BTA, Letonya Riga Havalimanı’nda büyümeye devam ediyor

BTA, Baltık ülkelerinin en büyük havalimanı Letonya Riga’da işlettiği yiyecek içecek noktalarının sayısını beşe çıkardı. Tasty, Sweet Delights ve Needstop’un ardından sevilen markası Cakes&Bakes’i de Riga Uluslararası Havalimanı’na taşıyan BTA, NeedStop’un ikinci mağazasını da dış hatlar terminali hava tarafında açtı.

TAV Havalimanları iştiraki BTA, Baltık ülkeleri arasındaki en büyük havalimanı olan Letonya Riga Uluslararası Havalimanı’ndaki yeni yatırımlarıyla yurtdışında büyümeye devam ediyor. 2015 yılından beri Riga Havalimanı’nda Tasty, Sweet Delights ve Needstop markalarıyla hizmet veren BTA, dış hatlar terminali hava tarafında iki yeni mağaza daha açtı. Şirketin yeni mağazalardan biri kahveleri ve farklı lezzetleriyle keyifli molaların adresi Cakes&Bakes, diğer yeni hizmet noktası ise anlık tüm ihtiyaçları karşılayan ürünleriyle öne çıkan Needstop oldu.

BTA İcra Kurulu Başkanı Sadettin Cesur, “BTA olarak bugün dünyanın birçok noktasında misafirlerimizin farklı ihtiyaç ve beklentilerini takip ederek özel konseptler yaratıyoruz. Atatürk Havalimanı’ndan dünyaya açıldık ve bugün sekiz ülkede 300’den fazla noktada varız. Baltık bölgesinin en büyük bağlantı noktası olan Riga Uluslararası Havalimanı’nda hizmet noktalarımızın sayısı beşe yükseldi. Uluslararası platformda tercih edilen bir marka konumuna gelmek bizler için gurur verici. Önümüzdeki dönemde fırsatları değerlendirerek yurtiçi ve yurtdışında büyümemizi sürdüreceğiz” dedi.

120 metrekare alana ve 35 kişilik oturma kapasitesine sahip Cakes&Bakes, Riga’da açılan son şubesiyle yurtiçi ve yurtdışı havalimanları, denizyolları ve şehir noktalarında toplam 24 mağazaya ulaştı. Ayrıca BTA, Riga’da Needstop’un ikinci mağazasını da açtı. Yolcuların uçuş öncesinde dinlenip hızlı bir şeyler atıştırabilecekleri Needstop’ta sandviç, atıştırmalıklar, sıcak ve soğuk içecekler satışa sunuluyor. Needstop’un ikinci mağazası, 50 metrekare alana ve 22 kişilik oturma kapasitesine sahip.

Baltık ülkeleri arasındaki en büyük hava trafiği bağlantı noktası olan Riga Uluslararası Havalimanı, bu ülkelerdeki toplam yolcu sayısının yüzde 45’ini ağırlıyor. Riga Uluslararası Havalimanı, 20 havayolu şirketi ile kış sezonunda 60, yaz sezonunda ise 79 destinasyona uçuş gerçekleştiriyor. Yılda 5 milyondan fazla yolcuya hizmet veren Riga Havalimanı’nın, yeni tamamlanan uçak park alanı ve terminal genişleme çalışmalarıyla yolcu kapasitesini artırması bekleniyor.

BTA hakkında:

TAV Havalimanları Holding iştiraki olan BTA, Türkiye, Gürcistan, Makedonya, Tunus, Umman, Letonya, Hırvatistan, Suudi Arabistan’da toplam 16 havalimanında, İstanbul Deniz Otobüsleri’nde ve Maslak’taki yeni nesil kültür-sanat ve yaşam merkezi UNIQ İstanbul’da uluslararası standartlarda yiyecek içecek hizmeti sunuyor. Yaklaşık 700 aşçısıyla günde yaklaşık 100 binin üzerinde kişiyi ağırlayan BTA, konuklarına dünya mutfaklarının zengin menü seçeneklerini yaklaşık 60 bin metrekare alanda ve 300’ü aşan noktada sunuyor. BTA’nın 2006 yılında kurduğu Cakes&Bakes üretim tesisi ise günümüzde Türkiye’nin en büyük gıda üretim tesislerinden biri konumuna gelmiş bulunuyor. Cakes & Bakes bugün ayda 6 milyon adet üretim hacmiyle, içlerinde dünyaca ünlü fast-food ve kahve zincirlerinin de bulunduğu 130 markaya 1500 aktif reçeteyle endüstriyel ölçekte butik üretim sunuyor. Ayrıca tesiste ayda 90 ton lokum üretimi de gerçekleştiriliyor. Şirket, TAV Airport Hotel markasıyla İstanbul Atatürk Havalimanı’nda 2004’ten, İzmir Adnan Menderes Havalimanı’nda ise 2015 yılından bu yana işletmecilik yapıyor. BTA, hizmet kalitesini ISO 9001:2008 Kalite Yönetim Sistemi belgesiyle de güvence altına almış bulunuyor.

Dolardaki Düşüş Devam Edecek mi?

Geçtiğimiz hafta art arda rekor kıran Dolar/TL, bu hafta 3.43 seviyelerine kadar geri çekildi. Piyasalarda şimdi, bu geri çekilmenin nereye kadar devam edeceği sorgulanırken, TL’nin değer kazanımını arttırmak için hem devlet hem de hane halkından önemli destekler sağlanıyor. Destek Yatırım Araştırma Uzmanı Kutay Gözgör, devlet kurumlarının TL üzerinden işlemlerini gerçekleştirmesi ve dış ticarette TL kullanımına yönelik planların uzun vadede önemli adımlar olduğunu, yarınki (Perşembe) Ekonomik Koordinasyon Kurulu’nun açıklayacağı kararların da TL açısından önemli olduğunu kaydetti.

TL ile Ticaret Doları Düşürebilir
TL’nin Kasım ayında Dolara karşı yaklaşık % 11 değer kaybetmesi sonrası yurtiçinde Türk Lirasının (TL) değer kazanım sürecini hızlandırmak için hem devlet kurumlarından hem de hane halkından önemli destekler sağlanmaya başladı.
Bu desteklerin başında devlet kurumlarının TL üzerinden işlemlerini gerçekleştirmesi ve dış ticarette TL kullanıma yönelik adımlar geliyor. Borsa İstanbul’un tüm dolar varlıklarını TL’ye çevirmesi ve dün Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) TL karşılığında altın alımına başlayacak olması önemli hamlelerin başında yer alıyor. Benzer şekilde Özelleştirme İdaresi Başkanlığının ihalelilerin TL ile düzenleneceğine açıklaması TL varlıklarını destekleyecek nitelikte. Bundan sonraki adımlar döviz ile ödenen AVM kiralarıyla birlikte köprü otoyol geçiş ücretleri olabilir. Devlet kurumlarının ve hane halkının uygulamaları TL’ye olan talebi arttıracaktır. Bunun yanı sıra dış ticarette yapılacak değişiklikler uzun vadeli TL’yi destekleyecek nitelikte olduğunu söyleyebiliriz. Perşembe günü Ekonomi Koordinasyon Kurulunun (EKK) açıklayacağı kararların da benzer şekilde TL’yi destekleyecek nitelikte olabilir.

Dış Ticarette TL Kullanımı Artıyor
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Rusya, İran ve Çin ile görüşüldüğünü ve ticaretin yerel para birimiyle yapılacağına yönelik söylemleri dış ticarette yeni sayfaların açılmasına neden olabilir. TL’nin dış ticarette kullanım oranı %6’ların üzerinde yer alıyor. Dış ticarette TL’nin kullanılması özellikle dış ticaret açığı verdiğimiz ülkelere karşı oldukça avantajlı olacaktır. Önemli bir ticari partnerimiz olan Rusya’ya karşı dış ticaret açığı veriyoruz. Rusya’ya yapılacak ödemeler TL cinsinden olursa dolara olan talebi azaltacaktır. Ancak, burada önemli kısıt Rusya’nın bunu kabul edip etmeyeceğedir. Bunun içinde kuvvetli diplomatik ilişkiler gerekecektir. Tüm bu gelişmelerin kısa vadede TL’yi desteklemeyi sürdürecektir. TL’nin değer kazanımının orta ve uzun vadeye yayılması için dış ticarette atılacak olan adımlar ve TCMB’nin politikaları belirleyici olacaktır.

Dolardaki geri çekilme sürer mi?
Dolar TL paritesinin teknik görüntüsüne baktığımızda, dün TL’nin değer kazanımı sonrası önemli destek olan 3.50 seviyesi aşağı yönlü kırıldı. 3.50 seviyesinin aşağısında kalındığı sürece geri çekilmeler kademeli 3.4050 bölgesine doğru sürebilir. 3.4050 desteğinin kırılması halinde Dolar TL paritesinde yeni bir düşüş dalgası başlayarak 3.3500 seviyesi gündeme gelebilir. 3.50 direncinin geçilmesi halinde 3.5450 – 3.5600 bölgesi gündeme gelebilir.

Kutay Gözgör/Destek Yatırım Araştırma Uzmanı

Veri Güvenliği Dünyasında Güç Birliği!

Yeni nesil siber saldırıların önüe geçecek eksiksiz ürün portföyüyle FireEye, Platin Bilişim’in yeni iş ortağı oldu.

2001 yılından beri Türkiye’nin önde gelen kurumlarına “Veri Koruma”, “Arşivleme”, “İş Sürekliliği”, “IT Altyapı Yönetimi” ve “Güvenlik” konularında profesyonel çözümler sunan Platin Bilişim, hizmet kalitesini artırmak adına güvenlik tarafındaki iş ortakları arasına FireEye’ı da ekledi.

Gelişmiş saldırılara karşı tümleşik, çoklu tehdit vektörlü ve çoklu kademeli koruma sağlayan FireEye Tehdit Önleme Platformu, kurumların veri güvenliği altyapısı için güçlü bir kalkan görevi üstleniyor.

FireEye gelişmiş saldırıları gerçek zamanlı tehdit koruması sağlayan sanal makine tabanlı çalıştırma motoru ile sağlıyor. Sofistike siber saldırılar, kolayca yeni nesil güvenlik duvarları, IPS, anti-virüs ve ağ geçitleri gibi geleneksel imza tabanlı savunma teknolojilerini geçebiliyorlar. FireEye Tehdit Önleme Platformu ise, tehditleri dinamik tehdit güvenliği mekanizması ile imza kullanımı olmadan koruma sağlıyor.

FireEye dinamik tehdit istihbaratı servisi sayesinde gelişmiş siber saldırıları gerçek zamanlı tespit edip, saldırıları zamanında engelleyebiliyor.Bu iki kurumun ilk etkinliği ise 8 Aralık tarihinde Wyndham Kalamış Marina’da gerçekleşti. Adaptive Security Excellence Days başlığıyla hayata geçirilen bu etkinlikte katılımcılara FireEye ürünleri hakkında detaylı bilgi verilmesinin yanı sıra Platin Bilişim’in odağına aldığı sektörlerde gerçekleştirmeyi planladığı projelere dair ipuçlarına da değinildi.

Siber saldırılara karşı süper çözüm

FireEye siber güvenlik ürünlerinin günümüzün gelişmiş kalıcı tehditleri (APT’ler) üzerine uzmanlaşmış durumda olduğunu kaydeden Platin Bilişim Satış Direktörü Pınar Bamyacı “Adaptif Savunma stratejisinin ayrılmaz bir parçası olarak, geleneksel ağ güvenliği ürünleri, IPS, antivirüs yazılımı, yeni nesil güvenlik duvarları ve genel sandbox teknolojileri, imza tabanlı araçlar kolaylıkla bypass edilerek gelişmiş saldırılara karşı korumasız kalıyor. Birlikte çalışmaktan büyük mutluluk duyduğumuz FireEye ise çözümlerini, tespit ve önleme ile analiz ve tepki olmak üzere iki farklı strateji üzerine geliştirmiş güçlü bir marka” şeklinde konuştu.

FireEye’ın kamudan özel sektöre kadar birçok alanda kullanıldığına da dikkat çeken Pınar Bamyacı, sözlerini şu şekilde bitirdi:

67 ülkede 5 bin kurumsal müşteri

“Bugün gelinen noktada güvenlik bilinci yüksek kurumlar ve devlet daireleri, gelişmiş kötü niyetli yazılım, zero-day ve hedeflenmiş APT saldırıları gibi günümüzün gelişmiş siber saldırılarına karşı sektörde öncü bir koruma sağlayan FireEye platformlarını seçiyor. FireEye Tehdit Önleme Platformu (FireEye Threat Prevention Platform), geleneksel ve yeni nesil güvenlik duvarları, IPS, AV ve ağ geçitlerini tamamlıyor. FireEye platformu, günümüzün çok vektörlü Web, e-posta, dosya ve mobil bazlı tehditlerine karşı entegre yeni nesil korumaya yönelik bir tehdit önleme dokusu da yaratıyor”dedi.

FireEye Güneydoğu Avrupa Kurumsal Çözümler Direktörü Ümit Nadim ise “Dünya genelinde 67 ülkede 5 bin kurumsal firmaya hizmet veren global bir organizasyona sahibiz. Artan pazar ihtiyaçları ve gelen talepler doğrultusunda odağımızı Türkiye pazarına çevirdik. Bu bağlamda konusunda uzman bir iş ortağı arayışı neticesinde Platin Bilişim ile el sıkışmaya karar verdik. İki firmanın yarattığı ortak sinerji ile Türkiye pazarında katma değer odaklı projeler gerçekleştireceğimize inancımız tam “ dedi.

Nadim sözlerini şöyle sürdürdü: “Frost & Sullivan araştırma şirketinin verilerine göre 2020 yılında ADVANCED MALWARE MARKET–AMM Gelişmiş Malware pazarı 3,3 milyar dolar seviyesine ulaşacak. Yine bu araştırma şirketinin verilerine göre bu segmentte pazar lideri olan FireEye, inovatif güvenlik teknolojilerine yatırımları ile pazarda fark yaratıyor. Biz de bu ürün ailesini Türkiye pazarına sunmaktan dolayı çok heyecanlıyız. Platin bilişim ile veri güvenliği alanında yatırım yapmak isteyen kurumlara uçtan uca komple hizmet sunma yaklaşımımızla destek vermeye devam edeceğiz.”

FireEye Hakkında
FireEye, yeni nesil siber saldırılara karşı dünya çapındaki tüm kuruluş ve devlet kurumları nezdinde gerçek zamanlı tehdit önleme imkânı sunan özel amaçlı, sanal makine bazlı bir güvenlik platformu şirketidir. Son derece karmaşık bu siber saldırılar, yeni nesil güvenlik duvarları, IPS, anti-virüs ve ağ geçitleri gibi birtakım geleneksel imza-bazlı (signature-based) savunma noktalarını kolaylıkla atlatabilmektedirler. Fireye Threat Prevention Platformu, bir kurumun, Web, e-posta, ve dosyalar dahil olmak üzere birincil tehdit vektörleri boyunca olduğu kadar, saldırı yaşam döngüsündeki farklı kademeler boyunca da imza kullanımı olmaksızın gerçek zamanlı, dinamik bir tehdit koruması altına alınmasına imkan tanımaktadır. FireEye platformunun çekirdeğinde sanal bir execution motoru, onu tamamlayan ve siber saldırıları gerçek zamanlı olarak tespit edip durdurabilen dinamik bir tehdit istihbaratı yer almaktadır. FireEye’ın 40’tan fazla ülkede 1,100’ü aşan sayıda müşterisi bulunmakta olup, bu müşteriler arasında Fortune 500’ün içinde yer alan 100’den fazla kurum da yer almaktadır. www.fireeye.com

Platin Bilişim Hakkında
Platin Bilişim 2001 yılında kurulmuş; “Veri Koruma”, “email Arşivleme”, “Log Yönetimi/SIEM”, “BT Güvenlik sistemleri” konularında faaliyet gösteren bir teknoloji firmasıdır. Uzman kadrosu ve İstanbul’daki Operasyon Merkezi ile Türkiye’deki tüm müşterilerine, yerinde ve uzaktan güvenli erişim metoduyla “Yönetilebilir Hizmetler” vermektedir.
Platin Bilişim, çözüm sağladığı ürün ve konularda uzmanlaşarak IT sektöründeki yerini almıştır. Uzmanlığındaki konularda, farklı müşteri ihtiyaçlarına uygun implentasyonlarla, müşterilerinin yaptıkları yatırımların hızlı geri dönüşü sağlanmaktadır. Modern Profesyonel Hizmetler anlayışı ile uzmanlaşmış “Kurulum Uyarlama Servisleri”, “Durum Değerlendirme (Healthcheck)”, “Göç (Migration)”, “Sürüm Yükseltme (Upgrade)” gibi kompleks servisleri de müşterilerine sağlamaktadır.
IT Altyapıları konusunda yüksek standartlara sahip firmaların ürünleri ile sorunsuz, uzun vadeli ve güvenilir çözümler üretilmektedir. Platin Bilişim’i rakiplerinden ayıran en önemli farkı, sağladığı Profesyonel Hizmetlerin yüksek standartları ve uyguladığı başarısı kanıtlanmış metodolojilerdir. PMI standartlarında uyguladığı Proje Yönetimi Sistemi sayesinde projeleriniz belirlenen bütçe, süre ve kalitede tamamlanabilmektedir.
Platin Bilişim; Bilişim 500 listesinde, 2015 verilerine göre 155. sırada bulunmaktadır. www.platinbilisim.com.tr

CPM Yazılım’dan Türk Lirası Hareketi

KOBİ ve büyük ölçekli işletmelere kurumsal kaynakların aktif ve verimli yönetilmesini sağlayan ERP çözümleriyle %25’e varan kâr artışı sunan CPM Yazılım, dolar kurlarındaki aşırı yükseliş sebebiyle başlatılan döviz hareketine, yerli yazılım kullanarak destek sağlanabileceğinin altını çizdi.

Yüzde yüz yerli sermayeyle kurulan, sektörde 500’e yakın kurum ve kuruluşa hizmet veren CPM Yazılım, döviz kurlarında yaşanan aşırı yükselişin ardından başlatılan dolar hareketinde, yazılım ücretlerinin Türk Lirası olarak ödenmesinin Türkiye ekonomisi için önemli bir avantaj sağlayacağının altını çizdi. Yabancı sermayeli yazılım firmalarının, Türkiye pazarında döviz ile ödeme aldıklarını belirten CPM Yazılım Yönetim Kurulu Başkanı Recep Palamut; “Türkiye’de döviz ile yazılım ücreti ödemek, hem Türk yazılım sektörüne hem de Türkiye ekonomisine ihanettir. Ülkemiz maalesef ki uzun yıllar boyunca dövizin yükselişinden çok çekti. Ülkece bu günlerde Türk Lirası’na olan bağlılığımızın daha da artması, hangi büyüklükte olursa olsun her firmanın ödemelerini TL ile yapmaları gerektiğine inanıyoruz. Ekmeğimizi alırken, faturamızı öderken kendi paramızla ödüyoruz ama yazılım ücretlerini neden döviz ile ödüyoruz sorusunu KOBİ ve büyük ölçekli işletme patronları kendilerine sormalı. Yazılım sektöründeki yabancı firmaların ödemelerini dolar ve euro üzerinden aldığını biliyoruz. Ülke olarak artık yazılım sektörümüz ve özellikle Türk yazılımcıları dünya sıralamasına girebilecek durumdayken ve çok fazla Türk yazılım firmamız varken, yabancı firmalardan hizmet almak ülkemiz ekonomisi açısından, özellikle bu dönemlerde sorgulamamız gereken bir durumdur. Türk sanayisi başta olmak üzere tüm kamu kuruluşları bu konuda daha hassas olmalılar. Yazılım ve ekonomi olarak dışa bağımlılığımızı olabildiğince azaltmamız gereken bir dönemdeyiz. Dövize bağımlılığımız ne kadar az ise ekonomimizin de bir o kadar özgür olduğunu unutmamamız gerekiyor.” şeklinde konuştu.

Yeni INFINITI Q30’da ÖTV ve Sabit Kur Avantajı

Premium kompakt crossover INFINITI Q30’un 1.5 Dizel ve 1.6 Benzinli modelleri, Aralık ayı sonuna kadar ÖTV farkı olmadan ve 3,39 TL’lik sabit Euro kuru avantajıyla satışa sunuluyor.

Bayraktar Grubu distribütörlüğünde Türkiye’ye ithal edilen INFINITI’nin kompakt crossover modeli Q30’un 1.5 litrelik turbo dizel ve 1.6 litrelik turbo benzinli modelleri, ÖTV artışından etkilenmeden, 3,39 TL’lik sabit Euro kuru avantajı ile yıl sonuna kadar INFINITI’nin Ankara, İstanbul ve İzmir satış noktalarında yerini aldı.

INFINITI Q30: Şehirli aktif yaşamı benimseyenlerin otomobili

Cesur, karakterli ve cüretkar tasarım diliyle hayata geçirilen Q30, INFINITI’nin küresel büyüme planının çok önemli bir parçası. Şehirli aktif yaşamı benimsemiş, rafine zevkleri olan kullanıcıları hedefleyen Q30, konfor, lüks, dinamizm, performans ve verimlilik gibi beklentileri üstün Japon teknolojisi ve güvenilirliği ile harmanlıyor.

INFINITI Q30’un benzinli motor seçeneklerini 1.6 litre 156 HP ve 2.0 litre 211 HP oluştururken, dizel motor seçeneği olarak 1.5 litre 109 HP sunuluyor. Tamamı turbo beslemeli olan motorlarda 7 kademeli çift kavramalı otomatik şanzıman (7 DCT) da standart olarak sunuluyor. INFINITI Q30 2.0T modelinde 4 tekerlekten çekiş sistemi standart olarak sunuluyor.

Tüm INFINITI Q30 modellerinde panoramik cam tavan ve tavan rayları Türkiye paketinin standart donanımında yer alıyor. INFINITI Q30’un segmentinde eşsiz olan donanımlarından alcantara kokpit ve kapı içleri, sürücü ve ön yolcu için elektrikli ve hafızalı koltuklar, 360 derece görüntülü 4 kamera sistemi ve Dinamica-Siyah renkli tavan döşemesi de bu en özel versiyonda da sunuluyor. Sport donanım paketli Q30 modellerinde spor ön ızgara, spor ön tampon, spor arka tampon ve difüzör, gövde rengi yan pervazlar, koyu krom egzoz kaplamaları, 235/45 R19 ölçüsünde lastikler ve 19 inç 5 çift kollu hafif alaşım jantlarla daha dinamik bir tasarım sunuluyor.

** Bu kampanya, 2016/9542 sayılı Bakanlar Kurulu kararı uyarınca binek otomobiller için tanımlanan Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) artışından doğan farkın karşılanmasını kapsamakta olup, 31 Aralık 2016 bitimine kadar, INFINITI Ankara, İstanbul ve İzmir satış noktalarında 1 Euro=3,39 TL sabit kur uygulamasıyla fatura edilen Q30 1.5 Dizel ve Q30 1.6 benzinli modelleri için geçerli olacaktır.

EKK Kararları Türkiye’nin Kredi Notunu Olumlu Etkileyebilir

TL’nin dolar karşısında değer kayıplarının hızlanması sonrası yurtiçinde başlayan dolar bozdurma kampanyalarının yanı sıra devlet kurumlarının TL’ye dönmesine yönelik aldığı kararlar etkisini göstermeye başladı. Aynı zamanda Ekonomi Koordinasyon Kurulu (EKK) açıkladığı sonuçlarda önemli yapısal reformların hayata geçirildiğini gördük.

Reel Sektöre Destek Sağlanacak
Geçtiğimiz hafta Borsa İstanbul’un varlıklarını TL’ye çevirmesi, bu hafta Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) TL karşılığında altın alınımına başlaması gibi gelişmelerin yanı sıra EKK’dan orta ve uzun vadede TL varlıklarını destekleyecek kararlar çıktı. Özellikle reel sektörün canlanmasına sağlayacak önlemeler dikkat çekti. Reel sektöre 250 milyar liralık kredi kaynağı sağlanacak aynı zamanda KOBİ’lere faizsiz kredi imkanı yaratılacak. 2017 yılının ise tasarruf yılı olacağına yönelik söylemler yer aldı. EKK toplantısının genel olarak yapısal reformların hızlıca uygulandığı bir dönem noktası olarak değerlendirebiliriz. Kredi derecelendirme kuruluşlarının oldukça önemsediği yapısal reformların uygulamaya koyulması, Türkiye’nin yeniden yatırım yapılabilir ülke notunu elde etmesini sağlayabilir. Öte yandan istihdam piyasasına yönelikte adımların atıldığını görüyoruz. 2017’de özel sektörde 500 bin vatandaşa İŞKUR’un aktif iş gücü programında istihdam sağlayacak.

Dış Ticarette TL’nin Kullanımın Adımı Atıldı
Tüm bu gelişmelerin yanı sıra dış ticarette TL kullanımının yine önemli gelişme olduğunu söyleyebiliriz. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Rusya, İran ve Çin ile görüşüldüğünü ve ticaretin yerel para birimiyle yapılacağına yönelik söylemleri dış ticarette yeni sayfaların açılmasına neden olabilir. Dün, Çin ile yerel para birimiyle takasların başladığına yönelik gelişmeler bu adımların atıldığını gösteriyor. Dış ticarette TL’nin kullanılması özellikle dış ticaret açığı verdiğimiz ülkelere karşı oldukça avantajlı olacaktır. Bu ülkelerin başında Rusya geliyor. Önemli bir ticari partnerimiz olan Rusya’ya karşı dış ticaret açığı veriyoruz. Rusya’ya yapılacak ödemeler TL cinsinden olursa dolara olan talebi azaltacaktır. Ancak, Rusya’nın bunu kabul etmesi önemli olacaktır. Tüm bu gelişmelerin kısa ve orta vadede TL’yi desteklemeyi sürdürecektir. Öte yandan Avrupa Merkez Bankasının (ECB) varlık alım programının süresini uzatması sonrası bilançosu fazladan 540 milyar Euro artış gösterecek. Bu beklenti doların güçlenmesine neden oldu ve TL’nin de içinde bulunduğu gelişmekte olan ülke para birimleri değer kaybetti. Kısa vadede piyasalar ECB’ye odaklanırken EKK ve yurtiçinde alınan kararlar orta vadede kendini göstermeye devam edecektir. Teknik görüntüye baktığımızda Dolar TL paritesininönemli destek olan 3.34 civarını test ettiğini gördük. Önemli direnç bölgesi olan 3.4850 – 3.500 seviyelerinin aşağısında kalındığı sürece geri çekilmeler sürebilir. Ancak düşüş trendinin hız kazanabilmesi için 3.3400 desteğinin kırılması önemli olabilecektir. Kırılması halinde 3.3250- 3.300 bölgesi gündeme gelebilir.

Kutay Gözgör-Destek Yatırım Araştırma Uzmanı

Toyota Aralık Kampanyasında Kur Artışına Rağmen Rekabetçi Fiyatlar Sunuyor

Toyota, kur artışlarına rağmen müşterilerine avantajlar sağlayan rekabetçi fiyatlarını Aralık ayı kampanyasına yansıtıyor. Toyota’nın Aralık kampanyasında 7 bin TL’ye varan indirimlerin yanında, piyasa şartlarındaki en uygun faiz ve vade seçenekleri de bulunuyor. Aralık kampanyasında Yaris ve Hilux 3 bin TL’ye, ÖTV ve kur farkının Toyota tarafından karşılandığı Corolla’nın dizel versiyonlarında ise 7 bin TL’ye varan indirimlerle tüm Toyota Plazalarda yeni sahiplerini bekliyor. Bunun yanında ayrıca geçtiğimiz 15 Kasım’da sunulan Türkiye üretimi Toyota C-HR da özel fiyatlar ile satışlarına devam ediyor.

Aralık kampanyasında, Toyota Yaris 45 bin 350 TL’den, Auris 57 bin 950 TL’den, Corolla 57 bin 950 TL’den ve Hilux otomatik vites versiyonu da 92 bin 700 TL’den başlayan fiyatlar ile satışa sunuluyor. Crossover segmentine farklı bir bakış açısı getiren Toyota C-HR ise kampanyaya özel fiyatlarıyla dikkat çekiyor.

Toyota’nın Aralık ayı kampanyasından yararlanacaklar indirimlerin yanı sıra taksitlerini 6 ay erteleyebilecekler. Yüzde 1,09’dan başlayan faiz oranları ve her bütçeye göre şekillendirilebilen 48 aya varan vade seçenekleri ile Toyota’nın Kasım kampanyasından yararlanacaklar, diledikleri takdirde ödemelerine 2017 yılının Haziran ayında başlayabilecekler. Bunun yanında, markası ne olursa olsun eski araçlarını değiştirip yeni bir Toyota almak isteyenler için Toyota Plazalarda “takas” imkanı da bulunuyor.

Çiftçilere Özel Kredi İmkanı
Toyota, tarım ve hayvancılık geliri olan çiftçilere de Kasım kampanyasında özel bir ayrıcalık tanıyor. ALJ Finans ve Garanti Bankası tarafından sunulan Çiftçi Kredisi imkanına aralık ayında da devam eden Toyota’nın bu uygulamasından yararlanmak isteyen çiftçiler için eşit ödemeli, 6 ayda 1 ödemeli, yılda 1 ödemeli ve hasat dönmelerinde ödemeli kredi seçenekleri bulunuyor.
ALJ Finans ve Garanti Bankası işbirliği ile sunulan bu kredi ile Toyota sahibi olmak isteyen çiftçiler yüzde 1,19’den başlayan faiz oranlarından yararlanabilecekler.

Satınalma Yöneticileri Endeksi Kasım 2016 Açıklandı

İstanbul Sanayi Odası ve IHS Markit’ten elde edilen PMI anket verileri Türk imalat sektörünün faaliyet koşullarında Kasım ayında bozulma yaşandığına işaret etti. Mevsimsel etkilerden arındırılmış üretim ve yeni siparişler endeksleri nötr eşiğin altında kalırken istihdam ve yeni ihracat siparişleri daha da arttı. Son anket, en asyonist baskıların güçlendiğini gösterdi.

Kasım 2016 Önemli Noktalar:

• İstihdam üst üste dördüncü ay olacak şekilde artış gösterdi
• Yeni ihracat siparişleri 2016 yılının ilk 11 aylık dönemindeki en yüksek hızda arttı
• Enflasyonist baskılar güçlendi

İstanbul Sanayi Odası Türkiye İmalat Satın Alma Yöneticileri Endeksi (PMI), imalat sanayinin kaydettiği performansı sergilemek amacıyla tasarlanmış tek rakamlı, bileşik performans göstergesidir. Manşet gösterge; yeni siparişler, fabrika çıkışları, istihdam, tedarikçilerin teslim süresi ve satın alma stokları gibi göstergelerden elde edilmektedir. 50,0 değerinin üzerinde ölçülen tüm rakamlar sektörde genel anlamda iyileşmeye işaret etmektedir. PMI endeksi Kasım’da 48,8 olarak gerçekleşti ve 2016 yılının ilk 11 ayındaki ortalaması olan 48,9 değerine yakın kaydedildi.

PMI endeksinin Kasım ayındaki düzeyini, büyük ölçüde, eşik değer 50,0’nin altında kalan mevsimsel etkilerden arındırılmış üretim ve yeni siparişler endeksleri belirledi ve bu etkileri istihdam ve tedarikçilerin teslim süreleri endekslerinden gelen pozitif katkılar kısmen dengeledi.

Yeni ihracat siparişleri hacmi Kasım’da son 4 ayda üçüncü kez olacak şekilde büyüme kaydetti. Ayrıca artış hızı Aralık 2015’ten beri gözlenen en yüksek düzeyde gerçekleşti.

İmalat sektörü istihdamı Kasım’da artış gösterdi. Ekim ayına göre hız kesmiş olsa da, istihdamdaki yükseliş eğilimi dördüncü aya taşındı.

Son anket, Türk imalat sektörünün satın alma faaliyetlerinde Kasım’da bir önceki aya göre pek bir değişim yaşanmadığını gösterdi. Satın alma faaliyetleri Ekim’de yaklaşık son 2 yılın en yüksek hızında artmıştı.

Türk lirasındaki değer kaybı Kasım ayında imalat sektörünün girdi yatlarında yukarı yönlü baskı oluşturdu ve girdi yatları en asyonu üst üste ikinci ay olacak şekilde yükseldi. Bunun yansıması olarak imalatçıların nihai ürün yatları önceki aya kıyasla daha yüksek oranda arttı.

Yorum:

İstanbul Sanayi Odası Türkiye İmalat PMI anket verileri hakkında değerlendirmede bulunan IHS Markit Kıdemli Ekonomisti Trevor Balchin, şunları söyledi:

“Üretim ve yeni siparişler alt endekslerindeki eğilimden dolayı Türkiye İmalat PMI endeksi Kasım ayında eşik değer 50,0’nin altında kaldı. İstihdam ve ihracatın artması anketin pozitif gelişmeleri olarak kayda geçti. Türk lirasındaki değer kaybının ihracattaki artışta etkili olduğu gözlendi. Türk lirasındaki değer kaybının olumsuz tarafıysa maliyet baskılarını güçlendirmesiydi. Üçüncü çeyrekteki görece ılımlı eğilimi takiben girdi yatları en asyonu hızlandı.”

Yeni İhracat Siparişleri Endeksi

S: Yurtdışından aldığınız siparişler bir ay öncesine göre nasıl değişti?

Türk imalatçılarının ihracat pazarlarından aldığı yeni iş hacmi son 4 ayda üçüncü kez olacak şekilde Kasım’da yükseldi. Artış hızı Aralık 2015’ten beri gözlenen en yüksek düzeyde ve uzun dönem ortalamasının (Haziran 2005’ten beri) üzerinde kaydedildi. Firmalar bu artışın kısmen Türk lirasındaki değer kaybından kaynaklandığını belirttiler.

Girdi Fiyatları Endeksi

S: Satın aldığınız malların ortalama fiyatı bir ay öncesine göre nasıl değişti?

Türk imalatçıları ortalama girdi yatlarının Kasım’da arttığını belirttiler. Girdi yatları en asyonu üst üste ikinci ay olacak şekilde hızlandı. Firmalar maliyet baskılarının Türk lirasındaki değer kaybından kaynaklandığını ifade etmeye devam ettiler.

TÜRKİYE PMI Raporunun tümünü grafikler ile birlikte görüntülemek için tıklayınız.

istanbul PMI Raporunun tümünü grafikler ile birlikte görüntülemek için tıklayınız.

“Macaw”: 1 litre benzin ile 300 km.

İTÜ Facilis Otomobil Takımından Türkiye’nin en verimli benzinli prototip otomobili

İTÜ Facilis Otomobil Takımı, İstanbul Teknik Üniversitesi Makine Fakültesi öğrencileri tarafından 2011 yılında Shell Eco-marathon yarışmasına katılmak amacıyla kurulmuş bir proje ekibi. Ekibin ismi ise Latince’de kolaylaştırmak anlamına gelen “Facilis” kelimesinden geliyor. Takımın kuruluş sebebi olan Shell Eco-marathon ise yakıt tüketimini minimuma indirip geleceğin otomobillerini tasarlayan mühendis adaylarının bir yıllık çalışmalarını yarıştırdığı dünya çapında bir organizasyon. Amerika ve Asya yarışmalarının da düzenlendiği Eco-marathon’un Avrupa ayağında Facilis, beş yıldır Türkiye’yi başarıyla temsil ediyor. Projenin iletişim sponsoru Scarlet Media, takımın genel sponsor arayışına destek olmak için projenin önemini yerel ve uluslararası basında kitlelere duyurma görevini üstlenmiş.

İTÜ Facilis Otomobil Takımı, çalışmalarını çeşitli mühendislik fakültelerinden 40’a yakın öğrenciyle yürütüyor. Tamamen mühendislik öğrencilerinden oluşan ekibe yarışma kuralları gereği sponsor bulma ve finans yönetimi desteği sunulmuyor. Bu yüzden ekibin; kütüphanede mühendislik ve atölyede ustalık çalışmalarının yanı sıra şirketlerle görüşmeler yapıp maddi kaynak oluşturma ve bunları en iyi şekilde yönetme görevleri de bulunuyor.

Ekip, kurulduğundan beri dört farklı otomobili başarıyla tasarlayıp üretmiş ve yarışmalarda başarı elde etmiş bulunuyor. İTÜ’lü ekip son olarak 2016 yılının Ekim ayında İstanbul’da düzenlenen Shell-Eco-marathon Türkiye yarışında 1 litre benzin ile 300 km yol giderek benzin kategorisinde Türkiye birinciliğini elde etti. Takım, hâlihazırda üç yıldır yarışmalara katılan ve geliştirmesine devam edilen otomobil Macaw ile Mayıs ayında Londra’da düzenlenecek Avrupa yarışına hazırlanıyor. Vizyon olarak gelecekteki mobilite anlayışına farklı bir bakış açısı kazandırmak isteyen İTÜ Facilis Otomobil Takımı, şehir yaşantısına entegre mobilite çözümleri sunma heyecanını teknik üniversite farkıyla ortaya koyuyor.

Facilis Otomobil Takımı’nın başarıları:

– 2012 yılında 1 kWh enerji ile 34 km yol katedildi.

-2014 yılında otomobilin karoser malzemesinin atık kumaştan ve atık plastikten üretilmesi başarıldı.

-2015 yılında Shell Eco-marathon Avrupa yarışında 1 litre benzinle 171,4 km yol katedildi

-2016 yılında Shell Eco-marathon Avrupa yarışında 1 litre benzinle 181 km yol katedildi.

-2016 yılında Shell Eco-marathon Avrupa yarışında 1 litre benzinle 300 km yol katedildi ve benzin kategorisinde Türkiye birinciliği elde edildi.

Kuruluşu itibariyle bir hedef takımı olan Facilis’in 2017 Avrupa yarışındaki hedefi en az 500 km/litre olarak belirlenmiş durumda. Bir taraftan zorlu derslerle uğraşıp diğer yandan bu hedefe kilitlenen öğrencilerin yaşayacakları muhtemel maddi zorlukların aşılmasında ise sanayinin önemli rolü bulunuyor. Bu hevesli ekibin kendilerini anlatarak maddi ve manevi destek bulmak için kurulmuş bir internet sitesi bulunuyor. Buradan detaylı bilgi edinip takımı daha yakından tanımak mümkün.

Saf Tasarım: Banyoda Beton Kullanımı

Şimdi tasarımı yeniden yorumlama zamanı: beton, hem mimaride hem de iç tasarımda Rönesans esintileri katmak ve kült statüsüne ulaşmak için kullanılan doğal bir üründür. Artık iç mekânların ve hatta mobilyaların tasarımını malzemesiz hayal etmek oldukça zor: beton dolaplar, tezgahlar, konsollar ve çeşitli şekillerde kullanılabilecek aksesuarlar ve ahşap malzemeye alternatif olarak kullanılabilecek klasik malzemeler. Yalın beton duvarlar, hem iç hem de dış önemli noktalara yoğunlaşan yeni bir stilin ifadesi haline gelmiştir. Özellikle banyoda, beton beyaz seramik ve Duravit tasarımı ile bir araya geldiğinde daha etkileyici bir görünüm kazanır.

Mükemmel Tasarım Platformu

Beton da aslında tıpkı seramik gibi saf ve doğal bir üründür. Kireç ve kilden yapılan çimento kum, çakıl ve su ile karıştırılarak çelik gibi diğer maddeler de eklenir. Ağır veya hafif olması, ince veya kaba olması gibi malzeme özellikleri karışım oranında değişiklik yapılarak kontrol edilebilir.
İyi öğütülmüş beton duvar, kum taşının inceliği ile samimi bir görünüm kazanır. Bu kalitede, malzeme oldukça abartısızdır, ilgi odağı olmaksızın modern banyo tasarımı için mükemmel platform sunar.
Duravit’in ME by Starck serisi için tamamlayıcı platform: koleksiyon kusursuz estetik ve kişisel tasarım olanaklarını bir arada sunar. Lavabo, tuvalet ve pisuvarda da bulunan ince kenar görsel tasarımda imza değerini taşır. Narin kenarı sayesinde, yeni 1300 mm genişliğindeki lavabo neredeyse kenarsız ve hafif görünür.
İnce elenmiş beton kombinasyonu ince hatları öne çıkarır ve seriye yeni bir şekil kazandırır.
Gün ışığının içinden geçerek parlamasını sağlayan cam elyaf öğeler modern aydınlık betonun içine işlenerek alanın daha aydınlık ve daha yumuşak görünmesini sağlar. Bu hafif malzeme, ME by Starck ürünleri kullanılan küçük banyolara alan algısı kazandırır.

Antik yapı

Malzemeler irileştikçe beton ürünü kabalaşır. Duravit Stonetto duş teknesi gibi diğer taş benzeri malzemelerle bir araya getirildiğinde beton duvarlar daha anlamlı bir yapı görünümü kazanarak banyoda antik bir his yaratır. Trio EOOS tasarımı ile oluşturulan model mat yüzeyi ile doğal taşa benzer. Bu görünüm DuraSolid Q mineral malzemesinin kullanımı sayesinde elde edilir. Stonetto tipik taş renkleri ile sunulur: beyaz, kum ve antrasit. Üst yüzeydeki küçük benekler ise bu doğal görünümü en üst noktaya taşır.

Beton çok sayıda cam ve çelik ile banyoların iç tasarımında endüstriyel cazibeyi ortaya çıkarır. Bu ferah mimari ortamda Paiova Monolith by Duravit ve EOOS önemli özellikleri ortaya çıkarır. Bu versiyonda Paiova banyosunun tipik ikizkenar yamuk şekli dikdörtgen tek gövdeden elde edilmiştir. Böylece banyoda akrilik banyo öğeleri etkileyici ürünlere dönüştürülmüştür.
Banyoda beton tasarımı ile stilinden ödün vermeyerek iki kişinin uçlarda banyo yapması ve beraber rahatlaması için bolca yer sunar.