Tedarikçi İlişkilerimizde Kazan-Kazan ilkesi ile Hareket Ediyoruz

edaciner1

Bu ay otomotiv sektöründen konuğumuz AUDİ ŞENYILDIZ SATINALMA SORUMLUSU Sn. EDA CİNER.

  • Eda Hanım, Merhaba, Audi Şenyıldız içerisinde Satın Alma Sorumluluğu görevini yürütmektesiniz. Sizi tanıyabilir miyiz?

Merhabalar,dış ticaret ve  işletme fakültesi mezunuyum, 11 senedir profesyonel iş hayatındayım ve bunun 8 senesini de satınalma alanında geçirdim.  2014 İstanbul Üniversitesi den MBA mezuniyetimle beraber  sektör değişikliği yapmaya karar vererek yaklaşık 2  yıldır otomotiv sektöründe ve Şenyıldız ailesi ile çalışıyorum. Dinamik ve teknolijiyle doğru orantılı gelişen sektörleri takip etmeyi oldum olası severim, sektör değişikliği kararını verirken özellikle otomotiv sektörünü seçme sebebim de bu sebeple oldu. Sektörel ve mesleki donanımlarımı geliştirmek için bireysel hedeflerim doğrultusunda bir çok girişimimim bulunmakta, destekleyici olarak da  akademik kariyerime de devam etmeyi planlıyorum.

  • Otomotiv sektörü hızla büyüyen bir sektör. Audi Şenyıldız da  bu sektörde çok önemli bir oyuncu ?  bahseder misiniz? (Büyüme, yatırım planlar, v.s. )

Evet, otomotiv sektörü dünyada rekabetin en yoğun yaşandığı, teknolojik gelişmelerin ilk önce uygulandığı üretim teknolojilerinin de hızla değişip geliştirildiği, dinamizmi yüksek bir sektör, her gün yeni bir şeyler öğrenmek bu hızı yakalayabilmek, kendinizi sürekli geliştirmek, sektör ile ilgili sürekli kendinizi beslemek zorundasınız.

edaciner3

Bizim burada ki en büyük avantajımız bu hızla gelişen sektörde inovatif bir yönetime ve dinamik bir ekibe sahip olmamız. Tabi bu avantajı başarıya çevirebilmekte önemli bir faktör, bizim zaten ekip olarak sektörde ve markada bu konuda açık ara fark yarattığımıza inanıyorum. 2011 ve en son  2015 Audi Twin Cup yarışmasında 2. Kez dünya birinciliğini ülkemize getirmiş olmamız da bunun en büyük kanıtlarından biridir.

Audi Şenyıldız olarak 2016 4. Çeyrek itibari ile İstanbul ‘un çok merkezi bir noktasında misafirlerimize her türlü konforu, Audi kültürünü ve geçmişini yaşatacak, toplamda 11.000 metrekarelik kapalı alanda yine Satış, Satış Sonrası Hizmetler, Audi Butik  ve İkinci El hizmetlerini vereceğimiz tesisimiz hizmete girdiğinde; 110 servis araç kapasiteli atölyelerimiz ve 23 aracın sergilendiği showroomlarımız ile değerli misafirlerimize premium hizmetler sunmaya devam ediyor olacağız.

Yeni lokasyonumuz ile birlikte iş hacmimizde büyüme hedeflerken, yeni çalışma arkadaşlarımızla birlikte yeni başarılara da imza atacağımıza inanıyoruz.

Kısa vade de sonuçlanacak bu büyük yatırımımız dışında 2017 için ve daha uzun vade de sektör de bizi farklılaştıracağına inandığımız Türkiye de Audi denildiği zaman herkesin ilk aklına gelenin Şenyıldız olacağı projelerimiz var. Kısacası markanın Türkiye’deki amiral gemisi olmaya fazlasıyla niyetimiz var.

  • Ülkemizde çok sayıda servis ve showroom var. Büyük tesislerin yönetilmesi kolay olmasa gerek…Satınalma mesleğin zorlukları nelerdir ? 

Haklısınız otomotiv sektörünün Türkiye’de ki son durumuna baktığımızda rekabet gücünün en yüksek olduğu sektörlerden birini görüyoruz. Tabi ki rekabetin artması güzel, artık hepimiz işlerimizi iyiden de iyi bir şekilde yapmaya gayret gösteriyoruz.

edaciner4

Şenyıldız olarak biz bu rekabet ortamında farkımızı yeniliğe açık ve kalite odaklı yaklaşımlarımızla ortaya koyuyoruz. Bu dinamik rekabet ortamında hareketsiz kalamazsınız, hareket eden bir hedefi vurmak her zaman daha zordur. Biz de bu felsefe ile her zaman rakiplerimizden bir adım önde olmayı başarıyoruz.

Büyük bir tesis, kalabalık bir ekip, birden fazla lokasyon tam bir koordinasyon ve özveri gerektiren bir süreç. Bu süreci yönetmekte takdir edersiniz ki çok kolay değil. Her mesleğin olduğu gibi satınalma mesleğinin de zorlukları mevcut, özellikle birden fazla lokasyona sahip, tek merkez üzerinden yönetilen şirketlerde bu süreç daha da zorlaşıyor.

Bizim burada ki avantajımız ise tam bir ekip çalışmasına dayanıyor, satınalma başlı başına bir departman olsa da burada ki yönetsel süreçlerimizde diğer tüm departmanların bir parçasıymışız gibi hareket ediyor olmamız en büyük avantajımız. Ayrı bir departman ancak diğer ekiplerin içerisinde de bir takım oyuncusu olarak çalışmamız, bu sinerjiyi yakalayabilmemiz, büyük ekip, farklı lokasyonlar dezavantajımızı avantaja çevirmeyi sağlıyor.  Bu konu da satıştan servise, finanstan pazarlamaya tüm ekip arkadaşlarımızla aynı hedefe, aynı yoldan yürüyebiliyor iyi bir takım çalışması ortaya çıkartıyoruz.

  • Müşterilerin servis ve showroom hizmet noktalarından beklentileri genişliyor. İnsanlar kaliteli zaman geçirmek istiyor. Mekan konforu ve burada yer alan ürün ve malzemelerin kalitesi ile sunulan hizmetlerin genişliği firma ve marka hakkında algı oluşturuyor ne dersiniz?

Şirket misyonumuz ve ortak tutkumuz yaptığımız her işin merkezine müşterimizi yerleştirmek olmuştur. Müşterimizi odak noktamıza aldığımız için de önceliklerimizi belirlemek bu sebeple bir hayli kolaylaşmıştır.

Öncelikle şirketimize gelen her müşterimizi birer misafir olarak değerlendiriyoruz. Farklı profildeki misafirlerimize hitap ettiğimiz için farklı beklentileri de karşılamak zorundayız.  Bu ürün ve hizmet çeşitliliğimizi arttırsa da temelde bulunan en büyük ihtiyaç misafirlerimizin kendilerini özel hissetmelerini sağlamak.

edaciner2

Ekip olarak kaizen felsefesini ilke edindiğimiz için bu süreci yönetmekte hiç zorlanmıyoruz.

En büyük amacımız misafirlerimize premium hizmeti evlerinde ki konforla birleştirerek yaşatmak. Misafirlerimizi kapıdan karşılayıp, onlara veda edene kadar ki süreçte bizimle geçirecekleri her anı titizlikle düşünerek planlıyoruz.  Aldıkları hizmeti en iyi şekilde, en profesyonel ellerde onlara sunarken, showroomlarımızda çalınan müzikten, yapılan ikramlarımıza kadar her şey onların bu ayrıcalığı hissetmeleri için. Böylelikle hem markanın hem Şenyıldız’ın kalitesini öne çıkarmaya çalışıyoruz. Bu konuda misafirlerimizden aldığımız geri bildirimlerde doğru yolda olduğumuzu gösteriyor.

Önceliğimiz her zaman müşterimiz olmuştur, bu konuda bizim için diğer her şey 2. plandadır. Misafirlerimizin sadece görmek istedikleri hizmeti sağlamak bizim en önemli değerlerimizdendir.

Jhon Ruskin’in bu konuda söylemiş olduğu söz sanırım bizim bütün uğraşımızı özetliyor;

Kalite asla bir tesadüf değildir, daima akıllı bir gayretin sonucudur.

  • Çok sayıda ürün ve hizmet kalemini görüyoruz…Geçmişte pek önem verilmeyen bu Satınalma departmanın gelişimi noktasında neler söyleyebiliriz ?

Öncelikle benim burada ki faaliyet alanım  teknik,idari ve genel tüm satınalma süreçlerini yönetilmesi. Kalabalık bir ekibiz ve birden fazla şubemiz bulunmakta. Ana faaliyet alanımız satış ve servis olmasına rağmen tüm destek fonksiyonlarla birlikte satınalma ve tedarikçi ağımız bir hayli geniş ve çeşitli. Geçmişte bu hacimde olan bir şirket satınalma departmanı olmadan bu operasyonu yönetmeye çalıştığında birçok yönetsel sorun yanında maliyet açısından da bir fayda sağlayabildiğini görmezken günümüz de bu kavram başlı başına değişti. Satınalmanın önceki zamanlarda ki işleyişinde sadece birkaç kriteri vardı bunlardan biri en ucuz ürünü hiçbir kalite ve standarda uygunluğuna bakmadan bulmak nakliye masrafı olmasın diye en yakında ki tedarikçiyi seçmek gibi. Günümüzde sistem başlı başına değişti. Öncelikle şunu öğrendik, parayı satarken değil alırken kazanıyoruz. Bu fark edildiğinden beri de satınalma departmanlarının şirketlerde ki önemi de arttı. Satışın karı, servisin maliyet/kar analizi nasıl ölçümlenebiliyorsa satın alma ile elde edilen kazançta artık ölçülebilir durumda. Doğru ürünü, doğru yerden ve doğru zamanda doğru fiyata almak cümlesi bir satınalma klasiğidir. Bu klasiği gerçekleştirmek için piyasayı bilen, tedarikçiyi tanıyan ve satınalma tekniklerini kullanabilen, satınalma yaparken de para kazanılabildiğini görüyoruz. Bence bu konuda Türkiye de son 10 yılda ciddi bir yol kat edildi ve hızla yükselen bir ivme ile de gelişmeye devam ediyoruz. Global piyasada büyük anlaşma ve başarılara imza atan meslektaşlarımı gördükçe bu meslek için daha çok heyecanlanıyorum.  Ancak ülkemiz için bu yeterli bir büyüme değil gelişmesi gereken alanlarımızın sayısı oldukça fazla Türkiye de üniversiteler de bir satınalma kürsüsü yok ama kesinlikle olması gerektiğini düşünüyorum. Nasıl bir pazarlama, finans, muhasebe kürsüsü varsa bu alanda da bir kürsü mutlaka olmalı.

  • Tedarikçi ilişkilerinde nelere dikkat ediyorsunuz ?

Mevcut ve potansiyel iş ortakları ile karşılıklı güven ve işbirliğine dayalı bir ilişki kurmaya önem veriyoruz.  Uzun vadeli iş ilişkilerini koruyabilmek, yürütebilmek ve geliştirmek başarılı bir network gerektirir. Biz Şenyıldız olarak tedarikçi seçimlerimizde teknolojiye önem veren, çalışanın bilgi ve gelişimini destekleyen, çevre ve iş güvenliği konularında ulusal ve uluslararası standartlara uygun üretim yapan, insan sağlığına saygı gösteren çağdaş yönetim anlayışına sahip firmaları tercih ediyoruz.  Bu konuda, iş ortaklığı yapacağımız firmalar ile aynı stratejik hedeflere yönelmiş olmak bizim için önemli bir kriterdir. Aynı hedefe birlikte yürümek her iki firmanın da daha kazançlı çıkmasını sağlayacağı gibi istikrarlı bir ilerlemeyi de getirecektir. Ayrıca diğer bir önemli husus tedarikçi değerlendirmelerimiz, bu hiç bir zaman tek taraflı olarak düşündüğümüz bir işleyiş olmamıştır tedarikçi değerlendirme formlarımızla mevcut iş ortağımız da geri bildirimlerle besleyerek tedarikçiyi de güçlendirmeyi hedefliyoruz. Aslında işin özü konuşmalarımdan da anladığınız gibi çalıştığımız firmaları tedarikçi yerine iş ortağı gibi görüyor olmamız bu ilişki kazan kazan ilkesi gereği bize tedarikçi ile olan olumlu ilişkinin yarattığı fırsatları da beraberinde getiriyor. Süreçleri kısaltıp, birim maliyetleri düşürürken süreç maliyetlerini de düşürüp kaynak yaratmada ki stratejilerimiz için takım çalışması için de hareket edebiliyoruz.

  • Sözleşme yönetimi ve siparişi çevrimi ile uygulamaları nasıl yönetiyorsunuz? Bu sektöre özgü nelerden bahsedebiliriz?

Sözleşme yönetimi satınalma sürecindeki en stratejik aşamalarımızdan bir tanesi, bu konu da hassas ve departmanlar arası büyük bir işbirliği ile hareket ediyoruz. Bir çok kalemimiz de bu süreci yürütmekteyiz. Otomotiv de bazı kalemler uzun soluklu olabiliyor her zaman iç müşteri tarafından talep edilen ürün ya da hizmetler bu kalemleri belli fizibiliteler ile bazen de öngörerek hesaplıyoruz, ihaleler ile süreci belli bir aşamaya getiriyoruz sonrasında ki süreç departmanlar ile işbirliği içerisinde çalışarak sözleşme yönetimini ekip olarak yönetiyoruz.  Sipariş çevrimi ile ilgili ise bizim dinamiklerimiz sebebi ile uzun soluklu ve sık kullanabildiğimiz bir yöntem değil teknolojik gelişmeler, ürün geliştirmeleri, hedef ve politikalardaki değişimler, ürün hayat süresinin kısa olabilmesi, iç ve dış müşteri beklenti ve isteklerinin değişmesi gibi konular yüzünden satınalmalarımız da bu yönetimi ortalamada düşük bir yüzde ile kullanabilmekteyiz.

  • Satınalma mesleğini düşünmekte olan arkadaşlara neler tavsiye edersiniz 

Satınalma mesleğinin vitrini geçmişe oranla ciddi bir renovasyon geçirdi. Artık eski yıllarda ki gibi elimize bir kâğıt alıp talepleri toplamak çok geride kaldı.

Bunun yerini tamamen teknolojiye dayalı yazılım ve programlar aldı.

Bu mesleği seçecek arkadaşlar teknoloji ile ilgili, yeniliğe ve gelişime açık, analitik düşünce yeteneği gelişmiş, sektörel ve mesleki tüm gelişmeleri takip eden, sistematik, fiyatları ve tedarikçileri yönetebilen, müzakereci, mükemmelliği hedefleyen ve etik özelliklere sahip kişiler olmalıdır.

Kişilik özellikleri biraz önce saydığım yetileri destekleyen ve sürekli gelişim prensibini, kendine yatırım yapmayı ilke edinmiş arkadaşlarım için bu meslek üzerlerine biçilmiş bir kaftan olacaktır yanı sıra bu mesleği üniversite yıllarında tercih etmeyi düşünen arkadaşlarım için ise bir staj programı ile mesleğin kendilerine uygun olup olmadığını ölçümlemelerini tavsiye ederim. Unutmamalısınız ki ne kadar antrenmanlı olursanız, rekabette de bir adım önde olursunuz.

Yeni Megane Sedan, Test Sürüş Günleri ile İsotlar Renault’ta Görücüye Çıktı

Renault’un C segmentindeki iddialı modeli yeni Megane Sedan, Adana’da İsotlar Renault’ta otomobil severlerin beğenisine sunuldu. Yeni Megane Sedan için düzenlenen Test Sürüş Günleri yoğun ilgi gördü.

Otomotiv sektörünün yarım asırlık tecrübeye sahip güven duyulan firması İsotlar Grup şemsiyesi altında faaliyet gösteren İsotlar Renault, geçtiğimiz günlerde Paris Otomobil Fuarı’nda dünya prömiyeri gerçekleştirilen yeni Megane Sedan’ı Adanalı otomobil severlerle buluşturdu. Showroomda yerini alan yeni Megane Sedan ziyaretçilerden büyük ilgi görürken; 14, 15 ve 16 Ekim tarihlerinde gerçekleştirilen Test Sürüş Günleri’ne katılan otomobil severler, hem aracı test etme imkânı buldu hem de renkli bir gün geçirdi.

Konuklara çeşitli ikramların ve ayrıcalıkların sunulduğu Test Sürüş Günleri’nde konforlu, geniş, statü sembolü yeni Megane Sedan’ı test edenler, İsotlar’ın sürpriz indirimlerinden yararlanma fırsatını yakaladı.

GÖZ ALICI, DİNAMİK TASARIM

“Tavrın ruhunu yansıtsın” sloganıyla 62 bin 600 TL’den başlayan fiyatlarla satışa sunulan yeni Megane Sedan, gaz alıcı ve dinamik bir tasarıma sahip. Sağlam, dinamik ve kromla vurgulanan hatlarıyla sınırları zorlayan yeni Megane Sedan, geniş ve kaslı yapısıyla hiç olmadığı kadar kendinden emin bir görüntü çiziyor.

İddialı krom ızgaranın her iki yanında yer alan pure vision full led ön farlar, 3D edge dizayn C şeklinde LED gündüz sürüş farları ile daha da dikkat çekici hale gelen Megane Sedan, ışığıyla göz kamaştırıyor.

TARİFSİZ SÜRÜŞ KEYFİ

İç tasarımıyla da dikkat çeken yeni Renault Megane Sedan, TFT renkli gösterge ekranı, renkli head up display ekranı, ergonomik orta konsolu, geniş 8,7″ sezgisel, dikey dokunmatik ekranı ve diğer özellikleriyle direksiyonuna geçenlere tarifsiz bir keyif yaşatıyor. Birinci sınıf tasarım atölyelerinde biçimlendirilen ve vücudu saran koltuklar, sürücü tarafında masaj fonksiyonu ile inanılmaz bir konfor sağlıyor.

Yeni Megane Sedan, elektrikli açılır panoramik cam tavanıyla daha aydınlık ve daha ferah. Kişiselleştirilebilir ortam ışıklandırması orta konsolu ve kapı panellerini ortaya çıkararak sürücünün ruh haline uygun atmosferi yaratıyor.

1476590730_img_1239

SINIFININ EN GENİŞ BAGAJ HACMİ

550 litrelik bagaj hacmi ile sınıfının en iyi değerine sahip olan yeni Megane Sedan’ın, 1.6 litre 115 HP benzinli, 1.2 litre 130 HP benzinli, 1.5 dCi 90 HP dizel ve 1.5 dCi 110 HP dizel motor seçenekleri bulunuyor. Joy, Touch ve Icon paketleri ile satışa sunulan yeni Renault Megane Sedan, “eller serbest” bagaj kapağı özelliği ile fark yaratıyor. Ayağınızı arka tamponun altında hareket ettirdiğinizde, bagaj kapağı otomatik açılıyor.

Benevre Beytepe 26 Renge Boyanacak

Beytepe’de yükselen Benevre Beytepe projesi, bir ilke imza atarak, sanatsal detayları, konut sahipleri ile buluşturuyor. Ressam Ahmet Burak Halıcı, her bir katı ayrı resmettiği projenin detaylarını anlattı.

Elbiz İnşaat’ın 29 yıllık tecrübesi ile Beştepe’de yükselen Benevre Beytepe, konut sahiplerini bambaşka bir dünyaya taşıyacak. 26 rengin her bir katta soluk bulacağı projenin detaylarını paylaşan başarılı graffiti sanatçısı ressam Ahmet Burak Halıcı, Benevre Beytepe projesinin içinde bulunmaktan duyduğu memnuniyeti anlatarak, proje için tasarladığı resimlerin serüvenini anlattı.

1476693719_ahmet_burak_hal__c___2

‘Bi Oda Sanat’

Küçük yaşlarda eline geçen kağıt kalemler ile macerasının başladığını söyleyen Ahmet Burak Halıcı sözlerine şöyle devam etti: “Lise çağlarında graffiti ile tanıştım ve İnternet aracılığı ile nasıl yapılır araştırarak,elime geçen ilk para ile sprey boya aldım. Kendime ufak bir ekip oluşturdum. Gün geçtikçe kendimi geliştirmeye gayret ediyor, her gün yeni şeyler öğrenip uyguluyordum. Bir gün kendi kendime ‘Nereye kadar sokakta devam edebileceksin’ dedim. Bu noktadan hareketle, liseden sonra 2010 yılında Selçuk Üniversitesi Resim Bölümü’ne başladım. Başarılı okul hayatımdan sonra 2014 yılında aynı üniversitede yüksel lisans için hak kazandım. Türkiye’de duvar resimleri ve graffiti üzerine tez yazıyorum.”

‘Resim çizeceğim yerin dokusuna bakıyorum’

‘Bi Oda Sanat’ adını verdiğim atölyesinde ekibi ile sanat çalışmalarını yürüten Halıcı, sosyal yaşam alanlarına çizdiği resimleri anlatarak, bu alanlara resim çizerken ilk olarak alanın genişliğine baktığını anlattı. Halıcı sözlerini şöyle sürdürdü “Resim çizeceğim yerin dokusuna dikkat ediyorum. Bu süreci alan içinde gözlem yapmak takip ediyor. Daha sonra çevreye, insanların yaşam standartlarına, tarzlarına bakıyorum” dedi.

‘Sokağı ve yaşanmışlıkları ele alıyorum’

Başarılı ressam ve graffiti sanatçısı Ahmet Burak Halıcı , uzun yıllardır sokakta olmasının eserlerini etkilediğini anlattı. Sokaktaki her nesnenin, sokağa değer verdiğine inandığını belirten Halıcı “Duvarın o lekeli kirli ve paslı dokusu, resimlerimde kendini daha farklı, renkli bir yere bırakıyor. Resimlerimde ağırlıklı olarak spray boya kullanıyorum. Tabi ki rulolar kalemler fırçalar olmazsa olmazlarımız” diye konuştu.

Karmaşık ama bütün tasarım

Benevre Beytepe projesi ile tanıştıktan sonra proje hakında bilgi alıp, proje ekibi ile neler yapılacağını konuştuklarını söyleyen Halıcı “Sınırların dışına çıkan bu proje, içeriden karmaşık bir yapıya sahip fakat dışarıdan bakıldığında ise bir bütün. 26 kat olan Benevre için her kata ayrı bir renk değeri verdim ve bunun üzerine yöneldim. Bu renkleri kullanarak geometrik şekiller ile kendi sınırlarının dışına çıkan karmaşık bir o kadarda bütün görünmesini istediğim bir tasarım yaptım ve uyguladım.”

“ EYVAH MİSAFİR GELİYOR”dan Hayatınızı Kolaylaştıracak Mutfak Tüyoları

Günümüzün koşturmalı hayatında yoğun bir zamanda evde misafir ağırlamak birçok kişi için zor bir durumdur. Hangi yemeğin yapılacağına karar verilemez; alışveriş yapmak zor gelir. Oysa küçük bilgiler hayat kurtarır ve kısa sürede misafir ağırlamaya hazır hale gelinir. Hem de zevkle…

Uzun zamandır yemek fotoğrafçılığı yapan Yemek ve Gezi Fotoğrafçısı Serina Tara, yıllardır biriktirdiği kendi tariflerini, mutfakla ilgili önemli noktaları modern kadın ve erkeklerin davet verirken hayatlarını kolaylaştıracak tüm bilgileri “Eyvah Misafir Geliyor” adlı kitabında paylaşmaya hazırlanıyor.

Küçükken evinden misafir eksik olmayan Serina Tara, annesinin çabucak onlarca çeşit yemeği kısa zamanda yapıp, bütün gün dinlenmiş gibi süslenip misafirleri karşılamasından etkileniyor. Zaman içerisinde kendisinin de annesine benzediğini fark eden Serina Tara, mutfakla arkadaş olmak isteyenlere yardım edecek farklı misafir menülerini, kısa sürede mutfakta harikalar yaratmanın küçük sırlarını ve yemeklerin basit çözümlerini eğlenceli bir dil ile yakında çıkacak kitabında anlatıyor.

Stüdyosunda yemek fotoğrafçılığı ve styling konularında kısa süreli eğitimler de düzenleyen Serina Tara, kolayca leziz davetler hazırlamanın püf noktalarını paylaştı.

1- Misafire hazırlanırken yapacaklarınız için kolay cevaplar üretin.

Misafirlerinizin saat kaçta gelecekleri, davet tipinin ne olacağı, yaş aralıkları gibi soruların küçük cevapları, davet hazırlığını kolaylaştırmanın en kısa yoludur. Sonra iş, misafirin geleceği saate uygun yemeklerin olduğu bir liste yapmak ve çok zor olmayan ama lezzetli tarifleri birleştirip mükemmel bir davet vermek… En önemlisi hazırlık sırasında çok yorulup kendi davetinizde perişan olmanıza da gerek yok. Bunun için önceden yapılan küçük hazırlıklar hayatınızı kolaylaştıracaktır.

2- Sevdiklerinizi evinize davet etmekten zevk alın.

Çünkü hayat en doğal ortamınızda sevdiklerinizle geçirdiğiniz zamanlarla güzel. Bu bir işkence değil bir keyif olmalı.

3- Mutfağınızda pratik ve kolay yapılacak yemeklere yer açın.

Klasik mutfak ne kadar vazgeçilmez olsa da çalışan, yoğun hayatlar yaşayan insanlar için biraz rutini kırmak hiç fena olmuyor. Mutfakta elinizdeki lezzetlerle pratik ve çabucak birden fazla çeşit yemek hazırlayabilirsiniz. Sadece hangi tatların birbirlerini tamamlayacağını hayal edin. Görecekseniz, birden 2 çeşit yemek sofralarda yerini alacak.

4- Şef değilsiniz ama sıra dışı tatlar yaratmak için kendinize bir şans verin.

Şaşırtıcı bir davet vermek istiyorsanız, mutlaka değişik tatları yakalamaya çalışın. Misafirlere gururla yaptığınız yemeklerin tarifini vermek gibisi yoktur.

5- Mutlaka sağlıklı ve hafif yemeklere yer verin.

Davetinize hızlıca hazırlanırken menünüzde sağlıklı ve hafif alternatifler koymayı unutmayın. Çocuklar, diyet yapanlar ve özel hastalıkları olanlar için çok kolay alternatifler sunabilirsiniz.

Altınbaş Holding’in yeni CEO’su Mehmet Sait Kayahan

Altınbaş Holding’in İcra Kurulu Başkanlığı (CEO) görevine, uzun yıllar finans ve teknoloji alanında başarılı çalışmalarda bulunan Mehmet Sait Kayahan atandı. Altınbaş Holding, Mehmet Sait Kayahan ile istikrarlı büyümesini sürdürecek


Mücevherat, finans, enerji, lojistik ve eğitim alanlarında Türkiye’nin en büyük kuruluşları arasında yer alan Altınbaş Holding’in İcra Kurulu Başkanlığı (CEO) görevine uzun yıllar finans ve teknoloji alanında başarılı çalışmalara imza atan Mehmet Sait Kayahan atandı. 19 Ekim 2016 itibariyle İcra Kurulu Başkanlığı görevini üstlenen Mehmet Sait Kayahan ile Altınbaş Holding istikrarlı büyümesini sürdürmeyi planlıyor.

1976’da Tarsus Amerikan Lisesi’ni bitirmesinin ardından 1981 yılında Iowa Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü’nden mezun olan Mehmet Sait Kayahan, aynı üniversitede 1981 ve 1982 yılları arasında inşaat mühendisliği diploması da aldı. İş yaşamına 1983 yılında Ankara Temelsu Mühendislik bünyesinde Tasarım Mühendisi olarak başlayan Kayahan, 1986 yılında kredi pazarlama yetkilisi unvanıyla Interbank’ta görev yaptı. İki yıl sürdürdüğü bu görevin ardından kariyerine yine bankacılık sektöründe devam etti. Türk Merchant Bank’ta Görevli Yönetim Kurulu Üyesi olarak 8 yıl boyunca görev yaptı. 1997-1999 arasında Bitlis Holding’de Murahhas Aza olarak sürdürdüğü çalışmalarının ardından bir yıl süreyle Medya Holding’in Finansman Koordinatörlüğü’nü üstlendi. Kayahan, 2001-2010 yılları arasında Turkcell iştiraki olan Turktell Bilişim Servisleri şirketinde Yönetim Kurulu Üyeliği ve Yönetim Kurulu Başkanlığı yaptı. 2004 yılından 2016 Eylül ayına kadar Türkiye’nin en büyük ve ilk şans oyunları platformu Bilyoner.com’un Genel Müdürlüğü’nü yürüttü.

2000 yılından bu yana İcra Kurulu Başkanlığı görevini yürüten ve Altınbaş Holding’in büyümesinde önemli bir role sahip olan Cengiz Biçer ise gelecek dönemde Altınbaş Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili olarak görev yapmaya devam edecek.

Panasonic Araç Sistemi Başlatma Ve Üretim Testi Süreçlerini Geliştiren Otomotiv Mobil Test Çözümünü (AMTS) Tanıttı

Panasonic, Küresel Tasarım Çözümleri’nin önde gelen endüstri üreticilerinin iş birliğinde tasarladığı, otomotiv sektörüne yönelik yeni nesil test çözümünü Frankfurt’tkaki Automechanika fuarında tanıttı. Panasonic Otomotiv Mobil Test Çözümü (AMTS), otomotiv sektörünün verimli araç üretimi ve etkinleştirilmesi için talep ettiği teknolojilerle kurumsal BT ortamına sorunsuz entegrasyona yönelik kurumsal özellikleri bir araya getiriyor.

Kullanıcı ile birlikte süreçler gözden geçirilerek  tasarlandı
Cihaz, kullanım kolaylığı ve otomotiv üretim süreçleri düşünülerek tasarlandı. Pazar lideri, tam dayanıklı Panasonic Toughpad FZ-M1 tablet temelinde çalışan AMTS, 7 inç kapasitif çoklu dokunmatik ekran, NFC temazsız kart okuyucu, entegre yüksek güçlü kızılötesi ve 2D bir barkod okuyucu ile donatılmış bulunuyor. Tümü, AMTS’nin özel olarak tasarlanan tutma noktasında yer alıyor ve üretim ortamında mobiliteye destek veriyor.

Çözüm, değiştirilebilir, koruyucu montaj girişi sayesinde araç test edilirken direksiyona ya da gösterge paneline takılabilecek şekilde tasarlandı. AMTS ayrıca önemli uygulama ve işlevlere kolay erişim için programlanabilir dört adet kısa yol tuşunu da barındırıyor.

Zengin bağlantı özellikleri
AMTS, otomotiv üreticilerinin ihtiyaç duyduğu bağlantı özelliklerini içerisinde barındırıyor. Bunların arasında USB iletişimine olanak tanıyan çift dayanıklı bağlantı noktası ile bir VCI cihazından şarj imkânı sunan, araç içi korumalı ODB de yer alıyor. Bu özellikler sayesinde direksiyonun solda ve sağda olduğu farklı araçlara yönelik ergonomik bir çözüm ortaya çıkıyor.

Test uygulamaları için gereken gücü sağlıyor
Panasonic AMTS, otomotiv test süreçlerinin işlem ve verimlilik gereksinimleri için Intel® CoreTM m5-6Y57 vPro işlemci (1.1GHz’den 2.GHz’ye kadar Intel® Turbo Boost teknolojisi ve 4MB Intel önbellekle birlikte) ve Intel® HD grafik özellikleriyle donatılmış bulunuyor. Windows 10 Pro işletim sistemiyle birlikte gelen Panasonic AMTS Windows 7 Professional sürümüne düşürülebiliyor. Bellek içinse 128GB Katı Hal Diski sunuluyor. 256GB bellek seçeneği de sunuluyor.

AMTS iletişim ihtiyaçları için BluetoothTM v4.1+EDR Class 1’in yanı sıra opsiyonel 4G mobil genişbant bağlantılı (3G uyumlu Gobi 5000) Intel Dual Band Wireless-AC 8260 WLAN becerisi ile donatılmış bulunuyor.

10 yıllık tasarım geçmişi
Panasonic Kurumsal Mobil Çözümler Avrupa AR & GE ‘den sorumlu Genel Müdürü Robert Blowers, AMTS ile ilgili şu açıklamayı yapıyor: “Panasonic’in sektörel ihtiyaçlar için dayanıklı mobil cihazlar üretmek için dünyanın önde gelen üreticileriyle 10 yıla yakın süredir iş birliği bulunuyor. Bu ilişkinin bir sonucu olan Otomotiv Mobil Test Çözümümüz, müşterilerimizin daha verimli ve maliyet açısından daha avantajlı araç üretimi yapmalarına yardım olacak yeni nesil bir mobil cihaz.”

Panasonic AMTS Ekim 2016’dan itibaren satışa sunulacak

Hilux’tan Parkour Sporcularıyla Heyecan ve Adrenalin Dolu Gösteri

Maceracı ruhunu dünyanın tüm yollarına başarıyla taşıyan Hilux, sıradışı bir spor dalı olan Parkour’un başarılı sporcularıyla heyecan dolu nefis bir gösteriye imza attı. Önlerine çıkan her türlü engeli en hızlı ve en etkili biçimde hareket ederek aşmayı hedefleyen Parkour sporunu başarıyla temsil eden Amerikalı Ninja Warior Şampiyonu Nicholas Coolridge ile Kalistenik Atlet ve Eğitmen Travis Brewer Hilux Hi-Ride etkinlikleri için Amerika’dan özel olarak geldi. Başrolünde Toyota Hilux’ın olduğu gösterinin çekimleri Haydarpaşa Garı ve Limanı’nda gerçekleştirildi.

1476951080_yeni_hilux_3

İstanbul’un fon olduğu gösteride, Hilux’ın hareket kabiliyeti ve gücü Parkour sporcuları eşliğinde bir kez daha ortaya kondu. Hilux ile Parkour sporcuları Nicholas Coolridge ve Travis Brewer’ın görsel şöleninde direksiyon koltuğunda ise ünlü rallicimiz Volkan Işık oturuyordu. Rallici Volkan Işık, Hilux’ın 2 tekerlek üzerinde gitme sahnesi için 2 hafta çalıştı. Rallici Işık’a İleri Sürüş Eğitmeni Alişan Özkan da co-pilotluk yaptı. Haydarpaşa Garı ve Liman bölgesinde yapılan gösteri, zorluk derecesi yüksek olan akrobatik hareketler ile heyecan dolu bir maceraya dönüştü. Orhan Köstek’in yönetmenliğinde 30 kişinin görev aldığı 2 gün süren çekimler sonucunda seyir zevki yüksek bir video ortaya çıktı.

Önümüzdeki günlerde Toyota Hilux, Hi-Ride etkinlikleri kapsamında yeni maceralara doğru yelken açacak.

1476951079_3

Hilton Worldwide, Karadağ’daki İlk Hilton Otelini Açtı

Akdeniz’in incisi Karadağ’ın başkenti Podgorica ilk Hilton oteline kavuştu. Hilton Podgorica Crna Gora hem yabancı turistler hem de Karadağlılar için bir çekim merkezi olacak

PODGORICA, Karadağ ve MCLEAN, Va. – 20 Ekim 2016Hilton (NYSE:HLT), Karadağ’da Hilton Hotels & Resorts markası altında faaliyet gösterecek ilk oteli Hilton Podgorica Crna Gora’nın açılışını Eylül ayında gerçekleştirdi. Şehrin merkezinde yer alan yeni Hilton Podgorica Crna Gora, hem iş hem de eğlence amacıyla seyahat edenler için ideal bir konaklama alternatifi. 23’ü süit olmak üzere, geniş ve modern tasarıma sahip 180 oda ile hizmet veren otelde, şehri tepeden gören panoramik manzaralı kral daireleri de bulunuyor.

Hilton Worldwide Hilton Marka Yönetimi Bölge Müdürü Andreas Lackner şöyle konuştu: “570’ten fazla otelden oluşan global portföyümüze, Akdeniz’in incisi olarak da bilinen, Avrupa’nın en eski ülkelerinden Karadağ’ı katmaktan heyecan duyuyoruz. Konuklarımızı dünyaca ünlü misafirperverliğimizle Karadağ’ın başkenti Podgorica’da ağırlamak için sabırsızlanıyoruz. Hilton otelimiz ile Podgorica, en gözde seyahat destinasyonları listelerinde daha da üst sıralara çıkacak.”

Otelin çatısı altında birçok mekan hem yabancı turistlere hem şehir halkına hizmet veriyor:

  • Sky Bar: Sekizinci katta yer alan, hem iç hem de dış mekan alternatifi bulunan bardan görünen şehir manzarası nefes kesiyor.
  • Restaurant Crna Gora: Otelin alametifarikası olan restoran, a la carte ve açık büfe olarak hizmet veriyor. Uluslararası lezzetlerden yerel yemeklere kadar geniş bir yelpaze sunan restoran lobi katında yer alıyor.
  • Terrace Fontana: Daha ziyade Karadağlı ziyaretçileri yönelik mekan, rahat ambiyansını ev yapımı dondurma ve pastalarla taçlandırıyor.
  • The Bar and Cigar Club: Dünyanın farklı ülkelerinden purolar sunan, konforuyla da göz dolduran mekan otelin lobi katında yer alıyor.

Executive ve suit odalarda konaklayan misafirler, ücretsiz kahvaltının yanı sıra altını katta yer alan Executive Lounge’da gün boyu park manzaralı terasın ve ikramların tadını çıkarabilir.

Karadağ, dünyanın en gözde destinasyonlarından biri. Podgorica’nın, 1953 yılında açılan ilk otelinin hemen yanı başında bulunan Hilton Podgorica Crna Gora, Biogradska Gora Ulusal Parkı, Kotor Körfezi, Sipcanik Şarap Mahzeni gibi turistik merkezlere ve toplu taşıma noktalarına da çok yakın.

“Karadağ, nefes kesen güzelliği ve zengin kültürel geçmişi ile her geçen gün popülaritesini artırıyor. Bu sebeple, başkentin kalbinde bir Hilton açmaktan dolayı heyecan duyuyoruz” diye konuşan Hilton Podgorica Crna Gora Genel Müdürü Haluk Bilgili sözlerine şöyle devam etti: “Sahip olduğu büyüleyici manzarası ve mükemmel ekibiyle Hilton Podgorica Crna Cora, misafirlerine Hilton adına yakışacak, unutulmaz bir deneyim yaşatmak için sabırsızlanıyor.”

Düğün de dahil olmak üzere her türlü toplantı ve etkinliğe ev sahipliği yapmaya hazırlanan otelde tiyatro düzeninde 435 kişilik kapasiteli, 425 metrekarelik sütunsuz Kristal Balo Salonu bulunuyor. Otelde aynı zamanda gün ışığı alan beş toplantı ve konferans salonu ile Podgorica’nın en büyük toplantı alanına sahip.

Hilton Podgorica Crna Gora çatısı altında zemin, asma kat ve giriş katına yayılmış, Fin saunası, biyo sauna ve buhar banyosu ile hizmet veren şehrin en büyük spa’larından biri bulunuyor. Son moda fitnes trendlerine göre tasarlanmış Docle Spa, 1300 metrekarelik alana yayılan VIP masaj odaları, ısı ve aroma terapi servisi, kapalı havuz ve müzikli duş imkanları sunuyor.

Hilton’un ödüllü konuk sadakat programı HHonors®, Hilton Podgorica Crna Gora’da da uygulanıyor. Doğrudan, diledikleri bir Hilton kanalından rezervasyon yapan HHonors üyeleri, açılışa özel 1000 Hilton HHonors puanı kazanıyor. Tüm misafirlerin katılımına açık olan programın üyeleri Hilton HHonors puanları kazanmanın yanı sıra özel üye indirimi, ücretsiz standart Wi-Fi, dijital check-in gibi hizmetlerden faydalanabiliyor.

Mimar Görkem Volkan: “AVM Tasarımlarında En Önemli Unsur, Değişimi Öngörebilmek…”

Başta Watergarden İstanbul, Palladium Antakya, AtlasPark AVM olmak üzere İstanbul’da ve Türkiye’nin farklı kentlerinde pek çok alışveriş merkezinin iç mimari tasarımlarına imza atan MDArch Mimarlık‘ın kurucusu Mimar Görkem Volkan, yeni nesil AVM’lerde değişen alışkanlık ve ihtiyaçlara kolayca uyum sağlayabilen, doğaya ve doğallığa öncelik veren, kullanıcılarına sokak dokusu ve deneyimleri yaşatan, dış/iç ayrımını aşarak akışkan hacimler sunan iç mekanlar tasarlıyor.

New York, Lübnan, Katar ve Dubai’de sürdürdüğü mesleki deneyimi sonrası İstanbul’da kendi ofisini kuran ve 2006 yılından bu yana çalışmalarını MDArch Mimarlık çatısı altında yürüten ve alışveriş merkezleri başta olmak üzere, otel, konut, ofis ve ticari mekanlar gibi birçok farklı alanda mimari ve iç mimari tasarım ve uygulama hizmeti veren Mimar Görkem Volkan, AVM’lerin günümüzde alışveriş ihtiyacını karşılamaktan ziyade, yaşama dair pek çok aktivitenin karşılık bulacağı ve yenilerinin talep edileceği farklı işletmeler bütünü olarak biçimlenmesi gerektiğini savunuyor. İnsanoğlunun en önemli gereksiniminin doğa ve doğallık olduğunu dile getiren, yapılaşma çoğaldıkça yeşil ihtiyacının da arttığını ifade eden Görkem Volkan, MDArch Mimarlık olarak yalnız AVM tasarımlarında değil, tüm projelerinde daha fazla açık alana sahip, doğal yeşil alanların korunduğu ve arttırıldığı, ortak kullanım alanlarının çeşitlendirildiği, enerji sarfiyatının yapısal özelliklerle gözetildiği, doğayı sadece koruyan değil, geliştiren mekanlar tasarlamanın asıl öncelikleri olduğunu vurguluyor.

AVM tasarımlarındaki en önemli unsurun değişimi öngörebilmek olduğunu ifade eden Görkem Volkan, günümüzde salt alışveriş aktivitesinden öte, sosyal karşılaşma/toplanma alanları olarak kent yaşamının içinde yer alan alışveriş merkezlerinin çoğunluğunun özel iştirak olsa da, büyük ölçüde kamusal alan trafiğine sahiplik ettiğini belirtiyor. Kişilerin alışveriş ve sosyal yaşam aktivitelerindeki tercihlerinin AVM iç mekan projelerinde en önemli tasarım unsuru olduğunu dile getiren Mimar Görkem Volkan, “Özellikle genç nüfusun popülasyondaki yüzdesinin ağırlıklı olduğu ülkelerde teknolojinin de yardımı ile sosyal ihtiyaçlar sürekli olarak değişiyor. Bu değişime o projenin yapıldığı yılda açık olmanız gerektiği gibi, gelecek yıllarda da farklı değişimlere karşı yapıyı ve işletmeyi hazırlamalısınız” diyor.

AVM İç Mekan Tasarımlarında Deneyimi ve Hızıyla Fark Yaratıyor…

MDArch Mimarlık olarak, tasarladıkları AVM projelerinin farklı aktivite alanlarını kapsayan geniş ölçekli mekanlar bütününde, bu alanların doğru fiziksel ve altyapısal koordinasyonunun sağlanmasını, konsept bütünlüğünün/tutarlılığın korunmasını ve uzun vadeli işletme gereksinimlerinin gözetilmesini önemsediklerini belirten Mimar Görkem Volkan, AVM projelerindeki deneyimlerini hıza ve avantaja dönüştürdüklerini dile getiriyor: “Önceliğimiz, sürekli daha yeniliğe açık daha teknolojik avantajları içinde barındıran daha fazla içinde olmaktan mutluluk duyacağımız mekanlar tasarlamak; bu saydığım etmenler bizim için en büyük motivasyon kaynağını oluşturuyor. Yine aynı şekilde üretilebilir proje çizmek ve bu projeyi tüm üretim eşikleri için en anlaşılabilir dilde bir uygulama projesi haline dönüştürmek bizim için oldukça önemli bir unsur.”

Sürecin başında belirlenen konsept projenin, üretim sürecinin son aşamasına kadar geçen sürede fiziki ve bütçesel değişim ihtimaline karşı, doğru malzeme ve detay araştırması yaparak doğru zamanda insiyatif alarak koruyan MDArch Mimarlık ekibi, bu nedenle tasarladığı her projede uygulama projesine de aynı oranda önem veriyor.

Sosyal hayatı içinde barındıran, dış mekanın olabildiğince içe yansıtıldığı AVM’ler tasarlayarak, MDArch Mimarlık’ın ilk AVM projesi olan Palladium Antakya’yı “dışarısı ve içerisi ayrımını aşan; akışkan” ifadeleriyle anlatan Mimar Görkem Volkan, binayı bir kabuk olmanın ötesinde iç ve dış verilerin birlikte kullanıldığı, uzlaştırıcı bir filtre haline getirdiklerini söylüyor.

AVM’lerde Sokak Ölçeğinde Yaşanmışlık ve Deneyim Tasarımı…

AVM gibi kamusal alanlarda bir iç kabuk tasarlamaktan çok bir aktiviteler bütününü tasarlayan, dış mekansal kriter ve fiziki kondisyonları olabildiğince iç mekana yansıtarak iç ve dış kurguya bütünsel bir yaklaşım getirmeyi başaran Görkem Volkan, MDArch Mimarlık olarak iç mekanını tasarladıkları ilk AVM projesi olan Palladium Antakya’da da ‘dışarısı/içerisi’ ayrımını aşan, akışkan bir ilişkiyi tariflemeye çalıştıklarını belirtiyor. Böylece binayı bir eşik/kabuk olmaktan kurtarıp, iç ve dış verilerle, bu içe bakış arasında ‘uzlaştırıcı’ bir filtre haline getirdiklerini vurgulayan Volkan, AVM projelerinde her zaman bir sokak algısı yaratmaya çalıştıklarını ve sokak ölçeğindeki yaşanmışlık ve deneyim çeşitliliğini tasarladıklarını ifade ediyor.

MDArch ekibi, Watergarden İstanbul projesinde ise yaşam merkezinin birbirine ya da sadece kendine dair alternatif bir konsept tarifi oluşturduğu bir tasarım yapmış. “Nostalji Sokağı”, “Organik Pazar” gibi spesifik konsept alanların yanı sıra, foodcourt, bistro katı gibi çeşitli ve sadece yeme-içmeye ait mekanlar ile sinema ve tiyatro gibi eğlence alanları tarafından sarmalanan bir show havuzu ve doğal bir botanik bahçenin yer aldığı Watergarden İstanbul projesi, çeşitli segmentlerin bir araya getirildiği, farklı bir alışveriş merkezi olarak biçimlenmiş.

Mimar Görkem Volkan yaygınlaşan online alışveriş alışkanlıklarıyla alışveriş merkezlerinin yeni kurgusunun da şekil değiştirdiğini aktarıyor: “Teknolojinin gelişimi ile birlikte, online alışveriş perakende sektörünün kaderini değiştirdi. Alışveriş merkezlerinin kurgusu da bu yeni etmene bağlı olarak yeni şeklini alıyor. Yeme-içme ve oyun alanları, anne-çocuğa yönelik ya da diğer tüm sektörlere ait mekanlar, genç jenerasyonun da talebiyle daha interaktif, daha teknolojik daha “post edilebilir deneyimler bütünü” olarak tariflenmeye başlandı. Aslında buradaki sihirli sözcük belki de “post edilen görsel kadraj” olmalı; çünkü kişiler bu görsel iletilerle interaktif olarak bir deneyime eşlik ediyorlar ve bir anlamda yeni yüzyılın tanıklık ve tanımlarını oluşturuyorlar.”

1476194295_palladium_antakya1

Görkem Volkan Kimdir?

Mimarlık eğitimine sırasıyla New York Pratt Institute ve Yeditepe Üniversitesi’nde devam eden Görkem Volkan, 2004 yılında Yeditepe Üniversitesi Mimarlık Bölümü’nden mezun olduktan sonra Lübnan’da bulunan Nabil Gholam Architects’te çalıştı. Bu ofiste Katar ve Dubai’deki birçok karma yapının tasarım koordinatörlüğü görevini üstlendi. 2006 yılında İstanbul’a döndükten sonra MDArch Mimarlık’ı kuran Görkem Volkan, çeşitli ölçeklerde mimari konsept geliştirmenin yanı sıra ağırlıklı olarak büyük ölçekli ticari alanların iç mekan tasarımını ve uygulamasını üstleniyor.

MDArch Hakkında:

2006 yılında Mimar Görkem Volkan tarafından kurulan MDArch Mimarlık İstanbul’daki ofisinde otel, konut, AVM, ofis, rekreasyon ve ticari mekan konularında proje ve uygulama hizmeti veriyor.

Senaryosu iyi kurgulanmış ve iyi tasarlanmış mekanların, kullanıcı ilişkilerine ve hayatın niteliğine olumlu katkısı olacağını düşünen, tasarım ve projelerinde de “mutlu ve verimli mekanlar” yaratmanın izini süren MDArch Mimarlık, mimari tasarım, iç mekan tasarımı, renovasyon, mobilya tasarımı, uygulama projeleri, keşif, metraj ve ihale dosyası dokümanlarının hazırlanması, mekan organizasyonu danışmanlığı ve ilgili konularda profesyonel kadrosuyla hizmet veriyor.

Tüm projelerinde, işverenin önceliklerini ve programın gerekliliklerini başarıyla yerine getirirken işveren ve mimar arasındaki ekip çalışmasının projeyi zenginleştiren en önemli etmen olduğuna inanan MDArch Mimarlık kurulduğu günden bu yana otel, konut, AVM, ofis, ticari mekanlar ve yat projelerinde 600.000 m2‘den fazla alanın tasarım, uygulama ve koordinasyon işlemlerini ve bunlara ek olarak 20.000 m2‘den fazla alanın da taahhüt işini başarıyla tamamlamış durumda.

TEMSA ve Anadolu Ulaşım’dan, Yıla Damga Vuran İş Birliği

50 Safir Plus, Anadolu Ulaşım’ın filosunda yerini aldı, 50 Safir Plus daha geliyor

Otobüs pazarının lider markası TEMSA, dev teslimatlara imza atmaya devam ediyor. Anadolu Ulaşım, 2+1 koltuklu 100 Safir Plus anlaşmasının 50 adedini teslim aldı. 50 Safir Plus daha yıl sonuna kadar Anadolu Ulaşım filosunda yerini alacak.

2016 yılında da tüm otobüs pazarının lider markası konumunu sürdüren TEMSA, gerçekleştirdiği teslimatlarla sektöre heyecan katıyor. Şehirlerarası otobüs segmentinde yüzde 40 pazar payına yaklaşan TEMSA dev teslimatlar gerçekleştirmeye devam ediyor. TEMSA, Anadolu Ulaşım ile 100 adetlik Safir Plus anlaşması yaptı. Bu anlaşmaya yönelik imza töreni de eylül ayındaki gerçekleşen IAA Hannover Fuarı’nda yapılmıştı. 100 adetlik anlaşmanın ilk 50 adedine yönelik teslimat töreni de 19 Ekim Çarşamba günü gerçekleştirildi. Teslimat törenine Pamukkale Turizm ve Anadolu Ulaşım Yönetim Kurulu Üyeleri Cafer Sadık Bababalım, Turan Kemal Bababalım, Sadık Bababalım, Anadolu Seyahat Genel Müdürü Mehmet Ali Akçin, TEMSA Genel Müdürü Dinçer Çelik, Satış Direktörü Murat Anıl, Otobüs Satış Müdürü Baybars Dağ ve Kurumsal İletişim Müdürü Ebru Ersan katıldı.

“Sektörümüz için çok özel bir gün”

“Bugün sektörümüz için çok özel bir gün” diyerek konuşmasına başlayan TEMSA Genel Müdürü Dinçer Çelik, “Bu güzel günü bize vesile ettikleri için Sayın Cafer Sadık Bababalım nezdinde tüm Bababalım ailesine teşekkür ediyoruz. Bu seneyi yine çok güzel ve çok özel bir törenle bitiriyoruz. Bugün 100 araçlık ilk partisini burada yapıyoruz. Kısmetse bir iki hafta içinde yeni teslimat daha yapmayı planlıyoruz. TEMSA bu sene Türkiye seyahat otobüs pazarında çok önemli bir seviyeye geldi. Bu sene ilk defa TEMSA müşterisi olan TEMSA ailesine katılan çok sayıda müşterimiz var. Bugünkü tören bunların içinde en önemli olanlarından. TEMSA araçlarını tercihlerinden dolayı Pamukkale Turizm, Anadolu Ulaşım ailesine burada tekrar teşekkürlerimizi ifade etmek istiyoruz. Bundan sonra yine teslimatlar yapmak üzere çalışmaya devam edeceğiz. Bu ürünleri müşterimize sunarken çok çalıştık. Araçlarımızın kalitesini ve müşterimizin taleplerini hayata geçirmek için çok çaba sarf ettik. Bu da müşterilerin talepleri ile ortaya çıkmaya başladı. TEMSA çalışanlarına teşekkür ediyorum” dedi.

1476947024_temsa_anadolu_ula____m7

“TEMSA yatırımlarıyla hedeflerimiz büyüdü”

“Bugün Anadolu ailesi için son çeyrek dediğimiz dönüşümün tamamen bitirildiği bir dönemi yaşıyoruz” diyerek konuşmasına başlayan Anadolu Ulaşım Genel Müdürü Mehmet Ali Akçin de, “Artık ülkemizde marka planlaması yapılırken, müşterilerden alınan dilekler, araştırmalar toparlanıp bir analiz yapılarak müşterinin isteği ortaya çıkıyor ve ona göre bir üretim planı belirleniyor. Anadolu 2013 yılında değişim programında, öncelikle müşterilerin taleplerini değerlendirdi. İlk 6 ay böyle geçti. Daha sonra bugüne kadar olduğu gibi desteklerini, ilgilerini bizden esirgemeyen yönetim kurulu ile yola başladık. 2+1 araçlarımız 2013’te yollara çıktığında Anadolu’nun ne kadar çok ilgi gördüğünü ne kadar çok müşteri tarafından talep edildiğini anladık” diye konuştu.

“Araç parkımızı 2+1 olarak bitireceğiz”

Rakamlarla konuşmanın önemine vurgu yaşan Mehmet Ali Akçin, “Bugüne kadar araçlarımızın planlamasını yaparken rakamlara çok önem verdik. Heyecan çok önemli. Sektörün yapısı heyecana dayalı. Hatta aklın önüne heyecan geçiyor. Her ne kadar geç olsa 3 yıl içerisinde tamamlanmış olsa bile adım adım sindire sindire olsa da araç parkımızı 2+1 olarak bitirmiş olacağız” ifadelerini kullandı.

“İlgisini eksik etmeyen TEMSA’ya teşekkür”

TEMSA yönetimine gösterdikleri desteklerden dolayı teşekkür eden Akçin, şunları söyledi: “Bugüne kadar bizden ilgisini hiç eksik etmeyen TEMSA yetkililerine desteklerinden dolayı teşekkür ediyorum.”

“Ülkesine güvenen bir Anadolu Seyahat var”

Akçin, 2017 yılının yatırım planlamalarını şimdiden yaptıklarını da vurguladı. Akçin, “Ülkemizin içinde bulunduğu sosyoekonomik yapıya rağmen ülkesinin ekonomisine güvenen bir Anadolu var. Bu ekonominin dışında müşterinin güveninden daha çok güç alan bir Anadolu var. İnşallah bunların birleşmesi ile yakın zamanda 2017’ye şimdiden hazırlanmaya başladık ve 2017 yılının yatırım planlarını şu an yapıyoruz. Kısa sürede yatırımlarımızı tamamlayıp yolumuza devam edeceğiz” dedi.

“Yatırımcılarımıza layık olmaya çalışıyoruz”

Törende konuşan TEMSA Satış Direktörü Murat Anıl da, TEMSA tercihlerinden dolayı Pamukkale ve Anadolu Ulaşım yönetimine teşekkür ederek, “Yaklaşık 3 yıldır Sayın Mehmet Ali Bey ile bu uzun yolculuğu planlayarak aşama aşama buraya kadar getirdik. Bu aşamada dönem dönem zorluklarla karşılaştık. Anadolu Seyahat yönetimine ve Genel Müdür Mehmet Ali Akçin Bey’e seçimini özellikle TEMSA’dan yana yaptıkları ve 2+1 aracımızı tercih ettikleri için ayrıca teşekkür ederiz. TEMSA’nın en başarılı olduğu alanlardan biri de satış sonrası alan. Biz sattıktan sonra da her zaman yanlarındayız. Bizim en övünerek bahsettiğimiz konulardan biri de satış sonrası hizmetlerimiz. Elimizden gelenin fazlasını yaparak tüm yatırımcılarımıza layık olmaya çalışıyoruz. Yeni teslimatlarda görüşmek dileğiyle” diye konuştu