Ünsped Gümrük Müşavirliği tarafından düzenlenen, satınalma yöneticilerinin buluştuğu, Stratejik İletişim ve İtibar Yönetimi Zirvesi 7 Aralık 2022 (Çarşamba) günü gerçekleştirilecek.



Tedarik zinciri analitiği (TZA), özellikle imalat, otomotiv, perakende, bilgi teknolojileri ve hızlı tüketim malları (FMCG) sektörlerindeyseniz, işletmenizi tamamen dönüştürme gücüne sahiptir.
TZA, daha iyi kararlar alabilmeniz için tedarik zincirinizdeki verileri anlamlandırmanıza olanak tanır. Tedarik zinciri deneyimi olan profesyoneller bu veri yumağının ne ölçüde büyük olabileceğinin farkındadır. Çoğu kuruluşta tedarik zincirleri yıllar içinde büyümüş ve gelişmiştir. Her biri potansiyel olarak veri yaratan makinelerdir ve veriler her yerde ve her türden formatta olabilir.
Günümüzün iş dünyasının küresel doğası, modern tedarik zincirlerinin yalnızca birkaç on yıl önce kimsenin hayal bile edemeyeceği kadar karmaşık ve çeşitli olmasına yol açmıştır. Birçok şirket, çeşitli tedarikçileri ve ortakları birbirine bağlayan bir tedarik zinciri ağına sahiptir. Ek olarak, ortaklar arası ilişkilerin büyümesi, şirketlerin sıklıkla diğer organizasyonların tedarik zincirlerinin de bir parçası olduğu anlamına gelmektedir. Bu karmaşık tedarik zinciri ortamı, bir işletme için aşağıdakiler de dahil olmak üzere bir dizi kritik zorluk sunar:
» İş stratejisi ile uygulama arasında senkronizasyon eksikliği
Nasıl ya! Koskoca patron ne dedi az önce ?
Olur mu şimdi, tam üç aydır uğraşıyoruz bu işle. İş kıyafeti deyip geçmeyin;
Sakin, önce durum analizi yapalım…
İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İKMİB) tarafından “Kimya Sektörü Kenya Sektörel Ticaret Heyeti” gerçekleştirildi. Kenya’nın başkenti Nairobi’de gerçekleştirilen heyete 21 Türk firmasından 33 temsilci katıldı. 4 gün boyunca süren etkinlik kapsamında 360’tan fazla ikili iş görüşmesi gerçekleştirildi. İKMİB Yönetim Kurulu Başkanı Adil Pelister, Kenya’ya en çok gübre, plastikler ve mamulleri ve anorganik kimyasallar ihracatı yapıldığını belirtti.

İKMİB tarafından kimyanın tüm alt sektörüne yönelik düzenlenen sektörel ticaret heyetlerinin ikincisi Kenya’ya gerçekleştirildi. Kimya sektörünün ihracatını artırmak, ihracat pazarlarını genişletmek ve var olduğu pazarlarda payını artırmak amacıyla düzenlenen “Kimya Sektörü Kenya Sektörel Ticaret Heyeti” 20-24 Kasım 2022 tarihleri arasında Nairobi’de gerçekleştirildi. İKMİB Yönetim Kurulu Üyesi Ersin Kayalar’ın heyet liderliğinde ve ilaç-gıda takviyeleri, kozmetik-temizlik, plastik ev ve mutfak eşyaları, boya ve kimyasal hammaddeler olmak üzere 5 sektörde faaliyet gösteren 21 Türk firmasından 33 temsilcinin katıldığı etkinlikte 167 Kenyalı iş insanları ile 360’tan fazla ikili iş görüşmesi gerçekleştirildi.
Adil Pelister: “Kenya’ya en çok gübre ihraç ediyoruz”
İKMİB Yönetim Kurulu Başkanı Adil Pelister, “İKMİB olarak ihracatçılarımızı desteklemeye devam ediyoruz. Bu kapsamda kimya sektörel ticaret heyetlerimizin ikincisini Özbekistan’dan sonra Kenya’ya gerçekleştirdik. Kenya yaklaşık 50 milyonu aşkın nüfusuyla Doğu Afrika’nın en büyük ekonomisi konumunda. Doğu Afrika’nın ekonomik, ticari, finansal ve lojistik merkezi olan ülke, önemli bir ticaret odağı ve uluslararası şirketler tarafından bölgesel merkez olarak seçilmiş durumda. Ticaret Ataşemizden aldığımız bilgilere göre, ülkede Türk menşeli ürünler giderek daha fazla yer alıyor. Plastik, kozmetik, temizlik, medikal alanlarında büyük gelişmeler kaydedildi ve buna ek olarak Türkiye, gübre konusunda Kenya’nın en büyük tedarikçisi konumuna geldi. Nitekim bunu ihracat rakamlarımızdan da görüyoruz. Bu yıl on aylık verilere baktığımızda Kenya’ya yapılan kimya ihracatında ilk sırada 9,4 milyon dolar ile gübre geliyor. İkinci sırada 8,4 milyon dolar ile plastikler ve mamulleri gelirken, onu 5,4 milyon dolar ile anorganik kimyasallar takip ediyor. Bu dönemde en çok artışın yüzde 403,61 ile organik kimyasallarda olduğunu görüyoruz. Kenya’ya yaptığımız toplam kimya ihracatı on aylık dönemde 36,9 milyon dolar. Dolayısıyla burada daha gidilecek çok yol var diyebiliriz. 12-18 Aralık 2022 tarihlerinde de Vietnam-Tayland’a yine kimya sektörel ticaret heyetimizi gerçekleştireceğiz. Yaptığımız bu tarz etkinliklerin ihracatçılarımızın pazarlarını genişletmelerine ve ihracatlarını artırmalarına katkı sağlayacağına inanıyorum.” dedi.
Kenya Pazarı Hakkında Bilgi Elde Edildi
İkili iş görüşmelerinin yanı sıra pazar ziyaretleri yapılan etkinlikte satış kanalları ve fiyat düzeyleri hakkında bilgiler elde edildi. Kimyasallar ve boya sektörü temsilcileri ülkede büyük firmalar olan Uchumi Chemicals ve Basco paints firmalarını ziyaret ederken, kozmetik-temizlik-plastik sektör temsilcileri ise pazar ziyaretleri gerçekleştirdi.
Dört gün süren program kapsamında T.C. Nairobi Büyükelçisi Subutay Yüksel ziyaret edilerek iki ülke arasındaki ticari ilişkiler ve ülkede iş yapma pratikleri ele alındı. Pharmacies&Poisons Board, KEMSA (Kenya Medical Supplies Authority) ve Mission for Essential Drugs and Supplies (MEDS) kurumları ziyaret edilerek, ilaç grubu ruhsatlandırma konusunda bilgi edinildi.
“Bir işletmenin değeri, finansal sermayenin ve entelektüel sermayenin insan sermayesi tarafından ne kadar iyi yönetildiğinin bir fonksiyonudur. Beşerî sermayenin bir kısmını doğru bulmalısınız.” Dave Bookbinder
Örgütsel vatandaşlık davranışı (ÖVD) kavramının temeli 1928 yılında, Chester Barnard’ın, ortaya attığı “iş birliği için gönüllülük” ifadesine dayandırılabilir. Aşağıda verilen Tablo 1’de de görüldüğü gibi, kavramın gelişiminde, aynı anlama gelen farklı ifadeler, farklı çalışmalarda yer almıştır. 1983 yılında, Bateman ve Organ, ÖVD kavramını ilk kez kullanıp literatüre kazandırmışlardır.
Türkiye’nin lider sanayi şirketi Tüpraş, “Stratejik Dönüşüm Planı” yolculuğunda bir yılı tamamladı. 2021 yılının Kasım ayında açıkladığı plan kapsamında 2030 yılına kadar emisyonlarını yüzde 27 azaltmayı ve 2050 yılında karbon nötr enerji şirketine dönüşmeyi hedefleyen Tüpraş, bir yandan ülkemizin akaryakıt ihtiyacını kesintisiz şekilde karşılarken diğer taraftan ülkenin karbon taahhütlerine önemli katkıda bulunacak yatırımlarını hayata geçirmeye devam ediyor.
Tüpraş, 2050’ye dek 10 milyar dolar yatırım hedeflediği stratejik planı kapsamında, dönüşümün ilk 9 ayında 53 milyon USD’lik kısmı sürdürülebilirliğe olmak üzere, toplam 101 milyon USD yatırım gerçekleştirdi. Yıl sonu itibarıyla ise yaklaşık yarısı sürdürülebilirliğe olmak üzere toplam 200 milyon dolar yatırım gerçekleştirmiş olmayı hedefliyor.
“Enerjimiz Geleceğe” mottosuyla, sürdürülebilir bir Türkiye için geleceğin enerjisini üretmek hedefiyle 2021 yılında Stratejik Dönüşüm Planını açıklayan Tüpraş, dönüşüm yolculuğundaki ilk yılını tamamladı. Plan kapsamında 2030 yılına kadar emisyonlarını yüzde 27 azaltacağını, 2050 yılında karbon nötr enerji şirketine dönüşüm hedefini açıklayan Tüpraş, yaklaşık yarısı sürdürülebilirlik hedeflerine yönelik olmak üzere, 2022 yılı sonunda 200 milyon dolar yatırım yapmayı hedefliyor.
Türkiye’nin ulusal akaryakıt ihtiyacını kesintisiz şekilde karşılamaya devam ettiklerini belirten Tüpraş Genel Müdürü İbrahim Yelmenoğlu, bir yıl önce açıkladıkları Stratejik Dönüşüm Planıyla, Türkiye’nin de karbon taahhütlerine önemli katkıda bulunacak yatırımları hızla hayata geçirmeye devam ettiklerini söyledi. Geçtiğimiz günlerde Mısır’ın Şarm El Şeyh kentinde gerçekleştirilen Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı’nda; pandeminin etkilerini henüz atlatmamış olan, jeopolitik gerilimlerle mücadele eden dünya açısından son derece önemli olduğuna dikkat çeken Yelmenoğlu, “Bizim de katılım sağladığımız 27. Taraflar Konferansı’nın (COP27) temel gündem maddesi olan iklim değişikliğiyle mücadele her geçen gün daha da önemli hale geliyor. Biz de Tüpraş olarak, üzerimize düşeni tüm enerjimizle yerine getirmek için Stratejik Dönüşüm Planımız kapsamında, ulusal ve uluslararası iş birliklerinin de gücüyle emin adımlarla ilerlemeye devam ediyoruz. 2050 yılında karbon nötr bir enerji şirketi olma hedefimiz kapsamında, rafinaj alanında enerji verimliliğimizi artırmaya ve karbonsuzlaştırma projelerine odaklanıyoruz. Aynı zamanda, sektördeki tecrübemizle odaklandığımız yeni iş alanları olan yeşil hidrojen, sıfır karbonlu elektrik ve biyoyakıt üretimine yatırım yapıyor ve hâlihazırdaki lider pozisyonumuzu geleceğin düşük karbonlu enerji piyasalarında da devam ettirmeyi planlıyoruz” dedi.
Stratejik Dönüşüm Planı hedeflerine doğru ilerlerken, 2022 yılında yaklaşık yarısı sürdürülebilirlik yatırımlarına olmak üzere toplamda 200 milyon dolar yatırım gerçekleştirmeyi hedeflediklerini kaydeden Yelmenoğlu, “Sıfır karbonlu elektrik üretimi konusunda önemli bir adım olan Entek hisselerinin devralınması başta olmak üzere çeşitli yatırımlar gerçekleştirdik. Sürdürülebilir havacılık yakıtı üretimine yönelik olarak Honeywell UOP ile lisans anlaşması imzalanması, Avrupa hidrojen pazarının lider paydaş kuruluşu Hydrogen Europe üyeliği, İklimle Bağlantılı Finansal Beyanlar Görev Gücü (TCFD) katılımı ve Tüpraş Enerji Girişimleri A.Ş.’nin kurulumu bunlardan birkaçı” dedi.
Tüpraş’ın Stratejik Dönüşümünde Bir Yılın Satır Başları
Başarılı gelişmelerin bir sonucu olarak Bloomberg’in 2022’de “İzlenmesi Gereken 50 Şirket” listesinde yer alan tek Türk şirketi olduklarını da hatırlatan Tüpraş Genel Müdürü İbrahim Yelmenoğlu, “Türkiye’nin en büyük sanayi şirketi konumunu güçlendirmeye devam ederken, ülkemizin temiz enerji dönüşümüne de öncülük etmenin gururunu yaşıyoruz” diyerek bir yıllık süreçte gerçekleştirdikleri yatırım ve çalışmalar hakkında şu bilgileri aktardı:
“Sürdürülebilir havacılık yakıtı üretiminde Ecofining™ teknolojisinin kullanımı için dünyanın önde gelen teknoloji şirketlerinden Honeywell UOP ile imzaladığımız lisans anlaşması kapsamında kurmayı planladığımız tesisimizde, stratejik dönüşüm planımızın bir parçası olan biyoyakıt iş alanına yönelik adımlarımızı sürdüreceğiz. İzmir rafinerimizde çalışmalara başladık. İhtiyacımız olan bio bazlı atık hammaddeyi temin edebilmek için iş birliği görüşmelerimiz de sürüyor.
Yine dönüşüm planımızda yer alan ve şirketimizin gelecekte odaklanacağı dört stratejik iş kolundan biri olan ‘Sıfır Karbonlu Elektrik’ alanında önemli bir yatırım gerçekleştirdik. Koç Holding ve Aygaz’ın iştiraki, sekiz hidroelektrik, bir rüzgâr ve bir doğal gaz çevrim santrali bulunan, toplamda 442 MW kapasiteli Entek’in hisselerinin Tüpraş tarafından devralınmasıyla önemli bir hamle yaptık. Bu birliktelik şirketimizin stratejik dönüşüm yolculuğundaki üretim portföyüne güçlü bir katkı sunarken, ülkemizin temiz enerji geleceğine de ivme kazandırmayı hedefliyor. Entek’in Tüpraş bünyesine katılması ile 2030’da 1 GW ve 2035’te 2,5 GW sıfır karbonlu kurulu güç hedefimize ulaşma anlamında önemli bir aşama kaydederek ilerlemeye devam ediyoruz. Entek’in, yenilenebilir enerji alanındaki birikimi ve uzmanlığı ile son derece yetkin insan kaynağının da Tüpraş ailesine katılması, sadece sıfır karbonlu elektrik üretimimizde değil stratejik dönüşüm planımızın hayata geçirilme süreçlerinde büyük bir sinerji oluşturmaya başladı. Entek geçtiğimiz hafta yayımlanan Elektrik Piyasasında Depolama Faaliyetleri Yönetmeliği kapsamında, EPDK’ya depolama tesisi kurmak taahhüdü ile mevcut kapasitesine ilave olarak 150 MW GES ve 854,5 MW RES olmak üzere toplamda 15 proje ile 1.004,5 MW ilave kapasite için ön lisans başvurusu yaptı. Başvuruların olumlu değerlendirilmesi durumunda ön lisans almaya hak kazanacağız. Şirketimiz yenilenebilir alandaki güçlü büyüme hedeflerine depolama tesislerini de ilave ederek geleceğin enerji dünyasında önemli bir oyuncu olma hedefinde güçlü bir şekilde ilerliyor. Bununla birlikte rafineri sahalarımızda da sıfır karbonlu elektrik üretimine yönelik yatırımlarımız devam ediyor. Bu kapsamda, Kırıkkale Rafinerisi’nde Haziran 2023’te devreye alınması planlanan 12,6 MW kapasiteli Güneş Enerjisi Santrali yapım sözleşmesini Eylül ayında imzaladık ve ilave 54,4 MW kapasite için de başvurumuzu tamamladık.
Diğer yandan, bio bazlı ürünler, yeşil hidrojen, sıfır karbon elektrik, karbon yönetimi gibi öncelikli konular ve bu konularla ilgili yan sektörler başta olmak üzere, akıllı bilişim teknolojileri, yeşil enerji, enerji verimliliği, çevre ve geri dönüşüm, atık yönetimi, robotik çözüm teknolojileri alanlarındaki yurt içi ve yurt dışı teknoloji girişimlere yatırım amacıyla Eylül 2022’de Tüpraş Enerji Girişimleri A.Ş. “Tüpraş Ventures’ı” 100% Tüpraş iştiraki olarak kurduk.
Yeşil hidrojen alanında da ilk hedefimiz olan 2025 yılına kadar bir demo tesisi kurma üzerinde çalışmalarımız aralıksız sürüyor. Hem enerji verimliliği hem de katma değeri yüksek yeni ürünlerin üretimi için yatırımlar da tüm hızıyla ilerliyor. Bu aksiyonları göz önüne aldığımızda kısa sürede elle tutulur, ciddi iş hamleleri gerçekleştirdik”.
“Sürdürülebilir bir dünya için değişiyoruz”
Yelmenoğlu, “Sürdürülebilirlik konusunda birçok yeni veriyi kamu ile paylaşmaya başladık. Şeffaflığa ve açık bilgi paylaşımına çok önem veriyor ve bunu daha da arttırmayı hedefliyoruz. 2021 yılında sürdürülebilirliğe yönelik çalışmalarımız sonucunda, FTSE4Good, MSCI ESG Rating, BİST SE (Refinitiv), Sustainalytics ve Vigeo Eiris, Bloomberg GEI gibi endekslerde değerlendirme skorlarımızda ortalama %22 gelişme kaydettik. Diğer yandan, 2022 yılında İklimle Bağlantılı Finansal Beyanlar Görev Gücüne (TCFD) destek veren küresel şirketler arasında yerimizi alarak, iklim risklerinin daha etkin ve bilinçli yönetilmesi ile ilgili kapsamlı tavsiyeleri şeffaf bir şekilde aktarma fırsatına sahibiz. 60 yılı aşkın köklü birikimimizden aldığımız güçle ‘Enerjimiz Geleceğe’ diyerek başlattığımız yolculuğumuzda, geleceğin enerjisini üretmek için dönüşüyor, sürdürülebilir bir dünya için değişiyoruz” ifadesini kullandı. 2050 Karbon Nötr yolculuğunda önemli bir başlık olan “Sürdürülebilir Rafinaj” alanında güçlü adımlar atmayı sürdüreceklerini belirten Yelmenoğlu, “Portföyümüzü çeşitlendirmek üzere elimizden gelen tüm gayreti gösteriyoruz” dedi.
“İnsan Kaynakları projemiz Future Fit ile 2030 vizyonuna hazırlanıyoruz”
İnsan Kaynakları projemiz “Future Fit projesi ile organizasyonumuza daha bütünsel bakarak, gelecekte ihtiyacımız olacak yeni rol ve yetkinlikleri tanımlayarak, çalışma arkadaşlarımızı bu rollere hazırlayacak yeni beceri kazandırma programlarını devreye alıyoruz” diyen Yelmenoğlu, “Future Fit projemizin, Stratejik Dönüşüm Planımızda yer alan 2030 yılında ‘Sürdürülebilir, Rekabetçi ve Geleceğe Hazır bir Tüpraş’ hedefimizi destekleyen kültür dönüşümü için de çok önemli bir başlangıç olduğunu söyleyebiliriz. Ayrıca, Projemizi sürekli iyileştirme çalışmaları ve onu besleyen platform yapılanmaları ile bizi geleceğe taşıyan dinamik bir iş listesi olarak görüyoruz. Girişimcilik, inovasyon, açık inovasyon ve start-up entegrasyon ile bugünün ve yarının işlerine yönelik çalışmaları da yürütüyoruz. Aynı zamanda yerli ve yabancı girişimlerin yenilikçi teknolojilerini rafinerilerimizde deneyimleyerek iş birliği geliştirmeye devam ediyoruz” dedi.
“2022 yılından itibaren her yeni işe alımda, iki kişiden birinin kadın olmasını hedefliyoruz”
Sürdürülebilir bir dünya ve geleceğin enerjisi için dönüşümü gerçekleştirirken, sadece ekonomik büyümeye değil, toplumsal etki alanında fayda yaratmaya odaklandıklarına dikkat çeken Yelmenoğlu, “Eşitlik için Enerjimiz Bitmez’ diyerek bir yola çıktık ve bu doğrultuda; kapsayıcı, adil, insan haklarına saygılı ve emniyetli bir çalışma ortamını tüm süreçlerimizin merkezinde tutuyoruz, dedi.
Mesleklerin cinsiyeti olmadığına inanan bir şirket olarak; sektörümüzde öncü bir uygulamayla, sahada kadın teknisyenler ve operatörler istihdam ediyoruz. 3 yıl önce, ilk kez Batman’da olmak üzere, İzmit, Kırıkkale ve İzmir rafineri sahalarımızda kadın operatör ve teknisyenlerimiz aramıza katıldılar. Rafineride kadın mühendislerimiz hep vardı ancak sahada vardiyalı kadın çalışma arkadaşlarımızın da işe başlaması, hem sektörümüz hem de şirketimiz adına öncü ve örnek bir uygulama oldu. Erkek egemen olduğu düşünülen bir iş kolu için bu cesur adımı atmaktan büyük mutluluk ve gurur duyuyoruz. 2022 yılından itibaren her yeni işe alımda, iki kişiden birinin kadın olmasını hedefliyoruz. Diğer yandan, yetenek havuzumuzun ise yüzde 53’ünü kadın çalışma arkadaşlarımız oluşturuyor. Bugün, Mühendislik, Ar-Ge, İnovasyon, Hizmet Tasarımı ve Bilişim Teknolojileri alanlarında yüzde 24 olan çalışan kadın oranımızı, 5 yıl içinde yüzde 40’a çıkarmayı, amaçlıyoruz. Yine öncü bir uygulamayla, şirketimizde geçen yıl Çeşitlilik, Eşitlik, Kapsayıcılık (ÇEK) Komitesini kurduk ve ÇEK Politikamızı yayımladık. Komitemiz bu alandaki faaliyetlerimizi yaygınlaştırarak güçlendirmek üzere çalışmalarını sürdürüyor. Tüm bu çabalarımızla Bloomberg’in Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Endeksi’nde yer aldığımızı da mutlulukla belirtmek isterim” dedi.
Tüpraş, 2022 yılında Birleşmiş Milletler Kadın Birimi Nesiller Boyu Eşitlik Forumu’nda “Teknoloji ve İnovasyonda Kadın Programı” ile 5 yılda, 100 bin kız öğrenciye erişim taahhütlerini paylaştı
Koç Holding’in Birleşmiş Milletler Kadın Birimi Nesiller Boyu Eşitlik Forumu’ndaki küresel liderliği kapsamındaki taahhütlerine katkı sağlamak üzere, Teknoloji ve İnovasyonda Kadın Programı’nı geliştirdiklerini belirten Yelmenoğlu; yürüteceğimiz farklı eğitim projeleriyle 5 yılda, 90 bini ortaokul, 10 bini üniversite olmak üzere toplam 100 bin kız öğrenciye ulaşmayı taahhüt ettiklerini ifade etti.
Tüpraş Teknoloji ve İnovasyonda Kadın Programı ile kız çocuklarının STEM (Fen, Teknoloji, Mühendislik, Matematik) alanlarında çalışma potansiyellerini ortaya çıkartmayı ve teknoloji ve inovasyon ekosistemine erişimlerini kolaylaştırmayı amaçlıyor. Şirket, programın ilk adımını Batman Üniversitesi iş birliğiyle, “Genç Beyinlerde İnovasyon ve Kadın Girişimcilik Eğitimleri” ile başlattı. Eğitim Programı üniversitelerde girişimcilik kültürünü yaygınlaştırmayı, öncelikle kız öğrenciler başta olmak üzere gençlerin teknoloji ve inovasyon ekosistemine erişimlerini kolaylaştırmayı amaçlıyor. Tüpraş, takip eden yıllarda faaliyet gösterdiği iller olan Kocaeli, Kırıkkale, İstanbul ve İzmir’deki üniversitelerle de iş birlikleriyle programı yaygınlaştırmayı hedefliyor.
KİK Şikâyet Bedelinin İadesi?
26/11/2022 tarihli ve 32025 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 7421 sayılı Vergi Usul Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 53 üncü maddesinde değişiklik yapılmış ve anılan Kanun’a geçici 21 inci madde eklenmiştir.
Bu düzenlemelerle, Kamu İhale Kurulu kararıyla itirazen şikâyet başvurularındaki iddialarının tamamında haklı bulunan başvuru sahiplerine;
“Uluslararası Dijital ve Yeşil Dönüşüm Konferansı: Teknolojik, Sosyal ve Ekonomik Yönler”, bilimsel araştırmaları teşvik etmek amacıyla İnovasyon için Eğitim Vakfı tarafından düzenlenmektedir.
Konferans, akademisyenlerin multidisipliner konulardaki araştırma sonuçlarını İngilizce ve Türkçe olarak sundukları ve tartıştıkları çevrimiçi bir konferanstır. Konferansın ana teması “Dijital ve Yeşil Dönüşümün Geliştirilmesi için Politika ve Stratejiler“dir.
Konferans, inovasyon, teknoloji, sürdürülebilirlik, sosyal ve ekonomik gelişmeler alanlarındaki son gelişmeleri çok disiplinli bir bakış açısıyla tartışmak üzere sosyal bilimlerin farklı alanlarından akademisyenleri bir araya getirmeyi amaçlamaktadır.
Bildiri göndermek ve katılım için konferans web sitesini ziyaret edebilirsiniz:
http://icdgt2022.conferenceofdigitalandgreentransformation.org
Bilimsel tartışma ve gelişime katkı sağlayacak bu konferansa katılımınızdan onur duyacağız.
Konferans Düzenleme Kurulu
Konferansın Temaları
| Akademik ve Tekno-Girişimcilik | Sağlık Teknolojisi | Akıllı Hizmetler ve Sistemler |
| Eklemeli Üretim | Sağlık Turizmi | Sosyal İnovasyon |
| Genel Amaçlı Teknolojilerdeki Gelişmeler | Sağlık Yönetimi | Sürdürülebilir ve Yeşil Ekonomi Politikaları |
| Algoritma ve Algoritmik Tasarımlar | İnsan-Bilgisayar Etkileşimleri | Sürdürülebilir Girişimcilik |
| Alternatif Enerji Kaynakları | İnsan Kaynakları | Sürdürülebilir ve Yeşil İnovasyon |
| Yapay Zeka ve Uygulamaları | Endüstriyel Tasarım | Sürdürülebilir ve Yeşil Yatırımlar |
| Yapay Sinir Ağları ve Genetik Algoritmalar | Endüstri 4.0 ve Sürdürülebilirlik | Sürdürülebilir ve Yeşil Pazar |
| Artırılmış Gerçeklik | Sürdürülebilir Kalkınma için İnovasyon ve Girişimcilik | Sürdürülebilir ve Yeşil Üretim |
| Otonom Robotlar | Yenilik | Yazılım Geliştirme |
| Büyük Veri Analitiği | Savunma Sanayindeki Yenilikler | Stratejik Teknoloji Yönetimi |
| Blok zinciri | Fikri ve Sınai Mülkiyet Hakları | Tedarik Zinciri Dijitalleşmesi |
| Blockchain Kanunu ve Düzenlemeleri | Uluslararası Yarışma | Tedarik Zinciri Dönüşümü |
| Blockchain Teknolojisi | İyi Tarım ve Hayvancılık Uygulamaları | Sürdürülebilir ve Çevre Dostu Ürün ve Hizmetler |
| Marka | Yeşil Enerji | Sürdürülebilir Yeşil Teknoloji |
| Döngüsel Ekonomi | Yeşil Üretim | Sürdürülebilir Kalkınma ve Yeşil Ekonomi |
| İklim Değişikliği | Yeşil Ambalaj | Sürdürülebilir Kalkınma |
| Bulut Sistemleri | Yeşil Bilim, Teknoloji ve İnovasyon Değer Zinciri | Sürdürülebilir Enerji |
| Ticarileştirme ve Markalaşma | Yeşil Dönüşüm | Sürdürülebilir ve Tüketim |
| Kurumsal Sürdürülebilirlik | Yeşil Düzenlemeler | Sürdürülebilir Yönetişim |
| Siber güvenlik | Uluslararası Yeşil Ekonomi Hukuku | Sürdürülebilir Akıllı Şehirler |
| Kripto para birimi | Hizmetlerin İnterneti | Sürdürülebilir Akıllı Uygulamalar |
| Veri madenciliği | Nesnelerin İnterneti | Sürdürülebilir Turizm ve Dijitalleşme |
| Tasarım ve İletişim | Dijitalleşme Kanun ve Yönetmelikleri | Sürdürülebilir Ticaret ve Çevre |
| Tasarım Yöntemleri | Liderlik | Sürdürülebilir Ulaşım |
| Tasarım Stratejileri | Metaverse | Sürdürülebilir Atık Yönetimi |
| Bilgi ve İletişim Teknolojilerindeki Gelişmeler | Nükleer Teknolojiler | Sağlık ve Yaşam Bilimlerinde Teknolojik Gelişmeler |
| Dijital Finans, Bankacılık ve Sigortacılık | Çevrimiçi hizmetler | Teknolojik İnovasyon |
| İş Dünyasının Dijital Dönüşümü: Endüstriyel Çözümler | Açık İnovasyon | Teknoloji ve Ticaret Dönüşümü |
| Dijital Dönüşüm | Patent ve Bilgi Birikimi Geliştirme | Teknoparklar |
| Dijital İkiz | Performans | Teknolojik Buluşları İnovasyona Dönüştürmek |
| Dijitalleşme | Süreç İnovasyonu | 3D Baskı |
| İşletmelerde Dijital Yönetim | Ürün İnovasyonu | Üniversite-Sanayi İşbirliği ve İnovasyon |
| Uzaktan İşletme ve Eğitim Teknolojileri | Üretkenlik ve Verimlilik | Kullanıcı Odaklı Tasarım |
| Drone ve İnsansız Hava Araçları | Üretim Yöntemleri | Sanal Sistemler |
| Ekonomi ve Endüstri 4.0 | Prototipleme ve Bilgisayar Modelleme | Dijital Ortamda Görselleştirme |
| Ekonomik Verimlilik ve Yeniliklerin Sosyal Sonuçları | AR-GE | Atık Yönetimi |
| E-Ticaret | Yenilenebilir Enerji Kaynakları | Gençlik ve Kadın Girişimciliği |
| Girişimcilik | Bilim, Teknoloji ve İnovasyon Değer Zinciri | Dijital ve Yeşil Dönüşümle İlgili Diğer Konular |
| Üniversitelerde Girişimcilik ve İnovasyon | Sektörel Teknolojiler ve Yenilikler | |
| Girişimcilik ve Stratejik Yönetim | Güvenlik Teknolojileri | |
| Çevre Ekonomisi | Akıllı Binalar | |
| Çevre Dostu Teknolojiler | Akıllı Şehirler | |
| Ergonomi ve Erişilebilirlik | Akıllı Şirketler | |
| Etik | Akıllı Fabrikalar | |
| Finansal Teknolojiler | Akıllı Laboratuvarlar | |
| Yeşil Ekonominin Finansmanı | Akıllı Malzemeler | |
| Esnek Çalışma | Akıllı Ürünler | |
| Dijital Dönüşümde Bir İşletmenin İşlevsel Yönetimi | ||
| Gıda Arz Güvenliği |
ÜNSPED Gümrük Müşavirliği ve İstanbul Üniversitesi iş birliğiyle gerçekleşen Uygulamalı Gümrük ve Dış Ticaret Uzmanlığı Sertifika Programı sektörün ihtiyaç duyduğu nitelikli insan gücünü yetiştirmeye devam ediyor.
ÜNSPED Gümrük Müşavirliği ve İstanbul Üniversitesi’nin iş birliğinde düzenlenen ‘‘Uygulamalı Gümrük ve Dış Ticaret Uzmanlığı’’ sertifika programının dördüncü dönemi sona erdi. Yeni dönemden ve eski dönemlerden mezun olan öğrenci ve çalışanlara kep töreni düzenlendi. Açılış konuşmalarını UGM Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Gürbüz HOCAOĞLU, Genel Müdürü Rıza Mehmet KORKMAZ ve İstanbul Üniversitesi Tedarik Zinciri Yönetimi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Murat ERDAL’ın yaptığı tören, Genel merkez, Ankara ve Ege bölge öğrenci ve çalışanlarının da katılımıyla eş zamanlı gerçekleşti. Mezun olan öğrencilerimiz program sonunda verilen sertifikalarını İstanbul Üniversitesi ve Ünsped Gelişim Akademisyenlerinin takdimi ile teslim aldı.
KALİFİYE İNSAN GÜCÜ YETİŞTİRİLMESİ HEDEFLENİYOR

Programla katılımcıların “gümrük ve dış ticaret mevzuat ve uygulamaları hakkında bilgilenmesi”, “örnek uygulamalarla karmaşık sorunları çözebilecek kapsamlı bir anlayış kazanmaları” ve “dış ticaret süreçlerinde gereken bilgileri ve temel uygulamaları öğrenmeleri” amaçlanıyor. Programın temel hedefi; dış ticaret, lojistik, e-ticaret alanlarında faaliyet gösteren firmaların, gümrük müşavirliği şirketlerinin ve firmaların dış ticaret departmanlarında ihtiyaç duyduğu kalifiye insan gücünün yetiştirilmesi.
PROGRAMA KİMLER KATILABİLİYOR?

Söz konusu sertifika programı “dış ticaret konusunda uzmanlaşmak isteyen bu alanda hiç deneyimi bulunmayan üniversite mezunlarına”, “ithalat ve ihracat işlemlerindeki deneyimini daha da geliştirmek isteyenlere”, “dış ticaret alanında bilgi sahibi olmayı hedefleyen başka sektörlerde çalışanlara”, “bağımsız denetim şirketlerinde kariyer planlayanlara” ve “gümrük müşavirliği mesleğine ilk adımı atmak isteyen adaylara” açık.
60 eğitim saatinin (5 hafta sonu) ardından 2 saatlik değerlendirme sınavıyla son bulacak programı başarıyla tamamlayanlara, İstanbul Üniversitesi tarafından e-Devlet üzerinden sertifika verilecek.
UGM’DE İŞ İMKÂNI…

İşe alım şartlarını taşıyan ve başarı sıralamasında ilk %20’lik dilime giren sertifika sahipleri, gerçekleşecek mülakatın sonucuna göre Ünsped Gümrük Müşavirliği ve Lojistik Hizmetler A.Ş. bünyesinde “Uzman Yardımcılığı” pozisyonuyla istihdam imkânına erişebiliyor.
HANGİ ŞARTLAR ARANIYOR?
İlgili programa katılanlarda; derslerin %80’ine girme, sınavdan 50 puan alma, 30 yaşını aşmamış olma, “hukuk, iktisat, maliye, işletme, muhasebe, bankacılık, kamu yönetimi, siyasal bilgiler, endüstri mühendisliği, lojistik ve filoloji dallarında eğitim veren fakülte ve yüksek okullardan veya denkliği Yüksek Öğretim Kurumu’nca tasdik edilmiş yabancı yüksek öğretim kurumlarından” en az lisans seviyesinde mezun olma veya “diğer öğretim kurumlarından lisans seviyesinde mezun olduktan sonra belirtilen bilim dallarından lisans üstü seviyede diploma almış olma” veya “ön lisans eğitimi veren gümrük, dış ticaret ve Avrupa Birliği konularında uzmanlık programı olan meslek yüksek okullarından mezun olma” şartı aranıyor.
Yeni 5. Dönem Sertifika Programı 7 Ocak 2023 tarihinde başlıyor.
Kişinin İzinsiz Ses Kaydı Alma Eyleminin Suç Teşkil Etmemesi Hangi Durumlara Bağlıdır?
LÜTFİ İNCİROĞLU
Yargıtay’a göre, iki veya daha fazla kişinin, başkalarının bilmeyeceği ve sınırlı bir dinleyici çevresi dışına çıkmayacağı yönünde haklı bir inanç ve iradeyle hareket ederek, herhangi bir aracı vasıta olarak kullanmadan, yüz yüze gerçekleştirdikleri, ancak özel bir çaba gösterilerek duyulabilecek, aleni olmayan, söze dayalı, sesli düşünce açıklamalarının, konuşmanın tarafı olmayan kişi veya kişilerce, ilgilisinin rızası olmaksızın, elverişli bir aletle (sesli bir açıklamayı kuvvetlendirerek veya naklederek onu ses alanının dışına çıkartıp doğrudan doğruya algılanabilir hale getirmeye yarayan her türlü düzenekle) dinlenmesi veya akustik olarak tekrar dinlenebilmesi imkanını sağlayan bir aletle kaydedilmesinin TCK’nın 133/1. maddesinde; en az üç veya daha fazla kişinin, yüz yüze gerçekleştirdikleri, aleni olmayan, söze dayalı düşünce aktarımlarının, söyleşinin tarafı olan kişi veya kişilerce, ilgililerinin rızası olmaksızın, bir aletle kaydedilmesinin aynı Kanun’un 133/2. maddesinde kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması başlığı altında suç olarak tanımlandığı, söyleşiden farklı olarak, iki kişi arasında gerçekleşebilecek olan konuşmada, konuşan tarafların, aralarında geçen sözleri kaydetmesi, TCK’nın 133/1. maddesi kapsamında suç olarak tanımlanmamış olup, koşulları bulunduğu takdirde eylemin aynı Kanun’un 134. maddesinde düzenlenen özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu oluşturabileceği; elverişli bir aletle dinlenilen veya kaydedilen konuşma veya söyleşiden elde edilen bilgiler sayesinde kendi veya üçüncü kişi lehine, maddi ya da manevi yarar, yani; fayda veya avantaj sağlanması; bu bilgilerin, menfaat karşılığı olsun ya da olmasın, ilgilisi dışındaki kişi veya kişilere verilmesi ya da diğer kişilerin dolaylı olarak bilgi edinmelerinin temin edilmesinin TCK’nın 133/3. maddesinde ayrıca suç olarak tanımlandığı, 05.07.2012 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yayın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun’un 80. maddesi ile TCK’nın 133/3. maddesinde yapılan değişiklikle, kişiler arasındaki aleni olmayan konuşmaların kaydedilmesi suretiyle elde edilen verilerin hukuka aykırı olarak ifşa edilmesi eylemi suç olarak düzenlenmiştir.
Bu açıklamalar ışığında incelenen dosya kapsamına göre; İlçe Halk Eğitim Müdürü olarak görev yapan sanığın, aynı ilçenin kaymakamı olarak görev yapan katılan tarafından 22.05.2013 tarihinde kaymakamlık makamına çağrıldığı, daha önceki görüşmelerinde katılanın kendisine hakaret ettiğini iddia eden sanığın, olay tarihindeki görüşme sırasında da benzer eylemlerde bulunulabileceği düşüncesiyle, üzerindeki cep telefonunun ses kayıt etme özelliğini açık bırakarak, içeri girdiği ve görüşme esnasında katılanın kendisine söylediği sözleri gizlice kaydettiği, yaklaşık bir hafta sonra, bir siyasi partiye mensup olan ve daha önce kendisini İlçe Milli Eğitim Şube Müdürü olarak görmek istediklerini söyleyen tanıklar ziyaret için yanına geldiklerinde, katılanın kendisine hakaret ettiğinden söz ederek, 22.05.2013 tarihli ses kaydını tanıklara dinlettiği, akabinde konuşmalarının kaydedildiğini işiten katılanın 04.06.2013 tarihinde sanıktan şikayetçi olması üzerine, sanık hakkında başlatılan adli soruşturma kapsamında, sanığa ait cep telefonuna el konularak, şikayete konu ses kaydının kolluk görevlilerince çözümünün yapıldığı,
04.06.2013 tarihli tutanak içeriği ve tarafların beyanlarına göre; 1 dakika 12 saniyesi kaydedilen görüşme esnasında, sanığın, “İyi günler” sözünden sonra, kaymakam olan katılanın, “Ben şurada iki üç ay sonra gideceğim, kimseye tatsızlık filan çıkarmak istemiyorum. Benim canımı sıkmayın yani. Ben mülkiye görevi yapıyorum, 10-11 yıldır yöneticilik yapıyorum, bu kadar rezil bir milli eğitim görmedim. Onu bir kere söyleyeyim. Bu kadar konuşan bir milli eğitim de görmedim bu çerçevede….Hiçbir zaman siyasilerle birlikte olduğunu görmeyeceğim. Eğer görürsem parçalarım. Hem parçalarım, hem aşağılarım. Onun da asabını sinkaf ederim…Hiçbir şey yapmayacaksın. Bunların kararını ben veririm. Ben İlçe Milli Eğitim Müdürü yapacaksam, ben yaparım. Onlar yapamaz. Tamam? Ben yaparım. Onların kıçından mıçından ayrılacaksın…Hiç umurumda da değil yani, bana bir şey de yapamazlar. Hiç bir şey de yapamazlar yani.” şeklinde sözler söylediği, kaydedilen konuşma içeriğinin bir kısmının ise tespitinin mümkün olmadığı anlaşılmakla,
Kaydedilen konuşmanın sadece sanık ve katılan arasında geçmesi ve sanığın tarafı olduğu konuşmayı kaydetmesi nedeniyle TCK’nın 133/1. maddesinde tanımlanan kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması suçunun yasal unsurlarının somut olayda gerçekleşmediği belirlenerek yapılan değerlendirmede; sanığın, başkaca şekilde ispatlanması mümkün olmayan bir hal içerisinde iken, katılanın kendisine karşı suç işlemekte olduğuna dair iddiasını ispatlama ve kaybolma olasılığı bulunan delillerin muhafazasını sağlama amacıyla katılanla aralarında geçen konuşmaları kayda alması nedeniyle hukuka aykırı hareket ettiği bilinciyle davrandığı kabul edilemeyeceği gibi, görüşme sırasında, katılanın özel yaşam alanına dahil ve onun özel hayatının gizliliğini ihlal edecek bir husus kaydedilmediğinden, özel hayatın gizliliğini ihlal suçunun oluşmadığı, katılanın makam odasındaki aleni olmayan konuşmalarını gizlice kaydeden sanığın, bu ses kaydını, katılanın kendisine hakaret ettiğine dair iddialarına delil olarak yetkili adli makamlara vermek yerine, bir siyasi partinin mensubu olan tanıklara hukuka aykırı olarak dinleterek ifşa etmesinden dolayı 6352 sayılı Kanun’un 80. maddesi ile değişik TCK’nın 133/3. maddesi gereğince mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken, yasal ve yeterli olmayan gerekçelerle sanık hakkında görüntü veya seslerinkaydedilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal ve görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçlarından mahkumiyet hükümleri kurulması gerekir”[1].
Sonuç olarak, Yargıtay’ın yukarıda verdiği karar gibi değişik tarihlerde verdiği emsal kararlar dikkate alındığında; bir kişinin izinsiz ses kaydı alma eyleminin suç teşkil etmemesi için öncelikle, kişinin şahsına yönelik olarak gerçekleşen hukuka aykırı davranışı başka şekilde ispat edememesi ve bu konuda başka bir delil bulamaması gerekir. Ayrıca yapılan ses kayıt işleminin sadece mağduriyeti ispat amacı taşıması ve ses kaydının provokatif şekilde yönlendirmelerle elde edilmemesi ve üçüncü kişilere ifşa edilmemesi gerekir. Son olarak, ses kaydının alınmaması durumunda delillerin kaybolma ve bir daha elde edilememesi riskinin bulunması gerekir. Ve ses kaydının ani gelişen durumlar nedeniyle alınması ve alınan ses kaydına sonradan ekleme, çıkarma yapılmaması gerekir.
[1] Y9HD.07.10.2015 T., E.2015/339, K.2015/14731 Legalbank.
Kayıt Formu