Filo Yönetiminde Kiralık Araç Kazaları ve Sorumluluk
Uzun Dönem Araç Kiralamalarında İşleten Sıfatı, Sigorta ve Hasar Sorumluluğu Üzerine Bir Dava İncelemesi

Prof. Dr. Murat ERDAL
İstanbul Üniversitesi
merdal@istanbul.edu.tr
Şirketlerde araç satın alma, uzun dönem kiralama ve filo operasyonları; İdari İşler ve Satın Alma birimleri açısından giderek daha fazla koordinasyon gerektiren bir yönetim alanına dönüşmektedir. Araç seçimi, kiralama modeli, sigorta, sürücü tahsisi, hasar ve sözleşme yönetimi gibi süreçler birbiriyle doğrudan bağlantılıdır.
Bu yazı dizisinde, filo yönetimi eğitimlerimde de üzerinde durduğum sistem kurma ilkelerini; bazen gerçek dava dosyaları, bazen de stratejik ve operasyonel kararlar üzerinden ele alacağım.
İlk vakamızda, uzun dönemli olarak kiralanmış bir şirket aracının karıştığı trafik kazası üzerinden sorumluluk zincirini inceleyelim.
Bu Olay Şirketinizde Yaşansaydı Süreç Nasıl Yönetilirdi?
Vakanın Tarafları ve Kısaltmalar
Eğitimlerimde kullandığım biçimiyle, söz konusu olayın aktörlerini kısaltmalarla gösterelim.
F1 — Filo Kiralama Şirketi
Ş1 — Aracı Kiralayan Şirket
ŞP-1 — Şirket Personeli / Aracı Kullanan Sürücü
V — Vatandaş (Zarar Gören Araç Sahibi / Davacı)
SGRT — Sigorta Şirketi
Vakanın tarafları ve aralarındaki ilişki Şekil 1’de gösterilmektedir.
Olay Özeti
- Filo kiralama şirketi F1, kendisine ait aracı 28.05.2010 tarihli sözleşme ile 36 aylığına Ş1’e kiralamıştır.Araç, 14.06.2010 tarihinde Ş1’e teslim edilmiş ve şirket faaliyetlerinde kullanılmaya başlanmıştır.
- Ş1, kiraladığı aracı kendi işlerinin yürütülmesi amacıyla şirket personeli ŞP-1’in kullanımına tahsis etmiştir. ŞP-1’in kullandığı araç seyir halindeyken V’ye ait araca çarpmış ve maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir.
- Kaza sonrasında düzenlenen tutanak ve yapılan bilirkişi incelemesinde ŞP-1’in % 100 kusurlu olduğu değerlendirilmiştir. V’nin aracındaki hasarın da söz konusu trafik kazasından kaynaklandığı tespit edilmiştir.
- V (vatandaş), aracındaki zararın karşılanması için SGRT’ye başvurmuş ancak ödeme alamamıştır.Bunun üzerine zararının sürücü, araç maliki ve sigorta kuruluşundan tahsili amacıyla dava yoluna gitmiştir.
- Ancak dava ilerledikçe önemli bir sorun ortaya çıkmıştır: Kazaya neden olan araç trafik sicilinde F1 adına kayıtlıdır. Buna karşılık araç, kazadan önce 36 aylığına Ş1’e kiralanmış ve fiilen Ş1’e teslim edilmiştir.
- F1 bu nedenle, araç kendi mülkiyetinde olmakla birlikte kaza tarihinde araç üzerinde fiilî hâkimiyetinin ve ekonomik yararlanmasının bulunmadığını, dolayısıyla Karayolları Trafik Kanunu anlamında “işleten” olarak sorumlu tutulamayacağını savunmuştur.
- Ş1 ise davanın başlangıcında davalı değildi. F1’in talebi üzerine dava Ş1’e ihbar edilmiştir.
- Ş1 de araçlardaki hasarların kazanın anlatılan oluş şekliyle uyumlu olmadığını ileri sürerek sorumluluğu kabul etmemiştir.

Şekil 1. Kiralık Şirket Aracının Kazasında Taraflar ve İlişki Ağı
Talep ve Savunma
Davacı Talebi
- V (Vatandaş), aracında meydana gelen zarar nedeniyle 10.654,69 TL hasar bedelinin ve 421 TL tespit giderinin, faiziyle birlikte davalılardan tahsil edilmesini talep etmiştir.
Davalıların Savunması
- F1, aracın 36 aylığına Ş1’e kiralandığını ve teslim edildiğini belirterek işleten sıfatının kendisinde bulunmadığını savunmuştur.
Diğer davalılar ise kazanın oluş şekli, araçlardaki hasarların kazayla uyumu ve talep edilen zarar miktarı yönünden itirazlarda bulunmuştur.
Mevzuat
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu Hükümleri
Madde 3: İşleten: araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehin gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak, ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır.
Madde 85 – İşletenin Hukuki Sorumluluğu
İşleten ve araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibinin hukuki sorumluluğu:
Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.
Mahkeme Süreci
- İlk derece mahkemesi, davanın kabulüne karar vermiştir.
- Mahkeme, 654,69 TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsiline hükmetmiştir.
- Karar, davalılar tarafından temyiz edilmiş ve dosya Yargıtay Hukuk Dairesinin önüne gelmiştir.
- Yargıtay incelemesinde, sürücünün kusuruna ilişkin değerlendirmede bir usulsüzlük görülmemiş ve sürücünün haksız fiil faili olarak zarardan sorumlu olduğu kabul edilmiştir.
- Bununla birlikte dosyada iki önemli konu yeniden değerlendirilmesi gereken noktalar olarak öne çıkmıştır.
- İlk olarak, F1’in “işleten” sıfatının devam edip etmediğinin yeterince araştırılmadığı değerlendirilmiştir.
- Aracın 36 aylığına Ş1’e kiralandığı ve fiilen teslim edildiği ileri sürülmüş; Yargıtay, yalnızca aracın kimin adına kayıtlı olduğuna bakılmasını yeterli görmemiştir.
- Kira sözleşmesinin niteliğinin, aracın gerçekten Ş1’e teslim edilip edilmediğinin, araç üzerindeki fiilî hakimiyetin ve ekonomik yararlanmanın kime ait olduğunun araştırılması gerektiği belirtilmiştir.
- Bu araştırmanın yalnızca kira sözleşmesi üzerinden değil; gerektiğinde ticari defterler, faturalar, ruhsat, cari hesap hareketleri ve mali kayıtlar gibi yan delillerle de desteklenmesi gerektiği vurgulanmıştır.
Bilirkişi ve Hasar Değerlendirmesi
- Dosyada alınan bilirkişi raporlarında, aracın onarımının teknik ve ekonomik açıdan uygun olmadığı ve aracın tam hasar (pert) olarak değerlendirilmesinin yerinde olacağı belirtilmiştir.
- Aracın olay tarihindeki ikinci el piyasa değeri 15.000 TL, sovtaj değeri ise 7.500 TL olarak hesaplanmıştır.
- Araç davacıda kaldığından, bilirkişiler gerçek zararı 15.000 TL – 7.500 TL = 7.500 TL olarak değerlendirmiştir.
- İlk derece mahkemesi ise 654,69 TL tazminata hükmetmiştir.
Yargıtay’ın Yaklaşımı ve Karar
Yargıtay, ilk derece mahkemesinin kararını iki temel nedenle bozmuştur.
Birincisi, trafik sicilinde araç maliki olarak görünen F1’in, kaza tarihinde Karayolları Trafik Kanunu anlamında “işleten” sıfatını koruyup korumadığının yeterince araştırılmamış olmasıdır. Yargıtay’a göre yalnızca ruhsat kaydından hareketle sorumluluk kurulması yeterli değildir. Aracın uzun süreli kiralama sözleşmesiyle Ş1’e bırakılıp bırakılmadığı, fiilen teslim edilip edilmediği, araç üzerindeki hâkimiyetin kim tarafından kullanıldığı ve araçtan ekonomik olarak kimin yararlandığı birlikte değerlendirilmelidir.
İkincisi, zarar miktarının hatalı belirlenmesidir. Bilirkişi incelemesinde aracın olay tarihindeki piyasa değeri 15.000 TL, sovtaj değeri ise 7.500 TL olarak hesaplanmış; araç davacıda kaldığı için gerçek zarar 7.500 TL olarak kabul edilmiştir. Buna rağmen ilk derece mahkemesinin 10.654,69 TL tazminata hükmetmesi doğru bulunmamıştır.
Bu gerekçelerle karar bozulmuş ve eksik incelemeler tamamlanarak dosyanın yeniden değerlendirilmesi gerektiğine hükmedilmiştir.
Hukuki Değerlendirmede Öne Çıkan Hususlar
- Aracın uzun süreli kiralanıp kiralanmadığı,
- Aracın kiracı şirkete fiilen teslim edilip edilmediği; kullanım, denetim ve ekonomik yararlanmanın hangi tarafta olduğu,
- Kira sözleşmesinin üçüncü kişileri bağlayabilecek nitelikte olup olmadığı,
- Kiralama ilişkisinin faturalar, ödemeler, cari hesaplar ve ticari defterlerle doğrulanıp doğrulanmadığı,
- Ruhsat ve diğer araç kayıtlarının sözleşme ve fiilî kullanımla uyumlu olup olmadığı.
Şirket Araçları ve Filo Yönetimi İçin Kontrol Soruları
Bu olay şirketinizde yaşansaydı:
- Araçların kimler tarafından, hangi amaçlarla ve hangi zaman aralıklarında kullanılabileceği yazılı olarak belirlenmiş mi?
- Sürücünün ehliyet, yetkilendirme ve araç kullanım kurallarına ilişkin kayıtları güncel mi?
- Mesai dışı, kişisel veya yetkisiz kullanımın sigorta teminatına ve tarafların sorumluluğuna etkisi değerlendirilmiş mi?
- Aracın periyodik bakım ve teknik uygunluk kayıtlarına gerektiğinde ulaşılabiliyor mu?
- Poliçenin yalnızca yürürlükte olup olmadığı değil; sürücü, kullanım amacı, teminatlar, istisnalar ve bildirim süreleri bakımından olayı karşılayıp karşılamadığı kontrol ediliyor mu?
- Bu tür olaylar için görevleri ve bildirim sürelerini tanımlayan yazılı bir prosedür bulunuyor mu?
- Sürücü, İdari İşler, Satınalma, Hukuk, İnsan Kaynakları, Finans ve sigorta birimleri arasındaki koordinasyonu kim sağlıyor?
- Sigorta kuruluşu ve filo kiralama şirketiyle iletişimi hangi birim yürütüyor?
- Kaza tutanağı, sürücü beyanı, olay yeri fotoğrafları, ekspertiz ve servis kayıtları, yazışmalar ile sigorta bildirimleri belirlenen süreler içinde tek dosyada toplanıyor mu?
Filo Yönetimi Açısından Çıkarılması Gereken Ders
İncelenen olay maddi hasarlı bir trafik kazasıyla sınırlıdır. Yaralanma veya ölümle sonuçlanan kazalarda, olayın işin yürütümüyle bağlantısına göre iş kazası bildirimi ve iş sağlığı ve güvenliği yükümlülükleri de doğabilir. Ayrıca ceza sorumluluğu ile maddi ve manevi tazminat talepleri gündeme gelebilir.
Şirket araçlarının kullanımı, doğal olarak trafik kazası riskini de beraberinde getirir. Her kazanın operasyonel, mali, hukuki ve sigorta süreçleri bakımından farklı sonuçları olabilir. İncelediğimiz vakada uyuşmazlık; meydana gelen zararın belirlenmesi, tazmin edilmesi ve sorumluluğun taraflar arasında nasıl dağıtılacağı üzerinde yoğunlaşmaktadır.
Dava, şirket aracının karıştığı bir trafik kazasında sorumluluğun yalnızca sürücünün kusur oranına bakılarak belirlenemeyeceğini göstermektedir.

Şekil 2 Kiralık Araç Kazasında Öne Çıkan Sorumluluk Alanları
Bu maddi hasarlı vaka özelinde üç ayrı sorumluluk alanı öne çıkmaktadır (Şekil 2):
- Sürücünün kusurundan doğan sorumluluk,
- İşletenin sorumluluğu,
- Poliçe ve teminat sınırları çerçevesinde sigorta şirketinin sorumluluğu.
Bu vakadan çıkarılması gereken temel ders şudur:
Filo yönetiminde sorumluluk, kaza gerçekleştikten sonra değil; kiralama sözleşmesinin imzalandığı, aracın teslim alındığı ve kullanıcıya tahsis edildiği aşamada şekillenmeye başlar.
Uzun dönemli araç kiralamalarında filo yöneticisinin görevi yalnızca araç temin etmek, bakım zamanlarını takip etmek ve hasarlı aracı servise yönlendirmekle sınırlı değildir. Araç, sürücü, sözleşme, sigorta, teslim ve kayıt süreçlerinin bir bütün olarak yönetilmesi gerekir.
Olay yargıya taşındığında konu, günlük filo operasyonunun ötesine geçerek uzun süreli bir hukuki takibe dönüşebilir. Nitekim bu tür uyuşmazlıkların kesin olarak sonuçlanması yıllar sürebilir. Bu süre içinde kazaya karışan sürücü şirketten ayrılabilir, sorumlu çalışanlar değişebilir ve olayın ayrıntılarına ilişkin kurumsal hafıza zayıflayabilir.
Taraflar, “sigorta nasılsa zararı karşılar” düşüncesiyle dosyanın takibini ikinci plana atabilir. Oysa sigortanın devrede olması, ilgili şirketlerin kendi sorumluluklarını ve hukuki süreci takip etme gerekliliğini ortadan kaldırmaz. Bu nedenle filo operasyonlarından sorumlu birim ile hukuk biriminin, olayın ilk bildiriminden dosyanın kesin olarak sonuçlanmasına kadar koordinasyon içinde hareket etmesi gerekir.
Son söz: Etkin filo yönetimi, riskleri öngören, sorumlulukları netleştiren ve kurumsal sürekliliği güvence altına alan bir sistemin kurulmasıyla başlar.
Eğitim Önerisi:
İdari İşler ve Satınalma Ekiplerine Özel FİLO YÖNETİMİ EĞİTİMİ

Araç Filo Yönetimi Eğitimi PDF – Eğitim içeriğini indirebilirsiniz.
© YÖNETİM KATI – Prof. Dr. Murat ERDAL
Anahtar Sözcükler:
Filo Yönetimi, Uzun Dönem Araç Kiralama, Kiralık Şirket Aracı, Filo Kiralama Şirketi, Kiralık Araç Kazası, Araç Kiralama Sözleşmesi, İşleten Sıfatı, Araç Teslimi, Araç Tahsisi, Maddi Hasar, Hasar Sorumluluğu, Sürücü Kusuru, eğitim, filo eğitimi, Murat Erdal, Trafik Sigortası, Sigorta Teminatı, Kaza Sonrası Hasar Yönetimi, idari işler, satın alma








