Tedarik Zincirinde Sürdürülebilirlik Riskleri:
SKA Endeksi Bize Ne Söylüyor?
Prof. Dr. Murat ERDAL
İstanbul Üniversitesi Tedarik Zinciri Yönetimi Anabilim Dalı Başkanı
merdal@istanbul.edu.tr
Satınalma ve tedarik zinciri yöneticileri meslekleri gereği çok sayıda veri kaynağını; emtia borsaları, hammadde fiyat hareketleri, navlun piyasaları, enflasyon verileri, enerji maliyetleri, döviz kurlarını yakından takip ederler.
Son yıllarda Sürdürülebilir Tedarik Zinciri Yönetimi ve Sorumlu Satınalma anlayışının gelişimiyle birlikte geleneksel veri setlerinin yanına sürdürülebilirlik göstergeleri de eklendi. Sürdürülebilir Kalkınma Raporu ve ülke bazlı veriler bu açıdan önemli bir kaynak niteliğinde. Ülkelerin sürdürülebilirlik risklerini çok yönlü ortaya koyuyor.
Hatırlarsınız geçen yazımda Sorumlu Satınalma dönüşümünü etraflıca değerlendirmiştim.
BM Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları (SKA) Endeksi Nedir?
Sürdürülebilir Kalkınma Raporu (Sustainable Development Report-SDR) oldukça kapsamlı bir veri seti sunuyor. Rapor, Birleşmiş Milletler üyelerini 17 Sürdürülebilir Kalkınma Amacı (SKA) kapsamında değerlendiriyor. Her yıl düzenli olarak yayınlanan raporda 169 ülkenin verisi yer alıyor. 2026 metodolojisinde 101 küresel gösterge ve OECD ülkeleri için 22 ilave gösterge olmak üzere 123 gösterge bulunuyor. Rapor 17 ana kategoride ülkelerin ekonomik, sosyal, çevresel ve kurumsal alandaki fotoğrafını sunuyor.
Göstergeler, farklı veri kaynaklarından elde edilen somut verilerin bir araya getirilmesiyle oluşturulmakta ve ülkelerin mevcut durumunu yansıtmaktadır. Bunları tıpkı şirketlerde kullandığımız performans göstergeleri gibi düşünebilirsiniz.
Sürdürülebilir Kalkınma Raporu’nu oluşturan birkaç ana başlık ve onu oluşturan alt göstergelerden örnekler verebiliriz:
- Nüfus içerisindeki Aşırı Yoksul Kişi %’si (SKA 1 – Yoksulluğa Son başlığından bir gösterge)
- PISA Puanı (SKA 4- Nitelikli Eğitim başlığından bir gösterge)
- Araştırma ve Geliştirme Harcamaları (GSYİH’nin %’si) (SKA 9- Sanayi, Yenilikçilik ve Altyapı başlığından bir gösterge)
- Gini Katsayısı (SKA 10- Eşitsizliklerin Azaltılması başlığından bir gösterge)
Raporu Kim Hazırlıyor?
Sürdürülebilir Kalkınma Raporu, SDG Transformation Center liderliğinde bağımsız uzmanlar tarafından hazırlanmaktadır. SDG Transformation Center, Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Çözümleri Ağı’na (UN Sustainable Development Solutions Network – SDSN) bağlı bir girişimdir.
Sıralamadaki İlk 10 Ülke
İlk 10 ülke Avrupa kökenli. 2025 yılı ve 2026 verilerine baktığımızda neredeyse tamamı puanlarını yükseltmiş görünüyor. Göstergelerinde bir iyileşme de kaydediyorlar denebilir.
| Tablo 1: SKA Endeksi İlk 10 Ülke Sıralamaları | |
| 2026 İlk 10 Ülke | 2025 İlk 10 Ülke |
| 1. Finlandiya Puanı 87.4
2. İsveç Puanı 86.3 3. Danimarka Puanı 85.7 4. Norveç Puanı 84.1 5. Almanya Puanı 84 6. Avusturya Puanı 83.9 7. Fransa Puanı 83.4 8. İngiltere Puanı 82.5 9. İzlanda Puanı 82.3 10. Çekya Puanı 82.2 |
1. Finlandiya Puanı 87.0
2. İsveç Puanı 85.7 3. Danimarka Puanı 85.3 4. Almanya Puanı 83.7 5. Fransa Puanı 83.1 6. Avusturya Puanı 83.0 7. Norveç Puanı 82.7 8. Hırvatistan Puanı 82.4 9. Polonya 82.1 10. Çekya Puanı 81.9 |
Türkiye SKA Endeksinde 77. Sırada
Ülkemizin endeksteki yerine yakından bakacak olursak, Türkiye 2025 yılında 70,6 puanla 73. Sıradaydı. 2026 yılında ise 70,24 puanla 77.sıraya gerilemiş görünüyor. (Şekil-1)

| Şekil -1 Sürdürülebilir Kalkınma Raporu 2026, Türkiye Ülke Sıralaması. |
Ülkemiz güçlü sanayi altyapısı, üretim kapasitesi, dış ticaret hacmi, gelişmiş ulaşım ağı, girişimcilik kültürü, köklü üniversiteleri ve nitelikli insan kaynağıyla çok daha yüksek bir sürdürülebilir kalkınma performansı ortaya koyabilecek potansiyele sahip bir ülke olduğuna inanıyorum. Bu kapasite dikkate alındığında Türkiye’nin rapordaki mevcut sıralamasını nihai bir sonuçtan çok, geliştirilmesi gereken alanları gösteren bir tablo olarak okumak gerekir.
Türkiye’nin 2026 yılında COP31 — Conference of the Parties (Taraflar Konferansı) kapsamında Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı’na Antalya’da ev sahipliği yapacak olması da ülkemizin sürdürülebilirlik ve iklim gündemi açısından önemli bir gelişmedir.
Peki sürdürülebilirlik odaklı endeksler, şirket tepe yönetimleri ile satınalma ve tedarik zinciri yöneticileri için ne ifade ediyor?
SKA Endeksini Tedarik Zinciri Açısından Nasıl Okumalıyız?
SKA Endeksi, ülkeleri 100’ün üzerindeki gösterge üzerinden değerlendiriyor ve sonuçta her ülke için genel bir endeks puanı ortaya çıkıyor.
SKA endeksinin tedarik zinciri yönetimi açısından stratejik değeri var mı?
Elbette var. Sürdürülebilir Tedarik Zinciri Yönetimi ve Sorumlu Satınalma anlayışı şirketlerde giderek daha fazla yerleşiyor. Bu nedenle endeksi; ülke riski, sektör riski, tedarikçi/firma riski, sorumlu satınalma ve özen yükümlülüğü bağlantıları açısından okumak gerekir.
(Şekil -2)
SKA Endeksi elbette doğrudan bir tedarikçi firma eleme kriteri değildir.
Ancak ülke risklerinin taranmasında ve daha derin inceleme gerektiren alanların belirlenmesinde değerli bir erken uyarı göstergesidir.
Şekil -2 Sürdürülebilir Tedarik Zinciri Risk Katmanları
Tedarik Zinciri Açısından Kritik Göstergeler Hangileri?
Açıkça söylemek gerekir ki, göstergelerin büyük bölümü tedarik zinciri kararları açısından önem taşıyor. Çünkü ekonomik, sosyal, çevresel ve kurumsal göstergelerin işletme faaliyetleri üzerinde doğrudan veya dolaylı etkileri bulunuyor. Özellikle dış satınalma ve uluslararası kaynak araştırması yapan uzmanlar açısından bu veriler önemli ipuçları sunuyor.
Avrupa Birliği’nde gelişen özen yükümlülüğü mevzuatı (Kurumsal Sürdürülebilirlik Özen Yükümlülüğü Direktifi-CSDDD) ve şirketlerin kendi sorumlu tedarik politikaları, ülke, sektör ve tedarikçi risklerinin daha sistematik biçimde incelenmesini gerekli kılıyor.
Sosyal haklar, çalışma koşulları, çocuk işçiliği, modern kölelik, karbon, su, biyoçeşitlilik, yolsuzluk, kurumsal kapasite gibi pek çok başlık detaylı bir şekilde araştırılıyor.
Dış Yatırımlar, Ticaret ve Tedarikçi Seçimleri
Uluslararası alanda yatırım, ticaret ya da tedarikçi araştırması yapan bir yönetici elbette önce ülke risklerini, ardından sektör ve firma risklerini gözetir. Bu riskler, yabancı sermayenin bir ülkeye giriş veya çıkış kararlarında da etkili olabilir.
Örneğin yöneticiler ileri seviyede Afrika ya da Asya pazarları konusunda uzman olamayabilir. İş yapış şekilleri, mevzuat, kültür ve pratik uygulamaları da bilemeyebilir. Ama daha fazla araştırmak ve olası problemler üzerine hazırlık yapmak kısaca dersine çalışmak isteyecektir.
Uluslararası alanda fabrika kuruluş yeri seçiminde isabetli karar almak isteyen girişimci ve yöneticiler; ülkelerin sosyal koşulları, iklim ve çevre performansı, mevzuat yapısı ve etik alanındaki göstergelerine bu endeks ve ilgili alt göstergeler üzerinden erişebilir. Böylelikle kendilerini ve şirketlerini bekleyen koşulları daha sağlıklı değerlendirebilirler.
Şimdi basitçe Sorumlu Satınalma anlayışında önemli bir yeri olan etik konusundan bir örnek verelim.
Yolsuzluk, SKA 16 – Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar kapsamında izlenen göstergelerden yalnızca biridir. İğneyi önce kendimize batıralım sonra çuvaldızı başkasına.
Önce kendimize bakalım.
Yolsuzluk Algı Endeksi 2025 yılı verilerinde puanı 100 üzerinden 31’dir. Uluslararası Şeffaflık Örgütü sıralamasında Türkiye, 182 ülke içerisinde 124. sıradadır. (Kaynak: Transparency International (TI), https://www.transparency.org)
Bu, üzerinde düşünülmesi gereken ciddi bir konu. Uluslararası bir yatırımcının, alıcının veya AB’de faaliyet gösteren bir şirketin bu tür ülke göstergelerini görmezden gelmesini bekleyemeyiz. Ülke riskinin yükselmesi, şirket düzeyinde daha fazla doğrulama, kontrol ve özen yükümlülüğü ihtiyacını gündeme getirecektir.
Tüm karar vericiler yatırım ya da iş birliği yapacağı ülkeyi sonra sektörü ve en sonunda da firmayı etraflıca araştırır. O nedenle 100’den fazla veriyi bir bütün olarak görmeliyiz. Olumlu veriler kadar olumsuzları ya da maliyet ve problem oluşturabilecek faktörleri de göz önünde bulundurmalıyız.
2030 Yılına İlerlerken Satınalma ve Tedarik Zinciri Yöneticileri Ne Yapmalı?
Öncelikle ülke SKA göstergelerinin satınalma ve tedarik zinciri kararlarına nasıl entegre edileceği konusunda daha fazla düşünmeliyiz.
SKA verilerini şirketlerimizde iki yönlü düşünmek gerekir. Birincisi ihracat yapan firmalarımızın satış ekipleri gelecekte bugün olduğundan daha fazla zorlanabilir. Dünyadan üreticilerimiz profesyonel çalışma seviyeleri kadar maliyet uygunluğu ile de tercih ediliyordu. Bu tercih setine daha fazla sürdürülebilirlik kriterleri dahil olduğunda pek çok şirketimiz yeni koşullara adapte olmada zaman kayıpları yaşayabilir. Çünkü konu uçtan uca tedarik zincirinin izlenmesi haline dönüştü. Kontrol alanı genişledi.
Sadece şirketimizin değil, birlikte çalıştığımız paydaşların operasyon ve ürün üzerindeki etkileri de somut verilerle sorgulanmaktadır. Bu nedenle tedarik zincirinin ön aşamalarındaki tedarikçiler (upstream) ile sonraki aşamalarındaki dağıtım kanal üyelerinin (downstream) birlikte değerlendirilmesi gerekiyor. Sürdürülebilir tedarikçi geliştirme programları ve Kapsam 3 emisyon verilerinin toplanması ise bu dönüşümün stratejik gündemleri arasında yer alıyor.
Dış satınalma yapan arkadaşlarımız kaynak araştırması sürecinde dünyadan yeni tedarikçiler bulabilir. Fakat doğrudan ve dolaylı maliyet ve problemlerle de karşılaşabilir. Hangi alanlarda tedarikçi doğrulaması, denetim, veri ve yetkinlik geliştirme mekanizmaları kurulacağı iyice analiz edilmelidir.
Şöyle bir değerlendirme eksik kalacaktır. “Ülkenin SKA Endeksi’ndeki yeri kötü evet farkındayız. Ama bizim çalışmayı düşündüğümüz şirket son derece iyi. Fevkalade yönetiliyor.” Bu tür değerlendirmelerin geçerliliği giderek azalıyor. Ülke, sektör ve firma riskleri artık birbirinden tamamen bağımsız alanlar olarak ele alınmıyor. Hedef pazarların beklentileri, Avrupa Birliği mevzuatı, ülke bazlı düzenlemeler ve şirketlerin sorumlu tedarik politikaları birlikte düşünüldüğünde, uluslararası ticarette dikkate alınması gereken kriterlerin ve kırmızı çizgilerin giderek arttığını görüyoruz.
Ülke, sektör ve şirket risklerini birbirinden tamamen bağımsız değerlendirmek artık yeterli değildir. Bir ülkenin SKA performansının düşük olması o ülkedeki her şirketin riskli olduğu anlamına gelmediği gibi, iyi yönetilen bir şirket de faaliyet gösterdiği ülkenin yapısal risklerinden bütünüyle bağımsız değildir.
Bu nedenle uluslararası kaynak araştırması ve tedarikçi seçiminde doğru yaklaşım; ülke riski, sektör riski ve tedarikçi firma riskini birlikte değerlendirmek, risk yükseldikçe doğrulama, denetim, veri talebi ve özen yükümlülüğü çalışmalarının derinliğini artırmaktır.
Önümüzdeki dönemde satınalma yöneticilerinin yalnızca “Kimden, hangi kalite ve hangi fiyatla satın alıyorum?” sorusuna değil; “Hangi ülkeden, hangi koşullarda ve nasıl bir değer zincirinden satın alıyorum?” sorusuna da cevap vermeleri gerekecek.
SKA Endeksi tam da bu noktada bize önemli ipuçları veriyor.

Anahtar Sözcükler:
Sorumlu Satınalma, Sürdürülebilir Tedarik Zinciri Yönetimi, CSDDD, Murat Erdal,
Çifte Önemlilik, Sorumlu İş Davranışı, Kapsam 3 Emisyonları, Dijital Ürün Pasaportu, ESPR, Tedarikçi Performansı, Değer Zinciri Analizi, eğitim, özen yükümlülüğü, sürdürülebilirlik, eğitim, risk, tedarik zinciri riskleri,








