İşimizde Daha İyi Olmak İçin 4 Güçlü Alışkanlık

İşimizde Daha İyi Olmak İçin 4 Güçlü Alışkanlık Satınalma Dergisi 7 Gün 7 Gündem

İşimizde Daha İyi Olmak İçin 4 Güçlü Alışkanlık

M. Efsun Yüksel Tunç
Eğitmen ve Yönetim Danışmanı
Yaşam ve Yönetici Koçu

İşimizde Daha İyi Olmak İçin 4 Güçlü Alışkanlık Satınalma Dergisi 7 Gün 7 GündemBaşarı çoğu zaman büyük sıçramaların değil, küçük fakat istikrarlı alışkanlıkların sonucudur. İş hayatında performans artışı genellikle yeni bir yöntem bulmaktan değil, doğru davranışları tekrar tekrar uygulamaktan gelir.

Davranış bilimleri alanındaki araştırmalar, günlük kararlarımızın önemli bir kısmının otomatikleşmiş alışkanlıklardan oluştuğunu gösteriyor. Yani gün içinde verdiğimiz kararların büyük bölümü bilinçli seçimler değil, yerleşmiş rutinlerdir. Bu yüzden işimizde daha iyi olmak istiyorsak önce alışkanlıklarımızı gözden geçirmemiz gerekir.

  1. Sabah Rutinine Sahip Olmak: Günü Kim Başlatıyor?

Günün ilk saatleri, zihinsel performans açısından kritik öneme sahiptir. Nörobilim araştırmaları, sabah saatlerinde prefrontal korteksin (karar verme ve planlama merkezi) daha yüksek verimle çalıştığını ortaya koyuyor. Yani günün ilk enerjisi, günün kalitesini belirler.

Sabah rutini olmayan bir gün genellikle reaktif başlar. Telefon bildirimleri, e-postalar, mesajlar… Gün başkalarının öncelikleriyle açılır. Oysa sabah rutini olan bir gün proaktif başlar.

Sabah rutini illa uzun meditasyonlar ya da saatler süren hazırlıklar olmak zorunda değildir. Önemli olan şudur:

  • Günün ilk 20–30 dakikasını bilinçli geçirmek
  • Günün 1–2 en önemli hedefini netleştirmek
  • Zihni dağılmadan önce yön tayin etmek

Araştırmalar, sabah planlaması yapan bireylerin gün sonunda daha yüksek tamamlanmış görev oranına sahip olduğunu gösteriyor. Çünkü günün yönünü baştan belirlemek, karar yorgunluğunu azaltır. Sabah rutini, günün kontrolünü ele alma alışkanlığıdır.

  1. Önceliklendirmeyi Doğru Yapmak: Her Şey Önemli Değildir

İş hayatında en büyük tuzaklardan biri şudur: Her şey önemli gibi görünür. Oysa stratejik düşünme, ayırt edebilme becerisidir. Gerçekten değer üreten işleri, sadece acil görünenlerden ayırabilmek gerekir.

Zaman yönetimi araştırmaları, çalışanların günlerinin önemli bir bölümünü düşük etkili görevlerle geçirdiğini gösteriyor. Bu durum “meşgul fakat ilerlemeyen” bir iş yaşamı yaratır.

Doğru önceliklendirme şu soruyla başlar: “Bu işi yaptığımda gerçekten ne değişecek?”

Yüksek etkili işler genellikle:

  • Uzun vadeli katkı sağlar.
  • Yetkinliği geliştirir.
  • Değer üretir.
  • Stratejik sonuç yaratır.

Düşük etkili işler ise çoğu zaman:

  • Anlık rahatlama sağlar.
  • Kolaydır.
  • Ertelemeyi gizler.

Önceliklendirme alışkanlığı geliştiren bireyler, karar yorgunluğunu azaltır ve zihinsel netlik kazanır. Çünkü hangi işe “evet” diyeceğini bilen kişi, hangi işe “hayır” diyeceğini de bilir.

  1. Kontrol ve Etki Alanına Odaklanmak: Enerjiyi Doğru Yere Harcamak

Kontrol alanı: Doğrudan değiştirebildiklerimiz.

Etki alanı: Dolaylı olarak etkileyebildiklerimiz.

Kontrol dışı alan: Üzerinde hiçbir etkimizin olmadığı konular.

Stres araştırmaları şunu gösteriyor: İnsanlar çoğu zaman enerjilerini kontrol dışı alanlara harcadıklarında tükenmişlik artıyor. Örneğin:

  • Ekonomik koşullar
  • Kurumun genel politikası
  • Başkalarının davranışları

Bunlar üzerinde sınırlı etkiye sahibiz.

Oysa kendi performansımız, öğrenme isteğimiz, iletişim biçimimiz, tepkilerimiz bunlar kontrol alanımızdadır. Kontrol alanına odaklanmak, psikolojik dayanıklılığı artırır. Çünkü birey “etki edebildiği alanı” genişletmeye başlar. Uzun vadede bu genişleme kariyer gelişimini de destekler. Enerji sınırlıdır. Doğru yere yönlendirildiğinde büyür.

  1. Geleceği Düşünmek: Sadece Bugün İçin Çalışmamak

Günlük iş yoğunluğu içinde en çok ihmal edilen alışkanlık budur: Geleceği düşünmek. Stratejik düşünme üzerine yapılan araştırmalar, uzun vadeli perspektife sahip yöneticilerin ve çalışanların daha sürdürülebilir başarı elde ettiğini gösteriyor. Çünkü kısa vadeli sorunlara boğulmak, gelişim fırsatlarını görmeyi engeller. Geleceği düşünmek şu sorularla başlar:

  • 3 yıl sonra nerede olmak istiyorum?
  • Hangi yetkinlikler değer kazanacak?
  • Bugün yaptığım iş, beni o noktaya taşıyor mu?

Gelecek odaklı bireyler öğrenmeye yatırım yapar. Yetkinlik geliştirir. Geri bildirim arar. Uzun vadeli değer üretir. Bu alışkanlık, işimizi sadece “yapmak” değil, bilinçli şekilde inşa etmek demektir.

Sonuç: Başarı Büyük Hamlelerden Değil, Tutarlı Alışkanlıklardan Gelir

  • Sabah rutini ile günü yönetmek.
  • Önceliklendirme ile odağı netleştirmek.
  • Kontrol alanına yönelerek enerjiyi korumak.
  • Geleceği düşünerek stratejik hareket etmek.

Bu dört alışkanlık bir araya geldiğinde, performans tesadüf olmaktan çıkar. İşimizi daha iyi yapmak için mucize yöntemlere ihtiyacımız yok. İhtiyacımız olan şey, bilinçli tekrar ve istikrardır.

Çünkü alışkanlıklarımız, geleceğimizi inşa eder.

 

İşimizde Daha İyi Olmak İçin 4 Güçlü Alışkanlık Satınalma Dergisi 7 Gün 7 GündemM. Efsun Yüksel Tunç
Eğitmen ve Yönetim Danışmanı
Yaşam ve Yönetici Koçu

efsun@indus.com.tr

https://www.linkedin.com/in/efsunyukseltunc/

Instagram @indusefsun

www.efsunyuksel.com

Dijital Çağda Aile ve İnsan

Dijital çağda Aile Ve İnsan Satınalma Dergisi 7 Gün 7 Gündem

Dijital Çağda Aile ve İnsan

Şerafettin YILDIZ / Instagram: @serafettinyildiz

Dijital çağda Aile Ve İnsan Satınalma Dergisi 7 Gün 7 GündemYakın zamanda ülkemizde kullanılmaya başlayan 5G sistemi ile dijitalde oldukça hız kazandık. Peki bu hızlı dijital çağda, aile ilişkilerinizin hızı ne durumda?

Aynı evin içinde, aynı odada, aynı sofrada ama bambaşka dünyalarda yaşayan insanlar haline geldik. Bir zamanlar akşam yemekleri sohbetle uzar, televizyon bile ikinci planda kalırdı. Şimdi ise herkesin elinde bir ekran, gözler başka yerde, zihinler başka bir âlemde. Kalabalıklaştık, ama yakınlaşamadık.

Dijitalleşme hayatımızı kolaylaştırdı; buna kimse itiraz edemez. Mesafeleri kısalttı, bilgiye ulaşımı hızlandırdı, iletişimi anlık hale getirdi. Ancak bir şeyi de sessizce elimizden aldı: Gerçek temasın sıcaklığını.

Aile, sadece aynı çatı altında yaşamak değildir; aynı duyguda buluşabilmektir. Oysa bugün aynı evde yaşayan bireyler, birbirlerinin hayatına tanık olmaktan giderek uzaklaşıyor. Anne-baba çocukla aynı ortamda ama farklı ekranlarda, farklı gündemlerde. Paylaşılan zaman var, ama paylaşılan hayat giderek azalıyor.

Yalnızlık artık fiziksel bir durum değil; duygusal bir gerçeklik. Sosyal medyada yüzlerce “arkadaş”ı olan bir insanın, içini dökebileceği tek bir kişiyi bulamaması tesadüf değil. Çünkü dijital dünya bize bağlantı sunuyor, ama bağ kurmayı öğretmiyor.

Daha da düşündürücü olan şu: İnsan, kendine bile yabancılaşıyor. Sürekli akan içerikler, bitmeyen bildirimler, durmadan beynimizin içinde yerleşen dijital bir kalabalık. Tüm bunların içinde insan, kendi iç sesini duyamaz hale geliyor. Oysa insan olmak, biraz da durabilmek, düşünebilmek, hissedebilmektir.

Aile yapısı da bu dönüşümden payını alıyor. Sabır azaldı, tahammül daraldı, ilişkiler hızlandı ama derinlik kayboldu. Birbirini anlamak yerine hızlıca bitirilen ilişkiler, kolayca vazgeçilen aile bağları ortaya çıktı. Çünkü dijital çağ, bize yalnıza kendimizi düşünmeyi öğretti.

Peki çözüm ne?

Belki de ilk adım, teknolojiyi hayatımızın merkezinden biraz olsun çekebilmek. Aynı sofrada gerçekten birlikte olmak, bir çocuğun gözlerine bakarak onu dinlemek, bir büyüğün tavsiyesine uymak. Küçük gibi görünen ama insanı insan yapan davranışlar.

Unutmamak gerekir ki aile, bir ekranın içine sığmayacak kadar derin bir bağdır. Sevgi, bir “beğeni” ile ölçülemez; ilgi, bir mesajla tamamlanamaz.

Dijital çağda Aile Ve İnsan Satınalma Dergisi 7 Gün 7 GündemBugün en büyük ihtiyacımız daha hızlı internet değil; daha derin ilişkiler. Daha fazla takipçi değil; daha fazla anlayış. Daha çok bağlantı değil; daha gerçek bağlar. Kalabalıklar içinde yalnızlaşmamak için, önce birbirimize dönmemiz gerekiyor. Çünkü insan, en çok insana iyi gelir ve aile her şeyden önemlidir.

Şerafettin YILDIZ / Instagram: @serafettinyildiz

GEO: Üretken Yapay Zekâ Çağında “Bilgi Kazanımı” ve Stratejik Görünürlük

Geo üretken Yapay Zekâ çağında Bilgi Kazanımı Ve Stratejik Görünürlük Satınalma Dergisi 7 Gün 7 Gündem

GEO: Üretken Yapay Zekâ Çağında “Bilgi Kazanımı” ve Stratejik Görünürlük

Dr. Ahmet TUZCUOĞLUGeo üretken Yapay Zekâ çağında Bilgi Kazanımı Ve Stratejik Görünürlük Satınalma Dergisi 7 Gün 7 Gündem

atuzcuoglu@istanbul.edu.tr

Mart yazımızda, pazarlamada yapay zekânın “hızlı içerik üretimi” evresinden çıkıp karar alan, çok adımlı işleri yürüten ve sonuçlara göre kendini ayarlayan agentic operasyon katmanına geçtiğini; bunun da satınalma açısından “kampanya değil, iş akışı” satın almak anlamına geldiğini tartışmıştık. Aynı yazıda SEO’nun yerini AEO’nun (Answer Engine Optimization) almaya başladığını; görünürlüğün tıklama ekonomisinden cevap ekonomisine kaydığını vurgulamıştık.

2026 itibarıyla dijital görünürlük, arama sonuç listesinden (SERP) hızla cevap katmanına ve üretken motorların içerik sentezlediği bir katmana kayıyor. Bu yüzden AEO (Cevap Motoru Optimizasyonu) bir geçiş köprüsüyse, GEO (Generative Engine Optimization – Üretken Motor) artık varış noktasıdır: Yalnızca bulunmak değil, sentezlenen bilginin içinde vazgeçilmez referans olmak esastır.

Neden Şimdi: “Ajan”ların Yükselişi

Arama davranışındaki kayma artık bir öngörü değil, tescilli bir istatistiktir. Üç temel işaret, stratejimizi neden güncellememiz gerektiğini kanıtlıyor:

  • Geleneksel Aramanın Daralması: Gartner (2024), AI sohbet botlarının pazardan pay almasıyla geleneksel arama hacminde %25’lik bir düşüş öngörüyor.
  • Cevap Katmanının Ölçeklenmesi: Comscore (2025) verilerine göre, AI asistanları masaüstü kullanıcılarının %36’sına ulaşmış durumda ve Google aramalarının %30’undan fazlasında “AI Overview” (Yapay Zekâ Özeti) görünüyor.
  • Ajan Trafiği Patlaması: HUMAN Security (2026) raporu, 2025 yılında “agentic browser” (ajan odaklı tarayıcı) trafiğinin tam %7.851 oranında büyüdüğünü raporluyor.

Artık web’deki “kullanıcılar” sadece insanlar değil, bizim adımıza araştırma yapan otonom ajanlardır. Bu veri, pazarlama görünürlüğünün yanında veri erişimi, scraping (kazıma), içerik hakları ve güvenlik konularını da masaya getiriyor.

Arama Değil, Sentez Çağı: GEO Neden AEO’dan Farklı?

AEO’nun odağı, “cevap motorunun ürettiği yanıt içinde yer almak”, mümkünse alıntılanmak ve kısa listeye girmektir. GEO ise bir üst katmanda oynar: Üretken motorlar, bir konu hakkında yanıt üretirken yalnızca bir sayfayı seçmez; birçok kaynağı kıyaslar, birleştirir ve yeniden yazar. Bu sistemler açısından asıl değer, internette zaten tekrar edilen bilgi değil; senteze yeni ve doğrulanabilir katkı yapan bilgidir.

İş dünyası diline çevirirsek:

  • SEO: “Bulun ve tık al.”
  • AEO: “Cevapta görün ve referans ol.”
  • GEO: “Sentezin içinde vazgeçilmez kanıt/otorite ol.”

Gartner’ın (2025) öngördüğü üzere, geleneksel arama hacmindeki düşüş sürerken, kullanıcılar artık linklere tıklamak yerine yapay zekânın sunduğu kapsamlı analiz özetlerini tüketiyor. GEO, tam bu noktada devreye girer. Bir AI modeli (ChatGPT, Claude veya Google Gemini) bir konu hakkında sentez yaparken, mevcut internet verilerini sadece taramaz; onları birbiriyle kıyaslar ve en yüksek “Bilgi Kazanımı” (Information Gain) sunan kaynağı merkeze alır.

  • AEO: “En verimli lojistik rotası nedir?” sorusuna doğrudan cevap verir.
  • GEO: “2026 küresel tedarik zinciri krizinde maliyetleri düşürmek için hangi stratejiler uygulanmalı?” sorusuna yanıt üretirken; markanızın sunduğu özgün vaka analizlerini, ham verileri ve henüz başka yerde yayınlanmamış stratejik içgörüleri sentezinin içine katar.

GEO’nun Kalbi: “Bilgi Kazanımı”

GEO’yu AEO’dan ayıran en kritik fark, optimizasyonun hedefidir. AEO, “soruya cevap” yüzeyinde yer almaya odaklanırken; GEO, içeriğin üretken motorun sentezinde “kullanılabilir temel bileşen” haline gelmesini hedefler.

2026 itibarıyla dijital pazarlamanın en kritik metriği “tıklama oranı” (CTR) değil, Bilgi Kazanımı’dır. Google’ın patentlediği ve AI modellerinin temel aldığı bu kavram; bir içeriğin, internetteki mevcut diğer içeriklerden farklı olarak ne kadar “yeni ve değerli bilgi” sunduğunu ölçer.

Eğer içeriğiniz internetteki diğer binlerce sayfanın tekrarıysa, yapay zekâ sizi sentezine dahil etmez. Ancak kurumunuzun sahip olduğu;

  • Gerçek saha verileri,
  • Özgün satınalma parametreleri,
  • Sektörel derinlik içeren teknik incelemeler, AI motorları için “yüksek değerli girdi” niteliğindedir.

GEO stratejisi, bu özgün bilgiyi makinelerin en kolay algılayabileceği formatta sunma sanatıdır.

Satınalma ve Tedarik Zinciri İçin GEO’nun Önemi

Satınalma profesyonelleri için GEO, sadece bir pazarlama terimi değil, bir risk ve güven endeksidir. Kurumsal AI ajanları, bir tedarikçi listesi oluştururken sadece “web sitesi olan” şirketleri değil, dijital dünyada “fikir önderliği ve veri doğruluğu” tescillenmiş yapıları önceliklendirir.

Tablo: SEO, AEO ve GEO Arasındaki Stratejik Farklar

Özellik SEO AEO GEO
Odak Noktası Anahtar Kelimeler Doğrudan Cevaplar Sentez ve Otorite
Ekonomi Tıklama Ekonomisi Cevap Ekonomisi Bilgi Kazanımı Ekonomisi
Temel Mekanizma Link İnşası (Backlink) Yapılandırılmış Veri (Schema) Bilgi Kazanımı
İçerik Rolü Blog Yazısı Soru-Cevap Seti Kanıt Deposu
Kullanıcı Amacı Bilgi Edinme / Gezinme Hızlı Çözüm Bulma Karar Verme ve Analiz
Başarı Göstergesi SERP Sıralaması Cevap Kutusunda Yer Alma AI Sentezinde Referans Olma
Satınalma Etkisi Marka Bilinirliği Tedarikçi Keşfi Güven ve Tercih Edilebilirlik

 

GEO Dönüşümü: 6 Aşamalı Stratejik Uygulama Planı

  1. Stratejik Altyapı ve Karar Setleri: İçeriğinizi sadece pazarlama sorularına göre değil; RFP soruları, uyum kriterleri ve TCO/ROI beklentilerine göre yeniden haritalayın. Kurumsal E-E-A-T (Deneyim, Uzmanlık, Otorite, Güvenilirlik) sinyallerini teknik incelemeler ve uzman profilleriyle derinleştirin.
  2. Bilgi Mimarisi ve Varlık Yapılandırma: Ürün ve sertifika gibi varlıkları Schema ile işaretleyin. Gizlilik standartlarını koruyarak anonimleştirilmiş veri setleri ve sektörel benchmark’lar yayınlayın.
  3. “Kanıt Temelli” İçerik Üretimi: Süslü iddiaları terk edip, AI’ın doğrulayabileceği şeffaf bir yazım formatına geçin. İçeriği modüler tasarlayarak (üstte net cevap, altta kanıt) üretken motorların sizi alıntılamasını kolaylaştırın.
  4. Teknik Erişim ve Veri Politikası: AI botlarının ve ajanların sitenizdeki davranışlarını düzenleyen bir veri politikası oluşturun. İçeriklerinize sürüm numarası ve tarih damgası ekleyerek güncelliği tescilleyin.
  5. Yönetişim ve SLA: Yanlış bilginin itibar riskini “güncellik taahhüdü” ile yönetin. İş ortaklarınızı denetim izi ve kanıt içeriği kapasitesi üzerinden seçin.
  6. Yeni Nesil Metrikler: Başarıyı tıklamalarla değil; AI yanıtlarında marka anılma oranı, alıntılanma yüzdesi ve AI kaynaklı gelen trafiğin dönüşüm kalitesi ile ölçün.

Sonuç Olarak;

AEO ile konuşmayı öğrendik, GEO ile ise ne söylememiz gerektiğini ve nasıl fark oluşturabileceğimizi tasarlıyoruz. Ancak unutulmamalıdır ki, teknoloji ne kadar gelişirse gelişsin, yapay zekânın sentezleyebileceği o “özgün bilgiyi” üreten tek kaynak hala insanın farklı vizyonu ve deneyimidir. 2026’da kazananlar, yapay zekâyı sadece bir araç olarak kullananlar değil, ona dünyanın en değerli varlığını, yani “yeni ve doğru bilgiyi” sistematik olarak besleyenler olacaktır.

Pazarlama operasyonu artık bir “vitrin tasarımı” değil, bir “bilgi madenciliği” sürecidir. Kendi özgün verisini üretemeyen, başkalarının bilgilerini yeniden paketleyen şirketler, yapay zekânın sentez katmanında kaybolmaya mahkûmdur. Satınalma yöneticileri ise, tedarikçi seçiminde GEO skoru yüksek, yani dijital dünyada bilgisiyle otorite kurmuş yapıları tercih ederek operasyonel risklerini minimize edecektir.

Bu yazının ana mesajı nettir: Tıklama değil kanıt; sıralama değil sentez; içerik değil bilgi kazanımı. AI Overviews’un 1,5 milyardan fazla kullanıcıya ulaşması (Google, 2025) ve ajan trafiğinin devasa büyümesi, GEO’yu bir seçenek olmaktan çıkarıp bir standart haline getiriyor. Gelecek, yapay zekânın sentezlediği bu yeni dünyada sadece “cevap veren”lerin değil, o cevabın içindeki en güvenilir “bilgi kaynağı” olmayı başaranların olacaktır.

Geo üretken Yapay Zekâ çağında Bilgi Kazanımı Ve Stratejik Görünürlük Satınalma Dergisi 7 Gün 7 GündemDr. Ahmet TUZCUOĞLU

atuzcuoglu@istanbul.edu.tr

 

 

 

 

Kaynakça

  1. (2025, December 8). Comscore releases 2025 AI Intelligence Report: Establishing new benchmarks for generative AI adoption and influence [Press release]. https://www.comscore.com/Insights/Press-Releases/2025/10/Comscore-Releases-2025-AI-Intelligence-Report
  2. (2024, February 19). Gartner predicts search engine volume will drop 25% by 2026, due to AI chatbots and other virtual agents [Press release]. https://www.gartner.com/en/newsroom/press-releases/2024-02-19-gartner-predicts-search-engine-volume-will-drop-25-percent-by-2026-due-to-ai-chatbots-and-other-virtual-agents
  3. (2025, June 25). Gartner predicts over 40% of agentic AI projects will be canceled by end of 2027 [Press release]. https://www.gartner.com/en/newsroom/press-releases/2025-06-25-gartner-predicts-over-40-percent-of-agentic-ai-projects-will-be-canceled-by-end-of-2027
  4. (2025, May). AI Overviews and AI Mode in Search [PDF]. https://search.google/pdf/google-about-AI-overviews-AI-Mode.pdf
  5. Google Search Central. (n.d.). AI features and your website. Retrieved April 7, 2026, from https://developers.google.com/search/docs/appearance/ai-features
  6. Google LLC. (2020, November 5). Contextual estimation of link information gain (U.S. Patent Application Publication No. US20200349181A1). U.S. Patent and Trademark Office. https://patents.google.com/patent/US20200349181A1/en
  7. HUMAN Security. (2026). The 2026 State of AI traffic & cyberthreat benchmark report: AI, agents, bots, and the new threat landscape. https://humansecurity.com/learn/resources/2026-state-of-ai-traffic-cyberthreat-benchmarks/

Laboratuvar Hizmet İhalesinde İlk Oturum İşleminin İhale Günü Yapılmaması?

Laboratuvar Hizmet İhalesinde İlk Oturum İşleminin İhale Günü Yapılmaması Satınalma Dergisi 7 Gün 7 Gündem

Laboratuvar Hizmet İhalesinde İlk Oturum İşleminin İhale Günü Yapılmaması?

Mehmet ATASEVER

Laboratuvar Hizmet İhalesinde İlk Oturum İşleminin İhale Günü Yapılmaması Satınalma Dergisi 7 Gün 7 Gündemİtirazen Şikayet Konusu; Başvuru sahibinin dilekçesinde özetle; İhale mevzuatı uyarınca, ihalenin yaklaşık maliyeti ve isteklilerce verilen teklif tutarlarının; ihale günü en geç mesai bitimine kadar isteklilere bildirilmesi gerektiği, mevcut ihalenin ihale gününün İdari Şartname’de 08.12.2025 ihale saati saat 16.00 olarak belirtilmesine rağmen, tekliflerin açılmasına ilişkin tutanağın taraflarına 11.12.2025 tarihinde tebliğ edildiği, tutanak üzerinde, tutanağın ihaleden sonraki gün olan 09.12.2025 tarihinde mesai saati sonrası saat 21.09 tarihinde düzenlendiğinin gözüktüğü, bu sürecin hukuka aykırı olduğu iddialarına yer verilmiştir.

Konu İle İlgili Emsal Kamu İhale Kurulu Kararına Göre;

 

Yapılan inceleme ve tespitler neticesinde; 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun “Temel ilkeler” başlıklı 5’inci maddesinde “İdareler, bu Kanuna göre yapılacak ihalelerde; saydamlığı, rekabeti, eşit muameleyi, güvenirliği, gizliliği, kamuoyu denetimini, ihtiyaçların uygun şartlarla ve zamanında karşılanmasını ve kaynakların verimli kullanılmasını sağlamakla sorumludur…” hükmü, Anılan Kanun’un “Tekliflerin alınması ve açılması” başlıklı 36’ncı maddesinde

Teklifler ihale dokümanında belirtilen ihale saatine kadar idareye verilir. İhale  komisyonunca ihale dokümanında belirtilen saatte kaç teklif verilmiş olduğu bir tutanakla tespit edilerek, hazır bulunanlara duyurulur ve hemen ihaleye başlanır. İhale komisyonu teklif zarflarını alınış sırasına göre inceler. 30 uncu maddenin birinci fıkrasına uygun olmayan zarflar bir tutanak ile belirlenerek değerlendirmeye alınmaz. Zarflar isteklilerle birlikte hazır bulunanlar önünde alınış sırasına göre açılır.

İsteklilerin belgelerinin eksik olup olmadığı ve teklif mektubu ile geçici teminatlarının usulüne uygun olup olmadığı kontrol edilir. Belgeleri eksik veya teklif mektubu ile geçici teminatı usulüne uygun olmayan istekliler tutanakla tespit edilir. İstekliler ile teklif fiyatları ve yaklaşık maliyet tutarı açıklanır. Bu işlemlere ilişkin hazırlanan tutanak ihale komisyonunca imzalanır. Bu aşamada; hiçbir teklifin reddine veya kabulüne karar verilmez, teklifi oluşturan belgeler düzeltilemez ve tamamlanamaz. Teklifler ihale komisyonunca hemen değerlendirilmek üzere oturum kapatılır.” hükmü,

Hizmet Alımı İhaleleri Uygulama Yönetmeliği’nin “Başvuruların ve tekliflerin alınması, açılması ve belgelerdeki bilgi eksikliklerinin tamamlatılması” başlıklı 56’ncı maddesinde “(1) Ön yeterlik ve yeterlik başvuruları ile tekliflerin alınması ve açılmasına ilişkin işlemler; Kanun, bu Yönetmelik, EKAP Yönetmeliği ve tip şartnamelerde belirtilen hükümler çerçevesinde e-formlar kullanılarak gerçekleştirilir.” hükmü,

Kamu Alımlarının Elektronik Ortamda Yapılmasına İlişkin Uygulama Yönetmeliği’nin “EKAP üzerinden gerçekleştirilecek iş ve işlemler” başlıklı 6’ncı maddesinde “(10) Kamu alımı süreçlerinde, şekli ve içeriği Kurum tarafından belirlenerek Kurumun resmi internet sayfasında yayımlanan e-formlar kullanılır.” hükmü,

Anılan Kanun’un “Tebligatlara ilişkin esaslar” başlıklı 7’nci maddesinde “(1) Tebligat, iş günlerinde ve 09.00-18.00 saatleri arasında (yarım mesai günlerinde 09.00-13.00) yapılır. Bu süreler dışında gönderilen tebligatlar, kaydedildiği tarihi takip eden ilk iş günü içinde ilgililerin EKAP’ta yer alan bildirim kutusuna ulaştırılır. Tebligatın ilgililerin bildirim kutusuna ulaştığı tarih tebliğ tarihi sayılır….” hükmü,

Aynı Yönetmelik’in “Başvuru ve/veya tekliflerin açılması” başlıklı 11’inci maddesinde “(1) Teklifler, ihale komisyonu tarafından ihale tarih ve saatinde EKAP’ta açılır.

Yaklaşık maliyet tutarı ile teklif verenler ve teklif fiyatları isteklilerin erişimine açılır. Bu aşamada, isteklilerin geçici teminatlarının uygun olup olmadığı, EKAP üzerinden yapılan sorgulamalara göre; ihale tarihi itibarıyla ihalelere katılmaktan yasaklı olup olmadığı ile kesinleşmiş vergi ya da sosyal güvenlik prim borçlarının bulunup bulunmadığı kontrol edilir.

….

(2) Birinci fıkra kapsamında yapılan işlemlere ilişkin hususlar ile yaklaşık maliyet tutarı, teklif verenler ile teklif fiyatları ve varsa açılamayan teklifler tutanağa bağlanır ve bu tutanak isteklilere bildirilir…” hükmü,

İdari Şartname’nin “İhale konusu işe/alıma ilişkin bilgiler” başlıklı 2’nci maddesinde “2.1. İhale konusu işin/alımın;

a) Adı: 4 Kalem Puan Sonuç Karşılığı Laboratuvar Hizmet Alımı…” düzenlemesi, Anılan Şartname’nin “İhaleye ilişkin bilgiler” başlıklı 3’üncü maddesinde “3.1.

a) İhale kayıt numarası: …………..

b) İhale usulü: Açık ihale usulü

c) İhale tarihi ve saati: 08.12.2025

Saat: 16:00

ç) İhalenin yapılacağı (e-tekliflerin açılacağı) adres: ………. İl Sağlık Müdürlüğü

3.2. Teklifler, ihale saatine kadar EKAP üzerinden e-teklif olarak gönderilir. İhale saatine kadar gönderilmeyen teklifler değerlendirmeye alınmaz.” düzenlemesi,

Aynı Şartname’nin “Tekliflerin açılması ve değerlendirilmesi” başlıklı 29’uncu maddesinde “29.1. Teklifler, ihale komisyonu tarafından ihale tarih ve saatinde EKAP’ta açılır. Yaklaşık maliyet tutarı ile teklif verenler ve teklif fiyatları isteklilerin erişimine açılır.

29.2. Bu aşamada, isteklilerin geçici teminatlarının uygun olup olmadığı ve EKAP üzerinden yapılan sorgulamalara göre; ihale tarihi itibarıyla ihalelere katılmaktan yasaklı olup olmadığı ile kesinleşmiş vergi ya da sosyal güvenlik prim borçlarının bulunup bulunmadığı kontrol edilir. Yabancı isteklilerin; ihale tarihi itibarıyla kesinleşmiş vergi ya da sosyal güvenlik prim borçlarının bulunup bulunmadığına yönelik kontrol Türkiye’deki borçları yönünden yapılır, kendi ülkelerinin mevzuat hükümleri uyarınca kesinleşmiş vergi ya da sosyal güvenlik prim borçlarının bulunup bulunmadığına ilişkin kontrol ise sözleşmenin imzalanması aşamasında gerçekleştirilir. İlgisine göre yaklaşık maliyet tutarı, teklif verenler, teklif fiyatları ve açılamayan teklifler ile yapılan diğer işlemlere ilişkin hususlar tutanağa bağlanır ve bu tutanak isteklilere bildirilir.

29.3. Teklifler açıldıktan sonra 29.2 nci madde kapsamında uygun bulunmayan teklifler değerlendirme dışı bırakılır…” düzenlemesi yer almaktadır.

İdarece gönderilen ihale işlem dosyasının incelenmesi neticesinde; İhale tarihinin 08.12.2025, saatinin ise 16:00 olduğu,

İdare tarafından başvuru sahibi …….Laboratuvar Kimyevi Maddeler Medikal Ürünler ve Sağlık Hizmetleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’ne EKAP üzerinden 10.12.2025 tarih ve 21:52:25’te bir bildirim gönderildiği, söz konusu bildirimin anılan istekliye 11.12.2025 tarih ve 09:00:00’da tebliğ edildiği, bildirim detayına tıklandığında “Tekliflerin açılmasına ilişkin tutanak” konulu, “EKAP Üzerinden Tebliğ Tarihi” satırının karşısında 10.12.2025 tarihi yazılı olan ve “08.12.2025 tarihinde yapılan 4 Kalem Puan Sonuç Karşılığı Laboratuvar ihalesine sunmuş olduğunuz teklifinize ilişkin olarak, EKAP Yönetmeliğinin 11 inci maddesi kapsamında tespit edilen hususlar ekteki tutanakta yer almaktadır.” ifadelerinin yer aldığı belge ile karşılaşıldığı, belgeye ait ek dosya açıldığında ise “KİK017 Tekliflerin Açılmasına İlişkin Tutanak”a erişildiği, bu tutanak üzerinde de “Tekliflerin Açıldığı Tarihin 08.12.2025, Pazartesi günü ve Saat 16:14”, “Tutanağın Düzenlendiği Tarihin ve Saatin ise 09.12.2025, Salı günü, saat: 21:09” olduğu bilgisinin yer aldığı,

Ayrıca idarece başvuru sahibine tebliğ edilmeyen “Standart Form ─ KİK016.1/EKAP Teklif Edilen Fiyatlar ve Yaklaşık Maliyetin Açıklanmasına İlişkin Tutanak”ın 10.12.2025 Çarşamba günü, saat: 21:52’de doldurulduğu anlaşılmıştır.

4734 sayılı Kanun’un 36’ncı maddesinde, ihale komisyonunun, ihale dokümanında belirtilen saatte kaç teklif verilmiş olduğunu bir tutanakla tespit edilerek, hazır bulunanlara duyuracağı ve hemen ihaleye başlayacağı, istekliler ile teklif fiyatları ve yaklaşık maliyet tutarını açıklanacağı ve bu işlemlere ilişkin hazırlanan tutanağın ihale komisyonunca imzalanacağı hüküm altına alınmıştır.

Kamu Alımlarının Elektronik Ortamda Yapılmasına İlişkin Uygulama  Yönetmeliği’nin 11’nci maddesinde tekliflerin, ihale komisyonu tarafından ihale tarih ve saatinde EKAP’ta açılacağı, isteklilerin geçici teminatlarının uygun olup olmadığı, ihale tarihi itibarıyla ihalelere katılmaktan yasaklı olup olmadığı ile kesinleşmiş vergi ya da sosyal güvenlik prim borçlarının bulunup bulunmadığı hususları ile yaklaşık maliyet tutarı, teklif verenler ile teklif fiyatları ve varsa açılamayan tekliflerin tutanağa bağlanacağı ve bu tutanağın isteklilere bildirileceği hüküm altına alınmıştır.

İlk oturuma ilişkin bilgilerin doldurulduğu “Standart Form ─ KİK016.1/EKAP Teklif Edilen Fiyatlar ve Yaklaşık Maliyetin Açıklanmasına İlişkin Tutanak” 18.5.2024 tarihi itibarıyla yürüklükten kaldırılmış olup, söz konusu tutanağın yerini, e-formların belirlenmesi konulu, 18.07.2024 tarih ve 2024/DK.D-133 sayılı Kurul kararı ile “KİK017 Tekliflerin Açılmasına İlişkin Tutanak” ile “KİK018 Tekliflerin Açılmasına İlişkin Tutanağın Tebliği” eformu almıştır.

Başvuruya konu ihalede iddia konusu husus, Tekliflerin Açılmasına İlişkin Tutanak’ın idarece gönderilen belgelerden de anlaşıldığı üzere ihalenin ilk oturumu olan 08.12.2025’te tebliğ edilmemesidir.

Bu konu ile ilgili olarak 20.01.2026 tarihli ve 5282 sayılı Kurum yazısı ile idareden “1) Tekliflerin neden ihale saati olan 16:00’da açılmadığı,

2) Tekliflerin açıldığı 08.12.2025 Pazartesi tarih saat 16:14 ile başvuru sahibine 11.12.2025 Perşembe tarihinde tebliğ edilen KİK017 Tekliflerin Açılmasına İlişkin Tutanağın gönderilmesine geçen sürede yapılan işlemlerin neler olduğu, bu süre boyunca EKAP sistemi kaynaklı bir sorunun idarenizce yaşanıp yaşanmadığı,

3) KİK017 Tekliflerin Açılmasına İlişkin Tutanağın Düzenlendiği tarih 09.12.2025 Salı saat 21:09 olduğu halde, neden tebligatın 11.12.2025 Perşembe tarihinde yapıldığı 4) 08.12.2025 Pazartesi günü saat 16:14’de açılan tekliflere ilişkin “Teklif Edilen Fiyatlar ve Yaklaşık Maliyetin Açıklanmasına İlişkin Tutanak”ın hazırlanmasının neden 10.12.2025 Çarşamba saat: 21:52’e kadar geciktiği,

5) Yürürlükten kaldırılan “Teklif Edilen Fiyatlar ve Yaklaşık Maliyetin Açıklanmasına İlişkin Tutanak”ın neden doldurulduğu,”na ilişkin bilgi talep edilmiştir.

Görevleri arasında Elektronik Kamu Alımları Platformunun işletilmesi ile ihale sürecinde bilgi teknolojilerinin kullanımına ilişkin işlemleri yürütmek olması nedeniyle Elektronik İhale Dairesi Başkanlığından da 20.01.2026 tarihli ve 87846 sayılı yazı ile “1) İdarece tekliflerin hangi gün ve saatte açıldığı,

2) Tekliflerin açıldığı tarih ve saat ile 10.12.2025 tarihli Tekliflerin açılmasına ilişkin tutanak konulu belgenin başvuru sahibi …………. Laboratuvar Kimyevi Maddeler Medikal Ürünler ve Sağlık Hizmetleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’ne bildirim tarihi olan 11.12.2025 arasında idarece gerçekleştirilen işlemlerin neler olduğu (kronolojik olarak saat bilgisiyle beraber belirtilmesi)

3) İdarece tekliflerin açıldığı tarih ve saat ile ilk oturumun kapatıldığı tarih ve saat arasında geçen süre zarfında Ekap sisteminde ilk 2 soruda bilgi istenen işlemleri etkileyen herhangi bir sorunun olup olmadığı,

4) EKAP sisteminde yürürlükten kaldırılan “Standart Form ─ KİK016.1/EKAP Teklif Edilen Fiyatlar ve Yaklaşık Maliyetin Açıklanmasına İlişkin Tutanak”ın idarenin doldurulması gereken tutanaklar arasında görünüp görünmediği, görünüyor ise ilk oturumun bu tutanak doldurulmadan kapanıp kapanmadığı”na ilişkin bilgi talep edilmiştir.

İdarece 22.01.2026 tarihli ve 302523581 sayılı yazı ile “Müdürlüğümüzce yapılan “4 Kalem Puan Sonuç Karşılığı Laboratuvar” hizmet alımı ihalesinde ihalenin ilk oturumu açılıktan sonra Kamu Alımlarının Elektronik Ortamda Yapılmasına İlişkin Uygulama Yönetmeliği’nin 11’nci maddesi uyarınca; teklifler sistem yoğunluğu nedeni ile saat 16:14’te açılmıştır.

Teklifler açıldıktan sonra Tablodaki sorgu sonuçlarının cevaplanması beklenmiş ve tüm katılımcılar için sorgulama sonuçlandıktan sonra e-imza aşamasına geçilmiştir. Tablodaki SGK Borcu ve Vergi Borcu için sorgulama sonuçları sistem üzerinden arada kontrol edilmiş ve tüm katılımcılar için sorguların sonuçlanması beklenmiştir. Sorgu sonuçları  tamamlandıktan sonra e-imza işlemleri tamamlanmış ve ilk oturum sonuçlandırılmıştır.” şeklinde cevap verilmiştir.

Elektronik İhale Dairesi Başkanlığınca ise 26.01.2025 tarihli ve 88318 sayılı yazı ile

“1) İdarece teklifler 08.12.2025 tarihi 16.14 saatinde açılmıştır.

2) Ekap veri tabanında yapılan işlemlerin log kayıtları idare genelinde tutulmamakta olup, spesifik işlemlere ilişkin tablolar halinde tutulmakta olduğundan idarenin tüm kullanıcıların tüm işlemlerinin log kayıtlarının çıkarılması gibi bir uygulama bulunmamaktadır.

3) İdarece tekliflerin açıldığı tarih olan 08.12.2025 tarihi ile ilk oturumun kapatıldığı tarih olan 10.12.2025 tarihi arasında 09.12.2025-10.12.2025 tarihlerinde EKAP’a erişim problem yaşanmış ve ihaleler ötelenmiştir.

4) Ekap sisteminde yürürlükten kaldırılan “Standart Form KİK016.1/EKAP Teklif Edilen Fiyatlar ve Yaklaşık Maliyetin Açıklanmasına İlişkin Tutanak” ilan tarihi 01.08.2025 sonrası olan elektronik ihalelerde idarece doldurulması gereken tutanaklar arasında yer almamaktadır. Ekap sisteminde ilk oturum işlemleri “Tekliflerin Açılmasına İlişkin Tutanak”ın oluşturularak ihale komisyonu üyeleri tarafından Ekap üzerinden e-imza ile imzalanması işlemlerini kapsamaktadır.” şeklinde cevap verilmiştir.

6 kısımdan oluşan ihalede, başvuru sahibinin teklif verdiği “Puan Sonuç Karşılığı Tam  Otomatize Elisa Cihazı Laboratuvar Hizmet Alımı” ile “Teknik Servis Personeli (TamOtomatize Elisa Cihazı Laboratuvar Hizmet Alımı) (Brüt asgari ücretin %40 fazlası)” kısımlarında ihale sürecinin 4734 sayılı Kanun’un temel ilkelerine uygun gerçekleştirmekle yükümlü olan idarelerin ihalenin ilk oturumu olan 08.12.2025 tarihi ile ilk oturumu kapattığı 10.12.2025 tarihi arasındaki süreci güvenilirlik, saydamlık ve kamuoyu denetimine uygun yönetmediği anlaşıldığından, şikâyete konu edilen başvuru sahibinin teklif verdiği “Puan Sonuç Karşılığı Tam Otomatize Elisa Cihazı Laboratuvar Hizmet Alımı” ile “Teknik Servis Personeli (Tam Otomatize Elisa Cihazı Laboratuvar Hizmet Alımı) (Brüt asgari ücretin %40 fazlası)” kısımlarının iptal edilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.

Laboratuvar Hizmet İhalesinde İlk Oturum İşleminin İhale Günü Yapılmaması Satınalma Dergisi 7 Gün 7 GündemMehmet ATASEVER

Simdata Danışmanlık Y.K. Başkanı

Sağlık Bak. SGB E. Bşk./KİK E. Üyesi

Mhatasever@gmail.com

Mehmetatasever.org

Stratejik Planınızda Devrimci Fikirlere Yer Var mı?

Stratejik Planınızda Devrimci Fikirlere Yer Var Mı Satınalma Dergisi 7 Gün 7 Gündem

Stratejik Planınızda Devrimci Fikirlere Yer Var mı?

Zafer URFALIOĞLU

Stratejik Planınızda Devrimci Fikirlere Yer Var Mı Satınalma Dergisi 7 Gün 7 GündemKurumsal İşletmelere “En güçlü aracınız nedir?” diye sorsak, cevap neredeyse hazırdır: Stratejik Plan.

Vizyonlar çizilir, hedefler konur, KPI’lar parlatılır… Sunumlar akıcı, slaytlar şık, herkes umutlu. Peki sonra ne olur? İşte asıl mesele tam burada başlar: sorun gerçekten stratejik plan yapmak mı, yoksa onu hayata geçirememek mi?

Bugün birçok kurumda stratejik planlar, iyi niyetli ama biraz da “Vitamin niyetine” hazırlanmış belgeler gibi davranır. Hazırlık sürecinde herkes işin içindedir:

Toplantılar yapılır (Hem de mesai saatinde),

Danışmanlar gelir (Dünya para verilir),

Fikirler uçuşur (Anlat anlat).

Ama iş günlük hayata gelince sahne değişir. Krizler kapıyı çalar, kısa vadeli işler “Acil” diye öne geçer, öncelikler kayar… ve plan yavaş yavaş arka raflara doğru süzülür. Tozlanmadan önce son bir kez bakılır, sonra unutulur.

Tam bu noktada Michel Foucault’nun o meşhur sözü kulağımıza fısıldar:

“Güç çoğu zaman yasaklayarak değil, yönlendirerek çalışır.”

Ama burada küçük bir ters köşe var. Eğer stratejik plan uygulanmıyorsa, ortada güçlü bir yönlendirme de yoktur. Yani ne tam bir düzen kurulur ne de gerçek anlamda özgür bir düşünce ortamı oluşur. Arada bir yerde, hafif kaotik ama bir o kadar da tanıdık bir alan doğar.

Şimdi bir hayal kuralım. Stratejik planın gerçekten çalıştığı bir şirket düşünelim. Herkes ne yaptığını biliyor, hedefler net, performans sistemi tıkır tıkır işliyor. Böyle bir yerde fikirler genelde şu filtreden geçer:

“Bu stratejiye hizmet ediyor mu?” Evetse harika, değilse biraz törpülenir. Bu durumda devrimci fikirlerin işi zorlaşır, çünkü onlar doğaları gereği çerçeveye sığmaz, çerçeveyi değiştirir.

Ama dürüst olalım, çoğu kurum henüz bu noktada değil. Asıl yaygın senaryo şu: stratejik plan var… ama uygulanmıyor. İşte tam da bu durum, sessiz ama güçlü bir hasar üretir.

Önce güven zedelenir. Çalışan şunu fark eder:

– “Yazılan başka, yapılan başka.” Bu küçük fark zamanla büyük bir inanç kaybına dönüşür. Sonra yön kaybolur. Herkes kendi doğrusuna göre ilerler, öncelikler kişisel ajandalara göre şekillenir, enerji dağılır. Ortaya hafif bir koşuşturma, bolca toplantı ve az miktarda gerçek ilerleme çıkar.

İşin en ilginç tarafı ise şu: böyle ortamlarda insanlar bazen kendilerini “Özgür” hisseder. Fikirler havada uçuşur, kimse “Hayır” demez. Ama bu özgürlük biraz sahte bir özgürlüktür. Çünkü fikirler hayata geçmez, sistem tarafından sahiplenilmez, sonuç üretmez. Yani konuşuruz, konuşuruz… ama oyun tabelası pek değişmez.

En büyük kayıp ise dönüşüm yeteneğidir. Stratejik planın özü aslında değişim yaratmaktır. Ama uygulanmadığında ne sistem değişir ne de radikal fikirler etkili olabilir. Bu ortamda Karl Marx gibi sistem kuran ya da Spinoza gibi çerçeveyi kıran düşünceler ortaya çıksa bile, onları taşıyacak bir zemin bulunamaz. Fikir vardır ama yankı yoktur.

Başa dönelim: Stratejik planların mükemmel çalıştığı bir dünyada devrimci fikirlere yer kalır mı?

Belki daha az. Çünkü sistem güçlüdür, yön verir, hizalar. Ama bugünün gerçek sorunu bu değil. Bugünün sorunu, stratejik planların çoğu yerde gerçekten çalışmaması.

Ve bu durum sandığımızdan daha tehlikeli. Çünkü güçlü bir sistemin sınırlarıyla mücadele etmek mümkündür. Ama çalışmayan bir sistemin içinde yön bulmak… işte o biraz daha zor.

Belki de ihtiyaç duyduğumuz şey çok net: ne tamamen kontrol eden bir yapı ne de tamamen başıboş bir düzen.

Stratejik Planınızda Devrimci Fikirlere Yer Var Mı Satınalma Dergisi 7 Gün 7 GündemAsıl ihtiyaç, yaşayan, uygulanan ve gerektiğinde kendini sorgulayabilen bir stratejik plan. Çünkü ancak böyle bir zeminde hem düzen kurulabilir hem de gerçekten oyunu değiştirecek fikirler kendine yer bulabilir.

Zafer URFALIOĞLU

Özel Sektörde Engelli İşçi İstihdamı Yükümlülüğünde En Az 50 İşçi Sayısı Tespitine Kimler Dahil Edilmez?

özel Sektörde Engelli İşçi İstihdamı Yükümlülüğünde En Az 50 İşçi Sayısı Tespitine Kimler Dahil Edilmez Satınalma Dergisi 7 Gün 7 Gündem

Özel Sektörde Engelli İşçi İstihdamı Yükümlülüğünde En Az 50 İşçi Sayısı Tespitine Kimler Dahil Edilmez?

Lütfi İNCİROĞLU

özel Sektörde Engelli İşçi İstihdamı Yükümlülüğünde En Az 50 İşçi Sayısı Tespitine Kimler Dahil Edilmez Satınalma Dergisi 7 Gün 7 Gündem4857 sayılı İş Kanunu’nun 30 uncu maddesine göre; işverenler, elli veya daha fazla işçi çalıştırdıkları özel sektör işyerlerinde yüzde üç engelli, kamu işyerlerinde ise yüzde dört engelli ve yüzde iki eski hükümlü işçiyi veya 21/6/1927 tarihli ve 1111 sayılı Askerlik Kanunu veya 16/6/1927 tarihli ve 1076 sayılı Yedek Subaylar ve Yedek Askeri Memurlar Kanunu kapsamına giren ve askerlik hizmetini yaparken 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 21 inci maddesinde sayılan terör olaylarının sebep ve tesiri sonucu malul sayılmayacak şekilde yaralananları meslek, beden ve ruhi durumlarına uygun işlerde çalıştırmakla yükümlüdürler. Aynı il sınırları içinde birden fazla işyeri bulunan işverenin bu kapsamda çalıştırmakla yükümlü olduğu işçi sayısı, toplam işçi sayısına göre hesaplanır.

Bu kapsamda çalıştırılacak işçi sayısının tespitinde belirli ve belirsiz süreli iş sözleşmesine göre çalıştırılan işçiler esas alınır. Kısmi süreli iş sözleşmesine göre çalışanlar, çalışma süreleri dikkate alınarak tam süreli çalışmaya dönüştürülür. Oranın hesaplanmasında yarıma kadar kesirler dikkate alınmaz, yarım ve daha fazla olanlar tama dönüştürülür. İşyerinin işçisi iken engelli hâle gelenlere öncelik tanınır.

İşverenler çalıştırmakla yükümlü oldukları işçileri Türkiye İş Kurumu aracılığı ile sağlarlar. Bu kapsamda çalıştırılacak işçilerin nitelikleri, hangi işlerde çalıştırılabilecekleri, bunların işyerlerinde genel hükümler dışında bağlı olacakları özel çalışma ile mesleğe yöneltilmeleri, mesleki yönden işverence nasıl işe alınacakları, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının görüşü alınarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.

Yer altı ve su altı işlerinde engelli işçi çalıştırılamaz ve yukarıdaki hükümler uyarınca işyerlerindeki işçi sayısının tespitinde yer altı ve su altı işlerinde çalışanlar hesaba katılmaz.

Bir işyerinden malulen ayrılmak zorunda kalıp da sonradan maluliyeti ortadan kalkan işçiler eski işyerlerinde tekrar işe alınmalarını istedikleri takdirde, işveren bunları eski işleri veya benzeri işlerde boş yer varsa derhal, yoksa boşalacak ilk işe başka isteklilere tercih ederek, o andaki şartlarla işe almak zorundadır. Aranan şartlar bulunduğu halde işveren iş sözleşmesi yapma yükümlülüğünü yerine getirmezse, işe alınma isteğinde bulunan eski işçiye altı aylık ücret tutarında tazminat öder”.

Yurtiçinde işe yerleştirme hizmetleri hakkında yönetmelik hükümlerine göre; engelli ile işçi sayısının tespitinde,

(1) Zorunlu çalıştırılacak engelli, eski hükümlü veya terörle mücadelede malul sayılmayacak şekilde yaralanan işçi sayısının tespitinde belirli veya belirsiz süreli iş sözleşmesine göre çalıştırılan tüm işçiler esas alınır. Kısmi süreli iş sözleşmesine göre çalışanlar çalışma süreleri dikkate alınarak tam süreli çalışmaya dönüştürülür ve işyerindeki tam süreli çalışan işçi sayısına ilave edilir. İşyerinde kısmi süreli olarak çalıştırılan engelli ve eski hükümlü veya terörle mücadelede malul sayılmayacak şekilde yaralanan işçi bulunması halinde bunlar da çalışma süreleri dikkate alınarak tam süreli çalışmaya dönüştürülür ve toplam işçi sayısından düşülür. Oranın hesaplanmasında yarıma kadar kesirler dikkate alınmaz. Yarım ve daha fazla olan kesirler tama dönüştürülür.

(2) Fıkradaki hükümler uyarınca işyerlerindeki işçi sayısının tespitinde yer altı ve su altı işlerinde çalışanlar hesaba katılmaz.

(3) 10/6/2004 tarihli ve 5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanuna göre kurulan özel güvenlik şirketleri ile kurumların kendi ihtiyacı için kurduğu güvenlik birimlerinde güvenlik elemanı olarak çalışan işçiler engelli, eski hükümlü veya terörle mücadelede malul sayılmayacak şekilde yaralanan işçi sayısının tespitinde dikkate alınmaz.

(4) Engelli, eski hükümlü veya terörle mücadelede malul sayılmayacak şekilde yaralananların talebi halinde, işyerlerinde kısmi süreli çalışma yapan işveren tarafından engelli, eski hükümlü veya terörle mücadelede malul sayılmayacak şekilde yaralananlar kısmi süreli iş sözleşmesiyle de istihdam edilebilir. Zorunlu çalıştırma yükümlülüğü, kısmi süreli çalıştırma ile karşılanmak istendiğinde, kısmi süreli işçi sayısı birinci fıkrada belirtilen usul ile belirlenir.

(5) Aynı il sınırları içinde birden fazla işyeri bulunan işverenin bu kapsamda çalıştırmakla yükümlü olduğu işçi sayısı, toplam işçi sayısına göre hesaplanır.

(6) Çalıştırılan engelli, eski hükümlü ve terörle mücadelede malul sayılmayacak şekilde yaralanan işçiler, toplam işçi sayısının hesabında dikkate alınmaz.

Diğer taraftan mesleki anlamda geçici iş ilişkisi ile istihdam edilen işçiler de en az 50 işçi sayısının tespitine dahil edilmezler.

Nitekim Anayasa Mahkemesi’nin 28.02.2018 tarih ve 2016/141, 2018/41 RG:29.03.2018 No:30375 sayılı kararına göre,” Kanun’un 30. maddesinde özel sektör işyerleri için öngörülen engelli çalıştırma yükümlülüğünün belirlenmesinde işverenlerin iş sözleşmesi yaparak kendi işyerlerinde çalıştırdıkları işçi sayısı dikkate alınmaktadır.

Özel istihdam büroları aracılığıyla kurulan geçici iş ilişkisinde, geçici işçi özel istihdam bürosu ile iş sözleşmesi yapmaktadır. Geçici işçi ile geçici işveren arasında bir iş sözleşmesi ise bulunmamaktadır. Geçici işçi, özel istihdam bürosunun geçici işverenle işçi sağlama sözleşmesi yaparak işçisini geçici işverenin işyerinde görevlendirmesiyle geçici işverenin işyerinde geçici olarak çalışmaktadır. Bu bağlamda geçici işçinin, geçici işverenin Kanun’un 30. maddesinde öngörülen engelli çalıştırma yükümlülüğünün belirlenmesindeki işçi sayısına dâhil edilmemesi, geçici işçinin geçici işverenin işyerinde geçici olarak çalışması ve geçici işçi ile geçici işveren arasında bir iş sözleşmesinin bulunmamasının bir sonucudur.

Diğer taraftan geçici işçinin işvereni özel istihdam bürosu olmakla birlikte özel istihdam bürosu geçici işçiyi kendi işyerinde çalıştırmamakta ve geçici işverenin işyerinde çalışmak üzere görevlendirmektedir. Dolayısıyla geçici işçinin, özel istihdam bürosunun Kanun’un 30. maddesinde öngörülen engelli çalıştırma yükümlülüğünün belirlenmesindeki işçi sayısına dâhil edilmemesi de geçici işçinin özel istihdam bürosuna ait bir işyerinde çalışmamasından kaynaklanmaktadır.

Öte yandan özel istihdam bürolarının ve geçici işverenlerin işyerlerinde çalıştırdıkları kendi işçilerinin sayısının elli veya daha fazla olması hâlinde ise engelli çalıştırma yükümlülükleri bulunmaktadır.

Bu itibarla kuralla işverenlerin engelli çalıştırma yükümlülüğü ile ilgili olarak özel istihdam büroları ve geçici işverenlere ayrıcalık ve imtiyaz tanınması söz konusu olmadığı gibi kuralın engellilerin çalıştırılmasına yönelik devletin koruma yükümlülüğünü ortadan kaldıran bir düzenleme olarak nitelendirilmesi de mümkün değildir”.

Yargıtay 19. Ceza Dairesinin (Y12CD.25.09.2017, E.2016/13066, K.2017/7223) bir kararına göre de çok tehlikeli işyerlerinde engelli çalıştırılması mümkündür. Nitekim, “Dosya kapsamına göre, Kdz. Ereğli Sulh Ceza Hakimliğince kabahatli şirketin ağır sanayi iş kolunda engelli işçi çalıştırılmasının uygun olmadığı ve bu nedenle bu kısımda çalıştırılan işçi sayısının engelli işçi nisabında dikkate alınmaması gerektiği gerekçesi ile başvurusu kabul edilerek idari para cezası kaldırılmış ise de, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 30/1. maddesinde yer alan “İşverenler, elli veya daha fazla işçi çalıştırdıkları özel sektör işyerlerinde yüzde üç engelli, kamu işyerlerinde ise yüzde dört engelli .. işçiyi .. meslek, beden ve ruhi durumlarına uygun işlerde çalıştırmakla yükümlüdürler. Aynı il sınırları içinde birden fazla işyeri bulunan işverenin bu kapsamda çalıştırmakla yükümlü olduğu işçi sayısı, toplam işçi sayısına göre hesaplanır.” şeklindeki düzenleme uyarınca engelli işçi çalıştırma yükümlülüğünün toplam işçi sayısı üzerinden belirlenmesi gerektiği, ağır sanayi iş kolunda çalışan işçilerin hesap dışında tutulacağına dair mevzuatta bir düzenleme bulunmadığı gözetilmeden, idari para cezasının iptaline ilişkin Kdz. Ereğli Sulh Ceza Hakimliğinin kararına yönelik itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla gereği görüşülüp düşünüldü;

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden, Zonguldak Sulh Ceza Hakimliği’nin 09/09/2014 tarihli ve 2014/350 değişik iş sayılı kararının CMK’nın 309/4-c maddesi uyarınca aleyhe tesir etmemek üzere BOZULMASINA, 25.09.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi”.

Sonuç olarak, özel sektör işyerleri bakımından engelli işçi istihdamı yükümlülüğünde en az 50 işçi sayısı tespitinde aşağıda sayılar hesaba dahil edilmezler.

  1. Ücretsiz izinde olan işçiler ile mevsimlik işlerde sözleşmesi askıda olanlar.
  2. İşçi sıfatı taşımayan çırak ve stajyerler.
  3. Alt işveren işçileri.

4. Özel istihdam bürosu işçileri.

  1. Özel Güvenli Hizmetleri Kanununa göre çalışan güvenlik görevlileri.

6. Yer altı ve su altı işlerinde çalışanlar.

7. İşyerinde çalıştırılan engelliler

özel Sektörde Engelli İşçi İstihdamı Yükümlülüğünde En Az 50 İşçi Sayısı Tespitine Kimler Dahil Edilmez Satınalma Dergisi 7 Gün 7 Gündemwww.incirogludanimanlik.com sayfasında yayımlanan blog yazıları, hakemli makale formatında olmayıp bilgi verme amaçlıdır. Kesinlikle hukuki mütalaa ya da tavsiye niteliğinde değildir.

Lütfi İNCİROĞLU

Güncel Akademik Okumalar III: “The International Journal of Logistics Management”

Güncel Akademik Okumalar Iii “the International Journal Of Logistics Management” Satınalma Dergisi 7 Gün 7 Gündem

Güncel Akademik Okumalar III: “The International Journal of Logistics Management”

Dr. Öğr. Üyesi İrfan AKYÜZ

Güncel Akademik Okumalar Iii “the International Journal Of Logistics Management” Satınalma Dergisi 7 Gün 7 GündemYazı dizimize, 1990’dan itibaren lojistik ve tedarik zinciri yönetimi başlıklarında alana katkı sunan “The International Journal of Logistics Management” (Uluslararası Lojistik Yönetimi Dergisi) ile devam ediyoruz. Önceki sayılardaki gibi, makalelerin özetleri ile ülkemizdeki ve uluslararası alanlardaki uygulama/akademi farklıkları okuyucunun ilgisine sunulmaktadır. Okuyucunun kendisine düşen ise, ilgisini çeken yayın ya da yayınların devamını okuyup, derinleşmektir. Sözü uzatmadan; keyifli okumalar dilerim.

a) Role of generative AI towards sustainable procurement

(Sürdürülebilir teminde nın rolü)

Çalışmada üretken yapay zekanın sürdürülebilir temin üzerindeki etkisi incelenerek, operasyonel verimlilik artışı, sürdürülebilirlik standartlarına uyum sağlama ve karmaşık tedarik zincirleriyle ilişkili riskleri azaltma potansiyeli vurgulanmaktadır. Sözü edilen inceleme için, kimya, otomobil ve gıda sektörlerinde çalışan satınalma ve tedarik zinciri yöneticilerinden önce 43 adet derinlemesine görüşme ile veri toplanmış; ardından elde edilen verilerle yine aynı örneklemden 344 adet anket toplanmıştır. Veriler, yapısal eşitlik modellemesi ile test edilmiştir.

Üretken yapay zeka sayesinde işletmeler, modern tedarik zinciri zorluklarının üstesinden daha kolay gelebilir, sürdürülebilirliği teşvik ederken rekabet avantajını da koruyabilirler. Bir başka deyişle, üretken yapay zeka, satınalma süreçleri ve sürdürülebilir tedarik zincirleri için kilit bir role sahiptir.

b) Green innovation along the dyadic relationship: the moderating role of supply chain dependence

(İkili ilişki bağlamında yeşil inovasyon: Tedarik zinciri bağımlılığının düzenleyici rolü)

Yeşil inovasyon, çevresel sürdürülebilirliği sağlarken, firma performansını arttırarak rekabet ortamını hızla dönüştürmektedir. Literatürde, bir firmanın yeşil inovasyon performansına etki eden unsurlarla ilgili bilgilere ulaşılsa da, alıcıların yeşil inovasyonun tedarikçilerini ikili bir bakış açısıyla nasıl etkilediği üzerine az sayıda çalışma vardır. Araştırma, Sosyal Bulaşma Teorisi’nden hareketle, yeşil inovasyonun tedarikçisi ile alıcısı arasındaki ilişkinin etkilenimine ve tedarik zinciri bağımlılığının düzenleyici rolüne odaklanmaktadır. Çin’de gerçekleştirilen araştırmada veriler, işletmelerin verilerinin yer aldığı üç büyük veri tabanından elde edilmiştir.

Elde edilen bulgulara göre, alıcının yeşil inovasyonunun tedarikçinin yeşil inovasyonunu önemli ölçüde etkilediği tespit edilmiştir. Ayrıca tedarikçi bağımlılığının alıcının ve tedarikçinin yeşil inovasyonu arasındaki ilişkide düzenleyici rolü bulunmaktadır.

c) Bridging digital features and sustainability, through social capital in supply chain management: insights from X analytics

(Tedarik zinciri yönetiminde sosyal sermaye aracılığıyla dijital özellikler ve sürdürülebilirlik arasında köprü kurmak: X analitiğinden elde edilen bilgiler)

Sosyal medya ve büyük veri, başta pazarlama ve marka yönetimi alanları olmak üzere işletmeler için daha önemli hale gelirken; bu teknolojiler hisse senedi fiyat tahminleri ve kriz yönetimi başlıklarında da giderek daha fazla kullanılmaktadır. Dijital teknolojiler(DT), şirket operasyonları gibi tedarik zincirlerini de geliştirse de, bu teknolojiler literatürde daha dar kapsamlı olarak ele alınabiliyor. Bu araştırma, tedarik zinciri yönetimi unsurlarının, DT’nin ve sürdürülebilirliğin #Supplychainmanagement etiketi ile gönderilerde nasıl tartışıldığı, tedarik zinciri fonksiyonlarına etkilerini ve sürdürülebilir uygulamalar ile ilgili yorumları analiz etmek için bir çerçeve sunmaktadır.

Araştırmada, Şubat 2022 ile Mayıs 2023 arasında, Twitter(X) platformunda, #Supplychainmanagement etiketine sahip 745.808 tweet (417.851 orijinal tweet, 313.172 retweet ve 14.785 cevap) incelenmiştir. Excel ve MaxQDA yazılımları yardımıyla, kalitatif ve kantitatif bulgulara erişilmiştir. Buna göre, yapay zekâ, büyük veri ve blok zinciri gibi dijital teknolojiler, sürdürülebilirliği destekleyen dijital tedarik zincirlerinin temel yönlerini önemli ölçüde geliştirmektedir. Sosyal sermaye teorisinden yararlanan bu analiz, DT’nin tedarik zinciri ortakları arasında ekip çalışmasını nasıl teşvik ettiğini, güveni nasıl oluşturduğunu ve bilgi paylaşımını nasıl kolaylaştırdığını ortaya koymaktadır. Bu sayede de, dijital dönüşüm ekonomik, çevresel ve sosyal alanlarda uzun süreli sürdürülebilirliği destekleyerek, daha sorumlu bir tedarik zincirini geliştirebiliyor.

d) When logistics is fun! An investigation into the impacts of gamification on consumer participation in green last-mile logistics

(Lojistik eğlenceli olduğunda! Yeşil son kilometre lojistiğinde oyunlaştırmanın tüketici katılımına etkilerinin incelenmesi?)

E-ticaretin ve çok kanallı perakendeciliğin hızla gelişimi, son kilometre lojistiğine olan talebi yoğunlaştırmıştır. Bu yoğunlaşma ise, özellikle lojistik sürecinin tüketiciyle doğrudan temas eden ucunda ciddi çevresel endişelere yol açmaktadır. Bu araştırma ile, lojistik araştırmaları ile Oyunlaştırma Teorisi entegre edilerek, yeşil son kilometre lojistiğindeki tüketici katılımı ele alınmaktadır.

Çin’de bir yeşil lojistik platformu olan Green Home’u son üç ayda kullanan 401 tüketiciden toplanan veri, yapısal eşitlik modellemesi ile analiz edilmiştir. Bulgular, hem rekabet hem de kendini ifade etme olanaklarının, tüketicilerin yeşil son kilometre davranış niyetlerini, öncelikle hedonik değeri ve çevresel tutumun aracı rolleri yardımıyla etkilediğini göstermektedir. Kendini ifade etme olanağı önemli etkiler gösterirken, rekabet olanağının çevresel tutum üzerinde doğrudan veya dolaylı bir etkisi ise bulunamamıştır.

e) Visibility hotspots in supply chains: insights from multiple case studies

(Tedarik zincirlerinde görünürlük açısından kritik noktalar: Çeşitli vaka çalışmalarından elde edilen bulgular)

Kristal berraklığında görünürlük, rekabet avantajının can damarıdır. Ancak “görünürlük sorunları” birer darboğaz görevi görerek bilgi akışını tıkar ve tedarik zincirlerini felce uğratır. Bu çalışmada bu kritik kör noktalar derinlemesine incelenerek, ortaya çıkma nedenleri ve performansa yönelik tehditleri açıklanmıştır. Araştırmada Nijerya’daki bir ilaç şirketi, İrlanda’daki bir entegre et tesisi ve Tayland’daki bir kauçuk eldiven üretici işletmenin vakaları ele alınmış; ayrıca derinlemesine görüşmeler ile tedarik zinciri yöneticilerinden veri toplanmıştır.

Çalışmada, “görünürlük odak noktalarının” endüstriyel yönetimde önemli engeller olduğu ve bu engellerin hem tedarik zinciri süreçleriyle hem de görünürlüğü etkileyen faktörlerle bağlantılı çeşitli nedenlere sahip olduğu tespit edilmiştir. Tedarik zinciri yöneticileri ise, inovatif bir yaklaşım olan “bulanık değerlendirme metodunun” kör noktaları belirlemede ve sorun çözmede yararlı bir araç olduğunu düşünmektedirler.

f) The impact of radio frequency identification technology utilization on supply chain transparency and agility dimensions of the responsiveness view

(Radyo frekansı tanımlama teknolojisi kullanımının tedarik zinciri şeffaflığı ve çeviklik boyutları üzerindeki etkisi (yanıt verme bakış açısından)

Bu çalışmada, lojistik ve tedarik zinciri yönetiminin yanıt verme odaklı bakış açısından, RFID kullanımını ve bunun tedarik zinciri şeffaflığı ve operasyonel çeviklikle ilişkisini incelenmektedir. İşletmelerin, paydaş görünürlüğü ve tedarikçi izlenebilirliği olmak üzere tedarik zinciri şeffaflığının iki boyutu kullanılarak, yanıt verme odaklılığın operasyonel boyutu olan çevikliği nasıl elde ettikleri araştırılmıştır. Araştırmada yapısal eşitlik modellemesi kullanılmış olup, veriler Amerikalı 212 tedarik zinciri yöneticisinden elde edilmiştir.

Elde edilen bulgulara göre, RFID kullanımı, tedarik zinciri şeffaflığının iki boyutunda etki yaratmaktadır. Tedarik zinciri şeffaflığı, bilgi teknolojisinden elde edilen bilgileri işleyip, paydaşlar arasında dağıtarak rekabetçi yetkinliklerin geliştirilmesine yol açar.

g) Driving success in closed-loop supply chain: investigating consumer attitudes toward e-waste return

(Kapalı döngü tedarik zincirinde başarıyı artırmak: Tüketicilerin elektronik atık iadesine yönelik tutumlarının incelenmesi.)

Etkin bir kapalı döngü tedarik zincirinin (CLSC) uygulanması, tüketicilerin kullanım ömrünü tamamlamış ürünleri iade etme algılarına dair bilgi gerektirir. Kullanım ömrünü tamamlamış ürünlerin birincil tedarikçileri olan tüketiciler, geri dönüşüm çabalarında çok önemli bir rol oynarlar. Bu çalışma, tüketicilerin elektronik atık geri dönüşüm niyetlerinin ardındaki etkenler belirlenerek, literatüre katkı sağlanması hedeflenmiştir. Hindistan’da dijital okuryazarlık seviyesi yüksek 310 tüketiciden veri toplanarak, yapısal eşitlik modellemesi ile analiz edilmiştir.

Elde edilen bulgular, belirleyici faktörler ile geri dönüş niyeti arasında önemli ilişkiler olduğunu göstermektedir.Tutum, öznel normlar, ekolojik okuryazarlık, toplama yöntemi ve teşvikler önemli pozitif tahmin edici faktörler olurken, algılanan risk önemli bir engel teşkil etmiştir.

h) Forecasting management climate theory: construct development and measurement

(Yönetim ortamının öngörülmesi teorisi: kavram geliştirme ve ölçme)

Tedarik zinciri tahmin yöntemleri ve destekleyici yazılımlar alanındaki teknolojik gelişmelere rağmen, tahmin sürecinde insan bilgisi ve deneyimi hâlâ vazgeçilmez bir unsur olmaya devam etmektedir. Araştırmalar, insan geri bildirimini içeren tahmin modellerinin, bunu içermeyen modellere göre daha iyi performans göstermeye devam edeceğini ortaya koymaktadır. Amerika merkezli çalışma(Amerikan Savunma Sanayi firmaları), tahmin yönetimine ilişkin bir teori ve buna bağlı bir ölçüm ölçeği geliştirmeyi hedeflemektedir.

Elde edilenler, bir kuruluşun tahmin ortamını tanımlayan yedi yönetimsel uygulamayı içeren, yönetim ortamının tahmin edilmesine ilişkin yeni bir teori ve ölçütler ortaya koymaktadır. Geliştirdikleri ölçek (yönetimsel uygulama); işin etkisi, yönetici desteği, eğitim, geri bildirim, ödüller/takdir, çalışma grubu iş birliği, kısıtlayıcılık ve engelleme boyutlarına sahiptir.

i) Investigating the relationship between hospital logistics, healthcare professional satisfaction and quality of care: covariance-based structural equation modeling

(Hastane lojistiği, sağlık çalışanlarının memnuniyeti ve bakım kalitesi arasındaki ilişkinin incelenmesi: kovaryansa dayalı yapısal eşitlik modellemesi)

Bu çalışmada, kamu hastanelerinde hastane lojistiğinin sağlık çalışanlarının memnuniyeti ve bakım kalitesi üzerindeki etkisini incelenmekte ve personel memnuniyetini ve bakım kalitesini artırmada hastane lojistiğinin genellikle göz ardı edilen rolünü ele alınmaktadır. Veriler, Fas’taki 229 kamu hastanesi çalışanından elde edilmiş ve yapısal eşitlik modellemesi ile test edilmiştir. Sonuçlar, hastane lojistiğinin hem sağlık çalışanlarının memnuniyetini hem de bakım kalitesini önemli ölçüde etkilediğini göstermektedir. Etkili bir lojistik yönetimi, memnuniyeti ve bakım kalitesini artırmak için hayati önem taşımaktadır.

j) Unveiling the robustness of apparel exporters’ supply chains: exploring the influence of IT capability, supply chain collaborations and government support

(Giyim ihracatçılarının tedarik zincirlerinin dayanıklılığını ortaya koymak: Bilişim yetkinliğinin, tedarik zinciri iş birliklerinin ve devlet desteğinin etkisinin incelenmesi)

Güncel Akademik Okumalar Iii “the International Journal Of Logistics Management” Satınalma Dergisi 7 Gün 7 GündemBu çalışma, Sri Lanka’nın ihracata yönelik giyim imalat sektöründe tedarik zinciri dayanıklılığını etkileyen faktörleri incelemekte olup, bilgi teknolojisi kapasitesi, tedarik zinciri iş birliği ve devlet desteğine odaklanarak dinamik bir iş ortamında dayanıklılığa katkıda bulunan temel unsurları belirlemektir. 158 Sri Lankalı yöneticiden elde edilen veriler yapısal eşitlik modellemesi ile analize tabi tutulmuştur. Araştırma, Sri Lanka’nın giyim imalat sektöründe tedarik zincirinin dayanıklılığını etkilemede bilgi teknolojisi kapasitesinin, tedarik zinciri iş birliğinin ve devlet desteğinin oynadığı kilit rolü ortaya koymaktadır.

Dr. Öğr. Üyesi İrfan AKYÜZ

Kaynakça

Frichi, Y., Benbrahim, F. Z., Jawab, F., Aboueljinane, L., & Amazian, K. (2026). Investigating the relationship between hospital logistics, healthcare professional satisfaction and quality of care: covariance-based structural equation modeling. The International Journal of Logistics Management, 37(2), 368-396.

Hao, J., Hildebrandt, A., Morgan, T. R., & Richey, R. G. (2026). The impact of radio frequency identification technology utilization on supply chain transparency and agility dimensions of the responsiveness view. The International Journal of Logistics Management, 37(2), 316-339.

Jayasinghe, P. S. K., Kelly, T., Madhavika, N., Ehalapitiya, S., De Costa, D. S., Liyanage, M. K., … & Jayasuriya, N. (2026). Unveiling the robustness of apparel exporters’ supply chains: exploring the influence of IT capability, supply chain collaborations and government support. The International Journal of Logistics Management, 1-33.

Li, M., Liu, F., Fang, M., Xiao, S., & Shi, Y. (2026). Green innovation along the dyadic relationship: the moderating role of supply chain dependence. The International Journal of Logistics Management, 37(2), 340-367.

Liu, X., Zhou, Z., Yuen, K. F., & Wang, X. (2026). When logistics is fun! An investigation into the impacts of gamification on consumer participation in green last-mile logistics. The International Journal of Logistics Management, 37(2), 266-287.

Modgil, S., Singh, R. K., Mathiyazhagan, K., & Żywiołek, J. (2026). Role of generative AI towards sustainable procurement. The International Journal of Logistics Management, 37(2), 476-499.

Pongen, I., Ray, P., Vijay, T. S., & Govindan, K. (2026). Driving success in closed-loop supply chain: investigating consumer attitudes toward e-waste return. The International Journal of Logistics Management, 37(2), 430-451.

Qazi, S. A., Seuring, S., & Khalid, R. U. (2026). Bridging digital features and sustainability, through social capital in supply chain management: insights from X analytics. The International Journal of Logistics Management, 1-20.

Sunmola, F., Burgess, P., Tan, A., Mahmud, M., Balasubramanian, S., & Chanchaichujit, J. (2026). Visibility hotspots in supply chains: insights from multiple case studies. The International Journal of Logistics Management, 37(2), 288-315.

Lojistiğin Dış Ticaretteki Maliyeti ve Önemi

Lojistiğin Dış Ticaretteki Maliyeti Ve önemi Satınalma Dergisi 7 Gün 7 Gündem

Lojistiğin Dış Ticaretteki Maliyeti ve Önemi

Reşat BAĞCIOĞLU

Lojistik

Lojistiğin Dış Ticaretteki Maliyeti Ve önemi Satınalma Dergisi 7 Gün 7 GündemDüşünebiliyor musunuz, lojistiğimiz at veya eşeklerin çektiği arabalarla yapılıyor olsaydı taşınacak malların hali ne olurdu? Hele, hele bu mallar uluslararası ticaretin bir parçası konumundaki ihraç malları ise bir değil, birkaç defa düşünmek gerekir Uluslararası ticarette mallar at ve eşek arabasıyla taşınsaydı, maliyet ne kadar artardı acaba? Arabayı çekici konumundaki at ve eşeklerin yiyecek ve içecekleri, dinlenmeleri. Her ne kadar at ve eşeklerin uluslararası taşımacılıkta dinlenmesi, konaklaması dinlenme tesislerinde olmasa da, at ve eşekler bir parça yeşil ot ve içecek su bulduklarında, onunla yetinirler ve tanına çay ve kaaave istemezler.

Demek oluyor ki;

Taşıma aracı at ve eşek arabaları da olsa, bir maliyeti olabileceği kesindir.

At Arabası Karpuz

Bir tarafta taşınan ihraç malları, diğer tarafta taşıma aracı, taşıma aracının çekici konumundaki yorgun eşek. Arabanın su kaynatmasından söz edemeyeceğim, zira susuzluktan arabanın çekicisi konumundaki eşek baygınlık geçirmek üzere.

Bugün uluslararası ticaretteki lojistikten ve lojistiğin öneminden bahsetmek istiyorum.

Uluslararası Lojistik

At Arabası Lojistik Rb

Yurt dışına satışını yaptığımız malların önemi ne kadar büyükse, bu malların uluslararası ticarette alıcıya teslim edilmesi de çok önemli. Malın satışının yapılması, malın alıcısına teslim edildiğini ortaya koymamakla birlikte, lojistiğin devreye girmesiyle uluslararası ticaretin halkaları tamamlanır. Bu tamamlanmada lojistiğin hayati önemi olduğunun altını çizmek isterim.

Dış Ticaret Ve Lojistik

Geçmişten Günümüze Lojistik

Günümüzdeki lojistiğe değinmeden önce geçmişteki lojistiği bir resmedelim dilerseniz.

Lojistik araçlarımız yeterli miydi? Demem odur ki havalı kornası, kliması, donanımlı lojistik araçlarımız yoktu.

At Arabası Kovboy

Belli lojistik kuralları tam kavrayamamış durumdaydık. Her kişi kendi kafasına buyruk mal taşıma işi yapardı, değil yurt dışı taşımacılık, şehirler arası taşımacılıkta dahi muhtemel sıkıntılar yaşanıyordu.

Dünkü lojistik daha fazla ileri değildi.

Bugünkü Modern Lojistik

Ülkemiz bugünkü modern lojistik anlayışı çerçevesinde, bırakın dünyanın bir noktasından diğer noktasına kadar olabilecek en emniyetli ve süratli bir şekilde taşınacak malları özenle taşımakla birlikte, uluslararası standartlar çerçevesin işlemlerini yapmaktadır.

Modern Lojistik 1

Modern Lojistik 2

İhracatçılar, mallarını yurt dışına sattıklarında sadece mal bedeli ile ilgili olarak rekabet yaratmaları söz konusu değildir. Satılan malların ithalatçıya bir lojistik kanalı ile aktarılacağı, ihracatçının başarısının yanında lojistik sektörünün de net bir başarısı olduğu gerçeği ortadadır. İhracatçının sağlam ve hasarsız olarak lojistik firmasına teslim edilen mallarının yine aynı titizlikle hasarsız ve kusursuz bir şekilde ithalatçı firmaya ulaştıran sektörün lojistik olduğunu unutmamalıyız. İhracatçının satış başarısından dolayı aldığı takdirin bir benzerini de lojistik sektörüne vermek gerekir.

Ülkemizdeki ve dünyadaki dış ticarette lojistik olmasaydı, dış ticaretin nasıl işleyeceğini bana söyleyebilir misiniz?

Dünyada Lojistik ve Değişen Maliyetler İle Rotalar

Tam da anlatmaya çalıştığım konu buydu aslında, ben de tutmuş at ve eşek lojistiğini ele alıyorum.

Ama inkar etmeyelim, lojistik nasıl doğdu dediğimizde at ve eşeklerin dolayısıyla bunlarla yapılan taşımacılığın karşımız çıkacağını unutmayalım.

Lojistiğin Maliyeti

Maliyetsiz olmayacak elbette. Zira lojistik ne ile yapılırsa yapılsın belli bir maliyetle karşılaşacağız ve bu maliyetler de taşınan malların maliyetlerini etkileyecektir doğal olarak.

Maliyet derken; lojistikte taşınan malların izleneceği rotanın da etkisi azımsanmayacak kadar fazladır.

Lojistiğin Dış Ticaretteki Maliyeti Ve önemi Satınalma Dergisi 7 Gün 7 GündemReşat BAĞCIOĞLU

ICC Uluslararası Ticaret Odaları

Türkiye Milli Komitesi

Türkiye Bankacılık Komite Başkanlığı Üyesi 

Gümrük Kanunu’na göre Mükelleflerin Sahip Olduğu Haklardan Bazıları Bazıları (2)

Gümrük Kanunu’na Göre Mükelleflerin Sahip Olduğu Haklardan Bazıları (2) Satınalma Dergisi 7 Gün 7 Gündem

Gümrük Kanunu’na göre Mükelleflerin Sahip Olduğu Haklardan Bazıları Bazıları (2)

Kerim ÇOBAN

Emekli Gümrük ve Ticaret Başmüfettişi

Gümrük Kanunu’na Göre Mükelleflerin Sahip Olduğu Haklardan Bazıları (2) Satınalma Dergisi 7 Gün 7 Gündem4- Yükümlüler/ Mükellefler (Özel ve/veya Tüzel Kişiler, Firmalar); Gümrük idarelerinin gümrük mevzuatının uygulanmasına ilişkin bir karar vermesini talep edebilirler. Karar alınması talebinin yazılı olarak yapılması gerekir. Gümrük idareleri, söz konusu talebe ilişkin başvurunun kendilerine ulaştığı tarihten itibaren otuz gün içinde karar alırlar. 30 günlük sürenin yeterli olmadığı durumlarda ilgili Gümrük İdaresince ek süre alınabilir, 30 günlük süre aşılabilir. Verilen kararlar başvuru sahibine yazılı olarak tebliğ edilir.

5- Bilgi Talebi; Kişiler gümrük idarelerinden gümrük mevzuatının uygulanması, ilgili olay ve/veya eşyanın GTİP hakkında İlgili Gümrük İdaresinden yazılı bilgi talep edebilir, alınacak cevaba göre işlem yapabilirler. Bilgiler, talep edene ücretsiz olarak verilir. Bununla birlikte, özellikle eşyanın kimyevi tahlili veya ekspertizi ya da talep edene geri gönderilmesi nedeniyle gümrük idarelerince yapılan masraflar, talepte bulunan tarafından karşılanır.

6- Bağlayıcı Tarife veya Bağlayıcı Menşe Bilgisi Talebi;

1) Yazılı talep üzerine Bakanlık veya yetkilendirdiği gümrük idaresi tarafından bağlayıcı tarife veya bağlayıcı menşe bilgileri verilir. Bağlayıcı tarife veya bağlayıcı menşe bilgisi, gümrük idarelerini, hak sahibine karşı sadece eşyanın tarife pozisyonu konusunda veya eşyanın menşeinin tespiti konusunda ve yalnızca bilginin verildiği tarihten sonra tamamlanacak gümrük işlemlerine konu olan eşya için bağlar. Bağlayıcı menşe bilgisinin verilmesinde, Kanun’un 17 ilâ 22.maddelerde yer alan eşyanın menşeinin belirlenmesine ilişkin hükümler esas alınır.

2) Bağlayıcı tarife bilgisi veriliş tarihinden itibaren altı yıl; bağlayıcı menşe bilgisi veriliş tarihinden itibaren üç yıl geçerlidir. Talep edenin verdiği yanlış veya eksik bilgiye dayanan bağlayıcı bilgi iptal edilir.

3) Bağlayıcı tarife bilgisi aşağıdaki durumlarda geçerliliğini kaybeder: a) Türk Gümrük Tarife Cetvelinde değişiklik yapılması ve verilen bilginin söz konusu değişiklikle getirilen hükümlere uymaması,

b) Dünya Gümrük Örgütünün uymakla yükümlü bulunduğumuz nomanklatür, izahname, tarife pozisyonlarına ilişkin kararlarındaki bir değişikliğe uymaması,

c) Bağlayıcı tarife bilgisinin iptal edildiğinin veya değiştirildiğinin bilgi verilen kişiye tebliğ edilmesi.

Bu fıkranın (a) ve (b) bentlerinde belirtilen hallerde bağlayıcı tarife bilgisinin geçerliliğini kaybetme tarihi, söz konusu değişikliklerin Resmi Gazetede yayımı tarihidir.

4) Bağlayıcı menşe bilgisi aşağıdaki durumlarda geçerliliğini kaybeder: a) Menşe kurallarında bir mevzuat düzenlemesi veya bir uluslararası anlaşma gereğince değişiklik yapılması ve verilen bilginin söz konusu değişiklikle getirilen hükümlere uymaması,

b) Dünya Ticaret Örgütünün uymakla yükümlü bulunduğumuz Menşe Kuralları Anlaşmasına ve bu anlaşmaya ilişkin izahname ve kararlardaki bir değişikliğe uymaması,

c) Bağlayıcı menşe bilgisinin iptal edildiğinin veya değiştirildiğinin bilgi verilen kişiye tebliğ edilmesi.

Bu fıkranın (a) ve (b) bentlerinde belirtilen hallerde bağlayıcı menşe bilgisinin geçerliliğini kaybetme tarihi, söz konusu değişikliklerin Resmi Gazetede yayımı tarihidir.

7- Gümrük Kıymeti, Fiilen ödenen veya ödenecek fiyat, 26.maddeye Göre Gümrük Kıymetinin Belirlenmesi; İthal eşyasının gümrük kıymeti, eşyanın satış bedelidir. Satış bedeli, Türkiye’ye ihraç amacıyla yapılan satışta Kanun’un 27 ve 28 inci maddelerine göre gerekli düzeltmelerin de yapıldığı, fiilen ödenen veya ödenecek fiyattır.

– Fiilen ödenen veya ödenecek fiyat, ithal eşyası için alıcının, satıcıya veya satıcı yararına yaptığı veya yapması gereken ödemelerin toplamıdır. Bu fiyat, ithal eşyasının satış koşulu olarak, alıcının satıcıya veya satıcının bir yükümlülüğünü karşılamak üzere üçüncü bir kişiye yaptığı veya yapacağı tüm ödemeleri kapsar. Ödemeler, para transferi şeklinde olabileceği gibi, akreditif veya ciro edilebilir bir kıymetli evrak kullanılarak ya da doğrudan veya dolaylı yapılabilir.

– 27.maddeye göre yapılan ilaveler dışında, alıcının pazarlama dahil kendi hesabına yaptığı faaliyetler, satıcı yararına veya satıcı ile yapılan bir anlaşma yoluyla da olsa, satıcıya yapılan dolaylı bir ödeme olarak değerlendirilmez. Bu tür işlemlere ilişkin giderler, ithal eşyasının gümrük kıymetinin tespiti sırasında fiilen ödenen veya ödenecek fiyata ilave edilmez.

– Gümrük Kanunu’nun 24 ve 25.madde hükümlerine göre belirlenemeyen ithal eşyasının gümrük kıymeti;

a) 1994 Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Genel Anlaşmasının VII.Maddesinin Uygulanmasına İlişkin Anlaşmanın,

b) 1994 Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Genel Anlaşmasının VII.Maddesinin,

c) Bu bölüm hükümlerinin,

Prensip ve genel hükümlerine uygun yöntemlerle ve Türkiye’de mevcut veriler esas alınarak belirlenir. Yorum Notları GY Ek 8 .

– Kanun’un 24 ve 25.madde hükümlerine göre belirlenemeyen ithal eşyasının gümrük kıymetinin 26. Maddeye göre belirlenecek olması halinde;

a) Türkiye’de üretilen eşyanın Türkiye içindeki satış fiyatı,

b) Gümrük idaresinin iki alternatif kıymetten yüksek olanının kabul etmesini öngören bir sistem,

c) Eşyanın ihraç ülkesindeki iç piyasa fiyatı,

d) Aynı veya benzer eşyanın, 25.maddenin 2.fıkrasının (d) bendi hükümlerine göre hesaplanmış kıymeti dışındaki maliyet bedeli,

e) Türkiye’den başka bir ülkeye ihraç edilen eşyanın fiyatı,

f) Asgari gümrük kıymetleri,

g) Keyfi veya fiktif kıymetler,

Esas alınmaz.

8- Türkiye Gümrük Bölgesine Giriş ve Çıkış İşlemleri: Türkiye Gümrük Bölgesine giriş ve çıkışlar ile gümrük idarelerindeki her türlü gümrük işlemleri genelde normal çalışma saatleri içinde yapılmakla birlikte;

a) Demiryolu katarları ve düzenli sefer yapan deniz, nehir, kara ve hava taşıtları gece ve gündüzün her saatinde Gümrük Bölgesine girip çıkabilirler. Düzensiz seferli olan ve yolcu getiren deniz, nehir, kara ve hava taşıtları da aynı şekilde Gümrük Bölgesine girip çıkabilirler.

b) İşletme teşkilatı bulunan limanlarda, gemiler gece ve gündüzün her saatinde yük ve yolcu alıp çıkarabilirler.

c) Zorlayıcı sebeplerle çalışma saatleri dışında gümrük idaresi olan bir limana girmek veya bu limandan ayrılmak zorunda kalan gemilerin yük alıp verme istekleri de gümrük idarelerince kabul edilir. Yolcu ve turist taşıyan her türlü gemiler mesai saatleri dışında gümrük idaresi bulunan bir limana girip çıkabilirler.

9- Küşat Hakkı: Talep üzerine, gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanıma tabi tutulmasından önce, gümrüğe sunulan eşyanın incelenmesi veya bundan numune alınması yönünden ilgili ve yetkili kişilere izin verilebilir.

Kısacası, Mükellefin/temsilcisinin talebi üzerine; Gümrük idaresine sunulan/ gümrük idaresine getirilen, özet beyanı verilen eşyanın, gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanıma tabi tutulmasından, her hangi bir gümrük rejimi beyanı yapılmadan (Serbest Dolaşıma Giriş Beyannamesinin Tescilinden /İthalattan) önce; Eşyanın incelenmesine ve/veya eşyadan numune alınmasına, alınan numunenin tahlile tabi tutulmasına, söz konusu eşyanın incelenmesi ve/veya yaptırılacak tahlil sonucuna göre ilgili Gümrük  İdaresine rejim beyanında bulunulmasına veya söz konusu eşyanın satın alma şartlarına uymadığı ve/veya ithalat vergilerinin yüksekliği gerekçesiyle her hangi bir rejim beyanında bulunulmadan (Serbest Dolaşıma Girişten/İthalattan) önce, söz konusu eşyanın “Mahrece İade Edilmesine/ Yurt dışı edilmesine, Yurt dışına geri gönderilmesine” izin verilebilir, izin verilir. 

Not: Bu konu başta olmak üzere, YYS Yıllık Faaliyet Raporu Hazırlanması, YYS Yıllık Zorunlu Eğitimlerinin Verilmesi, YYS Revizyonları, Ön İzleme, Yeni YYS Belgesi Hazırlıkları ve YYS Belgesi Alım Süreci, YYS Başvuru Formlarının Doldurulması, YYS Danışmanlığı, vb. Tüm YYS Süreçleri hakkında daha fazla ayrıntılı bilgiyi, Gümrük ve Dış Ticaret Mevzuatı konularında gerekli Hukuki ve Mevzuat Desteğini, İdari ve Adli İtiraz Süreçleri, Dava Açılması, Dava Aşamalarının Takibi, İlgili Mevzuat Ve Hukuki Açılardan Gerekli İtiraz Ve Savunmaların Yapılarak Dava Sonucunun Olumlu  Sonuçlandırılması, Sonradan Kontrol/ Firma İncelemesi Yaptırılması, Antrepo Açma, Antrepo Genişletme, AN6, AN7, AN8 Raporlarının düzenlenmesi, … vb, işlemleri, Sürekli/ Düzenli, Aylık, Yıllık Gümrük ve Dış Ticaret Danışmanlığı, Olay (Konu) Başı Gümrük ve Dış Ticaret Danışmanlığı, Gümrük ve Dış Ticaret Mevzuatı Eğitimleri, … vb. konularında yardım, destek, danışmanlık ve benzeri hizmetleri -İsterseniz- Firmalarımız “Çoban Gümrük Dış Ticaret Denetim ve Danışmanlık A. Ş.”den veya “Çözüm Denetim Gümrük Dış Ticaret Ve Danışmanlık A. Ş.”den alabilirsiniz.

10- Gümrük Rejiminden Önce Eşyanın  Laboratuvar Tahliline Tabi Tutma Hakkı: Gümrük Yönetmeliği’nin 196.maddesi uyarınca tahlile gönderilmesi gereken eşya, yükümlünün ilgili gümrük idaresine başvurması halinde rejim beyanında bulunmadan önce tahlile gönderilir. Yükümlünün tahlil sonuçlarını kabul etmemesi halinde, Kanunun 243.maddesi kapsamında tahlile itiraz edilebilir.

Özet beyan, fatura veya diğer idari ya da ticari belgelerden, eşyanın tahlil edilen eşya ile aynı olduğunun belirlenebilmesi koşuluyla, tahlil sonuçları rejim beyanında kullanılabilir. Beyan edilen eşyanın, tahlil edilen eşya ile aynı olmadığına yönelik kanıt bulunması durumu hariç, bu eşya beyanın kontrolü ve muayene aşamasında yeniden tahlile gönderilmez.

11- Elleçleme Hakkı: Gümrük Kanunu’nun 41.maddesi hükümleri saklı kalmak üzere, geçici depolanan eşya, görünüş ve teknik özelliklerinin değiştirilmemesi koşuluyla, aynı durumda muhafazalarını sağlamak üzere yönetmelikle belirlenen elleçlemeye tabi tutulabilir.

Sevgi ve Muhabbetle, Sağlıcakla Kalınız.

Devam Edecek.

Gümrük Kanunu’na Göre Mükelleflerin Sahip Olduğu Haklardan Bazıları (2) Satınalma Dergisi 7 Gün 7 GündemKerim ÇOBAN

Emekli Gümrük ve Ticaret Başmüfettişi

(Yetkilendirilmiş Gümrük Müşaviri “YGM”)

Çoban Gümrük Dış Tic. Denet. ve Danış. A. Ş.

www.cobangumrukdenetim.com

E Mail: info@cobangumrukdenetim.com

kerim.coban@cobangumrukdenetim.com

k.coban0306@gmail.com

Gastronomide Baş Aktörler Biz Aşçılar

Gastronomide Baş Aktörler Biz Aşçılar Satınalma Dergisi 7 Gün 7 Gündem

Gastronomide Baş Aktörler Biz Aşçılar

Ali Rıza DÖLKELEŞ

Mutfak Yöneticisi / Food Editor

Gastronomide Baş Aktörler Biz Aşçılar Satınalma Dergisi 7 Gün 7 Gündemİlk çağlardan beri Aşçılık ve Aşçılar sevilmiş ve her zaman takdir görmüştür. Ateşin bulunması ile başlayan aşçılık otçul olan ilk çağlardaki insanlarda av hayvanlarının özellikle çevirme yolu ile pişirmesi ile başlamıştır.

Buradan da yola çıktığımızda ilk pişirme tekniğinde korlu ateşte çevirme olmuştur. O zamanlarda kabilelerde bu işlemi en iyi yapan kişi sorumlu tutulmuş her zaman bu kişi ve kişiler pişirme görevini üstlenmişlerdir. Yani kabilenin aşçısı olmuşlardır.  Günümüzün Satın alma Müdürleri de eski zamanların avcılarıdır. Kabilenin en iyileri avlanırken en iyi çevirmeyi yapanda pişirici yani aşçısı olmuştur.

Yaşayan her varlığın doğduğu andan itibaren beslenmeye başladığı görülür. İlk çağlarda insanların beslenmeleri çok ilkeldi. Beslenme işi o zamanlarda içgüdüsel olarak yerine getiriliyordu. Zamanla, yanlış beslenme ve iyi beslenememe neticesinde ortaya çıkan pek çok sorun ve sıkıntı beslenmenin insan yaşamında ne kadar önemli olduğu gerçeğini ortaya çıkardı.

Literatür de Aşçılığın tam olarak açıklaması anlamı, besinlerin farklı yöntemlerle yemeye hazır duruma getirilmesine denir. Bu işlem Aşçılık olarak bilinir. Aşçılığın en temel yöntemi ham maddeleri bir birine katarak yâda bire bir uygulama ile farklı işlemler ve teknikler ile pişirmedir. İyi aşçı da buradan çıkmaktadır, yani araştırmacı, yenilikçi, yaptığı işi seven, mutlu olan kişiler bakıldığında iyi aşçı konumda hep sivrilmiş bulunduğu bölgede adını duyurmuştur.

Aşçılık sanatı geçmiş yüzyıllardan beri önemli olmuş ve hep el üstünde tutulmuştur. Atalarımız boşuna dememişlerdir ‘’kalbe giden yol mideden geçer, can boğazdan gelir’ ’kolay iş değildir natürel ürünü tek tek işleyerek her gün ayrı bir lezzet ayrı bir sunum yaratarak gönülleri fethetmek.

Bunu yapmak için aşçılıkta hisler ve duygular güçlü olmak zorunda; bu olmadığı takdirde yemek yapamaz üretemezsiniz. Yapsanız bile o lezzeti ve sunumu veremediğiniz takdirde beğenilmeyecek tam tersine bir o kadar da tepki görecektir. Aşçılıkta öyledir, mutfak kokusunu sindiremiyorsanız, işlediğiniz ürünün farkına varamıyorsanız üretken olamaz, yerinde sayar sıradan biri olursunuz.

Yemeğin lezzeti ve sunumunu vermeniz için aynı müzisyenlerin ilham beklemesi gibi aşçının da kafası rahat, huzurlu ve mutlu olmalı o zaman en iyi şekilde kafasındaki o güzellikleri ve renk cümbüşünü tabağına yansıtacaktır. Aksi takdirde standardın dışına çıkamayacak tek düzelikten kurtulamayacaktır.

Etrafımıza baktığımız zaman aşçıları sevmeyen yoktur. Her kesin sevdiği memnun olduğu bir aşçısı vardır. Devlet büyüklerinden, memuruna, özel şirketlerden, emniyet teşkilatına, hatta ve hatta şahsen bizim bile vardır devamlı gittiğimiz bir restoran onun haricinde başka bir restorana gitmeyiz yemeğini beğendiğimiz yer orasıdır, mutlu olduğumuz keyif aldığımız yer. Yaşamımız boyunca etrafımıza bu göz ile baktığımız zaman aşçılar nasıl sevilmesin?

Tabii ki burada sevilmekteki en büyük unsur ise bahsettiğimiz gibi en iyi şekilde kafamızdaki ve ruhumuzdaki o güzelliği tabağımıza yansıtmak. Bunu yaptığımız takdirde bizi sevmeyen olmayacaktır.

‘’ Sevdiğim Sözler ‘’

Kavağın yanında bir kabak filizi boy göstermiştir. Bahar ilerledikçe bitki kavak ağacına sarılarak yükselmeye başlamış. Yağmurların ve güneşin etkisi ile müthiş hızla büyümüş ve neredeyse kavak ağacıyla aynı boya gelmişti. Bir gün dayanamayıp sormuş kavağa:

“Sen kaç ayda bu hale geldin ağaç”?

“On yılda” demiş kavak.

“On yılda mı?” diye gülmüş ve çiçeklerini sallamış kabak. “Ben neredeyse iki ayda seninle aynı boya geldim bak..”

“Doğru” demiş ağaç “Doğru.”

Günler günleri kovalamış ve sonbaharın ilk rüzgarları başladığında kabak önce üşümeye başlamış, sonra yapraklarını düşürmeye. Soğuklar arttıkça da aşağıya doğru inmeye başlamış.

Sormuş endişeyle kavağa:
“Neler oluyor bana ağaç?”

“Ölüyorsun…” demiş kavak.

“Niçin?” demiş kavak

“Benim 10 yılda geldiğim yere, 2 ayda gelmeye çalıştığın için…”

İyilikle kalın.

Saygılarımla / Best Regards

Gastronomide Baş Aktörler Biz Aşçılar Satınalma Dergisi 7 Gün 7 GündemAli Rıza DÖLKELEŞ

Mutfak Yöneticisi / Food Editor

Limak Cyprus Deluxe Hotel

Bafra Turizm Bölgesi – İskele/K.K.T.C.

chefard@hotmail.com

www.limakhotels.com