliştirmeleri gerektiğini belirtti ve ekledi: ‘Kredibilite riski düşük ve fiyat hassasiyeti yüksek olan müşterilerin belirlenmesi ve tekliflerin iletilmesi sürecinde atılacak adımların, veri kaynaklı analizler ve sektör uzmanları ile tasarlanmış karar destek sistemleri ile sistematik olarak yapılması mevcut risklerin en etkin seviyede yönetilmesinde önemli derecede rol oynuyor. Experian olarak, serbest tüketici portföyünü etkin bir şekilde büyütmek adına doğru kanal, doğru müşteri ve doğru teklif bileşenlerini bir araya getiren altyapı ve danışmanlık hizmetleri sunuyoruz’.

Experian’ın enerji sektörü liderlerine sunduğu öneri ve tavsiyeler arasında şunlar yer alıyor;

  • Etkin müşteri segmentasyonu (hangi abonelere hangi tekliflerin sunulacağının, ne tip aksiyonlar alınacağının granüler olarak belirlenmesi)
  • Tahsilat yönetim çerçevesinin oluşturulması
  • Müşteri ve veri odaklı kredi risk yönetimi pratiklerinin adaptasyonu