BİR DE HİNDİSTAN ÇIKTI!

Hüseyin Cahit Soysal
Hüseyin Cahit Soysal
Hüseyin Cahit Soysal, AÜ Siyasal Bilgiler Fakültesi’nden 1977 yılında mezun olduktan sonra 1978’de Müfettiş Yardımcısı olarak başladığı gümrük teşkilatında sırasıyla, Gümrük Başmüfettişi, Gümrükler Genel Müdürlüğü Daire Başkanı, Genel Müdür Yardımcısı, Modernizasyon Projesi Birim Başkanlığı, Teftiş Kurulu Başkanlığı görevlerinde bulunmuş; 1999 yılında Gümrükler Genel Müdürü olarak atanmıştır. Soysal, kamuda görev yaptığı süre içinde, Türkiye ile Avrupa Birliği arasında sağlanan Gümrük Birliği sürecinde önemli sorumluluklar üstlenmiş; AB gümrük mevzuatına uyum amacıyla yürürlüğe sokulan 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun hazırlıklarına önemli katkı sağlamış; gümrük idarelerinin modernizasyonu çalışmalarını realize etmiştir. Bu nedenle, Dünya Gümrük Örgütü tarafından altın madalya ile ödüllendirilmiştir. 2002 yılında kendi isteği ile kamu görevinden çekilen Soysal, 2002 - 2005 yılları arasında Uluslararası Nakliyeciler Derneği İcra Kurulu Başkanı olarak görev yapmıştır. Soysal, 2005-2019 yılları arısında bir YGM şirketi ile bir danışmanlık şirketinde, şirket ortağı ve genel müdür olarak görev yapmıştır. Kendisi 2020 yılından beri ÜNSPED Gümrük Müşavirliği ve Lojistik Hizmetler A.Ş. ortağı ve Yönetim Kurulu Üyesidir. Yıllarca İstanbul Üniversitesi ve Yeditepe Üniversitesi’nde ders veren Soysal’ın “Lojistik Hukuku” ve müşterek hazırlanmış “Bir Bilge Kişi” ile “Dış Ticaret Deyimleri Sözlüğü” adlı kitapları olup değişik yayın organlarında yüzlerce makalesi yayımlanmıştır.
spot_imgspot_img

BİR DE HİNDİSTAN ÇIKTI!

Hüseyin Cahit SOYSAL

ÜNSPED Gümrük Müşavirliği ve Lojistik Hizmetler A.Ş. Yönetim Kurulu Üyesi

Bi̇r De Hi̇ndi̇stan çikti! Satınalma Dergisi 7 Gün 7 Gündem28 Şubat’ta ABD ve İsrail’in İran’a başlattığı saldırılar tüm şiddeti ile devam ederken ve İran bu saldırılara karşılık vererek ABD’nin bölgesel müttefiklerinin petrol rafinerilerine saldırırken, dünyayı nasıl bir geleceğin beklediğini endişeyle izlemeye başladık. 2 Mart tarihinde Rusya’nın ABD ve İsrail’in saldırgan politikası nedeniyle Üçüncü Dünya Savaşının başlayabileceğine ilişkin açıklaması endişelerin iyice artmasına neden oldu. Tüm borsa endekslerinin düştüğü; altın ve gümüşe hücumun şuursuzca devam ettiği bu günlerde, herhangi bir konuda uzun erimli ekonomik analiz yapmanın güçlüğü ve anlamsızlığı da orta yerde duruyor. Ancak, biz yine de enseyi çok karartmadan, özellikle Türkiye’yi yakından ilgilendiren ekonomik bir konuya değinmeden edemedik.

Son 30 yılda kademe kademe Çin Halk Cumhuriyeti’ne kaptırdığımız dış pazar kayıplarımız yetmezmiş gibi, karşımıza bir de Hindistan çıktı! Hep söylemişimdir: “Uluslararası ticarete ahde vefa diye bir kavram yoktur. Müşteriniz birim fiyatta 50 sentlik bir avantaj yakaladığında sizi anında kapı önüne koyar” diye. Nasıl “yenilmez armada” olarak gördüğümüz tekstil ve konfeksiyon pazarlarımızı Kuzey Afrika ülkelerine kaptırdıysak, otomotiv ve diğer dayanıklı tüketim malları pazarlarımızı da elimizden kaçırma riski ile karşı karşıyayız.

Üstelik Hindistan Çin’den çok daha avantajlı bir pozisyonda Avrupa Birliği (AB) pazarlarına girecek. Çünkü artık taraflar arasında ithalat vergilerini bertaraf eden bir Serbest Ticaret Anlaşması (STA) yürürlüğe girme aşamasında.

Günümüzde Çin’in güçlü nüfus artışı kontrolü nedeniyle Hindistan’ın nüfusu Çin’in nüfusunu geçmiş durumda. Çin’de 1 milyar 409 milyon insan yaşarken, Hindistan’ın nüfusu 1 milyar 450 milyona çıktı ve aradaki fark daha da açılmaya başladı. Bugün Çin’de bir çalışanın yıllık ortalama geliri 13.660 $’a yükselmiş iken, Hindistan’da yıllık ortalama gelir 2.650 $ düzeylerinde dolaşıyor.

Hindistan’ın Çin’e göre karşılaştırmalı bir üstünlüğünden daha bahsetmek gerek: Bugün küresel ticaret için kaçınılmaz unsurlardan birisi olan İngilizce Çin’de çok az kişi tarafından biliniyorken, Hindistan’da neredeyse herkes İngilizce biliyor. Bilmem Hinduların son derece zeki ve ilişki yönetiminde üstün becerileri olduğu hususunu da ayrıca belirtmeye gerek var mı? Amerika’daki dev bilişim şirketlerinin en büyük yazılım orduları Hindistan vatandaşlarından oluşuyor. Bu gruba girenler hem zeki hem kullanıcı isteklerini kolay kavrayacak kadar İngilizceye hâkim, hem de dünyanın en ucuz yazılımcı ücretlerine razı kişilerden oluşuyor.

Aslında AB ile Hindistan arasındaki STA müzakereleri 2007 yılında başlamıştı. Avrupa Birliği, otomobil, şarap ve diğer alkollü içecekler gibi sektörlerde daha geniş kapsamlı serbestleştirme talep etmiş, fikri ve sınai mülkiyet hakları ile kamu alımları konularında Hindistan’dan daha güçlü taahhütler beklemişti. Hindistan ise hizmetlerin serbest dolaşımı konusunda AB’den daha fazla taviz talep etmişti.  Tarafların bu taleplere olumlu yaklaşmaması üzerine, 2013 yılında STA müzakereleri dondurulmuştu.

Son yıllarda çeşitli nedenlerle küresel tedarik zincirlerindeki kırılmalar, bölgesel savaşlar ve bu savaşlara bağlı geçiş koridorlarının tıkanması, ABD’nin tüm ülkelerde gerginlik yaratan agresif ve saldırgan tutumu,   Avrupa Birliği’ni alternatif iş birliklerine daha fazla hevesli kıldı. 2022 yılında AB-Hindistan STA müzakereleri tekrar canlandırıldı ve 2026 yılının ocak ayında sonuçlandırıldı.

İmzalanan STA taraflar arasındaki malların gümrük tarifelerinin kaldırılması konusunda neredeyse en üst düzeyde serbestlik getiriyor. Bu kapsamda AB için % 99 düzeyinde, Hindistan için de % 97 düzeyinde gümrük tarifeleri sıfırlanıyor veya indiriliyor.  Tarife kotaları veya bazı hassas ürünlere yönelik özel düzenlemeler STA kapsamı dışında kalacak. Bir başka anlatımla, karşılıklı olarak mal hareketleri üzerine konulan tarife dışı önlemler % 3’lerin üzerinde olmayacak.

AB, Hindistan’la birlikte iki milyar insanın yaşadığı bir coğrafyayı oluşturuyor. Dünya nüfusunun yaklaşık dörtte birini oluşturan bu alanda dünya gayri safi yurtiçi hasılasının da (GSYİH) yaklaşık % 25’i üretiliyor.  Halihazırda AB ve Hindistan 180 milyar EURO üzerinde mal ve hizmet ticareti yapıyor ve bu da bu ticaret Avrupa Birliği’nde 800.000 kişiye istihdam sağlıyor. STA’nın 3032 yılına kadar AB’nin Hindistan’a yıllık mal ihracatını %108 oranda artırması bekleniyor. Yılda 4 milyar EURO daha az gümrük vergisi ödeyerek Hindistan pazarına girme olasılığı elde eden Avrupalı ihracatçıların  bu  avantajlı  fiyatlarla Hindistan’daki  pazar  paylarının  büyümesi  bekleniyor. AB-Hindistan STA’sı her iki tarafın da bugüne kadar imzaladığı en büyük ticaret anlaşması unvanını şimdiden almış durumda.

Öte yandan, STA müzakerelerinin tıkanmasına yol açan fikri ve sınai mülkiyet haklarına daha fazla özen gösterilmesi ve kamu ihalelerine AB firmalarının katılması gibi konular tamamen gündemden kaldırılmamış olmakla birlikte, bu alandaki ilerlemeler zamanın akışına bırakıldı. Aynı şekilde, Hindistan’ın hizmetlerin serbest dolaşımı alanındaki beklentiler de şimdilik askıya alındı.

Anlaşma ile AB tarım politikası kapsamındaki ürünlerle ilgili hassasiyetlere de özen gösterilecek. Bu kapsamda, sığır eti, şeker, pirinç, tavuk eti, süt tozları, bal, muz, yumuşak buğday, sarımsak ve etanol gibi hassas ürünler üzerindeki AB gümrük tarifeleri korunacak. Koyun ve keçi eti, tatlı mısır, üzüm, salatalık, kurutulmuş soğan, pekmezden yapılan rom ve nişasta gibi ürünlerin de Avrupa Birliğine sınırlı miktarda ithalatına izin verilecek.

AB-Hindistan STA’sının yürürlüğe girmesiyle birlikte, taraflar arasında daha açık, istikrarlı ve öngörülebilir bir iş ortamı doğacağı; gümrük işlemlerinin daha hızlı ve basit gerçekleşeceği; deniz taşımacılığı gibi lojistik sektör hizmetlerinden daha uygun koşullarda yararlanılacağı; her iki taraftaki küçük işletmelerin daha uygun koşullarda ihracat olanaklarına kavuşacağı yönündeki beklentiler karşılık bulacak.

Anlaşma bir STA’dan beklenenlerin de ötesine geçerek, tarafların Paris İklim Anlaşması’nı uygulamak, işçi haklarını korumak, kadınların ekonomik güçlenmesini desteklemek, ticaretle ilgili çevre ve iklim konularında işbirliği platformu oluşturmak ve bu inisiyatiflerde sivil toplum kuruluşlarının da etkin bir şekilde yer alması yönünde hükümler de içeriyor.

İşte böyle dört başı mamur bir STA konumundaki AB-Hindistan STA’sının Türkiye yönünden ciddi riskler içerdiğini görmemek için kör olmak gerekir.

Bu riskleri şöyle sıralamak mümkün:

  • Daha önceki deneyimlerimizden biliyoruz ki, AB ile çok rahat STA imzalayan ülkeler, paralel hükümler içeren Serbest Ticaret Anlaşmalarını Türkiye ile imzalama konusunda hiç de hevesli olmuyor ve sürekli ipe un seriyorlar. Bu durumda ister istemez AB ile ticarette yapısal asimetrik riskler ile yüz yüze kalınması kaçınılmaz oluyor.
  • Düne kadar Türk menşeli ürünler AB pazarlarına gümrüksüz girebilirken şimdi Hindistan ürünleri de aynı pazara gümrüksüz girebilecek. Ancak, Türkiye’de yılık ortalama gelir 15.000 $ düzeyinde iken Hindistan’da yıllık ortalama gelir 2.650 $ düzeyinde. AB pazarlarında işçilik ücretlerinin altı misli daha düşük olduğu bir ülke ürünleri ile karşı karşıya kalacağız.
  • Türkiye konum itibarıyla AB pazarlarına daha yakın. Bu nedenle “Türk ihraç ürünleri daha düşük navlun ücretleri ödenerek pazara erişebilir” diyebiliriz. Ancak, “Yeni Baharat Yolu” olarak da adlandırılan “Hindistan – Orta Doğu – Avrupa Ekonomik Koridoru” dahil olmak üzere, Hindistan’dan Avrupa’ya Süveyş Kanalı üzerinden de erişim mümkün. Bu hatlarda ucuz işgücü kullanılarak daha uygun fiyatlarla taşımacılık yapan Hindistan bayraklı gemiler, uzak destinasyon dezavantajını da bertaraf eden uygun navlun fiyatları sağlayabilecektir.
  • Gümrük vergisi ödemeden AB pazarlarına giren Hindistan menşeli mallar “serbest dolaşımdaki eşya” statüsü kazandığından prensip olarak Türkiye’de de serbest dolaşım statüsünden yararlanacaktır. Buna karşılık, Türk menşeli mallar AB’de “serbest dolaşım statüsü” kazanmakla birlikte “AB Menşeli Ürün” statüsü edinememektedir. Bu bakımdan, Türk menşeli ürünler Avrupa ülkelerinde “serbest dolaşım statüsü” kazanmış olsa dahi, bu ülkelerden Hindistan’a sevk edildiklerinde anılan ürünler gümrük vergileri tahsil edilerek Hindistan’a ithal edilebilecektir.
  • Türkiye’de yerleşik ihracatçı firmalarda Avrupa’daki müşteri ile ilişkileri sağlayan ve yazışmaları yapan İngilizce bilen personel “key account manager” yapılır ve el üstünde tutulur. Hindistan’da ise evinde kazak veya banyo lifi ören ev kadını, cep telefonu ile Avrupa’daki müşterilerine İngilizce e-mail yazarak çok kolay bir yoldan müşteri bulan bir “mikro ihracat neferi” olabilecektir.
  • “Ama Avrupa’nın çeşitli ülkelerinde yerleşik yüzbinlerce Türk kökenli insan yaşıyor. Bunlar bizim ticarette beşinci kolumuz sayılmaz mı?” diyebilirsiniz. Bu ülkelerle teması olanların çok iyi bildiği gibi, anılan ülkelerde şirketlerin kritik pozisyonlarında çalışan binlerce Hint kökenli insan da yaşıyor.

Bi̇r De Hi̇ndi̇stan çikti! Satınalma Dergisi 7 Gün 7 GündemKısaca belirtmek gerekirse, Avrupa pazarlarına “savulun ben geliyorum” diyen dev bir Hindistan demir atıyor. Türk ihracatçılarının Avrupa Birliği’ndeki Pazar kapma yarışında Çin’den çok daha dişli bir rakip ile karşı karşıya geldiğini söylemek için kâhin olmaya gerek yok sanırım.

Hüseyin Cahit SOYSAL

ÜNSPED Gümrük Müşavirliği ve Lojistik Hizmetler A.Ş. Yönetim Kurulu Üyesi

 

Hüseyin Cahit Soysal
Hüseyin Cahit Soysal
Hüseyin Cahit Soysal, AÜ Siyasal Bilgiler Fakültesi’nden 1977 yılında mezun olduktan sonra 1978’de Müfettiş Yardımcısı olarak başladığı gümrük teşkilatında sırasıyla, Gümrük Başmüfettişi, Gümrükler Genel Müdürlüğü Daire Başkanı, Genel Müdür Yardımcısı, Modernizasyon Projesi Birim Başkanlığı, Teftiş Kurulu Başkanlığı görevlerinde bulunmuş; 1999 yılında Gümrükler Genel Müdürü olarak atanmıştır. Soysal, kamuda görev yaptığı süre içinde, Türkiye ile Avrupa Birliği arasında sağlanan Gümrük Birliği sürecinde önemli sorumluluklar üstlenmiş; AB gümrük mevzuatına uyum amacıyla yürürlüğe sokulan 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun hazırlıklarına önemli katkı sağlamış; gümrük idarelerinin modernizasyonu çalışmalarını realize etmiştir. Bu nedenle, Dünya Gümrük Örgütü tarafından altın madalya ile ödüllendirilmiştir. 2002 yılında kendi isteği ile kamu görevinden çekilen Soysal, 2002 - 2005 yılları arasında Uluslararası Nakliyeciler Derneği İcra Kurulu Başkanı olarak görev yapmıştır. Soysal, 2005-2019 yılları arısında bir YGM şirketi ile bir danışmanlık şirketinde, şirket ortağı ve genel müdür olarak görev yapmıştır. Kendisi 2020 yılından beri ÜNSPED Gümrük Müşavirliği ve Lojistik Hizmetler A.Ş. ortağı ve Yönetim Kurulu Üyesidir. Yıllarca İstanbul Üniversitesi ve Yeditepe Üniversitesi’nde ders veren Soysal’ın “Lojistik Hukuku” ve müşterek hazırlanmış “Bir Bilge Kişi” ile “Dış Ticaret Deyimleri Sözlüğü” adlı kitapları olup değişik yayın organlarında yüzlerce makalesi yayımlanmıştır.

PAYLAŞIMLAR

Lütfen yorumunuzu girin !
Lütfen adınızı giriniz.

Şirketler için Eğitim Kataloğu

📚 Eğitim Kataloğu
💼 B2B Satış Geliştirme