Girişime başlamadan önce bankacılara, elinizdeki tek finansman kaynağının bankalar olmadığı izlenimini vermelisiniz. Finansman kaynaklarınızı çeşitlendirdiğinizde, girişiminizin özel ihtiyaçlarını karşılayan uygun finansmanı bulma şansınız da artar. Çeşitli finansman alternatiflerine sahip olduğunuzu ve hatta kullandığınızı göstermek, borç verenlere sizin proaktif bir girişimci olduğunuzu kanıtlar.
İster bir banka kredisi, ister bir melek yatırımcı, isterse bir devlet teşvik / hibesi veya bir iş geliştirme merkezi olsun; borç almaya karar verdiğinizde bu finansman kaynaklarından her birinin sizden özel talepleri olacaktır. Gelin; şimdi bu talepleri finansman kaynaklarına göre açıklayalım:
Kişisel Fon Hesabı
Kişisel fon hesabı ile borç alırken, kendi paranızın bir kısmını nakit veya teminat olarak varlıklara yatırırsınız. Bunu yapmanızın nedeni; bankacınıza, kendi girişiminize uzun vadeli bağlılığınızın olduğunu kanıtlamaktır. Böylelikle talep ettiğiniz finansal desteği kolayca alabilirsiniz.
Yakın Çevreden Borç Alınan Nakit Sermaye
Yakın çevre; bir eş, ebeveynler, aile veya arkadaşlar olabilir. Yakın çevreden ödünç alınan nakit sermayeyi bankacılar, girişim kara geçtikten yani başabaş noktasından sonra, girişimci tarafından geri ödenmeye başlayacak sermaye olarak kabul eder.
Risk Sermayesi
Tüm risk sermayesi tüm girişimcilere yönelik değildir. Risk sermayedarları yani yatırımcılar çeşitli sektörlere yönelik yatırım yaparlar. Kimi bilgi teknolojisi ve bilişim, kimi ise iletişim ve biyoteknoloji gibi sektörlerde yüksek büyüme potansiyeli inancına sahiptir. Dolayısıyla hangi sektörlerde yüksek karlılık beklentileri varsa, bu sektörlerde yeni girişimcileri desteklerler. Çünkü, risk sermayedarlığı diğer yatırımlara kıyasla daha risklidir. Risk sermayedarları, gelecek vaat eden oldukça yüksek riskli projeleri yürütmelerine yardımcı olmak için hisse senedi pozisyonu alırlar. Bu girişimci için, girişiminin sahip olduğu mülkiyetin bir kısmını paylaşmak demektir. Risk sermayedarları genellikle yüksek büyüme potansiyeline sahip start-up’lara dahil olur.
Melek Yatırım
Melek yatırımcılar genellikle başkalarının sahip olduğu küçük şirketlere doğrudan yatırım yapan varlıklı yatırımcılardır. Melek yatırımcılar girişimcilere sadece finansal destek sağlamaz; onlara deneyim ve iletişim ağlarıyla, teknik ve yönetim bilgileriyle de danışmanlık ederek katkı sağlarlar.
Günümüzde dünya genelinde melek yatırımcılar, girişimin ilk aşamalarında girişimcilere ortalama 50.000 $ ile 125.000 $ arası yatırım desteği sunarlar. Kurumsal risk sermayedarları ise melek yatırımcıların aksine, girişimcilere ortalama 1.500.000 milyon $’dan daha fazla finansal destek sunarlar.
Kitle Fonlaması (Crowdfunding)
Kitle fonlaması, bir girişimin kendi öz sermayesi karşılığında halka arz edildiği bir sistemle bağış toplamasıdır. Bu finansal kaynağı edinmek için çok sayıda hissedardan küçük katkılar istenir.
Kitle fonlaması yatırımcıları, girişiminize yatırım yapmaları karşılığında, halka açık hisse senetlerinden daha az likiditeye sahip hisse senedine sahip olurlar. Kitlesel fonlama, geleneksel halka arz sisteminden daha esnek kurallara sahiptir. Kitle fonlamasında girişim bir bağış toplama hedefi belirler ve geliştirilecek girişim ürün veya hizmetin satış makbuzu karşılığında istediği bağışı talep eder. Satış gerçekleştirildiğinde, hissedarlar önceden belirlenen oranda kardan paylarını alır.
Doç. Dr. Duygu HIDIROĞLU









İkinci el araç alım satım pazarında yenilikçi modeliyle fark yaratan Carvak, 2022 yılında büyümesine son sürat devam etti. Carvak, yıl içinde Carvak markasıyla Türkiye pazarına da girip kısa sürede ciddi bir başarı elde ederken, pazarın bugününe ve geleceğine yön veren şirket haline geldi. Yılı değerlendiren ve gelecek yıla dair öngörülerini paylaşan Carvak Türkiye CEO’su Mehmet Çelikol, 2022’de ikinci el araç alım satım pazarında en önemli trendin dijital dönüşüm olduğunu vurgularken, 2023’te pazarın yönünü belirleyecek esas trendin yine dijitalleşme olacağının altını çizdi.
Çelikol, elektrikli araçlar pazarının da 2023’de çok gelişmeye aday pazarlardan biri olduğunu söylerken, bu pazardaki gelişmelerin ikinci el pazarına da yansımalarının olacağını belirtti. Çelikol, şöyle konuştu: “Son 5 yılda, ülkemizdeki toplam otomobil adetindeki büyüme oranı yıllık %3-4 bandında seyrederken, elektrikli ve hibrit araç kategorilerinde %100’ü aşan oranlarda yıllık büyüme gerçekleşti. Halen küçük bir pazar olsa da ülkemizde elektrikli araç pazarı ciddi bir gelişim içerisinde. Diğer yandan, ülkemizdeki elektrikli araç sayısı Almanya gibi gelişmiş ülkelere kıyasla aşağılarda. Yani, Almanya’da elektrikli araçlar pazarın %2.2’sini teşkil ederken, ülkemizde bu oran henüz %0.1 bile değil. Bu evet az ama içinde çok büyük bir potansiyeli de barındıran bir veri. 2023’de elektrikli araç pazarında önemli gelişmeler yaşanacağını, bunun ikinci ele de mutlaka yansımaları olacağını öngörüyoruz.”
Yani… Performans!
2022 yılında Kariyer.net’te yayınlanan ilan sayısının geçtiğimiz yıla göre yüzde 9, 2020 yılına göre ise yüzde 57 oranında artış gösterdiğini söyleyen Kariyer.net CEO’su Fatih Uysal, şu değerlendirmede bulundu: “Dijitalleşen dünya ve bilişim yeteneklerine olan ihtiyacın artması, ilan sayılarında geçen yıllara göre yukarı yönlü bir değişimi getiriyor. Kariyer.net olarak her zaman bilişim sektörüne ayrı bir parantez açıyoruz. Çünkü Bilişim sektörü, son yıllarda en çok ilan yayınlanan, en hızlı büyüyen ve en çok yetenek açığının olduğu sektör. Verilerimize göre, Türkiye bilişim sektöründe son 7 yılda karşılanamayan yeni çalışan talebi 400 binlere ulaştı. Bu rakamları asgari düzeye indirmek için yeni yeteneklerin yetişmesi kritik önem taşıyor. Bilişim pozisyonlarında açılan yeni ilan sayısı artıyor. Bu ivmenin yukarı doğru devam edeceğini öngörüyoruz. Üniversite tercih dönemine özel yaptığımız araştırmalarda da üniversitelerde Yazılım/Bilişim ile ilgili bölümlerin top 10’da yer aldığını ve yükselişte olduğunu görüyoruz”.


Mevcut stok krizi, tüketicileri yeni araç teslimatı için daha uzun süre beklemeye alıştırarak potansiyel olarak yeni bir ‘sipariş üzerine üretim’ paradigmasına kapı açıyor. Türkiye’deki tüketicilerin yüzde 48’i, bir sonraki araçlarının teslimi için 3 ila 12 hafta beklemeyi kabul ediyor.
Araştırma sonuçlarını değerlendiren Deloitte Türkiye Otomotiv Sektör Lideri Özlem Yanmaz, sektörün son dönemde küresel pazarda arka arkaya yaşanan şoklarla yüzleşmeye devam ettiğini söyledi. Bu yılki raporun tüketicilerin elektrikli araçları benimsemeye olan ilgisini, araç satın alma eğilimini, endişelerini ve tercihlerini ortaya koyduğunu vurgulayan Yanmaz, “Geçen birkaç yılın zorluklarına rağmen otomotiv endüstrisi uyum sağlamaya ve ilerlemeye devam ediyor. Yükselen fiyatlar tüketiciler için önemli bir zorluk olsa da yakıt maliyetlerini düşürmeye yönelik güçlü istek yalnızca Türkiye’de değil dünyada da elektrikli araç satın alma eğilimini artırıyor. Sektör oyuncuları, mobilite deneyimini geliştiren katma değerli hizmetlerle yeni gelir akışlarının kilidini açmak için elektrikli araçlara geçişten yararlanmak istiyor. Bu dönüşüm her ne kadar ürün odaklı görünse de, tüketiciler, maliyet, güven ve ürün kalitesini önceliklendiriyor, daha derine indiğimizde ise pürüzsüz müşteri deneyimi ve artan çok kanallı kolaylık beklentisi karşımıza çıkıyor. Teknoloji ile tetiklenen bu devrimlerin tek sabiti olan insan her zaman sektörün odağında olmaya devam edecek” dedi.


Kamu İhale Kurulu Üç Düzenleyici Karar Yayımladı;


