TAZEDİREKT EFSANESİ GÜÇLENEREK GERİ DÖNÜYOR

TAZEDİREKT EFSANESİ GÜÇLENEREK GERİ DÖNÜYOR

Türk perakende sektörünün köklü kuruluşu Migros Grubu, doğal gıda online alışveriş markası Tazedirekt’i sevenleriyle yeniden buluşturuyor. Migros Ticaret A.Ş. Genel Müdürü Özgür Tort, “Tazedirekt’in marka vaadi ile bizim tazeliğe verdiğimiz önem son derece uyumlu. Tazedirekt’in “her şeyin âlâsı” anlayışı ile doğal ve yerel gıdalara sahip çıkan duruşunu devam ettirebilmesi için DNA’sında değişikliğe gitmeden faaliyetlerini sürdüreceğiz. 15 aylık bir sürede çok başarılı bir noktaya ulaşan bu değerli markanın operasyonel sebeplerle varlığını sürdürememiş olduğunu biliyoruz. 62 yıllık deneyimimiz, Macrocenter’ın kuvvetli altyapısı ve hizmet kalitesi ile Tazedirekt geri dönüyor ” dedi.

1479816176_migros_meyve_sebze_reyonu

Doğal gıda online alışveriş markası Tazedirekt, Migros Grubu ile geri dönüyor ve kaldığı yerden devam ediyor. 2014 yılı sonunda kurulan, doğal ve yerel gıdaları kaynağından tüketici ile buluşturan Tazedirekt, verimlilik sorunlarını gerekçe göstererek geçtiğimiz Şubat ayında hizmetlerini durdurmuştu.15 ay boyunca büyük bir başarı grafiği yakalayan Tazedirekt, tüketicilerle kurduğu kuvvetli bağı kaldığı yerden, bu kez Macrocenter’ın kuvvetli altyapısı ve hizmet kalitesiyle daha da güçlendirerek devam ettirecek.

Özgür Tort: “Tazedirekt’e Macrocenter’ın lojistik alt yapısıyla yeniden hayat veriyoruz”

Tazedirekt’in Macrocenter’ın operasyonel deneyimi ile yoluna devam edeceğini söyleyen Özgür Tort, “Migros Grubu, 62 yıllık tecrübesinde farklı alışveriş deneyimlerini koruyarak müşterilerinin tercihlerine yakın durdu. Bu çerçevede kısa sürede tüketicinin ilgisiyle karşılanmış, gönlünde gerçek bir yer edinmiş Tazedirekt’in operasyonel sebeplerle varlığını sürdürememiş olmasından dolayı üzüntü duyduk. Bu nedenle, Tazedirekt markasının yaşadığı operasyonel sorunları, Macrocenter’ın kuvvetli altyapısı ve hizmet kalitesiyle aşarak, müşterilerinin alışkın oldukları lezzetlere Tazedirekt ile ulaşmalarını sürdüreceğiz” dedi.

Tazedirekt’in, doğal ürünleri kaynağından tüketicilere ulaştıran, az zamanda büyük işler yapmış önemli bir teknoloji yatırımı olduğunu belirten Özgür Tort, “Dünyadaki şehirleşme trendinin sonucu olarak insanlarda sağlıklı, güvenilir, doğal gıdalara ve yerel ürünlere bir yönelim söz konusu. Taze kavramı bizim ayrışan özelliğimiz. Bu nedenle bir rakibimizin bu yönlü çalışmalarının güçlenerek devam etmesini önemsedik. Tazedirekt, geniş bir müşteri portföyü tarafından ayrışan özel bir hizmet. Bu markanın felsefesini koruyarak, vaad ettiği hizmeti sürdürebilmesi için çalışmaları başlattık. Kendimize çok yakın bulduğumuz bu alanın daha gidecek çok yolu olduğuna inanıyoruz.” dedi.

“Tazedirekt tüm sevenleriyle yeniden buluşacak”

Tazedirekt’in sunduğu hizmet ve özellikle belirli grup ürünleriyle, tüketicinin tutku ile bağlandığı ayrıcalıklı bir online alışveriş sitesi olduğunu belirten Özgür Tort, “Zaman içinde operasyonel verimlilik ve altyapı sorunları nedeni ile Tazedirekt hizmetlerini sürdüremez hale gelmişti. Zira perakende sektöründe verilen hizmet, ürün kalitesi ve ürün çeşitliliği kadar verimlilik de beraber ele alınması gereken önemli bir unsur. Bu sebeple, Tazedirekt’in ayrı bir alışveriş platformu olarak, DNA’sında değişikliğe gitmeden, “âlâ ürün ve âlâ hizmet” kalitesiyle kaldığı yerden devam edebilmesi için gerekli yetkinlik ve gücü sağlayacağız” dedi.

Özgür Tort sözlerine şöyle devam etti: “Biz her zaman tüketicinin yanındayız. Tüketicinin kalbine dokunan her değere yakın durur, önemseriz. Tazedirekt bize göre bu değerlere inanmış bir başarı hikayesi. Tazedirekt tüm sevenleriyle yeniden buluşacak” dedi.

“Kısa sürede “Love brand”e dönüşen markamı başka gibi bir “Love Mark”a teslim ediyorum”

Tazedirekt satışı ile ilgili olarak konuşan Tazedirekt.com’un kurucusu Hasan Aslanoba, “Tazedirekt benim çocuğum gibiydi. Çok emek verdim. Tazedirekt son 5 ayda ortalama yüzde 30’lık bir büyüme sağlamıştı. Ancak, maalesef bir takım operasyonel sorunlar nedeniyle devam ettirmemiz mümkün olmadı. Temellerini kurduğum ve kısa sürede müşterilerin gözünde “love brand” olan markamı şimdi başka bir “Love Mark”a teslim etmiş olmaktan dolayı son derece mutlu ve huzurluyum” dedi.

ARAÇ KİRALAMA PAZARININ YENİLİKÇİ MARKASI GARENTA EURO’NUN YÜKSELİŞİNİ DURDURDU

GARENTA’DA EURO 3.35’DE KALDI

Türk otomotiv sektörünün öncü şirketlerinden Çelik Motor’un bünyesinde araç kiralama hizmeti veren Garenta, müşterilerinin sürekli değişen döviz kurlarını takip etmesi yerine işlerine odaklanması hedefiyle yeni bir kampanyaya başladı. Bu çerçevede Garenta’nın uzun dönem araç kiralama markası GarentaPRO Euro kurunu 3.35 TL’de sabitledi.

Çelik Motor bünyesinde faaliyet gösteren araç kiralama pazarının yenilikçi markası Garenta, müşterilerine finansal anlamda da destek olmaya devam ediyor. Esnek ve hızlı araç kiralama deneyimleri ile şirketlerin önemli bir paydaşı olan Garenta, uzun dönem araç kiralamalarında Euro kurunu 3.35 TL’de sabitledi.

GarentaPRO müşterileri, 30 Kasım 2016 tarihine kadar, şirket adına yapacakları 12 ay ve üzeri kiralamalarda sabit kur üzerinden peşin ve kredi kartına taksit seçeneklerinden yararlanabiliyor. Kampanya, garentapro.com internet sitesi üzerinden yapılacak tüm uzun dönem araç kiralamalarında, stoktaki belirli araçlarda uygulanıyor. Garenta’nın tüketici beklentilerine göre tasarlanan internet sitesi müşterilerin kiralama deneyimini hızlandırıyor.

Garenta’nın uzun dönem araç kiralamak isteyen müşterilerine sunduğu avantajlar bununla da sınırlı kalmıyor. Kasım ayı sonuna kadar KIA Sportage 1.6 benzinli otomatik GT-line Prestige 4X4 serisi aracı 349 Euro + KDV’den başlayan fiyatlarla kiralamak mümkün.

GarentaPRO markası ile müşterilerin uzun dönem araç kiralama ihtiyaçlarını karşılayan Garenta, avantajlı fiyatlandırma yapısı, müşteri odaklı hizmet anlayışı ve 7 gün 24 saat desteği ile dikkat çekiyor. Garenta’nın Euro kuru sabitleme fırsatı ile ilgili detaylarına www.garentapro.com internet sitesinden ulaşılabiliyor.

Kartlı ödemeler güvenli olarak büyüyor

BKM 2016 yılı Ekim ayı verilerini açıkladı!

Kartlı ödemeler güvenli olarak büyüyor

BKM’nin (Bankalararası Kart Merkezi) açıkladığı verilere göre Ekim ayı sonu itibariyle Türkiye’de 57,9 milyon adet kredi kartı, 114,5 milyon adet banka kartı olmak üzere toplam 172,4 kart kullanılıyor.

Tablo 1: Kart Sayıları (Milyon Adet)

Kart Sayıları (Milyon Adet) 2016 Ekim
Banka Kartı 114,5
Kredi Kartı 57,9
Toplam 172,4

 

Ekim ayında 50 milyar TL’lik kartlı ödeme yapıldı

Banka kartları ve kredi kartları ile Ekim ayında toplam 50 milyar TL’lik ödeme yapıldı. Bu tutarın 45,5 milyar TL’si kredi kartları ile yapılırken 4,5 milyar TL’sinde banka kartları kullanıldı. Buna göre önceki yılın aynı dönemine göre büyüme oranı banka kartı ile ödemelerde %31, kredi kartı ile ödemelerde ise %7 oldu.

Tablo 2: Kartlı Ödeme Tutarı (Milyar TL) Gelişimi

Kartlı Ödeme Tutarı (Milyar TL) 2015 Ekim 2016 Ekim Değişim
Banka Kartı 3,5 4,5 %31
Kredi Kartı 42,6 45,5 %7
Toplam 46,1 50,0 %9

 

Dijitalleşme Sürüyor: İnternetten kartlı ödemelerde %22 oranında artış

BKM verilerine göre 2016 yılının ilk 10 ayında toplam 55,8 milyar TL tutarında internetten kartlı ödeme gerçekleştiği görülüyor. Buna göre önceki yılın aynı dönemine kıyasla internetten kartlı ödemelerde gerçekleşen artış oranı %22. Toplam kartlı ödemeler içindeki internetten ödeme payı ise geçen yılın aynı döneminde %10,4 olarak gerçekleşirken, 2016 yılının ilk 10 ayında %11,5’e çıktı.

Tablo 3: İnternetten Kartlı Ödeme Tutarı (Milyar TL) Gelişimi

İnternetten Kartlı Ödeme Tutarı (Milyar TL) 2015 İlk 10 Ay 2016 İlk 10 Ay Değişim
Kartlı Ödeme Tutarı 45,9 55,8 %22
Toplam Kartlı Ödemeler İçindeki Payı %10,4 %11,5

 

Her iki internet alışverişinden biri 3D Secure Güvenli Ödeme Yöntemi ile yapılıyor
İnternetten yapılan alışverişler dikkate alındığında 2010 yılında %18,3 olan 3D Secure ile yapılan güvenli ödeme işlemlerinin 2016 yılının ilk 10 ayında %52’ye çıktığı görülüyor. Bugün internetten yapılan kartlı ödemelerin çoğu 3D Secure ile güvenli bir şekilde gerçekleşiyor.

Tablo 4: 3D Secure Kartlı Ödeme Tutarı (Milyar TL) Gelişimi

3D Secure Kartlı Ödeme Tutarı Gelişimi (Milyar TL) 2010 2011 2012 2013 2014 2015 2016 İlk 10 Ay
Kartlı Ödeme Tutarı 2,4 4,4 8,0 12,8 17,2 26,1 29,3
İnternetten Ödemeler İçindeki Payı %18 %24 %32 %37 %41 %47 %52

 

Kartlı ödemelerde dolandırıcılık en alt seviyede seyrediyor

BKM dolandırıcılık istatistikleri dikkate alındığında yurtiçi fiziki POS’larda gerçekleşen her 1 milyon TL’lik kartlı ödemenin 2010 yılında 33 TL’sinde dolandırıcılık gerçekleşmekteydi. 2016 yılının ilk 10 aylık verilere göre ise her 1 milyon TL’lik işlemde yalnızca 8 TL dolandırıcılık işlemine maruz kalındı. Kredi kartlarının, ATM’lerin ve POS’ların tamamının chip&pin teknolojisine sahip olduğu ülkemizde, bankalarımızın dolandırıcılık izleme ve önleme yöntemlerini oldukça etkin bir şekilde uygulaması ve kartlı ödeme sektörü altyapımızın oldukça gelişmiş olması sayesinde dolandırıcılık rakamları en alt seviyelerde seyrediyor.

bkm_infografik_ekim_2016

Karayolu Taşımacılığında TNT Devri!

Hızlı Kargo Taşımacılığında TNT Avrupa Karayolu devri başlıyor!

1479795820_etin_yal____n_1

KOBİlerin ithalat ve ihracat lojistik maliyetlerinin düşürülmesine katkıda bulunmak amacıyla başlattığı tek fiyat uygulaması ile kendinden söz ettiren TNT’nin Avrupa Hızlı Karayolu hizmeti yeni bir devrin müjdecisi.

 

Yenilikleri ile global taşımacılık ve lojistik sektörünün çehresini sürekli tazeleyen TNT, Havayolu Ekspres Kargo hizmetlerinin yanı sıra Avrupa’nın 40 ülkesindeki 19 Ana Dağıtım Merkezi ve 540 deposu arasında işleyen karayolu ağı sayesinde rakipsiz bir karayolu kargo taşımacılığı hizmeti veriyor.

Bu hizmeti benzersiz kılan yalnız yaygın ağı değil, aynı zamanda ekspres tır seferlerinin tarifeli olarak haftanın 5 günü karşılıklı çalışıyor olması. TNT, artan talepler üzerine, doğrudan tarifeli çıkışlarını revize ederek Karayolu kargo teslimat sürelerini radikal şekilde kısaltma yoluna gitti (bknz. Tablo).

TNT Türkiye Genel Müdürü Çetin Yalçın, “Tarifeli ekspres TIR’larımız, İstanbul- Avrupa arasını çok kısa sürede kat etmeye başayınca rekabetçi transit sürelerine ulaşan “Avrupa Karayolu Hizmeti”mizin adını “Avrupa Hızlı Karayolu” olarak yeniledik.” dedi. “Son olarak, müşterilerimizin bu inanılmaz karayolu kargo hizmetimizi tecrübe etmelerine fırsat tanımak amacıyla Avrupa Hızlı Karayolu’nda 30kg- 200kg arası tüm gönderileri 99 Euro’ya taşıdığımız bir kampanya başlattık.” şeklinde devam eden Yalçın, gümrükten gümrüğe değil de ‘kapıya teslim’ özelliğinin de bir karayolu hizmeti için büyük fark taşıdığını belirtti.

Artan karayolu kargo hizmetlerini daha da geliştirmek üzere Hollanda’nın Eindhoven kentinde 7000 metrekarelik, 99 yükleme iskelesi bulunan yeni uluslararası deposunun açılışını yapan TNT, Türkiye’de de Avrupa Hızlı Karayolu için yatırımlarını sürdürmekte. TNT, 2016’nın Nisan ayında Çatalca’da bulunan modern Karayolu Operasyon Merkezi’ni devreye sokarak Avrupa Hızlı Karayolu kapsamında ithalat- ihracat, gümrük, TIR yükleme- boşaltma, elleçleme hizmetlerinin tamamını kendi personeliyle ve eş zamanlı olarak sağlıyor.

Samsung, HARMAN’ı Satın Alarak Büyümeye Devam Ediyor

Otomotiv, ses, nesnelerin interneti ve profesyonel pazarlar için büyüme fırsatları sunan bu satın alma, 2025 yılına kadar 100 milyar $’ı aşması beklenen pazarda Samsung’un konumunu güçlendiriyor

İSTANBUL, 22 Kasım 2016 – Samsung Electronics ve Harman International Industries, hisse başına nakit 112 dolara, toplam yaklaşık 8 milyar dolar karşılığında Samsung’un HARMAN’ı devralması için kesin anlaşmaya vardıklarını açıkladı. Bu işlem tamamlandığında Samsung, bağlantılı cihaz teknolojilerinde, özellikle Samsung’un stratejik önceliği olan otomotiv elektroniklerine yönelik büyük ve hızla gelişen pazarda önemli bir yer edinecek. Bağlantılı cihazların toplam pazarının 2025 yılına kadar 100 milyar doların üzerine çıkması da bekleniyor.1

Bugüne dek 30 milyonun üzerinde aracı internet bağlantılı otomobil ve ses sistemleriyle donatmış olan HARMAN, bütünleşik bilgi ve eğlence, telematik, bağlantılı cihaz güvenliği de dahil pek çok bağlantılı otomobil çözümü alanında pazar lideri konumunda bulunuyor. HARMAN’ın 30 Eylül 2016 tarihinde sona eren 12 aylık dönem boyunca rapor edilen 7 milyar $’lık satışının yaklaşık %65’i otomotiv ile ilişkili. Ayrıca bu siparişlerinin 30 Haziran 2016 tarihindeki değeri yaklaşık 24 milyar $’ı buluyor.

HARMAN’ın araç içi teknolojileri tasarlama ve birleştirmedeki deneyiminin yanı sıra dünyanın en büyük otomobil üreticilerinin çoğu ile sahip olduğu uzun soluklu ilişkiler; Samsung’un bağlantılı mobilite, yarı iletkenler, kullanıcı deneyimi, ekranlar alanındaki uzmanlığı ve küresel dağıtım kanalları ile birleşerek önemli büyüme fırsatları doğuracak. Ayrıca, HARMAN’ın markaları ve ses sistemleri ile Samsung’un tüketici elektroniği alanındaki uzmanlığının birleşimi sayesinde müşterilere daha fazla fayda sunulacak. Bununla birlikte Samsung’un tüm tüketici portföyü ve profesyonel ürün ve sistemleri genelinde kullanıcı deneyimleri geliştirilecek.

Samsung’un otomotiv çözümleri gelişiyor

Samsung Electronics Başkan Yardımcısı ve İcra Kurulu Başkanı Oh-Hyun Kwon, “HARMAN; teknoloji, ürün ve çözümler bakımından Samsung’u mükemmel bir şekilde tamamlıyor. Bu birleşme bir süredir aradığımız otomotiv stratejisinin doğal bir uzantısı” dedi. Kwon sözlerine şu şekilde devam etti:

“Kapsamlı müşteri ilişkilerine, güçlü markalara, önde gelen teknolojiye ve sınıfının en iyisi ürünlerle tanınmış bir portföye sahip bir 1. sınıf otomotiv sektörü tedarikçisi olan HARMAN, Samsung’un otomotiv platformunu geliştirmesi için güçlü bir temel oluşturuyor. Dinesh Paliwal kendisini kanıtlamış küresel bir lider ve kapsamlı görüşmelerimiz boyunca ona, güçlü üst düzey liderlik ekibine ve HARMAN’ın yetenekli çalışanlarına yönelik saygımız daha da arttı. HARMAN’ın teknoloji liderliği ve eşsiz otomotiv sipariş hattı ile desteklenen hızlı büyüme geçmişi, şirketin yenilikçilik ve müşterilerine bağlılığını yansıtıyor.”

HARMAN’ın Başkanı, Genel Müdürü ve İcra Kurulu Başkanı olan Dinesh Paliwal, “Tamamı nakit olarak gerçekleştirilen bu etkileyici işlem, hissedarlarımıza anında çok önemli bir değer sağlamanın yanı sıra çalışanlarımıza da daha büyük ve çeşitlilik gösteren bir şirketin parçası olma fırsatını sunacak. Bugünkü açıklamamız, bugüne kadar başardıklarımızın ve hissedarlarımız için ürettiğimiz değerin bir kanıtıdır. Samsung, HARMAN için ideal bir ortak ve bu girişim, dünya çapındaki otomotiv müşterilerimize ve tüketicilerimize harika fırsatlar sağlayacak. Samsung’un gelişmiş ekranlar, bağlantılı cihazlar ve işleme çözümleri alanındaki güçlerinin HARMAN’ın teknoloji liderliği ve uzun soluklu müşteri ilişkileri ile birleşimi sayesinde OEM’ler müşterilerine yeni ürünler sunabilecek. HARMAN ile Samsung’un birbirini tamamlayan güçlü yönleri sayesinde birlikte yenilikçiliğe hız kazandırmalarını sağlayacak. Dünyadaki tüm tüketicilere yönelik deneyimleri daha da ileriye taşımak için Samsung ile birlikte çalışmayı sabırsızlıkla bekliyoruz” dedi.

BP Türkiye, 7. Karayolu Trafik Güvenliği Sempozyumu ve Fuarı’nda Yol Güvenliğine Dikkat Çekti

Trafik güvenliği sektörünün tüm paydaşlarını aynı mekanda buluşturan

7. Karayolu Trafik Güvenliği Sempozyumu ve Fuarı, 17-19 Kasım 2016 tarihlerinde Ankara Congressium (ATO) kongre ve fuar merkezinde düzenlendi. Bu yıl fuarda Trafikte Haklarım Derneği’yle birlikte yer alan BP Türkiye “yol güvenliği” konusuna dikkat çekti

T.C. İçişleri Bakanlığı, T.C. Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü ve Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından da desteklenen ve sektörün öncü firmalarının yoğun ilgi gösterdiği 7. Karayolu Trafik Güvenliği Sempozyumu ve Fuarı,yurtiçi ve yurtdışından satın alma heyetlerinin yanı sıra birçok Büyükşehir Belediyesi’nin de katılımına sahne oldu.

BP Türkiye, 7. Karayolu Trafik Güvenliği Sempozyumu ve Fuarı’nda destek sponsorluğunun yanı sıra “yol güvenliği” konusunda bilinçlendirme yapmak amacıyla Trafikte Haklarım Derneği’yle birlikte yer aldı.Trafikte Haklarım Derneği, ülkemizde trafik kazalarının azalabilmesi için toplumsal ve hukuki farkındalık yaratma misyonuyla 2015 yılında kuruldu. Sempozyum sonrası fuarı ziyaret eden T.C. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ve T.C. Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan, Trafikte Haklarım Derneği’nin standını da ziyaret ederek dernek kurucusu Yasemin Usta’dan yapılan çalışmalar hakkında bilgi aldı.

BP Türkiye Kurumsal İletişim Direktörü Murat LeCompte konuyla ilgili olarak şunları söyledi:“Faaliyette olduğumuz her alanda Sağlık, Emniyet, Çevre (SEÇ) ilkelerimizi her zaman ön planda tuttuk. Yol Güvenliği bilincinin sağlanması ve bu alandaki çalışmalarımız SEÇ uygulamalarımızın değişmez bir parçasıdır. Ülkemizde karayolu trafik güvenliğinin sağlanması amacıyla, kamu ve özel sektör kuruluşları, üniversite ve sivil toplum kuruluşları mensuplarının bilimsel çalışmalarının karşılıklı olarak paylaşıldığı, uygulamacılarla bilim adamlarını bir araya getiren Karayolu Trafik Güvenliği Sempozyumu’nun büyük yarar sağladığını düşünüyoruz. Yol güvenliği konusunda edindiğimiz bilgi ve tecrübelerimizi bu tür oluşumlarda paylaşmak istiyoruz. Bu nedenle, BP Türkiye olarak trafikte can güvenliği konusunda koruyucu önlemler alınması ve sorumluluk bilincinin geliştirilmesi konularında toplumda farkındalık yaratılmasını hedefleyen çalışmaların bir parçası olmaya büyük önerm veriyoruz.”

104 yıldır Türkiye’de faaliyetlerini sürdüren ve Türkiye’nin enerji güvenliği açısından kilit öneme sahip Bakü-Tiflis-Ceyhan (BTC) Ham Petrol Boru Hattı ve Güney Gaz Koridoru projelerinin de içinde yer alan BP Türkiye,uzun yıllardır en önemli sosyal sorumluluk alanını “emniyet” olarak belirledi. 16 yıl boyunca Yol Güvenliği Çocuk Tiyatrosu aracılığıyla binlerce çocuğa ulaşarak trafik eğitimi veren BP Türkiye, bu eğitimlerin ardından yol güvenliği konusunu iletişim faaliyetlerine de taşıyarak milyonlarca kişiye ulaştı. Toplumsal sorumluluk çerçevesinde Emniyet Genel Müdürlüğü, Trafik Güvenliği Platformu ve Doğuş Otomotiv ile “Hayata Bağlı Kal” kamu spotu projesini hayata geçiren BP, bu film ile Türkiye genelinde emniyet kemeri bilincinin yaygınlaştırılmasını ve trafik güvenliği bilincini artırmayı hedefliyor.

Bosch’tan ‘Su Destekli’ Benzinli Enjeksiyon Sistemi

Bosch, su destekli benzinli enjeksiyon sistemini sunan ilk ve tek tedarikçi oldu.

İlk kez BMW M4 GTS modelinde kullanılmaya başlayan sistem, yakıt tasarrufu sağlamasının yanı sıra motor gücünü de artırıyor.

Bosch’un dünyaya tanıttığı su destekli benzinli enjeksiyon sistemi hem yakıttan yüzde 13’e kadar tasarruf sağlıyor hem de motor gücünü artırabiliyor. Dünyanın önde gelen otomotiv üreticilerinden biri olan BMW’nin kullanmaya başladığı teknoloji, özellikle üç ve dört silindirli küçük motorlarda, bir başka ifadeyle herhangi bir ortalama orta büyüklükteki otomobillerde ön plana çıkıyor.

Turboşarjlı motorlar için ekstra hız

Bosch’un yeni inovasyonu yakıt ekonomisi sağlamakla kalmıyor, otomobilleri daha da güçlü bir hale getirebiliyor. Su destekli benzinli enjeksiyon teknolojisi, turboşarjlı motorlarda fazladan güç sağlayabiliyor. Daha erken ateşleme açıları, motorun çok daha verimli bir şekilde kullanılabileceği ve hatta spor otomobillerde bile ek güç sağlanmasına dahi katkıda bulunabileceği anlamına geliyor.

Bu yenilikçi teknolojinin temeli, ‘motorun su kaynatmasına izin vermemek gerektiği’ gibi basit bir gerçeğe dayanıyor. Bunun meydana gelmesini önlemek için, bugünün yollarında mevcut olan neredeyse tüm benzinli motorlara fazladan yakıt enjekte edilir. Bu yakıt, motor bloğunun parçalarını soğutarak buharlaşır. Bosch mühendisleri su destekli benzinli enjeksiyon sisteminde bu fiziksel ilkeden yararlanıyor. Yakıt yanmadan önce, alım kanalına az miktarda su buğusu enjekte ediliyor ve suyun yüksek buharlaşma ısısı, etkin bir soğuma sağladığı anlamına geliyor. Bu sistem her yüz kilometre için sadece birkaç yüz mililitre suya ihtiyaç duyuyor, yani enjeksiyon sistemine sadece damıtılmış su veren küçük su deposunun en çok birkaç bin kilometrede bir yeniden doldurulması gerekiyor.

İlk örnek; BMW M4 GTS…

BMW M4 GTS, yenilikçi ve çığır açan su destekli benzinli enjeksiyon teknolojisini sunan ilk araç. Aracın turboşarjlı altı silindir motorunda, tam yük altında bile gelişmiş performans ve tüketim sunuyor.

Kimya İhracatçıları Kasım Ayında Almanya ve Hong Kong’daydı

Kimya ihracatını sürdürülebilir kılmak adına yoğun çalışmalar yürüten İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamülleri İhracatçıları Birliği (İKMİB), 2016 yılı tanıtım faaliyetlerine Kasım ayında iki önemli fuarla devam etti. Dünyanın en büyük sağlık ve medikal ürünler fuarı Medica için Almanya’ya giden kimya ihracatçıları, Uzakdoğu’nun en büyük kozmetik buluşması olan Cosmoprof Asia için ise Hong Kong’daydı. İKMİB öncülüğünde sektörün ihracatını artırmak için kolları sıvayan kimya sektörü temsilcileri fuarlarla yeni pazarlara ulaşmayı hedefliyor.

Türkiye’nin en çok ihracat yapan üçüncü sektörü konumundaki kimya, yeni pazarlara ulaşmak ve ihracatını artırmak için 2016 yılında da yoğun bir fuar programı izledi. İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamülleri ihracatçıları Birliği (İKMİB), tüm alt sektörlerinde ihracata ivme kazandırmak amacıyla uluslararası fuarlara milli katılım organizasyonları ve hedef ülkelere ticaret heyetleri düzenliyor. Tanıtım faaliyetlerine odaklanan İKMİB, son olarak Kasım ayında medikal ve kozmetik sektörü için kritik öneme sahip iki fuara milli katılım organizasyonu düzenledi.

Milyarlarca dolarlık büyüklüğe sahip dünya sağlık endüstrisinin bir numaralı buluşma noktası olan MEDICA Uluslararası Medikal Ürünler ve Teknolojileri Fuarı, 14-17 Kasım 2016 tarihleri arasında Almanya’nın Düsseldorf şehrinde düzenlendi. 38 Türk firması İKMİB’in bu yıl sekizinci kez düzenlediği milli katılım organizasyonuyla dev buluşmada yerini aldı. Sektör profesyonellerini bir araya getiren MEDICA, medikal ve tıp alanında son yeniliklerin sergilendiği bir platform olarak önem taşıyor. Dünyanın pek çok ülkesinden binlerce ziyaretçiyi ve sağlık profesyonelini ağırlayan fuarı her yıl olduğu gibi bu yıl da sağlık ve medikal sektöründeki karar vericilerden oluşan yaklaşık 100 bin kişi ziyaret etti.

Kozmetik, son yıllarda yaptığı ihracat atağıyla kimyanın en dikkat çeken alt sektörlerinden biri konumunda bulunuyor. Bugün Türk kozmetik sektörü hem iç pazarda hem de dış pazarlarda kalitesi ve uygun fiyatları ile dünya markaları ile rekabet edebiliyor. Uzun yıllardır Avrupa’ya ihracat yapan Türk kozmetik sektörü, Uzakdoğu pazarından da daha fazla pay almak istiyor. İKMİB, Uzakdoğu’nun en büyük kozmetik buluşması olan Cosmoprof Asia 2016 Fuarı’na bu yıl altıncı kez Türk firmalarının milli katılımını gerçekleştirdi. Hong Kong’da yapılan fuarda, 13 Türk kozmetik firması yer aldı. Firmalar sabun, ıslak mendil, parfüm, deodorant, güzellik ve saç bakım ürünleri, renkli kozmetikler gibi farklı ürün gruplarını sergileme imkânı buldular.

Kimya sektörünün ihracatını artırmasında milli katılım organizasyonu düzenlenen fuarların büyük payı olduğunu belirten İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamülleri İhracatçıları Birliği (İKMİB) Yönetim Kurulu Başkanı Murat Akyüz şunları söyledi: “Var olduğumuz pazarlarda payımızı artırmak yanında yeni pazarlarda kendimizi daha iyi tanıtmak açısından fuarlar önem taşıyor. İhracatçı firmalarımızla birlikte bu yıl da yoğun bir fuar programı geçirdik ve dünyanın dört bir yanına ulaştık. Milli katılım organizasyonlarımızın ihracatımıza katkısını her geçen yıl daha çok görüyoruz. Medica Fuarı, Türkiye’nin en yüksek katılımlı fuarlarından biri haline geldi. Bu yıl 8’inci kez dünyanın en büyük sağlık fuarındaydık. Birçok firma milli katılım için sırada bekliyor. Özellikle ihracata yeni başlamış, kendini tanıtmak ve ihracatını artırmak isteyen firmalar için önemli bir atlama eşiği diyebiliriz. Cosmoprof Fuarı da kozmetik sektörümüzün Asya pazarındaki fırsatları görmesi açısından önemli. Sürdürülebilir ihracattan söz etmek için mutlaka tanıtım çalışmalarına ağırlık vermemiz gerekiyor. Dünyada rekabet artıyor ve ticaret yapmak giderek zorlaşıyor. Bu ortamda rekabet gücümüzü korumak için her zamankinden daha fazla çaba harcamamız, potansiyel taşıyan ülkelere ihracatımızı nasıl artırabiliriz, bunlara odaklanmamız lazım.”

Türkiye, AB içinde orta seviyede inovatif ülkeler grubuna yükseldi

Ekonomi Bakanlığı koordinatörlüğünde Türkiye İhracatçıları Meclisi’nin (TİM)sürdürülebilir kalkınma yolunda yenilikçi çalışmaları desteklemek amacıyla beş yıldır düzenlediği Türkiye İnovasyon Haftası, 8-10 Aralık tarihlerinde İstanbul Kongre Merkezi’nde düzenlenecek.
Bu yıl 10 ülkeden toplam 185 konuşmacının katılacağı etkinlikte yapay zeka, giyilebilir teknoloji, dijital oyun, spor, kadın girişimciler, sosyal inovasyon, biyonik teknoloji gibi alanlarda konferanslar, paneller, sergiler ve atölye çalışmaları düzenlenecek.
TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi, “İnovasyonda başarıyı sağlamak için attığımız adımlar hedefine ulaşıyor. Türkiye, Küresel İnovasyon Endeksi sıralamasında bu yıl 16 basamak yükselerek 42. sıraya çıktı. AB İnovasyon Birliği endeksinde orta seviyede inovatif ülke grubuna yükseldi” dedi.
Sabancı Holding, Çalık Holding, Arçelik, Turkcell, TEB ve THY sponsorluğunda düzenlenecek etkinliğe, Samsung Başkan Yardımcısı Pranav Mistry, protezlerin doğal şekilde hareket etmesini sağlayan MIT Media Lab Biyomekatronik Grubu Yöneticisi Hugh Herr, flyboard modelini piyasaya sürerek devrim yaratan jet ski dünya şampiyonu Franky Zapata ve yeni nesil bir hızlı ulaşım aracı olan Hyperloop’un yaratıcısı Dirk Ahlborn da konuşmacı olacak.

Ekonomi Bakanlığı koordinatörlüğünde Türkiye İhracatçıları Meclisi’nin (TİM) sürdürülebilir kalkınma yolunda yenilikçi çalışmaları desteklemek amacıyla beş yıldır düzenlediği 5. Türkiye İnovasyon Haftası için geri sayım başladı. Ekonomiden bilime, spordan sinemaya birçok konunun ele alınacağı ve 10 farklı ülkeden profesyonelleri, sanayicileri, akademisyenleri ve öğrencileri buluşturacak olan etkinlik, 8-10 Aralık tarihleri arasında İstanbul Kongre Merkezi’nde düzenlenecek.

TİM ile birlikte Sabancı Holding, Çalık Holding, Arçelik, Turkcell, TEB ve THY sponsorluğunda düzenlenecek etkinliğin bu yılki konferanslarında, Samsung Başkan Yardımcısı Pranav Mistry “Teknolojide 6. His”, protezlerin doğal şekilde hareket etmesini sağlayan çalışmaları ile ünlü MIT Media Lab Biyomekatronik Grubu Yöneticisi Hugh Herr “Biyonik Teknolojinin Yeni Çağı” ve flyboard modelini piyasaya sürerek devrim yaratan jet ski dünya şampiyonu Franky Zapata da “Zapata Yarış Hikayesi” başlıklı konularda tecrübelerini aktaracak.Etkinliğe ayrıca üst düzey bir hızlı ulaşım aracı olanHyperloop’un yaratıcısı Dirk Ahlborn da katılarak katılımcılara ilham verecek.

Etkinlikte bu yıl İnovasyonun Ekonomik Kalkınmadaki Gücü, Büyüme Odaklı İnovasyon, Akıllı Şehirler, Yapay Zeka, Biyomekatronik, Giyilebilir Teknoloji, Dijital Oyun, Spor, Kadın Girişimciler, Sosyal İnovasyon ve Sinema gibi başlıklarda konferans, paneller, sergiler ve atölye çalışmaları olacak. Etkinlikte firmalarda inovasyonu teşvik etmek için bu yıl 3. İnovaLİG Ödül Töreni’ni de düzenlenecek.

Türkiye, AB’de orta seviyede inovatif ülke grubuna yükseldi

Etkinliği tanıtıma yönelik basın toplantısına TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi, Türkiye İnovasyon Haftası Komite Başkanı Tahsin Öztiryaki, Türkiye İnovasyon Haftası Komite Üyesi Süleyman Kocasert, Arçelik Ar-Ge Direktörü Cem Kural, Çalık Holding Kurumsal İletişim Direktörü Özlem Yalçın, Kordsa Global CEO’su Cenk Alper, TEB Marka ve İletişim Direktörü Zeynep Demirkol, Turkcell Dijital Servisler ve Çözümler Grup Başkanı Ayşem Ertopuz ve TİM Genel Sekreteri Halil Bader Arslan katıldı.

TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi, Türkiye’nin 2023 yılında 500 milyar dolar ihracat hedefine ulaşması için yenilikçi fikirlere, bireylere ve kurumlara ihtiyacı olduğuna dikkat çekerek “Bu ihtiyaç TİM olarak bizi beş senedir Türkiye’nin en büyük inovasyon etkinliğini düzenlemeye teşvik ediyor. Beş yılda inovasyon haftalarını yaklaşık 400 bin kişi takip etti. Küresel İnovasyon Endeksi sıralamasında 2015 yılında 58. sıradayken, bu yıl 16 basamak birden yükselerek 42. sıraya ilerledik. Avrupa Birliği İnovasyon Birliği 2016 Endeksi’ne göre de inovasyonda iddiası olmayan ülkeler seviyesinden, orta seviyede inovatif olan ülkeler grubuna yükseldik. Tüm bu başarılar bize şunu gösteriyor; inovasyonda başarıyı sağlamak için attığımız adımlar, birer birer hedefine ulaşıyor” dedi.

Büyükekşi, en büyük inovatif değişimlerin ve yenilikçi ilhamların farklı tecrübelerin bir araya gelmesiyle doğabildiğine işaret ederek “Bu yıl da temennimiz odur ki Türkiye İnovasyon Haftası, geleceği inşa etmekte olan, iş dünyası liderlerine, firmalara, gençlere ve girişimcilik ruhuna sahip herkese yeni ilhamlar getirsin, yepyeni vizyonlar açsın” dedi.
Üniversiteler ve liselerden başarılı öğrenciler katılacak

Türkiye İnovasyon Haftası Komite Başkanı Tahsin Öztiryaki, “Bir yıllık çalışmanın sonucu olan etkinliğimiz her yıl gençleşerek devam ediyor. Bu yıl tüm üniversitelerden katılım olacak. Ayrıca her üniversiteden en başarılı iki öğrencinin yanında çeşitli liselerden de başarılı öğrenciler hazır bulunacak” dedi. TİM Genel Sekreteri Halil Bader Arslan, 2012 yılında 47 olan konuşmacı sayısının geçen yıl 131 olduğuna dikkat çekerek “Bu yıl 10 farklı ülkeden toplam 185 konuşmacımız olacak. Yapay zeka, giyilebilir teknoloji, dijital oyun, spor, kadın girişimciler, sosyal inovasyon, biyonik teknoloji gibi alanlarda etkinlikler düzenlenecek” dedi.

Arçelik A.Ş. Ar-Ge Direktörü Cem Kural, “İnovasyon ekosisteminin öncü aktörlerini bir araya getiren ve ülkemizin gelişimini destekleyen bu girişimin stratejik partneri olmaktan gurur duyuyoruz. Ürün, hizmet ve üretim sistemlerinde yapılan inovasyonun ülkemiz için değer yaratacağı bilinciyle, yatırımlarımıza ve ekosistemin gelişimine destek olmaya devam edeceğiz” dedi.

Çalık Holding Kurumsal İletişim Direktörü Özlem Yalçın, “Etkinliğin en yeni destekçisi olmaktan gururluyuz. İnovasyon kültürünü yaymak, potansiyeli yüksek katma değeri dönüştürme katkıları çok değerli. Türkiye’nin kurduğu hayale ulaşması ancak inovasyon ve Ar-Ge ile mümkün” dedi.

Kordsa CEO’su Cenk Alper de “Sabancı Topluluğu olarak, Sabancı Holding’in yanı sıra Türkiye İnovasyon Haftası’nda Kordsa Global, Akçansa, Çimsa, Brisa ve Temsa şirketleri olarak yer alacağız. Kordsa, 2015 TİM İnovasyon Stratejisi Şampiyonu seçildi. Bu sene de bu önemli buluşmanın bir parçası olmaktan mutluyuz. Kordsa olarak 2016 Ağustos ayında inovasyon için çok önemli bir merkezi hayata geçirdik. Kordsa, Sabancı Üniversitesi iş birliği ile hem Topluluğumuz hem de ülkemiz adına çok önemli ve yenilikçi bir iş modeli örneği olan “Kompozit Teknolojileri Mükemmeliyet Merkezi”nin açılışını gerçekleştirdi. Bu merkezde, sanayi ve üniversite bir arada çalışarak, yüksek teknoloji ürünü kompozit teknolojilerinin hem Ar-Ge’sini hem de üretimini gerçekleştirmeye başladık. Türkiye’de ilk ve örnek bir model olan bu merkez ile Türkiye’den tüm Dünya’ya yüksek teknoloji ihracatı yapıyor ve Türkiye’nin teknoloji üssü olması için çalışıyoruz. Bu model ile inovasyonu, açık inovasyon prensibi ile ele alıyor ve sadece Türkiye’de değil, global pazarda da iz bırakmayı hedefliyoruz” dedi.

Re-play ile spor dallarının geleceği deneyimlenecek

TEB Marka ve İletişim Direktörü Zeynep Demirkol, inovasyonu kurum kültürü haline getirmiş bir banka olarak İnovasyon Haftalarında yer almaktan duydukları mutluluğu dile getirerek “Hem kurum içinde hem de ülke genelinde farklı platformlarda inovasyonu yaygınlaştırmaya yönelik önemli adımlar attık. İyi banka olma vizyonu ile, bu yıl da inovasyonu farklı alanlarda ele aldık. İnovasyon Haftası’nın ilk gününde biyonik çağın lideri olarak adlandırılan Hugh Herr bizlere ‘Teknoloji Mucizeler Yaratır’ konferansında biyomekanik inovasyon konusunu anlatacak. Bunun yanı sıra, TİM – TEB Girişim Evi girişimcilerini ve projelerini ziyaretçilerle buluşturacağız. Yine İnovasyon Haftası kapsamında bir başka alan olan ‘sporda inovasyon’ ile katılımcıları sporun geleceğini keşfetmeye bekliyoruz. Re-play isimli deneyim alanında katılımcılar, masa tenisinden tenise futbola kadar farklı spor dallarının hem geleceğini deneyimleyecek hem de eğlenecek. Ayrıca çocuklarımız için de Genel Müdürlüğümüzün bulunduğu Ümraniye’de kardeş okulumuz ile yeni bir projeye adım atıyoruz. Proje ile ilkokul çağındaki çocuklarımızı Maker hareketi ile tanıştıracağız. Çocuklarımız eğitim atölyesinde Kodlama & Elektronik ve Tasarım & Robotik olmak üzere farklı kategorilerde hayal güçlerini canlandıracak çalışmalar yapabilecekler” dedi.

Turkcell Dijital Servisler ve Çözümlerden Sorumlu Grup Başkanı Ayşem Ertopuz “Son yıllarda dünyada inovasyonun itici gücünün mobil teknolojiler olduğunu görüyoruz. Bu nedenle Turkcell olarak inovasyonun bizim için çok daha özel bir anlamı var. Şirketlerimizin global ölçekte rekabet edebilme gücünü artırmalarını sağlayacak ve Türkiye’nin inovasyon yolculuğunda ülkemizi bir adım ileri taşıyacak tüm fikirlerin önünü açmaya, elimizi taşın altına koymaya hazırız. Bu nedenle bu yıl 5.’si düzenlenen İnovasyon Haftası’nın hem ülkemizde inovasyon ruhunun güçlenmesi hem de Türkiye’nin 500 milyar dolarlık ihracat hacmine ulaşması yolunda çok önemli olduğunu düşünüyorum” dedi.

İş Analizi Konferansı

BA-Works’ün düzenlediği, Türkiye’nin ilk iş analizi konferansı BAistanbul’un ikincisi 5 Aralık’ta gerçekleşecek. Alanlarında dünyanın ve Türkiye’nin önde gelen isimlerinin konuşmacı olarak yer alacağı etkinlikte, iş analistlerinin değişen ve dönüşen rolü tartışılacak.

BA-Works tarafından düzenlenen ve Türkiye’nin ilk iş analizi konferansı olan BAistanbul, bilişim, iş analizi, inovasyon ve iş geliştirme alanlarında önde gelen isimleri ağırlamak üzere gün sayıyor. Ana sponsorluğunu BI Technology, Garanti Teknoloji, OBSS ve Yapı Kredi’nin üstlendiği, ModernAnalyst.com, Kariyer.net, Memorial ve Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı tarafından desteklenen etkinlik, 5 Aralık 2016 Pazartesi günü gerçekleşecek.

“İş Analisti 2.0” temalı etkinlikte, iş analistlerinin değişen ve dönüşen rolü e-ticaret, bankacılık-finans ve telekom-ileri teknoloji ana başlıkları altında eş zamanlı oturumlarla masaya yatırılacak. Bu yıl ikincisi gerçekleştirilecek BAistanbul’un keynote konuşmacıları arasında yatırım bankacılığı alanında çevik dönüşüm koçu olarak görev yapan Chris Matts, White Clarke Group Kalite Yöneticisi Peter Leeson ve BA Coach Inc. Başkanı Yaaqub Mohamed bulunuyor.

Etkinlikte, BA-Works Kurucu Ortağı Barış Sarıalioğlu’nun moderatörlüğünde, Türkiye Finans Katılım Bankası Ürün ve Hizmet Geliştirme Yöneticisi Mustafa Bezeklioğlu ve Yapı Kredi Dijital Bankacılık Analizi Direktörü Selçuk Çarkacı’nın katılımı ile iş analisti rolüne ilişkin değişen beklentilerin konuşulacağı bir de panel gerçekleşecek.

İçerik:

1. İş Analizi Teknikleri ve Araçları

2. İş Analizi Yönetiminde Agile ve Lean Yaklaşımlar

3. İş Birimlerinin IT Ekiplerinden Beklentileri

4. İş Analizi Metodolojileri ve Süreç Yönetimi

5. Bilgi ve Kurumsal Mimari Yönetimi

6. Şirket Stratejileri ve IT Dönüşüm Projeleri

7. İş Analizi Dış Kaynak Kullanımı

Konferansta ayrıca “Proje Yöneticisi Olmak! Bir İş Analisti için Farklı Kariyer Yolları Nelerdir?” temalı bir de panel gerçekleştirilecek.

BAistanbul Konferansı açılış konuşmasında açıklanacak olan “Türkiye İş Analizi Raporu” Türkiye”nin önde gelen şirketlerinin CEO”ları, CIO, İş Birimi ve İş Analizi Yöneticilerinin katkılarıyla hazırlanmıştır. Raporda herkesin merak etiği en kritik sorulara cevap aranmaktadır:

 • Başarılı projeler için IT & İş Birimi arasındaki iş ortaklığın seviyesi nasıl olmalı?

 Şirketler neden yenilikçi ve kaliteli ürün ortaya çıkarmakta zorlanıyorlar?

 Ürün geliştirme yaşam döngüsünde İş Analizi ekiplerinin rolü nedir?

Ayrıntılı bilginin ve biletlerinin http://baistanbul.org adresinden satın alınabileceği BAistanbul’16’da söz alacak diğer isimler şöyle sıralanıyor:

Turkcell Global Bilgi Müşteri Çözümleri Kıdemli Yöneticisi Ahmet Salt Tarımcı, TEB BNP Paribas İş Analizi Yöneticisi Ali Erciyes, Türkiye İş Bankası İş Süreçleri Yönetimi ve Kanal Geliştirme Birim Yöneticisi Ali Yalçın, Evidea BT ve İş Geliştirme Sorumlusu Aydın Çetin, Anadolu Sigorta Dijital Servisler Yöneticisi Barış İnan, Yapı Kredi Tüketici Kredileri Analiz Yöneticisi Başak Yüzbaşıoğlu, Ferrocom Yönetim Kurulu ve CEO Başdanışmanı Deniz Saral, Sahibinden.com Ürün/Hizmet ve Müşteri Deneyimi Yönetimi Sorumlusu Elif Kavran, LC Waikiki İş Analizi Birim Yöneticisi Erdem Turan, DMS Teknoloji ve İnovasyon Direktörü Levent Erdoğan, BA-Works Yönetici Ortağı Pınar Cinali, Türk Telekom İş Analizi Direktörü Özlem Topçakan ve Sony Uygulama Dağıtım Yöneticisi Zeynep Sarı.