Hangi Durumda Cumartesi Günü Yıllık İzin Süresinden Sayılmaz ?

Yıllık ücretli izin günlerinin hesabında, izin süresine rast­layan hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil günleri izin süresinden sayıl­maz (İşK m. 56/5; Yönetmelik m.6). Başka bir deyişle, yıl­lık izin süresi içindeki hafta ve genel tatil günleri izin süresinden sayılmaz ve dikkate alınmaz. Dolayısıyla, bu yasal tatil günleri, işçinin hak kazandığı yıllık ücretli izin süresine eklenmelidir. Örneğin; işyerinde 3 yıl kıdemi olan ve 14 gün yıllık ücretli izne hak kazanan işçinin izin süresine rastlayan 2 günlük hafta tatili ile 1,5 günlük ulusal bayram tatili bu izin süresine eklenecek ve işçi iznini 17,5 gün olarak kullanacaktır.

Hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil günlerinin, işçinin Kanunda ön görülen yıllık ücretli izin sürelerine sayılması yolundaki sözleşmeler de geçersiz sayılır. Nitekim Yargıtay’ın konuyla ilgili kararına göre, “İşyerinde uygulanan toplu iş sözleş­mesinin yıllık izinleri düzenleyen 13 üncü madde hükmünde “yıllık ücretli izin sürelerinin içine rastlayan hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil günleri izin süresine dahildir” şeklinde hüküm bulunmakta ise de bu hüküm 4857 sayılı İş Kanunun 55 ve 56 ncı madde hükümlerine aykırıdır. Kanuna aykırı ol­ması nedeni ile toplu iş sözleşmesindeki bu hüküm dikkate alınmadan yapı­lan hesaplamaya itibar edilmesi gerekirken yazılı şekilde toplu iş sözleşme­sindeki hükme itibar edilerek alacağın belirlenmesi hatalı olup bozmayı ge­rektirmiştir”[1].

Diğer taraftan, uygulamada çalışılmayan cumartesi günlerinin hafta tatili gibi kabul edilerek yıllık izin süresine dahil edilip edilmeyeceği hususu tartışma konusu olmuştur. Esasında, kural olarak cumartesi günü işgünüdür. Yani işçi çalışmadığı takdirde, akdi tatil günü olan cumartesi günleri, yıllık izin süresine ilişkin hesaplamada hafta tatili olarak değerlendirilemez. Ancak, taraflarca iş sözleşmesinde cumartesi gününün açıkça hafta tatili olduğu ka­rarlaştırılmışsa, İş Kanunu’nun 56/5 inci maddesi uyarınca, cumartesi günü de, hafta ve genel tatil günleri gibi yıllık izin süresinden sayılmaz.

Bu konuda Yargıtay’ın 9 ve 22 nci Hukuk Daireleri arasındaki görüş ayrılıkları dairelerin birleşmesi sonrasında alınan ilke kararları ile ortadan kaldırılmış olup, konuyla ilgili daireler arasındaki görüş ayrılığı ve birleşme sonrası alınan ilke kararını şöyle özetlemek mümkündür.

Yargıtay 22 nci Hukuk Dairesi’nce verilen kararlarda, iş sözleşmesinde cumartesi gününün hafta tatili olarak kararlaştırılması durumunda, sözleş­mede ayrıca “cumartesi gününün yıllık izin hesabında iş günü sayılacağına” dair kural bulunuyor ise, cumartesi gününün iş günü sayılarak izin süresinden düşülmesi gerektiği kabul edilmiştir.

Buna karşın birleşmeden önce Yargıtay 9 uncu Hukuk Dairesi’nce, “taraf­larca iş sözleşmesinde veya toplu iş sözleşmesinde cumartesi gününün hafta tatili olduğu açıkça kararlaştırılmış ise, sözleşmede başkaca hükümler ile bu­nun aksinin düzenlenmesinin mümkün olmadığı” yönünde kararlar verilmiş­tir.

Yargıtay Hukuk Dairelerinin birleşmesinden sonra alınan ilke kararına göre: Bireysel veya toplu iş söz­leşmeleriyle cumartesi ve pazar günleri hafta tatili günü olarak belirlenmişse, İş Kanunu’nun 56/5. maddesi gereği her iki gün yıllık izin sürelerinden sayıl­maz. Başka bir anlatımla yıllık izin kullanma dönemi içindeki cumartesi ve pazar günleri kullanılan izin süresinden düşülür. Ancak bireysel veya toplu iş sözleşmesinde hafta tatiline eklenen bu cumartesi gününün yıllık izin hesa­bında iş günü olarak sayılacağı veya izin süresinden düşülmeyeceği şeklinde açık bir kural mevcutsa, bu hüküm geçerli sayılmalı ve İş Kanunu’nun 56/5. maddesi gereği sadece yıllık izne rastlayan pazar günleri izin süresinden dü­şülmelidir[2].

Sonuç olarak, Yargıtay’ın ilke kararına göre, 4857 sayılı Kanuna göre, hafta tatili 45 saatlik çalışmadan sonraki 24 saatlik zaman dilimidir (m.46, 63). Bu nedenle kural olarak cumartesi günü iş günüdür. Akdi tatil günü olarak cu­martesi günleri yıllık izin süresine eklenmez. Ancak, bireysel veya toplu iş sözleşmeleri ile cumartesi günü hafta tatili olarak belirlenmişse, İş Kanunu m.56/5 uyarınca, cumartesi günü yıllık izin süresinden sayılmaz. Bununla bir­likte, bireysel veya toplu iş sözleşmesinde hafta tatiline eklenen cumartesi gününün yıllık izin hesabında iş günü sayılacağı veya izin süresinden düşül­meyeceği şeklinde açık bir düzenleme yapılmışsa, bu hüküm geçerli sayılmalı ve İş Kanunu m.56/5 gereğince, sadece izne rastlayan pazar günleri izin sü­resinden düşülmelidir.

Lütfi İNCİROĞLU

[1] Y9HD.27.6.2016 T., E.2016/1177, K.2016/15294 Legalbank.

[2] Y9HD. 02.03.2021 T., E.2021/897, K.2021/5272 Legalbank

TAİD, Ağır Ticari Araç Pazarı’nın Ekim Ayı Sonuçlarını Açıkladı

2023 yılı Ocak-Ekim dönemi Ağır Ticari Araç Pazarı, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 25 oranında arttı. Bu dönemde satışı gerçekleştirilen toplam araç sayısı, 35.184 adet olarak açıklandı.

TAİD (Ağır Ticari Araçlar Derneği), 2023 yılı ilk on ayının sonuçlarını açıkladı. 2023 yılı Ocak-Ekim döneminde çekici satışları, geçen yıla göre %14 oranında artarak 20.183 adet olurken 16 ton ve üstü kamyon satışları, %59 oranında artarak 10.355 adete ulaştı. 16 ton altı kamyon satışları da %16 oranında arttı ve 4.646 adet şeklinde gerçekleşti.

Ağır Ticari Araç Pazarı’nın 2023’te on aylık tablosunu değerlendiren TAİD Yönetim Kurulu Başkanı Burak Hoşgören; “Sektörümüz, ekonominin ve ülkelerdeki gelişmelerin nabzını tutan bir yapıya sahip. 2023 yılının ilk on ayı, globalde ve ülkemizde zorlu geçti ve bu şekilde devam ediyor. Küresel ekonomik bunalım, ülke savaşlarının neden olduğu kutuplaşmalar, kaynak yetersizlikleri, enerji krizi gibi tüm ülkeleri etkileyen bir süreç yaşanıyor. Ülkemizde ise hepimizi derinden etkileyen deprem afeti, seçim süreci, kur değişimleri ve finansa erişmedeki zorluklar yönetilmesi güç olan bir dönemin yaşanmasına neden oldu. Tüm bu zorluklara rağmen Ağır Ticari Araçlara düşen görevler devam etti ve yatırım ertelemeleri yaşansa da talepler, satışa dönüştü. Ağır Ticari Araçlar Pazarı, 2023 yılının ilk 10 ayında son on yılın ortalamasına göre %55 artış gösterdi” diye belirtti.

Ekim 2023’te Rakamlarla Ağır Ticari Araç Pazarı

Toplam Ağır Ticari Araç Pazarı, 2023 Ekim ayında 3.172 adet araç satışı gerçekleştirdi. Segment kırılımlarına bakıldığında Çekici satışları bir önceki yılın aynı ayına göre %24 oranında azalarak 1.539 adet düzeyinde gerçekleşti. 16 ton ve üstü Kamyon satışları %45 oranında artışla 1.233 adet olurken 16 ton altı Kamyon satışlarında %31 oranında düşüş görüldü ve 400 araç ile ay tamamlandı.

2023 yılı Ocak-Ekim dönemi Semi-Treyler araç pazarı ise bir önceki yılın aynı dönemine göre %26 oranında arttı. Satış adedi ise 12.701 oldu.

Plastik Sektörü İkinci 500’de Güç Kaybetti

Plastik Sanayicileri Derneği’nin (PAGDER) İstanbul Sanayi Odası (İSO) tarafından yayınlanan “Türkiye’nin İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu” 2022 yılı listesine ilişkin yaptığı değerlendirmeye göre ikinci 500 büyük arasında plastik sektörü güç kaybetti. NACE koduna göre plastik sektöründe faaliyet gösteren işletme sayısı 27’den 24’e geriledi.

Türkiye’nin İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu listesini plastik sektörü açısından değerlendiren PAGDER Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Gülsün, “NACE koduna göre plastik sektöründe faaliyet gösteren ve ikinci 500 listesinde yer alan plastik sanayisi kuruluşlarının tüm verilerinde artış görünüyor olsa da 2021 yılı ortalama döviz kuru ile 2022 yılı ortalama döviz kuru arasında %86 artış olduğunu göz önünde bulundurduğumuzda bu artışların gerçeği yansıtmadığını görüyoruz” dedi.

İhracattan Aldığı Pay Geriledi !

Sözlerine devam eden Gülsün: “Verilerini şeffaf olarak paylaşan sektör mensuplarımız üzerinden yaptığımız analizlerde ihracatın 2021 yılına kıyasla %1,9 üzerinde daraldığını görüyoruz. Aynı süreçte plastik sektörünün toplam ihracatının %16 oranında arttığını göz önünde bulundurduğumuzda İSO İkinci 500 listesinde yer alan plastik sanayisi kuruluşlarının ihracattan aldığı payın gerilediğini söyleyebiliriz. Bu ikili durumun başlıca sebeplerinden birisi 2022 yılında başlayan Ukrayna-Rusya savaşı ve bu savaşa bağlı olarak artış gösteren enerji fiyatlarının geleneksel ihracat pazarlarımızın başında gelen Avrupa’da resesyon korkusunu tetikleyerek bu ülkelere ihracatımızın yavaşlamasıdır. Zira 2022 yılında plastik sektöründe ihracat artışı hızlı artış gösteren pazarlardan gelmiştir. Bu hızlı büyüyen pazarlarda daha dinamik ve daha agresif giriş yapma imkanı bulan KOBİ’ler ihracatlarını arttırırken büyük ölçekli firmalar aynı fırsatları yakalayamamışlardır. Yine, hem 2021 hem 2022 yılında listede yer alan ve verilerini paylaşan sektör mensuplarımızın üretimden satışları %96,9 net satışları ise %93,6 artış göstermiştir. Her ne kadar bu artış önemli bir oranda olsa da ortalama kurlardaki %86’lık artışı göz önünde bulundurarak üretimden satışları dolar bazında değerlendirdiğimizde %5,9 oranında çok daha mütevazi bir büyüme yaşandığını gözlemliyoruz” dedi.

Karlılık Hızla Eriyor !

İkinci 500 listesinde yer alarak verilerini şeffaf bir şekilde paylaşan plastik sektörü işletmelerinin faiz, amortisman ve vergi öncesi karının (FAVÖK) TL bazında %59,9 arttığını dolar bazında ise %14,1 gerilediğinin altını çizen Gülsün: “İşletmelerimizin ciro artışına rağmen FAVÖK’te yaşanan düşüş operasyonel maliyetlerin tüketiciye aynı oranda yansıtılamadığını da göstermektedir. Bunun başlıca sebebi ise plastik hammadde fiyatlarının dövize endeksli olması ve yukarı yönlü kur hareketlerinin maliyetleri arttırması öte yandan daralan iç piyasa sebebiyle bu maliyet artışının aynı oranda yansıtılamamasıdır” dedi.

1969 yılında kurulan sektörün en köklü STK’sı olarak İSO İkinci 500 listesinde 14 üyelerinin bulunduğunu belirten Selçuk Gülsün: “Listede yer alan tüm üyelerimizi tebrik ediyor, gelecek yıllarda plastik sektörünün daha iyi noktalara gelmesi adına bu işletmelerimizin katkılarını çok önemsiyoruz” dedi.

 

Türkiye’nin İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu 2022 listesinde yer alan PAGDER üyeleri

2022 2021 Kuruluşlar
26 94 Epsan FZ Kimya Plastik San. ve Tic. A.Ş.
130 227 RBS Ravago İnşaat Yalıtım Ürünleri A.Ş.
134 166 Sunar Özlem Gıda San. ve Tic. A.Ş.
199 65 Georg Fischer Hakan Plastik Boru ve Profil San. Tic. A.Ş.
206 220 Akplas Plastik Kalıp San. ve Tic. A.Ş.
213 249 Klöckner Pentaplast Gebze Ambalaj Maddeleri A.Ş.
224 148 Plastifay Kimya Endüstrisi A.Ş.
261 176 Ema Kimya Sistemleri San. ve Tic. A.Ş.
284 391 Beno Plastik Ambalaj ve Kalıp San. Tic. A.Ş.
369 215 Anadolu İplik ve Tekstil Fabrikaları Sanayi A.Ş.
436 311 Özler Plastik San. ve Tic. A.Ş.
443 + Pimtaş Plastik İnşaat Malzemeleri San. ve Tic. A.Ş.
460 441 Tisan Mühendislik Plastikleri San. ve Tic. Ltd. Şti.
464 341 M.P.S. Metal-Plastik Sanayi Çember ve Paketleme Sistemleri İml. ve Tic. A.Ş.

 

İhracatçının Sancısı – Dış Ticarette Bankalara Güven – Bölüm 7

Bankalar Basiretli Tacirlerdir

Her ne kadar hiçbir meslek grubunun yapacağı hatalar tölere edilemese de bu meslek grupları içerisinde yer alan bankaların hiçbir hatasının göz ardı edilmesi veya tölere edilmesi söz konusu olamaz.

Gerçek bir güven kaynağı konumundadır bankalar. Meslek grupları içerisinde Bankalar basiretli tacirlerdir ve saygındırlar. Her sözünün değerinin farkındalar ve etik değerlere önem verirler. Bankacılar kendilerini yetiştirmiş, bilgili kesimlerdir.

Bankalara Güven

Kaynak: https://turkiyeraporu.com/arastirma/en-cok-guvendiginiz-banka-hangisi-1787/

Bana sorarsanız;

Her bankanın verdiği güven, saygınlık birbirinden farklı değildir. Ancak her banka münferit olarak kendisini en saygın banka kategorisinde görse de yakından tanıdığım ülkemizdeki bankaların tamamı saygın, güvenilir, sırdaş kurumlardır.

Kaynak: https://turkiyeraporu.com/arastirma/en-cok-guvendiginiz-banka-hangisi-1787/

Bir bankanın şube sayısının çok fazla / en fazla olması en güvenilir olduğunun işareti değildir.

Diyeceksiniz ki;

Ey Reşat Bağcıoğlu…, madem ki ülkemizdeki tüm bankalar saygın, güvenilir ve sırdaştır, peki paragrafın üzerindeki “www.turkiyeraporu.com” kurumunun yapmış olduğu araştırma sonucundaki bu grafik neyin nesi?

Ne desem ki size.. Ben bu grafik sonucu ile aynı fikirde değilim kesinlikle. Benim fikrim çok daha farklı. Çünkü bankaları gerçekten yakından tanıyorum; personelini, personelinin donanımını, idari yapısını, bilgilerinin neler olduğunu…

Unutulmamalıdır ki;  Bankaların var olabilmelerinin arkasında yatan en büyük sebep ise yarattıkları güven duygusudur.

Bankalar

Dış işlemler konusunda müşterisine bir bilgi verirken bence ağızlarından çıkan her cümleleri kumpasla ölçmeleri gerekir. Ne bir eksik, ne de bir fazla olmalı. Bankaların dış işlemler konusunda bilir bilmez müşterilerine bilgi vermesi, yönlendirme yapması, veya bilgi verdiğini sanması sorumluluk almak demektir.

Banka mensuplarının en fazla hata yaptığı konuların başında satış pazarlama birimlerindeki yönetici, yönetici yardımcısı veya portföy yöneticilerinin bilmeden hatalı konuşmalar yaptıkları  olası sorunlardır.

Daha da beteri;

Akreditifler konusunda ağzı olan konuşuyor. Bilen de, bilmeyen de. Tabii çoğu kez akreditif lehtarı zarar görüyor. Neden acaba? Bankalar çok iyi bilip, akreditif lehtarının daha az bilgiye sahip olmalarından mı acaba?

Veya akreditif konusunda bankalar fazla sıkıntıya gelmek istemediklerinden mi akreditif lehtarı zarar görüyor?

Dahası;

Portföy yöneticilerinin en iyi bilmeleri gereken konulardan bir tanesi yabancı dilde tanzim edilen kambiyo senetleri olması gerekir iken bahse konu olan kişiler çoğu kez kambiyo senetlerini A4 fotokopi kağıdı değerinde veya biçiminde görmektedirler.

Tuhaf değil mi?

Dış Ticaret İşleminde Bankaların Af Edilmez Yorum Hataları

Bilhassa akreditifli işlemlerde ihracatçının yanında bankaların da yorum hataları yaptıklarını görmek hiç de sürpriz olmuyor. Akreditif evraklarının incelenmesi sırasında bankaların yapacakları hatalar veya yorum farklılıkları ihracatçının aleyhinde bir karar olacaktır. Akreditif işlemlerinde yer alan bankaların yorum hatası içinde oldukları her kararları ihracatçıyı sıkıntıya sokmaktadır. ICC’nin akreditiflere ilişkin UCP 600 Sayılı Broşür hükümleri açık, net, kesin hükümler içerir. Bankaların akreditif evrağını incelemesi sırasında UCP 600 Sayılı Broşür hükümlerini farklı yorumlamaları, kuşkusuz ki akreditif evrağının değerlendirilmesinde hataya yol açacaktır.

Dış ticaret kuralları farklı yorumlamalara yol açmayacak kadar net ve açıktır. Ancak buna bu açık kuralları işin içinden çıkılmaz bir halde yorumlayan bankaların müşterine Allah sabırlar versin.

Ayşe Teyze, Hatçe Nine Bankalarına Güveniyorlar

Yeri gelir eşine ve çocuğuna, hatta torununa dahi güven duymayan duyamayan Ayşe Teyzeler Hatçe Nineler konu banka veya bankacısı olduğunda güven duyabiliyorlar.

Bankaların kendilerine tevdi edilen bu güven ve teveccühe her zaman layık olmaları gerekir. Ayşe Teyze, Hatçe Nine birer müşteridir. Tekavüt müşteri. Konu ne olursa olsun müşteri talimatı bankacılık teamüllerine mevcut yasalara uygun ise bankalar bu talimat dışında işlem yapmamalıdır. Aksi halde müşterinin güven duygusu ortadan kalkar.

Bu sözü sadece yurt içi işlemler için söylediğim anlaşılıyor olsa da “bankacılık” camiası sadece ülkemizde değil, tüm dünyada mevcuttur. Ne kaş yapın, ne de göz çıkartın. Ama müşterinin teamüllere tamamen uygun talimatlarını suistimale varak noktaya taşımayınız lütfen.

Aaaa yoksa suistimal yapan bankalar var mı ? Hem de dış ticarette öyle mi ?

Ya Reşat Bağcıoğlu… sen neler söylüyorsun ya ?

Reşat BAĞCIOĞLU

ICC Uluslararası Ticaret Odaları

Türkiye Milli Komitesi

Türkiye Bankacılık Komite Başkanlığı Üyesi

Şirket Akademileri ve Eğitim Salonlarının Avantajlı ve Dezavantajlı Yönleri Nelerdir?

şirket Eğitim Akademisi şirket Akademileri Ve Eğitim Salonlarının Avantajlı Ve Dezavantajlı Yönleri Nelerdir
Eğitim teklifi almak için : egitim@satinalmadergisi.com

Şirket Akademileri ve Eğitim Salonları

Eğitim Salonlarının Avantajlı ve Dezavantajlı Yönleri Nelerdir? 

Prof. Dr. Murat ERDAL – Editör

 “Şirket Eğitim Akademisi Nasıl Kurulur ? Nelere Dikkat Edilmelidir ?” yazımıza geri dönüşleriniz için teşekkür ederim. Kaldığımız yerden adım adım devam edelim.

Yüz yüze eğitimlerin önemli bir bileşeni eğitim binası ve onun salonlarıdır. Eğitim yerleri, eğitimin türü, içeriği, katılımcı sayısı ve tekrarlanma sıklığına göre farklı niteliklerde olabilmektedir. Küçük, orta ve büyük kapasiteli eğitim salonlarının dinamikleri birbirlerinden hayli farklıdır. Birçok eğitim, kısıtlı salon sayısı veya yer yokluğundan amaca tam olarak hizmet etmeyen noktalarda yapılmaktadır. Yetişkin eğitimlerinde fiziksel mekânın niteliği, eğitim atmosferi sürece verimlik noktasında doğrudan etki etmektedir. Örneğin, sıkışık fiziksel bir ortamda gerçekleşen eğitimden büyük bir verim beklenmemelidir.

Üretim tesisleri (fabrika) ve idari merkezlerde (bina -plaza) yürütülen eğitimlerde fiziksel altyapı ve çevre katılımcılarda farklı hisler uyandırmaktadır.

şirket Eğitim Akademisi şirket Akademileri Ve Eğitim Salonlarının Avantajlı Ve Dezavantajlı Yönleri Nelerdir
Eğitim teklifi almak için : egitim@satinalmadergisi.com

Sanayide önceden üretim/depo amaçlı kullanılan yerler, çok amaçlı toplantı odaları, yüksek kapasiteli konferans salonları, yemekhane, yönetim kurulu odası, yakın oteller ve iş çevrelerinde bulunan eğitim salonları. Son olarak ise amaca uygun bir biçimde dizayn edilmiş akademi binaları ve eğitim salonları.

Şimdi sahada sıklıkla gördüğümüz eğitim noktalarına yakından bakalım.

  • Fabrikalar ve Eğitim Kültürü

Fabrikalar yoğun eğitim faaliyetlerinin yürütüldüğü ortamlardır. Eğitim kültürü, fabrikaların ve şirketlerin kimliğini temsil etmektedir. Her üretim birimi güncel ihtiyaçları doğrultusunda eğitim düzenlemektedir. Bir taraftan yeni katılımlara yönelik oryantasyon eğitimleri yürütülürken, diğer taraftan meslek odaklı mavi yaka ve beyaz yaka eğitimleri yürütülmektedir. Yeni projelere odaklı üretim eğitimleri, kalite, ar-ge, tasarım, iş güvenliği, makine kullanımı, proses geliştirme ve saha eğitimleri vazgeçilmez eğitimlerdir.

Sürekli öğrenme ve gelişimin merkezi fabrikalarda eğitimlerin yürütüldüğü bina ve ilgili yerleri de stratejik önem arz etmektedir. Yeni siparişlerle iş hacimleri ve tesis büyüdükçe personel sayısı artmaktadır. Büyüme içerisinde tesis üretim alanları ve ofis binaları yetmemeye başlamaktadır. Birçok alan yeni üretim sahaları devreye alındığında eğitim salonlarına dönüştürülebilmektedir. Eski atölyeler, imalat birimleri ya da depoların ofis ve eğitim amaçlı ortamlara çevrilmesi alışıldık bir durumdur.

Fabrikanın kuruluş tarihi açısından gurur göstergesi olarak sunulan bu mekanlar kurumsal hafızayı belgelemektedir. Gerekli özen gösterilip tadilat, peyzaj, mimari tasarım bakış açısıyla doğru bir yaklaşım sergilendiğinde bambaşka bir atmosfer yakalanabilmektedir. Doğru düzgün tadilat yapılmadığında geçmişin izleri bugüne taşınabilmektedir. Duvarları kirli, eski masa ve sandalyelerin eğitim ortamına pozitif bir enerji kattığını söylemeyiz. O nedenle dikkat edilmeli ve gerekli aksiyonlar vakit kaybedilmeksizin alınmalıdır. Eğitim salonlarının yönetimi; organizasyon, tahsis ve temizlikleri konusunda sorumlu bir birim (örneğin insan kaynakları) olmalıdır.

Avantajı: Düşük maliyetlidir. Üretimciler açısından yakınlık avantaj olmaktadır. Üretimde bir sorun olduğunda, acil bir talep geldiğinde ilgili katılımcı kısa sürede sahaya işin başına geçip sorunu çözebilmektedir.

Dezavantajı: Üretime yani sahaya yakınlık. Eğitim içerisinde tam bir motivasyon sağlanamamaktadır. Katılımcıların aklı bir taraftan işlerindedir. Sahadan gürültü ve koku alabilmektedir.

İçeride salon tahsisi konusunda doğrudan sorumluların olmadığı durumlarda çakışmalar yaşanabilmektedir. İletişim problemleri yaşanabilmektedir.

Mutfak, kantin, yemekhaneye uzaklık. Projeksiyon cihazı, tahta, kalem gibi araçlarda sıkıntılar oluşabilmektedir. Destek personeli çay, su servisleri ve temizlik için görevlendirilmelidir.

  • Çok Amaçlı Toplantı Odaları ve Eğitimler

Her şirkette irili ufaklı çok sayıda toplantı odası bulunmaktadır. Bu noktalarda eş zamanlı eğitim ve toplantılar yürütülmektedir. Sistem üzerinden rezervasyonlarla hızlıca organizasyon yapılabilmektedir. Olası çakışmalar son derece düşüktür. Kısa sürelerde alternatif yer temini mümkündür.

Avantajı: Az sayıda katılımcının yer aldığı odaklı eğitimlerde verimlilik sağlar. Eğitmen ve katılımcılar arasında yoğun etkileşim vardır. Beyin fırtınasına imkan veren çözüm odaklı yerlerdir. Doğrudan soru-cevap imkânı oluşur.

Dezavantajı: Problemlerin yaşanmaması için salon rezervasyonları herkesin sistem üzerinde görebileceği şekilde düzenlenmelidir. Aksi takdirde salon tahsisi konusunda diğer eğitim organizasyonları ile çakışmalar ve iletişim kazaları meydana gelebilir.

  • Yönetim Kurulu Odalarında Gerçekleştirilen Eğitimler

Yönetim kurulu toplantıları için dizayn edilen bu yerler gerek görülmesi halinde eğitimler için de kullanılabilmektedir.  Katılımcılar uzun büyük bir masa çevresinde rahatça eğitime odaklanabilmektedir. Her bir ayrıntının düşünüldüğü salonda sürpriz yaşanmamaktadır. Yönetici eğitimleri için tercih edilen bu ortamlar atmosferi ile ön plandadır.

Avantajı: Mekânın konforu.

Dezavantajı: Genel amaçlı değildir. Belirli sayıda katılımcıya izin veren salon ender kullanılabilmektedir.

  • Yemekhaneleri Eğitim Organizasyonlarında Kullanmak

Evet yanlış duymadınız yemekhaneler. “Bizim yemekhanede masaları hemen eğitim ortamına dönüştürüyoruz. Çok güzel geniş bir ortam oluyor” sözünü her sene duyuyorum.

Firma dışından eğitmen geliyorsa eğitim öncesinde “yer (yemekhane)” hakkında mutlaka bilgi verilmelidir. Eğitimci sürprizle karşı karşıya kaldığı için atlatması zaman almaktadır. Kuvvetle muhtemel ön hazırlıklarında ve eğitimin ilk saatinde hayal kırıklığı yaşayacaktır.

Elektrik bağlantısı için priz, uzatma kablosu tedarik edip projeksiyon cihazına uygun yer bulursanız şanslı sayılırsınız. Görüntüyü hangi duvara yansıtalım tartışması daima yaşanmaktadır. Düz beyaz perde veya duvar iyi birer seçenektir.

Avantajı: Mekânın ferahlığı ve sıcaklığı 😊

Dezavantajı: Katılımcıların aklından “Yemekhanede eğitim yapıyoruz. Bari otelde yapsaydık. Daha verimli olurdu. ” düşüncesini yok etmek zordur. Eğitimin bütün yükü eğitimcinin omuzlarındadır.

Eğitim ilerledikçe içeriden yemek hazırlıkları; ses ve koku gelebilir. Masada tuzluklarla oynayanlar olsa da konsantrasyonu kaybetmemek gerekir.

  • Oteller ve İş Çevrelerindeki Toplantı Yerlerinde Eğitim Organizasyonu

Eğitimde dış kaynak kullanımında sıklıkla oteller ve iş çevresine hizmet veren toplantı mekanları akla gelmektedir. Şirketler firma dışında (otel, vb.) çalışanları için eğitim düzenlediklerinde ilgi uyandırmaktadır. Eğitim yerinin cazibesi katılımı artırmaktadır. İnsanlar güzel vakit geçirmektedir. Katılımcı sayısı bir veya birden fazla departman olabilmektedir. Yine aynı şekilde eğitim şirketlerinin düzenlemiş oldukları genel katılıma açık eğitimlere de az sayıda (2-5 kişi) çalışan yönlendirilebilmektedir.

Avantajı: Katılımcıların şirket atmosferinden uzaklaşmaları ve tazelenmeleri. Profesyonel hizmet ekipleri, temiz çevre, ambiyans, ara ikramlar ve yemek-menü seçenekleri olumlu yönleridir.

Dezavantajı:

Organizasyona tam zamanında katılım konusunda sapmalar yaşanabilmektedir. Farklı yerlerde ikamet eden katılımcıların ilgili eğitim noktasına zamanında gelebilme problemi olabilmektedir. Bir grup çalışan şirket servisi ile gelirken diğerleri kendi imkanları ile ulaşım işini halletmektedir.

  • Yüksek Kapasiteli Konferans Salonlarında Eğitim Organizasyonu

Şirketler ihtiyaçlarına uygun en az bir konferans salonunu (200-250 koltuk kapasiteli) bünyelerinde oluşturmaktadır. Konferans salonlarında çalışanlar, tedarikçiler, bayiiler, müşteriler,  ziyaretçi gruplarına (yerel yönetimler, öğrenciler vb.) yönelik etkinlikler ve eğitimler yapılabilmektedir.

Avantajı:

Çalışanları bir araya getirici etkinlikler iyi yönetildiğinde katılımcılığı, şirket aidiyetini ve kaynaşmayı sağlar. Böylelikle verilmek istenen mesajları tek seferde şirket bütününe verebilirsiniz. En önemli artısı zaman tasarrufudur.

Dezavantajı:

Yatırım maliyeti yüksektir. Oturma düzeni, koltuk sayısı ve diz mesafeleri, yürüme genişlikleri, sahnenin konumu, projeksiyon görüntü kalitesi, perde büyüklüğü ve ses düzeni, aydınlatma ve havalandırma sistemleri amaca uygun planlanmalıdır.

Etkinliklerin fiili operasyonel süreçlerinde kapsam, tarih ve süre iyi planlanmadığı ve iyi yönetilemediğinde şikâyet konusu olur. Çok sayıda katılımcının dahil olduğu etkinliklerde herhangi bir teknik problem olması halinde insanlar sıkılma emareleri gösterecektir. Bu nedenle teknik destek ekibi daima işin içinde olmalıdır. Olası aksaklıklar tüm ortamının enerjisini negatife çevirir. Pozitif ortamı yeniden oluşturmak hiç de kolay olmayacaktır.

Eğitimlerde çok sayıda katılımcının toplanması vakit almaktadır. Ortamda havalandırma problemi varsa beş dakika içerisinde nefes alıp vermek zorlaşır. Konsantrasyon dağılır. Diğer taraftan 10-15 katılımcı ile bu tür salonlarda eğitim planlandığında eğitmen ve katılımcılar arasında etkileşim kopukluğu yaşanmaktadır.

İş güvenliği açısından riskleri olabilmektedir. Acil durum senaryoları göz önünde bulundurulmalıdır. Giriş çıkış kapılarının birden fazla ve farklı noktalarda olması gerekmektedir.

  • Şirket Akademi Binaları, Eğitimler ve Etkinlikler

Büyük ölçekli işletmelerde şirket akademisine özel bir binayı görmekteyiz. Akademi binası şehrin merkezinde kiralık bir yer olabildiği gibi şehrin yakınında arazi üzerine de kurulabilmektedir. Eğitim salonları ve rahatlatıcı atmosferi ile misafirlerini mutlu eden ortamlardır.

Katılımcılar için ortam, sadece eğitim olmamakta, aynı zamanda stres atma, tazelenme ve yeni fikir üretebilmeye de fırsat sağlamaktadır. Yer seçiminde binanın içinde bulunduğu çevrenin gelecekteki (10-30 yıl) senaryoları; yapılaşma, trafik vb. etkenler çerçevesinde değerlendirilmelidir.

Şirket akademileri ender de olsa “entegre tesis” özelliklerini taşımaktadır.  Yatırımın ölçeğine bağlı olarak çalışanların ve ailelerin bir araya geldiği hobi, eğlence ve dinlenme alanlarını içerebilmektedir. Bu yerler otel (lojman), geniş aktivite (spor salonu, havuz) ve sosyal alanları (göl, piknik yerleri) da bünyesinde barındırabilmektedir.

 Avantajı: Şirketin vizyonunu ve gücünü simgelemesi. Çok fonksiyonlu olması. Farklı birimlerin zaman zaman bir araya gelmesi. Çalışana verilen değeri elle tutulur hale getirmesi. İnsan kaynakları departmanının elini güçlendirmesi.

Dezavantajı: Sevk ve idare için profesyonel eğitim ve tesis yöneticilerine ihtiyaç duyulması. Sadece bina değil, tesis yönetimi olarak değerlendirilmesi gerekliliği.
Yüksek ilk yatırım ve hayat eğrisi (peyzaj, bakım ve çevre düzenlemeleri vb.) maliyetleri.

MÜZAKERE EVRENİNE GİRİŞ

2024 Eğitim Planlarınız için Eğitim Kataloğunu indirin.

YILIN EN ÇOK TERCİH EDİLEN SATIŞ EĞİTİMİ

Satış Mühendislerine Özel Rol Canlandırma / Oyun Tabanlı SATIŞ YÖNETİMİ Eğitim Talebinizi egitim@satinalmadergisi.com a iletebilirsiniz. 

İnteraktif Satış Eğitimi Kurumsal Pazarda Satış


İNTERAKTİF SATIŞ EĞİTİMİ:
KURUMSAL PAZARDA SATIŞ

“Satışa Yatırım Yapmak, Firmanın Geleceğine Yatırım Yapmaktır.”

Eğitimin Amacı:

Satış oyunları, rol canlandırma ve vaka çalışmalarına dayalı eğitimin amacı, kurumsal satış konularını uygulama ağırlıklı işleyişle ele almaktır.
Eğitim içerisinde etkileşim ve satış oyunlarına katılım teşvik edilmektedir.

Kurumsal pazarda firmalar, artan rekabet ve fiyatlandırma baskıları ile karşı karşıyadır. Satınalma yöneticileri alım sürecinde kapsamlı araştırma ve verilerle donatılmıştır. Alıcıların satış görüşmelerinden ve olası anlaşmalardan beklentileri her geçen gün artmaktadır. Yeni dönem, satıcıları teknik iş birliği, kalite, operasyonel destek ve birlikte değer yaratma konularında çözüm esaslı anlayış geliştirmeleri konusunda zorlamaktadır.

Satış mühendislerinin teknik konulardaki uzmanlıkları, tek başına yeni müşteri edinme ve yüksek satış rakamları için yeterli değildir. Satışçılar yeni uzman alıcı profillerine uygun yaklaşım biçimlerini ve müşterilerine sağladıkları değeri yeniden düşünmelidir. Yeni fikirlere liderlik eden satışçılar bir adım önde olacaktır.

Tüm şirketler, doğru alıcıları bulma, stratejik müşteri (key account) portföylerini genişletme, tekrarlı ve yüksek hacimli satışlar konusunda azami çaba içerisindedir. Unutulmamalıdır ki, kurumsal pazarda satış başarısı, topyekun birlikte çalışma ile elde edilmektedir. “Satış takım sporudur”.

Eğitim Süresi: Eğitim süresi 2 -4 gündür. Rol canlandırma ve satış oyunlarında sınıf içi motivasyonun korunması için önerilen katılımcı sayısı 15’tir.

Eğitmen: Prof. Dr. Murat ERDAL

Eğitim Yöntemi: Eğitim senaryo bazlı rol canlandırma ve etkileşim tabanlıdır.

Hedef Kitle: Satış Ekipleri, Satış Mühendisleri, Müşteri İlişkileri, Sipariş Yönetimi, Toptan Kanal, Ticari Pazarlama Birimi, Ürün ve Marka Yönetimi, İhracat, Hammadde Satışçılar, Distribütör Satışçılar, Proje Satışçılar

Sektörler:

Endüstri: Otomotiv, Makine, Elektrik, Enerji, Gıda, Demir-Çelik

Hizmet: Bankacılık, Finans, Perakende, Lojistik, Gümrük, Eğitim, Tesis Yönetimi, Sağlık

Eğitimin İçeriği:

  • Dünya Ekonomisi (Dönemsel Değerlendirme)
    • Pazarı Dönüştüren Makro Etkiler
    • Ana Oyuncular (Ülkeler ve Firmalar) ve Planlamalar
    • Emtia/Hammadde Piyasa Hareketleri
    • Satınalma Yöneticileri Endeksi (PMI)
    • Taşıma Maliyetleri ve Konteyner Fiyat Hareketleri
  • Firma Üretim ve Satış Hedefleri
    • Üretim Tesisleri, İmalat Kapasitesi ve Yıllık Üretim Planlaması
  • İşletme Stratejisi ile Satış Stratejilerini Entegre Etmek
    • Satış Kültürü ve Kurumsal Yapı Refleksleri
    • Başarı İçin Satış ve Üretim Arasında Koordinasyon
  • Pazarlama ve Satış Planlarının Uyumlandırılması
    • Birimler Arası İş Birliği ve Yürütme
    • Yıllık Pazarlama ve Satış Planları Nasıl Oluşturulur?
  • Üretim ve Kurumsal Satışın Zorlukları
    • Uzun Satış Döngülerini Yürütebilmek
    • Güçlü Alıcılar Dönemi
    • Satış Toplantılarında Alıcı Beklentileri Artıyor
      Danışmanlık ve Uzmanlığa Dayalı Diyalog
    • Doğrudan Müşteriye Satış
    • Toptan Kanal ve Dağıtım Kanal Üyelerine Satış
  • Firmographics: Kurumsal Pazarda Bölümlendirme
    • Mevcut Müşteriler ve Tekrarlı Satışlar
    • Yeni Müşteri Kazanma
  • Kilit Müşteri Yönetimi (Key Account Management)
  • Kilit Müşteri Beklentiler ve İlişki Dinamikleri
  • Kilit Müşteri ve Üretim Yeteneklerinin Uyumlandırılması
  • Kurumsal Pazar Özellikleri ve Alım Sürecini Anlamak
    • Pazar Öngörüleri ve Pazar İstihbaratı
  • Kurumsal Pazarda İş Yapmanın Sırrı Nedir?
  • Yeni Ürünler ve Çözümler Konusunda Müşteri ile İş Birliği (Co-Creation)
  • Kurumsal Pazarda İlişki Geliştirmek (Networking)
  • Karar Alıcılara Ulaşmak ve Sürecin Yapısı
  • Müşteri Karar Alma Hiyerarşisi
  • Tepe Yönetimi ve Satın Alma Yöneticileri ile Etkin İletişim Kurma

– Değer Teklifinin Geliştirilmesi ve Güven İnşa Etmek

– Satış Ekibinin Geliştirilmesi ve Etkin Yönetim

  • Satış Departmanı; Organizasyon, Hedefler ve Rol Dağılımı
  • Yeni Yeteneklerin Belirlenmesi ve Kadro Planlama
  • Bölge Satışları (Coğrafi; Uluslararası – Ulusal)
  • Sektörler Bazında Satışlar

– Satışçı Profilleri ve Uygun Yapıyı Oluşturma

  • Profesyonel – Amatör Satışçı
  • Avcı – Çiftçi Satışçı
  • Girişimci Anlayışın Tabana, Tüm Çalışanlara Yayılması
  • Satış Mühendisi ve Teknik Uzmanlık

– Kurumsal Pazarda Satış Yönetimi

-Satış Çevrimi ve Satış Müzakere Sanatı

-Strateji Belirleme, İş Düzeni ve Disiplin

-Satış Mühendisi İletişim Becerileri

  • Müşteriler ve Sektör Paydaşları ile İletişim
  • Kurumsal Kimlik, Temsiliyet ve Motivasyon

-Sipariş Yönetimi ve Satış Operasyon

  • Müşteri Teklif Taleplerine Uyumlu Ürün Geliştirme
  • Müşteri İlişkileri ve Sipariş Yönetimi

– Satış Mühendisinin İş Takvimi ve Hareket Tarzı Nasıl Olmalı?

  • İş Düzeni; Ajanda ve Çalışma Sistematiği
  • Müşteri Saha Ziyaretleri ve Görüşme Planlaması
  • Ön Hazırlıklar ve Teklif Hazırlama (Saha Ziyareti, Keşif, Proje)
  • Teklif Verme ve Takip
  • Değer Odaklı Müzakere Becerileri ve Pazarlık Tekniklerinin Geliştirilmesi
  • Yeni Alışkanlar Edinmek; Planlama ve Satış Kültürü
  • Araştırma Soruları Nasıl Geliştirilir? İhtiyacı Anlamak
  • Güvenilir Bir Açılış Pozisyonu Nasıl Oluşturursunuz?
  • Müzakere Kartları Nasıl Hazırlanır?
  • Kazan-Kazan Çözümleri
  • İş Anlaşmazlıkları, Çatışmalar ve Çözümleri
  • Müşteri İlişkileri, İş Birlikleri ve Ortaklıklar
  • Güvene Dayalı İlişki Yönetimi

– Yıllık Satış Hedefleri ve Bütçeler
– Satış Projeksiyonları
– Fiyatlandırma Matrisleri

 -Analitik

  • -Performans Yönetimi ve Göstergelerle Dost Olmak
  • -Sağlıklı “Lead Generation” Nasıl Oluşturulur?
  • -Müşteri İlişkileri Yönetimi (CRM) ve Analizler
  • -Müşteri Datası ve Müşteri Yolculuğu
  • -Satış KPI’larının Belirlenmesi ve İzlenmesi

-Etik Kodlar

  • Rekabet, Satış ve Etik
  • Zaman ve Fiyat Baskıları
  • Dürüst Teklifler ve Örtülü Tehditler
  • Şirket Etik Kodları ve Değerler

Satış Oyunları, Rol Canlandırma ve Satış Vaka Çalışmaları

“Müşteri ile temasta olan herkes satıştadır.”

Satın alma ve Tedarik Zinciri Yönetimi Eğitimi

Satın Alma Eğitimi Tedarik Satın Alma Eğitimi Tedarik Zinciri
Eğitim teklifi almak için egitim@satinalmadergisi.com

 

 

 

 

 

 

EĞİTİM PROGRAMLARI

Satınalma ve Tedarik Zinciri Yönetimi Eğitimi konusunda ileri seviye eğitimlerin içeriğini incelemek için https://satinalmadergisi.com/egitim.pdf Eğitim Kataloğunu indirebilirsiniz.

Ekibinizin ihtiyacı doğru eğitim teklifini almak için talebinizi egitim@satinalmadergisi.com e-posta adresimize iletebilirsiniz.

KİTAP:

Kitap temini için E- MAĞAZA yı ziyaret ediniz. 


SATIN ALMA VE TEDARİK ZİNCİRİ YÖNETİMİ

PROF. DR. MURAT ERDAL

 

İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü

Tedarik Zinciri Yönetimi Yüksek Lisans Program Başkanı

 

İÇİNDEKİLER                                                                                                                                                                               

Önsöz                                                                                                                             

Kitap Hakkında                                                                                                              

Yazar Hakkında                                                                                                                                                                                        

BİRİNCİ BÖLÜM

SATIN ALMA YÖNETİMİNE GİRİŞ                                                  

Temel Tanım ve Kavramlar                                                                                          

Satın alma ve Tedarik Zinciri Yönetiminin Tarihsel Gelişimi                                  

1.3.       Satın alma Operasyonlarında Ürün ve Hizmet                                             

1.4.       Sektörel Örnekler                                                                                            

İmalat Sektöründe Alım Grupları

Sağlık Sektöründe Alım Grupları

İnşaat Sektöründe Alım Grupları

Haberleşme Sektöründe Alım Grupları

1.5.      Satın alma Sürecinin Temel Aşamaları                                                          

1.5.1.     Problemin Ortaya Çıkışı ve Satın alma İhtiyacının Belirlenmesi

1.5.2      Satın alma Siparişinin Tam Olarak Tanımlanması

1.5.3      Satın alma Siparişinin Hazırlanması

1.5.4.     Tedarikçi Araştırması ve Seçimi

1.5.5.     Satın alma Tekliflerinin Alınması

1.5.6.     Tekliflerin Analizi, Pazarlık ve Anlaşma

1.5.7.     Satın alma Siparişinin Verilmesi ve İzleme

1.5.8.     Siparişlerin Teslim Alınması ve Kontrolü

1.5.9.     Fatura Kontrolü ve Ödeme

1.5.10.   Tedarikçi Performans Değerlendirme, Geri Besleme ve
Sürdürülebilirlik                                                                                                                                                                                                   

İKİNCİ BÖLÜM

SATIN ALMA ORGANİZASYONU VE YÖNETİMİ             

Satın alma Karar Türleri                                                                                               

2.1.1. Taktik Satın alma

2.1.2. Stratejik Kaynak Yönetimi

Satın alma Fonksiyonunun Gelişimi                                                                           

Satın alma Bölümü ve İşletme İçerisindeki Yeri                                                        

2.3.1. Üretim Bölümü İle İlişkiler

2.3.2. Kalite Bölümü İle ilişkiler

2.3.3. Muhasebe Bölümü İle ilişkiler

           2.3.4. Finans Bölümü İle İlişkiler

2.3.5. Pazarlama Bölümü İle İlişkiler

2.3.6. Araştırma – Geliştirme Bölümü İle İlişkiler

2.3.7. Lojistik Bölümü İle ilişkiler

           2.3.8. Hukuk Bölümü İle ilişkiler

2.4. Satın alma Organizasyonu                                                                                    

2.4.1. Küçük ve Orta Ölçekli İşletmelerde Satın alma Organizasyonu

2.4.2. Büyük İşletmelerde Satın alma Organizasyon Yapısı

Ürün Temelli Yaklaşım

Coğrafi Temelli (Bölgesel) Yaklaşım

Fonksiyonel Yaklaşım

Yurtiçi ve Uluslararası Satın alma                                                                               

              2.5.1. Yurtiçi Satın alma

              2.5.2. Uluslararası Satın alma

Merkezi ve Yerinde (Ayrık) Satın alma                                                                        

    2.6.1. Merkezi Satın alma

    2.6.2. Yerinde (Ayrık) Satın alma

     2.7.    Satın alma Yönetiminde Risk Türleri ve Belirsizlikler                               

Satın alma Portföy Analizi                                                                                           

Özellikli Satın alma Uygulamaları                                                                               

Strateji Oluşturma ve Satın alma Bölüm Hedeflerin Belirlenmesi                          

Satın alma Yöneticisinin Özellikleri                                                                            

2.12.   Satın alma Denetimi                                                                                          

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM PAZARLIK ve SÖZLEŞME YÖNETİMİ                                     

3.1. Satın alma Yönetiminde Pazarlık                                                                 

3.2. Satın alma Pazarlık Çevresi                                                                          

3.3. Temel Pazarlık Yaklaşımları                                                                         

3.4. Pazarlık Aşamaları                                                                                         

3.5. Pazarlık Taktikleri                                                                                          

                                                                                                                                           

Sözleşme Kavramı                                                                                                

Sözleşme Türleri                                                                                                   

Sözleşme Yönetimi                                                                                               

Sözleşme Hazırlama

Sözleşmenin Yürütülmesi

Sözleşme İzleme ve Kontrol

Sözleşme Sonlandırma ve Yükümlülüklerin Süresi

Satın alma Sözleşmelerinin Temel Unsurları                                                     

Sözleşme Yönetiminde Problemler ve Sözleşmelerin Yorumlanması                                                                                              

DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
TEDARİK ZİNCİRİ YÖNETİMİ         
                                                                                

4.1. Tedarik Zinciri Yönetimine Giriş                                                                  

4.1.1. Tedarik Zinciri Temel Süreçleri

4.1.2. Tedarik Zinciri Yönetiminde Ana ve Alt Tedarikçiler

4.1.3. Tedarik Zinciri Yönetiminde Ürün Akışları                                                                                                                                                                           

    4.2. Tedarik Zinciri Karar Aşamaları                                                              

4.2.1. Tedarik Zinciri Tasarımı

4.2.2. Tedarik Zinciri Planlaması

4.2.3. Planlama Problemleri

4.2.4. Tedarik Zinciri Operasyonu

     4.2.5. Tedarik Zinciri Yönetiminde Makro Riskler

                                                                                                                                

4.3. Tedarik Zinciri Kurulumu (Metodoloji)                                                        

4.3.1. Rekabet Stratejisini Destekleyen Tedarik Zinciri Anlayışı

4.3.2. Tedarik Zinciri Ön Çalışmaları ve Farkındalık Seviyesi

Pazarın ve Nihai Kullanıcıların Tanımlanması

4.3.2.2.      Tedarik Zincirlerinin Tanımlanması

4.3.2.3.      Yönetim Süreçlerinin Belgelenmesi

Yöneticilerle ve Müşterilerle Değerlendirmeler

     4.4.  Tedarik Zinciri Yönlendiricileri ve Performans Ölçümleme               

4.4.1. Tesis Kararları

4.4.2. Envanter Kararları

4.4.3. Lojistik Kararları

4.4.4. Bilgi Kararları

4.4.5. Kaynak Kararları

4.4.6. Fiyatlandırma Kararları

     4.5. Tedarik Zinciri Organizasyonu; Tedarik Zinciri Bölümü ve
İlk Adımlar                                                                                                 

     4.6. Ürün Hayat Eğrisi ve Tedarik Zinciri Operasyonları                            

BEŞİNCİ BÖLÜM
TEDARİKÇİ PERFORMANS DEĞERLEMESİ                                                              
                                                                                               

5.1.    Tedarikçi Performans Yönetim Sisteminin Kurulması                                   

5.1.1. Proje Planı ve Başlangıç

Tedarik Tabanlı Bölümlendirme

Değerlendirme Stratejisinin Geliştirilmesi

Performans Beklentilerinin Tanımlanması

Anahtar Performans Göstergeleri (KPI) ve Puanlama Sisteminin Tanımlanması

Veri Toplama Yöntemlerinin Geliştirilmesi

Performans Ölçütlerinden Eyleme Geçiş Planı

Tedarikçi Performans Yönetiminde İş Süreçlerinin Geliştirilmesi

Tedarikçi Performans Yönetimi Pilot Planı, Yürütme ve Güncelleme

Pilot Performans Yönetim Uygulamalarının Tedarikçilere Yayılımı

5.2.   Tedarikçi Sertifikalandırma                                                                                

Sertifikalandırma Sürecinin Alıcı Tarafından Ortaya Konması

Sertifikalandırma Süreci İçin Tedarikçilerin Belirlenmesi

Tedarikçilerle Gözden Geçirme Toplantısı ve Beklentiler Konusunda Görüş Birliğine Varılması

Kalite Sistemlerinin Geçerliliğinin Kabulü ve Tedarikçi Öz Değerlendirme

Tedarikçinin İyileştirme Faaliyetlerini Başlatması

  • Deneme Denetimi
  • Resmi Denetim

Sertifikalandırma Değerlendirmesi

Tedarikçilerin Sertifikalandırılması

Sürekli İyileştirme Çalışmaları ve Sertifikalandırmanın Sürdürülmesi

5.3. Tedarikçi Performans Göstergeleri                                                                     

  5.3.1. Kalite Performans Göstergeleri

  5.3.2. Maliyet Performans Göstergeleri

  5.3.3.    Teslimat Performans Göstergeleri

  5.3.4.    Yenilikçilik Performans Göstergeleri

  5.3.5.    Çevre Performans Göstergeleri

Stratejik Performans Göstergeleri                                                                              

Tedarikçi Performans Değerlendirmesi                                                                     

Tedarikçi İlişki Yönetimi                                                                                               

Tedarikçi Geliştirme                                                                                                     

Atölye Çalışması: Tedarikçi İlişkileri ve Tedarikçi Geliştirme                                 

Kaynaklar                                                                                                                       

Kredi Kartı Faizlerinde Yeni Artış

Para Politikası Kurulu (PPK) faiz kararını açıklayan Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), politika faizini yüzde 35’e yükseltti. Karşılaştırma sitesi encazip.com, bu durumun kredi kartı ve nakit avans kullanımı faizlerine nasıl yansıdığını araştırdı. 

 Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK) faiz kararını açıkladı. Buna göre, faiz 500 baz puan artışla yüzde 35’e çıkarıldı. Bankalar tarafından kredi kartı işlemlerinde uygulanabilecek azami faiz oranları da yeniden belirlendi. Belirlenen faizler kasım ayından itibaren geçerli olacak.

1 Kasım’dan İtibaren Geçerli Olacak

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nda (TCMB) yer alan bilgilere göre, ekim ayında TL cinsinde kredi kartında azami akdi faiz oranı 3,26 nakit avansta azami akdi faiz oranı 4,02 olmuştu. Azami gecikme faiz oranı ise kredi kartında 3,56’ya, nakit avansta 4,32’ye yükselmişti. Yapılan düzenlemeye göre, 1 Kasım’dan itibaren TL cinsinde kredi kartında azami akdi faiz oranı 3,66’ya nakit avansta azami akdi faiz oranı 4,42 olurken azami gecikme faiz oranı ise kredi kartında 3,96, nakit avansta 4,72’ye yükseldi.

Bu Ay İlk Defa Kredi Kartı Faizleri Bankalara Göre Değişebilir

TCMB tarafından yayınlanan kredi kartı işlemlerinde uygulanacak azami faiz oranı, bankalara bir üst sınır getiriyor ve bankalar bu oranlardan daha yüksek bir faiz oranını tüketicilere uygulamıyor. Çok uzun bir süredir tüm bankalar neredeyse müşteri portföyünün tamamına TCMB tavan kredi kartı faizlerini uyguluyordu. Bu ay faizlerin bu seviyeye gelmesiyle birlikte bazı bankaların kredi kartı işlemlerinde tavan oranlardan daha düşük oran uyguladığını görebiliriz. Faiz artışları devam ederse de bunun daha da genişlemesi olasılığı oldukça yüksek.

Tüketici Tarafındaki Faizlerde Sınırlı Artış Bekliyoruz

Encazip kurucusu ve tasarruf uzmanı Çağada Kırım, bu artışlarla ilgili şu değerlendirmeyi yaptı:

“Merkez Bankası’nın faiz artışı piyasa beklentisine paralel gerçekleşti. Dolayısıyla bankalar pozisyonlarını halihazırda buna göre aldılar. Aralık ayında kadar özellikle tüketici tarafında kredi ve mevduat faizlerinde daha sınırlı bir artış öngörüyoruz. Diğer taraftan ticari kredilerdeki daralmanın devam etmesini bekliyoruz. Bu da bankaların daha çok tüketici portföyüne yöneleceği ve tüketicileri cezbedecek kampanyalar yapacağı şeklinde yorumlanabilir. Tüm bunlar özellikle kredi faizlerindeki artışı sınırlayan nedenler olarak kasım ayında önümüze çıkacak.”

Oranlar Nasıl Belirleniyor ?

Bankalar tarafından kredi kartı işlemlerinde uygulanabilecek azami faiz oranlarının hesaplanabilmesi için gerekli olan referans oran, ‘Bankalarca Ticari Müşterilerden Alınabilecek Ücretlere İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğ (Sayı: 2020/4)’ kapsamında belirlenen yöntemle hesaplanarak ilan ediliyor. T.C. Merkez Bankasından yapılan açıklamaya göre, TL cinsinden kredi kartı işlemlerinde uygulanacak aylık azami akdi faiz oranı, aylık referans orana 55 baz puan eklenerek belirleniyor. Kredi kartları vasıtasıyla yapılan nakit çekim veya kullanım işlemlerinde uygulanacak aylık azami akdi faiz oranı ise aylık referans orana 131 baz puan eklenerek belirleniyor. Yine TL cinsinden kredi kartı işlemlerinde uygulanacak aylık azami gecikme faiz oranları ile TL cinsinden kredi kartı işlemlerinde uygulanacak aylık azami akdi faiz oranlarına 30 baz puan eklenerek belirleniyor.

İthalat Vergilerinden Tam Muafiyet Suretiyle Geçici İthalat

Mülkiyeti Türkiye Gümrük Bölgesi dışında yerleşik bir kişiye ait olan ve kullanımı sonucunda elde edilen ürünün en az % 75’inin Türkiye Gümrük Bölgesinden ihraç edilmesi koşuluyla, bu bölgede yerleşik kişiye imalat işlerinde kullanılmak üzere gönderilen ölçme, kontrol, test araçları ve benzeri diğer araçlar, kalıp, fikstür, çizim, taslak ve benzeri araçlar ile mülkiyeti Türkiye Gümrük Bölgesi dışında yerleşik bir kişiye ait olan ve bu kişi tarafından Türkiye Gümrük Bölgesinde yerleşik bir kişiye tamamı ihraç edilecek ürünün imalatında kullanılmak üzere, bedelsiz gönderilecek özel alet ve araçların, kalıp ve fikstürlerin ithalat vergilerinden tam muafiyet suretiyle Türkiye’ye geçici ithaline izin verilir.

Söz konusu eşyalar için herhangi bir bedel/değer ödenmemesi ve ödenmeyecek olması, takas-trampa karşılığı sağlanmamış olması, faturaların “Bedelsiz” olması, herhangi bir tutar ihtiva etmemesi, ilgili faturalar üzerinde de, söz konusu eşyaların bedelsiz olduğu ve faturanın gümrük işlemleri için düzenlendiğine dair (Örneğin: “These goods have no commercial value”, “The invoice value stated is for customs purposes only” ve benzeri) ibarelerin bulunması gerekir. İthalat vergilerinden tam muafiyet suretiyle geçici ithaline izin verilen eşyanın yenilenmesi, ayarı, ayarlanması ve muhafazasına yönelik tamir ve bakım için gerekli olan yedek parça, aksesuar ve ekipmanlara da geçici ithalat izni verilir. Tam muafiyet suretiyle geçici ithal edilecek söz konusu eşyalardan, ithalat vergilerini karşılayacak tutarda teminat alınır.

– Tamir veya siparişe konu üretim araçları veya bunların parçalarına, tamir veya teslim süresi boyunca kullanılmak ve tamirci veya tedarikçi tarafından bedelsiz olarak gönderilmek kaydıyla tam muafiyet suretiyle geçici ithalat rejimi uygulanır. Söz konusu eşyaların geçici ithalat rejimi altında kalabileceği süre altı aydır.

Daha önce 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 134.maddesi kapsamında tam muafiyet suretiyle geçici ithal edilen eşyanın; muafiyete tabi olarak serbest dolaşıma girişi ile eş zamanlı yurtiçi kullanımı ile yine söz konusu eşyanın muafiyete tabi olmadan serbest dolaşıma girişi ile eş zamanlı yurtiçi kullanımı durumunda ise Kanun’un 193.maddesinde belirtilen tarihte (bu eşyaya ilişkin gümrük yükümlülüğünün başladığı tarihteki) vergi oranı, bu tarihteki döviz kuru ve diğer vergilendirme unsurları esas alınır. Ayrıca, söz konusu eşyalar için daha önce uygulanmayan ve istenilmeyen ticaret politikası önlemlerinin uygulanması yani, dış ticaret mevzuatı ve/veya sair mevzuat gereğince ibraz edilmesi gereken uygunluk belgesi, kontrol belgesi, ithal lisansı, izin yazısı, gözetim belgesi, tahlil raporu gibi belgelerin alınması ya da buna ilişkin işlemlerin yerine getirilmesi gerekir.

Not: İsterseniz, başta bu konu olmak üzere Tüm Gümrük ve Dış Ticaret Konularında her türlü destek, danışmanlık, hukuki destek, eğitim vb. alanlarında firmamız “Çoban Gümrük Dış Ticaret Denetim Danışmanlık ve Yetkilendirilmiş Gümrük Müşavirliği A.Ş.” den yardım alabilirsiniz.

Kerim ÇOBAN

Emekli Gümrük ve Ticaret Başmüfettişi

(Yetkilendirilmiş Gümrük Müşaviri “YGM”)

Çoban Gümrük Dış Ticaret Denetim Danışmanlık ve Yetkilendirilmiş Gümrük Müşavirliği A. Ş.

www.cobangumrukdenetim.com

E Mail: info@cobangumrukdenetim.com

              kerim.coban@cobangumrukdenetim.com

              k.coban0306@gmail.com   

Tel: 0505 519 88 41

Kaynakça:

  • 4458 sayılı Gümrük Kanunu.
  • Gümrük Yönetmeliği.
  • 06.2017 tarih ve 30088 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 2 Seri Nolu Gümrük Muafiyeti Tebliği.
  • 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu.
  • Gümrükler Genel Müdürlüğünün 2011/16, 2013/6 ve 2017/20 sayılı Genelgeleri.

İş Güvenliği Uzmanının Yetkileri

İş güvenliği uzmanlarının yetkileri İş Güvenliği Uzmanlarının Görev, Yetki, Sorumluluk Ve Eğitimleri Hakkında Yönetmelik kapsamında aşağıdaki şekilde belirtilmiştir:

  • İşyerinde belirlediği hayati tehlikenin ciddi ve önlenemez olması ve bu hususun acil müdahale gerektirmesi halinde işin durdurulması için işverene başvurmak.
  • Görevi gereği işyerinin bütün bölümlerinde iş sağlığı ve güvenliği konusunda inceleme ve araştırma yapmak, gerekli bilgi ve belgelere ulaşmak ve çalışanlarla görüşmek.
  • Görevinin gerektirdiği konularda işverenin bilgisi dâhilinde ilgili kurum ve kuruluşlarla işyerinin iç düzenlemelerine uygun olarak işbirliği yapmak

İş güvenliği uzmanının yetkilerinden ilki dikkatli şekilde incelendiğinde, bir iş güvenliği uzmanının ‘işi durduramayacağı’ çok açık şekilde ifade edilmişken; uygulama sahasında maalesef bu yetki yanlış kullanılmaktadır. İş güvenliği uzmanları uygunsuzluk tespit ettiklerinde yürütülen işi tamamen durdurma yetkisine sahip değillerdir. İş güvenliği uzmanları, ilgili uygunsuzluğun tespiti, uygunsuzluğun işverene bildirilmesi, uygunsuzluğun giderilmesi ve işe devam edilmesi sürecini yürütmek yükümlülüğündedir. Bu durumu bir örnek ile açıklamamız; yetkinin anlaşılması noktasında faydalı olacaktır.

Bir inşaat sahasında emniyet kemeri takmadan çatıda çalışan bir işçiyi tespit eden iş güvenliği uzmanı, ilgili çalışanı sahadan alır. Bu işin tamamen durdurulması anlamına gelmez. Sahadan uzaklaştırdığı personeli derhal işverene bilgi olarak paylaşır. Personele emniyet kemeri temin edilir, kişisel koruyucu donanım kullanımı ile ilgili ek eğitim verilir, olay ile ilgili DÖF (düzenleyici önleyici faaliyet) raporu hazırlanır, personelin uygunsuzluk anındaki ve tespit sonrasında yapılan iyileştirmeyi gösteren fotoğrafları bu rapora eklenir ve son olarak personelden bir sayfa savuma alınarak imzalatılarak tüm bu süreç dosyalanır.

İkinci yetkiyi anlaşılır kılacak yaşanmış bir olaydan bahsedelim. Sakarya ilinde bir havai fişek fabrikasında patlama yaşanmış ve iş güvenliği uzmanı gözaltına alınmıştı. İş güvenliği uzmanı yaptığı savunmada patlamanın olduğu depoyu incelemesine işveren tarafından izin verilmediğini belirtmişti. Hâlbuki bir iş güvenliği uzmanı görevi gereği, işyerinin bütün bölümlerini denetleme yetkine sahiptir. Burada önemli bir husus olan Onaylı Defterin yazılması noktasına da bir sonraki yazımda detaylı olarak değineceğim (önceki yazılarımda değinilmiştir, bu yazının sonundaki linkten ulaşabilirsiniz). Yetkisini bilmeyen bir iş güvenliği uzmanının mahkemede ceza alması, tüm uzmanların görev yetki ve yükümlülüklerini bilmelerine olan önemi gözler önüne sermektedir.

Yetkilerin son maddesinde de iş güvenliği uzmanlarının ’işverenin bilgisi dâhilinde’ hareket etmeleri gerektiği vurgulanmıştır. Bir diğer önemli nokta da yapılacak iyileştirmelerin işyerinin iç düzenlemelerine uygunluğunun denetlenmesi ve prosese sonrasında dâhil edilmesinin belirtilmesidir. Görev, yetki ve yükümlülüklerle ilgili önceki yazılarımda yükümlülükler paylaşılmış ve konunun bütünlüğü sağlanarak ilgili yönetmeliğin yazı dizisi tamamlanmıştır.

Aşağıdaki link üzerinden önceki yazılarıma ulaşabilirsiniz:

Vedat Caner – Satınalma Dergisi (satinalmadergisi.com)

Vedat CANER

Alım Talebi: 3’lü Bank Şeklinde Oturak

Bir firmamız, kurum içerisinde kullanılmak üzere, 60 adet üçlü bank şeklinde oturak alımı yapacaktır. Ürünlerin görseldeki gibi olması istenmektedir. Ödeme şekli peşin (nakit) olup, teslim yeri Ankara’dır.

İlgili olan üretici ya da satıcıların, detaylar için aşağıdaki adımların ardından, iletişime geçmesi rica olunur.

Teklif Vermek İçin;

  1. SATINALMA DERGİSİ’ne abone ol.
  2. Dergi Aboneliği sayfasından PROFESYONEL ÜYELİK işlemlerini tamamla.
  3. Ödeme sonrasında FİRMA BAŞVURU FORMU’nu doldur.

https://satinalmadergisi.com/satici/

TEKLİF VERME : İhtiyacın detaylarını öğrenmek ve teklif vermek için Dergi Aboneliği sayfasından PROFESYONEL ÜYELİK (350 TL) SATIN ALMANIZ GEREKMEKTEDİR. Aboneliğiniz 1 yıl geçerli olup bir sene boyunca tüm alım taleplerine teklif verebileceksiniz.

Sürdürülebilirliğin İnsan Sağlığı Üzerindeki Etkisi

Sürdürülebilirlik, gelecek nesillerin kendi ihtiyaçlarını karşılama yeteneğinden ödün vermeden bugünün ihtiyaçlarını karşılayabilme yeteneğidir. Bu bağlamda, çevresel, sosyal ve ekonomik faktörleri kapsayan karmaşık bir kavramdır. İnsan sağlığı da sürdürülebilirlikle her açıdan ilişkilidir. Sağlıklı bir çevre insan sağlığı için olmazsa olmazdır; sürdürülebilir uygulamalar hava ve su kalitesinin iyileştirilmesine, toksik kimyasallara maruziyetin azaltılmasına ve sağlıklı yaşam tarzlarının desteklenmesine katkı sağlamaktadır.

Sürdürülebilirliğin insan sağlığı üzerindeki etkilerini şu açılardan ele alabiliriz:

  • İklim değişikliği
  • Hava kirliliği
  • Su kirliliği
  • Gıda güvenliği
  • Sürdürülebilir yaşam tarzları

İklim değişikliği 21. yüzyılda insan sağlığına yönelik en büyük tehditlerden biridir. Halihazırda sağlık üzerinde çok kritik etkileri vardır ve ne yazık ki bu etkilerin gelecekte daha da kötüleşmesi beklenmektedir.

İklim değişikliği insan sağlığını farklı şekillerde etkileyebilmektedir:

  • Aşırı hava olayları riskinin artması: İklim değişikliği, sıcak hava dalgaları, sel, kuraklık ve kontrol edilemeyen yangınlar gibi aşırı hava olaylarının sıklığını ve yoğunluğunu artırmaktadır. Bu olaylar yaralanmalara, ölümlere ve insanların yaşadıkları bölgelerden başka yerlere göç etmesine neden olabilmektedir.
  • Bulaşıcı hastalıkların dağılımındaki değişiklikler: İklim değişikliği sıtma ve kolera gibi bulaşıcı hastalıkların yeryüzündeki dağılımını da etkilemektedir. İklim değişikliği etkileri derinleştikçe bu hastalıklar yeni alanlara da yayılmakta ve mevcut alanlarda da daha yaygın hale gelmektedir.
  • Azalan gıda güvenliği: İklim değişikliği doğrudan veya dolaylı olarak tarımsal üretimi aksatarak ve gıda kıtlığı riskini artırarak gıda güvenliğini de tehdit etmektedir. Bu durum yetersiz beslenmeye ve başka sağlık sorunlarına da yol açabilmektedir.

Hava kirliliği tüm dünyada çok önemli bir halk sağlığı sorunudur. Hava kirliliğinin dünya çapında her yıl milyonlarca insanın ölümüne neden olduğu bilinmektedir. Hava kirliliğinin insan sağlığı üzerindeki etkilerini şöyle irdeleyebiliriz:

  • Solunum sorunları: Hava kirliliği astım, bronşit ve zatürre gibi solunum sorunlarına neden olabilmektedir.
  • Kardiyovasküler sorunlar: Kalp krizi ve felç gibi kardiyovasküler sorunların nedenleri arasında hava kirliliği de sayılabilmektedir.
  • Kanser: Hava kirliliğinin de kanserojen olduğu bilinmektedir.

Su kirliliği de tıpkı hava kirliliği gibi bir diğer önemli halk sağlığı sorunudur. Bu sorunun sağlık üzerindeki etkisini ve sonuçlarını şöyle ele alabiliriz:

  • İshal: Su kirliliği, özellikle 5 yaşın altındaki çocukların önde gelen ölüm nedeni olan ishalin önemli bir nedenidir.
  • Tifo: Su kirliliği ciddi bir bakteriyel enfeksiyon olan tifoya da neden olabilmektedir.
  • Kolera: Kolera da su kirliliğinin neden olduğu hastalıklardan biridir

Gıda güvenliği tüm dünyada insan sağlığı için en temel şartlardan biridir. Gıda güvenliği, gıda kaynaklı hastalıkları önlemek için gıdanın doğru koşullarda işlenmesi, hazırlanması ve depolanması anlamına gelmektedir. Tüm insanlar için güvenli ve besleyici gıdanın doğru yer ve zamanda ulaşılabilir olması gerekmektedir. Gıda güvenliği ile sürdürülebilirliği şu şekilde ilişkilendirebiliriz:

  • İklim değişikliği: İklim değişikliği tarımsal üretimi aksatmakta ve gıda kaynaklı hastalık riskini arttırmaktadır.
  • Kirlenme: Gıdalar, gıda tedarik zincirinin herhangi bir noktasında zararlı bakteri, virüs ve parazitlerle kirlenmiş olabildiğinden birçok sorunu beraberinde getirebilmektedir.
  • Yoksulluk: Yoksulluk, insanların güvenli ve besleyici gıdaya ulaşmasını zorlaştırabilmektedir.

Sürdürülebilir yaşam tarzı, çevre üzerindeki etkimizi en aza indiren ve insanların ve toplulukların sağlığını geliştiren yaşam şeklini ifade eder ve insan sağlığı üzerinde şu açılardan etkili olabilmektedir:

  • Kirliliğe daha az maruz kalma: Sürdürülebilir yaşam tarzları, hava ve su kirliliğine maruz kalmamızı azaltmaya yardımcı olabilmektedir.
  • Fiziksel aktiviteler: Genellikle yürüyüş ve bisiklete binme gibi daha fazla fiziksel aktiviteyi içeren yaşam tarzları insan ömrünü daha uzun ve daha sağlıklı hale getirebilmektedir.
  • Sağlıklı beslenme: Sürdürülebilir yaşam tarzını benimseyen insanlar genellikle daha fazla meyve, sebze ve tam tahıl içeren daha sağlıklı bir beslenme modeli benimsemektedir.

Sonuç olarak sürdürülebilirlik insan sağlığı için birçok açıdan etkili olabilmektedir. Sağlıklı bir çevre insan sağlığı için en önemli faktörlerden biridr. Sürdürülebilir her uygulama hava ve su kalitesinin iyileştirilmesine, toksik kimyasallara maruziyetin azaltılmasına ve sağlıklı yaşam tarzlarının desteklenmesine yardımcı olabilmektedir. Bu bağlamda, sağlığımızı ve gelecek nesillerin sağlığını korumak için daha sürdürülebilir bir topluma geçiş yapmamız gerekmektedir. Bu da ancak bireylerin, işletmelerin ve hükümetlerin ortak çabasıyla mümkün olabilir.

Dilek AŞAN

Kaynaklar

  • The Lancet Commission on Planetary Health: Safeguarding Human Health and the Planet: Synergies between Equity, Sustainability and Well-Being (2015)
  • World Health Organization: Climate change and health (2023)
  • World Resources Institute: Health and Sustainability (2022)
  • McKinsey & Company: Sustainability and Health (2022)