– Yönetim Katı –
Sorumlu Satınalmaya Geçiş: Yeni Mevzuat, Yeni Yetkinlikler
Prof. Dr. Murat ERDAL
İstanbul Üniversitesi Tedarik Zinciri Yönetimi Anabilim Dalı Başkanı
merdal@istanbul.edu.tr
Satınalma iş çevresi, birbirini izleyen değişim dalgalarıyla yeniden şekilleniyor.
Dijital dönüşüm ve sürdürülebilirlik satınalma süreçlerini doğrudan etkilerken mevzuat değişiklikleri ve jeopolitik riskler de bu dönüşüme yeni katmanlar ekliyor.
Bu yazıda, sorumlu satınalma konusunun meslek çevremizi nasıl etkilediğine değinmek istiyorum.
Uzun yıllar boyunca şirketler finansal, operasyonel, piyasa ve itibar risklerini yönetmeye odaklandı. Temel soru, dış gelişmelerin şirket faaliyetlerini, maliyetlerini ve rekabet gücünü nasıl etkileyeceğiydi.
Ancak zaman içerisinde bu bakış açısının tek başına yeterli olmadığı görüldü.
Şirketi etkileyen risklerin yanında, şirket faaliyetlerinin insanlar, çevre ve toplum üzerinde oluşturabileceği olumsuz etkiler de sorgulanmaya başladı.
Sivil toplum kuruluşları, üniversiteler, sendikalar ve kamu kurumları şirketlerin sürdürülebilirlik ve iklim üzerindeki etkilerini daha fazla araştırdı ve raporladı.
Medya konuya daha fazla eğilirken mesele uluslararası kuruluşların da gündemine girdi. Fakat büyük ölçüde gönüllülüğe dayanan bu süreç uzun yıllar boyunca ağır ilerledi.
Bu dönüşümün temel kavramlarından biri çifte önemliliktir (double materiality).
Çifte önemlilik, sürdürülebilirlik konularını iki yönlü olarak ele alır: Çevresel ve toplumsal gelişmeler şirketin finansal performansını nasıl etkiliyor? Şirketin faaliyetleri ve iş ilişkileri insanlar, toplum ve çevre üzerinde nasıl etkiler oluşturuyor?
Böylece şirketlerin yalnızca maruz kaldıkları riskleri değil, kendi faaliyetleri ve iş ilişkileri yoluyla ortaya çıkarabilecekleri olumsuz etkileri de değerlendirmeleri beklenmeye başladı.
Gönüllü İlkelerden Hukuki Yükümlülüklere
2000 yılında hayata geçirilen Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi (UN Global Compact) ile iş dünyasının gündeminde daha görünür hâle gelen bu yaklaşım, bugün gönüllü ilkelerin ötesine geçerek yeni bir aşamaya ulaştı.
Birleşmiş Milletler ve OECD tarafından geliştirilen ilkeler ile Avrupa Birliği tarafından hayata geçirilen düzenlemeler; insan hakları, çalışma koşulları, çevresel etkiler, iş etiği ve yönetişim konularını şirketlerin karar süreçlerine taşıdı. Böylece Sorumlu İş Davranışı anlayışı, ilke ve rehberlerle sınırlı kalmayarak hukuki ve yönetsel düzenlemelerle desteklenmeye başladı.
Avrupa Birliği’nin Kurumsal Sürdürülebilirlik Özen Yükümlülüğü Direktifi (CSDDD), şirketlerin değer zincirlerindeki olumsuz etkileri tespit etme, önleme ve azaltma sorumluluğunu hukuki ve yönetsel bir çerçeveye taşıdı. Sürdürülebilirlik ve uyum beklentilerinin tedarik zinciri boyunca yayılması, satınalma uygulamalarını da doğrudan etkilemektedir.
Sürdürülebilir Ürünler İçin Eko-Tasarım Tüzüğü (ESPR) ve Dijital Ürün Pasaportu gibi düzenlemeler ise ürünlerin kaynağına, bileşimine, çevresel performansına ve izlenebilirliğine ilişkin veri ihtiyacını artırmaktadır.
Artık sürdürülebilirlik ve Sorumlu İş Davranışı yalnızca şirketin kendi fabrikası ve doğrudan faaliyetleriyle sınırlı değildir. Beklentiler, hammaddenin kaynağından başlayarak değer zincirinin yukarı yönlü (upstream) ve aşağı yönlü (downstream) halkalarında yer alan iş ortaklarına kadar yayılmaktadır.
Bu nedenle kaynak araştırması ve tedarikçi yeterlilik analizleri daha kapsamlı hâle gelmekte; tedarikçilerden talep edilen bilgi ve belgelerin kapsamı genişlemektedir.
Geleneksel Satınalmadan Sorumlu Satınalmaya
Bütün bu gelişmeler, satınalma iş çevresinin geleneksel satınalmadan Sorumlu Satınalma (Responsible Procurement) anlayışına doğru evrildiğini göstermektedir.
Fiyat, kalite ve teslimat önemini korumaktadır. Ancak artık bunlara insan hakları, çevresel performans, karbon verisi, iş etiği, izlenebilirlik, mevzuata uyum ve tedarikçi dayanıklılığı da eklenmektedir.
Sorumlu satınalma, geleneksel satınalma ölçütlerinin bir kenara bırakılması anlamına gelmez. Asıl değişim, ekonomik, operasyonel, çevresel ve toplumsal ölçütlerin birlikte değerlendirilerek satınalma kararlarına ve uygulamalarına yansıtılmasıdır.
Bu durum satınalma ekiplerinin sorumluluk alanını genişletirken yeni yetkinliklere duyulan ihtiyacı da artırmaktadır. Mevzuat, sürdürülebilirlik, karbon yönetimi, tedarikçi performansı, veri yönetimi ve değer zinciri analizi artık satınalma profesyonellerinin gündeminde daha fazla yer almaktadır.
Satınalma profesyonellerinin her alanda uzman olması elbette mümkün değildir. Ancak farklı alanlardan gelen bilgileri birlikte okuyabilmeleri, doğru soruları sorabilmeleri ve elde ettikleri sonuçları satınalma kararlarına dönüştürebilmeleri gerekmektedir.
Sürdürülebilir Tedarik Zinciri Yönetimi ve Sorumlu Satınalma
Sürdürülebilir Tedarik Zinciri Yönetimi ve Sorumlu Satınalma, satınalma ve tedarik zinciri ekipleri açısından yeni dönemin stratejik yetkinlik alanlarından biri haline gelmektedir.
Sürdürülebilirlik beklentilerinin, Kapsam 3 emisyon verilerinin, tedarikçi performansının, müşteri beklentilerinin ve değer zinciri risklerinin birlikte değerlendirilmesi; şirketlerin karar alma kalitesini, kurumsal dayanıklılığını ve rekabet gücünü doğrudan etkilemektedir.
Bu dönüşüm, satınalma ekiplerinin eğitim ve gelişim gündemini de yeniden şekillendirmektedir.
İşte bu ihtiyaçtan hareketle hazırladığımız Sürdürülebilir Tedarik Zinciri Yönetimi ve Sorumlu Satınalma Eğitimi ile satınalma ekiplerinin değişen iş çevresini doğru okumalarına, analiz kapasitelerini geliştirmelerine ve sürdürülebilirlik gerekliliklerini satınalma süreçlerine bütüncül biçimde entegre etmelerine katkı sağlamayı amaçlıyoruz.
Yeni dönemde satınalma profesyonelleri yalnızca maliyetleri değil; karbon verisini, tedarikçilerin sürdürülebilirlik performansını ve değer zinciri risklerini birlikte yönetebildikleri ölçüde stratejik değer üretecektir.
Satınalma mesleği yeni bir dönüşüm döneminden geçmektedir. Bu dönüşümü doğru okuyan ve gerekli yetkinlikleri zamanında geliştiren kurumlar, geleceğin rekabet ortamında önemli bir avantaj elde edecektir.
Anahtar Sözcükler:
Sorumlu Satınalma, Sürdürülebilir Tedarik Zinciri Yönetimi, CSDDD,
Çifte Önemlilik, Sorumlu İş Davranışı, Kapsam 3 Emisyonları, Dijital Ürün Pasaportu, ESPR, Tedarikçi Performansı, Değer Zinciri Analizi, eğitim, özen yükümlülüğü








