Tedarik Zinciri Yönetimi Perspektifinden Sürdürülebilirlik ve Türkiye
Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları:
35 Göstergeyle Küresel Karşılaştırmalar ve Türkiye Verileri
PDF - 61 Sayfa Klasörü indirebilirsiniz.
Değerli Yöneticiler,
2026 Sürdürülebilir Kalkınma Raporu,...
Pazarlık Profili Analizi, müzakere masasında sergilediğiniz yaklaşımı
12 soruluk kısa bir anketle ölçerek kişisel/ekip profilinizi ortaya koyan bir analizdir. Sonuçlar; güçlü yönlerinizi, geliştirilmesi gereken alanları ve eğitimde hangi senaryolara odaklanmanız gerektiğini netleştirir. Eğitim sonunda skorlarınızı birlikte yorumlayarak kişisel/ekip düzeyinde gelişim başlıklarını belirleriz.
Kimler için? Müşteri, tedarikçi ve iç birimlerle düzenli müzakere yürüten tüm çalışanlar için uygundur. Özellikle birimler arası koordinasyonda kilit rol alan ve yoğun etkileşim içinde çalışan satınalma ve satış ekiplerinde yüksek fayda sağlar.
Teknik satınalmada maliyet düşürme, yalnızca tedarikçiyle fiyat pazarlığı yapma meselesi değildir. Ürün ağacı üzerinde yapılacak her doğru iyileştirme, bir parçanın maliyetini düşürmenin ötesinde şirketin rekabet gücüne katkı sağlar. Ancak bu başarı satınalmanın tek başına göstereceği çabayla elde edilemez. Mühendislik, kalite, üretim, planlama ve teknik satınalmanın aynı maliyet hedefi etrafında birlikte çalışması gerekir. BOM maliyetlerinin düşürülmesi, her şeyden önce birimler arası iş birliği ve ortak karar alma meselesidir.
Bu yazıda otomotiv tedarik zincirinde bir proje uyuşmazlığının nasıl geliştiğini ve yargıya taşındığını incelemek istiyorum. Stratejik düzeydeki uyuşmazlık üst kademede patronları ve yönetim ekiplerini ilgilendirse de özellikle sektörde çalışan uzmanlar ve yönetici adayları açısından önemli dersler içeriyor. Çünkü vaka; proje finansmanı, sipariş ve hacim öngörüleri, tedarikçi yatırımları ve taraflar arasındaki risk paylaşımının nasıl ciddi bir ticari uyuşmazlığa dönüşebileceğini gösteriyor.
dış ticaret, gümrük, gümrük müşavirliği, ihracat, iş, istanbul üniversitesi, ithalat, kariyer, lojistik, mevzuat, rejim, sertifika, sürekli eğitim merkezi, taşımacılık, Ünsped, bağımsız denetim, Dış Ticaret Uzmanlığı, eğitim, Gümrük Uzmanlığı, iş imkanı, İÜ SEM, Sertifika Programı, ÜGM, Ünsped Gümrük Müşavirliği, Akademi, gelişim, program, UGA, seminer, dış ticaret işlemleri, SEM
Şirket Aracı ve Alkollü Sürüş:
Riskler, Çalışanın Sorumluluğu ve Filo Yönetiminin Rolü
Bir Dava Üzerinden Filo Yönetimi Pratikleri
Prof. Dr. Murat ERDAL
İstanbul Üniversitesi Tedarik Zinciri Yönetimi Anabilim...
Filo yönetimi, dikkat ve disiplin gerektiren önemli bir kurumsal yönetim alanıdır. Şirket araçlarının departmanlara, görevlere ve unvanlara göre dağılımı; çalışanlar arasında hassasiyet ve zaman zaman tartışma yaratabilir. Havuzdaki araç sayısı arttıkça tahsis, geçici kullanım, araç değişimi ve kullanım takibi de daha karmaşık hâle gelir. İster öz mal ister kiralık olsun, şirket araçlarının ihtiyaçlar doğrultusunda ve kaynakların etkin kullanımını sağlayacak biçimde yönetilmesi gerekir.
Şirketlerde araç satın alma, uzun dönem kiralama ve filo operasyonları; İdari İşler ve Satın Alma birimleri açısından giderek daha fazla koordinasyon gerektiren bir yönetim alanına dönüşmektedir. Araç seçimi, kiralama modeli, sigorta, sürücü tahsisi, hasar ve sözleşme yönetimi gibi süreçler birbiriyle doğrudan bağlantılıdır.
Kurumsal satış eğitiminin amacı; satış ekiplerinin müşteriyi daha iyi tanımasını, doğru fırsatlara odaklanmasını, güvene dayalı ilişkiler geliştirmesini ve müşteri ilişkilerini uzun dönemli satış başarısına dönüştürmesini sağlamaktır.
Program; yeni müşteri kazanmadan kilit müşteri yönetimine, değer teklifinden müzakereye, satış analitiğinden sözleşme risklerine kadar kurumsal satışın temel karar alanlarını gerçek vakalar ve pratik çalışmalarla ele almaktadır.
Ülke, sektör ve şirket risklerini birbirinden tamamen bağımsız değerlendirmek artık yeterli değildir. Bir ülkenin SKA performansının düşük olması o ülkedeki her şirketin riskli olduğu anlamına gelmediği gibi, iyi yönetilen bir şirket de faaliyet gösterdiği ülkenin yapısal risklerinden bütünüyle bağımsız değildir.
Bu nedenle uluslararası kaynak araştırması ve tedarikçi seçiminde doğru yaklaşım; ülke riski, sektör riski ve tedarikçi firma riskini birlikte değerlendirmek, risk yükseldikçe doğrulama, denetim, veri talebi ve özen yükümlülüğü çalışmalarının derinliğini artırmaktır.
Önümüzdeki dönemde satınalma yöneticilerinin yalnızca “Kimden, hangi kalite ve hangi fiyatla satın alıyorum?” sorusuna değil; “Hangi ülkeden, hangi koşullarda ve nasıl bir değer zincirinden satın alıyorum?” sorusuna da cevap vermeleri gerekecek.
OECD rehberleri, Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi, ISO 37001 Rüşvetle Mücadele Yönetim Sistemi Standardı ve Avrupa Birliği’nin CSDDD – Kurumsal Sürdürülebilirlik Özen Yükümlülüğü Direktifi, bu dönüşümün önemli göstergeleri arasında yer alıyor.
Avrupa Birliği’nin Kurumsal Sürdürülebilirlik Özen Yükümlülüğü Direktifi (CSDDD), şirketlerin değer zincirlerindeki olumsuz etkileri tespit etme, önleme ve azaltma sorumluluğunu hukuki ve yönetsel bir çerçeveye taşıdı. Sürdürülebilirlik ve uyum beklentilerinin tedarik zinciri boyunca yayılması, satınalma uygulamalarını da doğrudan etkilemektedir.
Sürdürülebilir Ürünler İçin Eko-Tasarım Tüzüğü (ESPR) ve Dijital Ürün Pasaportu gibi düzenlemeler ise ürünlerin kaynağına, bileşimine, çevresel performansına ve izlenebilirliğine ilişkin veri ihtiyacını artırmaktadır.
Mart ayında bağımsız denetime tabi olma eşikleri yukarı çekildi ve daha az şirket kanunen denetim kapsamında kaldı. Marka programlarındaki firma için bu rahatlama geçerli değil, çünkü denetlenmiş mali veri şartını kanun değil programın kendi mevzuatı koyuyor. Yazı, haziran takviminden konsolidasyon dipnotuna ve hakediş mahsubuna kadar bu şartın firmadan tam olarak ne istediğini ele alıyor.
Eğitim kapsamında; CAPEX ve OPEX kararları, stratejik kategori yönetimi, satınalma analitiği, operasyon planlama ve bütçe disiplini gibi satın almanın temel yönetim alanları uygulama odaklı olarak ele alınmaktadır. Maliyet yönetimi, fiyat eskalasyonu, tedarikçi geliştirme, sözleşme stratejileri ile ülke ve tedarikçi riskleri güncel yaklaşımlar çerçevesinde değerlendirilmektedir. Ayrıca katılımcılar; sürdürülebilirlik, sorumlu satınalma, insan hakları, tedarikçi yönetişimi ve yapay zekâ uygulamalarının satınalma süreçlerine etkilerini kapsamlı bir bakış açısıyla inceleme fırsatı bulmaktadır.
Dergide Şirket Profilinizle Yer Alın
Kurumsal Katılımcı Profili ile şirket logonuz, kısa kurum tanıtımınız ve iletişim bilgileriniz yayımlanan haberinizle birlikte sol sütunda okuyuculara sunulsun.
Özellikle KOBİ’ler, yeni girişimler ve teknokent firmaları için önemli bir kurumsal görünürlük fırsatı sunan bu ücretsiz uygulama ile şirketinizin uzmanlığını ve kurumsal kimliğini daha geniş bir profesyonel kitleye ulaştırabilirsiniz.
Tedarik zincirleri artık yalnızca maliyet, kalite ve teslimat performansı ile yönetilmiyor. Şirketlerden çevresel etkilerini, sosyal sorumluluklarını, etik uygulamalarını ve tedarikçi ilişkilerindeki risklerini birlikte yönetmeleri bekleniyor. CSDDD Kurumsal Sürdürülebilirlik Özen Yükümlülüğü Direktifi de bu beklentiyi daha görünür hale getiriyor.
Bu eğitim, sürdürülebilir ve sorumlu tedarik zinciri yönetimini değer zinciri bakışıyla ele alır. Satınalma, kategori yönetimi, tedarikçi seçimi, sözleşme yönetimi, lojistik, emisyon verisi ve tedarikçi performansı birlikte değerlendirilir. Amaç, tedarik zincirindeki çevresel, sosyal ve etik riskleri daha görünür, ölçülebilir ve yönetilebilir hale getirmektir.
Çıkar çatışması, “bir kişinin görevi kapsamında yaptığı işlemlerden veya aldığı kararlardan kişisel fayda sağlama konumunda bulunduğu durum olarak tanımlanabilir”.
Çıkar çatışmaları bağımsızlığı zedeler ve taraflı karar alma riskini doğurur. Yaygın çıkar çatışması örneklerinden biri, ilişkili taraflar ile iş yapılmasıdır; çünkü bu durum çoğu zaman kayırmacılık sonucuna yol açar.
Değerli okuyucular,
Sürdürülebilir tedarik zinciri yönetimi çok katmanlı bir yapıda ilerliyor ve çalışma alanı sektör temelinde giderek derinleşiyor. Satınalma Dergisi olarak önümüzdeki dönemde sektör...
Düşük karbonlu yol haritasının sahadaki karşılığı, fabrika içi proses dönüşümü kadar yeşil satınalma ve sürdürülebilir tedarik zinciri kararlarında da görünür hale gelecektir. Bu nedenle çimento sektöründe düşük karbon dönüşümü, üretim hattından başlayıp tedarik zincirinin tamamına yayılan bütüncül bir yönetim meselesi olarak ele alınmalıdır.
Satınalma ve tedarik zinciri yönetimi son yıllarda önemli bir dönüşümden geçiyor. Bir tarafta jeopolitik riskler, emtia fiyat hareketleri, lojistik darboğazlar ve tedarik sürekliliği gündemi var. Diğer tarafta ise sürdürülebilirlik, emisyon hesaplamaları, müşteri gereklilikleri, tedarikçi şeffaflığı ve değer zinciri sorumluluğu giderek daha fazla öne çıkıyor.
Turquality programının görünür yüzünde milyonlarca liralık destek penceresi duruyor. Ancak programa giriş ve programda kalış parasal kapasiteyle değil yapısal olgunlukla belirleniyor. Ülke analizi ve kurumsallaşma, şirketleri eşik dışında bırakan iki sessiz filtreyi oluşturuyor.
Farmasötik ve kozmetik ürün geliştirme süreçlerinde bilimsel değerlendirme, çalışma tasarımı ve kanıta dayalı stratejik yönlendirme. Farmasötik ve kozmetik ürün konseptleri ile geliştirme stratejilerinin bilimsel değerlendirilmesi
• Olası formülasyon ve stabilite risklerinin öngörülmesi
• Mevcut verilerin bilimsel açıdan kritik analizi
• Ürün kalitesi ile ilişkili regülasyon beklentileri konusunda bilimsel yönlendirme
Programın temel amacı, katılımcıların Kapsam 3 emisyonlarını yalnız teknik bir hesaplama konusu olarak değil; satınalma, kategori yönetimi, tedarikçi verisi, lojistik, ürün karbon ayak izi, CAPEX–OPEX kararları, karbon önceliklendirme ve sürdürülebilir tedarikçi geliştirme süreçleriyle bağlantılı bir değer zinciri yönetimi alanı olarak kavramasını sağlamaktır.
Ortadoğu’daki gelişmeler, satınalma ekiplerini yeniden zorlu bir arayışın içine soktu. Özellikle plastik, kimya ve bağlı sanayilerde artık ana gündem yalnız maliyet artışı değil; ham maddeye zamanında erişebilmek, akışı koruyabilmek ve üretimi aksatmadan süreci yönetebilmektir. Kriz dönemlerinde tedarik zincirlerinde temel öncelik, emtiaya zamanında erişim oluyor. Jeopolitik gerilimler, enerji maliyetleri, lojistik darboğazlar, mevzuat değişimleri ve kriz anında karar alma hızı ise bu süreci daha da zorlaştırıyor.
ICIS – Independent Commodity Intelligence Services (Bağımsız Emtia Bilgi Hizmetleri) verilerine göre Global IPEX –ICIS Petrokimya Endeksi Mart 2026’da bir önceki aya göre % 32,7 arttı. Aynı dönemde Brent ham petrol ortalaması da aylık bazda % 44 artarak 99,89 dolar/varil seviyesine yükseldi. Bu gelişme, enerji ve petrokimya zincirindeki maliyet baskısını daha da artırdı. Genel petrokimya endekslerindeki sert yükseliş, birçok temel girdi ve türev üründe belirgin maliyet baskısı yaratmıştır.
Şirket harcamalarının ve paydaş ilişkilerinin olduğu her yerde risk vardır. Kritik soru şudur: Para doğru yere mi gidiyor, yoksa şirket sessizce soyuluyor mu? Zamanında görülmeyen kontrol boşlukları ve kirli ilişkiler, bir süre sonra işten çıkarma, ticari dava, ceza dosyası, tazminat ve itibar kaybı olarak geri döner. Rüşvet iddiaları, usulsüzlük söylentileri ve itibar suikastleri şirketin enerjisini içeriden tüketir.
Amaç; usulsüzlük izlerini yakalamak, ihbarı doğru yönetmek, ön inceleme ve soruşturma sürecini doğru yönetmek, ihale ve sözleşme alanlarındaki riskleri fark etmek ve şirketi mahkeme süreçlerine girmeden önce önlem almaya zorlamaktır. Çünkü önlem zamanında alınmazsa, bedel daha sonra çok daha ağır ödenir.