Yeni Küresel Araştırma: 2030’da Müşteri Deneyimi Nasıl Olacak?

SAS, 2030’daki müşteri deneyimini konu alan araştırma sonuçlarını açıkladı. Araştırma bulgularına göre, 2030’da müşteri ile olan etkileşimlerin %67’si akıllı makinelerce sağlanacak.

Modern teknoloji, markalarla tüketicilerin bağlantı kurma şekillerini baştan aşağı değiştirdi. Yeni ürünler, hizmetler, tüketiciler ve rakipler geliyor ve gelişmeye devam ediyor. Tüketicilerin davranışları, beğendikleri ve beğenmedikleri değişmeye devam ediyor. 2030’da müşteri deneyimi nasıl olacak? Markalar geleceğin tüketici beklentilerini karşılamak için nasıl dönüşecekler? Bunlar, Futurum Research’ün hazırladığı ve analitik lideri SAS’ın sponsor olduğu “Deneyim 2030: Müşteri Deneyiminin Geleceği” adlı çalışmada ele alınan sorulardan sadece bazıları.

Araştırmaya göre, teknoloji yeniden tasarlanan müşteri deneyiminin ardındaki başlıca itici güç olacak ve markalar tüketicilerin hızına yetişmek ve gelişen tüketici teknolojilerine ayak uydurmak için müşteri ekosistemlerini yeniden kurgulamak zorunda.

Müşteri deneyiminin itici güçleri çeviklik ve otomasyon olacak

Çalışmada yer alan markalar, 2030 itibarıyla, müşteri etkileşimi otomasyonuna doğru yoğun bir yönelim olacağını öngörüyor. Araştırmaya göre, akıllı makineler insanların yerini alacak ve müşteri etkileşimlerinin, gerçek zamanlı etkileşim sırasında verilen kararlar ve pazarlama ve promosyon kampanyalarına ilişkin kararların kabaca üçte ikisinden sorumlu olacak.

Araştırma sonuçlarına göre, 2030’da markalarla dijital cihazlar (çevrim içi, mobil vb.) kullanan tüketiciler arasındaki müşteri etkileşimlerinin %67’si insanlar yerine akıllı makineler tarafından işlenecek ve etkileşim sırasında alınan kararların %69’u yine akıllı makineler tarafından tamamlanacak.

Futurum Research Baş Analisti ve Kurucu Ortağı Daniel Newman şunları söyledi: “Önümüzdeki on yıl içinde insanlarla makineler arasındaki ilişkide hızlı bir büyüme olacağı giderek daha da netlik kazanıyor. Şirketlerin, empati yüklü insansı deneyim sağlamakla tüketicilerin beklentisi olan anlık sonuçlar sunmak arasında hassas bir denge yakalaması gerekiyor. Veri, analitik, makine öğrenimi ve yapay zeka sayesinde makineler bu dengeyi müşterileri tatmin eden ve kuruluşa verimlilik katan daha insani yollarla sağlarken, teknoloji bir köprü işlevi görecek.”

Tüketiciler yeni teknolojileri benimsiyor

Çalışmaya göre, markaların %78’i bugün tüketicilerin mağazalarda teknolojiyle ilgilenirken rahat olmadığına inanıyor. Öte yandan, yine çalışmaya göre, tüketicilerin sadece %35’i bu rahatsızlığı dile getiriyor. Markalarla tüketicilerin inançları arasındaki bu uçurum, dikkatli olunmazsa markaların büyümeleri önünde sınırlayıcı bir faktör olabilir.

Aslına bakılacak olursa, anket sonuçlarına göre tüketiciler 2030 itibariyle yeni teknolojileri daha da çok benimsemeyi umuyorlar:

Markalar açısından, bu düzeyde tüketici kabulü -ve beklentisi- tüketici etkileşimini genişletmek için yeni fırsatlar sunuyor. Öte yandan, her iki tarafın artan beklentilerini karşılamak için markaların tüketici teknolojisi ile pazarlama teknolojisi arasındaki uçurumu kapatacak yeni kapasitelere ihtiyacı var.

SAS Orta Doğu, Türkiye ve Doğu Avrupa Bölgelerinden Sorumlu Pazarlama Direktörü Nurcan Bıçakçı Arcan, konuyla ilgili olarak “Bir müşteriyi yolculuğu boyunca izlemek, müşterinin sonsuz yolculuk permütasyonları hakkında derinlemesine bir anlayışa sahip olmayı gerektiriyor. Müşteriler sayısız kanal ve temas noktasından geçerken hatırlanmak ve anlaşılmak istiyorlar. Markalar hızla harekete geçmek için işletim modellerini yeniden şekillendirmek zorunda. Kişiselleştirebilecekleri bir ölçekte bütüncül bir veri stratejisine, gerçek zamanlı süreç analitiği yeteneklerine ihtiyaçları var” dedi.

Yeni gelişen teknolojiler önümüzdeki on yılda marka başarısının temelini oluşturacak

Müşteri deneyiminin geleceği büyük oranda gelişen teknolojilerle şekillenecek. Araştırmada markalara, 2030’da yeni müşteri deneyimlerine öncülük etmek ve müşteri memnuniyetini artırmak amacıyla bugün hangi “fütürist” teknolojilere yatırım yaptıkları soruldu.

Arcan şunları söyledi: “Yeni alıcı yeni gelişen teknolojilere yöneliyor ve pazarlama kuruluşlarının teknoloji ihtiyaçları üzerinde devasa bir baskı kuruyor.” CMO’lar için bu “hareketli hedef” problemi yaratıyor: Sürekli gelişen bir şeyde öncü olmak zor. Bu bir sorun, çünkü tüketiciler “sürekli açık” erişim, hizmet ve etkileşim istiyorlar.”

Çalışmaya göre, markaların %62’si müşteri etkileşim stratejilerini geliştirmek ve müşteri desteği sağlamak için ses tabanlı yapay zeka asistanlarına yatırım yapıyor. %58’lik bir diğer kesim, ses tabanlı yapay zeka asistanlarına pazarlama ve satış odaklı olarak yatırım yapıyor.

Artırılmış ve sanal gerçeklik (AR/VR) konusunda, markaların %54’ü tüketicilerin bir ürün veya hizmetin görünümü ya da kullanımını görselleştirmelerine yardımcı olmak için yatırım yapıyor. Markaların %53’ü ürün kullanımı ve kendi kendine yapım tekniklerini geliştirmek için AR/VR araçlarını takip ediyor.

Çalışmaya göre ayrıca, markaların %83’ü mağaza içi reklam, etkileşimli oyun ve kamusal etkinlikler için holografik teknolojiye yatırım yapıyor ya da yapmayı planlıyor.

Tüm bu yeni gelişen ve karmaşıklaşan müşteri etkileşimi teknolojileri, markaların veri yönetimi becerilerini, analitik optimizasyon süreçlerini ve otomatik karar alım kapasitelerini yeniden şekillendirmeleri gerektiği anlamına geliyor. Elle tutulur iş sonuçları elde etmek için markaların bu yeni teknolojileri kullanabilmesi şart. Bu yeni uygulamalar, yankıları gelecekte devam edecek olan çok-anlı pazarlama tekniklerini, anlama, işleme, analiz etme, tasarlama ve karar verme kapasitesine sahip olacak.

2030’un sadakat faktörleri

Bugün markaların %58’i müşteri sadakatini sağlayan en önemli faktörün yüksek kalite olduğunu söylüyor fakat pek çok tüketici en önemli faktör olarak düşük maliyetleri ve indirimleri gösteriyor. 2030 için ise tüketiciler, sadakati sağlayacak en önemli üç teknoloji unsurunun mobil uygulamalar, hızlı erişim ve akıllı ev sistemleri üzerinden sipariş verme yöntemleri olduğunu işaret ediyor.

Markalar, yapay zeka, makine öğrenimi ve tahmine dayalı analitiğin de büyük bir rol oynayacağını kabul ediyor, daha derin ve anlamlı müşteri ilişkileri kurmak ve sadakati artırmak için etkileşimlerin arkasındaki zekayı sağlamada ve etkileşimlerin sorunsuz gerçekleşmesinde teknoloji kullanımında 2030’u bir fırsat olarak görüyor.

Newman şu eklemeyi yaptı: “Sadakat oluşturmak, marka gelişiminin başlıca bileşenlerinden biri ve önümüzdeki 10 yıl içinde uzun süredir sadakat tekliflerinin merkezinde yer alan geleneksel fiyatlandırma, kalite ve hizmet matrisinde karmaşıklık göreceğiz. Gelecekte, şirketlerin teknolojiyi benimseme, pazara (ve tüketiciye) hız verme ve sosyal etki yaratma ve ölçme şekli sadakat üzerinde daha büyük bir rol oynayacaktır. Bu daha bugünden başladı ve 2030’da önemi katlanarak artmış olacak.”

Güvenin giderek artan önemi

Bugün belki de markaların önündeki en büyük zorluk, markalarla tüketiciler arasındaki güven uçurumunun üstesinden gelme becerisi. Tüketiciler, markaların kişisel verilerini nasıl işlediği konusunda temkinliler ve bunu değiştirme güçlerinin olmadığını hissediyorlar. Tüketicilerin sadece %54’ü markaların verilerini gizli tuttuğuna inanıyor. Hatta, tüketicilerin yüzde 73’ü kişisel veri kullanımının “kontrolden çıktığına” inanıyor. Markalar tüketicilerin güven duymakta zorlanarak verdikleri kullanıcı verilerinin zenginliği sayesinde sağlayabilecekleri müşteri deneyimini dengelemek için çalışırlarken bu konu önlerine bir engel olarak çıkıyor.

Öte yandan, araştırmaya göre markalar karşı karşıya oldukları risklerin farkındalar. Markaların yüzde 59’u, müşteri bilgilerini güvenceye almanın güçlü bir müşteri deneyimi için en önemli faktör olduğuna kesinlikle katılıyor. Peki, markalar hazır mı? Araştırmaya göre bazı problemler var zira %84’lük bir kesim gizliliğe ilişkin resmi mevzuatlardaki değişikliklerden ve kendilerinin bunlara uymaya hazır olup olmadıklarından kaygılanıyor.

Arcan: “Tüketiciler hayatlarını başkalarına açan teknolojiyi kullanmaya devam ederken işletmelerden iki şey bekliyorlar” dedi: “Beni bir birey olarak anlayın ve gizliliğimi koruyun”. Müşteri deneyimleri oluştururken dengeyi yakalama fırsatı da tam olarak burada yatıyor”.

Anket metodolojisi

Mayıs 2019’dan itibaren Futurum Research, üç düzine ülkede bir dizi tüketici, sanayi ve kamu sektöründen 4.000’den fazla katılımcı ile görüştü.

Egeli İhracatçılar 2020’den İhracat Rekorları Diledi

2019 yılını 214 ülkeye yaptığı 13,2 milyar dolar ihracatla geride bırakmaya hazırlanan Ege İhracatçı Birlikleri 2020 yılından yeni İhracat rekorları diledi.

Ege İhracatçı Birlikleri tarafından Kaya Termal Oteli’nde düzenlenen Yılbaşı Gala Yemeğine Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi evsahipliği yaparken, Ege Bölgesi Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar, Ege Bölgesi Sanayi Odası Meclis Başkanı Salih Esen, İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Emre Kızılgüneşler, Ege İhracatçı Birlikleri Yönetim Kurulu Başkanları, Yönetim ve Denetim Kurulu üyeleri ve eşleri katıldı.

EİB Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi 2019 yılını tüm zorluklara rağmen 2018 yılındaki ihracat seviyesinde geride bıraktıklarını ve 13,2 milyar dolar ihracat rakamına ulaşmanın mutluluğunu yaşadıklarını söyledi.

2019 yılı sonunda faizlerdeki düşüşle birlikte 2020 yılında iş dünyasının finansmana ulaşmasının bir nebze daha kolay olacağına inandığını söyleyen Eskinazi, “2020 yılında daha katma değerli ürün ihraç ederek 15 milyar dolar dövizi ülkemize kazandırmak için 8 bin Egeli ihracatçı 365 gün 24 saat çalışacağız. Türkiye’nin yüzde 5 büyüme rakamına ulaşabilmesi için tek çıkış yolu ihracatını arttırmak. 2020 yılından Türkiye’ye sağlık, mutluluk, bol ihracat ve huzur diliyoruz” dedi.

Ege İhracatçı Birlikleri Yılbaşı Yemeği’nde Ege Hububat Bakliyat ve Yağlı Tohumlar İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Terci’nin doğum günü kutlanırken, konuklar Pop müziğin popüler ismi Ziynet Sali ve Ünal Şen Fasıl Grubu’nun şarkıları ile eğlendi.

 

Kuru Meyve İhracatçıları URGE Projesi ile Verimliliğe Odaklanacak

Kuru meyve ihracatçıları yalın üretim ile verimliliği arttıracak

Türkiye’nin üretim ve ihracatında dünya lideri olduğu çekirdeksiz kuru üzüm, kuru kayısı ve kuru incirde verimli üretimi ve katma değerli ürün pazarlamasını hedefleyen Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği, sektörün güçlü oyuncusu 18 firmayı URGE Projesi’nde buluşturdu.

Ege İhracatçı Birlikleri’nde basın toplantısı düzenleyen, Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Birol Celep, “Ticaret Bakanlığımızın desteklediği Uluslararası Rekabetin Geliştirilmesi (URGE) projemiz kapsamında, yaklaşık 8 ay sürecek olan, Yalın Üretim Teknikleri Danışmanlık Faaliyeti başlığı ile yaklaşık 600 bin lira bütçeli bir çalışmayı bugün itibari ile başlatıyoruz.” dedi.

URGE Projesi ile verimlilik artışı hedefleniyor

Bugüne kadar gerçekleştirilen URGE projelerinde daha çok yurt dışı pazarlamaya yönelik faaliyetlere odaklandıklarını anımsatan Celep, sözlerine şöyle devam etti: “İhracatı arttırmak yalnızca yeni pazar ve müşteri bulmakla sürdürülebilir kılınamıyor. Aynı zamanda müşteri memnuniyetini sağlamak ve karlılığın da artması gerekiyor. Bu URGE Projesi ile yalın üretim teknikleri ile daha az maliyetle, daha kaliteli üretim hedefliyoruz. Amacımız verimliliği arttırmak olacak.”

URGE Projesinin detayları hakkında bilgi veren Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Celep, “URGE projemiz kapsamında, yaklaşık 8 ay sürecek olan, Yalın Üretim Teknikleri Danışmanlık Faaliyeti başlığı ile yaklaşık 600 bin lira bütçeli bir çalışmayı bugün itibari ile başlatıyoruz. Yalın uygulamalarda amacımız, şirketlere ‘balık vermenin ötesinde, balık avlamanın’ öğretilmesidir. Projeyle amacımız, fire, hata, müşteri iadesi gibi kaliteyle ilgili maliyet arttıran problemlerin azaltılması, ürün akış süresinin kısaltılması, çalışanların iş yapma şekillerinin bazı örnek uygulamalarla iyileştirilmesi ve verimin arttırılması, maliyetin düşmesi, çalışan motivasyonunun iyileştirilmesidir” diye konuştu.

İhracatta 2019 hedefi 1 milyar 450 milyon dolar

2019 yılı sonunda kuru meyve ihracatında 1 milyar 450 milyon doları aşmayı beklediklerini dile getiren Celep ihracat rakamlarında geldikleri noktayı şöyle özetledi; “”Çekirdeksiz kuru üzümde 100 bin 410 ton ürün satarken 210 milyon dolar dövizi ülkemize kazandırdık. Kuru kayısıda 47 bin 55 ton karşılığı 122 milyon dolarlık ihracat yaptık. Kuru incirde ise; 31 bin 270 ton incir ihraç ederken döviz karşılığı 118 milyon dolara ulaştı. 2019 yılı ilk 11 aylık döneminde, yüzde 3’lük bir artışla 1 milyar 296 milyon dolarlık ihracat rakamına ulaştık. Yıl sonunda ihracatımızın 1 milyar 450 milyon doları aşmasını ve geçen yıla göre yüzde 7 oranında artış kaydetmesini bekliyoruz.”

”2020 Online Ticaret Sektörü İçin Altın Yıl Olacak”

TOBB E-ticaret Meclisi Üyesi, Ticimax E-ticaret Sistemleri Kurucusu Cenk Çiğdemli, “2019’da e-ihracat cirolarında rekor artış yaşandı. Finansal teknolojiler sektöründeki son gelişmelerle beraber, 2020 online ticaret sektörü için altın yıl olacak” dedi.

Türkiye’de e-ticaret sektörünün 2019’da yüzde 30-35 arasında büyüdüğünü ifade eden TOBB E-ticaret Meclisi Üyesi, Ticimax E-ticaret Sistemleri Kurucusu Cenk Çiğdemli, pazar büyüklüğünün 60 milyar TL’yi aştığını belirtti. Dünya genelinde e-ticaret satış hacminin önümüzdeki yıl 4 trilyon dolara ulaşmasının beklendiğini dile getiren Çiğdemli şunları aktardı:

“Ticimax olarak 2019’u hedeflerimizin üzerinde bir büyümeyle kapatıyoruz. E-ticaret ve e-ihracat altyapısını sağladığımız firma sayısı 9 bini aştı, yüzde 100 büyüme rakamına henüz yıl bitmeden ulaştık. 2019’da Londra ofisimizi açtık, Avrupa pazarına açıldık. 2020’de yurtdışı operasyonlarımızı genişletmeye devam edeceğiz. 2019 yılında üçüncü Ar-Ge merkezimizi Dudullu OSB Boğaziçi Üniversitesi Teknoloji Geliştirme Bölgesi’nde açtık. 2020’de Ar-Ge personelimizi iki katına çıkaracağız. Bu yıl Ar-Ge merkezlerimizde özellikle satış sonrası depo ve lojistik sorunlarına yönelik yazılım çözümleri geliştirdik. İstihdamımız da yüzde 30 oranında arttı. E-ihracat altyapısını sağladığımız şirketlere baktığımızda, 2019’da e-ihracat cirolarında rekor artış yaşandı diyebiliriz. Şirketlerin e-ihracat ciroları yüzde 147 civarında artış gösterdi. 2019’da Ticimax Akademi çatısı altında 9027 kişiye e-ticaret eğitimi verdik. Ayrıca Anadolu’da 50’den fazla ilimizde, KOBİ’lere yönelik ücretsiz e-ticaret ve e-ihracat farkındalık konferansları düzenledik. 2020’de Ar-Ge yatırımlarımızı artıracağız ve eğitimlerimize hız kesmeden devam edeceğiz. 2020 büyüme hedefimizi de yüzde 100 olarak belirledik.”

FİNANSAL TEKNOLOJİLER SEKTÖRE İVME KAZANDIRIYOR

2020 yılının online ticaret sektörü için altın yıl olacağını da ifade eden TOBB E-ticaret Meclisi Üyesi, Ticimax E-ticaret Sistemleri Kurucusu Cenk Çiğdemli, Türkiye’de ödeme hizmetleri için yeni bir dönem başladığını belirtti. 11. Kalkınma Planı çerçevesinde, ‘Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkındaki Kanun’un TBMM tarafından kabul edilmesinin, sektöre ivme kazandıracak bir gelişme olduğunu vurgulayan Çiğdemli, şunları aktardı:

“Bu yeni düzenlemeyle beraber, hem kurumlar hem de bireyler açısından ticareti daha da kolay hale getirecek, yeni nesil dijital ödeme çözümlerinin yolu açılmış oldu. Bir başka gelişme de Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından uygulamaya alınacağı duyurulan Güvenli Mobil Ödeme ve Elektronik Belge Yönetim Sistemi. Finansal teknolojiler alanındaki bu canlanma ilk olarak e-ticaret sektörüne ivme kazandıracaktır.”

VERİ SORUMLULARI DİKKAT ETMELİ

2020’nin gündem konularından birinin de veri ihlallerine yönelik KVKK cezaları olacağını ifade eden Çiğdemli, “KVKK kapsamında veri sorumlusu şirket, kurum ve kişiler için ‘Veri Sorumluları Sicil Bilgi Sistemi’ VERBİS’e son kayıt tarihi 31 Aralık. Kişisel Verileri Koruma Kurumu’ndan (KVKK) yapılan son açıklamaya göre, veri işleyen şirketler veri ihlali yaşamaları durumunda bunu KVKK’ya ve verisi ihlal edilen kişilere bildirmek zorunda. Söz konusu KVKK kararına göre, veri sorumlusu tarafından ilgili kişilere (müşteriler, üyeler gibi) yapılacak olan ihlal bildiriminin açık ve sade bir dille yapılması, kişisel veri ihlalinin olası sonuçları ve alınan önlemler de belirtilmek zorunda. E-ticaret sitelerinin KVKK kapsamında gerekli adımları atması gerekiyor” dedi.

Online Market Alışveriş Tercihleri Açıklandı

Kullanıcıya zamandan kazandıran uçtan uca bir alışveriş deneyimi sunan #çoksüpermarket istegelsin, İstanbul’un 2019’daki alışveriş tercihlerini paylaştı. En çok alışveriş yapılan ilçeler Beşiktaş, Şişli, Sarıyer, Bakırköy, Kadıköy, Ümraniye, Maltepe ve Ataşehir olurken, en fazla para harcanan kategori sıralamasında temizlik malzemeleri birinci sırayı aldı. En fazla siparişi taze sebzeler alırken süt, kahve, maden suyu ve taze meyveler de en çok satın alınan gıdalar arasında yer buldu. istegelsin’de son ayların en çok satan kitabı Ahmet Ümit’in “Aşkımız Eski Bir Roman” adlı eseri oldu. Hafta içi alışverişleri hafta sonu siparişlerine önemli bir fark atarken; en yoğun trafik akşam saatlerinde yaşandı.

Zaman kaybını ortadan kaldırarak market alışverişi yapanların hayatını kolaylaştıran #çoksüpermarket istegelsin, İstanbul’daki kullanıcılarının 2019 yılındaki satın alma tercihlerini açıkladı. İstanbul’un Anadolu yakası sipariş sayısında Avrupa yakasını geçerken, en çok alışveriş yapan, en çok ürün satın alan ve en çok net ciro getiren ilçeler Beşiktaş, Şişli, Sarıyer, Bakırköy, Kadıköy, Ümraniye, Maltepe ve Ataşehir oldu. istegelsin satışlarının çoğunu atıştırmalık, içecek ve yemeklik kategorileri oluşturdu. Bu kategoriyi temizlik malzemeleri izledi.

İstanbul’da yıl boyunca en çok sipariş alan gıda ürünleri arasında taze sebzeler, süt, maden suyu, beş litrelik su ve taze meyve yer aldı.

Taze sebze en çok Beşiktaş’ta tüketiliyor

En çok satın alınan yiyeceklerde taze sebzeler zirveye yerleşirken, en çok taze sebze tüketen semt Beşiktaş oldu. Beşiktaş’ı, sırasıyla Kadıköy, Üsküdar ve Ataşehir takip etti. Taze sebzelerin ardından en çok satın alınanlar arasında yer bulan taze meyveleri en az tüketen ilçe olarak Üsküdar öne çıktı.

Süt, salatalık ve beş litrelik su en çok sipariş edilenlerden

Şişli, Sarıyer ve Beşiktaş’ta en çok satın alınan ürünlerde süt, salatalık ve beş litrelik su birinciliği göğüsledi. Bakırköylüler istegelsin’den en çok kahve sipariş etti. Kadıköy ve Ataşehir ilçeleri maden suyu tüketimiyle öne çıkarken Üsküdar’da en çok süt tercih edildi. Ümraniye en çok çikolata ve gofret siparişi veren ilçe oldu.

Kadıköy organik ve vegan ürün alışverişinde birinci

Günümüzün her geçen gün daha çok kişi tarafından benimsenen sağlıklı yaşam, vegan ve organik beslenme trendlerini alışverişe dönüştüren ilçelerde Kadıköy ilk sırayı aldı. Organik ürün siparişlerinde ise 8’li Organik Yumurta (53-62 gr) başı çekti. İnek sütünün alternatiflerinin rağbet gördüğü günümüzde en çok tercih edilen vegan ürün olarak 1 litrelik Soya Sütü ilk sırada yer buldu.

Şişli soslu seviyor

Ataşehir, Beşiktaş, Kadıköy Uzakdoğu mutfağı ürünleri kategorisinde öne çıkarken, hazır sos kategorisinde en fazla sipariş veren ilçe Şişli oldu.

Son ayların en çok çok satan kitabı Ahmet Ümit’ten

İstegelsin kullanıcılarının talep gösterdiği seçeneklerden bir diğeri de kitap/dergi kategorisi. Ahmet Ümit’in Aşkımız Eski Bir Roman adlı eseri son aylarda istegelsin’den en çok sipariş edilen kitap oldu.

Rekabetin yoğun olduğu evcil dostlara ilişkin ürünlerine gelince, istegelsin kullanıcılarının en çok satın aldığı seçenek olarak Petoncat Marsilya Sabunlu İnce Taneli Topaklaşan Kedi Kumu (10 L) öne çıktı.

Tüketici hafta içi daha çok alışveriş ediyor

istegelsin kullanıcıları hafta içi alışverişini hafta sonuna tercih ediyor. Siparişlerin 71%’i hafta içi, %29’u ise hafta sonu gerçekleşti. Sitede en yoğun trafik ise iş sonrası saatlerine tekabül eden akşamları yaşandı.

*Tüm istatistiksel veriler istegelsin satışları üzerinden hesaplanmıştır.

2020’de Online Ortamda Fatura Nasıl Kesilecek?

Şili’de e-fatura oranının yüzde 85 olduğunu biliyor muydunuz? Birkaç sene evvel yolda anketörlere bilgi verirken KVKK’den haberimiz var mıydı? Nakit kullanımı azaldıkça ATM’lerin geleceğini hiç düşündünüz mü? Kamu bankalarını neden daha çok kullanmaya başlayacağız? Tüm bu soruları yönelterek geleceğin finans uygulamalarına dair analizler yapan Uzman Mali Müşavir Evren Özmen, portal üzerinde e-arşiv faturası düzenlenmesini tüm adımlarıyla paylaştı.

2020 yılında ödeme sistemleri, ödeme yöntemleri, dijital vergiler ve KVKK gibi çeşitli alanlarda hazırlanan kanunların hızla yayılacağı bir yıl olacak. Özmen Mali Müşavirlik Kurucu Ortağı Uzman SMMM Evren Özmen, 2020 yılının başından itibaren geçerli olacak portal üzerinde e-arşiv fatura düzenlenmesi ile ilgili merak edilen tüm detayları bir araya getirdi.

2020 yılı başından itibaren belli tutarları aşan faturaların kağıt fatura olarak düzenlenmesi mümkün olmayacak. Bu nedenle hem tarafınıza kesilen hem de tarafınızdan kesilen faturaların Gelir İdaresi Başkanlığı’nın web sayfası üzerinden düzenlenmesi gerekecek.

Hangi faturalar kağıt olarak düzenlenemez?

  • Vergi mükellefi olmayanlara düzenlenecek katma değer vergisi dahil 30.000TL tutarını aşan faturalar
  • Vergi mükelleflerine düzenlenecek katma değer vergisi dahil 5.000 TL tutarını aşan faturalar
  • Bu faturaların altında olan faturalar da istenirse online ortamda düzenlenebilir.
  • Yurtdışına kesilecek faturalarda sınır 30.000 TL olarak dikkate alınacaktır.

Fatura düzenlemek için ne yapmalı?

Fatura düzenlemek için internet vergi dairesi şifrenizin olması yeterlidir. E-imza, mali mühür alınmasına şu aşamada gerek bulunmamaktadır. Fatura düzenlenmesi için bir ücret ödenmeyecektir.

Hangi web sayfası üzerinden fatura düzenlenecektir?

Fatura ekranına ulaşmak için öncelikle https://ebelge.gib.gov.tr sayfasına giriş yapılması gerekiyor. Bu sayfadaki “e-Belge Portal Uygulamalarına Giriş” sekmesinden fatura düzenleme sayfasına ulaşılarak ilerlenir.

Sisteme giriş

e-Arşiv Fatura düzenlemek isteyen mükellefler aşağıdaki şekilde açılan ekrandan interaktif Vergi Dairesi kullanıcı adı ve şifresi ile sisteme giriş sağlamalıdır.

Fatura düzenlenmesi 1’inci adım

Aşağıdaki şekilde işlem yapılmak istenen modül seçim ekranı belirir, ilgili alandan “a-Arşiv Portal” kısmı seçilir.

Fatura düzenlenmesinde 2’nci adım

İlk defa sisteme giriş sağladığınızda kullanıcı bilgilerinizi kontrol etmelisiniz.

Fatura düzenlenmesinde 3’üncü adım

Ekranın sol tarafında bulunan “Belge işlemleri” kısmına tıklanarak “5000/30000 TL Fatura Oluştur” kısmından fatura düzenleme ekranına ulaşılır.

Fatura düzenlenmesinde 4’üncü adım

Fatura bilgileri bölümü doldurulur.

Fatura düzenlenmesinde 5’inci adım

Alıcı bilgileri ile ilgili bölüm doldurulur.

Fatura düzenlenmesinde 6’ncı adım

Mal ve hizmet bilgileri ile ilgili detaylar doldurulur.

Fatura düzenlenmesinde 7’nci adım

Toplam kısmının kontrol edilmesi gerekir. Özmen bu konuda özellikle Kooperatiflerde kira faturası düzenlenirken “vergi ekle” bölümünden stopajın eklenmesi gerektiğini hatırlatıyor.

Fatura düzenlenmesinde 8’nci adım

Tüm bilgileri doldurduktan sonra “oluştur” butonuna basmadan önce banka hesap bilgileri veya güncel bakiyeyi yazabilirsiniz. Unutmayın, “oluştur” butonuna bastığınızda faturanız direkt onaylanmaz, taslaklar bölümüne alınır.

Fatura düzenlenmesinde 9’uncu adım

Taslaklara aldığınız faturayı onaylama aşamasından önce “görüntüle” bölümünden mutlaka kontrol edin. Fatura onaylandıktan sonra iptali ve düzeltilmesi mümkün değildir. Faturayı onaylamak için GİB imza butonuna basmanız gerekir.

Fatura düzenlenmesinde 10’uncu adım

GİB imzaya bastıktan sonra cep telefonunuza gelen şifreyi ilgili alana yazmanız gerekir.

Fatura düzenlenmesinde 11’inci adım

Şifrenizi yazdıktan sonra aşağıdaki gibi “onay” mesajı ekranda belirir.

Faturanızı, fatura listesinden bilgisayarınıza indirebilirsiniz.

‘Türkiye’nin En Başarılı 10 Genci Açıklandı’

Dünyanın en büyük ve en eski sivil toplum organizasyonlarından birisi olan JCI (Junior Chamber International) tarafından 1983 yılından bu yana düzenlenen, “Ten Outstanding Young Persons of the World”ün Türkiye ayağı olan ‘TOYP – Türkiye’nin 10 Başarılı Genci’ yarışmasının 2019 yılı sonuçları açıklandı.

TOYP Türkiye 2019 Direktörü Deniz TÖREN, JCI İstanbul Şube Başkanı Fatih KATİPOĞLU ve JCI Türkiye Başkanı Burcu Erol’un konuşmaları ile başlayan Gala Gecesi, her kategori birinicisinin katılımcılara tanıtılması ve ödül takdimleri ile devam etti.

JCI İstanbul Şube Başkanı Fatih KATİPOĞLU “ Son 1,5 yıl içerisinde; Goteborg Başkanlar Akademisi, Lyon Avrupa Konferansı ve Tallinn Dünya Kongresine katılarak JCI’ın sunduğu Liderlik ve Dünya Vatandaşlığı fırsatını deneyimleme şansım oldu. Aynı zamanda ülkemizi uluslararası arenada temsil ettiğimiz bu organizasyonda yaptığımız projeler ve temsiliyetler ile birçok kez adımızdan olumlu anlamda söz ettirdik. TOYP gibi anlamlı bir proje sayesinde ülkemizin yetiştirdiği liderlerin çalışmalarını desteklediğimiz ve çevrelerine ilham vermelerine olanak sağladığımız için çok mutluyum. Önümüzdeki yıl Yokahama,Japonyada gerçekleşecek Dünya Kongresinde de dünya birincileri çıkararak gurur gecesi yaşayacağımıza eminim” dedi.

Gala gecesine katılım gösteremeyen İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İMAMOĞLU’nun TOYP’UN 25.yılını kutladığı, dilek ve temennilerini ilettiği telgrafı okundu.

Genç Liderler ve Girişimciler (JCI) Türkiye Derneği adına JCI İstanbul Şubesi tarafından 25 yıldır hayata geçirilen TOYP –Türkiye’nin 10 Başarılı Genci projesi, toplumsal gelişime katkısı bulunan ve daha iyi yarınların peşinde koşan ülkemizin başarılı gençlerinin çalışmalarını görünür kılmayı, onları daha duyarlı ve aktif vatandaş olmaları yönünde teşvik etmeyi amaçlıyor.

2019 TOYP Türkiye Kategori Birincileri;

İş Dünyası, Ekonomi ve/veya Girişimcilik; Sn. Emine Saraç
Siyaset, Hukuk ve Kamu Yönetimi; Sn. Derya Durlu Gürzumar
Bilimsel Önderlik; Sn. Doç. Dr. Sefaattin Tongay
Kültürel Başarı; Sn. Dr. İlker Işık
Çevre Korumacılığı ve Ahlaki Önderlik; Sn. Emrah Kurum
İnsan Haklarına, Çocuklara ve Dünya Barışına Katkı; Sn. Nuri Dağdelen
İnsanlığa ve Gönüllü Kuruluşlara Hizmet; Sn. Samet Başkonuş
Fen ve Teknik Gelişme; Sn. Doç. Dr. Koray Aydın
Kişisel Başarı; Sn. Muratcan Çiçek
Tıbbi Yenilik ve Buluşlar; Sn. Yrd. Doç. Dr. Tolga Sütlü
JCI TÜRKİYE Senato Ödülü; Sn. Emrah Ceylan
Yukarıdaki kategoriler için alınan yüzden fazla başvuru, alanında uzman ‘jüri komitesi’ tarafından değerlendirilmiş ve içlerinden en başarılı 10 Genç kategori birincisi olarak seçilmiştir. Tüm birinciler, 03 Aralık Salı akşamı, IBB Mekan Sponsorluğu ile Cemal Reşit Rey Konser Salonunda gerçekleşen ’2019 TOYP Türkiye Ödül Töreni’nde ‘Türkiye’nin On Başarılı Genci’ olarak kamuoyuna açıklanmıştır.

Birincilere ödüllerini vermek üzere;

-Alphan MANAS (Girişimci, Fütürist Derneği Kurucusu ve Onursal Başkanı)

-Cavit GANİÇ (Bakırköy Belediye Başkanı Yardımcısı)

-Plt. H. Murat ERSOY (TALPA Yönetim Kurulu Başkanı)

-SODEV Başkanı Ertan AKSOY

-Jeofizik Uzmanı Dr. Oğuz GÜNDOĞDU

-İstanbul Barosu Başkanı Av. Sayın Mehmet DURAKOĞLU

Gibi değerli misafirler gala gecesine katılım göstermiştir.

JCI Türkiye Senato Ödülünü veren Alphan MANAS 10 dakikalık bir konuşma yaparak gece ile ilgilili duygularını paylaşmıştır.

2019 yılı TOYP Türkiye Birincileri, başarılarını ayrıca 2020 yılında Yokahama,Japonya’da olacak JCI World Congress’de gerçekleşecek ‘TOYP Dünya Finalleri’ ile uluslararası platforma taşıma şansına sahip olacaktır.

2018 yılı TOYP Türkiye Birincileri, başarılarını ayrıca 2019 yılında gerçekleşen ‘TOYP Dünya Finali’ne, uluslararası platforma taşıma şansına sahip olmuştur. Dr. Gözde Durmuş, Duygu Yılmaz ve Selçuk Yusuf Arslan ilk 20’de olma hakkını kazanarak Dünya finallerinde ülkemizi temsil etmiştir. Finallerde yapılan oylamalar sonucunda, Dr. Gözde Durmuş ve Duygu Yılmaz Dünyanın Başarılı 10 Genci arasına girerek, “TOYP Dünya Birincisi” olarak ilan edilmiştir. Dünyanın 10 başarılı genci arasına giren birincilerimiz 112 ülkeden 4000 JCI Üyesinin katıldığı, eylül ayında Tallinn,Estonya’da gerçekleştirilen 2019 JCI World Congress’te ödüllerini aldılar.

TOYP Türkiye, 25 yıllık geçmişinde ‘18 Dünya Birincisi’ çıkararak TOYP Dünya genelinde üstün bir başarıya imza atmıştır.

Önceki yıllarda ki Dünya Birincilerimiz,

Dr. Gözde Durmuş, “Tıbbi Yenilik ve Buluşlar” (2019);
Duygu Yılmaz, “İş Dünyası, Ekonomi ve/veya Girişimcilik” (2019);
Dr. Burçin Mutlu Pakdil, “Bilimsel Önderlik” (2018);
Dr. Engin Durgun, “Akademik Önderlik” (2017);
Ahmet Kuzubaşlı, “İş Dünyası, Ekonomi ve/veya Girişimcilik” (2017);
Dr. Mehmet Z.Baykara, “Fen ve Teknik Gelişme” (2016);
Dr. Canan Dağdeviren, “Tibbi Yenilik ve Buluşlar” (2016);
Bulut Ersavaş, “İş Dünyası, Ekonomi ve Girişimcilik” (2014);
Tülin Akın, “İş Dünyası Ekonomi ve/veya Girişimcilik” (2013);
Hasibe Kızıltaş, “İnsanlığa ve Gönüllü Kuruluşlara Hizmet” (2013);
Şafak Pavey, “İnsan Haklarına, Çocuklara ve Dünya Barışına Katkı” (2011);
Tuğba Kalafatoğlu, “Siyaset, Hukuk ve Kamu Yönetimi” (2009);
Utkan Demirci, “Tıbbi Yenilikler ve Buluşlar” (2009);
Dr. Hilmi Volkan Demir, “Bilimsel Önderlik” (2007);
Dr. Hasan Alanyalı, “Fen ve Teknik Gelişme” (1999);
Harun Güçlüsoy, “Çevre Korumacılığı ve Ahlaki Önderlik” (1999);
Dr. Arın Namal, “İnsanlığa ve Gönüllü Kuruluşlara Hizmet” (1998);
Erol User, “İnsan Haklarına, Çocuklara ve Dünya Barışına Katkı” (1988)
kategorilerinde ülkemize “TOYP Dünya Birinciliği” kazandırmıştır.

Genç Liderler ve Girişimciler (JCI) Derneği Hakkında;

JCI (Junior Chamber International) – Uluslararası Genç Liderler ve Girişimciler Derneği, dünya çapında 117 ülkeden 18 – 40 yaşları arasında 150.000’i aşkın üyesiyle faaliyet gösteren dünyanın en büyük ve en eski sivil toplum kuruluşlarından birisidir.

“Genç aktif vatandaşlar için önde gelen küresel ağ olmak” vizyonuna odaklanan JCI üyeleri, “Gençlerin yetişmesi için fırsatlar sunarak toplumun pozitif gelişimine katkı sağlamak” misyonunu gerçekleştirmek için çalışmaktadır.

JCI’nın proje ve aktivitelerini destekleyen milyonlarca üyesi bulunmaktadır.

JCI, üyelerine ihtiyaç duyacakları imkanları geliştirecek fırsat alanları sunarak ve liderlik vasıflarını geliştirerek, üyelerinin yaşadıkları toplumda pozitif değişimi gerçekleştirmeye katkıda bulunmalarını amaçlar.

Üyelerin kişisel becerilerini ve liderlik vasıflarını geliştirmesini, sosyal sorumluluk ve girişimcilik ruhu kazanmasını, üyeleri arasındaki takım çalışması ve dayanışmasını ön planda tutar.

AİMSAD Başkanı Mustafa Erol: ‘2020atılım yılımız olacak’

Ağaç işleme makineleri sektörünün2019 yılını değerlendiren ve 2020 öngörülerini paylaşanAİMSAD Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Erol, “2020 Türkiyeiçin atılım yılı olabilir. Büyüme, 2019’un önüne geçecek.Hem iç pazarda, hem de ihracatta ciddi bir artış yaşayacağız”dedi.

Son 5 yılda gerçekleştirdiğiçalışmalarla ağaç işleme makineleri sektörünün sesi halinegelen AİMSAD’ın Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Erol, ağaçişleme makineleri sektörünün 2019 yılını değerlendirdi ve2020 öngörülerini paylaştı.

2019’un ilk çeyreğinin durgun geçtiğinisöyleyen Erol, ikinci çeyrekle birlikte işlerin açıldığını,2020’de ise sektörün atılım yapacağını dile getirdi.Sektörün büyümesinin 2019’un önüne geçeceğini belirten Erolhem iç pazarda, hem de ihracatta ciddi bir artış yaşanacağınıkaydetti.

2019 yılında ilk çeyreğin durgungeçtiğini söyleyen Erol, “Tabi öncesinde 2018 çok zor bir seneoldu. İç pazarın inşaat sektöründeki durgunluktan etkilenmesive firmaların ihracata yönelik çaba içine girmesiyle geçti.2019’un ilk çeyreği de Türkiye’de durgundu. İkinci çeyrekte,bir miktar piyasaların da kötüden iyiye doğru ivmelenmesindendolayı işler açıldı. Üçüncü çeyrekte nispeten faizlerin dedüşmesiyle, beklemediğimiz şekilde iyi bir yıl geçirdik.Özellikle Woodtech fuarı, bizim için iç piyasanın göstergesiydi,iyi bir fuar geçtiğini gördük. İç piyasada da talepler,ihracatın da etkisiyle arttı. Çünkü mobilya sektörü de içpiyasada bir iş olmadığı için, yurt dışına ihracat yapmakamacıyla kaliteli makineler kullanmak zorunda. 2018 krizi insanlarıihracata yönlendirdi. Firmalar olan pazarlardan ziyade, yeni hedefpazarlar belirledi ve bu konuda başarılı olundu. Dördüncüçeyrek de fuarın da etkisiyle iyi geçti. 2019 yılının genelinebaktığımız zaman, iç pazarı geçen yıla göre yüzde 50 dahaiyi bir pozisyonda kapatacağız” dedi.

İlk10 ayda ithalatın 2 katı ihracat

Ağaçişleme makineleri sektörünün 2019’un ilk 10 ayında toplamihracatının 79 milyon dolar olduğunu söyleyen Mustafa Erol,ithalatın ise 38 milyon dolar düzeyinde olduğunuifade etti. Erol, en çok ihracat yapılan ülkelerise ise sırasıylaCezayir, Irak, Romanya, Bulgaristan, Rusya Federasyonu, İspanya,Polonya, Mısır, Birleşik Krallık ve Kosova oldu. İthalatta iseilk 10’u sırasıyla Almanya, Çin, İtalya, İsviçre, Avusturya,Tayvan, Fransa, Finlandiya, Hindistan ve Güney Kore olduğunubildirdi.

‘Amerika ve Güney Asya yeni hedefpazarlar’

2020’nin Türkiye için bir atılım yılıolabileceğini belirten Mustafa Erol, değişik hedef ülkeler, hiçbeklenmeyen ama AİMSAD ve sektördeki firmaların da çalıştığıülkelerin hedef pazar listesine girebileceğini açıkladı. Bupazarlara örnek veren Erol, “Örneğin Amerika, Vietnam,Endonezya, Malezya gibi Güney Asya ülkeleri ilgili de çabalararttı. Arap ülkelerinin ihracattaki payı bir miktar düşebilir,kendi içlerindeki kriz nedeniyle. Kuzey Afrika aynen devam edebilir,diye düşünüyorum. Çin hala devam eden küresel bir oyuncu.Zaten Çin yüzyılı geliyor, bana göre. Ama onlar da bir pazar”dedi.

Mobilya sektörünün makine yatırımınaihtiyacı olacak

Türkiye’nin 2020’yi ciddi bir artıylakapatacağını vurgulayan Erol, oranı tahmin edemediğini, hiçbeklemedikleri gelişmeler yaşandığını aktardı. Siyasi vejeopolitik durumların iyiye gittiğine değinen Erol, MerkezBankası’nın faizleri düşürmesi, diğer ekonomik göstergelerinyanı sıra, bankaların kredi verme iştahlarının gittikçearttığını kaydetti. Bu nedenle iç pazarda ciddi bir hareketlenmebeklediğini ifade eden Erol, şöyle devam etti: “Bizim eğrimizikontrol ettiğimiz yer inşaat sektörü. İnşaat sektöründeki herartı hareket bize misliyle geri dönüyor. Tahminime göre buanlamda da büyük bir sıçrama yaşayacağız. Büyüme, 2019’unönüne kesinlikle geçer. Hem iç pazarda, hem de ihracatta ciddibir artış göreceğiz. Hem döviz bazlı artış yaşayacağız,hem de iç pazarda. Mobilya firmaları da ihracata yöneldi ve ciddialıma geçmek zorundalar. Çünkü 2-3 yıldır yatırımyapmıyorlardı. Bizde de makine parkurları çok çabuk eskiyor.Güncellenmesi gerekiyor, moda çok çabuk değişiyor. Klasik makinesektörü değiliz biz. Önümüzdeki dönemde de değişikyükselmeler bekliyoruz. 2020 bizim için beklentilerin çok üzerindebir yıl olabilir. Eksi yazacağını düşünmüyorum.”

‘Avrupa’da ilk 3’e

dünyada ilk 6’ya gireceğiz’

Türkiye’deki ağaç işleme makinelerisektörünün Avrupa’daki sıralamalarda rakipleriyle arasında çokbüyük farklar olmadığını söyleyen Erol, sektör olarak ilk 3’eçıkmak için çabaladıklarını bildirdi. İtalya ve Almanya’dansonra 3’üncü olmak istediklerini kaydeden Erol, Avrupa’da ilk3’e gelindiğinde de dünyada ilk 6’ya gireceklerini, bunu da2023’e varmadan halledeceklerini aktardı.

AİMSAD’ın 2020 hedefleri

AİMSAD’ın 2020 yılında odaklanacağıkonulardan bahseden Erol, ilk olarak firmaların kurumsallaşması vemarkalaşması için bir çalışma yapabileceklerini, bu konuda birçalıştay olabileceğini dile getirdi. Devletinçıkartmış olduğu yeni teşvikler hakkında daüyelere yönelik çalışmalar olabileceğini paylaşan Erol,eğitimle alakalı dokunuşları olacağının altını çizdi.Ayrıca; “Kötü bir 2018’den geldiğimiz için firmalar çokfazla taşın altına elini sokmak istemiyor. Ama 2020’de inşallahonlardan bu konuda çok destek alacağız. Çünkü eğitim bizimbirinci en önemli kıstasımız. Elimizden ne geliyorsa yapmakistiyoruz.“ dedi.

“Yurtdışındaki hedef pazarlar dışındaki kritik pazarlarla ilgiliroadshow’lar yapabiliriz. O da ciddi anlamda hem emeğimizi, hemvaktimizi alıyor. Bu konuda finansman da ayırmamız gerekiyor. O daolabilir. Güzel bir yıl olacağı için dernek de güzel yıllardagüzel işler yapar” diyerek derneğin 2020 hedeflerini aktardı.

TÜGİAD GENEL BAŞKANINDAN 2019 YILI DEĞERLENDİRMESİ

YAPISAL REFORMLAR İLE 2020 EKONOMİSİ CANLANACAKTIR

EKONOMİMİZİN SAĞLIKLI VE GÜÇLÜ NEFES ALMASI, İÇİN “YAPISAL VE EKONOMİK REFORMLAR” ŞART

TÜGİAD Genel Başkanı Anıl Alirıza Şohoğlu 2019 yılına dair ekonomik değerlendirmelerde bulundu.

Hem Türkiye hemde dünya ekonomileri açısından oldukça zor bir yılı geride bıraktıklarını söyleyen Şohoğlu “2018’in Ağustos ayı ile başlayan yüksek faiz ve yüksek döviz kurlarının etkisiyle daralmaya başlayan Türkiye ekonomisi, 2019 yılında art arda ilk 3 çeyrekte daraldı. Bu süreçlere ilave olarak da yerel seçimlerle başlayan siyasi belirsizlikler, dış ilişkilerde yaşanan Suriye F-35 S-400 krizleri ve Dünyada devam eden ticaret savaşları ülkemiz iş dünyası için oldukça zor bir yıl olmasına neden oldu. Türkiye’nin her türlü olumsuzluğa rağmen 2019 yılını küçükte olsa pozitif bir büyüme ile neticelendirecek olması beklenmektedir” ifadelerini kullandı.Sektörel bazda incelendiğinde özellikle inşaat sektöründe bir küçülme olduğunu aktaran Şohoğlu “2019 yılının ilk dokuz ayında ortalamada %9.3 daralma ile inşaat sektörü diğer sektörlerin gerisinde bir performans sergilemiştir. 2019 yılında çift haneli gerileyen tek sektör inşaat sektörüdür. Toplamda 21 yılın değerlerine baktığımızda 2008 küresel kriz döneminde üst üste 7 çeyrek daralan inşaat sektörü bu sene daralmada 5. çeyreğini geride bırakmıştır. Buna bağlı olarak inşaata girdi sağlayan çok sayıda imalat sektöründe işler iyiye gitmemiştir” dedi.

Türkiye ekonomisi pozitif büyümeyi yakaladı

Son açıklanan büyüme rakamlarını da değerlendiren Anıl Alirıza Şohoğlu “2019 yılının üçüncü çeyreğinden ülkemiz %0,9 büyümüştür. Üç çeyrektir negatif tarafta olan Türkiye ekonomisi, dördüncü çeyrekte pozitif büyümeyi yakalamış görünmektedir. Ancak ne yazık ki son dönemde ekonomimizin darboğaza girmesine neden olan sorunlarımızın devam ettiğinin de altının çizilmesi gerekmektedir. 2020 yılında, 2019 yılına göre başta hukuk olmak üzere yapısal reformları yerine getirirsek nispeten daha olumlu bir yıl yaşayabiliriz” açıklamasında bulundu.

Faiz indirimleri piyasayı rahatlattı

“Merkez Bankası’nın reel sektörü canlandırmak ve yatırım iştahını arttırmak amacıyla ardı ardına yaptığı faiz indirimleri ile finansman maliyetindeki azalma girişimcinin biraz nefes almasına imkan tanımış piyasalarda olumlu bir etki yaratmıştır” açıklamasında bulunan Şohoğlu sözlerine şunları ekledi: “Merkez Bankamızın ardı ardına faiz indirimleri ile finansman maliyetindeki azalma girişimcinin nefes almasına imkan tanımaya başlamıştır. Merkez Bankasının gösterge faizinde bu ay içerisinde 200 baz puanlık indirimi, 2020 yılında Türkiye’nin beklenen %3’ün üzerinde büyüme oranını yakalaması için atılan bu yılın en son adımıdır. Enflasyonda %9 gibi tek hanenin yakalanması ile birlikte 2020’de faiz düzeyinde daha aşağıların görülmesi de mümkün olacaktır. Bu konjonktüre olumlu baz etkisinin eklenmesiyle enflasyonun yüzde 25’lerden yüzde 11 seviyelerine hızlı bir şekilde gerilemesine şahit olduk. 2019 yılını enflasyonda, YEP’te hedeflenen yüzde 11-12 bandında kapatacağız. 2019 yılında ekonomimizin yumuşak karnı olarak tabir ettiğimiz cari açık sorununun, cari fazlaya dönüştüğüne tanıklık ettik. Düşük faiz bir yandan 2020’de bir yandan iç talebi hareketlendirirken aynı zamanda firmalarımızın finansmana erişim imkânını artıracaktır ki 2020’de firmalarımızın karlılıklarında önemli bir artış görülebilecektir.”

İşsizlik yüzde 14 ile Türkiye’nin en önemli sorunu

2020’ye dair ön görülerini de paylaşan Şohoğlu yapısal reformların önemine dikkat çekti. Bu etkinin sürdürülebilir olması için bazı noktaların altını çizen Şohoğlu “2020’de reel sektörün kredi iştahının üretim, istihdam ve ihracata yansımasını belirtiğimiz gibi ancak yapısal ve ekonomik reformların da gerçekleştirilmesi etkiyi artıracaktır. Ekonomimizin sağlıklı ve güçlü bir biçimde nefes alması, “yapısal ve ekonomik reformlar” ile bağışıklık sisteminin güçlendirilmesine bağlı. Hukukun üstünlüğü, eğitim, demokrasi, İfade özgürlüğü, kurumların bağımsızlığı ve liyakati esas alan bir sistemin inşası ekonomik reformların temelini sağlamlaştırır. Demokrasimizi geliştirirsek, ekonomimiz de gelişecektir. 2020 yılında mali disiplin noktasında daha dikkatli olmamız gereken bir dönemde olmamız gerekiyor. İşsizlik yüzde 14 ile Türkiye’de en önemli sorunlardan biri. İnşaat sektöründe 500 bin kişi işini kaybetti. Özellikle genç işsizliğin yüzde 27’lere yükselmesi, 2020 yılında istihdam artırıcı politikaların acil olarak devreye alınması gereğini ortaya koyuyor. Bankacılık sektörünün kredi iştahında artış gözlense de özel sektörün yatırım harcamalarında hala istenen düzeyde değiliz. Özel sektörün hem güvenin hem de yatırım iştahını artırmamız gerekiyor.”

Divan Grubu’nun Genel Müdürü Murat Tomruk Oldu

Otel, restoran ve pastane zinciriyle hizmet veren Divan Grubu’nun yeni Genel Müdürü Murat Tomruk oldu.

Galatasaray Lisesi mezunu Murat Tomruk, University of Massachusetts’de Bilgisayar Mühendisliği eğitimini tamamladıktan sonra University of Pennsylvania’da aynı dalda yüksek lisans yaptı. 1988 yılında satış temsilcisi olarak girdiği Koç Sistem’de Endüstri ve Ticari Sektör’den Sorumlu Genel Müdür Yardımcılığı görevine kadar yükseldi. Bu süreçte 1994-1995 yıllarında Koç Üniversitesi’nde İşletme Yüksek Lisansını tamamladı. Tomruk, 2002 yılı itibarıyla üstlendiği Koç Bilgi Grubu’nun Pazarlama Direktörlüğü görevini 2005 yılına kadar sürdürdü. 2005-2015 tarihlerinde Koç Holding Stratejik Planlama Koordinatörlüğü görevini yürüten Tomruk, son dört yıldır Setur’da Turizm’den sorumlu Genel Müdür Yardımcısı olarak görev alıyordu.

Profesyonel kariyeri paralelinde fotoğrafçılık alanına önem veren Tomruk, açtığı iki kişisel serginin yanı sıra, çeşitli ulusal ve uluslararası yarışmalarda derece sahibidir. Evli ve 2 kız çocuğu sahibi olan Tomruk, ileri düzeyde İngilizce ve Fransızca bilmektedir.