Satın Almacının Suçu Ne?
Cavit SOY
Satın alma olayı zorlu bir süreçtir. Hem mal hem de hizmet alımlarında talebin gelmesi, teklif toplama, teklifleri değerlendirip siparişe dönüştürme, siparişin size ulaşması veya alınması, gelen ürünün siparişe uygunluğu gibi aşamalardan geçilir. Bu süreçte yurtiçi veya yurtdışı fark etmeksizin satın alma yöneticilerinin elinde olmayan birçok olumsuzluklar yaşanabilir.
Diyelim ki makine imal eden bir fabrikada satın alma yöneticisisiniz. İş alınmasına rağmen projeden çizimler geç geldi, malzeme ve talep listesi geç oluşturuldu. Ve taleplerin içinde termini çok geç ürünler var. Yani iş planlamasında aksaklıklar olmuş. Üstelik dışarıda fason yaptırılması gereken işlerin çizimlerinde yanlışlıklar ve eksiklikler var. Talepler önünüze düştüğünde projenin teslimine iki ay gibi bir süre kalmış. Bu durumda malzemeler geç gelirse satın almacının suçu ne?
Birçok şey acil isteniyorsa, araştırma ve bulup en uygun fiyata, en kaliteli ve istenilen ürünü sipariş etmek için yeterli süre verilmemişse, eksik, fazla, yanlış ürün talep edilmişse, verilen ürün kodu yanlışsa, az bulunan veya yurtdışından temin edilmesi gereken bir ürün istenmişse, sipariş ettiğiniz firma verdiği termin süresine uymamış ve söz verdiği tarihte teslim etmemişse bunda satın almacının suçu ne?
İstenilen ürünü ilk defa alışveriş yaptığınız yerden bulmuşsanız ve eşin almaktan başka çare yoksa, üstelik kasada da yeterli nakitiniz yoksa, ödeme planınızı bozuyorsa, veya firmanın ödemeleri geciktirildiği için blokeliyseniz, ürün çıkışı yapamıyorsa bunda satın almacının suçu ne?
Sipariş ettiğiniz ürünün teslim zamanı hafta sonuna, bayram tatiline, yılbaşına denk gelmişse, kargonuz yanlış yere gitmiş veya kaybolmuşsa, gümrükte sıkıntı çıkmışsa, veya daha da kötüsü yanlış ürün gelmişse, kargoda paket düşmüş, ürününüz zarar görmüşse, firma ürününüzü teslim etmek için getirirken aracı yolda kaza yapmış veya lastiği patlamışsa, gelen ürün arızalı çıkmışsa bunda satın almacının suçu ne?
Siparişi vermeden önce son onay için yöneticinize veya patronunuza gönderdiğiniz halde günlerce mailinize geri dönüş yapılmamışsa, son tüp takıldığında değil de tüpler tamamen bittiğinde tüp istenmişse, sizin de aracınız bu sırada tamirde, muayenede ise veya kaza geçirmişse, şoförünüz izindeyse bunda satın almacının suçu ne?
Satın almanın yanı sıra lojistik, idari işler, araç takip, servis çekme gibi ekstra iş yükleriniz ve sorumluluklarınız varsa, aldığınız hizmet alımlarından şikayetler varsa, yemek o gün kötü çıkmışsa, servis gecikmişse, tamirci geç gelmişse bunda satın almacının suçu ne?
Dışarıya fason iş verdiğiniz talaşlı imalatçının ve dökümcünün işleri yoğunsa, iki elemanı o günlerde işten ayrılmışsa, sanayisinde bir gün boyunca elektrikler kesilmişse bunda satın almacının suçu ne?
Şantiyeden çok acil istenilen malzemeleri otobüse veya uçak kargoya yetiştirmeniz istenmiş ancak imalattan çıkması akşamı bulmuşsa, depocu gelmediğinden o gün depoya da bakıyorsanız bunda satın almacının suçu ne?
Fabrikada vinç arızası meydana gelmişse ve tıra malzeme yüklenemiyorsa, zaten gelen tırın brandası açılmıyor ve forkliftle yükleme yapılmak zorundaysa, işin kötü yanı forkliftin de tüpü bitmişse, yükleme geç saate kadar uzamış ama mavi yakadan kimse mesaiye kalmak istemiyorsa bunda satın almacının suçu ne?
Ürün talebinde bulunan usta, yönetici veya tasarımcı ne talep ettiğini bilmiyorsa, daha tam karar veremediyse, bir gün sonra talebinden vazgeçmişse, ürün seçimini iyi yapamamışsa, illa en ucuz olan isteniyor, kalite göz ardı ediliyorsa bunda satın almacının suçu ne?
Aldığınız ürünleri montaj ederken usta zarar veriyor, elektrikçi yanlış bağlantı yapıp bozuyor, çırak taşırken düşürüp kırıyorsa, acil diye alınan ürünler depoda üç ay bekliyorsa, kalite kontrolü yapılmadan veya sandık açılıp sayılmadan depoya alınmışsa bunda satın almacının suçu ne?
Herkes her işe karışıyorsa, bir konunun takibi günde beş kez tekrar tekrar soruluyorsa, satın alma ekibinizden yardımcınız izindeyse ve tek başınıza kaldıysanız, ekonomik gidişattan dolayı işten çıkarmalar başlamış ve moraliniz bozuksa, patronunuz özel alımlarını bile size takip ettiriyorsa bunda satın almacının suçu ne?
Enflasyon fırlayıp her şeyin fiyatı artmışsa, faizler yükselmiş nakit sıkıntısı başlamışsa, mevcut vergiler artırılıp yeni vergiler çıkmışsa, kredi kartı limitine bile vergi konmuşsa, işçilik maliyetleri artmış ve yeni yatırımlar azalmışsa, kurların sabit kalmasından dolayı ihracatın cazibesi kalmamışsa, Çin’le değil Almanya ile bile fiyat rekabetimiz kalmamışsa, yılbaşında tahmin ettiğimiz üretim hedeflerini tutturamadığımız için elimizde oldukça fazla stok ürün kalmışsa, tedarikçiler ödeme için aramaya başlamış ve vadeleri kısaltmaya, dövizle fatura kesmeye başlamışlarsa bunda satın almacının suçu ne?
Gördüğünüz gibi meslektaşlarım! Üzerimizdeki yük bir hayli fazla. Adeta bir mucize bekleniyor desek bizden abartmış olmayız. Hepinize kolaylıklar diliyorum.
Cavit SOY









Almanya başta olmak üzere Avrupalı otomotiv markalarında yaşanan sıkıntılı süreç, ihracatının büyük kısmını bu bölgeye gerçekleştiren Türkiye otomotiv sanayisini de etkileme riski taşıyor. 
Bu vergilerle Çinli üreticilerin devlet desteğiyle sağlanan düşük maliyetli üretim avantajının dengelenmesi olduğunu söyleyen OSD Yönetim Kurulu Başkanı Cengiz Eroldu, “Henüz yeni uygulamaya konulan bu ek vergilerin tam etkisini değerlendirmek için daha fazla zamana ve veriye ihtiyaç var. Ancak öngörüler, Çinli üreticilerin fiyat avantajını azaltarak satışlarını düşürebileceğini ve Çin menşeli elektrikli araçların Avrupa pazarındaki fiyatlarının yükselmesine yol açabileceğini işaret ediyor. Bu vergi düzenlemeleri, Çin ile AB arasındaki ticari ilişkilerde de gerginliğe neden oldu. Çin hükümeti, bu kararın ardından Dünya Ticaret Örgütü’ne (DTÖ) şikâyette bulunarak misilleme önlemleri alabileceğini açıkladı. İki taraf arasında ticari bir çekişmenin başlaması, uzun vadede ticaret dengelerine yansıyabilir. Ülkemizde de benzer şekilde Çin menşeli araçlara ek vergi devreye alındı ve otomotiv sektörü özelinde bozulan dış ticaret dengesi üzerinde pozitif etki yaratılması hedeflendi. Devreye alınan tedbirleri sanayimizi korumak adına kısa vade için çok önemli görüyoruz. Ancak bu tedbirlerin uzun vadede daha önemli etkileri olacak, Çinli üreticilerin AB içinde ve ülkemizde üretim yapma kararlarını hızlandıracaktır” dedi.


Siemens ve Microsoft, endüstriyel otomasyonda çığır açan bir iş birliğiyle Siemens Industrial Copilot’u yeni bir seviyeye taşıyor. Siemens’in farklı endüstrilerdeki derin bilgi birikimi ile Microsoft Azure OpenAI Hizmeti’nin birleştirilmesi, Copilot’un üretim ve otomasyondaki karmaşık ihtiyaçlara daha iyi yanıt vermesini sağlıyor. Schaeffler ve thyssenkrupp Automation Engineering gibi 100’den fazla şirket, iş süreçlerini optimize etmek, iş gücü sorunlarını aşmak ve yenilikçiliği teşvik etmek için halihazırda Siemens Industrial Copilot’u kullanıyor. Siemens’in mühendislik yazılımı TIA Portal’ı kullanan 120.000 kullanıcı ise artık yapay zekâ destekli bu asistanla çalışmalarını daha da geliştirme fırsatına sahip olacak.
Robotlar elimizden işlerimizi alacak mı? Bu soru 1800’lerden beri çeşitli dergilerin, gazetelerin konuları arasına girdiği gibi her zaman insan için bir tehdit olup olmadığı sorgulanır olmuştur. Ama günümüzde, galiba en çok konuştuğumuz ve gerçek anlamı ile robotların prototipten öteye geçtiğini gördüğümüz günlere geldik. Artık robotlar fabrikalarda gördüğümüz kollardan öte, koruyan, yürüyen, taşıyan, zıplayan yani insanı kopyalayan replikalar ve bunun da ötesi haline gelmeye başladı. Bu makalede işin bizi tedirgin eden yönüne konsantre olmak yerine olumlu tarafına bakalım istiyorum. Yani şirketlere neler kazandırdığına bakalım. Zaten işin komplo teorileri kısmını bolca okuyorsunuzdur.
1957 yılında kurulan ve Türkiye çimento sektörünün %94’ünü temsil eden TÜRKÇİMENTO, Türk çimento sektörünün sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda, üye entegre tesislerin tamamının katılımıyla hazırladığı 2023 Sürdürülebilirlik yolculuğundaki önemli adımlarını paylaştığı “2023 Sürdürülebilirlik Raporu”nu kamuoyuyla buluşturdu.
TÜRKÇİMENTO Yönetim Kurulu Başkanı Fatih Yücelik, raporla ilgili yaptığı açıklamada şunları söyledi:







DFDS, 15 Kasım 2024’te Ekol Lojistik’ten Türkiye ve Avrupa’yı birbirine bağlayan uluslararası kara taşımacılığı ağını satın aldı. Bu satın alma, DFDS’in deniz ve kara yolunu birleştiren iş modelini Akdeniz’de uygulanmasını sağlıyor ve Türkiye’yi karadan da DFDS’in lojistik ağına bağlıyor.


İstavrit balığı.. Diyeceksiniz ki sadece iki adet istavrit balığının resmi olur mu? Ne bekliyordunuz ki. İstavrit balığının pahalı olduğunu söylemiştim. Doyumluk yerine sadece göz zevkinizi okşasın. Sonuçta balığın az olduğunu ve fiyatının bu yüzden pahalı olduğunu anlatmaya çalışıyorduk değil mi?








