Tedarik Zincirinin Her Halkasının Yeşil Olmasından Yanayım

Sosyal Sorumluluk sohbetlerinde konuğumuz Sn. Zeliha SUNAL. 

Zeliha Hanım, Merhaba, Röportajımıza geçmeden önce sizi kısaca tanıyabilir miyiz ?

Bursa doğumluyum. İzmir de büyüdüm ve müzik hayatım İzmir’de başladı. TRT çocuk saatiyle başlayan mikrofon ile arkadaşlığım bugüne kadar geldi.

Ankara ‘da uzun zaman Cumhurbaşkanı Özal’ın yabancı konuklarının ağırlanmasında çalıştım ve yabancı dillerde şarkılarımın sayısını orada çoğalttım. Şu an 42 farklı ülke dilinde şarkı söylüyorum. Bu nedenle yıllarca yabancı kaynaklı firmalar, uluslararası kongreler, futbol federasyonu, genelkurmay  gibi önemli kuruluşların gecelerinde sahne aldım.

2005 yılından itibaren albüm çalışmalarına başladım  6 albüm ve 5 single çalışmam var. Biri sigara diğeri çevre ile ilgili iki proje şarkım da mevcut.

Youtube’da 50000 ne yakın abonesi olan ve UPCYCLE anlatan bir kanalım var. Handcraft TV’nin 10 milyon üzerinde izleyicisi var.

2014 yılından bu yana Çevko, Türçev, Akademi Çevre gibi kurumlarla çevre için bilinçlendirme ve farkındalık yaratma çalışmaları yapıyorum.

Bu konuda ikisi sanayii olmak üzere 4 ödül aldım.

Tüm dünyada çevre bilinci artıyor. İnsanlarda duyarlılık seviyesi yükseliyor. Bu gelişimi nasıl yorumlamalıyız?

Eğitimde çevre bilinci arttı. Gelişmiş ülkeler özellikle çocukların üzerinde daha çok duruyor. İnternet sayesinde plastik ve tüm atıkların diğer canlıların hayatını nasıl tehlikeye attığını çok rahat gözlemleyip sosyal medya yoluyla tepkilerini anında ortaya koyabiliyorlar. Ulaşım kolaylaştı. Greenpeace gibi örgütler çoğaldı. Ülkeler geleceğin tehlike altında olduğunun farkına vardı. Farkındalık çalışmaları dünyanın her yerinde artık. Ancak çok atık üretenlere yetişmek biraz zor.

Örneğin biz yılda 37 milyon ton atık üretiyoruz. Bu 5 milyon çöp kamyonu demektir. Dünyanın çevresini dolaşır. Bizim gibi, hatta bizden büyük 179 tane daha ülke var. Hayal gücünüze bırakıyorum.

Çevre yönetimi konusunda çok değerli çalışmalara imza atıyorsunuz.

Bir sanatçı toplumdan aldığı kadar vermesini de bilmelidir. Sosyal sorumluluk projeleriyle başlayan aktivitelerim sonunda beni aktivist haline getirdi. Adeta ikinci bir meslek haline geldi. Zaman yaratmak zorunda kalıyorum. Çünkü aynı zamanda bir aile hayatım da var. Ben de her Türk kadını gibi yemek yapıp bulaşık yıkarım. Çok disiplinli olduğum için iyi bir düzenleme herşeyi hallediyor. Uykumdan fedakarlık ediyorum. Kısa yollar yaratıyorum. İkisi de bir arada yürüyor valla.

Benjamin Button Kadınları iş dünyasında önemli projelere imza atıyor. Çevre çalışmaları adına neler yapıyorsunuz ? Öğrenebilir miyiz?

Benjamin Button kadınları sadece iyilik yapmak ve farkındalık oluşturmak için bir araya gelmiş eğitimli iş insanlarıdır

Bir söyleşi için gittiğim ÜNSPED‘de Fazilet Batur hanım ile tanıştım. Bana bu gruptan söz etti. Tanıştığımızda kadınların işbilir ve aydınlık kişilikleri beni çok etkiledi. Fazilet Batur ve Fatma Aydoğdu’nun yardımıyla önce bilinçlendirme çalışmaları yaptık. Çevko bize ambalaj atıkları, Deha ‘da atık yağ ile ilgili söyleşiler yaptı. Ogliv’de file süsleme atölyesi yaptık. Bir başka Benjamin kadını İnci Özkul ile Ataşehir Emlak konut ortaokulunda söyleşiler yaptık. Bu okulun sözü ve müziğini yaptığı ‘Hedef sıfır atık’ şarkısını pop müzik şarkısı haline dönüştürüp ilk geri dönüşüm şarkısını aranjör Murat Yeter ile yaptık. Yazılı ve görsel basın özel ilgi gösterdi. Okul zili olması için çalışmalarımız sürüyor.

21 Eylül Dünya temizlik gününde Yeşilköy sahilini temizleyeceğiz. Daha güzel bir çevre için gönüllüleri bekliyoruz.

Şirketler tarafında gerçekleşen çevre temalı projeleri daha fazla görmek isteriz.

2014 ten beri şirketlere sadece event projeleri değil çeşitli sosyal sorumluluk projeleri de üretiyorum. İçinde eğitim ve farkındalığı da barındıran eğlenceli çevre projeleri bunlar. Dolayısıyla pek çok yere giderek neler yapıldığını gözlemliyorum. Şirketlerin çevre ile ilgili politikalarının çoğu ne yazık ki mutlu sona ulaşmıyor . Sürdürülebilir olmadı gerekir. . İş yerlerinde uygulanacak bir kaç düzenleme dünyayı daha güzel hale getirebilirler. Örneğin çöp kutunuzu ayağınızın altından yok edin. Çöpünüzü koridordaki kutulara ayrıştırarak atın. Yemekhanelerde tekli kullanımlara son verin. Ambalajlı şeker, tuz ,kürdan, ıslak mendil, pipet almayın. Kahvelerinizi kağıt veya plastik bardakla içmeyin. Fincan veya matara taşıyın. Su sebilleri kullanın.

Bu kadar bina yapılırken çevre düzenlemeleri ‘peysaj’ olarak makyajlanıyor.

Aslında yağmur oluklarından akan suyu bahçe sulamasında, yemekhanedeki çiğ yemek artıklarıyla kompost gübre, güneş enerjisi ile aydınlanma ve ısıtma sistemleri uygulamaya koyulabilir. Geri dönüştürülebilir atıkların neden önemli olduğunu gösteren bilgilendirmeler yerleştirilebilir.

Bu konu içselleştirilmedikçe uygulamada kopukluklar yaşanır

Türkiye’de güzel şeyler de oluyor elbette. 2017 yılı sonunda uygulamaya giren “Sıfır Atık” projesi ile devlet binalarında zorunlu olarak atık yönetimine başlandı. Bu işin yukarıdan yönetilmesi prosedüre uyma zorunluluğuyla birlikte geldiği için çevremiz adına çok büyük bir adım atılmıştır.

Okullarda, iş yerlerinde ,fabrikalarda, stadyumlarda, avm lerde “Sıfır atık “ a geçtikleri zaman çok şey değişecek.

Bu arada bazı firmaların da hakkını yememek gerekir. Yaptıkları minik değişiklikler çok şey değiştiriyor. Ambalaj hafifletiyorlar örneğin.

Onlara kocaman alkış…

Şirketlerin sürdürülebilirlik başlığında yürüttüğü çalışmalar gerçekten amaca yönelik mi ? Yoksa reklam kısmı zaman zaman ön plana mı çıkıyor?

Tedarik zincirleri sistemin sadece bir parçası. Ben bu sonsuz döngünün her noktasının yeşil olmasından yanayım. Bizdeki halka ne yazık ki nihai tüketicide kırılıyor. Oradan hammadde olarak geri dönüşü yok. Bu nedenle eksiklerimizi yurt dışından gideriyoruz.

Üretim bantında barkod sistemiyle çıkan ürünün ambalajı da depozitolu olmalı. Ben fritolays ambalaj kartonlarında bu ibareyi gördüm ve çok hoşuma gitti. Yurt dışında beyaz eşya ve tv ambalajlarında da depozito ve barkod olması. Bu üretici kadar satıcıyı da sorumlu kılıyor.

Keşke abartılı tüketmesek, keşke tükettiklerimizin ambalajlarını dönüşüme sağlıklı bir şekilde verebilsek, keşke sokak toplayıcıları olmasa da aracı kurumlar yeterli para kazanarak bu sisteme daha çok yatırım yapsalar, keşke anne ve çocuk eğitilse de atık, çöp ayrımını mutfakta yapsalar, keşke okullarda çevre zorunlu ders olsa, keşke hayvan sevmeyi sadece evcil hayvan sevme olarak görmesek, keşke yeniden hobilerimiz olsa, çiçek kurutsak, pul biriktirsek.

Tedarik zincirlerinin yeşillenmesi konusu tüm dünyada çalışılan bir alan. Yeşil satın alma, yeşil üretim, yeşil dağıtım. Bu alanlarda neler yapılabilir ?

Tedarik zincirleri sistemin sadece bir parçası. Ben bu sonsuz döngünün her noktasının yeşil olmasından yanayım. Bizdeki halka ne yazık ki nihai tüketicide kırılıyor. Oradan hammadde olarak geri dönüşü yok. Bu nedenle eksiklerimizi yurt dışından gideriyoruz.

Üretim bantında barkod sistemiyle çıkan ürünün ambalajı da depozitolu olmalı. Ben fritolays ambalaj kartonlarında bu ibareyi gördüm ve çok hoşuma gitti. Yurt dışında beyaz eşya ve tv ambalajlarında da depozito ve barkod olması. Bu üretici kadar satıcıyı da sorumlu kılıyor.

Keşke abartılı tüketmesek, keşke tükettiklerimizin ambalajlarını dönüşüme sağlıklı bir şekilde verebilsek, keşke sokak toplayıcıları olmasa da aracı kurumlar yeterli para kazanarak bu sisteme daha çok yatırım yapsalar, keşke anne ve çocuk eğitilse de atık, çöp ayrımını mutfakta yapsalar, keşke okullarda çevre zorunlu ders olsa, keşke hayvan sevmeyi sadece evcil hayvan sevme olarak görmesek, keşke yeniden hobilerimiz olsa, çiçek kurutsak, pul biriktirsek.

Gelecekte bireyin doğa ile ilişkisi ne şekilde olacak ? Hangi çerçevede ilerleyecek ? Nasıl yorumluyorsunuz ? Öngörüleriniz neler ?

Gelecek için kaygılıyım. Dünya nüfusu 8 milyar kişi ve biz 12 milyarlık yemek tüketiyoruz. Hala 2,5 milyar insan açlık çekiyor. Güzel Türkiye’miz en fazla 40 yıl sonra kurak bir ülke olacak. Akdeniz’i en çok kirleten ülke biziz. Biz de plastik yiyoruz balıklarla … İneklerimiz başıboş uçuşan poşetlerle besleniyor. Yiyeceklerimizin içindeki kimyasal ilaçlar ve mikro plastikler yüzünden 7 kadından biri meme kanseri.

Sigaraya başlama yaşı 8 oldu.

2050 yılında denizlerde canlı kalmayacak.

O son balık da yok olduğunda beyaz adam paranın yenilecek bir şey olmadığını çok geç farkedecek.

Ben Zeliha Sunal. Atıksız Yaşam platformu olarak elimizden gelen herşeyi yapmaya devam edeceğiz.

Satınalma Dergisihttps://satinalmadergisi.com
Aylık Düzenli Basılı ve E-Dergi (Apple, Google Play, Dergilik). HABER: dergi@satinalmadergisi.com REKLAM: reklam@satinalmadergisi.com ABONELİK: abone@satinalmadergisi.com Tel : (0212) 509 56 56 Zengin pratik ve akademik içeriği ile sektörel haber ve uygulamaları okuyucuları ile buluşturmaktadır. Banner, Reklam, Advertorial ve Röportajlarınızla Karar Vericilere Yakın Olun.

İlgili İçerikler

Beklenen Covid 19 Aşısın Patent Koruması olacak mı?

Tüm dünya COVID 19 aşısını bekliyor Ülkeler arasında bir aşı savaşı haline gelen bu kritik durumda...

Satınalma Dergisi Temmuz Sayısı Yayınlandı.

Değerli okurlar, Temmuz ayı ile birlikte ekonomide canlılık gözlemliyoruz. Pandemi ile kısmen kesintiye uğrayan iş hayatı...

Çimento Satışlarında Yılın İlk Düşüşü Yaşandı, İhracattaki Artış Umut Veriyor

Türk çimento sektörünün uluslararası temsilcisi Türkiye Çimento Müstahsilleri Birliği (TÇMB) güncel rakamları açıkladı. 2020 yılı...

İhracatta İlk Online Ödül Töreni Gerçekleşti

KİMYA SEKTÖRÜNDE 2019 İHRACAT YILDIZLARI BELLİ OLDU Pandemi sürecinde hayati önemi bir kez daha anlaşılan kimya...

Paylaşın

Aylık Düzenli Basılı ve E-Dergi (Apple, Google Play, Dergilik). HABER: dergi@satinalmadergisi.com REKLAM: reklam@satinalmadergisi.com ABONELİK: abone@satinalmadergisi.com Tel : (0212) 509 56 56 Zengin pratik ve akademik içeriği ile sektörel haber ve uygulamaları okuyucuları ile buluşturmaktadır. Banner, Reklam, Advertorial ve Röportajlarınızla Karar Vericilere Yakın Olun.

Popüler

Beklenen Covid 19 Aşısın Patent Koruması olacak mı?

Tüm dünya COVID 19 aşısını bekliyor Ülkeler arasında bir aşı savaşı haline gelen bu kritik durumda...

Satınalma Dergisi Temmuz Sayısı Yayınlandı.

Değerli okurlar, Temmuz ayı ile birlikte ekonomide canlılık gözlemliyoruz. Pandemi ile kısmen kesintiye uğrayan iş hayatı...

Çimento Satışlarında Yılın İlk Düşüşü Yaşandı, İhracattaki Artış Umut Veriyor

Türk çimento sektörünün uluslararası temsilcisi Türkiye Çimento Müstahsilleri Birliği (TÇMB) güncel rakamları açıkladı. 2020 yılı...