Aytemiz En Yeni Ürün ve Hizmetleri ile Petroleum İstanbul Fuarı’na Damga Vurdu

Akaryakıt sektörünün en hızlı büyüyen markası Aytemiz, en yeni ürün ve hizmetlerini sergilediği 13. Petroleum Istanbul Uluslararası Petrol, LPG, Madeni Yağ, Ekipmanları ve Teknolojileri Fuarı’nda, hem bayilerin hem de müşterilerin en çok ilgi gösterdiği stantlardan biri oldu.

Aytemiz, Optimum Yakıtları, Castrol Madeni Yağları, yeni istasyon ve market konseptinin yanı sıra; akaryakıt sektöründe bir ilki temsil eden Motorcu Dostu İstasyon Projesi’yle de fuara damga vurdu. Ayrıca yeni açılacak anlaşmalı Aytemiz istasyonlarında yer verilecek D&R köşesi de ilk kez fuarda sergilendi.

Türkiye’nin en hızlı büyüyen akaryakıt markası Aytemiz, alanında dünyanın en büyük ve en çok ziyaret edilen fuarı 13. Petroleum Istanbul Fuarı’nda en yeni ürün ve hizmetlerini sergiledi. 1997 yılından bu yana her iki yılda bir düzenlenen ve enerji sektörünün en önemli buluşmalarından biri olan Petroleum İstanbul 2017 Fuarı’ndaki Aytemiz standı, bayi ve tüketiciler tarafından yoğun ilgi gördü. Ziyaretçiler, Aytemiz yöneticileri, satış, pazarlama ve teknik ekibinden markanın gelecek proje ve hedefleri ile ilgili olarak bilgi aldı. Stantta ayrıca Aytemiz’in büyüyen yapısını, Optimum Yakıtlarını, Aytemiz Gaz’ı ve markanın genel konsepti olan ‘Hizmetinizdeyiz’ mottosunu anlatan görsellere ve filmlere de geniş yer verildi. Öte yandan operasyonel iyileştirme hedefi çerçevesinde bayi çalışanlarının eğlenceli ve öğretici şekilde eğitim almasını sağlayan teatral skeçlerin mimarı Umut Oğuz ve Kurumsalhane ekibi de fuarda ziyaretçilerle bir araya geldi.

AYTEMİZ’DE YENİLİKLER DÖNEMİ

2010 ve 2015 yıllarında akaryakıt bayileri tarafından en çok tercih edilen marka olan Aytemiz, Optimum Yakıtları, müşterilerin araçtan inmeden ödeme yapmalarını sağlayan Aytemiz Kart – Araçtan Öde / Motordan Öde ve Castrol Madeni Yağları fuarda ziyaretçilerle buluşturdu. Aytemiz’in fuardaki en önemli yeniliklerinden birisi de yeni istasyon ve market konseptini de ilk kez fuar kapsamında ziyaretçilere tanıtan Aytemiz, artık anlaşmalı istasyonlarında D&R köşesine yer vererek, akaryakıt sektöründe müşterilerinin diledikleri an kültür ve eğlence dünyasına ulaşabilmesini sağlayacak. Mevcut bayiler ise istek üzerine istasyonlarında D&R ürünlerine yer verebilecekler.

MOTORCU DOSTU İSTASYON

Aytemiz’in fuardaki bir diğer sürprizi ise akaryakıt sektöründe bir ilki temsil eden Motorcu Dostu İstasyon Projesi oldu. Sektörde bir ilke imza atarak “Motorcu Dostu İstasyon” projesini hayata geçiren Aytemiz, Petroleum İstanbul 2017 Fuarı’nda yeni projesi ile ilgili olarak hem bayilerini hem de müşterilerini bilgilendirdi. Standa yerleştirilen iki motosiklet ile Motorcu Dostu İstasyonlar’da kullanılan kaymaz zemin çalışması ziyaretçilere gösterildi. Aytemiz’in, motosiklet kullanıcılarının istek ve taleplerini tespit ederek geliştirdiği Motorcu Dostu İstasyon projesi, hizmet konusunda fark yaratan önemli bir yeniliği temsil ediyor. Tespit edilen ihtiyaçlar doğrultusunda motosiklet kullanıcılarının hayatını kolaylaştırmayı hedefleyen Motorcu Dostu İstasyon projesi, motosiklet kullanıcılarının desteği ile Türkiye geneline yayılarak büyümesini sürdürecek. Motorcu Dostu İstasyon projesi motosiklet kullanıcılarının trafikteki algısını yükseltmeyi ve emniyetlerine katkıda bulunmayı hedefliyor.

500 metrekare alana yayılan Aytemiz standı, 30 Mart – 2 Nisan 2017 tarihleri arasında TÜYAP Kongre ve Fuar Merkezi’ndeki 12’nci salonda ziyaretçilerini ağırlayacak.

Kış Lastiği Dönemi Bitiyor

CO PremiumContact 6 Key visual,

Dünyanın en büyük uluslararası lastik ve orijinal ekipman tedarikçilerinden Continental, kış mevsiminin sona ermesiyle birlikte, güvenli sürüş ve araç performansı açısından mevsimine uygun lastik kullanımına dikkat çekiyor. Continental, tüm sürücülere baharla birlikte kış lastiklerini rafa kaldırarak, yaz lastiklerini kullanmaları yönünde tavsiyede bulunuyor.

Mevsiminde lastik kullanımı hem güvenli sürüş hem de araç performansı açısından büyük önem taşıyor. Havaların ısınması ile birlikte mevsimine uygun lastik kullanımı hakkında sürücülere önemli tavsiyelerde bulunan Continental, araca ve mevsimine uygun olmayan lastik kullanımı sonucunda yaşanabilecek olumsuzluklara da dikkat çekiyor.

Yaz mevsiminde kış lastiği kullanmaya devam edersek ne olur?

Birçok sürücünün aklındaki bu soruyu Continental Türkiye Binek Lastikleri Satış Müdürü Mehmet Akay şöyle yanıtlıyor; “Bizimle iletişime geçen ve neden lastik değiştirmeleri gerektiğini sorgulayan sürücülerimize gerekçeleri anlatmadan evvel, kışın sandalet, yazın ise bot giyip giymeyeceklerini soruyoruz. Yazın kış lastiği kullanmak lastikleri çabuk yıpratacağı gibi, araç performansını, yol tutuşunu ve fren mesafesini olumsuz etkiler. En önemlisi de yazın kış lastiği kullanmanın fren mesafesine olan etkisi. Yapılan testlerde görüyoruz ki, yazın kış lastiği kullanmak fren mesafesini artırıyor ve bu fark, beklenmeyen ani olaylarda hayati önem taşıyabilir. Bu yüzden yazın yaz lastiği kışın ise kış lastiği kullanmak gerekir.” diyor.

Neden iki farklı lastik seti?

Akay konu ile ilgili, “Otomobilimizi 100.000 km kullandığımızı varsayarsak 2 takım yaz lastiği ile bu 100.000 km mesafeyi almak yerine; aynı bütçeyi ayırarak 1 takım yaz lastiği 1 takım da kış lastiği ile hem yaz şartlarında maksimum performans elde ederek hem de kış şartlarında üst düzey güvenlik sağlayarak lastiklerimizi kullanmış oluruz” açıklamasını yaptı.

Continental, yazın kış lastiği kullanımının sonuçlarını şöyle özetliyor;

Çabuk yıpranır

Yaz koşullarında kullanılan kış lastikleri; yaz lastiklerine göre daha uzun bir fren mesafesinde durmanıza neden olur ve buna ilave olarak lastikleriniz daha çabuk aşınır.

Yakıt tüketimi ve CO2 salınımı artar

Mevsimine uygun lastik kullanmamak yakıt tüketimini artırır. Yaz lastiklerinin dönme direnci kış lastiklerine oranla daha düşüktür. Bu nedenle yazın yaz lastikleri daha az yakıt harcar ve daha az aşınır.

Aracın performansı düşer

Yaz lastiklerinin yüksek performans sağlayabilmesi için diş derinliğinin 3 mm altına düşmemesi gerekir. Hızlı girilen keskin virajlarda, yumuşak lastik yanaklarının etkisi ile araç savrulma riski ile karşı karşıya kalır ve bu durum sürücüleri öngörülmeyen bir direksiyon hareketi refleksine iter. Bu aşırı toparlama hareketi aracın takla atmasına dahi neden olabilir.

Fren mesafesi uzar ve gürültü seviyesi artar

Kış lastikleri, yaz mevsiminde +7 derecenin üstündeki hava koşullarında daha uzun fren mesafesine neden olur. Yaz lastikleri deseni ve sırt hamurunun özelliği nedeni ile kış lastiğine göre daha sessizdir. Özellikle sıcak havalarda ABS ile frenlemede yapılan yaz ve kış lastikleri karşılaştırmasında yaz lastikleri kış lastiklerine göre yüzde 40’lara varan oranlarda daha kısa mesafede durur.

TÜGİK Genel Başkanı Erkan Güral: “Bugün açıklanan büyüme rakamları AB’ye en güzel cevaptır”

TÜİK tarafından bugün açıklanan büyüme rakamlarının, referandum sürecine ve dünya ekonomilerinde yaşanan siyasi gerginliklere rağmen, Türkiye’nin son 15 yıldır yakaladığı istikrarlı büyüme performansını sürdürdüğüne işaret eden TÜGİK Genel Başkanı Erkan Güral, “Türkiye, ulusal birlik ve beraberlikten aldığı gücü bir kez daha kanıtlamıştır” dedi.

Erkan Güral, şu değerlendirmede bulundu:

“Son 15 yıllık süreçte istikrar ve sürdürülebilir ekonomik kalkınma trendine kavuşan ülkemizde sağlanan güven ortamı, ekonomik istikrarı da beraberinde getirmiş ve ekonomisi her geçen gün büyüyen bir Türkiye doğmuştur. Bugün açıklanan büyüme rakamları referandum nedeniyle ülkemizde kaos oluşturmak isteyen AB’ye en güzel cevaptır.

Hükümetimizin hayata geçirdiği yapısal reformların yanı sıra iş dünyası tarafından atılan dev adımlar, ekonomimize ivme kazandırmıştır. Özellikle dış güçler tarafından oluşturulmak istenen karışıklıklarla ekonomisine darbe vurulmaya çalışılan bir ülke olarak, Türk iş dünyasının göstermiş olduğu performans takdire şayandır. Bu süreçte karşılaşmış olduğumuz olumsuz gelişmelere rağmen Türkiye bu başarılı büyüme performansını sergileyebiliyorsa, dış etkenlerden uzak, tamamen büyüme ve gelişmeye odaklanmış bir Türkiye ekonomisinin sergileyeceği performansı tasavvur etmek bile gerçekten kolay değil! Bunun farkında olan AB’ye inat, Türkiye, birlik ve beraberliğinden aldığı güçle, büyümesini ve gelişmesini sürdürecektir.

FLO’nun yeni reklam filmi canlı renkleri ve sevilen markalarıyla baharın coşkusunu müjdeliyor!

FLO’nun yeni reklam filmi canlı renkleri ve sevilen markalarıyla baharın coşkusunu müjdeliyor!

Kaliteli, güncel moda ve geniş bir ürün yelpazesini ulaşılabilir fiyatlarla sunan FLO, 2017 ilkbahar sezonundaki moda coşkusunu yeni reklam filmine de yansıttı. Baharın gelişini canlı renkler, en sevilen markalar ve yüzlerce yeni model ile kutlayan FLO’nun yeni reklam filmine yine akıllardan silinmeyecek bir FLO şarkısı eşlik ediyor.

Türkiye’nin en büyük ayakkabı perakende markası FLO, zihinlerde yer edinecek yeni bir reklam filmi ile 2017 ilkbahar sezonuna iddialı bir giriş yapmaya hazırlanıyor. Baharın gelişini canlı renkler, en sevilen markalar ve yüzlerce yeni model ile kutlayan FLO, birbirinden farklı seçenekleriyle yeni sezondaki moda coşkusunu reklam filmine de yansıttı.

Canlı renklerin, dinamik bir anlatım ve etkileyici bir görsel dünya ile buluşturulduğu reklam filmine yine akıllardan silinmeyecek bir FLO şarkısı eşlik ediyor. Çok sevilen “Herkesin Ayakkabıcısı O” jingleının yeni yorumunda; “bak seni bekliyor FLO, renk renk çeşit çeşit” sözleriyle yeni sezonun mesajı veriliyor.

Ayrıca filmde, animasyon görüntüleri özellikle dikkat çekiyor. Çekimleri Stüdyo Aplus’ta, Toygun Başıdinç yönetmenliğinde, 50 kişilik bir ekip tarafından gerçekleştirilen film, Vietnam 2.0 imzasını taşıyor.

“Marka iletişim stratejimizi daha çok kadın müşterilerimize odakladık”

FLO Mağazacılık Pazarlama ve Kurumsal İletişim Direktörü Kemal Ömerci, yeni reklam filmi ile ilgili olarak yaptığı açıklamada, “Pazar araştırmaları gösteriyor ki, ayakkabı beğenme ve satın alma kararlarını çoğunlukla kadınlar veriyor. Yani kadın tüketiciler sadece kendileri için alışveriş yapmıyorlar, aynı zamanda eşleri ve çocukları için de ayakkabı satın alımını doğrudan belirliyorlar. O nedenle kadınların beğenisine daha çok önem vermemiz gerekliliğinden yola

çıkarak, 2017 yılından itibaren FLO marka iletişim stratejimizi daha çok kadın müşterilerimize odakladık. TV reklam filmlerimizin müziği, tarzı, tonu bu stratejinin yansıması ile planlandı, senaryolar hazırlandı, çok beğenilecek bir reklam filmi ortaya çıkardık” diye konuştu.

Reklam filmini aşağıdaki linkten izleyebilirsiniz:

https://www.youtube.com/watch?v=GTAwLgp_ik4

Sağlık endüstrisi Expomed’de buluştu

Avrasya Bölgesi’nin ve Türkiye’nin en büyük medikal fuarı olan EXPOMED, 30 Mart Perşembe günü 24. kez sektör profesyonellerine kapılarını açtı. Sağlık Bakanlığı’nın desteğiyle TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi’nde düzenlenen fuarda; nikotin bağımlılık testi, son teknoloji ile donatılmış hasta yatakları, ışınla fizyoterapi, dünyanın en küçük taşınabilir kalp-akciğer sistemi, entegre hastaneler ve son teknoloji ile hazırlanan yeni nesil ameliyathaneler yer alıyor.

Fuar ile birlikte eş zamanlı 01-02 Nisan tarihleri arasında düzenlenecek ‘Şehir Hastaneleri, Sağlık Turizmi ve Kamu Özel İşbirliği’ konulu sempozyum ise; yeni nesil şehir hastanelerine yapılan yatırımlara ve bu yolda gerçekleştirilen pek çok proje ile ilgili görüşmelere ev sahipliği yapıyor.

Avrasya Bölgesi’nin ve Türkiye’nin medikal alandaki en önemli buluşma platformu olan EXPOMED Fuarı, 50 ülkeden 1100’ün üzerinde marka ve marka temsilciliğine ev sahipliği yapıyor. Sağlık sektöründeki en yeni teknolojilerin, AR-GE ve inovasyon harikası ürünlerin sergileneceği bir platform olarak ön plana çıkan Expomed’i bu yıl 80’den fazla ülkeden 35 bin ziyaretçinin takip etmesi bekleniyor.

En son sağlık teknolojileri bu fuarda

Sağlık sektöründeki en yeni teknolojilerin, AR-GE ve inovasyon harikası ürünlerin sergilendiği fuarda; nikotin bağımlılık testi, son teknoloji ile donatılmış hasta yatakları, hasta yıkama çözümleri, hasta bakım koltukları, ışınla fizyoterapi, dünyanın en küçük taşınabilir kalp-akciğer sistemi, otomatik kalp masajı ürünleri, entegre hastaneler (PPP projeleri) ve son teknoloji ile hazırlanan yeni nesil ameliyathaneler yer alıyor.

Bu yıl fuar, ilk defa üç ana gruba ayrıldı

3 temel ürün grubuna göre salonlarını ayıran fuarda ziyaretçiler, aradıkları ürünleri ilgili salonlarda kolayca bulabilecek. 8 salonda gerçekleşen fuarda bu yıl ilk defa Ortopedi ve Sarf Malzemeleri 7-8 ve 9’uncu salonda, Elektro Medikal Ekipman ve Medikal Teknoloji ürünleri 3 ve 4’üncü salonunda yer alırken Hastane Yapı ve Tıbbi Tesis Yönetimi ise 2’inci salonda ziyaretçilerini bekliyor. Öte yandan, yerli ve yabancı sektör profesyonellerini bir araya getirme hedefiyle gerçekleştirilen fuar, dünyanın farklı noktalarında İstanbul’a gelecek olan alım heyetlerine de buluşma noktası olmayı amaçlıyor.

Sürdürülebilir sağlık yatırımları için EXPOMED

Ayrıca fuar kapsamında 01-02 Nisan tarihleri arasında düzenlenecek ‘Şehir Hastaneleri, Sağlık Turizmi ve Kamu Özel İşbirliği’ konulu sempozyum, sektörün bilirkişilerini bir araya getiriyor. REED TÜYAP, Sağlık Yönetimi ve Eğitimi Derneği (SAYED) ve Kamu ve Özel Ortaklığı Derneği işbirliğiyle düzenlenecek olan sempozyum; T.C. Sağlık Bakanlığı ve bakanlık yetkililerinin yanı sıra Azerbaycan, Bahreyn, Kazakistan, Kırgızistan, Kosova, Pakistan, Suudi Arabistan ve Madagaskar’dan Sağlık Bakanları ve bakanlık yetkililerinin katılımıyla gerçekleşecek.

Sağlık Yönetimi ve Eğitimi Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Fatma Aktaş, Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu Başkanı Dr. Hasan Aydınlık ve Sağlık Bakanlığı Müsteşarı Prof. Dr. Eyüp Gümüş açılış konuşmalarıyla başlayacak olan sempozyumda; Şehir Hastanelerinin Yönetilmesi̇, Problemleri̇ ve Çözüm Önerileri, Türkiye’de Sağlık Turizmi, Etkin Bir Finans Metodu Olarak PPP, Sağlıkta PPP Modeli Uygulama ve Aşamaları ve Geçmişten Günümüze Sağlık Yatırımı Uygulamaları ile ilgili tüm detaylar masaya yatırılacak. Ayrıca dünyanın ve Türkiye’nin farklı bölgelerinden İstanbul’a gelecek olan sektör profesyonelini de aynı açtı altında buluşturacak olan sempozyum; dünya genelindeki yeni nesil hastanelerin tam olarak yayılmasını ve bu alandaki yenilikleri paylaşmak ve farkındalık yaratmak için buluşma noktası olacak.

Oyak Renault’ya Engelli İstihdamı Ödülü

Türkiye’nin en büyük otomobil üreticisi Oyak Renault, Bursa Engelliler İstihdamı Buluşması’nda “En Fazla Engelli İstihdam Eden Firma” ve “Kontenjan Harici En Fazla Engelli Çalıştıran Firma” olarak iki büyük ödülün sahibi oldu.

Türkiye’nin en büyük otomobil üreticisi Oyak Renault, bu yıl ilki düzenlenen BENİB-BURSA Engelliler İstihdam Buluşması’nda Bursa’da engelli istihdamına yönelik gerçekleştirdiği katkılarından dolayı, “En Fazla Engelli İstihdam Eden Firma” ve “En Fazla Engelli Kontenjan Harici Engelli Çalıştıran Firma” olarak iki önemli kategoride ödüle layık görüldü.

31 Mart’ta düzenlenen BENİB-BURSA Engelliler İstihdam Buluşması, İŞKUR Bursa, Bursa Kent Konseyi, Bursa Kent Konseyi Engelliler Meclisi, Bursa Engelliler Federasyonu ortaklığı ve Bursa Büyükşehir Belediyesinin destekleri ile gerçekleşti. Ödülleri alan Oyak Renault Karoseri Montaj ve İmalat Direktörü Kaan Özkan, Oyak Renault olarak engelli istihdamını artırmaya yönelik büyük bir çaba içinde olduklarını ve bu alanda ödüle layık görülmekten duydukları memnuniyeti ifade etti.

ENGELLİ İSTİHDAMINA KATKI SAĞLAMAK ÖNCELİĞİMİZ

Oyak Renault Genel Müdürü Tunç Başeğmez ise alınan ödüle ilişkin yaptığı yazılı açıklamasında, “Engelli bireylerin ekonomik ve sosyal yaşama kazandırılmasının ilk adımı onlara istihdam sağlamaktan geçiyor. TÜİK verilerine göre, Türkiye’de yaklaşık 5 milyon engelli bulunuyor. Türkiye nüfusunun ise yüzde 6,6’sını engelliler oluşturuyor ve engellilerin iş gücüne katılım oranı %22,1. Dolayısıyla engellilere yönelik toplumsal algının değişmesi, engellilerin eğitim ve iş alanlarına kazandırılması için alınacak idari ve yasal önlemler kadar toplumsal sorumlulukların da yerine getirilmesine bağlı. Oyak Renault olarak, engelli bireylerin toplumun bir parçası olduğu bilinciyle, onlara doğrudan iş imkanı sağlamak ve böylelikle ülkemizin de istihdam gücüne katkıda bulunmak için var gücümüzle çalışıyoruz” dedi.

Oyak Renault engelli bireylerin istihdamını artırırken; engelli bireylerin çalışma koşullarını iyileştirmeye yönelik projeler planlıyor. Oyak Renault bünyesinde istihdam edilen 100’den fazla engelli çalışan; işaret dili tercümanı eşliğinde pek çok alanda eğitim alırken, şirket, engelli çalışanların ailelerini ve yine engelli arkadaşlarını dâhil edebilecekleri çeşitli organizasyonlar ve başarı hikâyelerinin aktarılacağı seminerler üzerinde çalışıyor.

Yatırım Amaçlı Ev Satın Alırken Dikkat!

Ödüllü Gayrimenkul Danışmanı Evrim Kırmızıtaş, ev satın alırken yatırım amaçlı düşünüldüğünde tek kriterin fiyat olduğunu belirterek oturum amaçlı ev alındığında duygusal faktörlerin de önemli olduğunu belirtiyor.

Yatırım amaçlı ve oturum amaçlı ev alırken farklı karar süreçleri ve kriterleri göz önüne almak gerekir. Fiyat uygunluğu yatırım amaçlı alınan bir evde başlıca ve en önemli konudur. Oturum amaçlı alınacak bir ev içinde elbetteki fiyat önemlidir ancak o ev hayalinizdeki ev olduğu için fiyat konusu ikinci planda dahi kalabilir. Çünkü orası sizin hayalinizdeki evdir ve oraya sahip olmaya karar vermişsinizdir. Peyzaj açısı,evin büyüklüğü,hastane,okul,metro gibi yerlere yakınlığı da önemli olacaktır.

Yatırım amaçlı alınacak bir ev için araştırmaya başladığınızda en karlı gayrimenkul yatırım aracı doğru lokasyonda ve doğru fiyatta arsa ve arazi alımıdır. Bunun dışında da kira getirisi yüksek olan; mümkünse uzun dönemli kurumsal kira sözleşmesi bulunan kiracısı olan ve kısa sürede yatırımınızı amorti edebilecek iş yeri yatırımı öneririm. Yeni bitmiş bir projeden ev almak istiyorsanız eğer,evin değer artışı için projenin %100 dolu olmasını bekleyin.Topraktan yani yeni projelerden ev satın alırken dikkat edin çünkü vaat edilenden çok farklı olabiliyor ya da evin yapılışı çok uzun sürebiliyor.Eğer yatırım amaçlı ev almak istiyorsanız aidatlara dikkat edin!Ev satın almadan önce mutlaka evin aidatlarını iyice araştırın.Yönetimden öğrenin.

DOĞRU GAYRİMENKUL DANIŞMANI İLE ÇALIŞIN…

Doğru gayrimenkul danışmanıyla çalışmanız size daha fazla kazanç sağlatacak ve lokasyon seçiminizde rehberiniz olacaktır.

Ömrünüzde belki 1 veya 2 defa ev alıyorsunuz ve bu konuda yeterli tecrübeniz olmadığı için her zaman büyük hatalar yapabilir ve sonrasında pişmanlık duyabilirsiniz. Bu olumsuzlukları yasamamak için kurumsal olarak çalışan iyi bir gayrimenkul danışmanından yardım almanız sizi hem doğru yatırıma yönlendirerek yatırımınızın en iyi şekilde değerlendirmenizi sağlayacaktır.

Dünya Ekonomisinde Çin Mucizesi

Dış ticaret hacmi yüzde 5,6 oranında artış göstererek 4 trilyon doları aşan Çin; hem ileri teknoloji hem de katma değeri yüksek ürünler ile dünyada Amerika’dan sonra ikinci büyük ekonomi haline geldi. Dünya ekonomisinin başlıca büyüme motoru olarak görülen Çin, genişleyen pazar kimliğiyle de küresel platformlarda ağırlığını her geçen yıl arttırmaya devam ediyor. Çin ile Türkiye arası ticaretin en önemli platformlarından olan China Homelife Turkey Fuarları kalite kontrolleri, ticari ilişkilerin sürekliliği, danışmanlık, tercüman ve protokol işbirliklerinin sağlanması konusunda Türkiye’de Çin ticaretine öncülük ediyor.

Dünya’nın ikinci büyük ekonomisi haline gelen Çin ekonomisi, 2017 verilerine göre dünyada en çok ithalat yapılan ülke olarak lider konumda bulunuyor. Ucuz iş gücü ile girdiği piyasada kaliteli ürünlerle yer almaya başlayan Çin, China Homelife Fuarı ile Türkiye’ye geliyor. Tekstil, hazır giyim, kumaş, dekoratif kumaş, ev tekstili, inşaat malzemeleri, ev gereçleri, elektrikli ev aletleri, mobilya, aydınlatma ürünleri, hediyelik eşya, lojistik malzemeler, mutfak ve banyo armatürleri başta olmak üzere pek çok ürünün yer alacağı China Homelife Fuarı, 1-3 Haziran’da İstanbul Fuar Merkezi, Yeşilköy’de gerçekleşecek.

Türk mutfağı ihracatta aktif rol istiyor

“2 trilyon dolarlık gastronomi pazarından yeterli pay alabilmemiz için yerel mutfakları, markaları ihraç emeliyiz.”

Sultanahmet Köftecisi’nin 3. Nesil Patronu ve Gastronomi Uzmanı Mehmet Tezçakın, Türkiye’nin ekonomide 2023 hedeflerine ulaşabilmesi için yerel mutfakların, markaların ihraç edilmesi gerektiğini söyledi.

Tezçakın, dünyada yeme içme sektörünün pazar büyüklüğünün 2 trilyon dolara ulaştığını, köfte, kebap gibi et ürünleri, hamur işleri, zeytinyağlılar ve Osmanlı’nın mirası saray mutfağı gibi zenginlikleri ile gastronomi cenneti olan Türkiye’nin, bu pazardan aldığı payın ise “denizde küçücük bir damla” olduğunu belirtti.

Gastronomi sektöründe karlılığın Avrupa ve ABD’de Türkiye’den 3-4 kat daha fazla olduğuna dikkati çeken Tezçakın, şöyle konuştu:

“Kendi sektörümüzden örnek vermek gerekirse, Türkiye’de Sultanahmet köftesinin üretiminde çok özel et kullanırız ve bu etin bize kilogram maliyeti 36,5 TL’dir. Bir kilo köfteye müşterinin ödediği rakam ise 152,1 TL. Yaklaşık 4 katı. Kar gibi gözüken 115 liranın içinde Londra’dan bile pahalı dükkan kiraları, personel giderleri , elektrik, su vs. giderler var. Aynı eti Almanya’da 4,6 Euroya alıp, müşteriye 66,75 euroya satıyoruz. Oradaki oran 14,5 kat. Almanya’da bu işi yapmak 3-4 kat daha karlı. Diğer Avrupa ülkeleri ve ABD’de durum pek de farklı değil. Bir örnek daha vermek gerekirse, yaklaşık 150 milyar dolar ciroları bulunan Honda ve Mazda’nın toplam yıllık karları 4 milyar dolar. Mc Donalds ise 25 milyar ciro ile iki otomotiv devinden daha fazla, 4,5 milyar dolar kar elde ediyor. Bu yüzden, en az otomotiv kadar Türk mutfağının, yerel markaların desteklenmesi, dünyaya açılmalarının teşvik edilmesi gerekir diyoruz.”

-177 firmadan sadece biri gastronomi

Marka teşvikinin devletin resmi politikası olduğunu, uluslararası pazarlarda faaliyet gösterecek markaların desteklenmesi amacıyla yaklaşık 10 yıl önce Turquality programının başlatıldığını anımsatan Tezçakın, şöyle devam etti:

“Bugün bu program kapsamında 177 firma ve markaya çok ciddi destek sağlanıyor. Ancak, biraz da özeleştiri yapmamız gerekiyor. Gastronomi sektörü olarak geciktik. Bugün 177 firma ve marka arasında gastronomi sektöründen sadece bir firma Turquality desteği alıyor. Sektör olarak geç kalmış olsak da elimizi taşın altına koyduk. İhracatta aktif rol almak istiyoruz. Yurt dışında açacağımız her şube, ülkemize ciddi manada döviz girdisi sağlayacaktır. Bu nedenle şu anda çok sayıda gastronomi firması Turquality programına girmek için çalışmalarını sürdürüyor.”

Sultanahmet Köftecisi olarak 4. Nesil patronların işbaşı yapmasıyla birlikte yurt dışı pazarlara açılmak için çalışmalara hız verdiklerini de kaydeden Tezçakın, “ İlk durağımız kardeş ülke Azerbaycan oldu. Ardından, Almanya ve İngiltere’de şube açtık. ABD’de şirket kurduk. Avrupa’da ve ABD’de marka tescili yaptık. Turquality programına alınmamız halinde, şube sayımızı kısa sürede onlarla ifade edilen sayılara çıkarabiliriz” dedi.

6 yılda 8 milyar adet e-fatura ve e-arşiv fatura üretildi

GİB verilerine göre e-fatura çözümü gönderen için yüzde 57, faturayı alan için yüzde 62 oranında tasarruf sağlıyor. 2017 başı itibariyle e-defter uygulamasına kayıtlı mükellef sayısı yaklaşık yüzde 10’luk bir artışla 59 bin 875’e yükseldi. E-arşiv uygulamasına geçiş yapan mükellef sayısı ise yaklaşık yüzde 29’luk bir artışla 6.573’e ulaştı.

29.03.2017

E-Dönüşüm stratejisi kapsamında yürürlüğe giren hizmetler, ülke çapında hızla yaygınlaşıyor. Yeni yasal düzenlemeler ve teknoloji alanındaki gelişmeler, fatura, defter ve arşiv gibi iş süreçlerinin dijital ortama aktarılmasına imkân sağlıyor. E-fatura mükellef sayısı, 2017 yılı başında 62 bini aştı. Kayıtlı mükellef sayısı 1,5 senede 2,5 kat artmış durumda. Yıllık düzenlenen e-fatura adedi 170 milyon 673 bin, e-arşiv fatura sayısı ise 1 milyara ulaşmış bulunuyor.

E-fatura maliyeti 1 TL, kâğıt fatura 5-15 TL

E-fatura, e-defter, e-arşiv fatura gibi e-dönüşüm uygulamaları, kullanıcılara yüzde 50 ila yüzde 90 arasında tasarruf sağlıyor. Aynı zamanda ülke ekonomisine yıllık 3 milyar TL’nin üzerinde katkı sunuyor. E-dönüşüm uygulamaları, kâğıt, yazıcı, kartuş, baskı, zarf, kargo, posta, depolama, işçilik, noter tasdikleri gibi birçok kalemden oluşan maliyetleri minimuma indirerek, ticari işlemlerde hız ve kolaylık kazandırıyor. Saniyeler içinde gönderilip alınabilen e-fatura gönderme ve alma maliyeti 1 TL’nin altında. Birkaç gün içinde teslim edilebilen kâğıt faturanın ise 5-15 TL arasında maliyeti mevcut. E-fatura kullanımı aynı zamanda kâğıt fatura kullanımı sırasında harcanan işgücünü altıda bire düşürüyor.

2016’da 2 trilyonluk e-fatura üretildi

2017’de e-fatura için 10 milyon TL olan yıllık ciro sınırının 8 milyon TL’ye inmesi durumunda, yıl sonunda e-fatura mükellef sayısının 100 bini aşabileceğini belirten Doğan E-Dönüşüm Yönetim Kurulu Başkanı Ersin Doğan, “GİB verilerine göre, 2016 yılında e-fatura mükelleflerinin e-fatura adeti 170.673.313. Oluşturulan e-fatura tutarı 2 trilyon TL’ye ulaştı. Verilere göre, 2010 yılından 2016’ya kadar e-fatura ve e-arşiv fatura kullanıcıları tarafından oluşturulan toplam fatura sayısı ise 8 milyar. Ayda 60 milyon bireysel e-fatura, 25 milyon kurumsal e-fatura kesiliyor. E-dönüşüm süreci kurumların ve ülkemizin önemli ölçüde tasarruf elde etmesini sağlıyor. Doğan E-Dönüşüm olarak, yenilikçi uygulama ve hizmetlerimizle e-dönüşüm pazarına katkı sunmayı hedefliyoruz.” dedi.

Doğan E-Dönüşüm Hakkında:

Doğan E-Dönüşüm Hizmetleri, e-dönüşüm sektöründe hizmet vermek amacıyla, 1994 yılında zarf sektöründe faaliyetine başlayan Doğan Zarf yatırımıyla 2016 yılında faaliyetine başladı. Doğan E-Dönüşüm Hizmetleri, Doğan Zarf’ın 20 yılı aşkın deneyim ve 35 ülkeye yapılan ihracat gücünü arkasına alarak, e-dönüşüm sektöründe fırsat eşitliği sağlamak için çalışmalarını yürütüyor. Uzman ekibi, yenilikçi teknolojisi, Ar-Ge gücü ile müşterilerine e-fatura, e-defter ve e-arşiv hizmetleri sunan Doğan E-Dönüşüm Hizmetleri, Türkiye çapındaki yaygın bayi ağı ile hizmet veriyor. Doğan E-Dönüşüm Hizmetleri’nin ana hedefleri arasında, güvenli, hızlı ve kaliteli şekilde hizmet vermek ve servis aşamasında müşteri memnuniyetini en üst noktalara taşımak bulunuyor. Gelişmiş alt yapısı sayesinde Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından yayımlanan mevzuatlara hızla uyum sağlayan Doğan E-Dönüşüm Hizmetleri, e-dönüşüm sektörüne öncülük etmeyi hedefliyor.