İşletmelerde Çürük Elma Teorisi
Doç. Dr. Mehmet KAPLAN
Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitesi
Çürük elma teorisi ya da kuramı kullanıldığı alana ve bağlama göre konumlanan bir teori olarak anılmaktadır. Bu geleneksel ya da başka bir ifade ile felsefi kökenini 17. Yüzyılda Descartes düşüncesinden almaktadır. Çürük elma teorisini düşünsel anlamda ilk olarak karakterize eden ve metaforlaştıran Descartes “kartezyen şüphecilik ya da metodik şüphe” yöntemini açıklamak için elma sepeti örneğini betimlemiştir.
Descartes metaforunda doğru bilgiye ulaşmanın yolunun eksik ya da hatalı bilgileri temizlemekten geçtiğini anlatmak için elma sepetinde yer alan çürük elmaların sepetten çıkarılması gerektiğini ifade etmiştir. Descartes insan zihninde yer alan tüm bilgileri bir sepet dolusu elma olarak görmektedir. Sepette yer alan yani zihinde yer alan çürük elmalar/yanlış-şüpheli bilgiler varsa bunlar zamanla sağlam olanlara da eziyet edecek ve onları da çürütecektir. Bu nedenle zihnin temizlenmesi gerekmektedir. Zihindeki tüm bilgiler boşaltılmalı başka bir ifade ile sepette yer alan tüm elmalar çıkarılmalıdır. Kalan temiz elmalar tek tek seçilerek ya da doğru bilgiler tek tek zihne yeniden konulmalıdır. Böylelikle zihin temizlenir ve diğer elmalar zarar görmeden kurtulur.
Bu teori örgüt ve yönetim psikolojisi alanında 2000’li yıllarda araştırmacı William Felps 2006-2007 yıllarında Washington Üniversitesi’nde ekibi ile yaptığı araştırmalarda “Çürük Elma Etkisi” adıyla teoriyi iş/işletmecilik alanına çekilmiştir. Bir işletmede ya da araştırma grubunda yer alan bir tek çürük elma ya da tembel, negatif ve uyumsuz kişi diğerlerini de olumsuzlamaktadır. Bu olumsuzlama ile aynı sepette yer alan elmaların yavaş yavaş çürümesi gibi diğer çalışanlarda çürük elmadan/uyumsuz ve tembel çalışandan etkilenmekte ve moral, motivasyon ve performans hızla düşmektedir. Yani bir çalışan çürük elma diğer herkesi zehirleyebilmektedir. Felps ve çalışma grubu bunu kanıtlamıştır. Bu aslında şu anlama gelmektedir. Bir çalışma grubunda ya da bir işletmede çürük elma varsa sepetten çıkarılmalı ya da iyileştirilmelidir, aksi durumda tüm çalışma grubu ya da işletme zehirlenecek ve zarar görecektir.
Çürük elma etkisi daha önce de Trevino ve Youngblood (1990) tarafından etik karar verme davranışının nedensel analizinde kurumsal yozlaşma anlamında bir çürük elmanın etkisini test etmişler ve betimlemişlerdir. Yine başka bir çalışmada Philip Zimbardo “Lucifer Etkisini” anlatırken çürük elma teorisini genişletmiş ve sadece çürük elmanın zararlı olmadığını dahası çürük elmayı çürüten bir yapının ve çevrenin olduğuna atıfta bulunarak çürük bireylerden daha da önemlisinin kötü variller-sistem ve çevrenin olduğunu ifade etmiştir.

Sonuç olarak denilebilir her örgütte, her işletmede veya çalışma grubunda yer alabilecek olan çürük elmalar işletmenin dokusuna zarar verecek ve işletmeyi bozacaktır. Bu durumun olması doğaldır her zaman çürük elmalar olacaktır. Ama önemli olan bu çürük elmaların fark edilmesi, elimine edilmesi ya da iyileştirilmesidir. Unutulmamalıdır ki her çürüklük sonrasında zehirlenme ve yozlaşmaya neden olacaktır.
Doç. Dr. Mehmet KAPLAN
Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitesi
Kaynak ve ayrıntılı okuma önerisi: Aşağıdaki eserl(er) konu ile ilgili kaynak ve bilgilendirmeyi artırmaya yöneliktir.
- Felps, W., Mitchell, T. R., & Byington, E. (2006). How, when, and why bad apples spoil the barrel: Negative group members and dysfunctional groups. Research in organizational behavior, 27, 175-222.
- Trevino, L. K., & Youngblood, S. A. (1990). Bad apples in bad barrels: A causal analysis of ethical decision-making behavior. Journal of Applied psychology, 75(4), 378.
- Zimbardo, P. (2007). The Lucifer effect: Understanding how good people turn evil. New York, 4-8.








