Sütaş’ın Kurumsal Yapısına Bir Ödül Daha!

Sütaş, Türkiye Kurumsal Yönetim Derneği’nin (TKYD) gerçekleştirdiği 10. Kurumsal Yönetim Zirvesi kapsamında düzenlenen Kurumsal Yönetim Ödülleri’nde bu sene de ‘En Yüksek Kurumsal Yönetim Derecelendirme Notuna Sahip Halka Açık Olmayan Aile Şirketi’ ödülünü aldı.

Sütaş, Türkiye Kurumsal Yönetim Derneği’nin (TKYD) gerçekleştirdiği 10. Kurumsal Yönetim Zirvesi kapsamında düzenlenen, Kurumsal Yönetim Ödülleri’nde bu sene de ‘En Yüksek Kurumsal Yönetim Derecelendirme Notuna Sahip Halka Açık Olmayan Aile Şirketi’ ödülünü aldı. Böylece Sütaş, güçlü kurumsal yapısını bir kez daha tescillemiş oldu. Sütaş Yönetim Kurulu Üyesi Duygu Yılmaz, Intercontinental İstanbul Otel’de gerçekleştirilen törende ödülü TKYD Danışma Kurulu Üyesi Prof. Dr. Muhsin Mengütürk’ten aldı.

Duygu Yılmaz, ödülle ilgili, “Sütaş’ta entegre faaliyetlerimizi her geçen gün güçlenen bir kurumsal yapı içinde yürütüyoruz. Adillik, şeffaflık, hesap verebilirlik ve sorumluluk olarak sıralanan evrensel kurumsal yönetim ilkeleri, kurulduğumuz günden bu yana benimsediğimiz değerlerimizle örtüşüyor; sürdürülebilir bir kurum olma yolunda bize rehberlik ediyor. Gururla söyleyebilirim ki; TKYD’den ikinci defa aldığımız bu ödül bize ne kadar doğru bir yolda ilerlediğimizi bir kez daha kanıtladı” dedi.

Doğu Afrika’nın ilk hızlı tren hattını Yapı Merkezi inşa ediyor!

Yapı Merkezi, Doğu Afrika’nın ilk hızlı tren hattını inşa etmeye başlıyor. Türkiye’den lider Yapı Merkezi ve Portekiz’den Mota-Engil’in oluşturduğu Ortak Girişim, Tanzanya’da inşa edilecek Darüsselam – Morogoro Demiryolu Projesi ihalesini kazandı. Darüsselam’ın liman kenti olması açısından büyük önem arz eden proje, Tanzanya’nın ticaretine ve turizmine büyük katkı sağlarken Uganda ve Kongo’yu da denize bağlayacak!

Yapı Merkezi, Doğu Afrika’nın ilk hızlı tren hattı projesi ihalesini kazandı. Türkiye’den lider Yapı Merkezi ve Portekiz’den Mota-Engil’in oluşturduğu Ortak Girişim, Tanzanya’da inşa edilecek Darüsselam – Morogoro Demiryolu Projesi kontratını imzaladı. Söz konusu projeyle Afrika’nın en önemli turizm bölgelerinden olan Darüsselam, ticaret ve turizmde atılım yapacak.

6 Aralık 2016 tarihinde Tanzanya Demiryolları İdaresi RAHCO (Reli Assets Holding Company Limited), tarafından düzenlenen uluslararası ihaleye, Türkiye’den Yapı Merkezi ve Portekiz’den Mota – Engil firmaları ortak teklif vermişti ve teklif teknik yeterliliği başarıyla geçmişti. Ocak ayında ise Tanzanya Cumhurbaşkanlığı, Başbakanlığı ve işveren RAHCO yetkililerinden oluşan teknik heyetler, Yapı Merkezi’nin Türkiye, Etiyopya, Birleşik Arap Emirlikleri ve Katar’daki projelerini; Mota – Engil’in Mozambik ve Güney Afrika’daki projelerini ziyaret etmişlerdi.

Darüsselam – Morogoro Demiryolu Projesi’nin kontratı, işveren Rahco adına Direktör Masanja K. Kadogosa, Hukuk Müşaviri Petro Mnyeshi; Yapı Merkezi Yönetim Kurulu Başkan Vekili Erdem Arıoğlu ve Tanzanya Cumhuriyeti Ülke Müdürü Murat Köksal; Portekizli Ortağımız Mota Engil adına ise Genel Müdür Manuel Antonio Mota, Uluslararası Demiryolu Direktörü Mariano Tonello imzaladı. İmza törenine Tanzanya Türk Büyükelçisi Sayın Yasemin Eralp de katıldı.

160 km hızla ilerleyecek

Anahtar teslim olarak inşa edilecek proje kapsamında; Darüsselam – Morogoro arasında tasarım hızı 160km/s olarak inşa edilecek 207 km tek hat, demiryolunun tüm tasarım işleri, altyapı inşaat işleri, ray döşeme, sinyalizasyon, haberleşme sistemleri, yedek parça temini, elektrifikasyon ve personel eğitimi bulunuyor.

Uganda ve Kongo’yu denize bağlayacak

Tanzanya Devleti’nin planladığı Darüsselam – Mwanza arasındaki 1224 km uzunluğunda yüksek kapasiteli demiryolu yatırımı, 5 aşamaya bölünüp ihaleye çıkıldı. Yapı Merkezi / Mota-Engil Ortak Girişiminin ihalesini aldığı Darüsselam – Morogoro kesimi, planlanan hattın en kritik kısmını oluşturuyor. Darüsselam’ın liman kenti olması açısından büyük önem arz eden projenin Tanzanya’nın ticaretine ve turizmine çok büyük katkıda bulunacak olmasının yanı sıra, denize kıyısı bulunmayan Uganda ve Kongo Demokratik Cumhuriyeti gibi ülkelerin zengin yeraltı kaynaklarını ihraç etmesine de olanak sağlayacak.

3 kıtada 2600 km demiryolu inşa etti

1965 yılından bu yana ulaşım, altyapı ve genel müteahhitlik alanında dünya çapında ilkleri gerçekleştiren Yapı Merkezi, 2016 yılı sonu itibariyle 3 kıtada 2600 kilometre demiryolu ve 41 raylı sistem projesini başarıyla tamamladı. Dünyada günde 2 milyondan fazla yolcunun güvenle taşınmasını sağlayan Yapı Merkezi, 2016 yılını Asya ve Avrupa kıtalarını ilk kez deniz tabanının altından karayolu tüneli ile birleştiren Avrasya Tüneli Projesi’yle tamamlamıştı.

Mobilyada KDV’nin Yüzde 8’e Düşmesi Sektörü Harekete Geçirecek

Türkiye Mobilya Sektör Meclisi Başkanlığını sürdüren, aynı zamanda bünyesinde Doğtaş ve Kelebek Mobilya gibi önemli markaları barındıran Doğanlar Yatırım Holding’in Yönetim Kurulu Başkanı Davut Doğan, mobilyada KDV oranının yüzde 8’e düşmesinin sektör açısından çok önemli bir gelişme olduğunu söyledi.

Davut Doğan yaptığı açıklamada: “Mobilya sektörünün sorun ve çözüm önerilerine 10. Kalkınma Planı’nda da yer vermiştik. Sektörde çok fazla firma var. Yüzde 50 kadar da kayıt dışılık olduğunu öngörüyoruz. Haksız rekabetin ve kayıt dışılığın önlenmesi için KDV indiriminin gerekliliğini her platformda dile getirdik. Ürettiğimiz mobilyaların yüzde 60’ı koltuk, kanepe ve yataktan oluşuyor. Aldığımız kumaş ve tekstil ürünlerinde KDV yüzde 8 olduğu için mobilya sektöründe de KDV’nin yüzde 8’lere düşürülmesi durumunda, haksız rekabetin kalkacağını ve devletin kurumlar vergisinden dolayı gelirlerinin artacağını vurgulamıştık. Bakanlar Kurulu’nun kararıyla mobilyada KDV’nin yüzde 8’e indirilmesini sevinçle karşılıyoruz. Bu karar mobilya sektörünü harekete geçirecektir. 30 Nisan’a kadar sürecek bu uygulamanın devam etmesi gerektiğini düşünüyoruz. Bununla ilgili de taleplerimizi ileteceğiz.” dedi.

“Mobilya sektörü teşvik edilirse; Türkiye’nin lokomotif sektörleri arasına girer”

Türk mobilya sektöründe, ithalatın 3 katı kadar ihracat yapıldığını belirten Davut Doğan; “Sektörümüz, dış ticaret açığı vermeyen bir sektör. Şu anda dünya üretim sıralamasında 17’nci sıradayız. Ancak, sektör desteklenir ve rekabet gücü arttırılırsa, dünyada ilk 5’te yer alabiliriz. Mobilya sektörü ayrıca sosyal ve göçü önleyen bir sektör. Türkiye’nin her yöresinde bir mobilya imalatçısı görebilirsiniz. Ancak, vergi kaçaklarının önlenmesi ve haksız rekabet için sektörde KDV yüzde 8’de kalmalıdır. Mobilya sektörünün teşvik edilmesiyle, Türkiye için yeni lokomotif sektörlerden biri mobilya olacaktır.” dedi.

Yapı Kredi, FTSE4Good Gelişmekte Olan Piyasalar Endeksinde Yer Aldı

Yapı Kredi, Londra Borsası’nın sahipliğindeki önde gelen küresel endeks ve veri sağlayıcısı FTSE Russell’ın bu sene ilk kez hayata geçirdiği “FTSE4Good Gelişmekte Olan Piyasalar Endeksi”nde yer aldı. FTSE4Good, sorumlu yatırım yapmaya önem veren kurumların kaynak olarak aldıkları dünya çapında önemli endeks serilerinden biri olarak kabul görüyor.

Finansal kurumların, yatırım kararları içerisine çevresel, sosyal ve yönetişim kriterlerini almalarını teşvik etmek amacıyla gerçekleştirilen endeks, kurumların bu kriterlerde gösterdikleri performansı değerlendiriyor.

Sürdürülebilirliğe inanç uluslararası başarıyı getirdi

Yapı Kredi CEO’su Faik Açıkalın, sürdürülebilirlik alanında kararlı adımlarla ilerlediklerini belirtirken konuyla ilgili şu değerlendirmede bulundu:

“Sürdürülebilirlik, sağlıklı ve dengeli büyümek, topluma kalıcı hizmetlerde bulunabilmek adına bizler için kritik öneme sahip. Yapı Kredi olarak faaliyet gösterdiğimiz her alanda sürdürülebilir olmak en öncelikli hedefimiz. Kurum olarak sürdürülebilirlik prensiplerinin tüm çalışma alanlarımıza entegre edilmesi amacıyla çalışmalarımızı gerçekleştirirken, faaliyetlerimizin takibi ve ölçülebilirliği konusuna da çok dikkat ediyoruz. 2010 yılından beri, Global Reporting Initiative’in (GRI) en güncel sürdürülebilirlik raporlama standartlarıyla hazırladığımız sürdürülebilirlik raporumuz da bunun bir göstergesi.

BİST Sürdürülebilirlik Endeksi’nde yer alan 43 şirketten biri olarak, FTSE4Good Gelişmekte Olan Piyasalar Endeksi’ne seçilmemizi de, çevresel, sosyal ve yönetsel alanlardaki güçlü uygulamalarımızın bir göstergesi olarak kabul ediyoruz. Kurum olarak önümüzdeki dönemde de sürdürülebilirlik esasıyla faaliyetlerimize yön vermeye ve ülkemize değer katmaya devam edeceğiz.”

Kimya Sektörü 2017’ye Hızlı Başladı

Kimya sektörü 2017 yılına hem miktarda hem değerde ihracat artışıyla başladı. İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamülleri İhracatçıları Birliği (İKMİB) verilerine göre; Ocak ayı kimya ihracatı geçtiğimiz yılın aynı ayına göre miktarda yüzde 27,08 artışla 1 milyon 607 bin ton, değerde ise yüzde 23,62 yükselişle 1 milyar 237 milyon dolar olarak gerçekleşti. Artışta Rusya, İran ve Irak gibi önemli pazarlardaki toparlanma etkili oldu. Aynı dönemde Çin, Singapur ve Malta’ya yapılan ihracattaki artış dikkat çekti.

Bu yıl 15,5 milyar dolarlık ihracat hedefi koyan kimya sektörü temsilcilerinin yüzü Ocak ayı ihracat rakamları ile güldü. Türkiye sanayinin en önemli aktörlerinden kimya, geçtiğimiz ay miktarda ve değerde ihracat artışı yakaladı. Ocak ayı kimya ihracatı geçen yılın aynı dönemine göre miktarda yüzde 27,08 artışla 1 milyon 607 bin ton, değerde ise yüzde 23,62 yükselişle 1 milyar 237 milyon dolara ulaştı.

Kimya sektörünün Ocak ayında en çok ihracat yaptığı ilk on ülke; Birleşik Arap Emirlikleri, Singapur, Almanya, Irak, İspanya, İtalya, İran, Malta, Hollanda ve Çin olarak sıralandı. Sektörün 2017 ve sonrasında ihracatta hedef ülkeler arasına aldığı ABD’ye gerçekleştirilen ihracatta miktarda yüzde 34,11; değerde ise yüzde 19,51 düşüş yaşandığı ve 18.’liğe gerilediği görüldü.

Kimyanın alt sektörlerinin Ocak ayında gerçekleştirdiği ihracat rakamlarına bakıldığında mineral yağlar ve ürünlerin 386 milyon 719 bin dolarlık ihracatla uzun bir aradan sonra yeniden ilk sıraya yerleştiği dikkat çekti. Plastikler ve mamülleri 352 milyon 386 bin dolarlık ihracatla ikinci sırada yer alırken üçüncülüğü 95 milyon 546 bin dolarla kauçuk ve kauçuk eşyalar üstlendi.

Ocak ayı ihracat rakamlarını değerlendiren İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamülleri İhracatçıları Birliği (İKMİB) Yönetim Kurulu Başkanı Murat Akyüz, “Dünya genelinde yaşanan tüm olumsuz gelişmelere rağmen Ocak ayında elde ettiğimiz ihracat rakamları sanayicimizin yüzünü güldürdü. Uçak krizi sonrası kayıp yaşadığımız Rusya pazarına ihracatımız yüzde 19’lık artış yakaladı. Önümüzdeki aylarda petrol fiyatlarındaki yükselişin ekonomisini olumlu etkilemesi beklenen Rusya pazarından alacağımız payın daha da artacağını düşünüyoruz. Yine sektörümüz için büyük önem taşıyan Irak’a ihracatımız yüzde 33,43; İran’a ise yüzde 32,98 arttı. En çok ihracat gerçekleştirdiğimiz ülkeler arasında Çin, Singapur ve Malta’da yaşanan artışlar dikkat çekiciydi. Singapur’a ihracatımız yüzde 362,67 artışla bu ülkeyi ikinci en çok ihracat gerçekleştirilen ülke yaparken, Malta’ya ihracat yüzde 631,51; Çin’e ihracat yüzde 39,17 arttı” dedi.

İhracattaki artışın sürekliliğinin önemli olduğunu belirten Murat Akyüz şunları söyledi; “Her zaman söylediğimiz gibi umutsuz olmamalıyız. Bunun yanında riskleri de düşünüp temkinli hareket etmek gerekiyor. Önümüzdeki aylarda da ihracatımızdaki artışın sürmesi için istikrarlı bir ortama ihtiyacımız var. Kurdaki ani dalgalanmalar ihracatçı firmalarımızın önlerini görmelerini zorlaştırıyor, bir an evvel makul seviyelere gelmesini bekliyoruz.”

 

2017 yılı Ocak kimya sektörü ihracatı

2016-2017
Ocak 2015 Fark (%) Ocak 2016 Ocak 2017
Mal Grubu Değer ($) Değer Değer ($) Değer ($)
GLİSERİN,BİTKİSEL MAMÜLLER,DEGRA,YAĞLI MADDELER 12.987 1.461,06 6.991 109.137
MİNERAL YAKITLAR,MİNERAL YAĞLAR VE ÜRÜNLER 302.239.445 83,83 210.371.413 386.719.227
ANORGANİK KİMYASALLAR 81.105.179 14,81 71.068.589 81.591.799
ORGANİK KİMYASALLAR 32.152.049 21,12 38.937.402 47.160.596
ECZACILIK ÜRÜNLERİ 66.678.578 1,98 55.345.283 56.442.795
GÜBRELER 16.692.673 -21,32 21.420.670 16.853.175
BOYA,VERNİK,MÜREKKEP VE MÜSTAHZARLARI 51.469.949 24,33 37.672.887 46.838.441
UÇUCU YAĞLAR,KOZMETİKLER 50.264.971 15,62 42.625.957 49.285.961
SABUN VE YIKAMA MÜSTAHZARLARI 69.768.867 9,12 49.484.805 53.997.597
YAPIŞTIRICILAR, TUTKALLAR, ENZİMLER 13.138.723 8,44 11.652.868 12.636.052
BARUT,PATLAYICI MADDELER VE TÜREVLERİ 413.048 -14,95 612.477 520.887
FOTOĞRAFÇILIK VE SİNEMACILIKTA KULLANILAN ÜRÜNLER 1.230.496 90,78 589.542 1.124.733
MUHTELİF KİMYASAL MADDELER 33.759.804 10,93 31.988.879 35.483.730
PLASTİKLER VE MAMÜLLERİ 386.154.880 3,86 339.294.219 352.386.425
KAUÇUK,KAUÇUK EŞYA 95.189.915 6,96 89.328.542 95.545.816
İŞLENMİŞ AMYANT VE KARIŞIMLARI,MAMÜLLERİ 11.899 8,23 22.105 23.925
1.200.283.462 23,62 1.000.422.628 1.236.720.297

2017 yılı Ocak ayında en fazla hangi ülkelere kimya ihracatı yaptık?

Ülke Ocak 2016

Değer ($)

Ocak 2017

Değer ($)

Değişim

Değer (%)

BİRLEŞİK ARAP EMİR. 38.935.279,25 105.852.516,73 171,87
SİNGAPUR 22.408.231,78 103.675.391,29 362,67
ALMANYA 68.029.063,87 63.410.405,17 -6,79
IRAK 47.263.865,52 63.065.061,07 33,43
İSPANYA 36.955.586,82 56.364.683,26 52,52
İTALYA 43.644.903,71 47.330.485,48 8,44
İRAN 31.440.663,26 41.811.164,19 32,98
MALTA 4.975.264,37 36.394.649,37 631,51
HOLLANDA 18.823.538,81 32.281.433,76 71,50
ÇİN 22.363.296,66 31.122.841,87 39,17

2017’de kimya ihracatı

2016 ($) 2017 ($) FARK (%)
OCAK 1.000.422.627,55 1.236.720.296,63 23,62
TOPLAM 1.000.422.627,55 1.236.720.296,63 23,62

CNR İMOB beş kıtadaki mobilyacıları buluşturdu

CNR İMOB-13.Uluslararası İstanbul Mobilya Fuarı için bu yıl ziyaretçi, katılımcı sayısı ve düzenlendiği alan itibariyle rekor yılı oldu. Fuarı, 46 bin 875’i yabancı olmak üzere, toplam 166 bin 23 profesyonel ziyaretçi gezdi. 2016’da düzenlenen CNR İMOB’a göre bu yıl yabancı ziyaretçi sayısında yüzde 30’luk artış oldu.

CNR Holding Genel Koordinatörü Cem Şenel, “Bu yıl fuarımız için çok başarılı bir yıl oldu. Bölünen mobilya sektörü 2018’de CNR İMOB çatısı altında birleşecek. Sektördeki birlikteliğin de etkisi ile şu an mobilya alanında dünyanın ikinci büyük fuarı olan CNR İMOB, önümüzdeki yıl dünyanın en iyi fuarı olmaya aday olacak.”

Türkiye’nin en büyük ve tek uluslararası mobilya fuarı olan CNR İMOB-13.Uluslararası İstanbul Mobilya Fuarı tamamlandı. Fuar, 500’ün üzerinde firmanın katılımı ile 150 bin metrekare alanda düzenlendi. CNR Holding kuruluşlarından İstanbul Fuarcılık ve Mobilya Dernekleri Federasyonu (MOSFED) iş birliğinde Ekonomi Bakanlığı ve İstanbul İhracatçı Birlikleri (İİB) desteğinde gerçekleştirilen fuar, katılımcı, ziyaretçi sayısı, kurulduğu alan ve oluşan iş hacmi açısından ulaşılması güç rekorlara imza attı. CNR EXPO Yeşilköy’de 6 gün boyunca açık kalan CNR İMOB’u 46 bin 875’i yabancı, 119 bin 148’i yerli olmak üzere, toplam 166 bin 23 profesyonel ziyaretçi gezdi. 2016’da düzenlenen CNR İMOB’a göre bu yıl yabancı ziyaretçi sayısında yüzde 30’luk artış oldu.

Sektör 2018’de CNR İMOB çatısında buluşuyor

Çocuk odasından ofis mobilyasına kadar bu yıla damgasını vuracak binlerce yeni ürünün sergilendiği fuarla ilgili bilgi veren CNR Holding Genel Koordinatörü Cem Şenel, “Bu yıl fuarımız için çok başarılı bir yıl oldu. 2018 mobilya sektörü için birlikteliğin sembolü olacak. Sektör hemen hemen aynı dönemde iki ayrı fuar düzenliyor. Bu durum sektörü bölüyor. Önümüzdeki yıl mobilya sektörünün tek fuarı CNR İMOB olacak. Sektördeki birlikteliğin de etkisi ile şu an mobilya alanında dünyanın ikinci büyük fuarı olan CNR İMOB, önümüzdeki yıl dünyanın en iyi fuarı olmaya aday olacak. Fuarımızdaki bir diğer yenilik de sektördeki ürün çeşitlerini kategorilendirmek olacak. Çocuk-modern-klasik-ofis gibi alanlardaki mobilya ürünleri kendi içlerinde gruplandırarak ayrı ayrı hollerde sergileyeceğiz. Bu düzenleme sayesinde sektörün fuardan sağladığı verimliliği artırmayı hedefliyoruz” diye konuştu.

Türkiye’nin en kapsamlı alım heyeti

Fuar, Türkiye’nin en kapsamlı alım heyeti organizasyonlarından birine ev sahipliği yaptı. CNR İMOB bünyesinde organize edilen alım heyetleri B2B Eşleştirme Programı kapsamında, mobilya sektörünün lider ülkeleri İtalya, Almanya, Avusturya, İsviçre’nin yanı sıra, sektörün hedef pazarları olan Suudi Arabistan, Irak, Kuveyt, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri’nin de aralarında olduğu, 114 ülkeden ziyaretçi ve VIP alım heyetlerini ağırladı.

Şölen’e Yeni Pazarlama Direktörü

Türkiye’nin önde gelen şirketlerinden Şölen, Pazarlama Direktörlüğü görevine Yavuz Feyzioğlu’nu getirdi. Feyzioğlu; Biscolata, Ozmo, Luppo, Milango, Boombastic, gibi markaları bünyesinde bulunduran Şölen’in pazarlama çalışmalarından sorumlu olacak.

Çikolata ve çikolatalı ürünlerde Türkiye’nin önde gelen firmaları arasında yer alan Şölen, pazarlama departmanını Yavuz Feyzioğlu’na emanet etti.

Şölen’de Pazarlama Direktörü olarak göreve başlayan Yavuz Feyzioğlu Boğaziçi Üniversitesi Kimya Bölümü’nden mezun oldu. HEC Business School Paris’te Pazarlama Master Programını tamamlayan Feyzioğlu, kariyerine Unilever Türkiye bünyesinde Marka Müdür Yardımcısı olarak başladı. Ardından sırasıyla Unilever Türkiye’de Kıdemli Müdür Yardımcısı, İtalya Milano’da Global Marka Müdürü ve Türkiye’de Kıdemli Marka Müdürü görevlerini yürüttü. Yavuz Feyzioğlu, 2012-2017 yılları arasında Diageo’da Grup Marka Müdürü ve Pazarlama Müdürü görevlerinde bulundu.

Şölen Hakkında

1989 yılında Gaziantep’te kurulan Şölen; çikolata, çikolatalı ürünler, bisküvi, kraker, kek, şeker ve lokum pazarında Türkiye’nin önde gelen firmaları arasında yer alıyor. TİM verilerine göre Türkiye’nin en fazla çikolata ve çikolatalı ürün ihracatı yapan firması olan Şölen, bugün 200’ün üzerinde ürün çeşidini 100’ü aşkın ülkeye ihraç ediyor. Dünyanın şekerleme alanında en önemli listelerinden biri olan Candy Industry Top 100 listesinde 2016 yılında 48. sırada yer alan firma; Biscolata, Milango, Ozmo, Boombastic, Luppo, Lokkum, Nutymax gibi dünya çapında başarıya ulaşmış markaları bünyesinde bulunduruyor. Şölen Gaziantep ve İstanbul’daki tesisleriyle üretimini sürdürüyor. 2015 yılını 843 milyon TL ciro ile kapatan Şölen’in yaklaşık 2 bin çalışanı bulunuyor.

Türkiye Ekonomisine Can Suyu Spor Sektöründen Gelebilir

2026’dan itibaren Dünya Kupası’na katılan takımların sayısının 36’dan 48’e çıkarılmasının dünya ekonomisine büyük katkı sağlaması bekleniyor. Destek Yatırım Araştırma Uzmanı Hüseyin Akar, yapılan değişiklikler nedeniyle toplam 20 milyar doları aşkın harcama yapılmasının beklenebileceğini bunun da toplamda 1 milyon kişiye ke istihdam anlamına geldiğini kaydetti. Akar, “Bunun Türkiye’ye yansıması %1,6’lık bir büyüme şeklinde görülebilir.” dedi.

2016 yılı sonunda 85 milyar Dolarlık büyüklüğe eriştiği hesaplanan spor endüstrisinin, ülke ekonomileri üzerindeki katkıları yadsınamaz. Sektörün OECD’nin dünya büyüme oranları tahminlerine uyumlu gelişmesi halinde; 2017 yılı sonunda 87,5 milyar Dolara, 2018 yılı sonunda 90,4 milyar Dolara ve 2019 yılı sonunda 93,6 milyar Dolara erişmesini bekleyebiliriz. 2023 yılında ulaşması muhtemel 100 milyar Doların üzerindeki rakam ile de dünya ekonomilerinin yarısından daha büyük dev bir sektör karşımızda olacak. Futbol ve basketbolun toplam spor endüstrisi içindeki payı %70’in üzerinde kabul edildiği için bu dallardan gelen finansal kararların, ülke ekonomileri ve spor kulüplerinin bilançoları üzerindeki etkileri de gözle görülür oluyor. Son zamanlarda spor endüstrisindeki gelişmeler, dünyada güçlenen korumacı ticaret politikalarının aksine uluslararası ilişkileri kuvvetlendirerek kazanç sunmayı hedefliyor.

Dünya kupasına 48 takım katılacak, 1 milyon kişiye ek istihdam sağlanacak

Futbolda yeni yılın ilk flaş kararı, bu endüstrinin en büyük patronu FIFA’dan geldi. FIFA Konseyi, 10 Ocak’ta aldığı kararla 2026’dan itibaren Dünya Kupası’na 36 takım yerine 48 takımın katılmasının önünü açtı. Toplam maç sayısı 64’ten 80’e yükseleceği turnuva artık 32 gün sürecek. Bu durum, ev sahibi ülkeyi daha fazla altyapı harcaması yapmaya itecek ve en az 2 stadyumu daha programa sokacaktır. Stat maliyetlerini de göz önüne alırsak, stadyumlar yaklaşık 700 milyon Dolarlık ekstra yatırım ile inşaa edilecek. Bu öngörü ile kupa için harcanacak toplam para miktar da 20 milyar Doları aşabilir ve 1 milyon kişiye kadar istihdam sağlanabilir.

Türkiye’de düzenlenirse büyümeye %1,6 katkı sağlar

Güney Afrika’da yapılan 2010 Dünya Kupası, ülkeye yaklaşık 300.000 turist çekmişti. %30 oranında fazla ülke katılımlı yeni kupa, nüfus artışlarını da göz önüne alırsak turist sayısını 450.000 seviyesinin üzerine itecek ve ev sahibi ülkenin dış ticaret rakamlarında olumlu gelişmeler gösterecektir. Cari dengede de yaklaşık 3 milyar Dolarlık iyileşme bekleyebiliriz. Ayrıca, FIFA’nın bu değişiklikle reklam gelirlerinde 500 milyon Dolarlık artış ve toplamda 1 milyar Dolarlık ek getiri yakalamayı hedeflediği biliniyor. Katılımcı ülkeler bu hedefler doğrultusunda ceplerine ekstadan 20 milyon Dolar koyabilir ve bu rakamı güzel futbolları ile tur atladıkça artırabilir. Brezilya’nın ise 2014 Dünya Kupası’nda rekor bir rakamla yaklaşık 10 milyar Dolar net gelir elde ettiği hesaplanıyor. Son yıllarda birçok önemli organizasyon düzenleyen Türkiye’nin bu kupaya ev sahipliği yapacağı bir senaryo da oluşturalım. 860 milyar Dolarlık Türkiye ekonomisinin 2026’ya kadar ortalama %3 büyüdüğü ve turnuvadan 20 milyar Dolar net gelir elde edildiği durumda, ülkemiz 2026 yılında futbol endüstrisi sayesinde ekstradan %1,6’lık büyüme gösterecektir.

Basketbolda daha çok maç kulüplere daha çok getiri sağlayacak

Basketbol tarafında ise Euroleague’in 2016/2017 sezonundaki yeni formatını takip ediyoruz. İlk turu lig şekline dönen kupada, takımların daha çok maç yapıp seyirci ve reklam geliri rakamlarının yukarı çekilmesi ana gündem. 4 takımla katıldığımız turnuvada bu sezon seyirci ortalaması olarak; Fenerbahçe 10.476, Galatasaray Odeabank 5.044, Darüşşafaka Doğuş 4.603 ve Anadolu Efes 4.059 rakamlarını tutturmuş durumdadır. Yeni formatta her takımın kesinlikle 3 iç saha maçı daha fazla yapacağını düşünürsek ortalama bilet fiyatları ile; Fenerbahçe 5.000.000 TL, Galatasaray Odeabank 1.200.000 TL, Darüşşafaka Doğuş ve Anadolu Efes de yaklaşık 400.000 TL ekstra gelir elde edecektir. Ayrıca, artan rekabet ile yayın gelirleri de önemli artış gösterip yabancı para açığı olan şirketlerimiz bu yönüyle de varlıklarını destekleyebilir. BIST Spor Endeksi’nin yaklaşık %34’nün Fenerbahçe ve %22’nin Galatasaray hisselerinden oluştuğunu düşünürsek, kulüplerin net bilanço karları üzerinden basketbol gelirlerindeki artışın borsamızı sınırlı da olsa olumlu etkileyeceği söylenebilir.

Yukarıdaki ihtimaller doğrultusunda, değişen FIFA ve Euroleague formatlarının hem makro anlamda ülke ekonomilerine hem de mikro anlamda spor kulüplerine olumlu katkı sağlaması beklenebilir. İktisadi anlamda ise, kuvvetlenen spor endüstrisinin ekonomiler üzerindeki etkileri önümüzdeki yıllarda daha da net hissedilecektir.

SMG’nin özel gün anonsları satışları artırıyor

Sevgililer Günü, Anneler Günü, karne hediyesi, bayram alışverişi… Özel günlerde tüm markalar birbirinden avantajlı kampanyalar sunuyor ancak seçenek çok olunca, karar vermek zorlaşıyor. İşte tam bu noktada, mağaza içinde yükselen bir ses, kurtarıcı olabilir! Markaların 2017 yılındaki özel günlerde kullanacakları anonsları şimdiden planlamaları gerektiğini söyleyen SMG Yönetim Kurulu Başkanı Gül Gürer Alimgil, “Mağazaya gelen müşterinin o anda karar vermesini ve ürünü satın almasını sağlayan en etkili yol anonstur” diyor.

Özel günlerde birçok marka kampanyalarını duyurmak için farklı mecralar kullanıyor. Sevgililer Günü’nde televizyondan billboardlara birçok yerde karşılaştığımız tektaş reklamları, Babalar Günü’nün yaklaşmasıyla birlikte yerini takım elbise ve saatlere bırakıyor. Ancak hediye almak için bir alışveriş merkezine gittiğimizde, birbirinden cazip kampanyalar sunan markalar arasından seçim yapmakta zorlanıyoruz. Seçenek fazla olunca, ürünü satın almak için gerçekten ikna olmamız gerekiyor, peki ama nasıl? İşte bu noktada devreye anonslar giriyor. “Müşterilerin satın alma kararlarını anonslar belirliyor” diyen SMG Yönetim Kurulu Başkanı Gül Gürer Alimgil, özel günlerde anons kullanan markaların bir adım öne çıktığına dikkat çekiyor.

Seslendirme sanatçılarından etkili anonslar

Markaların kampanya ve etkinliklerini doğrudan iletebileceği, sosyal medya hesapları konusunda bilgilendirme yapabileceği anonsları, SMG’nin profesyonel seslendirme sanatçılarından oluşan ekibi hazırlıyor. Markaların hazır gönderdiği anonslar da, yayına eklenebiliyor. Anonslar, markanın istediği noktada, sıklıkta ve tarihte yayına alınıyor. Birden çok lokasyonu bulunan markalar için, her mağazaya ayrı anons yapılabiliyor. Personelin yayına müdahale etmesi istenmeyen sonuçlar doğurabileceği için, anons yayınlarının akışı, SMG yönetimi tarafından uzaktan erişimle gerçekleştiriliyor. Anons girdiğinde duran müzik yayını ise, anonsun ardından kaldığı yerden devam ediyor.

Türk yolcusu bilinçleniyor, havayolları şirketlerinin Türkiye pazarıyla ilgili beklentileri yükseliyor

Avrupa ve Amerika’da faaliyetlerini sürdüren

Danimarka menşeili ucakgecikmeleri.com Türkiye pazarının beklediklerinden daha iyi performans göstererek yüksek oranda geri dönüş sağladığını belirtti. Ucakgecikmeleri.com CEO’su Johan Fugmann Türk yolcularının, yolcu hakları konusunda bilinçlendikçe, ucakgecikmeleri.com web sitesinin kullanım oranının da arttığını ve bu bilinçlenmenin havayolları şirketleri için de olumlu bir gelişme olduğunu belirtti.

Türkiye pazarına ilişkin tüm beklentilerinin, piyasaya girmelerinin ilk 2 ayında olumlu yönde değiştiğini açıklayan CEO Johan Fugmann; ”Türkiye’nin umut verici bir pazar olduğunu biliyorduk ama iki ayda ulaştığımız sayı bizi tatmin etti,” dedi.

Uçakgecikmeleri.com Kasım 2016 tarihinden beri Türkiye pazarında ve bu süre zarfında 14 bin ziyaretçi sayısını aştı. Websitesi, uçak gecikmesi ve iptali nedeniyle mağdur olmuş yolculara ücretsiz olarak hizmet veriyor ve yolcular adına tazminat alabiliyor. Yardım alan mağdurların sayısı ilk iki ayda 1,000 kişiye ulaştı, diyen Fugmann, uçağı 3 saatten fazla geciken ya da iptal olan yolcuların tazminat alma haklarının olduğunu belirtti. Türkiye’de gecikme ya da iptal nedeniyle alınabilecek tazminatın ortalama olarak 7 milyon Türk Lirası olduğu tahmin ediliyor. Bu oran yılda 2,5 milyar TL’ye eşit.

”Türkiye’deki kullanıcıların her geçen gün daha da bilinçlendiğini ve tazminat haklarını almak için sitemizi ziyaret ettiklerini görüyoruz. Burada büyük bir potansiyel yatıyor,’’ diyen Fugmann, Türkiye genelinde Türk Havayollarının da yolcu haklarından haberdar olduğunu belirtti. ’’Ancak, bazı havayolları gecikme ve iptal tazminatlarını vermeyi hala ret etmekte. Bu da mahkemede bize daha çok iş düşüyor demek,” dedi.

2017 yılında 200 milyon yolcu beklentisi

Türkiye piyasasının havayolu şirketleri için çok ilgi çekici bir pazar olduğunu dile getiren Fugmann, geçtiğimiz 10 yıl içinde Türkiye’de havayolu yolcularının her yıl 2 basamaklı sayı ile artış gösterdiğini söyledi. 2017 yılında toplamda 200 milyon yolcu beklentimiz var diyen CEO, bu rakama göre yapılan araştırmalarda uçuşların yüzde ikisinin iptal olduğunu ya da geciktiğini söyledi. Bu durumda 4 milyon yolcunun gecikme ve iptal mağduru olduğunu belirtti. Fugmann, Türkiye havayolu rakamlarıyla ilgili de bilgi verdi. ”Bir yıl içinde 165 milyondan fazla yolcu Türkiye’deki havaalanlarını kullanıyor. Bu rakama bakıldığında 3 milyondan fazla yolcunun uçağı gecikme ya da iptal ile karşılaşabiliyor.”

Ucakgecikmeleri.com, tüm dünyada şu ana kadar başvurduğu davaların 94,7’sini kazandı ve 124,278 yolcuya tazminat alımında yardımcı oldu.

Ucakgecikmeleri.com hukuk alanındaki uzmanlığını havayolu yolcularının haklarını korumak üzerine yoğunlaştırıyor. Danimarka’da kurulan şirket, Avrupa ve İskandinav ülkelerinde hizmet vermekte. Site üzerinde yapılan başvurular dahilinde yolcular, hiçbir ücret ödemeden uçak gecikmeleri ve iptalleri üzerinden tazminat alabiliyor. Eğer, uçak en az 3 saat gecikmişse, web sitesi aracılığı ile direk tazminat için başvurulabiliyor. Ucakgecikmeleri.com ise mahkeme sürecinin sonunda kazanılan paranın yüzde 25’ini alıyor. Geri kalan tazminat müşteriye kalıyor. Ucakgecikmeleri.com 2012 yılından beri Danimarka, Norveç, Finlandiya, Polonya, Almanya, Kanada ve Çek Cumhuriyetinde faaliyet göstermekte.