Uluslararası Ticarette Eşya Sınıflandırması

Remzi AKÇİN
UGM Yönetim Kurulu Başkanı
Dünya ticareti zorunlu olarak uluslararası kurallara göre işler. Çünkü her ülke kendi ihracatını artırma, ithalatını ise kısmak üzere refleks gösterir. Doğal olarak her ülkenin kendi egemenlik alanında böyle bir davranış göstermesi uluslararası ticareti imkansız kılar. Ticaretin akışını sağlamak için ülkeler tarafından kabul edilmiş veya kabul edilmek zorunda olan kurallar bütününe ihtiyaç vardır. İşte bu noktada uluslararası örgütler devreye girer.
Dış ticaretin akışını sağlamak için en önemli iki uluslararası örgüt, Dünya Ticaret Örgütü ve Dünya Gümrük Örgütüdür. Birincisi ülkeler arasındaki dünya ticaretinin kurallarını oluşturur iken ikincisi eşya ticaretini yürüten gümrük idarelerinin arasındaki kuralları belirler.
Yine doğal olarak uluslararası eşya ticaretinde ülkelerin aynı dili konuşmaları gerektiği için eşyanın tüm ülkelerde aynı standartta sınıflandırılması bir zorunluluktur. İşte bu noktada uluslararası örgütlerce belirlenmiş eşya sınıflandırma sistemi devreye girer. Bugün uygulanan sınıflandırma sistemi, Armonize Sistem’dir. Diğer adıyla “tarife” veya “gümrük tarifesi” dediğimiz armonize sistem, uluslararası ticarete konu olan bütün eşyanın numerik sınıflandırılmasıdır. Diğer bir deyişle uluslararası ticarete konu eşyanın rakamlarla ifade edilmesidir. Doğal olarak bu yolla ticarete özgü gümrük lisanı oluşturulmuştur.
Tarifenin Yapısı
Ülkemizde “tarife” denildiğinde G.T.İ.P. (Gümrük Tarife ve İstatistik Pozisyonu) anlaşılmaktadır. GTİP, 12 rakamdan oluşmaktadır. Tarifenin ilk 6 rakamı Dünya Gümrük Örgütü armonize sistem nomanklatürü kodunu, 7 ve 8 inci rakamları Avrupa Birliği Kombine Nomanklatür kodunu, 9 ve 10 uncu rakamlar farklı vergi uygulamalarının nedeniyle açılan pozisyonları gösteren kodu, 11 ve 12 nci rakamlar ise istatistik kodlarını göstermek için kullanılmaktadır.
Rakamlara verilen isimlendirmeden bahsedersek; ilk 2 rakama fasıl, 4 rakama pozisyon, 6 rakama alt pozisyon denir. Bu 6 rakam dünya Gümrük Örgütü tarafından belirlenmekte ve tüm üye ülkeler tarafından kullanılmaktadır. Bu nedenle 6 rakama armonize sistem kodu (HS Code) da denir. Avrupa Birliği kendi ihtiyacına göre 8 rakamdan oluşan açılım yaparak Kombine nomanklatürü elde eder. Ülkemizde ise ihtiyaca göre buna 4 rakam eklenerek 12 rakamdan oluşan GTİP elde edilir.
— (2) Fasıl, Armonize Sistem Kodu (Dünya Gümrük Örgütü)
–.– (4) Pozisyon, Armonize Sistem Kodu (DGÖ)
—-.– (6) Alt Pozisyon, Armonize Sistem Kodu (DGÖ)
—-.– (8) Kombine Nomanklatür Kodu (Avrupa Birliği)
—-.–.–.–.– (12) Gümrük tarife İstatistik Pozisyonu (GTİP) (Cumhurbaşkanlığı Kararı)
Bu açıklamalardan da anlaşılacağı üzere, her aşamada bir önceki aşamanın açılımı yapılmakta, bu nedenle alt açılımların üst açılımlara aykırılığı söz konusu olamamaktadır.
Tarifenin Hukuki Çerçevesi
Gümrük tarifesinin mevzuatı, bir taraftan uluslararası anlaşmalar ve Dünya Gümrük Örgütünün aldığı kararlar gibi uluslararası nitelikte mevzuat, diğer taraftan bu anlaşmaların milli mevzuata yansıtılması ve ülke ihtiyacının karşılanmasına yönelik kanunlar ve ikincil mevzuatlardan oluşan geniş bir yelpazeye yayılmıştır.
Tarife, uluslararası niteliği olmak zorundadır, çünkü uluslararası ticarette aynı dilin ve gümrük idarelerinde aynı terminolojinin kullanılması zorunludur. Aksi takdirde dünya ticaretinin yürütülmesi imkansız hale gelir. Bu nedenle Dünya Gümrük Örgütü’ne üye 186 ülke, armonize sistem denilen gümrük tarife cetvelini kullanmaktadır.
Ulusal niteliği olmak zorundadır, bir taraftan uluslararası hukukun iç mevzuata yansıtılması zorunluluğu bulunmakta, diğer taraftan dış ticaret ve vergi politikası tarife üzerine inşa edilmiş bulunmaktadır.
Gümrük İşbirliği Konseyi (bugünkü adıyla Dünya Gümrük Örgütü), 14 Haziran 1983 yılında Brüksel’de yapılan 61 ve 62. Dönem toplantısında Armonize Sistem Komitesinin hazırladığı Armonize Mal Tanım ve Kodlama Sistemine İlişkin Sözleşme Tasarısını onaylayarak imzaya açmıştır. Bu sözleşmenin ekinde yer alan Armonize Sistem Nomanklatürü 41 ülke tarafından kabul edilerek 01.01.1988 tarihinden itibaren uygulamaya konulmuştur.
Armonize Sistem Nomanklatürü ülkemizde 10 Kasım 1988 tarihli 3501 sayılı “Uyumu Sağlanmış (Armonize) Mal Tanımı ve Kodlama Sistemi Hakkında Uluslararası Sözleşmeye Katılmamızın Uygun Bulunduğuna Dair Kanunla” 1 Ocak 1989 tarihinden geçerli olmak üzere kabul edilmiş ve Gümrük Tarife Cetvelimizin yapısal dayanağını oluşturmuştur.
474 sayılı Kanun, Armonize Sistem Nomanklatürü esas alınarak Gümrük Giriş Tarife Cetveli’nin belirlendiği Kanundur.
Kanun eki Gümrük Giriş Tarife Cetvelinde gümrük vergisi oranları da yer almaktadır. Uygulamada kanuni vergi haddi veya kanuni vergi oranı olarak bilinen bu oranlar, fiilen uygulanmamakta, fiilen uygulanan oranlar ithalat rejimi kararlarıyla belirlenmektedir. Ancak, Dünya Ticaret Örgütü’ne yıllık bildirilen vergi indirimlerinde bu oranlar esas alınmakta ve kanuni vergi oranları üzerinden yapılan indirimler DTÖ’ye bildirilmektedir.
Hangi Durumlarda Kullanılır?
Gümrük tarifesi iki amaç için kullanılmaktadır. Bunlardan birincisi, gümrük vergilerinin hesaplanması, diğeri ise, eşya ticaretine ilişkin özel hükümlerle belirlenmiş diğer önlemlerin uygulanması, yani tarife dışı engellerin uygulanmasıdır. Dolayısıyla eşyanın tarife pozisyonu, tarife ve tarife dışı önlemlerin uygulanmasında esas alınmaktadır.
Gümrük vergileri, gümrük yükümlülüğünün doğduğu tarihte yürürlükte geçerli olan gümrük vergisi oranı esas alınarak belirlenir. Vergilerin belirlenmesinde, vergi ödeme yükümlülüğün başladığı tarihteki eşyanın hal ve mahiyeti esas alınır.
Gümrük tarifesi kapsamı sadece Türk Gümrük Tarife Cetvelini değil, bu cetvelde açılımlar ekleyen diğer cetvelleri, tarifedeki vergi oranlarının uygulanmasına ilişkin özel hükümler içeren mali yükleri, tercihli tarife uygulamalarını, bazı eşyaya ilişkin özel muafiyet hükümlerinin tamamını içermektedir. Bu çerçeveden hareketle, öncelikle gümrük tarifesinin nelerden oluştuğunun incelenmesi gerekmektedir.
Tarifenin Doğru Belirlenmesi İçin Nelere Dikkat Edilmeli
Gümrük işlemlerinin ilk aşaması eşyanın tarifesinin doğru olarak tespitidir. Çünkü, eşyanın tabi olacağı vergiden eşyanın ithale edilmesi için alınması gereken izin ve belgelere kadar tüm işlemler tarife baz alınarak belirlenmektedir.
Öncelikle, eşyanın sınıflandırılması konusunda kimin yetkili olduğunu açıklamakta fayda görmekteyiz. Yorum farkının veya yetkisiz yorumun sonuçları oldukça ağır olabilmektedir.
Eşyanın tarifede yerinin belirlenmesi için şu yolun izlenmesi gerekmektedir:
- İnceleme: Eşyanın tarifedeki yerinin tespiti için öncelikle eşyanın fiziken incelenmesi gerekir. Bu incelemede; eşyanın numunesi, eşyaya ilişkin belgeler, eşyanın kataloğu, üreticinin internet sayfası ve eşya hakkında internette yer alan bilgiler, eşyanın özellikle kimyasal ürün olması halinde ürün içeriğine ilişkin analiz sertifikası gibi belgelerden eşya hakkında bilgi elde edilmesi gerekir.
- Neden mamul: İkinci aşamada eşyanın neden mamul olduğunun bilinmesine gerek duyulmaktadır. Bazı eşyanın tarifesinin belirlenmesinde, kıymetli veya adi metallerden, ahşap veya plastikten mamul olup olmadığı önem taşımaktadır.
- İçeriğindeki maddeler neler: Eşyanın neden mamul olduğu kadar içeriğinde hangi maddelerin olduğu da tarifenin belirlenmesinde önem arz etmektedir. Tarifede kimi yerde “%…” içerenler gibi oranlarına göre farklı tarife açılımları mevcuttur.
- Eşya ne için kullanıyor: Eşyanın kullanım amacı da yerine göre tarifenin belirlenmesinde önem taşımaktadır. Tarife cetvelinde yerine göre eşyanın “sanayide kullanılanlar”, “eczacılıkta kullanılanlar” gibi açılımları bulunmaktadır. Eşya belirlenen alanlarda kullanılması halinde karşısında yer alan tarifede sınıflandırılacak, aksi durumda başka tarifede sınıflandırılacaktır.
- Hangi bölümde yer alıyor: Eşya hakkında yeterli bilgi elde edildikten sonra, öncelikle eşyanın tarife cetvelinde bulunduğu bölüm tespit edilir. Her ne kadar bölüm başlıkları tarifenin belirlenmesinde esas alınmasa da yol gösterici niteliktedir ve eşyanın tarifesinin aranacağı yeri göstermektedir.
- Sınıflandırılabilecek muhtemel fasıllar: Eşyanın bulunduğu faslın tespitinden sonra, hangi fasılda bulunduğunun tespiti yapılır.
- Bölüm ve fasıl notları: Eşyanın bulunduğu fasıl tespit edildikten sonra, ilgili bölüm ve fasıl notları incelenir. Çünkü eşyanın bölüm ve fasıl altında yer aldığı ilk bakışta tespit edilmesine rağmen, bazen kimi eşyanın başka fasıllarda sınıflandırılması gerektiğine ilişkin bölüm ve fasıl notları olmaktadır.
- İzahname Notları: Eşyanın sınıflandırılmasında en ayrıntılı kaynak izahname notlarıdır. İzahname notlarında, sınıflandırmada tereddüt edilen birçok kavram ve ayrıntıya açıklık getirilir.
- Genel Yorum Kuralları: Eşyanın sınıflandırılması sırasında, Tarifenin Yorumu ile İlgili Genel Kuralların kural sıralamasına göre uygulanması zorunludur. Bu kuralların doğru uygulanması halinde doğru tarifeye ulaşılır.
- Tarife Pozisyonu İçinde Hangi Alt Pozisyon: Bu aşamalardan sonra eşyanın tarife pozisyonu ve alt pozisyonu belirlenir. Bu suretle 6 rakamlı tarife ((– fasıl), (—- pozisyon), (—-.– alt pozisyon)) armonize sistem kodu (HS Code) elde edilmiş olur.
- Hangi Gümrük Tarife İstatistik Pozisyonu: Sınıflandırmanın son aşamasında, eşyanın niteliklerine göre Türk Gümrük Tarife Cetvelinde 12 rakamdan oluşan gümrük tarife istatistik pozisyonu (—-.–.–.–.– GTİP) tespiti yapılır.
Görüleceği gibi tarife tespiti uzmanlık gerektiren güç bir süreçtir. Buna karşılık, hatalı tarife tespitinin sonucunda mutlaka bir ceza ile karşı karşıya kalınır. Bu ceza, 1.500 TL’ye yakın para cezası olabileceği gibi, beyan edilen eşyanın vergilerinin 3 katı veya eşyanın gümrüklenmiş değerinin 4 katı gibi orantısız ve geniş yelpazede olabilir. Hatta hatalı tarife beyanı kaçakçılık suçunu bile oluşturabilir.
O nedenle, tarife tespitinde titiz gerekli özenin gösterilmesi gerektiği bir gerçektir.
Remzi AKÇİN
UGM Yönetim Kurulu Başkanı








