Kimya İhracatçıları Kasım Ayında Almanya ve Hong Kong’daydı

Kimya ihracatını sürdürülebilir kılmak adına yoğun çalışmalar yürüten İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamülleri İhracatçıları Birliği (İKMİB), 2016 yılı tanıtım faaliyetlerine Kasım ayında iki önemli fuarla devam etti. Dünyanın en büyük sağlık ve medikal ürünler fuarı Medica için Almanya’ya giden kimya ihracatçıları, Uzakdoğu’nun en büyük kozmetik buluşması olan Cosmoprof Asia için ise Hong Kong’daydı. İKMİB öncülüğünde sektörün ihracatını artırmak için kolları sıvayan kimya sektörü temsilcileri fuarlarla yeni pazarlara ulaşmayı hedefliyor.

Türkiye’nin en çok ihracat yapan üçüncü sektörü konumundaki kimya, yeni pazarlara ulaşmak ve ihracatını artırmak için 2016 yılında da yoğun bir fuar programı izledi. İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamülleri ihracatçıları Birliği (İKMİB), tüm alt sektörlerinde ihracata ivme kazandırmak amacıyla uluslararası fuarlara milli katılım organizasyonları ve hedef ülkelere ticaret heyetleri düzenliyor. Tanıtım faaliyetlerine odaklanan İKMİB, son olarak Kasım ayında medikal ve kozmetik sektörü için kritik öneme sahip iki fuara milli katılım organizasyonu düzenledi.

Milyarlarca dolarlık büyüklüğe sahip dünya sağlık endüstrisinin bir numaralı buluşma noktası olan MEDICA Uluslararası Medikal Ürünler ve Teknolojileri Fuarı, 14-17 Kasım 2016 tarihleri arasında Almanya’nın Düsseldorf şehrinde düzenlendi. 38 Türk firması İKMİB’in bu yıl sekizinci kez düzenlediği milli katılım organizasyonuyla dev buluşmada yerini aldı. Sektör profesyonellerini bir araya getiren MEDICA, medikal ve tıp alanında son yeniliklerin sergilendiği bir platform olarak önem taşıyor. Dünyanın pek çok ülkesinden binlerce ziyaretçiyi ve sağlık profesyonelini ağırlayan fuarı her yıl olduğu gibi bu yıl da sağlık ve medikal sektöründeki karar vericilerden oluşan yaklaşık 100 bin kişi ziyaret etti.

Kozmetik, son yıllarda yaptığı ihracat atağıyla kimyanın en dikkat çeken alt sektörlerinden biri konumunda bulunuyor. Bugün Türk kozmetik sektörü hem iç pazarda hem de dış pazarlarda kalitesi ve uygun fiyatları ile dünya markaları ile rekabet edebiliyor. Uzun yıllardır Avrupa’ya ihracat yapan Türk kozmetik sektörü, Uzakdoğu pazarından da daha fazla pay almak istiyor. İKMİB, Uzakdoğu’nun en büyük kozmetik buluşması olan Cosmoprof Asia 2016 Fuarı’na bu yıl altıncı kez Türk firmalarının milli katılımını gerçekleştirdi. Hong Kong’da yapılan fuarda, 13 Türk kozmetik firması yer aldı. Firmalar sabun, ıslak mendil, parfüm, deodorant, güzellik ve saç bakım ürünleri, renkli kozmetikler gibi farklı ürün gruplarını sergileme imkânı buldular.

Kimya sektörünün ihracatını artırmasında milli katılım organizasyonu düzenlenen fuarların büyük payı olduğunu belirten İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamülleri İhracatçıları Birliği (İKMİB) Yönetim Kurulu Başkanı Murat Akyüz şunları söyledi: “Var olduğumuz pazarlarda payımızı artırmak yanında yeni pazarlarda kendimizi daha iyi tanıtmak açısından fuarlar önem taşıyor. İhracatçı firmalarımızla birlikte bu yıl da yoğun bir fuar programı geçirdik ve dünyanın dört bir yanına ulaştık. Milli katılım organizasyonlarımızın ihracatımıza katkısını her geçen yıl daha çok görüyoruz. Medica Fuarı, Türkiye’nin en yüksek katılımlı fuarlarından biri haline geldi. Bu yıl 8’inci kez dünyanın en büyük sağlık fuarındaydık. Birçok firma milli katılım için sırada bekliyor. Özellikle ihracata yeni başlamış, kendini tanıtmak ve ihracatını artırmak isteyen firmalar için önemli bir atlama eşiği diyebiliriz. Cosmoprof Fuarı da kozmetik sektörümüzün Asya pazarındaki fırsatları görmesi açısından önemli. Sürdürülebilir ihracattan söz etmek için mutlaka tanıtım çalışmalarına ağırlık vermemiz gerekiyor. Dünyada rekabet artıyor ve ticaret yapmak giderek zorlaşıyor. Bu ortamda rekabet gücümüzü korumak için her zamankinden daha fazla çaba harcamamız, potansiyel taşıyan ülkelere ihracatımızı nasıl artırabiliriz, bunlara odaklanmamız lazım.”

Türkiye, AB içinde orta seviyede inovatif ülkeler grubuna yükseldi

Ekonomi Bakanlığı koordinatörlüğünde Türkiye İhracatçıları Meclisi’nin (TİM)sürdürülebilir kalkınma yolunda yenilikçi çalışmaları desteklemek amacıyla beş yıldır düzenlediği Türkiye İnovasyon Haftası, 8-10 Aralık tarihlerinde İstanbul Kongre Merkezi’nde düzenlenecek.
Bu yıl 10 ülkeden toplam 185 konuşmacının katılacağı etkinlikte yapay zeka, giyilebilir teknoloji, dijital oyun, spor, kadın girişimciler, sosyal inovasyon, biyonik teknoloji gibi alanlarda konferanslar, paneller, sergiler ve atölye çalışmaları düzenlenecek.
TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi, “İnovasyonda başarıyı sağlamak için attığımız adımlar hedefine ulaşıyor. Türkiye, Küresel İnovasyon Endeksi sıralamasında bu yıl 16 basamak yükselerek 42. sıraya çıktı. AB İnovasyon Birliği endeksinde orta seviyede inovatif ülke grubuna yükseldi” dedi.
Sabancı Holding, Çalık Holding, Arçelik, Turkcell, TEB ve THY sponsorluğunda düzenlenecek etkinliğe, Samsung Başkan Yardımcısı Pranav Mistry, protezlerin doğal şekilde hareket etmesini sağlayan MIT Media Lab Biyomekatronik Grubu Yöneticisi Hugh Herr, flyboard modelini piyasaya sürerek devrim yaratan jet ski dünya şampiyonu Franky Zapata ve yeni nesil bir hızlı ulaşım aracı olan Hyperloop’un yaratıcısı Dirk Ahlborn da konuşmacı olacak.

Ekonomi Bakanlığı koordinatörlüğünde Türkiye İhracatçıları Meclisi’nin (TİM) sürdürülebilir kalkınma yolunda yenilikçi çalışmaları desteklemek amacıyla beş yıldır düzenlediği 5. Türkiye İnovasyon Haftası için geri sayım başladı. Ekonomiden bilime, spordan sinemaya birçok konunun ele alınacağı ve 10 farklı ülkeden profesyonelleri, sanayicileri, akademisyenleri ve öğrencileri buluşturacak olan etkinlik, 8-10 Aralık tarihleri arasında İstanbul Kongre Merkezi’nde düzenlenecek.

TİM ile birlikte Sabancı Holding, Çalık Holding, Arçelik, Turkcell, TEB ve THY sponsorluğunda düzenlenecek etkinliğin bu yılki konferanslarında, Samsung Başkan Yardımcısı Pranav Mistry “Teknolojide 6. His”, protezlerin doğal şekilde hareket etmesini sağlayan çalışmaları ile ünlü MIT Media Lab Biyomekatronik Grubu Yöneticisi Hugh Herr “Biyonik Teknolojinin Yeni Çağı” ve flyboard modelini piyasaya sürerek devrim yaratan jet ski dünya şampiyonu Franky Zapata da “Zapata Yarış Hikayesi” başlıklı konularda tecrübelerini aktaracak.Etkinliğe ayrıca üst düzey bir hızlı ulaşım aracı olanHyperloop’un yaratıcısı Dirk Ahlborn da katılarak katılımcılara ilham verecek.

Etkinlikte bu yıl İnovasyonun Ekonomik Kalkınmadaki Gücü, Büyüme Odaklı İnovasyon, Akıllı Şehirler, Yapay Zeka, Biyomekatronik, Giyilebilir Teknoloji, Dijital Oyun, Spor, Kadın Girişimciler, Sosyal İnovasyon ve Sinema gibi başlıklarda konferans, paneller, sergiler ve atölye çalışmaları olacak. Etkinlikte firmalarda inovasyonu teşvik etmek için bu yıl 3. İnovaLİG Ödül Töreni’ni de düzenlenecek.

Türkiye, AB’de orta seviyede inovatif ülke grubuna yükseldi

Etkinliği tanıtıma yönelik basın toplantısına TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi, Türkiye İnovasyon Haftası Komite Başkanı Tahsin Öztiryaki, Türkiye İnovasyon Haftası Komite Üyesi Süleyman Kocasert, Arçelik Ar-Ge Direktörü Cem Kural, Çalık Holding Kurumsal İletişim Direktörü Özlem Yalçın, Kordsa Global CEO’su Cenk Alper, TEB Marka ve İletişim Direktörü Zeynep Demirkol, Turkcell Dijital Servisler ve Çözümler Grup Başkanı Ayşem Ertopuz ve TİM Genel Sekreteri Halil Bader Arslan katıldı.

TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi, Türkiye’nin 2023 yılında 500 milyar dolar ihracat hedefine ulaşması için yenilikçi fikirlere, bireylere ve kurumlara ihtiyacı olduğuna dikkat çekerek “Bu ihtiyaç TİM olarak bizi beş senedir Türkiye’nin en büyük inovasyon etkinliğini düzenlemeye teşvik ediyor. Beş yılda inovasyon haftalarını yaklaşık 400 bin kişi takip etti. Küresel İnovasyon Endeksi sıralamasında 2015 yılında 58. sıradayken, bu yıl 16 basamak birden yükselerek 42. sıraya ilerledik. Avrupa Birliği İnovasyon Birliği 2016 Endeksi’ne göre de inovasyonda iddiası olmayan ülkeler seviyesinden, orta seviyede inovatif olan ülkeler grubuna yükseldik. Tüm bu başarılar bize şunu gösteriyor; inovasyonda başarıyı sağlamak için attığımız adımlar, birer birer hedefine ulaşıyor” dedi.

Büyükekşi, en büyük inovatif değişimlerin ve yenilikçi ilhamların farklı tecrübelerin bir araya gelmesiyle doğabildiğine işaret ederek “Bu yıl da temennimiz odur ki Türkiye İnovasyon Haftası, geleceği inşa etmekte olan, iş dünyası liderlerine, firmalara, gençlere ve girişimcilik ruhuna sahip herkese yeni ilhamlar getirsin, yepyeni vizyonlar açsın” dedi.
Üniversiteler ve liselerden başarılı öğrenciler katılacak

Türkiye İnovasyon Haftası Komite Başkanı Tahsin Öztiryaki, “Bir yıllık çalışmanın sonucu olan etkinliğimiz her yıl gençleşerek devam ediyor. Bu yıl tüm üniversitelerden katılım olacak. Ayrıca her üniversiteden en başarılı iki öğrencinin yanında çeşitli liselerden de başarılı öğrenciler hazır bulunacak” dedi. TİM Genel Sekreteri Halil Bader Arslan, 2012 yılında 47 olan konuşmacı sayısının geçen yıl 131 olduğuna dikkat çekerek “Bu yıl 10 farklı ülkeden toplam 185 konuşmacımız olacak. Yapay zeka, giyilebilir teknoloji, dijital oyun, spor, kadın girişimciler, sosyal inovasyon, biyonik teknoloji gibi alanlarda etkinlikler düzenlenecek” dedi.

Arçelik A.Ş. Ar-Ge Direktörü Cem Kural, “İnovasyon ekosisteminin öncü aktörlerini bir araya getiren ve ülkemizin gelişimini destekleyen bu girişimin stratejik partneri olmaktan gurur duyuyoruz. Ürün, hizmet ve üretim sistemlerinde yapılan inovasyonun ülkemiz için değer yaratacağı bilinciyle, yatırımlarımıza ve ekosistemin gelişimine destek olmaya devam edeceğiz” dedi.

Çalık Holding Kurumsal İletişim Direktörü Özlem Yalçın, “Etkinliğin en yeni destekçisi olmaktan gururluyuz. İnovasyon kültürünü yaymak, potansiyeli yüksek katma değeri dönüştürme katkıları çok değerli. Türkiye’nin kurduğu hayale ulaşması ancak inovasyon ve Ar-Ge ile mümkün” dedi.

Kordsa CEO’su Cenk Alper de “Sabancı Topluluğu olarak, Sabancı Holding’in yanı sıra Türkiye İnovasyon Haftası’nda Kordsa Global, Akçansa, Çimsa, Brisa ve Temsa şirketleri olarak yer alacağız. Kordsa, 2015 TİM İnovasyon Stratejisi Şampiyonu seçildi. Bu sene de bu önemli buluşmanın bir parçası olmaktan mutluyuz. Kordsa olarak 2016 Ağustos ayında inovasyon için çok önemli bir merkezi hayata geçirdik. Kordsa, Sabancı Üniversitesi iş birliği ile hem Topluluğumuz hem de ülkemiz adına çok önemli ve yenilikçi bir iş modeli örneği olan “Kompozit Teknolojileri Mükemmeliyet Merkezi”nin açılışını gerçekleştirdi. Bu merkezde, sanayi ve üniversite bir arada çalışarak, yüksek teknoloji ürünü kompozit teknolojilerinin hem Ar-Ge’sini hem de üretimini gerçekleştirmeye başladık. Türkiye’de ilk ve örnek bir model olan bu merkez ile Türkiye’den tüm Dünya’ya yüksek teknoloji ihracatı yapıyor ve Türkiye’nin teknoloji üssü olması için çalışıyoruz. Bu model ile inovasyonu, açık inovasyon prensibi ile ele alıyor ve sadece Türkiye’de değil, global pazarda da iz bırakmayı hedefliyoruz” dedi.

Re-play ile spor dallarının geleceği deneyimlenecek

TEB Marka ve İletişim Direktörü Zeynep Demirkol, inovasyonu kurum kültürü haline getirmiş bir banka olarak İnovasyon Haftalarında yer almaktan duydukları mutluluğu dile getirerek “Hem kurum içinde hem de ülke genelinde farklı platformlarda inovasyonu yaygınlaştırmaya yönelik önemli adımlar attık. İyi banka olma vizyonu ile, bu yıl da inovasyonu farklı alanlarda ele aldık. İnovasyon Haftası’nın ilk gününde biyonik çağın lideri olarak adlandırılan Hugh Herr bizlere ‘Teknoloji Mucizeler Yaratır’ konferansında biyomekanik inovasyon konusunu anlatacak. Bunun yanı sıra, TİM – TEB Girişim Evi girişimcilerini ve projelerini ziyaretçilerle buluşturacağız. Yine İnovasyon Haftası kapsamında bir başka alan olan ‘sporda inovasyon’ ile katılımcıları sporun geleceğini keşfetmeye bekliyoruz. Re-play isimli deneyim alanında katılımcılar, masa tenisinden tenise futbola kadar farklı spor dallarının hem geleceğini deneyimleyecek hem de eğlenecek. Ayrıca çocuklarımız için de Genel Müdürlüğümüzün bulunduğu Ümraniye’de kardeş okulumuz ile yeni bir projeye adım atıyoruz. Proje ile ilkokul çağındaki çocuklarımızı Maker hareketi ile tanıştıracağız. Çocuklarımız eğitim atölyesinde Kodlama & Elektronik ve Tasarım & Robotik olmak üzere farklı kategorilerde hayal güçlerini canlandıracak çalışmalar yapabilecekler” dedi.

Turkcell Dijital Servisler ve Çözümlerden Sorumlu Grup Başkanı Ayşem Ertopuz “Son yıllarda dünyada inovasyonun itici gücünün mobil teknolojiler olduğunu görüyoruz. Bu nedenle Turkcell olarak inovasyonun bizim için çok daha özel bir anlamı var. Şirketlerimizin global ölçekte rekabet edebilme gücünü artırmalarını sağlayacak ve Türkiye’nin inovasyon yolculuğunda ülkemizi bir adım ileri taşıyacak tüm fikirlerin önünü açmaya, elimizi taşın altına koymaya hazırız. Bu nedenle bu yıl 5.’si düzenlenen İnovasyon Haftası’nın hem ülkemizde inovasyon ruhunun güçlenmesi hem de Türkiye’nin 500 milyar dolarlık ihracat hacmine ulaşması yolunda çok önemli olduğunu düşünüyorum” dedi.

İş Analizi Konferansı

BA-Works’ün düzenlediği, Türkiye’nin ilk iş analizi konferansı BAistanbul’un ikincisi 5 Aralık’ta gerçekleşecek. Alanlarında dünyanın ve Türkiye’nin önde gelen isimlerinin konuşmacı olarak yer alacağı etkinlikte, iş analistlerinin değişen ve dönüşen rolü tartışılacak.

BA-Works tarafından düzenlenen ve Türkiye’nin ilk iş analizi konferansı olan BAistanbul, bilişim, iş analizi, inovasyon ve iş geliştirme alanlarında önde gelen isimleri ağırlamak üzere gün sayıyor. Ana sponsorluğunu BI Technology, Garanti Teknoloji, OBSS ve Yapı Kredi’nin üstlendiği, ModernAnalyst.com, Kariyer.net, Memorial ve Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı tarafından desteklenen etkinlik, 5 Aralık 2016 Pazartesi günü gerçekleşecek.

“İş Analisti 2.0” temalı etkinlikte, iş analistlerinin değişen ve dönüşen rolü e-ticaret, bankacılık-finans ve telekom-ileri teknoloji ana başlıkları altında eş zamanlı oturumlarla masaya yatırılacak. Bu yıl ikincisi gerçekleştirilecek BAistanbul’un keynote konuşmacıları arasında yatırım bankacılığı alanında çevik dönüşüm koçu olarak görev yapan Chris Matts, White Clarke Group Kalite Yöneticisi Peter Leeson ve BA Coach Inc. Başkanı Yaaqub Mohamed bulunuyor.

Etkinlikte, BA-Works Kurucu Ortağı Barış Sarıalioğlu’nun moderatörlüğünde, Türkiye Finans Katılım Bankası Ürün ve Hizmet Geliştirme Yöneticisi Mustafa Bezeklioğlu ve Yapı Kredi Dijital Bankacılık Analizi Direktörü Selçuk Çarkacı’nın katılımı ile iş analisti rolüne ilişkin değişen beklentilerin konuşulacağı bir de panel gerçekleşecek.

İçerik:

1. İş Analizi Teknikleri ve Araçları

2. İş Analizi Yönetiminde Agile ve Lean Yaklaşımlar

3. İş Birimlerinin IT Ekiplerinden Beklentileri

4. İş Analizi Metodolojileri ve Süreç Yönetimi

5. Bilgi ve Kurumsal Mimari Yönetimi

6. Şirket Stratejileri ve IT Dönüşüm Projeleri

7. İş Analizi Dış Kaynak Kullanımı

Konferansta ayrıca “Proje Yöneticisi Olmak! Bir İş Analisti için Farklı Kariyer Yolları Nelerdir?” temalı bir de panel gerçekleştirilecek.

BAistanbul Konferansı açılış konuşmasında açıklanacak olan “Türkiye İş Analizi Raporu” Türkiye”nin önde gelen şirketlerinin CEO”ları, CIO, İş Birimi ve İş Analizi Yöneticilerinin katkılarıyla hazırlanmıştır. Raporda herkesin merak etiği en kritik sorulara cevap aranmaktadır:

 • Başarılı projeler için IT & İş Birimi arasındaki iş ortaklığın seviyesi nasıl olmalı?

 Şirketler neden yenilikçi ve kaliteli ürün ortaya çıkarmakta zorlanıyorlar?

 Ürün geliştirme yaşam döngüsünde İş Analizi ekiplerinin rolü nedir?

Ayrıntılı bilginin ve biletlerinin http://baistanbul.org adresinden satın alınabileceği BAistanbul’16’da söz alacak diğer isimler şöyle sıralanıyor:

Turkcell Global Bilgi Müşteri Çözümleri Kıdemli Yöneticisi Ahmet Salt Tarımcı, TEB BNP Paribas İş Analizi Yöneticisi Ali Erciyes, Türkiye İş Bankası İş Süreçleri Yönetimi ve Kanal Geliştirme Birim Yöneticisi Ali Yalçın, Evidea BT ve İş Geliştirme Sorumlusu Aydın Çetin, Anadolu Sigorta Dijital Servisler Yöneticisi Barış İnan, Yapı Kredi Tüketici Kredileri Analiz Yöneticisi Başak Yüzbaşıoğlu, Ferrocom Yönetim Kurulu ve CEO Başdanışmanı Deniz Saral, Sahibinden.com Ürün/Hizmet ve Müşteri Deneyimi Yönetimi Sorumlusu Elif Kavran, LC Waikiki İş Analizi Birim Yöneticisi Erdem Turan, DMS Teknoloji ve İnovasyon Direktörü Levent Erdoğan, BA-Works Yönetici Ortağı Pınar Cinali, Türk Telekom İş Analizi Direktörü Özlem Topçakan ve Sony Uygulama Dağıtım Yöneticisi Zeynep Sarı.

Türkiye’nin İlk İş Analizi Konferansı İçin Geri Sayım Başladı

BA-Works’ün düzenlediği, Türkiye’nin ilk iş analizi konferansı BAistanbul’un ikincisi 5 Aralık’ta gerçekleşecek. Alanlarında dünyanın ve Türkiye’nin önde gelen isimlerinin konuşmacı olarak yer alacağı etkinlikte, iş analistlerinin değişen ve dönüşen rolü tartışılacak.

BA-Works tarafından düzenlenen ve Türkiye’nin ilk iş analizi konferansı olan BAistanbul, bilişim, iş analizi, inovasyon ve iş geliştirme alanlarında önde gelen isimleri ağırlamak üzere gün sayıyor. Ana sponsorluğunu BI Technology, Garanti Teknoloji, OBSS ve Yapı Kredi’nin üstlendiği, ModernAnalyst.com, Kariyer.net, Memorial ve Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı tarafından desteklenen etkinlik, 5 Aralık 2016 Pazartesi günü gerçekleşecek.

“İş Analisti 2.0” temalı etkinlikte, iş analistlerinin değişen ve dönüşen rolü e-ticaret, bankacılık-finans ve telekom-ileri teknoloji ana başlıkları altında eş zamanlı oturumlarla masaya yatırılacak. Bu yıl ikincisi gerçekleştirilecek BAistanbul’un keynote konuşmacıları arasında yatırım bankacılığı alanında çevik dönüşüm koçu olarak görev yapan Chris Matts, White Clarke Group Kalite Yöneticisi Peter Leeson ve BA Coach Inc. Başkanı Yaaqub Mohamed bulunuyor.

Etkinlikte, BA-Works Kurucu Ortağı Barış Sarıalioğlu’nun moderatörlüğünde, Türkiye Finans Katılım Bankası Ürün ve Hizmet Geliştirme Yöneticisi Mustafa Bezeklioğlu ve Yapı Kredi Dijital Bankacılık Analizi Direktörü Selçuk Çarkacı’nın katılımı ile iş analisti rolüne ilişkin değişen beklentilerin konuşulacağı bir de panel gerçekleşecek.

GELİN FİKRİNİZE DEĞER KATALIM

untitled

Seçilen en iyi 20 girişimcinin ön kuluçka programında eğitim ve mentorluk desteği alacağı ve birincinin 15.000 TL, İkincinin 10.000 TL, Üçüncünün 5.000 TL ödül alacağı iş fikri yarışmasında siz de yerinizi alın.

Detaylı Bilgi ve Başvuru İçin

http://www.inventist.gen.tr/
Başvuru ve Süreç

http://www.inventist.gen.tr/ üzerinden toplanan iş fikirleri iki aşamalı bir eleme sistemine tabi tutulacaktır. Ön eleme heyeti ilk aşamada, fikrin teknoloji tabanlı olup olmadığı – form içeriğinin yeterli seviyede doldurulup doldurulmadığı kriterleri göz önünde bulundurularak bir ön eleme gerçekleştirilecektir.

Ön elemeyi geçen iş fikirleri, teknolojik alanlara (bilgi-iletişim teknolojileri, sağlık-biyoteknoloji, kimya-malzeme-enerji vb.) göre ayrılarak, girişimcilerin jüri heyeti önünde 10’ar dakikalık sunum yapmaları istenecektir. Burada iş fikrinin teknolojik düzeyi ve yenilikçi yönü, iş fikrinin uygulanabilirliği, iş fikrinin taşıdığı ticari değer, iş fikrinin rekabetçi düzeyi, iş fikri ekibinin nitelikleri ve iş fikrine uygunluğu vb. yönleri değerlendirilecektir.

 

Operasyonel Kiralama Sektör Raporu

TOKKDER’in, bağımsız araştırma şirketi TNS Global işbirliği ile yürütmekte olduğu pazar araştırmasının 2016 yılı 3. Çeyrek sonu sonuçlarını içeren “TOKKDER Operasyonel Kiralama Sektör Raporu” yayınlandı.

 

Türkiye yeni otomobil satışlarının 2015 yılının aynı dönemine göre %2,3 oranında azaldığı (Kaynak: ODD) 2016 yılının ilk 9 ayında Türkiye operasyonel kiralama sektörü, Türkiye’de satılan yeni otomobillerin yüzde 20,2’si olan yaklaşık 99 bin adet yeni aracı filosuna kattı. 2016 yılının ilk 9 ayında 2015 yılı sonuna göre yüzde 10,5 büyüme kaydeden sektörün filosundaki araç sayısı 306 bin 400 adede ulaştı.

 

2016 yılının ilk 9 ayında yaklaşık 7 milyar TL’lik yeni araç yatırımı yapan Türkiye operasyonel kiralama sektörünün aktif büyüklüğü ise 21 milyar TL’yi aştı.

 

2015 yılında yaklaşık 4 milyar TL vergi (KDV+MTV+ÖTV) ödeyen operasyonel kiralama sektörü, 2016 yılının ilk 9 ayında da yaklaşık 3 milyar 244 milyon TL vergi (KDV+MTV+ÖTV) ödeyerek ülke ekonomisine önemli katkı sağladı.

 

Türkiye operasyonel kiralama sektörü ile ilgili görüşlerini paylaşan TOKKDER genel koordinatörü Tolga ÖZGÜL “TUİK verilerine göre, Eylül 2016 sonu itibarıyla ülkemiz yollarındaki motorlu kara taşıtı sayısı yaklaşık 20 milyon 801 bin. Bunun yaklaşık 11 milyon 109 bin adedi ise otomobil. Bu 11 milyon 109 bin otomobilden 2 milyon 500 bin kadarının şirketler ve işletmeler tarafından iş amaçlı olarak kullanılmakta olduğu düşünülürse, operasyonel kiralama sektörü henüz bu araç parkının ancak % 12’sine hizmet verir durumda. Gelişmiş ülkelerde bu oran % 30-45 arasında değişmekte.” dedi.

 

Türk Lirası’nın USD ve Euro karşısındaki değer kaybı, ülkemizin içinde bulunduğu coğrafyadaki savaş ortamı, ABD merkez bankası FED’in faiz artırımı beklentileri gibi faktörlerin ülkemizin büyüme hızını önümüzdeki dönemde olumsuz yönde etkileyeceğini belirten Tolga ÖZGÜL “Para piyasalarında yaşanması muhtemel sıkışıklık kaynakları verimli kullanmayı her ölçekte işletme için bir zorunluluk haline getirecek. İşte bu noktada, işletmelere ve bireylere verimlilik adına sunduğu avantajlar nedeniyle operasyonel kiralama yöntemi tercih unsuru olacaktır.” şeklinde konuştu.

 

Bu araştırma dönemi itibarı ile

 

–             Renault %30,7’lik payı ile Türkiye operasyonel kiralama sektörünün araç parkında en çok tercih edilen marka olmayı sürdürürken, %14,8 ile VW, %10,9 ile Ford, %8,6 ile Fiat takipçisi oldular.

 

–             Sektörün araç parkının yarısından fazlası (%51,3) C segment araçlardan oluşurken, B segment araçlar %28,8, D segment araçlar ise %12,6 pay aldı.

 

–             Sektörün araç parkının %95,1’i dizel araçlardan oluşurken, manuel vites araçlar %54,3 pay aldılar.

Samsung, CES 2017’de 35 İnovasyon Ödülü Sahibi Oldu

Son 11 yılda yaklaşık 350 ödüle layık görülen Samsung, CES 2017’de birçok kategoride en iyi inovasyon ve ekolojik tasarım ödüllerinin sahibi oldu

1479716054_ces_2017_innovation_awards_1_tem

İSTANBUL – 21 Kasım 2016 – Tüketici elektroniği, yarı iletken ve telekomünikasyon teknolojilerinde dünya lideri olan Samsung Electronics, Consumer Technology Association (CTA) tarafından düzenlenen Uluslararası Tüketici Elektroniği Fuarı (CES) 2017 İnovasyon Ödülleri değerlendirmesinde 35 ödül kazandığını duyurdu.

CES 2017 İnovasyon Ödülleri heyeti, 28 farklı kategorideki tüketici ürününün mühendislik ve tasarım özelliklerini değerlendirdi. Bu seçkin heyet, bağımsız tasarımcılar, mühendisler ve sektör medyasının önde gelen isimlerinden oluşuyor.

Samsung’un ödül alan ürünleri arasında, Gear S3, ArtPC Pulse, Gear VR, Gear 360, 960 Pro SSD 2TB, PM971 512GB BGA NVMe SSD bulunuyor. Samsung’un ödül alan ürünleri, 5-8 Ocak 2017 tarihlerinde Las Vegas’da gerçekleşecek CES 2017’deki Samsung standında sergilenecek. 4 Ocak 2017 Çarşamba günü 14.00’de düzenlenecek olan Samsung basın toplantısında ise yeni ürünler tanıtılacak.

Brisa’dan Çevre Koruma Çalışmaları İçin 869 Bin Dolar Yatırım

Brisa ekonomiye, topluma ve çevreye değer katan çalışmalarını, 2015 yılı sürdürülebilirlik raporuyla yayınladı. Rapor döneminde sürdürülebilirlik çalışmalarına yatırım yapmaya devam eden şirket, sürdürülebilir ve yenilikçi yaklaşımıyla öne çıkıyor.

2015 yılı sürdürülebilirlik raporunu yayınlayan Brisa, ekonomik, toplumsal ve çevresel sürdürülebilirlik alanında imza attığı öncü çalışmalarla Türkiye lastik sektörü liderliğini koruyor. Şirket, 2015 yılında çevre koruma çalışmalarına 869.000 ABD Doları tutarında yatırım yaptı.

Brisa’nın kurulduğu yıldan bu yana 1 milyar ABD Doları’nı aşkın yatırım yaptığını ve sürdürülebilirlik çalışmalarının bu yatırımlarda önemli bir yer tuttuğunu dile getiren Brisa Genel Müdürü Yiğit Gürçay; “Sürdürülebilirliği işinin temel yapı taşı olarak gören bir şirket olarak bundan tam otuz sene önce Yeşil Baca Ödülü’ne ve Çevre Ödülü’ne layık görülmüştük. Yıllar içinde gerçekleştirdiğimiz iyileştirmeler ve geliştirmelerle bugün birçok alanda öncülük ediyor ve liderliğimizi sürdürüyoruz. CDP İklim Değişikliği programında en yüksek performans değerlendirmesi ile “Türkiye İklim Saydamlık Liderleri” arasında yer alan en iyi endüstri şirketi olmamız da bunun güzel bir örneği. 2015 yılı da sürdürülebilirlik stratejimizin ve bu alanda yürüttüğümüz çalışmaların meyvelerini aldığımız bir yıl oldu. Elde ettiğimiz tüm sonuçlar hem şirketimizin hem de ülkemizin ekonomik, sosyal ve çevresel gelişimi için emek veren Brisalıların ortak başarısıdır. Bundan sonraki süreçte de enerji ve su verimliliği alanındaki çalışmalarımıza, sosyal sorumluluk ve biyoçeşitlilik projelerimize, kamu kuruluşlarına ve sivil insiyatiflere olan desteklerimize devam ederek ülkemiz ve geleceğimiz için değer yaratmaya devam edeceğiz” dedi.

Yedi yılda 13 kat enerji tasarrufu

Brisa, rapor döneminde enerji yönetimi ve doğal kaynakların etkili kullanımıyla ilgili dikkat çekici sonuçlar elde etti. 2008 yılına kıyasla enerji verimliliğinde 13 kat tasarruf sağlayarak birim üretim başına sera gazı salımını %22 oranında azalttı. Böylece, Enerji Verimli Endüstriyel Tesis kategorisinde birincilik ödülünün sahibi oldu. Evsel su kullanımının azaltılması ve atık suyun geri kazanımına yönelik çalışmaları sonucu ise 2008 yılına kıyasla %46 iyileşme elde ederek 2020 yılı su tüketimini azaltma hedefinin %75’ini gerçekleştirmiş̧ oldu. Böylece, CDP Global Su Raporu’nda B değeri ile Türkiye’deki en yüksek performansa sahip şirket oldu.

Atıkların azaltılması konusunda da önemli çalışmalar gerçekleştiren Brisa, LASDER ile ömrünü tamamlamış lastiklerin geri dönüşümüne destek verdi ve Bandag markası ile 127.000 lastik kaplayarak hammadde tasarrufu sağlanmasına katkıda bulundu. WWF Türkiye Yeşil Ofis programını da başarıyla uygulayan Brisa, 2014 yılına kıyasla organik atık miktarını %17,5 oranında azalttı.

2015 yılı itibariyle Borsa İstanbul Sürdürülebilirlik Endeksi’nde yer almaya başlayan Brisa, tüm paydaşlarını sürdürülebilirlik alanına odaklanmaya teşvik etmek üzere ‘Brisa Sorumlu Satınalma Politikası’nı ve sorumlu iş yapış̧ anlayışının bir sonucu olarak ‘Brisa Rüşvet ve Yolsuzlukla Mücadele Politikası’nı yayınladı.

Şirket, 2013 yılında imzaladığı Birleşmiş̧ Milletler İş’te Eşitlik Bildirgesi kapsamında başlattığı istihdam, farkındalık ve destek çalışmalarını da başarıyla sürdürüyor. Brisa Akademi sektörün gelişimi için 2015 yılında toplam 33.200 saatlik eğitim vererek bilgi ve tecrübelerini paydaşlarına aktardı.

Brisa toplumsal gelişim için çalışıyor

“Yolculuğunuzun geleceğini tasarlıyoruz” vizyonu doğrultusunda önemli toplumsal projelere imza atan Brisa, yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımına dikkat çekmek amacıyla hayata geçirilen Solar Impulse projesinin Türkiye resmi partnerliğini üstlendi.Şirket aynı zamanda güvenli ve emniyetli sürüş̧ bilincini arttırmak için Lassa Yola Sağlam Çık projesi kapsamında, 2015 yılında, 32 şehirde 44 noktayı ziyaret ederek 5.501 uzun yol sürücüsünün tansiyon, kan şekeri ve vücut kitle endeksi ölçümlerini yaptı. Bridgestone “#Emniyetimiziçin2dk” projesi kapsamında, 2015 yılında, yaklaşık 30.000 aracın diş derinliğini, hava basıncını ölçümü ve dengelemesini gerçekleştirdi. “Tarım Sağlamsa Gelecek Sağlam Projesi” kapsamında 20 ilde 155 köyü̈ gezerek 9.500 çiftçiye ulaştı.

Brisaspor çatısı altındaki Lassa takımı 2015 yılında katıldığı 13 ulusal ve 33 uluslararası müsabakada 184 madalya ile büyük başarılar elde etti. WWF Türkiye işbirliğiyle Turnalar Hep Uçsun projesini de sürdüren Brisa, biyoçeşitliliğin korunması için çalışmaya devam ediyor.

Çalışan Bağlılığı Artıkça Şirketlerin Performansı Artıyor

Sunduğu Avantaj ve Ödüllendirme Hizmetleri ile bireylerin yaşam kalitelerini, motivasyonlarını ve kurumlarına olan bağlılığını artırmayı hedefleyen Sodexo, gerçekleştirdiği bir araştırma ile çalışanlara yapılan yaşam kalitesi yatırımının şirket performansını artırdığını ortaya koydu.

Sunduğu hizmetler ile tüm paydaşlarına en iyi yaşam kalitesi deneyimini sunma vizyonuyla çalışan Sodexo Avantaj ve Ödüllendirme Hizmetleri tarafından gerçekleştirilen bir araştırmaya göre çalışanların yaşam kalitesini artırmaya yönelik adımlar, şirketlerin performans ve verimliliğini doğrudan etkiliyor. Sodexo, son dönemdeki büyümesini önümüzdeki yıllarda da devam ettirerek 2020 için iki katı iş hacmi hedefliyor.

Firmanın gelecek planları ile ilgili bilgi veren Sodexo Türkiye Avantaj ve Ödüllendirme Hizmetleri İcra Kurulu Başkanı Burçin Ressamoğlu, “Dünyada 50. yaşını kutlayan Sodexo, Türkiye’de 23 yıldır faaliyet gösteriyor. 18 binden fazla müşteri, 550 binden fazla tüketici ve 40 binden fazla üye iş yeri ile sektörün lideri konumundayız. 2012’den bu yana Türkiye’deki iş hacmini 2 katına çıkardık. Büyümemizdeki en önemli katkı ise çalışanlarımızın bağlılığı ve memnuniyeti. 2016 yılı Çalışan Bağlılığı araştırmasında, çalışan bağlılığını yüzde 81’e çıkararak önemli bir başarıya imza attık. Aynı zamanda 2016 Aon En İyi İşyeri unvanını aldık” dedi.


Sodexo Türkiye olarak, global ve fark yaratan değişimleri kucaklayarak, tüm paydaşlarımıza en İyi Yaşam Kalitesi deneyimini sunma vizyonu ile Çalışan Yan Hakları, Teşvik ve Ödüllendirme ve Harcama Yönetimi alanlarında hizmet veriyoruz” diyen Ressamoğlu sözlerine şöyle devam etti: “Çalışan yan hakları alanında Restaurant Pass yemek kart ve çekleri ve Gift Pass hediye kart ve çekleri, teşvik ve ödüllendirme alanında Gift Pass hediye kart ve çekleri; harcama yönetiminde Business Pass yemek temsil ağırlama kartı ve Fuel Pass akaryakıt harcama yönetimi hizmetleri ile faaliyet gösteriyoruz.”


Sodexo
Avantaj ve Ödüllendirme Hizmetleri Türkiye İcra Kurulu Başkanı Burçin Ressamoğlu, Teşvik ve Ödüllendirme alanının Sodexo’nun globalde odaklandığı, farklı ülkelerde birleşme ve satın almalarla tecrübesini geliştirdiği bir alan olduğunu, Türkiye pazarının ihtiyaçları göz önünde bulundurularak bu alanda Türkiye’de de yatırımlar planlandığını dile getirdi.


Çalışan memnuniyeti şirket performansını artırıyor

Sodexo ve TNS Sofres işbirliği ile gerçekleştirilen iş yerinde yaşam kalitesi araştırmasına göre çalışanların memnuniyeti, şirketin performansının da artmasını sağlıyor. Türkiye’den 10 ile 100 arasında çalışanı olan şirketlerin yer aldığı araştırmaya 563 yönetici katıldı. Yapılan araştırmada KOBİ yöneticilerinin yüzde 90’ı çalışanların yaşam kalitesinin artmasının şirketlerin performansını olumlu yönde etkilediğini düşünüyor. Ayrıca KOBİ’lerin yüzde 75’i iş yerinde yaşam kalitesini artırmak için çaba sarf ediyor. KOBİ’lerin yaşadığı en büyük sorunlar ise sırasıyla işe alım, çalışanları tutma ve çalışan devamlılığı olarak çıkıyor.


KOBİ araştırması ile ilgili bilgiler

Araştırmada KOBİ’lerde uygulanan iş yaşamının kalitesini artırıcı 12 ölçüt üzerinden çalışma yapıldı. Görüşülen KOBİ’lerin en çok dile getirdiği problemler; sırasıyla yüzde 69 oranında işe alım, yüzde 65 çalışanları tutundurma ve yüzde 49 ile çalışan devamsızlığı oldu. KOBİ’lerin yüzde 90’ından fazlası iş hayatında yaşam kalitesinin artırılmasının kurumun performansını olumlu etkilediğini düşünüyor. Yüzde 75’i iş yerindeki yaşam kalitesini yükseltmek için çaba sarf ediyor. KOBİ’ler bu zorluklarla mücadele/çözümde büyük şirketlerle aynı imkanlara sahip olmadıklarına inanıyorlar.


Yaşam kalitesini arttırmanın farklı uygulamaları olan fiziki ortamı iyileştirme, yemek imkanı sağlama, ödüllendirme, iş-yaşam dengesini gözetme, takdir gibi 10 uygulamanın çalışan verimliliği ve şirket performansı üzerine etkisi de soruldu: Firmaların yüzde 94’ü çalışanların emeklerine değer verip, çalışanları takdir etmenin şirket performansını artıracağına, yüzde 92’si de konforlu ve güvenli bir çalışma ortamı sunmanın şirket performansını artıracağına inanıyor. 100 yöneticiden 75’i iş yerindeki yaşam kalitesini yükseltmek için çaba sarf ediyor.


Araştırma ışığında hizmetlerini ve iletişimini geliştiren Sodexo, firmalara yaşam kalitesi hizmetleri sunarak karşılaştıkları İK problemlerinin çözümüne söylemi ‘Her İşin Kolayı Var’ olan programı ile destek oluyor.

AVRUPA TOYOTA C-HR İÇİN SIRAYA GİRDİ

Türkiye’de üretilen ve henüz konsept aşamasındayken bile katıldığı tüm fuarlarda bütün ilgiyi üzerinde toplayan Toyota C-HR’a tüm dünyadan büyük talep var. Türkiye’den ABD ve Kanada da dahil olmak üzere dünyanın 61 ülkesine ihraç edilecek olan Toyota C-HR’a Avrupalıların talebi ise büyük boyutlara ulaştı. Toyota C-HR için sıraya giren Avrupalılar, gelecek yıl için Türkiye’de üretilen Toyota C-HR’dan 100 bin adet istiyorlar. Başında Türk mühendis Mehmet Fatih Kale’nin bulunduğu bir ekip tarafından “standartların dışında” bir iç tasarımla sunulan Toyota C-HR, dokunsal kalitenin en mükemmel örneğini veriyor.

Avrupa ülkeleri için üretilmesi planlanan ancak, ilhamını elmastan alan iç ve dış tasarımı, teknolojisi, üst düzey donanımı ve konforuyla segmentine yeni bir soluk getiren Toyota C-HR’a tüm dünyadan gelen talepler büyük boyutlara ulaştı. Türkiye’de üretilen, Amerika ve Kanada da dahil olmak üzere 61 ülkeye ihraç edilmeye başlanan Toyota C-HR’ın satışa sunulduğu Avrupa ülkelerinde adeta “kapış kapış” gittiği belirtiliyor. Avrupa ülkeleri, müşterileri için 2017 yılında 100 bin adetlik Toyota C-HR hedefliyor.

Toyota C-HR’da Türk İmzası

Tüm dünyanın büyük ilgi gösterdiği Toyota C-HR’ın iç tasarımda bir Türk mühendisin de imzası bulunuyor. 10 yıldır Toyota Avrupa’da görev alan Kıdemli Mühendis Mehmet Fatih Kale, C-HR’ın iç tasarımı için standartların dışında çalıştıklarını ve dokunsal kaliteye büyük önem verdiklerini söyledi. 34 yaşındaki başarılı mühendis Kale “Toyota C-HR’ı Avrupa için tasarladık ancak iç tasarım o kadar çok beğenildi ki ana merkez Japonya bile Ar-Ge için know how’ı benim bölümümden almak istiyor” dedi. Toyota C-HR’ın iç tasarımda benzersiz özelliklere sahip çok fazla parça olduğunu da kaydeden Kıdemli Mühendis Mehmet Fatih Kale şunları söyledi;

“Ortaya çıkan ilk konseptin üretime kadar korunması kolay bir süreç değil. Toyota C-HR üretime kadar hemen hemen korundu. Çok efor sarfettik ve ortaya dokunsal kalite anlamında mükemmel bir otomobil çıktı. Başlangıçta aracı Avrupalı müşteriler için tasarlamıştık. Onların ne istediklerini ve dokunsal kaliteden ne beklediklerini biliyorduk. Bütün bunları en ince ayrıntısına kadar bir kuyumcu titizliği ile Toyota C-HR’a uyguladık. Şimdi görüyoruz ki crossover segmentinde iç tasarımı ve tüm malzemeleriyle benzersiz bir otomobil üretilmiş durumda. Sadece Avrupa için tasarlanan Toyota C-HR’ın tüm dünyanın beğenisini kazanarak global bir model haline gelmesi beni çok heyecanlandırıyor. Toyota C-HR’da Toyota’daki en iyi dokunsal kaliteyi yakaladığımıza inanıyoruz.”

Uzun Testler Yapıldı

Toyota C-HR’ın, Türkiye’deki üretimi öncesinde mükemmel sürüş dinamiklerine ulaşmak için Avrupa’nın önemli kentleri ve ülkelerinde uzun test sürüşleri gerçekleştirildi. Şehiriçi sürüşleri için Milano, hızlı otoyol sürüşü için Almanya, virajlı yol sürüşleri için de İsviçre, Güney Fransa ve İngiltere’nin yollarına çıkan Toyota C-HR’ın, direksiyon ve süspansiyon ayarları ise ürünün Baş Mühendisi Hiroyuki Koba tarafından Nürburgring pistinde test edildi.

Toyota C-HR’ın “Dururken bile sürekli olarak hareket ediyor hissi” uyandırmasını istediklerini söyleyen Baş Mühendis Hiroyuki Koba “direksiyon simidine” kadar kusursuz bir sürüş için tasarım yaparken, konfordan da hiç ödün vermedik. Avrupa’nın virajlı yollarında bile otomobil yere sağlam basıyor ve benzersiz bir sürüş keyfi sunuyor. Bu otomobilde beklentilerin tümü buluşuyor” diye konuştu.

Sportif, Farklı Bir Tasarım

Son yıllarda yükselen bir grafiğe sahip olan C-crossover segmentinde yerini alan Toyota C-HR, coupe hatlarıyla sportifliğini öne çıkarırken, farklı olmak isteyen, yeni ürünleri deneyimlemekten hoşlanan ve görsel çekiciliğe önem veren dinamik kullanıcıları hedefliyor. Türkiye’de üretilen Toyota C-HR, Toyota’nın yeni tasarım yaklaşımına da vurgu yaparken, gelecekteki dizayn anlayışının da ilk ipuçlarını da veriyor.

Toyota C-HR’ı geliştiren mühendisler; tasarım, güç aktarma organları ve dinamizm olmak üzere üç temel alana yoğunlaştılar. Böylelikle Toyota C-HR crossover segmentine tamamen yeni ve heyecan uyandıran bir tasarım yaklaşımı sunmayı başarmış oldu.

Hatchback otomobillerin dinamizmiyle SUV sınıfına özgü güçlü duruşu buluşturan yeni Toyota C-HR; şişkin çamurlukları, önden arkaya doğru yükselen omuz çizgisi, yan gövdedeki gölge oyunları ve iki tekerlek arasındaki marşpiyel kaplaması ile son derece dinamik bir görüntü veriyor.

Ön tasarımında olduğu gibi arka bölümde de sert ve köşeli hatlara yer verilirken, tasarımın devamlılığı sağlanıyor. Arka cam ve stopların bir kısmı ile birlikte açılan bagaj kapağının ardında ise 5 kişinin bagajını alacak geniş bir alan bulunuyor.

İç tasarımı Etkileyici

Toyota, ‘Sensual Tech’ adını verdiği yeni iç mekan tasarım konseptiyle teknoloji, fonksiyonellik ve görsel şöleni Toyota C-HR’da bir araya getiriyor. Sürücü ve yolcuları modern, çekici ve son derece ferah bir kabin karşılıyor. Ön konsol boyunca uzanan mavi ışık çizgisi kapı panellerinde de devam ederek tasarımda bütünlüğü sağlıyor ve sürücüyle beraberindeki yolcuyu çevreleyen bir bütünlük sunuyor. Sürücü odaklı orta konsolun üst kısmında, sürücünün göz hizasında olacak şekilde yüksekte konumlandırılan 8 inçlik dokunmatik ekran bulunuyor. Navigasyonu da bünyesinde barındıran HMI (Human Machine Interface – İnsan Makine Arayüzü) sisteminin gelişmiş versiyonu görsel bir şölen sunarken, aynı zamanda fonksiyonel yönüyle de sürücünün hayatını kolaylaştırıyor.

Sınıfının en iyi kalite algısını (SQ-Sensory Quality) hedefleyen C-HR’ın premium kokpit mimarisi yüksek kalite algısını karakteristik özellikleriyle öne çıkarıyor. Böylece dış görünüm ile iç mekan arasında tasarım bütünlüğü hemen göze çarpıyor. Dış gövdede kullanılan elmas tasarımı; kapı döşemelerinde, tavan döşemesinde, JBL marka hoparlör kapaklarında ve analog göstergelerin ibresinde de kullanılıyor. Lake siyah veya saten gümüş detaylar kadar mavi aydınlatma da genel kalite algısını tamamlayan detaylar olarak dikkat çekiyor.

Sıra dışı yeni kabin tasarımı üç farklı renkte temasıyla tercih edilebiliyor: Koyu Gri, Siyah/Mavi ve Siyah/Kahverengi.

Donanım Zengini “Toyota C-HR”

Toyota C-HR, hedef müşteri kitlesinin beklentilerini yansıtacak şekilde birçok üstün ve farklı özelliklerle donatıldı. Toyota C-HR, giriş seviyesi olan “Advance” ile birlikte tüm versiyonlarında son derece zengin bir ekipman seviyesi sunuyor. Giriş seviyesi Advance; 17 inçlik alüminyum alaşımlı jantlar, Çift Bölgeli Otomatik Klima, 8 inç Toyota Touch 2 multimedya sistemi, geri görüş monitörü, yağmur sensörü, Cruise Control, Otomatik yanan farlar, LED gündüz yanan farlar ve elektronik park freni gibi üstün donanım özelliklerine sahip. Toyota C-HR’ın üst donanım seviyelerinde ise ek olarak; ısıtmalı koltuklar, akıllı giriş sistemi, karartılmış yan ve arka camlar, yarı parçalı deri koltuklar, Kolay Akıllı Park Destek Sistemi (S-IPA), 18 inç alüminyum alaşımlı jantlar ve çift renkli gövde gibi özellikler de bulunuyor.

Gelişmiş ve Çevreye Duyarlı Motorlar

Toyota C-HR’ın 1,2 litrelik turbo benzinli motoru yüksek yakıt verimliliği sunarken, hibrit versiyonu ise yakıt verimliliğine yeni bir boyut kazandırıyor ve son derece sessiz ve sarsıntısız bir sürüşün önünü açıyor.

1,2 litrelik turbo benzinli motor 116 HP güç ve 185 Nm tork üretiyor. 100 km’de ortalama 5,9 litre yakıt tüketen motor ortalama 134 gr/km CO2 salınım değeriyle çevreci ve tutumlu bir yapı vaat ediyor. 122 HP güç üreten yeni hibrit motor 1.8 litre VVT-i motora sahip. Toyota’nın gelişmiş hibrit güç ünitesi, sadece daha yüksek bir verimlilik seviyesi sunmakla kalmıyor aynı zamanda çok daha etkin bir performans sağlıyor. Toyota C-HR Hybrid 3,8 lt/100 km ortalama yakıt tüketirken 86 gr/km ortalama CO2 emisyon salımı gerçekleştiriyor.

Toyota C-HR’ın 1.2T CVT şanzımanlı versiyonu, Dinamik Tork Kontrollü 4×4 sistemiyle donatılabiliyor.

Hibrit Aküsüne 10 Yıla Kadar Garanti İmkanı

Toyota C-HR ile birlikte Toyota’nın tüm hibrit versiyonları 3 yıl/100 bin km mekanik garantisine sahip. Hibrit versiyonlarda ayrıca; hibrit aksamı ile hibrit aküsü de 5 yıl/100 bin km için garanti kapsamına alınmış durumda. Hibriti tercih eden Toyota kullanıcıları, garanti süresi olan 5 yılın bitiminden hemen önce 25 Euro+KDV tutarındaki hibrit check-up menüsünü yaptırarak, bunu takip eden 1 yıl/15 bin km boyunca hibrit aküsünü garanti altına almayı sürdürecekler.

Bu check-up’ı her yıl yaptırarak hibrit aküsünü toplamda 10 yıl boyunca garanti altına almak mümkün olacak.