Nurplast92 Plastik İmalat ve Paz. Ltd Şti.
Firmamız 1985 yılında İstanbul'da kurulmuştur.Plastik kalıp üretimi ve enjeksiyon baskısı gibi konularda hizmet vermektedir.Firmamız yan-sanayi olarak hizmet verdiği firma ürünleri hariç kendi ürün gamı olan plastik tapa üretimi yapmaktadır.Her geçen gün artan ürün gamıyla tapa üreticileri arasına girmeyi başarmıştır.
Etiketler:Plastik,plastik tapa,kapak,kalıp
KALGEM Yönetim Danışmanlığı
KALGEM, ülkemizin küresel rekabete açık yönetim danışmanlığı sektöründe, 22 yıldır küresel, büyük ölçekli, kurumsallaşmış sanayi ve hizmet kuruluşlarına, kamu kurumlarına, yerel yönetimlere ve şirketlerine yönetim danışmanlığı hizmeti sunmaktadır. KALGEM’in bu başarısının temelinde; 30 yılı aşkın deneyime sahip konu uzmanlarının ortaklaşa çalışması, akademik bilgiler ile kurumsal iş yaşamı deneyimlerini bir potada eriterek kalıcı, kullandıkça kurumun içinde derinleşen ve sahiplenilen, özgün yönetim danışmanlığı modelleri geliştirmiş olması bulunmaktadır.
Etiketler:Yönetim Danışmanlığı, Danışmanlık, İş Değerlendirme, İş Analizleri, Stratejik Yönetim, Stratejik Planlama, Yönetim Becerileri, Ücret Yönetimi, Yan Haklar, Öneri ve Ödül Sistemi, Kariyer Yönetim Sistemi, Yetkinlik Yönetim Sistemi, Performans Yönetim Sistemi, 360 Derece Yetkinlik Değerlendirme Sistemi, Anket Yönetimi ve İstatistiksel Analizler, Liderlik, Analizcilik, İletişim, Yönetim Becerileri, Problem Çözme, Maliyet Düşürme, Verimlilik Artırma, İş Etüdü, Norm Kadro Planlama, Performans Primi, Hedeflerle Yönetim
YP Danışmanlık
YP Danışmanlık, 20 yılı aşan İnsan Kaynakları Yönetimi tecrübesi ile müşterilerine etkili sonuçlar sağlamak amacıyla kuruldu.
İçinde bulunduğumuz çağın, özellikle iş hayatında ortaya çıkardığı çok önemli bir gerçekten hareket ettik. Lider firma veya markaları, diğer firmalardan ayırt eden 2 temel alan var;
1) Sahip olunan “daha iyi” teknolojik alt-yapı,
2) Sahip olunan “daha iyi” İnsan Kaynağı.
Elbette farklı başka bazı faktörlerinde etkisi var ama yukarıdaki iki alan bugün ‘büyük’, ‘lider’, ‘kârlı’ firmalar ile diğerleri arasındaki temel farkı işaret ediyor.
YP Danışmanlık, alanında tecrübeli ve etkili danışmanların liderliği ile kurum ve şirketlerin İnsan Kaynakları süreçlerinin bir kısmı veya tamamında etkili, ölçülebilir, verimli sonuçlar almayı hedefliyor.
Bu sayede hizmet verdiği firmaların, kurumların alanlarında büyük, lider ve kârlı olmalarına destek oluyor.
Etiketler: İnsan Kaynakları, Kalite Güvence, Yönetim, Organizasyon, İş Hukuku, Lojistik
Google CEO’su Sundar Pichai’den 4.3 Milyar Euro’luk Ceza için Açıklama
Google’ın AB Komisyonu tarafından Android işletim sistemi nedeniyle 4.3 milyar euro cezaya çarptırılmasının ardından Google CEO’su açıklamalarda bulundu. Daha önce çekici üreticilerine, Microsoft, Intel ve otomobil camı üreticilerine rekor cezalar veren AB komisyonu bu kez Google Android sistemi nedeniyle rekor bir ceza verdi.
Android daha az değil, daha fazla seçenek yarattı
Android bir telefon aldığınızda en popüler iki mobil platformundan birini, dünya çapında kullanıcılar için mevcut telefon seçeneklerini artıran platformu seçmiş olursunuz.
Bugün Avrupa Komisyonu Android’e ve iş modeline karşı bir rekabet kararı aldı. Söz konusu karar Android telefonların; Komisyon’un kendi pazar araştırmasındaki katılımcıların yüzde 89’u tarafından da teyit edildiği gibi, iOS telefonlarla rekabet ettiği olgusunu görmezden gelmektedir. Karar aynı zamanda Android’in; Android cihazlar üreten ve satan binlerce telefon üreticisi ve mobil şebeke operatörlerine, işlerini Android ile kurmuş dünya çapındaki milyonlarca uygulama geliştiriciye ve artık son teknoloji akıllı telefonları satın alabilen milyarlarca tüketiciye ne kadar fazla seçenek sunduğunu da gözden kaçırmaktadır.
Satınalma Dergisi tüm içeriği ile Satınalma Cep’te !
Satınalma Cep Akıllı Satınalma Asistanını aşağıdaki butonlar yardımıyla ücretsiz indirebilirsiniz. Tüm sektörlerden en yeni gelişmeler, mesleki yayınlar, kolay teklif toplama, fırsat ve kampanyalar, tedarikçi arama, e-öğrenme, dergi ve haber içerikleri, satınalma check-up ve hediyeler uygulama içerisinde sunulmaktadır.

Bugün Android sayesinde aralarında Almanya, Finlandiya, Fransa, Hollanda, İspanya, İsveç, Letonya, Polonya ve Romanya ’dan da üreticilerin yer aldığı 1300’den fazla farklı markanın ürettiği, her fiyat aralığında 24 binden fazla cihaz bulunmaktadır.
Bu şirketler tarafından üretilen ve hepsi birbirinden farklı olan telefonların tek ortak özelliği aynı uygulamaları çalıştırabilme kapasitesidir. Bu da cihazların boyutu veya şekli ne olursa olsun teknik uyumluluğu garantileyen basit kurallar sayesinde mümkün olmaktadır. Hiçbir telefon üreticisinin bu kuralların altına imza atma zorunluluğu dahi bulunmamakta, tıpkı Amazon’un Fire tabletleri ve TV çubuklarında yaptığı gibi Android’i diledikleri şekilde kullanıp değiştirebilmektedirler.
Açık işletim sistemlerinin başarılı olabilmesi için, tüm kullanıcıların ihtiyaçlarını büyük bir titizlikle dengelemesi zorunludur. Temel uyumluluk konusunda kuralların olmaması halinde, açık platformların kullanıcılara, geliştiricilere ve telefon üreticilerine faydalı olmayacağı ve başarısızlıkla sonuçlanacağını tarih de göstermiştir. Android’in uyumluluk kuralları, herkes için uzun vadeli ve çözüm sunan bir platform olmasına katkı sağlıyor.
Esneklik, seçenek ve fırsat yaratma
Bugün Android sayesinde tipik bir telefon, sadece telefonu satın aldığınız şirkete değil çok sayıda geliştiriciye ait ön yüklenmiş 40’a varan uygulama ile birlikte geliyor. Farklı uygulamaları –ya da tarayıcı veya arama motorunu- tercih etmeniz halindeyse, önceden yüklenmiş olanları kolayca devre dışı bırakmanız veya silmeniz, yerine ise-bazıları geçimlerini uygulama geliştirici olarak sağlayan 1,6 milyon Avrupalı tarafından geliştirilmiş- diğer uygulamaları seçmeniz mümkün.
Aslında tipik bir Android kullanıcısı, telefonuna 50 kadar uygulamayı kendisi kuruyor. Geçtiğimiz yıl Play uygulama mağazamızdan 94 milyarın üzerinde uygulama yüklendi. Opera Mini ve Firefox gibi tarayıcılar 100 milyon, UC Browser ise 500 milyon kereden fazla yüklendi.
Bu durum, 1990’lar ve 2000’lerin başındaki çevirmeli ağ bağlantısı çağıyla taban tabana zıt bir durum ortaya koyuyor. O dönemlerde bilgisayarda önceden kurulu uygulamaları değiştirmek veya yenilerini eklemek teknik açıdan zor ve zaman alıcıydı. Komisyon’un Android kararı, bugünkü geniş seçenekleri ve insanların telefonlarını nasıl kullandığıyla ilgili açık durumu görmezden gelmektedir.
Akıllı telefon çağı için geliştirilmiş bir platform
2007 yılında Android’i telefon üreticileri ve mobil şebeke operatörlerine ücretsiz olarak sunmayı seçtik. Kuşkusuz Android’in geliştirilmesine ilişkin maliyetler söz konusu, Google son on yıl içerisinde Android’in bugünkü haline gelmesi için milyarlarca dolar yatırım yaptı. Söz konusu yatırım bizim açımızdan önemli; zira telefon üreticilerine bir kısmı bize gelir kazandıran ama daha da önemlisi her biri, telefon kutudan çıktığında “çalıştığını” garantilememize yardımcı olan (Arama, Chrome, Play, Haritalar ve Gmail gibi) popüler Google uygulamalarını içeren bir seti önceden yükleme seçeneği sunabiliyoruz. Telefon üreticileri bizim hizmetlerimize yer vermek zorunda değil; ayrıca bizimkilerin yanı sıra rakip uygulamaları da önceden yüklemekte özgürler. Bu da yalnızca bizim uygulamalarımız kurulu olursa ve eğer insanlar rakip uygulamalar yerine bizim uygulamaları kullanmayı seçerlerse gelir elde ettiğimiz anlamına geliyor.
Hem iş ortakları hem de tüketiciler için fırsatlar
Android platformunun ve Google uygulamalar grubunun ücretsiz olarak dağıtılması yalnızca telefon üreticileri ve operatörler açısından verimli değil, geliştiriciler ve tüketiciler açısından da son derece yararlı. Uygulamalarımız üreticiler tarafından geliştirilen ve operatörler tarafından satılan geniş yelpazedeki cihazlarda yer almasaydı, Android ekosistemindeki hassas denge olumsuz etkilenirdi. Android iş modeli bugüne kadar, teknolojimiz için telefon üreticilerinden ücret talep etmek zorunda kalmadığımız ya da sıkı şekilde kontrol edilen bir dağıtım modeline bağlı olmamamız anlamına geldi.
Büyüklüğün beraberinde sorumluluğu da getirdiği konusunda her zaman hemfikir olduk. Sağlıklı ve gelişen bir Android ekosistemi herkesin yararına olacaktır ve biz de değişiklikler yapma konusundaki isteğimizi ortaya koyduk. Öte yandan bugün alınan kararın, Android ile elde ettiğimiz titiz dengeyi olumsuz etkileyeceğinden ve açık platformlara karşı özel sistemler lehinde sorunlu bir işaret vermiş olmasından kaygı duyuyoruz.
Hızlı inovasyon, geniş çeşitlilik ve düşen fiyatlar yoğun rekabetin ayırt edici özellikleridir ve Android tüm bunları mümkün kılmış durumda. Bugün alınan karar, herkes için daha az değil daha fazla seçenek yaratan Android’i destekleyen iş modelini reddetmektedir. Kararı temyize götürmeyi planlıyoruz.
#AndroidWorks
Sundar Pichai – Google CEO
Çevrimiçi Proje Yönetim Araçlarını Kullanırken Dikkat Etmeniz Gereken 9 Tavsiye
Çevrimiçi proje yönetimi yazılımları ile çalışılan kurumsal bir dünyada, paylaşılan şirket verilerinin zararlı gözlerden uzak olup olmadığına da dikkat edilmesi gerekiyor. Ağ güvenliği çözümlerinde lider olan WatchGuard, çevrimiçi proje yönetimi araçlarını kullanırken şirket verilerinin nasıl güvende tutulacağına dair 9 öneride bulunuyor.
Bulut depolama sistemi üzerinden yapılan proje yönetimleri işin kendisi için oldukça yararlı olabilir ancak bu sistemlerin içerdiği risklerin farkında olunmazsa bu durum büyük bir zarara dönüşebilir. Şirketiniz hakkında gizli tutmak istediğiniz bir bilgi Facebook veya Twitter’de paylaşılsa ne hissedersiniz? Doğru bir şey gibi durmuyor değil mi? Kolay bir şekilde dosya düzenlemeleri ve paylaşımları yapılabilen Google Drive’den, karmaşık projeler için yararlandığımız gelişmiş programlara kadar pek çok uygulamadaki güvenlik ihmalleri, ciddi sızıntılara yol açabiliyor. Çevrimiçi proje yönetimi araçlarının güvenliğinin hem bu araçları kullanan şirket çalışanlarına hem de dışarıdan gelebilecek siber saldırılara karşı korunması gerekiyor. Risklerin ne olduğu, kime hangi veriler için erişim izni verildiği ve servis sağlayıcılarının verdiği hizmetin güvenlik düzeyi gibi faktörler bu korumayı nasıl sağlayacağınıza dair doğru bir perspektif veriyor. Ağ güvenliği çözümlerinde lider olan WatchGuard, çevrimiçi proje yönetimi platformlarının şirket içi tehditlere veya siber saldırılara karşı nasıl korunabileceğine dair 9 öneride bulunuyor.

Çevrimiçi Proje Yönetimi Araçlarınızın Güvenliğini Bu 9 Önlemle Sağlayın
Şirketinizde kullandığınız çevrimiçi proje yönetimi araçlarındaki güvenlik risklerini belirlerken ilk olarak çalışanların erişim düzeylerinin doğruluğuna odaklanmalısınız. Verilere erişimi olan herkesin onlara gerçekten ihtiyacı var mı? Ekipteki herkes verilerin tamamını mı görüyor, yoksa sadece bir kısmını mı? Burada tek endişeniz şirket dışındaki kişilerin özel bilgilere erişebilme ihtimali olmamalı.
Şirket verilerini çevrimiçi paylaşmanız gerçekten bir gereklilik mi yoksa sadece rahat bulduğunuz için mi bu platformları kullanmayı seçiyorsunuz? Eğer uzaktan çalışıyorsanız veya iş için kendi cihazlarınızı kullanıyorsanız, çevrimiçi proje yönetimi araçları hedeflerinizi gerçekleştirmenin tek yolu olabilir. Bu durumda da hassas şirket verileriniz için her önlemi almanız gerekir.
Satınalma Dergisi tüm içeriği ile Satınalma Cep’te !
Satınalma Cep Akıllı Satınalma Asistanını aşağıdaki butonlar yardımıyla ücretsiz indirebilirsiniz. Tüm sektörlerden en yeni gelişmeler, mesleki yayınlar, kolay teklif toplama, fırsat ve kampanyalar, tedarikçi arama, e-öğrenme, dergi ve haber içerikleri, satınalma check-up ve hediyeler uygulama içerisinde sunulmaktadır.

WatchGuard, verdiği 9 tavsiye ile çevrimiçi proje yönetimi araçlarının nasıl güvenli hale getirebileceğini anlatıyor.
1. Proje yönetimi araçlarının itibarına ve hizmetlerinin şirketinizin ihtiyaçlarına uyup uymayacağına dikkat edin.
2. Neyi kiminle paylaştığınızı sürekli kontrol edin ve paylaştığınız bilgileri mümkün oldukça kısıtlayın. İlgili bilgilerin sadece ilgili kişilere verildiğine emin olun.
4. Düzenli aralıklarla giriş bilgilerinizi değiştirin ve şifrelerinizde tahmin edilemez değişiklikler yapın. Örneğin, “şifreMayıs” şeklindeki bir şifreyi ay sonunda “şifreHaziran”a dönüştürmeniz fazla meraklı olan çalışanlarınızı engelleyemez. Yeni şifreyi belirledikten sonra bunu platform üzerinden paylaşmayın.
5. Giriş güvenliğini artırmak için çift faktörlü koruma kullanın.
6. Kullandığınız proje yazılımını mümkün olduğunca güncelleyin ve yamaları yükleyin. Böylece herhangi bir kişinin platformda fark edebileceği eksikliklerden faydalanma riskini ortadan kaldırırsınız.
7. Kimin hangi anda sisteme erişim izni olduğunu bilin ve bu anlarda hangi cihazlarla bağlantı kurulduğunu inceleyerek karşılıklı kontrol sağlayın.
8. Yedeklemelerin önemli verileri içerdiğine emin olun. Verilerinizin kurtarılmasının imkansız olacağını düşünmeyin.
9. Bir sızıntı durumunda tam olarak ne olduğunu bulmak için elinizden gelenin en iyisini yapın. Örneğin kullandığınız uygulamanın kendisinde bir güvenlik zafiyeti mi vardı veya bir çalışan kötü niyetli bir mail ekini mi açtı? Bu gibi sorulara cevap verebilmek ve sorunun sebebi bir insan hatasından kaynaklandıysa bundan ders çıkartabilmek sizi benzer saldırılardan koruyabilir.
Perakendede Mobil, Diğer Kanallardan 2,5 Kat Hızlı Büyüyor
Dünyada ve ülkemizde mobil pazarlamanın ve bağlı teknolojilerin gelişimine katkı sağlayan Mobil Pazarlama Birliği (Mobile Marketing Association / MMA) Türkiye’nin düzenlediği Profesyonel Sohbet Toplantıları, mobil pazarlamanın lokomotif sektörlerinin pazarlama yöneticilerini bir masa etrafında bir araya getirmeye devam ediyor.
Mobilin gücünü en iyi kullanan iş kolları arasında öne çıkan perakende sektörüne yönelik toplantı, MMA Türkiye ve MENA Bölge Direktörü Melis Ertem moderatörlüğünde, BOYNER Pazarlama Direktörü Ahmet Bal, LC Waikiki Dijital İletişim Müdürü Seçil Göker Aycan, H&M Ülke Pazarlama Müdürü Ketrin Gülük’ün yanı sıra, Connected Marketer Mobile Solutions Türkiye Eş Başkanı Elvin Altun, Nielsen Türkiye Pazarlama Müdürü Mehmet Fazıl Kanyılmaz, ve MMA Türkiye Pazarlama Direktörü Soner Şeker’in katılımıyla gerçekleşti.
Perakendede Mobil, Diğer Kanallardan 2,5 Kat Hızlı Büyüyor
B2B Ticaret Uygulaması Satınalma Cep Akıllı Satınalma Asistanını aşağıdaki butonlar yardımıyla ücretsiz indirebilirsiniz. Tüm sektörlerden en yeni gelişmeler, mesleki yayınlar, kolay teklif toplama, fırsat ve kampanyalar, tedarikçi arama, e-öğrenme, dergi ve haber içerikleri, satınalma check-up ve hediyeler uygulama içerisinde sunulmaktadır.

Türkiye ekonomisi açısından en önemli iş kollarının başında gelen perakende sektörü, mobil kanala çok büyük önem veriyor ve modern hayatın en önemli dinamiği olarak kabul edilen mobilin, alışveriş tercihlerinde önemli rol oynadığını kabul ediyor. Mobil, keşif olarak da isimlendirilen ilk ürün aramalarında da belirleyici oluyor.
Perakende devleri, aylık toplam ciro beklentilerinin gerçekleşmesinde, dönemsel şartların etkisinin görülmesine rağmen, mobil kanalın düzenli ve güçlü bir şekilde büyüdüğü konusunda fikir birliği yapıyorlar. Toplam cirolar içerisinde mobil kanalın payı henüz çok yüksek olmasa da mobil, en hızlı büyüyen kanalı oluşturuyor ve bu büyüme ivmesi, diğer kanalların 2 – 2 buçuk katına ulaşabiliyor.
Günün Her Saniyesinde 23 Bilgiye Maruz Kalıyoruz
Günümüz teknolojisinin baş döndürücü gelişimi paralelinde, ortalama bir insan bir günde 105 bin, her bir saniyede ise 23 bilgiye maruz kalıyor. Bu nedenle, iş ve pazarlama dünyasında kişiselleştirilmiş dokunuşlar, bugün hiç olmadığı kadar öneme sahip bulunuyor. Perakende devlerinin mobil gelişim gündemini, yapay zeka uygulamaları, büyük verinin etkin kullanımı, tüketici beklenti ve ihtiyaçlarının iyi belirlenip, ürünlere yansıtılması ve kişiselleştirmenin artması oluşturuyor.
Hızlı Tüketim Ürünlerinde Online Alışveriş Bir Yılda Dört Kat Büyüdü
Toplantıda e-ticaretin geleceği konulu bir sunum yapan Nielsen Türkiye Pazarlama Müdürü Mehmet Fazıl Kanyılmaz, çok kanallı (omni channel) yapının, perakende ticaretinin yeni şekli olduğunun altını çizdi. Online alışveriş oranının henüz yüzde 2 düzeyinde olmasına rağmen, güçlü bir büyüme gösterdiğini belirten Kanyılmaz, hızlı tüketim ürünlerinde online alışverişin, son 1 yılda 4 kat büyüdüğüne dikkat çekti. Kanyılmaz, e-ticarette moda alışverişlerinin yüzde 55, seyahat alışverişlerinin ise yüzde 52 oranında olduğunu belirtti.
H&M Yapay Zekadan Dekorasyon Önerileri için Çalışıyor
Toplantıda söz alan H&M Ülke Pazarlama Müdürü Ketrin Gülük, mobildeki büyümenin, beklentilerinin bile ötesinde gerçekleştiğini dile getirdi. H&M mobil uygulamasının hayata geçtiği 2017’den bu yana, mobilin genel satış performansındaki hareketlerden bağımsız olarak sürekli bir şekilde büyüdüğünü söyleyen Gülük, “Mobil cihazlar, tüketiciye ürün keşfi için daha fazla zaman kazandırıyor. Mobildeki keşif, ortalama 22 saniye içerisinde bölünebiliyor, bu nedenle biz, WhatsApp’a bile rakip olmak istiyoruz; tüketici WhatsApp’da gelen mesajdan sonra uygulamamıza dönsün istiyoruz” dedi.
Yapay zekanın daha etkin kullanımı ile ilgili çalışmalar gerçekleştirdiklerini de dile getiren Ketrin Gülük, “Yapay zeka sizi tanıyana dek, tercihler değişebiliyor; yine de zaman içerisinde yapay zekanın insanları daha doğru yönlendirebileceğine inanıyoruz” şeklinde konuştu.
H&M Home’un yakın zamanda İngiltere’de başlattığı yeni bir uygulama denemesini örnek gösteren Gülük, “Şu an İngiltere’de test aşamasında olan HM Home Stylist isimli uygulamamıza tüketiciler evlerinin fotoğraflarını gönderiyor; yapay zeka evin tarzını anlıyor ve sesli olarak ev dekorasyonu önerileri veriyor” dedi.
2018’de Mobilde 3 Kat Daha Fazla Büyüme
Sektörün genelinde inovasyon anlamında en trend konuların Yapay Zeka ve Yapay Zeka ile Öğrenen teknolojiler olduğunu belirten LC Waikiki Dijital İletişim Müdürü Seçil Göker Aycan, bu başlıkları da insan beyni ve gücü ile yapılan bazı işlerin kendi kısıtlarının teknolojinin yardımı ile aşılması şeklinde özetledi ve “Markanız hakkında sosyal medyada yapılan yorumların ya da görsellerin artık insan eli ile takip edilmesi mümkün değil. Bu teknolojileri kullanarak bunu yapabilmek mümkün olmaya başladı” dedi.
LC Waikiki Pazar araştırmalarına göre 2018 ilk yarı yılda perakende hazır giyim sektörünün önceki dönemlere göre daha hızlı büyüdüğüne dikkat çeken Aycan, mobildeki bu büyümenin ise, yaklaşık 3 kat daha büyük olduğunu belirtti. Mobil uygulama ve e-ticaret kanallarında, mağazalardan çok daha fazla ürün çeşidi sunulabildiğini söyleyen Aycan, “Tüketicinin satın almayı düşünüğü ürünü karşısına çıkarmayı ve aradığı şeyi kolay bulmasını sağlamayı amaçlıyoruz; bu doğrultuda müşteri memnuniyeti sağlamak adına kişiselleştirilmiş reklamlara önem veriyoruz” dedi.
LC Waikiki Stilbot ile Müşteriler Stil Danışmanlığı Hizmeti Alıyor
Dijital trendleri ve yenilikleri yakından takip ettiklerini belirten Aycan sözlerine şöyle devam etti: “LC Waikiki olarak, müşterinin online-offline alışveriş deneyimini birbirine bağlayan bir yaklaşımla ilerliyoruz. Buna en iyi örnek, sektörde ilk kez kullandığımız StilBot. Bu program sayesinde müşterilerimize sahip oldukları ürünlerle kombinleyebileceği, en uygun kıyafet alternatiflerini hem mağazada hem de e-ticaret sitemizde sunuyoruz.”
LCW Sense İle Görme Engelli Bireylerin Alışveriş Engelleri Kalktı
Aycan, 2018’de iletişim alanında ulusal ve uluslararası alanda 7 farklı ödül kazanan LCW Sense uygulamasının ise LC Waikiki için ayrı bir önemi olduğunu vurguladı ve şunları söyledi: “Milyonlara hitap eden bir marka olarak, görme engellilerin giyim alışverişi yaparken yaşadıkları engelleri ortadan kaldırarak hayatlarını kolaylaştırmayı sosyal sorumluluğumuz olarak görüyoruz. Bu amaçla geliştirilen LCW Sense, etiket okuma yöntemi ile ürünün renk, desen, beden, kumaş içeriği, yıkama talimatı ve fiyat bilgilerini kullanıcıya sesli okuyabiliyor ve müşterilerimize özgürlük sağlıyor.”
BOYNER, Belgrad Ormanında Koşu Yapanlara Yeni Ayakkabı için Kişiselleştirilmiş Teklif Sunuyor
BOYNER’in, müşterilerine kişiselleştirilmiş mesaj iletiminine özel önem verdiğini söyleyen BOYNER Pazarlama Direktörü Ahmet Bal, “Mobilin, alışverişi teşvik gücüne inanıyoruz. Örnek vermek gerekirse, sitemizin bugünkü ziyaretçilerinin yüzde 60’ı mobilden gelmişti. Tabi bu oran alışverişin sonlandırma aşamasına doğrudan yansımıyor. Müşterilerimizin yüzde 9’u online alışveriş yapıyor. Öte yandan, Hopi uygulamamızın kullanıcı sayısı 6 milyona ulaştı”şeklinde konuştu.
BOYNER’in veri toplamaya uzun zamandır önem verdiğini belirten Bal, “Veriyi toplayıp anlamlandırmak çok değerli. Online tarafta, markayı ve tüketicinin daha önce baktığı ürünleri hatırlatabilmek için dataları anlamlandırıp kullanmaya odaklanıyoruz. Hafta sonu Belgrad ormanında koşan isimleri bulup, belli bir sürede ‘ayakkabın eskimedi mi?’ diye teklif sunuyoruz. Bunun için de lokasyon verisini, hareket verisiyle birlikte kullanıyoruz” dedi. Bal, BOYNER şirketlerinin datasını konsolide etmek için bir merkez kurma çalışmasında olduklarını da sözlerine ekledi.
Ahmet Bal, kişiselleştirme konusuna çok büyük önem verdiklerini de söyleyerek, “Kampanyayı bile kişiselleştirme yoluna gidiyoruz. Tüketiciye en fazla satın aldığı ürün ve model üzerinden kampanyayı anlatma yöntemi kullanıyoruz” dedi.
Son 3 senedir e-ticarette 2- 2.5 kat büyüme elde ettiklerini, mobildeki büyümenin de bu düzeyde olduğunu belirten Bal, “Yapılan çok küçük dokunuşlar bile birden %50 büyüme sağlayabiliyor. Önümüzdeki dönemde e-ticareti 3 kat büyütme hedefimiz var” şeklinde konuştu.










