İş yeri hekimleri de e-imza kullanacak

Sosyal Güvenlik Kurumu’nun verilerine göre, Türkiye’deki eczanelerde kullanılan e-imzalı reçete oranı yüzde 82,32. SGK anlaşmalı tüm kamu ve özel sağlık kuruluşlarında e-reçete kullanımının resmi olarak yürürlüğe girmesinin ardından, iş yeri hekimleri de yıl sonuna kadar e-reçete uygulamasına dahil olacak.

30.09.2017

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na bağlı İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamayla, vatandaşlara devlet tarafından verilen hizmetlerin kaliteli, hızlı, kesintisiz ve güvenli bir şekilde elektronik ortamda sunulması amacıyla, iş yeri hekimlerinin 2017 yıl sonuna kadar elektronik imza sahibi olmaları gerektiği bildirildi. Buna göre, iş yeri hekimleri, İş Sağlığı ve Güvenliği Kayıt, Takip ve İzleme Programı (İSG Katip) üzerinden e-reçete düzenleyebilmek için e-imza kullanacak. Kamu, özel sektör ve meslek gruplarında olduğu gibi halkın doğrudan temas ettiği öncelikli alanlardan biri olan sağlık sektörüne verimlilik katan e-imza, iş yeri hekimlerinin kolay ve kaliteli hizmet sunabilmelerine olanak tanıyacak.

Vatandaş sağlık hizmetlerine daha kolay şekilde ulaşacak

Sağlık sektöründe e-imza kullanımı işlemlerin hızlı ve sorunsuz yapılabilmesini sağlarken, vatandaşların da sağlık hizmetlerinden kolay bir şekilde yararlanabilmelerini mümkün kılıyor. E-devlet stratejisi çerçevesinde uygulamaya konulan sağlık sektöründeki e-imza kullanımı projesi, kamu ve özel sağlık kuruluşlarının ardından iş yeri hekimlerini de kapsam içerisine dahil ederek yaygınlaşıyor.

Takip ve kontrol hızlanacak, kağıt ve kırtasiye gideri olmayacak

Kağıt reçetelerden e-reçeteye geçişin sağlık sektöründe takibi ve kontrolü kolaylaştırdığını, maliyet ve zaman yönetimi sağlamak için çok önemli bir adım olduğunu vurgulayan E-GÜVEN Genel Müdürü Can Orhun, “E-imza, kurumların hem kendi bünyelerinde hem de birbirleri ile olan iletişimi ve bürokrasiyi hızlandırıyor. Kağıt, kırtasiye, enerji ve zaman tasarrufu sağlayan e-imza, arşivleme kolaylığı da getiriyor. Sağlık alanında, maliyet ve zaman yönetimi sağlamak açısından çok önemli olan e-reçete uygulaması, sağlık sektörünün gelişimine ve ülke ekonomisine katkı sağlıyor. E-GÜVEN olarak hastanelere ve eczanelere sunduğumuz e-imza hizmetiyle, sağlık sektöründeki işlemlerin hızlandırılmasına katkı sunuyoruz.” dedi.

E-imza hastane içi idari işleyişi de kolaylaştırıyor

E-imza kullanımının sağlık sektöründe yaygınlaşması, iş süreçlerinde iyileşme ve maliyet tasarrufu ile birlikte vatandaşların sağlık hizmetlerine daha hızlı ve daha kaliteli bir şekilde ulaşmasını sağlıyor. E-imza sadece hastalarla ilgili resmi işlemlerde değil, hastane içi idari işleyişte, izin, sipariş, satın alma, performans değerlendirme, ilaç siparişleri, laboratuvar raporlarının imzalanması, medikal muhasebe işlemleri ve doktor hak edişleri gibi alanlarda da kullanılabiliyor.

Dünya, Uluslararası Bal Kongresi İle Türk Balını Tanıyacak

Çin’den sonra bal üretiminde dünyada ikinci sırada yer alan Türkiye, uygun iklim koşulları ve bitki örtüsü çeşitliliği ile zengin bir floraya sahip. Özellikle çam balı üretiminde, dünya genelindeki ihtiyacın yüzde 90’ını karşılayarak liderliğini koruyan Türkiye, bu yıl 45’inci Apimondia Uluslararası Arıcılık Kongresi’ne ev sahipliği yapıyor. Bal üreticileri, Kongre’nin 120 yıllık tarihinde ilk kez İstanbul’da yapılacak olmasının Türk balının tanıtımı açısından da çok önemli olduğunun altını çiziyor.

Bal üretimi her yıl katlanarak artan Türkiye, Çin’den sonra dünyada ikinci sırada yer alıyor. Türkiye’nin dört mevsimi yaşaması, uygun iklim koşulları ve bitki örtüsü çeşitliliğinin yanı sıra son yıllarda arıcılık sektörüne yapılan destekler, sektörün hızla yol almasını sağladı. Özellikle, çam balı üretiminde, dünya genelindeki ihtiyacın yüzde 90’ını karşılayan Türkiye, 29 Eylül-4 Ekim tarihleri arasında yapılacak 45’inci Apimondia Uluslararası Arıcılık Kongresi’ne ev sahipliği yapıyor. İlk kez İstanbul’da yapılacak kongrenin, Türk balının tanıtımı için büyük önem taşıdığını belirtiliyor.

Dört Mevsim Bal Üretiyoruz

Türk balının kalitesi ile dünyada ünlü olduğunu belirten Honeyci markasının kurucusu ve 32 yıllık bal üreticisi Ahmet Bağran Aksoy, “Ülkemiz bal üretimi konusunda dünyada ikinci sırada yer alıyor. İklim koşullarımız, bitki örtümüzün çeşitliliği ve flora zenginliği ile dünyanın bal üretimi konusunda merkezi konumundayız. Türk balı dünyada kalitesi ile ünlü. Ülkemizin iklimi arıcılığa oldukça elverişli ve dört mevsim bal üretebiliyoruz”ifadelerini kullandı.

Türk Balı Tüm Dünyaya Tanıtılacak

Kongrenin İstanbul’da yapılmasının Türk balının tanıtımı açısından çok önemli olduğunu vurgulayan Aksoy“2013 yılında Ukrayna’nın başkenti Kiev’de yapılan kongreye katılım göstermiş ve 2017 yılında yapılacak kongrenin ev sahibi olacağımız haberini alarak dönmüştük. Bu yıl, kongrenin ülkemizde yapılması, balımızın tanıtımı anlamında büyük önem taşıyor. Flora zenginliğine sahip Türk balı, Amerika, Çin, Almanya, Fransa, Birleşik Arap Emirlikleri, Avusturalya, Pakistan, Bangladeş, başta olmak üzere 120 ülkenin katılacağı bu etkinlikte dünyaya tanıtılacak. Bu kongrenin ülkemizde yapılıyor olması, sektörde geldiğimiz noktayı göstermektedir” dedi.

Ticarette Malezya Baharı Çiçek Açıyor

Mesafesi çok uzak, kültürü çok yakın olan Malezya ile ticaret hacmimiz ikiye katlandı…

Avrupa Birliği ile gerileyen ticaret, komşu ülkelerdeki siyasal ve ekonomik istikrarsızlık Türk ekonomisinde endişeye sebep oluyor. Ancak tüm karamsar havaya rağmen içimizi ısıtan haberler de gelmeye devam ediyor.

Gelişmekte olan ülkeler arasından doğal zenginlikleri ve teknoloji odaklı üretim teknikleri ile güçlü bir ekonomiye sahip olan Malezya ile Türkiye arasındaki ticaret iki yılda iki katına çıkarak 3 milyar dolar seviyesine yükseldi. Türkiye ile Malezya arasındaki toplam ticaret hacmi 2017 yılının Ocak ve Temmuz dönemlerinde geçen yıla göre yüzde 64 artarak 1.62 milyar dolara yükseldi.

Malezya Ticaret Ajansı tarafından düzenlenen ikili görüşmelerde bulunmak üzere Türkiye’ye gelen Malezya Uluslararası Sanayi ve Ticaret Bakanı Dato Sri Mustapa Mohamed, iki ülke arasındaki ticaret hacmini 2020 yılında 5 milyar dolar seviyesine çıkaracaklarını ifade etti.

Ticaret Daha da Gelişecek

2015 yılında iki ülke arasında imzalanan serbest ticaret anlaşması sonucu Malezya’dan Türkiye’ye yaklaşık 3 milyar dolarlık bir ticaret hacmi oluşturduklarını ifade eden Sanayi ve Ticaret Bakanı Dato Sri Mustapa Mohamed, “İki ülke arasındaki potansiyel sektörlerdeki işbirliğini artırmak istiyoruz. Türkiye Malezya’nın en büyük 24’ncü ticaret ortağı. Eğitim, turizm, sağlık, gıda, enerji ve savunma sanayi konuları başta olmak üzere daha bir çok alanda işbirliğini geliştirmeyi düşünüyoruz” dedi.

Malezyalı İşadamları Yatırım Arıyor

Malezyalı şirketlerin 2016 yılında Türkiye’ye 2. 63 milyar dolar yatırım yaptıklarını aktaran Bakan Dato Sri Mustapa Mohamed, Malezya’nın Türkiye ile ticaret yapan ülkeler sıralamasında 41’nci sıradan 31’nci sıraya yükseldiğini ifade etti. Türkiye’yi önemli bir partner olarak gördüklerini ifade eden Malezyalı Bakan, “İşadamlarımız yurtdışında yatırım arıyor. Türkiye’de gelişmekte olan pazarlara yakınlığı dolayısıyla bizim için öncelikli pazarlardan biri. Türkiye’de çok üst düzey şirketlerle görüştük ve karşılıklı işbirliği geliştirmek istiyoruz” diye konuştu.

Bakan Dato Sri Mustapa Mohamed şöyle devam etti:

“Serbest ticaret anlaşması ile iki ülke arasında ticareti yapılan ürünlerin yüzde 70’inde vergiler kaldırıldı. Türkiye’ye yatırım yapmak isteyen Malezyalı şirketlere, Türkiye’nin jeopolitik konumundan bahsediyoruz. Avrupa ve Ortadoğu’ya bu kadar kolay açılabilecek bir kapı yoktur. Bunun somut örneği olarak da 3 milyar dolara yakın bir ticaret hacmi ortaya koyduk.”

Her Alanda Tam İşbirliği

Malezyalı Bakan Mohamed, 2016 yılında Malezya’dan Türkiye’ye 49 bin 255 turist geldiğini ve iki ülke arasında çok büyük bir turizm potansiyeli olduğunu ifade etti. Malezya Uluslararası Sanayi ve Ticaret Bakanı Dato Sri Mustapa Mohamed, Türkiye ile Malezya arasında eğitim alanında işbirliği için de iyi niyet protokolü imzalandığını belirterek, “Bu protokol ile iki ülke arasında akademisyen, öğretim üyesi, araştırmacı, uzman ve öğrenci değişimi daha rahat bir şekilde yürütülecek. Bilgi ve eğitim içeriğinin iki ülke arasındaki değişimini sağlayacak bu protokolün önemli artılarından biri de burs olanaklarının artırılmasıdır. Şu anda 276 Malezyalı öğrenci Türkiye’de eğitim görüyor ve 71 öğrenci burs imkanından faydalanıyor” diye konuştu.

Malezya’nın Türkiye’ye sattığı en önemli ürün:

1. Palmiye Yağı ve palmiye tabanlı ürünler 510 milyon dolar

2. Metal Üretimler 360 milyon dolar

3. Tekstil, kıyafet ve ayakkabı 235 milyon dolar

4. Kimyasallar ve Kimyasal Ürünler 199 milyon dolar

5. Elektrik – Elektronik Ürünler 131 milyon dolar

Malezya’nın Türkiye’den aldığı 5 önemli ürün:

1. Tekstil, kıyafet ve ayakkabı, 37 milyon dolar

2. Makina ve teçhizatları 31 milyon dolar

3. Kimyasallar ve Kimyasal Ürünler, 30 milyon dolar

4. Petrol ürünleri 27 milyon dolar

5. Meyve ve diğer tarım ürünleri 26 milyon dolar

Malezya’da Yatırım Yapan En Büyük Türk Firmaları:

  1. Evyap
  2. Novaplast
  3. Tepe Kimya

Türkiye’de Yatırım Yapan En Büyük Malezya Firmaları:

  1. Khazanah
  2. Malaysia Airports Holdings Berhad (MAHB)
  3. Tenaga Nasional Berhad (TNB)

Japonya’nın kornası Türkiye’den

Dünya otomotiv devlerinin korna tedarikçisi olarak Anadolu’dan dünyaya açılan ve korna sektöründe yarattığı ihracat potansiyeli ile ekonomik bir başarıya imza atan Seger Korna, özellikle son dönemde Japonya pazarında da kornaları ile sesini duyurdu. 

Bursa ve Çin’deki fabrikaları ile dünya otomotiv sektörünün önde gelen ünlü markalarının tedarikçisi konumunda yer alan Seger, yeni ürünleri piyasaları hareketlendirmeye hazırlanıyor. Ar-Ge konusunda önemli çalışmalara imza atan firma, korna üretiminde verimliliği ve proses hakimiyetini artırarak, üretimde değişkenlikleri azaltacak teknolojilerle yeni ürün geliştiriyor. Seger son olarak Japonya’nın önemli markaları Mitsubishi ve Isuzu’nun ağır vasıtalarına özel üretim gerçekleştirdi.

SEGER_korna2

4. Nesil Sanayi ile Daha Fazla Üretim Hedefleniyor

4. nesil sanayiye de giren Seger, yılda 10 milyonun üzerinde korna üretirken 10 yıl içinde üretimi 3 kat artırmayı planlıyor. 35 ülkede tescil edilmiş 2 markası bulunan Seger, 2017’de de yüzde 5’lik bir büyümeyi hedefliyor. Hem OEM tarafında hem de satış sonrası yenileme pazarında tercih edilen, izlenen global bir korna markası hedefiyle Ar-Ge çalışmalarına hız veren ve bu alanda yatırımlar yapan Seger, vizyonu doğrultusunda hem yurt içinde hem de yurt dışında markalaşma çalışmalarına büyük önem veriyor.

OEM ve Aftermarket Fırsatları için Rusya’da Satış Ofisi Açtı

İtalya ve Japonya gibi büyük pazarlar ile rekabet içerisinde bulunan Seger için Rusya pazarı da büyük önem taşıyor. Uzakdoğu pazarı için Çin’de kurduğu fabrikası ile rekabet gücünü sağlamlaştıran Seger bir süre önce de Rusya’da bir satış ofisi açtı.

Satınalma Müdürleri Endeksi (Sameks) Eylül Ayı Verileri Açıklandı

Eylül Ayı SAMEKS Verileri Açıklandı

Eylül ayı SAMEKS verileri İstanbul’da açıklandı. SAMEKS Bileşik Endeksi, bir önceki aya göre 1,6 puan azalarak 54,8 değerine geriledi. Gözlenen bu azalışta hizmet endeksinin 3,0 puan azalarak 52,2 puana gerilemesi etkili olurken, sanayi endeksi de 1,7 puanlık azalışla 58,0 puana geriledi. Böylece SAMEKS, 54,8 puanlık değeriyle Eylül ayında ekonomik aktivitedeki hareketliliğin devam ettiğine işaret etti. MÜSİAD Genel Başkanı Abdurrahman Kaan, endekslerde gözlenen hız kaybına rağmen SAMEKS’in 50 referans değeri üzerinde seyretmesi, reel sektörün dinamizminin sürdüğünü gösteriyor” dedi.

2017 yılı Eylül ayında mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış SAMEKS Bileşik Endeksi, bir önceki aya göre 1,6 puan azalarak 54,8 değerine geriledi. Gözlenen bu azalışta hizmet endeksinin 3,0 puan azalarak 52,2 puana gerilemesi etkili olurken, sanayi endeksi de 1,7 puanlık azalışla 58,0 puana geriledi. Böylece SAMEKS, 54,8 puanlık değeriyle Eylül ayında ekonomik aktivitedeki hareketliliğin sürdüğüne işaret etti.

Kaan: “Reel sektörün dinamizminin sürüyor”

MÜSİAD Genel Başkanı Abdurrahman Kaan, Temmuz ayında 59,3 puanla tarihi zirvesini gören SAMEKS Bileşik Endeksinin Ağustos ve Eylül ayında sırasıyla 56,4 ve 54,8 seviyesinde gerçekleştiğini ve yılın üçüncü çeyreğini 56,8 puan ortalamasıyla kapattığını belirtti. Kaan; “Bu değer 55,3 puanlık ikinci çeyrek ortalamasıyla kıyaslandığında, Türkiye ekonomisinin yılın üçüncü çeyreğinde bir önceki çeyreğe kıyasla hızını artırarak büyümeyi sürdürdüğü görülmektedir.

Sanayi sektöründe önceki aya göre ivme kaybı gözlenmiş olmasına karşın, alt endeksler itibariyle üretim, yeni sipariş, satın alım ve istihdamdaki artışlar Eylül 2017 döneminde de sürdü. Hizmet sektöründe ise girdi alımlarının sert bir şekilde hız kaybetmesi iş hacmini 50 referans puanının altında tutmuş ve böylece SAMEKS Hizmet Endeksi son 6 ayın en düşük seviyesine geriledi.

Endekslerde gözlenen hız kaybına rağmen SAMEKS’in 50 referans değeri üzerinde seyretmesi reel sektörün dinamizminin sürdüğünü gösteriyor. Bu bağlamda 2017 yılının ikinci çeyreğinde %5,1 büyüyen Türkiye ekonomisinin üçüncü çeyrekte bu performansını da aşarak yüksek oranlı pozitif büyüme alışkanlığını sürdürdüğünü tahmin edebiliriz” şeklinde konuştu.

Sanayi Endeksi 58,0 seviyesinde

SAMEKS Sanayi Endeksi, 2017 yılı Eylül ayında, bir önceki aya göre 1,7 puan azalarak 58,0 seviyesine geriledi. Bu gelişmede firmaların yeni siparişlerinde meydana gelen 1,4 puanlık hız kaybı belirleyici olurken, buna bağlı olarak sektöre ilişkin üretim 3,6 puan azalarak 58,1 seviyesine geriledi.

Hizmet Endeksi 52,2 değerinde

SAMEKS Hizmet Endeksi; 2016 yılı Eylül ayında, bir önceki aya göre 3,0 puan azalarak 52,2 değerine geriledi. İş Hacmi (6,0 puan), Satın Alım (8,2 puan), ve İstihdam (1,4 puan) alt endekslerinde gerçekleşen azalışlar, hizmet sektöründe gözlenen hız kaybının en önemli belirleyicileri oldu.

TÜRKİYE EKONOMİSİ

2017 yılının ilk çeyreğinde %5,2 büyüyerek oldukça başarılı bir performans sergileyen Türkiye ekonomisi, devam eden çeyrekte de %5,1 oranında büyüdü ve böylece yılın ilk yarısında 5,1 puanlık bir büyüme kaydetti.

İhracat, ithalat ve dış ticaret açığı arttı

2017 yılı Temmuz ayında toplam ihracat hacmi 2016 yılının aynı ayına göre %28,3 artarak 12,6 milyar dolar olurken, toplam ithalat hacmi de %46,2 artarak 21,5 milyar dolar olarak gerçekleşti. Böylece Haziran ayında dış ticaret açığı %82,5 artarak 8,8 milyar dolara yükseldi.

Cari açık beklenilenin altında

2017 yılı Temmuz ayında cari açık, beklentilerin bir miktar altında gerçekleşti ve 5,1 milyar dolar olarak oldu. Bu gelişmede altın ithalatında kaydedilen artışla dış ticaret açığında gözlenen genişleme belirleyici olurken, turizm gelirlerindeki artış cari açıktaki genişlemeyi sınırlandırdı.

Sanayi üretimi beklentilerin üzerinde büyüdü

Büyümenin öncü göstergelerinden sanayi üretimi, Temmuz ayında, aylık ve yıllık bazda beklentilerin oldukça üzerinde büyümüş ve yılın üçüncü çeyreğine ilişkin büyüme rakamları için olumlu bir görünüm arz etti. Bu dönemde aylık bazda sanayi üretimi %2,3, yıllık bazda sanayi üretimi ise %14,5 artış kaydederken; böylece yıllık bazdaki sanayi üretimindeki artış trendi 10 aya çıktı.

İşsizlik rakamları azaldı

Nisan, Mayıs ve Haziran dönemlerinin ortalaması alınarak hesaplanan Mayıs 2017 dönemi işsizlik rakamları, geçtiğimiz aya göre 0,3 puan azalmış, önceki yılın aynı ayına göre ise 0,8 puan artmış ve arındırılmamış veriye göre %10,2 seviyesinde gerçekleşti. Böylece Ocak ayında %13,0’e kadar yükselen işsizlik oranı, Şubat 2017 döneminden itibaren üst üste dördüncü ayında da geriledi.

Enflasyon 0,52 puan arttı

2017 yılı Ağustos ayına ilişkin tüketici fiyatları, aylık bazdaki beklentileri bir miktar aşarak 0,52 puan arttı. Buna bağlı olarak yıllık bazdaki fiyat artışı da piyasa beklentilerinin üzerine çıkarak %10,68 seviyesinde gerçekleşti. Böylece yıllık enflasyonda Mayıs, Haziran ve Temmuz ayında gözlenen 3 aylık düşüş eğilimi sona erdi.

DÜNYA EKONOMİSİ

2017 yılı Eylül ayında küresel ekonominin gündemi; başta FED’in faiz kararı olmak üzere ABD ekonomisine ilişkin son gelişmeler, Avrupa Merkez Bankası’nın para politikası ve küresel petrol fiyatlarında gözlenen artışlar üzerine yoğunlaştı.

ABD Merkez Bankası (FED), Eylül ayı içerisinde gerçekleştirdiği toplantısında politika faiz oranlarında herhangi bir değişiklik öngörmezken, 4,2 trilyon dolar tutarındaki tahvil portföyünü azaltmaya Ekim ayında başlayacağını açıkladı. Geri alım tutarını aylık 10 milyar dolar azaltmayı planlayan FED’in, her üç ayda bir bu tutarı 10 milyar dolar artırarak 2018 yılı sonuna gelindiğinde aylık azalışları en fazla 50 milyar dolar seviyesine çekmeyi hedeflediği belirtildi.

Avro Bölgesi’nde ise; Avrupa Merkez Bankası (ECB), küresel krizden bu yana gerçekleşen en güçlü ekonomik büyümeye rağmen gevşek para politikasında değişiklik yapmazken, Bölge’ye ilişkin 2017 yılı ekonomik büyüme tahmininin yukarı yönlü revize edilmesi dikkat çekti. 2017 yılı için büyüme tahminini %1,9’dan %2,2 seviyesine çeken ECB, bu döneme ait enflasyon tahminini ise %1,5’te bıraktı.

OPEC üyesi ülkelerin Mart 2018’e kadar uzatılan ham petrol üretimi kesintisi kararının üç ay daha uzatılacağına yönelik açıklamalarıyla yükselişe geçen Brent türü ham petrolün fiyatı, 1 Eylül ile 16 Eylül arasını kapsayan dönemde yaklaşık %12 artış kaydederek 60 dolar seviyesine yaklaştı.

Avrasya Ambalaj Fuarı, 2017 için hazır

Her yıl ambalaj sektörünün önemli firmalarını sektör profesyonelleriyle bir araya getiren Avrasya Ambalaj Fuarı, bu yıl 23. kez kapılarını açıyor. 25-28 Ekim 2017 tarihleri arasında Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi İstanbul’da gerçekleşecek olan fuar; ambalaj ürünlerinden ambalaj makinelerine, gıda işleme ekipmanlarından ambalaj baskı teknolojilerine kadar tüm ihtiyaçlara yönelik çözümleri bir araya getiriyor. 

Türkiye ekonomisinin en önemli taşlarından biri olan ambalaj ve gıda teknolojileri sanayisinin küresel pazarlardaki gücünü artırmak için 23 yıldır düzenlenen Avrasya Ambalaj Fuarı, ambalaj ürünlerinden ambalaj makinelerine, gıda işleme ekipmanlarından ambalaj baskı teknolojilerine kadar tüm ihtiyaçlara tek bir noktadan cevap veriyor.

REED TÜYAP ve Ambalaj Sanayicileri Derneği (ASD) işbirliği ile 25-28 Ekim 2017 tarihleri arasında TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi’nde düzenlenecek fuar, 40 ülkeden 1.150 katılımcı ve 95 ülkeden 58 bin ziyaretçiyi aynı çatı altında buluşturmak için gün sayıyor. 700’ü yurt içinden olmak üzere 1.150 firma ve firma temsilciliğinin katılımıyla gerçekleşecek olan Avrasya Ambalaj Fuarı, yurt dışından da 450 firma ve firma temsilciliğinin katılımıyla bu yıl 13 salonda sektörün tüm paydaşlarını bir araya getirecek. Yurt dışından yoğun bir alım heyeti de konuk etmeye hazırlanan fuar; Almanya, Azerbaycan, Bosna Hersek, Bulgaristan, Cezayir, Fas, Fransa, Irak, İngiltere, İran, İsrail, İtalya, Libya, Lübnan, Makedonya, Nijerya, Tunus, Ürdün ve Yunanistan başta olmak üzere 95 ülkeden ziyaretçi ağırlamayı hedefliyor. Bu yıl konuk ülke olarak Fas ve Nijerya’yı ağırlayacak olan fuar; Türkiye ambalaj ürün ve makine – ambalaj baskı – gıda işlem ve içecek dolum başta olmak üzere gıda ve gıda dışı tüm sektörlere hizmet veren tüm firmaların yeni pazarlara ulaşmasında önemli bir köprü oluyor.

Avrasya Ambalaj ve Food-Tech Eurasia Fuarları Özel Bölümlerle daha da güçlü 

Avrasya Ambalaj Fuarı, Ambalaj Baskı Teknolojileri Oluklu Mukavva – Kağıt – Karton Ambalaj Üretim Teknolojileri Özel Bölümü Printpack ile fuar kapsamında katılımcılarını hedef kitleleri ile bir araya getiriyor. Ayrıca Avrasya Ambalaj Fuarı, diğer bir özel bölüm olan Drinktech Eurasia İçecek ve Sıvı Gıda Teknolojileri Özel Bölümü ile içecek ve sıvı gıda, dolum, içecek, paketleme, sterilizasyon ve içecek makine ve ekipman üreticisi katılımcılarını, sektörün hedef ziyaretçileri ile buluşturuyor. Ambalaj tasarımcılarının yaratıcılıklarını sergilemeleri için bu yıl özel bir alana da ev sahipliği yapacak olan Avrasya Ambalaj Fuarı, aynı zamanda tasarımcıları 40 ülkeden 1.150 katılımcı ve 95 ülkeden 58.000 profesyonel ile buluşturacak.

Avrasya Ambalaj Fuarı ile eş zamanlı gerçekleşen Food-Tech Eurasia, Uluslararası Gıda ve İçecek Teknolojileri Fuarı kapsamında ise; Sweettech, Çikolata, Şekerleme, Bisküvi, Kuruyemiş ve Pastacılık Teknolojileri Makine ve Ekipmanları Özel Bölümü, Dairytech Süt ve Süt Ürünleri Teknolojileri Özel Bölümü, Cold Chain Soğuk Zincir, Depolama Sistemleri, Soğutma, Havalandırma ve Lojistik Özel Bölümü, katılımcıların ve ziyaretçilerin yoğun ilgisiyle karşılaşıyor. Öte yandan 2017 yılında ilk defa ziyaretçileriyle buluşacak olan Food Safety Gıda Güvenliği, Hijyen ve Kalite Kontrol Teknolojileri Özel Bölümü ise heyecanla bekleniyor.

2016 yılında 37 ülkeden 1.114 katılımcı firma ve firma temsilciliğinin katılımıyla gerçekleşen Avrasya Ambalaj Fuarı; Türkiye ambalaj sektörünün kalitesi, hızı, fiyatı ve lojistik konumu nedeniyle Avrupa pazarından önemli bir pay aldığının farkındalığıyla REED TÜYAP Fuarcılık ve Ambalaj Sanayicileri Derneği (ASD) işbirliğinde düzenlenirken; sektörün diğer dernekleri olan Ambalaj Makinecileri Derneği (AMD), Etiket Sanayicileri Derneği (ESD), Esnek Ambalaj Sanayicileri Derneği (FASD), Karton Ambalaj Sanayicileri Derneği (KASAD), Metal Ambalaj Sanayicileri Derneği (MASD), Oluklu Mukavva Sanayicileri Derneği (OMÜD) ve Sert Plastik Ambalaj Sanayicileri Derneği’nin (SEPA) desteğini alıyor.

25-28 Ekim 2017 tarihlerinde Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi, İstanbul’da gerçekleşecek Avrasya Ambalaj Fuarı hakkında daha detaylı bilgiye sahip olmak ve online davetiye almak için www.packagingfair.com websitesini ziyaret edebilirsiniz.

Şişecam Topluluğu 4. Sürdürülebilirlik Raporu’nu Yayınladı

Düzcam, cam ev eşyası, cam ambalaj ve kimyasallar ana iş kollarında faaliyet gösteren Şişecam Topluluğu, 4. Sürdürülebilirlik Raporu’nu yayınladı. İnsana, çevreye duyarlılık anlayışıyla faaliyetlerine devam eden Şişecam Topluluğu, raporu, şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkeleri doğrultusunda düzenlendi. 

Şişecam Topluluğu Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Genel Müdürü Prof. Dr. Ahmet Kırman, “Küresel pazarda ilk üç arasında yer alma hedefimize ulaşmak için yürütmekte olduğumuz stratejik planın öncelikli unsurlarından biri, sürdürülebilirlik ilkelerine uyum olarak tanımlanmıştır” dedi.

Dünyanın cam ev eşyasında üçüncü, cam ambalaj ve düzcamda beşinci büyük üreticisi konumundaki Şişecam Topluluğu’nun, Sürdürülebilirlik Raporu bu yıl dördüncü kez yayınlandı.

Şişecam Topluluğu Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Genel Müdürü Prof. Dr. Ahmet Kırman “Şişecam Topluluğu sürdürülebilir büyüme modeli kapsamında, küresel pazarda ilk üç arasında yer alma hedefimize ulaşmak için yürütmekte olduğumuz stratejik planın öncelikli unsurları arasında, sürdürülebilirlik ilkelerine uyum yer alıyor. Yarattığımız değerin sürdürülebilirliğini sağlamak amacıyla, süreçlerimizin sürdürülebilirlik perspektifinden değerlendirilmesine ve önceliklendirdiğimiz unsurların iş stratejilerimize entegre edilmesine kararlılıkla devam ediyoruz. 2016-2017 döneminde BİST Sürdürülebilirlik Endeksi’ne girmiş olmamız, bu bağlamdaki yüksek performansımızın en önemli göstergelerinden biridir” dedi.

Şişecam Topluluğu küresel bir aile 

Topluluk adına sürdürülebilirlik faaliyetlerini değerlendiren Şişecam Topluluğu Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Genel Müdürü Prof. Dr. Ahmet Kırman, topluluk olarak faaliyetlerini sosyal sorumluluk, insana ve çevreye duyarlı bir yaklaşımla sürdürdüklerini ifade etti. Kırman sözlerine şöyle devam etti: “13 ülkede 22.000’e yakın çalışanımızla dünyanın önde gelen sanayi kuruluşları arasında yer alan küresel bir aileyiz. Yarattığımız küresel değeri artırarak devam ettirmenin en önemli unsuru olan çalışanlarımız için mutlu, üretken, verimli, güvenli ve farklılıklara saygılı bir çalışma ortamı oluşturmaya yönelik uygulamalarımıza devam etmekteyiz.

Bir dünya şirketi olarak, yarattığımız değeri bugünkü seviyesine taşımamızın ve sürdürülebilir kılmamızın temelinde faaliyetlerimizi sosyal sorumluluk bilincinin yanı sıra insana ve çevreye duyarlı bir yaklaşımla sürdürmemiz yatıyor. Paydaşlarımız için yarattığımız değerin sürdürülebilirliğini sağlamak amacıyla, süreçlerimizin sürdürülebilirlik perspektifinden değerlendirilmesine ve önceliklendirdiğimiz unsurların iş stratejilerimize entegre edilmesine kararlılıkla devam ediyoruz.”

Topluluğun 2011 yılından bu yana sürdürdüğü Türkiye’nin en kapsamlı sürdürülebilirlik ve sosyal sorumluluk projelerinden biri olan “Cam Yeniden Cam” Projesi ile toplumsal davranış değişikliği yaratarak geri dönüşüm toplumuna geçişe destek olmaya 2016 yılında da devam ettiğini vurgulayan Prof. Dr Kırman, “Proje başlangıcından bu yana, toplamda 233.000 ilköğretim öğrencisine geri dönüşüm konusunda eğitimler verilmiş, 17.400 adet kumbara hibe edilmiş ve 740.000 ton cam ambalaj atığının geri dönüşümü sağlanmıştır. Diğer taraftan, Raporlama döneminde gerçekleştirdiğimiz enerji verimliliği projeleri ile toplam 590.700 GJ enerji tasarrufu sağlanmış ve 25.800 t CO2 salımı engellenmiştir” diye konuştu.

Kurumsal yönetim ilkeleri topluluğun temel taşlarından biri

Kurumsal yönetim ilkelerinin Topluluğun temel taşlarından birini oluşturduğunu ifade eden Prof. Dr. Kırman, “Hayata geçirilen yönetim uygulamaları sonucunda 2015 yılında yapılan değerlendirmeye göre 93,53 (10 üzerinden 9,35) olan Kurumsal Yönetim Derecelendirme notumuz 2016 yılı içerisinde 94,41’e yükseldi. Elde ettiğimiz bu başarıyı daha ileri noktalara taşımak için Topluluk olarak dürüstlük, şeffaflık, tarafsızlık ile yasalara ve düzenlemelere uyum ana prensipleri çerçevesinde çalışmalarımızı geliştirerek sürdürmek öncelikli hedeflerimiz arasında yer almaktadır. Sürdürülebilir büyüme anlayışımızın temelinde, iş süreçlerimizi esnek ve çözüm odaklı bir yapıyla daha etkin bir şekilde yönetmek ve verimliliğimizi üst seviyelerde korumak yer alıyor” dedi.

Görme engelliler için hazırlanan ilk sürdürülebilirlik raporu

Görme engelli çalışanların rapora erişebilmesini sağlamak amacıyla rapor, sesli kitap olarak da hazırlatıldı ve Şişecam’ın kurumsal web sitesinde yer aldı. Ayrıca, dağıtılan tüm broşürlere braille alfabesi ile yazılmış bir bölüm eklenerek, rapora sesli kitap olarak erişilebilecek web sayfasının adresi verildi. Görme engelli paydaşların daha kolay erişebilmesini sağlamak amacıyla Rapor, Türkçe ve İngilizce dillerinde sesli kitap” olarak hazırlatıldı.

2018 TÜBİTAK Bilim, Özel, Hizmet ve Teşvik Ödülleri’ne Başvuru Süreci Başladı

TÜBİTAK’ın kuruluşuna dair 278 sayılı yasa ile Kurum’a verilen “ Bilimsel ve teknolojik alanlarda araştırma ve geliştirme faaliyetlerini desteklemek ve bu amaçla ödüller vermek” görevi kapsamında her yıl düzenlenen “TÜBİTAK Bilim, Özel, Hizmet ve Teşvik Ödülleri” için 2018 yılı başvuruları açılmıştır. Türkiye’nin en prestijli ödüllerine başvurular 15 Ocak 2018 günü sona erecektir.

Esas ve duyurulardaki koşulları yerine getiren tüm bilim insanları ödüllere başvurabilecektir. Ödüllere daha önceden sadece kişisel başvuru yapılabiliyorken, bundan sonra Esaslarda belirtilen koşulları taşıyan kişi ve kurumlar da aday gösterebilecektir. Bilim, Özel ve Teşvik Ödüllerine hayatta olan adaylar kişisel olarak başvurabilecek ya da aday gösterilebilecektir. Hizmet Ödülü için ise kişisel başvuru yapılamayacak, ayrıca bu ödül için hayatta olma koşulu da aranmayacaktır. Başvuru dosyaları hazırlanırken, Ödül Esaslarının güncellenmiş haliyle bulunduğu http://www.tubitak.gov.tr/tr/kurumsal/oduller/icerik-formlar-ve-esaslar adresinden yararlanılması önem taşımaktadır.

TÜRKKEP BTSO ile Anlaşmaya Vardı

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) tarafından KEP Hizmet Sağlayıcı olarak yetkilendirilen güven kurumu TÜRKKEP, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) ile önemli bir iş birliğine imza attı. İş birliği kapsamında BTSOBİZ kart üyeleri, TÜRKKEP hizmetlerinden yüzde 20 oranında indirim elde edecek.

E-Dönüşüm konusunda şirketlerin dijitalleşmesine öncülük eden TÜRKKEP, toplamda 37 bini aşkın üyesi ve 10 farklı sektörde 60’ı aşkın firmasıyla Türkiye’nin en güçlü ticaret ve sanayi odalarından olan Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) ile iş birliği protokolü imzaladı. Yapılan iş birliği kapsamında TÜRKKEP; BTSOBİZ kart kullananlara özel KEP, e-İmza, e-Fatura, e-Defter, e-Saklama, e-Arşiv, e-Mutabakat, e-Bordro gibi hizmetlerinde yüzde 20 oranında indirim fırsatı sunacak. 4 Ağustos 2018 tarihine kadar geçerli olacak kampanyadan faydalanabilmek için kullanıcıların BTSOBİZ Kart numarası ve şifresi ile www.btso.biz adresinden sisteme giriş yapması yeterli olacak.

Nevruz: “Yüksek güvenlikli ve çevreci ürünler sunuyoruz”

Gerçekleştirdikleri kampanya ve indirim fırsatlarında Türkiye’nin e-Dönüşüm sürecine katkı sağlamayı amaçladıklarını belirten TÜRKKEP Yönetim Kurulu Başkanı M. Kurtuluş Nevruz, ”Yaptığımız iş birliğinin her iki şirket için de faydalı olacağına inanıyorum. Dijitalleşmenin kaçınılmaz olduğu günümüzde KEP, e-Tebligat, e-Fatura, e-Arşiv ve e-Saklama gibi hizmetlerin aynı noktadan alınabildiği tek hizmet sağlayıcısı kurum olmaktan gurur duyuyoruz. TÜRKKEP olarak, bir kurumun veya bireyin resmi, hukuki ve ticari yazışmalarını ve e-Belge paylaşımlarını yasal, geçerli ve güvenli olarak gerçekleştirmesi için gerekli tüm hizmetleri tek noktadan veriyoruz. Her türlü ticari, hukuki yazışma ve belge paylaşımlarınızı gönderdiğiniz biçimde koruyan, alıcının kim olduğunu kesin olarak tespit eden, içeriğin kesinlikle değişmemesini ve içeriği yasal geçerli ve güvenli, kesin delil haline getiren Kayıtlı Elektronik Posta (KEP) kullanımı giderek artıyor. Biz de sektörde öncü şirketlerden biri olarak bu artışa yaptığımız kampanya ve bilinçlendirme çalışmalarımızla destek oluyoruz” diye konuştu.

Kartal’a 60 milyon TL’lik yatırım

Zer Kartal Adi Ortaklığı’nın Ceylan İnşaat ve Artuklu Yatırım işbirliğiyle hayata geçiren projesi Zer Kartal’ın tanıtımı gerçekleştirildi. Projenin 60 milyon TL ile gerçekleşeceği belirtildi.  İstanbul Anadolu Yakası’nın önemli yerlerinden Kartal’da, Zer Kartal Adi Ortaklığı’nın Ceylan İnşaat ve Artuklu Yatırım işbirliğiyle hayata geçen projesi Zer Kartal’ın tanıtımı gerçekleştirildi. Projeye 60 milyon TL yatırım yapılacağı belirtildi.

Tanıtıma Ceylan İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Muammer Ceylan, Artuklu Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı Kenan Kösen, Artuklu Yatırım Emlak A.Ş Yönetim Kurulu Üyesi Hasan Keleşoğlu, Artuklu Yatırım Emlak A.Ş Yönetim Kurulu Üyesi Süleyman İbrahim, Ceylan İnşaat Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ozan Ceylan, Artuklu Yatırım Emlak A.Ş Genel Müdürü Fuat Taştan ve Mimar  MutluEr’ın yanı sıra çok sayıda davetli katıldı. Muammer Ceylan, proje ve inşaat sektörü hakkında değerlendirmelerde bulundu. Ceylan, özellikle komşuluk ilişkilerine vurgu yaptı.


“Projelerimizde komşuluk ilişkilerini geliştirmek istiyoruz”

Projeyi 60 milyon TL ile gerçekleştireceklerini söyleyen Muammer Ceylan,  “Projemiz 40 bin metrekarelik inşaat. Kartal -Yakacık’ta panoramik şeklinde Adalar ve Marmara Denizi’ni kapsayan 320 konutluk proje. Komşuluk ilişkileri bitti. Aslında bu ülke sorunu oldu. Saygı ve sevgi bitti. Özellikle site yaşamlarında insanlar birbirlerinden kaçar oldu. Birbirlerinden korkuyorlar ve selam dahi vermiyorlar. Bu durum Türk milleti olarak örf ve adetlerimize uygun değil. Bir kişini sosyal yaşamı ne kadar yüksek olursa olsun komşuluk ilişkilerine ihtiyacımız var. Komşuluk ilişkileri olmayan bir yaşantıda, o toplumun çökmüş olduğu anlamına geliyor. Bunu kişisel bir mesele haline getirdim. Çünkü aynı sorunları bende yaşadım. Özellikle büyük projeler yapan müteahhit kardeşlerimizin ve şirketlerin, bunu göz önüne alıp değerlendirmesi ve bunun için önlem alması lazım. Biz, bunu nasıl yaparız diye düşündük. Biz, bunu diğer projelerimizde de uyguladık. Bir takım etkinliklerle insanları bir araya getirerek, onların çocuklarını eğiterek tanışmalarını sağlamak için bu şekilde uygulama yapıyoruz” şeklinde konuştu.