Kalite Maliyet Değildir, Kalitesizlik Maliyettir

Zafer Urfalıoğlu
Zafer Urfalıoğlu
Zafer Urfalıoğlu, Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri üzerine lisans, Kalite Yönetimi ve Kalite Güvence Sistemleri üzerine de Yüksek Lisans yapmıştır. Sabancı Holding bünyesinde faaliyet gösteren DuPont ortaklığı olan DuSA LLC’nin Türkiye ve Amerika’daki fabrikalarında; Tesis İşletimi, Dijital Proses Kontrolü ve İş Güvenliği konularında eğitimler almış, eğitimler vermiştir. Uzun yıllar boyunca; Tedarik Zinciri, Endüstri İlişkileri, Kalite Güvence ve Kalite Kontrol Sistemleri ile Üretim Tesisi Yöneticiliği yapmıştır. Halen plastik sanayiinde Kalite Güvence ve Dijital Dönüşüm Yöneticisi olarak görev yapmaktadır.
spot_imgspot_img

Kalite Maliyet Değildir, Kalitesizlik Maliyettir

Zafer URFALIOĞLU

Bir patrona “Kaliteye yatırım yapmalıyız” dediğinizde aklına çoğu zaman yeni bir masraf gelir. Kalite Departmanı, eğitim, denetim, test, ölçüm, prosedür, belge… Hepsinin bir faturası vardır. Oysa patrona Kaliteyi anlatmanın daha kolay bir yolu vardır: Para.

Çünkü şirketler çoğu zaman Kaliteye harcadıkları paradan değil, Kalitesizlik yüzünden kaybettikleri paradan zarar ederler.

– Çöpe giden hammadde,

– Yeniden üretilen ürün,

– Tekrar yapılan iş,

– Bozulan makine,

– Duran üretim,

– Fazla mesai,

– Müşteri iadesi,

– Garanti gideri ve kaybedilen müşteri…

Bunların hepsi şirketin kasasından para çıkarır. Üstelik çoğu zaman bu para muhasebede “Kalitesizlik Maliyeti” diye ayrı bir satırda görünmez. Bu nedenle de kimse dönüp “Bu para neden gidiyor?” diye sormaz.

İşin biraz komik tarafı da burada başlar. Şirket ayda 500.000 TL fire veriyorsa bunu kader, üretim şartları veya sektörün gerçeği olarak kabul eder; ama Kalite Departmanı 300.000 TL bütçe istediğinde herkes hesap makinesine sarılır.

Oysa mesele Kalite Departmanının ne kadar para harcadığı değil, Kalitesizlik yüzünden ne kadar para kaybedildiğidir.

Bir ürün düşünelim. Üretim maliyeti 500 TL. Ürün üretildi, son kontrolde hatalı olduğu görüldü. “Neyse, yakaladık” deniliyor. Gerçekten yakaladık mı? Hayır. Sadece zararı tespit ettik.

Çünkü o ürün için;

– Malzeme kullanıldı,

– İşçilik harcandı,

– Makine çalıştı,

– Enerji tüketildi ve zaman harcandı.

Şimdi ürün yeniden yapılacak. Yani aynı iş için ikinci kez para harcanacak. Üstelik hata müşteriye gittiyse iş daha da güzelleşir! Bu kez;

– İade,

– Nakliye,

– Servis,

– Garanti,

– Müşteriyle telefon trafiği ve belki de kaybedilen sipariş devreye girer.

Muhasebe açısından belki tek bir “İade” kaydı görürüz. Ama işletme açısından ortada çok daha büyük bir kayıp vardır.

İşte Kalite Güvence yönetiminin temel amacı tam burada ortaya çıkar: Hatalı ürünü bulmak değil, hatalı ürünü üretmemektir.

Bu ikisi birbirine çok benzer görünür ama şirket açısından aralarında ciddi para farkı vardır.

Bir işletmede her ay 100.000 TL’lik fire oluşuyorsa, “Bu ay da 100.000 TL’lik fire çıktı” demek bir yönetim yöntemi değildir. Asıl soru “Neden 100.000 TL’lik fire çıkıyor?” olmalıdır.

– Malzeme yanlış mı kesiliyor?

– Makine ayarsız mı?

– Çalışanlar farklı yöntemlerle mi çalışıyor?

– Tedarikçiden gelen ürünün Kalitesi değişiyor mu?

– Proses doğru tasarlanmamış mı?

Sebep bulunduğunda ve ortadan kaldırıldığında şirket her ay 100.000 TL daha az kaybeder.

Yılda 1.200.000 TL.

Beş yılda 6.000.000 TL

Üstelik bunun için bir tek yeni müşteri bulmaya gerek yoktur. Satış yapmadan kazanılan para, çoğu zaman en ucuz paradır.

Kalite Güvence Yönetiminin patron açısından en önemli tarafı budur. Kalite sadece müşterinin memnun olması için yapılmaz. Kalite, şirketin kazandığı paranın içeride kalması için yapılır.

Aynı durum satın almada da karşımıza çıkar. Ucuz malzeme almak her zaman tasarruf değildir. 20 TL’lik bir malzeme yerine muadili 10 TL’ye alındığında üretimde sorun çıkarıyor ve 20 TL’lik ek işçilik oluşturuyorsa, şirket 10 TL kazanmış olmaz. Sadece satın alma departmanında güzel görünen bir rakam üretmiş olur.

Çünkü gerçek maliyet satın alma fiyatı değildir. Gerçek maliyet, o ürünün şirkete toplam maliyetidir. Bu durumda 30 TL

Ucuz malzeme daha fazla fire oluşturuyorsa, ucuz değildir.

Ucuz tedarikçi sürekli gecikiyorsa, ucuz değildir.

Ucuz ürün makineyi daha fazla durduruyorsa, hiç ucuz değildir.

Bazen şirketler satın alma fiyatını düşürmek için Kaliteyi düşürür, sonra da üretimde yükselen maliyetleri başka departmanların problemi zanneder. Kalite güvence işte bu noktada bütün resmi görmeye yarar.

Çünkü Kalite yalnızca üretim bölümünün meselesi değildir.

– Satın almanın da,Kalite Maliyet Değildir, Kalitesizlik Maliyettir Satınalma Dergisi 7 Gün 7 Gündem

– Satışın da,

– Lojistiğin de,

– Bakımın da,

– Yönetimin de meselesidir.

Hatta Kalite Güvenceyi biraz daha farklı tanımlamak mümkündür: Kalite Güvence, şirketin parasının nerelerden sızdığını bulma işidir.

– Bir makine her ay aynı arızayı yapıyorsa yalnızca tamir etmek çözüm değildir. Arızanın nedenini ortadan kaldırmak gerekir.

– Bir çalışan sürekli aynı hatayı yapıyorsa yalnızca “Daha dikkatli ol” demek çözüm değildir. Sistemin neden insan hatasına bu kadar açık olduğunu anlamak gerekir.

– Bir müşteri sürekli aynı nedenle şikâyet ediyorsa müşteriye daha iyi cevap vermek çözüm değildir. O şikâyetin neden tekrar tekrar ortaya çıktığını ortadan kaldırmak gerekir.

Çünkü sorunu çözmek başka, sorunun tekrar etmesini engellemek başkadır.

– Kalite Kontrol çoğu zaman “Hata var mı?” diye sorar.

– Kalite Güvence ise “Bu hata neden oluştu ve bir daha oluşmaması için ne yapmalıyız?” diye sorar. Aradaki fark aslında Kalite farkından çok para farkıdır.

Bir işletme hatayı son kontrolde yakaladığında para harcamıştır. Hatanın müşteride yakalanması daha pahalıdır. Hatanın hiç oluşmamasını sağlamak ise en ucuz çözümdür.

Bu nedenle Kalite Güvenceye “Ne kadar bütçe ayıracağız?” diye bakmak yerine, “Kalitesizlik bize yılda ne kadara mal oluyor?” diye bakmak gerekir.

Belki de patronların kalite toplantılarında sorması gereken ilk soru şudur:

– “Kalite için ne kadar para harcıyoruz?” değil,

– “Kalitesizlik yüzünden ne kadar para kaybediyoruz?”

Çünkü Kaliteye harcanan para görünür. Kalitesizliğin faturası ise çoğu zaman şirketin kârının içinde sessizce kaybolur.

Ve bazen şirketin en büyük tasarrufu, daha ucuza satın almakta, daha az personel çalıştırmakta veya Kalite bütçesini kısmakta değil; aynı hatayı ikinci kez yapmamaktadır.

Kısacası Kalite Güvence bir gider merkezi değil, doğru yönetildiğinde kârı koruyan bir sistemdir.

“Çünkü işletmeler bazen daha fazla para kazanarak değil, kazandıkları parayı kaybetmeyi bırakarak daha kârlı hale gelirler.”

Zafer URFALIOĞLU

Zafer Urfalıoğlu
Zafer Urfalıoğlu
Zafer Urfalıoğlu, Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri üzerine lisans, Kalite Yönetimi ve Kalite Güvence Sistemleri üzerine de Yüksek Lisans yapmıştır. Sabancı Holding bünyesinde faaliyet gösteren DuPont ortaklığı olan DuSA LLC’nin Türkiye ve Amerika’daki fabrikalarında; Tesis İşletimi, Dijital Proses Kontrolü ve İş Güvenliği konularında eğitimler almış, eğitimler vermiştir. Uzun yıllar boyunca; Tedarik Zinciri, Endüstri İlişkileri, Kalite Güvence ve Kalite Kontrol Sistemleri ile Üretim Tesisi Yöneticiliği yapmıştır. Halen plastik sanayiinde Kalite Güvence ve Dijital Dönüşüm Yöneticisi olarak görev yapmaktadır.

PAYLAŞIMLAR

Lütfen yorumunuzu girin !
Lütfen adınızı giriniz.

Şirketler için Eğitim Kataloğu

📚 Eğitim Kataloğu
Sürdürülebilirlik ve Tedarikçi Ekosistemi
Şirket Profili Oluşturun