Turquality’de Finansal Olgunluk: Ciroyu Bilmek Markayı Bilmek Değil

Satınalma Dergisi
Satınalma Dergisihttps://satinalmadergisi.com
KURUMSAL PAZARDA 13. YIL HABER & LANSMAN: dergi@satinalmadergisi.com REKLAM: reklam@satinalmadergisi.com ABONELİK: abone@satinalmadergisi.com Tel : (546) 740 10 10
spot_imgspot_img

Turquality’de Finansal Olgunluk: Ciroyu Bilmek Markayı Bilmek Değil

Mart ayında Resmi Gazete’de yayımlanan bir Cumhurbaşkanlığı Kararı, bağımsız denetime tabi olmanın sınırlarını yukarı çekti. Yeni eşikler aktif toplamında 500 milyon lira, yıllık net satış hasılatında 1 milyar lira, çalışan sayısında 150 kişi olarak belirlendi. Bu üç ölçütten en az ikisini üst üste iki hesap döneminde aşmayan şirket, 2026 ve sonrasında başlayan hesap dönemlerinde denetim kapsamı dışında kalıyor. Önceki eşikler aktif toplamında 300 milyon, net satış hasılatında 600 milyon liraydı. Kararın pratik sonucu sade, daha az şirket kanunen bağımsız denetim aldırmak zorunda.

Bu rahatlamanın geçerli olmadığı bir firma grubu var. Yurt dışında kendi markasıyla var olmayı hedefleyen ve Ticaret Bakanlığının marka programlarına giren şirketler, eşiklerin çok altında kalsa bile her yıl denetlenmiş mali veri üretmek zorunda. Bu yükümlülüğü ona Türk Ticaret Kanunu yüklemiyor, programın kendi mevzuatı yüklüyor. Markalaşma kararı, aynı anda bir muhasebe kararıdır. Aşağıda bu kararın firmadan tam olarak ne istediğine bakıyoruz.

Denetimden Muaf Olmak Denetlenmemek Anlamına Gelmiyor

Marka ve Turquality Desteklerine İlişkin Genelge, performans değerlendirmesini düzenleyen maddesinde açık bir takvim koyuyor. Destek kapsamındaki şirket, kapsama alındığı yılı izleyen her yıl en geç haziran ayı sonuna kadar, bir önceki takvim yılına ait mali verilerini içeren bağımsız denetim kuruluşu onaylı raporunu sisteme girmek zorunda. Buradaki bağımsız denetim kuruluşu ifadesi de belirsiz bırakılmamış, Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu tarafından yetkilendirilmiş sermaye şirketini işaret ediyor. Aynı maddede, gelişim yol haritasındaki projelere ilişkin ilerleme formunun ve verilerinin de sisteme girilmesi isteniyor. Bakanlık bu veriler üzerinden şirketin performansını yıllık olarak izliyor.

Bu tercih tesadüfi değil. Program, ihracat rakamını değil markanın ilerlemesini ölçmeye çalışıyor ve bunun için karşılaştırılabilir veriye ihtiyaç duyuyor. Denetimden geçmemiş bir mali tablo, kendi içinde tutarlı olsa bile bu karşılaştırmayı taşıyamaz. Benzer bir raporlama mantığını sürdürülebilirlik tarafında da görmüştük, karbon ve raporlama yükümlülüklerinin marka programlarına nasıl yansıdığını Turquality’de sürdürülebilirlik ve karbon disiplini yazısında ele almıştık. İki alanda da aynı yapı işliyor, önce ölçme kapasitesi istenerek, ardından performans değerlendiriliyor.

Rapor Gecikirse Para Durur

Genelgenin aynı maddesinin ikinci fıkrası, gecikmenin sonucunu doğrudan yazıyor. Denetim kuruluşu onaylı geçmiş yıl mali verilerini süresi içinde eksiksiz sunmayan veya verilerin sisteme girişini tamamlamayan şirketten, bu veriler tamamlanana kadar sistem üzerinden destek başvurusu alınmıyor. Bunun neden ağır bir yaptırım olduğunu anlamak için harcama başvurularının kendi takvimine bakmak gerekiyor. Firma, gerçekleştirdiği bir harcama için ödeme belgesi tarihinden itibaren en geç altı ay içinde başvuru yapmak zorunda. Sistem kapalıyken bu süre durmuyor ve süresi dolan harcamalar için artık başvuru yapılamıyor. Denetlenmiş mali tablo üretemeyen firma, harcamayı fiilen yapmış olsa bile parasını alamıyor.

Ciroyu Görmek Markayı Görmek Değildir

Programa giriş kapısındaki ön inceleme çalışması, firmayı on bir ayrı alanda ölçüyor ve finansal performans bu alanlardan biri olarak mevzuatta ayrıca sayılıyor. Değerlendirmenin sonucu doğrudan firmanın hangi programa gireceğini belirliyor. Buradaki soru firmanın karlı olup olmadığı değil, karlılığını hangi ayrıntıda gösterebildiği. Bir firma toplam cirosunu her zaman bilir. Aynı firmanın destek başvurusuna konu markanın kendi başına ne kazandırdığını göstermesi çoğu zaman mümkün olmaz.

Bunun sebebi genellikle ihmal değil, muhasebenin hangi amaçla kurulduğu olarak karşımıza çıkar. Türkiye’de orta ölçekli ihracatçının kayıt düzeni büyük ölçüde vergi beyanı için tasarlanır. Tek düzen hesap planı, beyannameyi doğru üretir ama marka bazlı bir gelir gider tablosu üretmez. Ortak üretim giderleri, genel yönetim giderleri, satış ve pazarlama harcamaları markalar arasında dağıtılmadan tek bir havuzda toplanır. Havuz dağıtılmadığı sürece hiçbir markanın kendi karlılığı ortaya çıkmaz.

Satınalma tarafında çalışan okur için bu tanıdık bir sorun. Tedarik maliyetinin hangi ürün grubuna, hangi müşteriye ve hangi markaya düştüğü izlenemiyorsa, satınalmanın yarattığı tasarruf da görünmez kalır. Marka bazlı karlılık ile satınalma performansının görünürlüğü aynı altyapıya bağlıdır. İkisi de bir maliyet dağıtım anahtarı gerektirir. Bu anahtar kurulmadan yapılan her marka yatırımı, sonucu ölçülemeyen bir harcama olarak kalır. Toplam ciroyu bilmek, markayı bilmek anlamına gelmiyor.

Grup İçi Yapı Destek Hakkını Belirliyor

Marka programlarında harcamayı her zaman destek kapsamındaki şirket yapmaz. Genelge, aynı holding çatısı altındaki veya organik bağı bulunan şirketlere harcama yetkisi verilebilmesine izin veriyor. Ancak organik bağın nasıl kurulduğu ayrıntılı biçimde tanımlanmış. En az %51 oranında ortaklık aranıyor. Türkiye Muhasebe Standartları uyarınca kontrol altında bulunan ve finansal tablolara konsolide edilen bağlı ortaklıklarda ise ek bir şart var. Buna göre, denetim kuruluşu onaylı konsolide finansal tabloların dipnotlarında etkin pay oranının en az %51 olması gerekiyor.

Bu ayrıntı ilk bakışta teknik görünür, sonucu ise oldukça somuttur. Konsolide tablolarını üretmeyen veya dipnotlarını yeterli ayrıntıda hazırlamayan bir grup, bağlı ortaklığı üzerinden yaptığı harcamayı destek kapsamına sokamaz. Yurt dışında yerleşik bir şirkete harcama yetkisi verildiğinde destek, o şirketteki ortaklık payıyla sınırlanıyor. Destek kapsamındaki şirket ve ortakları yurt dışındaki şirketin sermayesinin %60’ına sahipse, yapılan harcamanın da %60’ı desteğe konu oluyor. Konsolidasyon, harcama hakkının nerede başlayıp nerede bittiğini belirleyen bir kapıdır.

İlişkili Kişi Kuralı Aile Şirketini Zorluyor

Genelgedeki ilişkili kişi tanımı, alışılmış vergi mevzuatı tanımlarından daha geniş. Ortakları, ortakların bağlı bulunduğu veya nüfuzu altında tuttuğu gerçek ve tüzel kişileri, ortakların eşlerini, üstsoy ve altsoyunu, üçüncü derece dahil yansoy ve kayın hısımlarını kapsıyor. Kural ise tek cümle, destek ödemesinden yararlanılabilmesi için harcamayı gerçekleştiren şirket ile faturayı düzenleyen tarafın ilişkili kişi olmaması gerekiyor. Aile şirketlerinde tanıtım, danışmanlık ve lojistik hizmetlerinin grup içindeki başka bir şirketten alınması yaygın bir pratik olduğu için, kayıpların önemli bir bölümü burada yaşanıyor. Aynı mantık yurt dışı birimlerde de işliyor, franchise ile açılan mağazalarda franchise verilen taraf, birimi kiraya veren taraf ve destek kapsamındaki şirket arasında ilişkili kişi ilişkisi bulunmaması aranıyor. Yurt dışı mağazalaşmanın kendi kurallarını franchise ve mağazalaşma yazısında ayrıntılı işlemiştik.

Belge disiplini de aynı sıkılıkta. Desteklenen faaliyetlere ilişkin ödemelerin bankacılık sistemiyle yapılması gerekiyor, cirolu çek ve müşteri çeki başvuruda kabul edilmiyor, bağış makbuzu fatura yerine geçmiyor. Harcamanın rayice uygunluğu yurt içinde incelemeci kuruluş, yurt dışında ise Bakanlık temsilcisi tarafından değerlendiriliyor ve rayice uygun bulunmayan harcama, destek kapsamında sayılmıyor. Sistem üzerinden sunulan belgelerin asıllarının ise en az on yıl boyunca sınıflandırılmış biçimde saklanması zorunlu. Bu üç kural birlikte, gevşek bir belge arşivinin yıllar sonra geri dönen bir maliyete dönüşebileceğini gösteriyor.

Vergi ve SGK Borcu Hakedişi Eritiyor

İnceleme tamamlandıktan sonra ödeme otomatik gelmiyor. Hakediş hesaplanmadan önce şirketin Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Sosyal Güvenlik Kurumuna vadesi geçmiş borcu bulunup bulunmadığı sorgulanıyor. Borç varsa mahsup devreye giriyor, hakediş borçların tamamını karşılıyorsa her iki kuruma ödeme yapılıp kalan tutar firmaya aktarılıyor, karşılamıyorsa borçlar hakedişe oranlanarak paylaştırılıyor. Kurumlardan biri haciz koymuşsa önce onun alacağının tamamı ödeniyor. Borçlu firmada destek, firmanın kasasına uğramadan kuruma gider. Nakit akışını destek ödemesine göre planlayan bir firma için bu, planın tamamını bozan bir ayrıntıdır.

Performans Düşüşünün Fiyatı Nakit

Program, performans zayıflığını tek seferde cezalandırmıyor, kademeli olarak fiyatlandırıyor. Beşinci yıl sonunda ortalama performans puanı yeterli bulunmayan markada destek oranı %40 olarak uygulanıyor ve firma izlemeye alınıyor. İzleyen yıl da yeterli puan alınamazsa oran %25’e iniyor, üçüncü yılda da başarı sağlanamazsa marka destek kapsamından çıkarılıyor. Yeterli puan alındığında oran yeniden %50 seviyesine dönüyor. Hedef ülkelere yönelik giderlerde uygulanan 20 puanlık ilave de bu kademelerde 10 ve 5 puana geriliyor, yani ceza iki koldan işliyor.

Rakamlar bu kademelerin ağırlığını gösteriyor. 2026 yılı için yıllık destek üst limiti Turquality programında yaklaşık 493 milyon lira, Marka programında yaklaşık 247 milyon lira olarak güncellendi. Bu limitler her takvim yılı başında tüketici ve üretici fiyat endekslerinin ortalaması oranında yeniden hesaplanıyor. Destek oranının yarıya inmesi, bu ölçekte bir bütçede doğrudan bir finansman kaybı anlamına geliyor ve kaybın kaynağı çoğu zaman pazardaki bir başarısızlık değil, raporlanamayan bir ilerleme oluyor.

Yol Haritası Bir Taahhüt Belgesidir

Firmanın her yıl ilerlemesini raporladığı gelişim yol haritasının ne kadar kapsamlı olduğu genelde hafife alınır. Kırşehir Ahi Evran Üniversitesinde 2023 yılında tamamlanan bir yüksek lisans çalışması, programa giren bir otomotiv sanayi işletmesinin Bakanlığa sunduğu yol haritasını ayrıntılı biçimde inceliyor. Çalışmaya göre firmanın 2016 ile 2021 arasını kapsayan yol haritası 20 ana proje ve 96 alt projeden oluşuyor. Ana projelerin 14’ü kurumsal kaynak planlama sistemine geçiş yoluyla tamamlanmış, bayi segmentasyonundan müşteri ilişkileri yönetimine ve üretim planlamasına kadar farklı süreçler bu kapsamda dijitalleştirilmiş. Yol haritası, beş yıllık bir taahhüt belgesidir.

Aynı çalışmanın sonuçlarını okurken bir noktaya dikkat etmek gerekiyor. Araştırma tek bir firmayı inceliyor ve firmanın satış, karlılık, öz kaynak ve ihracat rakamlarındaki artışı Sanayi Odası verilerinden alıyor. Tek firmalı bir örnek olayda programın etkisini genel büyümeden ayırmak mümkün değil. Üstelik incelenen dönemin, Türk Lirası bazında nominal büyüklükleri yüksek enflasyon ve kur hareketleri taşıyor, dolayısıyla artış oranları tek başına bir başarı ölçüsü sayılamaz. Çalışmanın asıl değeri, sonucu kanıtlamasında değil sürecin gerçek ölçeğini belgelemesinde.

Turquality Danışmanlığı Haber Turquality'de Finansal Olgunluk Ciroyu Bilmek Markayı Bilmek Değil

Markanın Kendi Hikâyesini Rakamla Anlatması

Yurt dışında marka olmak, ürünü ve tanıtımı kadar firmanın kendi kendini görme biçimine bağlı. Bir firma hedef ülkeyi doğru seçebilir, mağazasını doğru konumlandırabilir, tescillerini eksiksiz tamamlayabilir. Bunların hiçbiri, o markanın kendi başına para kazanıp kazanmadığını gösterme sorumluluğunu ortadan kaldırmıyor. Programın kurumsallaşma tarafını ve hedef ülke seçiminin nasıl bir hazırlık gerektirdiğini ülke analizi ve kurumsallaşma yazısında ele almıştık, finansal taraf o hazırlığın kayıt altına alınmış hali.

Denetim bu noktada bir yük olmaktan çıkıyor. Marka bazlı gelir gider ayrıştırması yapabilen firma, hangi pazarda hangi harcamanın karşılığını aldığını görüyor ve bir sonraki yılın bütçesini tahminle değil veriyle kuruyor. Aynı veri, hakediş sürecinde bakanlığa sunulan raporun da omurgasını oluşturuyor. Bu altyapıyı kuran firma için yıllık raporlama ek bir iş yükü olmuyor. Zaten yaptığı işin çıktısı oluyor. Kurmayan firma ise her haziran ayında aynı telaşı yaşıyor ve o telaşın maliyetini bazen kaybettiği bir hakedişle ödüyor.


İŞ PROBLEMLERİNE ODAKLI EĞİTİMLER, ÖLÇÜLEBİLİR SONUÇLAR

EĞİTİM ve DANIŞMANLIK:

Kurumunuzun Turquality, satınalma ve tedarik zinciri fonksiyonunu sağlam, izlenebilir ve denetlenebilir bir kontrol yapısına kavuşturmak için eğitim ve danışmanlık hizmetlerimizle destek veriyoruz.

Eğitim teklifi almak için egitim@satinalmadergisi.com

Fabrikanızda Bire Bir (1-1) Yönetici ve Grup Eğitimleri

Tedarik Zinciri Satın Alma Sürdürülebilirlik Eğitimi Satın Alma Tedarik Zinciri Eğitimi

Turquality, Satın Alma, Tedarik Zinciri Eğitimleri için tıklayınız.

Şirket eğitimlerini standart kalıplarla değil, ihtiyaçlarınıza özel tasarlıyoruz. Her program, işletmenizin gerçek problemlerine çözüm üretmek ve ölçülebilir sonuçlar yaratmak için hazırlanır. Sizlerden gelen geri bildirimlerle eğitimlerimizi özgünleştiriyor, böylece her adımda somut değer katıyoruz.

Mottomuz: “Her eğitim, bir iş probleminin çözümü için tasarlanır.”

Güvenilir, verimli ve profesyonel eğitim hizmetleriyle yanınızdayız. Dolu dolu, güler yüzlü eğitimler dilerim.

Prof. Dr. Murat Erdal 

Eğitim içeriklerini görmek için başlıklara tıklayınız.

Satınalma Dergisi
Satınalma Dergisihttps://satinalmadergisi.com
KURUMSAL PAZARDA 13. YIL HABER & LANSMAN: dergi@satinalmadergisi.com REKLAM: reklam@satinalmadergisi.com ABONELİK: abone@satinalmadergisi.com Tel : (546) 740 10 10

PAYLAŞIMLAR

Lütfen yorumunuzu girin !
Lütfen adınızı giriniz.

Şirketler için Eğitim Kataloğu

📚 Eğitim Kataloğu
Sürdürülebilirlik ve Tedarikçi Ekosistemi
Şirket Profili Oluşturun