ABD ambargosuna rağmen sektörün ihracatı yüzde 26.5 arttı
Takım tezgahı ihracatçıları, ABD ile yaşanan karşılıklı ambargoya rağmen ihracatlarını artırmayı başardı. TİAD Başkanı Hakan Aydoğdu, yılın ilk yarısında ABD’ye yapılan ihracatın yüzde 12.6 düştüğünü ancak, yeni pazarlarla bunu telafi ederek toplam ihracatı yüzde 26.5 artırdıklarını söyledi. Aydoğdu ayrıca, gelecek dönemde küresel ekonomimi en büyük oyuncuları arasında yer alması beklenen Çin, Meksika, Hindistan ve Brezilya’yı ihracat için hedef Pazar olarak belirlediklerini söyledi.
Türkiye ‘100 Günlük Eylem Planı’ kapsamında yeni bir ekonomik atağa kalktı. Yüzlerce projenin dahil olduğu eylem planı kapmasında ihracatçıların yeni pazarlar keşfetmesine olanak sağlayacak destekler de yer alıyor. Türkiye’deki makine ve takım tezgahı üreticileri de bu kapsamda yeni pazarlar bulmak adına kolları sıvadı. Takım Tezgahları Sanayici ve İşadamları Derneği (TİAD) Başkanı Hakan Aydoğdu, son dönemde küresel çapta yaşanan ekonomik savaşın, krizler yarattığı gibi bazı fırsatlar da doğuracağını belirterek, “Sektörümüz oldukça güçlü durumda. Ülkeler arası yaşanan siyasi krizlerin ekonomik boyuta taşınması, kimsenin arzu ettiği bir durum değil. Ancak her türlü durumla başa çıkabilmemiz ve bunu avantaja çevirebilmemiz gerekiyor” dedi.
İHRACATIMIZ YÜZDE 26.5 ARTTI
Takım tezgahları sektöründe ABD ile karşılıklı olarak uygulanan ambargoların sektöre çok büyük bir etkisi olmadığını söyleyen Aydoğdu “2018 yılının ilk 6 ayında ABD’ye yapılan ihracatta yüzde 12.6’lık bir düşüş yaşandı. Ancak, diğer ülkelere olan ihracatın artışı ile bu düşüşün etkisi hissedilmedi. Takım tezgahlarının toplam ihracatı ilk 6 ayda yüzde 26.5 artış gösterdi. ABD’den yapılan ithalatta 2018 yılının ilk yarısında yüzde 27.8’lik bir düşüş gerçekleşti. Bu düşüş AB ülkeleri, Japonya, Kore ve Tayvan menşeili makinalarla tolere edildi. İthalatta da ihracata benzer şekilde ilk 6 aylık dönemde yüzde 24,4’lük bir artış gerçekleşti. Bu iki gösterge de Türkiye imalat sanayinin güçlendiğine ve büyüdüğüne işaret etmektedir” diye konuştu.
ÜRETİM KALİTESİ İLE AVANTAJLIYIZ
Türkiye’nin takım tezgahı üretimi konusunda avantajlı olduğunu söyleyen Aydoğdu “Hedef pazarların ihtiyacı, Türkiye’nin üretim konusunda elinin güçlü olduğu sac işleme ve şekillendirme makinaları alanında bulunuyor. Bu alanda kalite/fiyat dengesine bakıldığında Türkiye avantajlı pozisyonda” diye konuştu. ABD pazarının ambargo uyguladığı ülkelere Türk ihracatçılarının girebileceğini söyleyen Aydoğdu “ABD’nin hem AB ülkeleri ile hem de komşuları olan Kanada, Meksika ve diğer Güney Amerika ülkeleri ile olan sorunları iyi analiz edilip gerekli adımlar atılabilirse Türk makina ihracatçıları için ciddi bir avantaj sağlanabilir” açıklamasını yaptı.
ÇİN, MEKSİKA VE HİNDİSTAN
Takım tezgahları üretici ve ihracatçılarının hedef olarak gördüğü pazarlardan bahseden TİAD Başkanı Hakan Aydoğdu şunları söyledi: “İhracatta ilk 5’te yer alan Rusya, Polonya, Almanya, ABD ve Kanada’daki payımızı artırmak için çalışmalar yürütülüyor. Bu ülkelere ek olarak ülkelerin sektörel potansiyelleri göz önüne alındığında Meksika, Brezilya, Hindistan ve Çin hedef pazar olarak görüyoruz. Meksika’nın takım tezgahları tüketimi yaklaşık 3 milyar dolar civarında. Meksika’nın takım tezgahları ithalatı yaptığı ülkelere bakıldığında da en büyük payı ABD ve Japonya almaktadır. Sac işleme ve şekillendirme makineleri başta olmak üzere en büyük hedef pazarlardan biridir. Yine Brezilya, özellikle pres, abkant ve panç tezgahlarını ithal etmektedir. Takım tezgahları ithalatının yaklaşık yüzde 40’ını sac işleme ve şekillendirme makineleri oluşturmaktadır. Hindistan’ın yıllık yaklaşık 1 milyar dolarlık bir ithalat yaptığı göz önüne alındığında, özellikle yerli üreticilerimiz için ciddi bir pazar olacaktır. Çin ise bu ülkeler arasında en büyük pazara sahip olandır. Takım tezgahları ithalatında Çin’in özellikle Chongqing, Hubei ve Shaanxi bölgeleri öne çıkmaktadır.”
Yeni havalimanı yolcu taşımacılığı ihalesinde Havaş-Altur-Free Turizm konsorsiyumu en iyi teklifi verdi
Şehir merkeziyle İstanbul Yeni Havalimanı arasında verilecek ulaşım hizmeti için İETT tarafından bugün düzenlenen ihalede en iyi teklifi Havaş–Altur– Free Turizm konsorsiyumu verdi. İhale kapsamında İstanbul Yeni Havalimanı’na 150 otobüsle 18 hatta yolcu taşımacılığı faaliyetini 10 yıl süreyle konsorsiyum üstlenecek.
TAV Havalimanları’nın iştiraki Havaş’ın içinde yer aldığı konsorsiyum, İstanbul Yeni Havalimanı’na yolcu taşımacılığı için açılan ihalede en iyi teklifi verdi. Gerekli onayların alınmasının ardından, havalimanının açılmasıyla birlikte hizmete başlayacak olan konsorsiyumda Havaş’ın yüzde 30 payı bulunuyor. İETT İşletmeleri Genel Müdürlüğü’nde düzenlenen ihalede İstanbul Yeni Havalimanı ve Beylikdüzü Tüyap, Otogar, Bakırköy, Yenikapı-Sirkeci, Beşiktaş, Alibeyköy, Kadıköy, Pendik, Hacıosman, Tepeüstü, Arnavutköy, Kemerburgaz, Sarıyer, Başakşehir, Bahçeşehir, Mahmutbey, Halkalı, Mecidiyeköy arasında hatları ihaleye çıkarıldı.
Havaş Genel Müdürü Kürşad Koçak, ‘’Havaş olarak yer hizmetleri operasyonumuzla bulunacağımız İstanbul Yeni Havalimanı’na, ortaklarımızla birlikte yolcu taşımacılığı faaliyetimizi de taşımaktan memnuniyet duyuyoruz. Hali hazırda Türkiye’nin batısından doğusuna 21 havalimanında ve 38 güzergahta havalimanlarıyla şehir merkezi arasında karşılıklı seferlerimiz bulunuyor. Yolcularımıza seyahatlerini tamamlayan konforlu, kaliteli ve güvenli bir ulaşım hizmeti sunmaya odaklanarak yolcu memnuniyetini önceliğimiz olarak görüyoruz. Bu alanda 35 yılı aşkın süredir edindiğimiz deneyim ve bilgi birikimimizi konsorsiyum ortaklarımızla birlikte İstanbul Yeni Havalimanındaki faaliyetlerimize aktararak, son trend teknoloji ve donanımlara sahip 150 aracımızla 18 hatta yolcularımıza hizmet vereceğiz’’ dedi.
Türkiye’de üniversite öğrencilerinin zamanı dersten çok işte geçiyor
HSBC Grubu’nun “Eğitimin Değeri: Başarının Bedeli” raporuna göre; Türkiye’de bir üniversite öğrencisi eğitim masraflarını karşılamak için günde ortalama 4.9 saat yarı zamanlı bir işte çalışırken, derslerde günde ortalama 2 saat zaman geçiriyor.
HSBC Grubu’nun Türkiye’nin de dahil olduğu 15 ülkeden 10 binden fazla ebeveyn ve bin 500 üniversite öğrencisi ile gerçekleştirdiği araştırma, aile ve öğrencilerin üniversite eğitimi masraflarının karşılanmasına ilişkin tutum ve davranışlarına yönelik çarpıcı bulgular ortaya koyuyor. “Eğitimin Değeri: Başarının Bedeli” raporuna göre; ebeveynler çocuklarının üniversite eğitimi masraflarını karşılamak için ek işlerde çalışıyor, tatillerinden fedakarlık ediyor ve borçlanıyor. Öğrenciler ise ailelerinden aldıkları finansal desteğin yanı sıra günde birkaç saat ücretli işlerde çalışarak masrafların karşılanmasına destek oluyor.
Türkiye’deki üniversite öğrencilerinin eğitim süreçleri boyunca ortalama harcama dağılımı
|
Üniversite öğrencileri günde yaklaşık 5 saat ücretli bir işte çalışıyor
Türkiye’den 502 ebeveynin ve 100 öğrencinin katıldığı araştırmanın sonuçlarına göre; bir üniversite öğrencisinin okul ücreti, konaklama, faturalar ve yaşam giderleri dahil olmak üzere eğitim süreci boyunca toplam harcaması ortalama 87 bin TL. Ebeveynler ise çocuklarının üniversite eğitimi boyunca toplamda ortalama 49 bin TL harcadıklarını ifade ediyor. Araştırma sonuçları, öğrencilerin arada oluşan yaklaşık 38 bin TL’lik farkı yarı zamanlı işlerde çalışarak kapatmaya çabaladıklarını gösteriyor. Türkiye’de her 5 üniversite öğrencisinden 4’ü günde ortalama 4.9 saat yarı zamanlı bir işte çalışıyor. Derslerde ise günde ortalama 2 saat zaman geçiriyor. Yarı zamanlı işlerde çalışan öğrencilerin yarısından fazlası (%53) finansal ihtiyaçtan dolayı çalıştığını belirtirken, %38’i ise üniversite mezuniyetinin ardından iş bulmasına yardımcı olacak deneyimi kazanmak için çalıştığını ifade ediyor.
Büyükanne-büyükbaba desteğinin en yüksek olduğu ülke Türkiye
Ebeveynlerin %21’i büyükanne ve büyükbabaların torunlarının üniversite eğitimi masraflarına katkı sağladıklarını ifade ediyor. Türkiye, büyükanne ve büyükbaba katkısının araştırmanın gerçekleştirildiği ülkeler arasında (küresel ortalama %7) en yüksek olduğu ülke olarak ön plana çıkıyor.
Her 10 aileden yalnızca 1’i üniversite eğitimi için birikim yapıyor
Araştırmaya Türkiye’den katılan ailelerin %91’i çocuklarının üniversite eğitimi masraflarını günlük kazançlarından karşıladıklarını belirtirken, yalnızca %11’i belirli bir birikim veya yatırım hesabından karşıladıklarını ifade ediyor. Ebeveynlerin %68’i (küresel ortalama %49) çocuklarının eğitimi için birikim yapmaya önceden başlamış olmayı arzuluyor. %62’si daha düzenli ve daha fazla birikim yapmış olmayı, %24’ü ise çocuklarına para yönetimi hakkında eğitim vermiş olmayı diliyor.
Eğitim masrafları için en çok Türkiye’deki aileler borçlanıyor
Araştırma sonuçlarına göre; Türkiye’deki ebeveynlerin %73’ü (küresel ortalama %53) çocuklarının eğitim masraflarını karşılamak için sosyal aktivitelerinden ödün veriyor. %39’u ise daha uzun saatler veya ikinci bir işte çalışıyor. Bununla birlikte; ebeveynlerin %71’i (küresel ortalama %35) eğitim masraflarını karşılamak için borçlandıklarını ifade ederken; Türkiye, araştırmanın gerçekleştirildiği ülkeler arasında ebeveynlerin eğitim masraflarını karşılama amacıyla borçlanma oranının en yüksek olduğu ülke olarak dikkat çekiyor. Ebeveynlerin %63’ü borçlanmalarının ana sebebinin okul ücretini karşılamak olduğunu ifade ederken, %38’i tablet veya dizüstü bilgisayar gibi teknolojik cihaz satın alımlarının da etkili olduğunu ifade ediyor.
Ebeveynlerin %54’ü üniversite eğitimi için gerçekleştirdikleri borçlanmalarda kredi kartını kullanıyor. %29’u uzun vadeli, %23’ü kısa vadeli kredi aldığını belirtirken, %22’si aile üyeleri veya arkadaşlarından borç aldıklarını dile getiriyor.
HSBC Türkiye Bireysel Bankacılık ve Birikim Yönetimi Genel Müdür Yardımcısı Ayşe Yenel, HSBC Grubu’nun küresel çapta gerçekleştirdiği araştırma ile ilgili şu değerlendirmeyi yaptı:
“Araştırmanın sonuçları gösteriyor ki Türkiye’de ailelerin çoğu (%83) çocuğunun üniversite eğitiminin karşılanmasına destek olmaya çalışıyor ancak toplam eğitim masrafları ailelerin öngördüklerinden ya da beklediklerinden çok daha yüksek çıkıyor. Ailelerinin desteğine rağmen pek çok öğrenci harcamalarını karşılamak için ücretli ek işlerde çalışıyor. Aileler de çocuklarının eğitim masraflarını karşılamak için büyük fedakarlıklarda bulunuyor. Araştırma, Türkiye’deki ailelerin %68’inin çocuklarının eğitimi için birikim yapmaya daha önceden başlamış olmayı dilediğini de ortaya koyuyor. Ailelerin eğitim giderleri için sağlam bir finansal planlama yapması, maliyet yönetiminin aile içinde konuşulması ve olası ek harcamalara ilişkin farkındalığın arttırılması, ebeveynlerin ve çocukların üzerindeki finansal baskıyı azaltabilecekken, kısa vadeli ve plansız borçlanmadan kaçınılmasına olanak sağlayacaktır.”
Pratik adımlar
Araştırma sonuçlarında ailelerin çocuklarının eğitimini planlarken atabilecekleri pratik ve etkili adımlar şöyle sıralanıyor:
- Planlamaya erkenden başlayın Eğitim için erkenden planlama ve birikim yapmak çocuğunuzun potansiyelini gerçekleştirmesine ve ailenizin finansal durumu üzerindeki baskının azalmasına destek olabilir. Profesyonel danışmanlık hizmeti almak, daha iyi planlamalar ve bilinçli seçimler yapmanıza yardımcı olacaktır.
- Maliyetler konusunda gerçekçi olun Çocuğunuzun yüksek öğrenimini finansal olarak nasıl destekleyeceğinizi planlarken, eğitimi boyunca oluşabilecek tüm maliyetleri göz önünde bulundurun.
- İyi finansal alışkanlıklar aşılayın Online olarak kullanıma açık olan bütçelendirme araçlarından faydalanarak, çocuğunuzun eğitim maliyetlerini planlama ve yönetmesine yardımcı olun.
- Farklı yeteneklere yatırım yapın Çocuğunuzun seçtiği kariyer alanının gerektirdiği vasıflara sahip olmasını sağlayacak bir eğitim rotası belirlemesine yardımcı olmanın yanı sıra, problem çözme ve sosyal beceriler gibi gelecekte çalışma hayatında ihtiyacı olabilecek yetenekleri edinmesine destek olun.
HSBC Grubu ‘Eğitimin Değeri – Eğitimin Bedeli’ Raporu Hakkında[1]:
Eğitimin Değeri, küresel eğitim trendlerine yönelik olarak HSBC Grubu’nun yürüttüğü bağımsız bir tüketici araştırma çalışmasıdır. Araştırma, dünya genelinde ebeveyn ve öğrencilerin eğitime ilişkin tutum ve davranışlarına yönelik bulguları içermektedir. Eğitimin Bedeli isimli küresel rapor, seride beşinci araştırma olup 15 ülke ve bölgedeki 10 bin 478 ebeveyn ve bin 507 öğrencinin görüşünü yansıtmaktadır. Araştırmanın yapıldığı ülkeler arasında Avustralya, Kanada, Çin, Mısır, Fransa, Hong Kong, Hindistan, Endonezya, Malezya, Meksika, Singapur, Tayvan, Türkiye, Birleşik Arap Emirlikleri, Birleşik Krallık ve Amerika Birleşik Devletleri yer almaktadır. Raporda yer alan bulgular, hâli hazırda eğitim alan (veya yakın zamanda alacak) 23 yaşında veya daha küçük en az bir çocuğu olan ailelerle ve 18 ila 34 yaş arasında lisans veya yüksek lisans eğitimi almakta olan öğrenciler ile yapılan ve tüm ülkeyi temsil eden bir ankete dayalıdır. Ankete Türkiye’den 502 ebeveyn ve 100 öğrenci katılmıştır. Anket Ipsos MORI tarafından Mart ve Nisan aylarında online olarak gerçekleştirilmiştir.
Tedarik Zinciri Yönetimi Eğitimi 27-28 Eylül
Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği – Birlikte Eğitim
Eğitim başvurusu için; birlikteegitim.org ve info@birlikteegitim.org
Eğitimin Amacı:
Günümüzde uluslararası pazarlarda şirketler değil tedarik zincirleri rekabet etmektedir. Tedarik Zinciri Yönetimi, kısaca sürekli ve hızlı ürün/hizmet akışlarını organize etmek ve işletme iş süreçlerini bir bütün olarak görmektir. Bu çerçevede yurtiçi ve uluslararası tedarikçilerle ilişkilerden fabrika ortamına, depo yönetiminden dağıtım planlamasına kadar bir dizi faaliyeti sürekli etkileşim halindedir.
Eğitim içerisinde işletmelerin özellikle üzerinde durduğu tedarik stratejisinin belirlenmesi, tedarik zinciri tasarımı, planlama ve operasyon konuları üzerinde durulmaktadır.
Tedarik zinciri yönetimi; tahminleme, satınalma, kaynak kullanımı, üretim planlama, akış ve süreç yönetimi, pazarlama, satış sonrası destek, hizmet, lojistik ve dolaylı olarak finans ve insan kaynakları yönetimi de dahil olmak üzere işletme bütününü ilgilendirmektedir.
Tedarik Zinciri Yönetimi eğitiminin amacı, bugünün ve geleceğin şiddetli rekabet ortamında başarının Tedarik Zinciri Yönetimi’nden geçtiğini vurgulamaktır.
Eğitimin Süresi: 2 Gün
Eğitimin İçeriği:
- Tedarik Zinciri Yönetimi ve Temel Evreleri
- Tedarik Zinciri Kararları
-
- Tedarik Zinciri Stratejisi ve Tedarik Zinciri Tasarımı
-
- Tedarik Zinciri Planlaması
-
- Tedarik Zinciri Operasyon
- Tedarik Zinciri Süreçleri
-
- Tedarikçi İlişkileri Yönetimi
-
- İçsel Tedarik Zinciri Yönetimi
-
- Müşteri İlişkileri Yönetimi
- Tedarik Zinciri Performansı; Stratejik Uygunluğun ve Odağın Başarılması
- Stratejik Uygunluğun Başarılması
- Müşteri ve Tedarik Zinciri Belirsizliğinin Anlaşılması
- Tedarik Zinciri Yeteneklerinin Anlaşılması
- Stratejik Uygunluğun Sağlanması
-
- Stratejik Odağın Başarılması (Şirketler Arası ve Operasyonlar Arası Odak)
- Yerel Maliyetin Minimize Edilmesi Anlayışı
- İşlevsel Maliyetin Minimize Edilmesi Anlayışı
- Şirket Karlılığının Maksimize Edilme Anlayışı
- Şirket Değerinin Maksimize Edilme Anlayışı
- Çeviklik (Şirketler Arası ve Operasyonlar Arası Odak)
- Tedarik Zinciri Performans Yönlendiricileri ve Ölçütler
- Tesisler ve Tesislerle İlişkili Ölçütler
- Stok ve Stoklarla İlişkili Ölçütler
- Taşıma ve Taşıma İle İlişkili Ölçütler
- Bilgi ve Bilgiyle İlişkili Ölçütler
- Kaynak ve Kaynak İle İlişkili Ölçütler
- Fiyatlandırma ve Fiyatlandırma İle İlişkili Ölçütler
- Tedarik Zinciri Metodolojileri
- Tedarik Zinciri Ön Çalışmaları
- Yol Haritasının Oluşturulması
- Geleneksel Satınalma Anlayışından Stratejik Kaynak Stratejisine Geçiş
- Tedarik Zinciri Yazılımının Seçilmesi
- Tedarikçi Hayat Eğrisi Kavramı
- Tedarikçi Seçimi ve Ön Değerleme
- Tedarikçi İlişkileri Yönetimi
- Tedarikçi Performans Değerlemesi
- Tedarikçi Geliştirme
- Tedarik Zincirinde Koordinasyon; İşbirliği ve Güven
- Tedarik Zinciri Yönetimi Genel Değerlendirme
| EĞİTMEN Prof. Dr. Murat Erdal PROGRAM Eğitim Tarihi: 27-28 Eylül 2018 Eğitim Süresi: 2 gün Ders Saati: 09:30 – 17:30 |
| EĞİTİM ÜCRETİ 600 TL (KDV Dahil, kişi başı) |
| EĞİTİM YERİ TSPB Av. Bedii Ensari Eğitim Salonu Büyükdere Caddesi No:173 1.Levent Plaza A-Blok Kat 4 1.Levent/İSTANBUL |
| BAŞVURU birlikteegitim.org |
|
TSPB Birlikte Eğitim |
Satınalma Dergisi Eylül 2018 Çıktı
Değerli Yöneticiler,
2018 Yaz dönemi döviz dalgalanmaları ve onun yol açtığı belirsizliklerin yorumlandığı bir dönem oldu. Gelinen noktada ekonominin işletmelerimizi yeni kararlara sevk edeceği kuşkusuz. Mevcudu koruma ve sürdürülebilir nakit akışlarının sağlanmasında zorluklarla mücadelede yetkin yöneticilere ihtiyacımız var. Özellikle ithalata bağlı gelişen sektörlerde risklerin daha dikkatle değerlendirilmesi gerekmekte. Önümüzdeki yıllarda satınalma ve tedarik zinciri yöneticilerinin önemi daha artacak. Tedarik zinciri yapılanma-sını kurgulayan firmalar bir adım önde olacak. Maliyetlerin kontrolünde ise satınalma operasyonları iyiden iyiye mercek altına giriyor. Doğru tedarikçiler-le güvene dayalı doğru sözleşmelerin yapılması hayati hale geliyor.
Üretimde dışa bağımlılığın azaltılmasına yönelik yeni yatırım ve teşvikler daha fazla konuşuluyor adımlar atılıyor. KOBİ’lere yönelik teşvik paketlerinin kapsamı genişletiliyor.
Yerli üretim ve yurt içi tedarikçilerle çalışma mecburiyetimizin olduğu yıllardayız. Fabrikalarımızın çalışması ve istihdamın artması için gayretimiz artıyor. Yurtiçi tedarikçilerimizin dünya ile rekabet avantajını yükseltmesini amaçlayan “yerli ve milli satınalma” anlayışı daha da kuvvet kazanıyor.
Kurumsal Satış Kampanyalarınızı Satınalma Cep’te Düzenleyin
Firmalarımızın ürün (standart ya da atıl stok) ve hizmetlerini hedef kitleye doğrudan iletilmesinde satış fırsatları sunuyoruz. Güncel kurumsal satış fırsat ve kampanya listesini www.satinalmadergisi.com/kampanyalar sayfamızdan da inceleyebilirsiniz.
Satınalma Cep kurumsal pazarda (B2B) firmalar için tüm Türkiye’yi kapsayacak yeni büyüme noktaları ve fırsatlar üzerine çalışmaktadır. Satınalma Cep Uygulamasını telefonunuza indirip incelediğinizde teklif alma (toplama), teklif verme, satış kampanyaları, fırsat özellikleri ve Tedarikçi Arama Motoru özelliklerini göreceksiniz.
Tedarikçi üyeliği ve iş ortaklığı kapsamında çözümler:
Başlangıç aşamasında ücretsiz Tedarikçi Sayfası ile sisteme firma girişinizi yapabilirsiniz.
Satınalma Cep Firma Kayıt Linki: https://satinalmadergisi.com/ucretsiz-kayit/
• Tedarikçi Üyeliği (Günde sadece 1 TL) ;
Satınalma Cep Ekosisteminde firma sayfası ve 20 adet ürün listeleme sayfanız hayata geçirilir.
Satınalma Dergisi’nde haber ve bültenlerinizle yer verilir. Tedarikçi olarak girdiğinizde faaliyet alanınıza uygun müşteri ve talepler tarafınıza yönlendirilir. Aynı zamanda güncel satınalma taleplerine teklif verebilirsiniz.
• İş Ortaklığı Programı ;
İş Ortaklığı Programı ile firma sayfası, 50 adet ürün listeleme sayfanızla birlikte tüm şirketlere fırsatlar (indirimli kampanya) sunabilirsiniz. Kampanya ve indirimlerle, kurumsal müşterilere doğrudan ulaşabilirsiniz. Satınalma Dergisi’nde haber, röportaj ve bülten çalışmalarına yer verilmesi, telefon bildirimi (notification) yapılmaktadır.
– 21 Kasım 2018 Satınalma ve Tedarik Zinciri Yönetimi Konferansı – Firma ve Yönetici Ödülleri İçin Başvurunuzu Yapınız
“Büyüyen Ekonomilerde Satınalma ve Tedarik Zinciri Yönetimi” konferansımızın hazırlıklarını sürdürüyoruz. Firma ve kamu kurumlarımızla bilgilendirme toplantıları yapıyoruz. Alanlarında başarı gösteren firma ve yöneticilerimize ödüllerini de vereceğiz. Konferans programı ve ödül kategorileri için Tedarik Zinciri sayfalarımızı http://www.tedarikzinciri.org/egitimler/konferans_2018/ inceleyebilirsiniz.
Bu sayımızda yazıları ile katkı veren değerli yönetici ve akademisyenlerimize teşekkür ediyorum. İşlerinizde bolluk ve bereket diliyorum.
EDİTÖR
PROF. DR. MURAT ERDAL
www.muraterdal.com
Vestel, IFA’da Yerli Üretimin Gücünü Gösterdi
Vestel, 28. kez katıldığı Berlin’deki IFA Fuarı’nda yerli üretimin ve Türkiye’nin kapasitesini dünyaya gösterdi. 3 bin 800 metrekarelik standında 730 ürün sergileyen Vestel, teknolojisi, tasarımı, çevreye duyarlı ürünleriyle fark yarattı. Vestel Şirketler Grubu İcra Kurulu Başkanı Turan Erdoğan “Her zaman tüketicileri en yeni teknolojilerle buluşturmak için çalışıyoruz. Teknolojimizle, tasarımlarımızla dünya devleriyle rekabet ediyoruz. Son teknoloji beyaz eşya ve TV’lerin yanı sıra bugün ilk defa göreceğiniz Venus’ün son modeli Z30, hem tasarım hem de performans olarak dünyadaki rakiplerine kafa tutacak bir ürün” dedi.
Vestel, 31 Ağustos – 5 Eylül tarihleri arasında Berlin’de düzenlenen Avrupa’nın en büyük tüketici elektroniği fuarı IFA’da yerli üretimin gücünü gösterdi. 28’inci kez katıldığı IFA’da 3 bin 800 metrekarelik standında teknolojileri, tasarımları ve rekortmen ürünleriyle dikkat çeken Vestel, sergilediği 730 ürün ile farkını ortaya koydu.
“Vestel bir teknoloji şirketi”
Vestel’in 8 Ar-Ge merkezindeki 1.600 kişilik ekibi, Vestel’i ileri taşıyacak ürünler yaratmak için çalışıyor. Vestel Şirketler Grubu İcra Kurulu Başkanı Turan Erdoğan “Ultra ince çerçevesiz televizyon modelleri, sesle komut edilebilen beyaz eşya ürünleri, deterjanını otomatik ısmarlayan çamaşır makinesi gibi ezber bozan teknolojiler, bu ekibin yaratıcılığı, bilgisi ve merakı ile ortaya çıktı. Ar-Ge ve üretim mühendislerimiz akıllı şehir ve akıllı ev platformlarında yer alan yapay zeka yazılımları ve elektrikli araba şarj üniteleri gibi pek çok yeni konuda çalışmalarını sürdürüyor. Her yıl gelirlerimizin yaklaşık yüzde 2’sini Ar-Ge’ye ayırıyoruz. Biz ürün üretmenin ötesinde teknoloji üretiyoruz” dedi.
Rekor patent başvurusu
Avrupa Patent Ofisi’ne en çok patent başvurusu yapan ilk 100 şirket sıralamasındaki tek Türk şirketi olan Vestel, başvurularıyla Türkiye’nin de aralarında bulunduğu 38 üye devlet ve ek 6 ülkede birden tanınacak. Turan Erdoğan “Uluslararası arenada rekabet etmenin temelinde yenilikçilik yatıyor. 2017 yılında 408 patent başvurusu yaparak, dünya devlerini geride bıraktık. Listeye ilk 50’den girmemiz yenilikçilik anlayışımızı bir kez daha ispatladı” diye konuştu.
Geleceğin teknolojisi
“Kendimizi Endüstri 4.0’ın en büyük sahiplenicisi olarak görüyoruz” diyen Erdoğan, Endüstri 4.0’ın Vestel City’ye tamamen entegre edilmesiyle birlikte verimliliği ve kaliteyi en üst seviyeye çıkaracaklarını söyledi. Turan Erdoğan “Bu dönüşümü Türkiye’de ilk gerçekleştiren fabrikanın Vestel City olması için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bu dönüşüm; maliyetleri düşürecek, üretim hızı ve esnekliği kazandıracak, yüksek kalite ve düşük fire oranı sağlayacak ve know-how, yüksek nitelikli insan kaynağına ulaştıracak” dedi.
Akıllı Evler, Akıllı Şehirler ve Nesnelerin İnterneti alanında Vestel’in adının sıkça duyulacağının altını çizen Erdoğan, “2016 yılında tüm dünyada 6,5 milyar adet cihaz birbiriyle bağlantılıyken, 2017 yılında bu rakam yüzde 31 artarak 8,4 milyara ulaştı. 2021 yılında ise bu rakamın 22,5 milyara ulaşacağı öngörülüyor. Ayrıca 2020 yılına kadar 492 milyon jest, mimik ve hareket sensörlü cihazın hayatımıza gireceğini tahmin ediliyor. Yaşam tarzını ve alışkanlıklarını kökten değiştirecek yeni teknolojiler hızla hayatımıza girerken Vestel olarak bizim durmamız mümkün değil. İnsanların hayatlarını nasıl kolaylaştırabiliriz diye düşünen bir marka olarak, akıllı evin kilidini biz açmalıyız dedik. Buzdolabından çamaşır makinesine, klimadan tartıya, aynadan engelliler için tasarlanan bastona, telefondan fırına kadar tüm ürünlerimizi akıllandırdık. Akıllı ürünler hayatımızın ayrılmaz bir parçası haline geldiğinde Vestel tüm ürün gamıyla bu sürece hazır olup, sektöre bu konuda öncülük edecek” şeklinde konuştu.
Ödüllü tasarımlar
Sadece teknolojisiyle değil, tasarımlarıyla da dikkat çeken Vestel ürünleriyle dünyanın prestijli tasarım yarışmalarından da ödülle dönüyor. Geçen yıl IFA’da tanıtılan ultra ince çerçevesiz TV ve uzaktan kumanda dünyada tasarımın Oscar’ı olarak kabul edilen Red Dot Product Design Award’dan iki ödül aldı. En prestijli teknoloji ve tasarım yarışması Plus X Award’da 6 farklı ürünü ile 18 ödül alan Vestel, tüketici elektroniği kategorisinde ‘En Yenilikçi Marka’ seçildi.
Çevreye dostu ve rekortmen ürünler
Çevreye duyarlı ürünleri ile enerji verimliliğini ön planda tuttuklarını belirten Turan Erdoğan “Biz büyük bir sanayi kuruluşuyuz. Doğaya saygı çerçevesinde üretiyoruz. Ürettiğimiz ürünlerin enerji verimli olmasıyla hem tüketicimizi hem de ülkemizin kaynaklarını korumayı hedefliyoruz. En az su kullanan, en az elektrik kullanan, en sessiz ürünlerin üretim süreçlerinde de çevreye saygıyı ön planda tutuyoruz. Bu konuda o kadar iddialıyız ki Avrupa Çevre Ödülleri’nde Türkiye’yi temsil edeceğiz” dedi.
Vestel’in IFA’da Sergilediği Ürünler ve Öne Çıkan Teknolojileri
Venus Z30
Vestel Z30, gerçek anlamda parlayan zarif bir kombinasyon için camı ve metali bir araya getiriyor. Dokunmatik ekran üzerinde yer alan kavisli 2.5D cam ve her iki tarafta metal gövdeyi çevreleyen arka kısımdaki kavisli 3D cam, tutuşu rahat bir hale getiriyor. Kenardan kenara bakıldığında, kristal berraklığındaki Notch tipi 6,18” Full HD+ Incell IPS ekran, kullanıcılar için önemli olan her şeyin tek bakışta görülmesini sağlıyor. Z30, kullanıcıların tüm videoları ve şarkıları yanında taşımasını sağlayan yüksek boyutta bir belleğe (64 GB) sahip. Bir microSD kartla da bu kapasite arttırılabiliyor. 2,5 GHz sekiz çekirdekli Mediatek işlemcisi ve 4 GB RAM belleği bulunan Z30’un arka ikili kamerasında Faz Algılamalı Otomatik Odaklama ve AutoFocus işlevi yer alıyor. 16 MP’lik ön kamera, selfie’lerin her zaman harika gözükmesini sağlıyor. Z30’da ayrıca telefonu etkinleştirmek için Face ID işlevi de bulunuyor.
Akıllı Ev/Şehir Ekosistemleri
Vestel global akıllı ev platformlarının oluşturduğu ekosistemlerin tamamı ile uyumlu çalışabilen ürünlerini tüketiciye sunuyor. Vestel’in geliştirdiği TV, buzdolabı, çamaşır makinası, bulaşık makinası, pişirici cihazlar ve klimalar artık tüm ekosistemlerle entegre çalışıyor. Sesle komut ile gelişen bu ekosistemler önümüzdeki yıllarda nesnelerin interneti ve yapay zekanın tüketicilerin evine girmenin kapısını açacak.
GRAVITA – OLED Akıllı TV
Vestel, 65” OLED TV’ler için yeni bir akıllı stand sistemi geliştirdi. Güçlü bir ses sitemine sahip TV farklı tasarıma sahip standı ile aynı zamanda mobil cihazlarla daha kolay kullanım deneyimi sunuyor. Kozmetik tasarımı ile de dikkat çeken Gravita, ev dekorasyonuna yönelik en son trendlerle uyumlu.
8K TV
Vestel 8K TV’ler 7680 x 4320 çözünürlükteki 8K TV ile 4K TV’lere kıyasla 4kat, FHD TV’lere kıyasla 16kat daha fazla ayrıntı sunacak.
VacumBag – 7 kat daha uzun raf ömrü
Raf ömrü, tüketiciler için önemlidir. Bunun yanı sıra oksidasyon nedeniyle milyonlarca gıda ürünü çöpe gidiyor. Sosis, peynir ve biftek gibi gıda ürünleri genelde tek kullanımda tüketilmediğinden, ambalajları açıldığında kullanım ömürleri azalmaya başlar, bakteriler ve zararlı mikroorganizmalar hızlıca çoğalır. VacumBag teknolojisi ise gıdaların vakumlanarak 7 kata kadar daha uzun süre saklanmasına, kokuların karışmamasına ve soğutucu/dondurucu bölümlerinde daha fazla ürün depolanmasına imkân sağlıyor. Vakum teknolojisi özellikli buzdolaplarında kapakta bulunan vakum bölmesine poşeti yerleştirip, vakum tuşuna basmak yeterli.
FermentStore
Vestel FermentStore teknolojisi, fermente edilmiş gıda ürünü üretmek isteyen, ancak ideal koşullara ve alana sahip olmayanlara büyük kolaylık sağlayacak. FermentStore teknolojisi, kullanıcılara fermentasyon ve saklama için ideal koşulları sağlar. Yoğurt, kefir, ekmek hamuru, sirke, turşu gibi 7 farklı gıda ürününün mayalanma işleminin ardından doğru koşullarda soğutulmasını ve saklanmasını sağlar. FermentStore bölgesi ayrıca soğutma ve dondurma işlevlerine de sahip.
En Fazla Enerji Verimliliğine Sahip No-Frost Kombi Buzdolabı
ProDrive (Değişken Kapasiteli Yüksek Verimliliğe Sahip Kompresör) ve Vestel tarafından geliştirilen özel inverter teknolojisi sayesinde buzdolabı, standart A+++’a oranla yüzde 35 daha az enerji tüketiyor. ProDrive teknolojisi, TÜVRheinland tarafından belgelendirildi.
En Sessiz No-Frost Kombi Buzdolabı
ProDrive (Değişken Kapasiteli Yüksek Verimliliğe Sahip Kompresör) ve Vestel tarafından geliştirilen özel inverter teknolojisi sayesinde buzdolabı, bir kitaplıktan daha sessizdir. UltraSilence ürünlerde bu teknolojinin yardımıyla gürültü seviyesi üzerinde çok fazla etkiye sahip olan tüm parametreler hassas bir şekilde kontrol ediliyor ve Vestel, TÜVRheinland tarafından belgelendirilen 33 dBA ses seviyesi ile en sessiz buzdolabını sunuyor.
Hydro Charge Teknolojisi
Vestel, bulaşık makinesi segmentinde devrim yaratan bir teknolojiyi hayata geçiriyor. Vestel Bulaşık Makinesi, herhangi bir deterjan kullanmadan yıkama işlemini gerçekleştiriyor. Bu yeni ve yenilikçi bulaşık makinesinin arkasında elektroliz teknolojisi bulunuyor ve kendi segmentinde yeni bir yıkama standardı olmaya aday. Hydro Charge teknolojisi hem çevre dostu hem de daha ekonomik bir yıkama fırsatı sunuyor.
Yapay Zekalı Bulaşık Makinesi
Vestel BrilliART Bulaşık Makinesi, kendi segmentinde en yüksek teknolojiye sahip. 13 sensör yardımıyla algılama kapasitesi üst seviyeye çıkan makine, kirlilik durumuna karşı yıkama döngüsünü ayarlama, kendisini voltaj dalgalanmalarından koruma, su hattı dalgalanmalarını telafi etme gibi özelliklere sahip. Ön kısımdaki ekran üzerinde yer alan tek tuşla çalışma işlevi de makinenin bir başka özelliği. Makinenin tutma yeri bulunmayan akrilik kapı tasarımı da BrilliART’ı hem tasarım hem de teknolojisiyle dikkat çekici kılıyor.
UVON Tech
Negatif iyonlarla koku önlemeye ek olarak Vestel bulaşık makineleri, içindeki hijyen koşullarını iyileştirmek üzere UV teknolojisiyle donatıldı. Bu teknolojiler sayesinde kullanıcılar, bulaşık makinesinde koku ve hijyen konusunda endişe duymuyor.
Kullanıcı Dostu Kapak Kontrolü
Fırının kulpsuz olarak açılmasını ve kapatılmasını sağlıyor. Fırın kapağı ses, bastırarak açma veya dokunmatik buton kontrolü ile kontrol edilebiliyor. Pişirme cihazları pazarında bir ilk olacak.















Ceta Form
Satınalma Cep kurucu ortağı 
– Ticaretimiz Artsın, İşbirliğimiz Gelişsin
– Alım Taleplerinizi Paylaşın
– Üye Firmalarımızla Konferansta Buluşuyoruz
Prof. Dr. Murat Erdal 