Türkiye’de Yapay Zeka Kurumsal Kuralları Beklemeden Yayılıyor, Satınalma Verisi Kimin Kontrolünde?

Satınalma Dergisi
Satınalma Dergisihttps://satinalmadergisi.com
KURUMSAL PAZARDA 13. YIL HABER & LANSMAN: dergi@satinalmadergisi.com REKLAM: reklam@satinalmadergisi.com ABONELİK: abone@satinalmadergisi.com Tel : (546) 740 10 10
spot_imgspot_img

İş Yerinde Yapay Zekanın Kuralı Belirsiz

Çalışanlar çoğu zaman yapay zeka uygulamalarını, yönetim bu konuda bir kural koymadan önce kullanmaya başlıyor. Genç Yönetici ve İş İnsanları Derneği’nin (GYİAD) Haziran 2026 tarihli “Yapay Zeka Döneminde Yükselen Nitelikler” araştırmasında Türkiye’deki çalışanların %57’si, kurumunda bir yapay zeka politikası olmadığını ya da olup olmadığını bilmediğini söylüyor. GYİAD, kurallar belirsiz kaldığında, kullanımın kişisel hesaplar ve gayriresmi yollar üzerinden yayıldığını ve bunun veri güvenliği ile çıktı doğruluğu açısından risk yarattığını vurguluyor. Kural olmayan yerde, kurum verisinin nereye gideceğini de çalışanlar belirliyor.

Melbourne Üniversitesi ile denetim ve danışmanlık şirketi KPMG’nin 47 ülkede, 48 binden fazla kişiyle yürüttüğü ankete göre iş yerinde üretken yapay zeka kullanımına ilişkin bir politika ya da yönlendirme bulunduğunu söyleyen çalışanların oranı yalnızca %40. Kasım 2024 ile Ocak 2025 arasında toplanan bu verilerde dünya genelinde de her 10 çalışandan 6’sı böyle bir düzenlemeden söz etmiyor.

Gölge Yapay Zeka Kurumun Bilgisi Dışında Büyüyor

Kişisel Verileri Koruma Kurumu (KVKK), Mart 2026’da yayımladığı “İş Yerlerinde Üretken Yapay Zeka Araçlarının Kullanımı” başlıklı dokümanda, üretken yapay zeka uygulamalarının kurumun bilgisi, onayı ya da kontrolü dışında iş süreçlerinde kullanılmasını gölge yapay zeka olarak tanımlıyor. KVKK’ya göre çalışanlar, yapay zekaya genellikle bir kurum politikasına dayanmadan, günlük işlerini hızlandırmak için kendi tercihleriyle başvuruyor ve bu durum kullanımın izlenmesini güçleştiriyor.

İç yazışmalar, müşteri bilgileri, ticari sırlar ya da kişisel veriler bu yolla üçüncü taraflarla paylaşıldığında kurum açısından çeşitli riskler doğuyor. Doküman bu riskleri veri ihlali, fikri mülkiyet sorunları ve itibar kaybı olarak sıralıyor. Melbourne Üniversitesi ile KPMG’nin anketinde de çalışanların neredeyse yarısı, hassas iş bilgilerini ücretsiz ve herkese açık yapay zeka hizmetlerine yüklemek dahil işveren politikalarına aykırı davrandığını kabul ediyor.

Tedarikçinin Emanet Ettiği Bilgi Nereye Gidiyor?

Satınalma biriminin elindeki bilginin önemli bir kısmı tedarikçiye ait. Birim fiyat listeleri, teklif dosyaları, teknik çizimler ve gizlilik sözleşmesiyle korunan üretim dokümanları, tedarikçilerin kuruma güvenerek ilettiği belgelerin başında geliyor. Bu belgelerden birini özetletmek ya da tabloya döktürmek için kişisel hesabıyla bir yapay zeka uygulamasına yükleyen çalışan, kurumun gizli tutacağını taahhüt ettiği bilgiyi üçüncü bir tarafla paylaşmış oluyor. Gizlilik sözleşmesi olan tedarikçilerde bu durum, kurum için hukuki sorumluluk doğurabilir.

Buna karşın Amerikan tedarik zinciri hizmetleri şirketi ProcureAbility’nin Nisan 2026’da açıkladığı ankete göre satınalma ve bilgi işlem ekiplerinin %54’ü, yapay zekanın hangi kurallarla ve kimin gözetiminde kullanılacağı konusunda birlikte çalışmıyor. Katılımcı satınalma yöneticilerinin %36’sı ise veriye erişimi ve kullanım amaçlarını düzenleyen politikaların yetersizliğini, yapay zekayı benimsemenin önündeki en büyük engel olarak görüyor.

Onaylı Yapay Zeka Uygulaması da Bir Satınalma Kararı

Gölge yapay zekayı sınırlamanın ilk adımı, hangi bilginin yapay zekaya girebileceğini ve kimin hangi hizmeti kullanabileceğini belirlemek. Bu iki kuralı bir araya getiren kullanım politikasının merkezinde, çalışanlara sunulacak onaylı bir uygulama yer alıyor. Onaylanacak uygulamaya karar vermek, fiyat, sözleşme şartları ve yüklenen verinin nerede saklanacağı gibi konuları da kapsadığı için bir tedarikçi seçimi niteliği taşıyor. Satınalma bu karara baştan katıldığında, tedarikçilere verilen gizlilik taahhütleri yapay zeka sağlayıcısıyla imzalanan sözleşmeye de yansıtılabiliyor. Atılacak adımların aciliyetini ise bireysel kullanımın yayılma hızı belirliyor. Bu yayılım artık ülke bazında her çeyrek ölçülüyor ve Türkiye’nin son dönemdeki konumu aşağıdaki verilerde görülüyor.

Satınalma Ve Tedarik Zinciri Yönetiminde Yapay Zeka Eği̇ti̇mi̇ Haber Türkiye'de Yapay Zeka Kurumsal Kuralları Beklemeden Yayılıyor, Satınalma Verisi Kimin Kontrolünde

Microsoft’un yeni AI Diffusion (Yapay Zeka Yayılımı) Raporu açıklandı: “Türkiye’de yapay zeka kullanımı küresel ortalamanın üzerinde büyüdü”

Microsoft AI Economy Institute tarafından yayımlanan Microsoft AI Diffusion (Yapay Zeka Yayılımı) Raporu’na göre Türkiye’de çalışma çağındaki nüfus içerisinde üretken yapay zeka kullanıcılarının payı, 2026’nın ikinci çeyreğinde yüzde 1,5 yüzde puan artarak %18,9’a ulaştı. Aynı dönemde dünya genelindeki artış yüzde 1 puan oldu. Microsoft’un yeni raporu, yapay zeka kullanımının neredeyse tüm ekonomilerde yükseldiğini, ancak Küresel Kuzey ile Küresel Güney arasındaki farkın da açılmaya devam ettiğini ortaya koyuyor.

Microsoft AI Economy Institute tarafından yayımlanan Global AI Diffusion (Yapay Zeka Yayılımı) İkinci Çeyrek Trend ve İçgörüleri Raporu, yapay zekanın küresel ölçekte benimsenmesinin 2026’nın ikinci çeyreğinde de artmaya devam ettiğini gösteriyor. Rapora göre Haziran 2026 itibarıyla dünya genelinde çalışma çağındaki nüfus içerisinde üretken yapay zeka kullananların payı, ilk çeyrekteki %17,8 seviyesinden %18,8’e yükseldi. Bunun yanı sıra, neredeyse tüm ekonomilerde yapay zeka kullanımı arttı.

Rapor, yapay zeka yayılımını, raporlama dönemi içerisinde üretken yapay zeka ürünü kullanmış 15-64 yaş arasındaki nüfusun payı üzerinden ölçüyor. Hesaplama, toplulaştırılmış ve anonimleştirilmiş Microsoft telemetri verilerine dayanıyor ve ülkeler arasındaki internet penetrasyonu, nüfus, işletim sistemi ve cihaz pazar payı farklılıklarına göre düzeltiliyor.

Türkiye’de yapay zeka kullanıcı payı %18,9’a ulaştı

Levent özbilginMicrosoft Türkiye Genel Müdürü Levent Özbilgin’inpaylaştığı sonuçlara göre Türkiye, ikinci çeyrekte küresel ortalamanın üzerinde büyüme gösterdi. Özbilgin, konuya ilişkin yaptığı açıklamada “Türkiye’de çalışma çağındaki nüfus içerisinde üretken yapay zekâ kullananların payı, 2026 ilk çeyrekteki %17,4 seviyesinden ikinci çeyrekte  %18,9’a yükseldi. Böylece Türkiye çeyrek bazında 1,5 yüzde puanlık artış kaydetti. Dünya genelindeki artış ise aynı dönemde 1 yüzde puan oldu. Bu sonuç bize Türkiye’deki yapay zekâ kullanıcı payının, ikinci çeyrekte %18,8 olan dünya ortalamasının üzerine çıktığını gösteriyor. Dijital dönüşüm ve yapay zeka konuşmaya başladığımızdan bugüne Türkiye’nin bu alandaki adaptasyon kasının çok güçlü olduğunu hep söylüyoruz, dolayısıyla bu sonuç bizi şaşırtmıyor; yapay zeka alanında somut değer yaratmak adına daha fazla çalışmak için bize ilham veriyor” dedi.

BAE ve Singapur lider, Güney Kore yükselişini sürdürüyor

Küresel sıralamada Birleşik Arap Emirlikleri %73,3; Singapur ise %64,3 kullanıcı payıyla liderliğini korudu. Onları İrlanda (%49,9), Fransa (%49,6) ve Norveç (%49,4) takip etti. Güney Kore ise 3,5 yüzde puanlık artışla lider ekonomiler arasında çeyreğin en güçlü yükselişini kaydetti ve 16’ncı sıradan 12’nci sıraya çıktı. Suudi Arabistan beş sıra yükselerek 25’inci sıraya gelirken, Japonya’nın yapay zekâ kullanıcı payı da %22,5’ten %24,7’ye çıktı.

Küresel Kuzey ve Güney arasındaki fark açılıyor

Yapay zekâ daha geniş kitlelere ulaşırken, rapor küresel eşitsizliğin devam ettiğine de dikkat çekiyor. İkinci çeyrekte Küresel Kuzey’de üretken yapay zekâ kullanan çalışma çağındaki nüfusun payı %28,8’e, Küresel Güney’de ise %16,2’ye ulaştı. İki bölge arasındaki fark böylece ilk çeyrekteki 12,1 yüzde puandan 12,6 yüzde puana yükseldi.

Açık ağırlıklı modeller yapay zekâya erişimi genişletebilir

İkinci çeyrek raporunun önemli başlıklarından biri de açık ağırlıklı (open-weight) yapay zekâ modellerinin yükselişi. İndirilebilen, değiştirilebilen ve farklı kuruluşların kendi ihtiyaçlarına göre uyarlayabildiği bu modeller, geliştiricilere daha fazla esneklik sunarken yapay zekâya erişim maliyetlerinin düşmesine de katkı sağlayabiliyor.

Bu gelişme özellikle Küresel Güney açısından önemli bir potansiyel taşıyor. Açık ağırlıklı modeller, bağlantı ve dijital beceriler gibi temel altyapı sorunlarını tek başına çözemese de yetkin yapay zekâya erişim maliyetini düşürme ve modellerin yerel dillere ve ihtiyaçlara uyarlanmasını kolaylaştırma potansiyeline sahip.

Yapay zekâ uygulama ekosistemi hızla genişliyor

Geliştirici ekosistemindeki büyüme de dikkat çekiyor. Çalıştırılabilir yapay zekâ uygulamaları ve demolarına ev sahipliği yapan Hugging Face Spaces üzerindeki proje sayısı, 2023 sonundaki yaklaşık 124 binden Eylül 2026 itibarıyla 1,46 milyona yükseldi. Microsoft’un ilk AI Diffusion raporundan bu yana toplam sayı yaklaşıkv%83 arttı.

Global AI Diffusion İkinci Çeyrek Trend ve İçgörüleri Raporu, yapay zekânın artık yalnızca daha fazla kişi tarafından kullanılmadığını, aynı zamanda farklı coğrafyalarda farklı ihtiyaçlara yanıt verecek şekilde çeşitlendiğini gösteriyor. Açık ağırlıklı modeller, yerelleştirme olanakları ve büyüyen geliştirici ekosistemi, yapay zekânın bir sonraki yayılım aşamasında erişim, maliyet ve kapsayıcılığın belirleyici unsurlar arasında olacağına işaret ediyor.


 

Satinalmada Yapay Zeka
Satınalma ve Tedarik Zinciri Uzmanları için Yapay Zeka Eğitimi

Eğitim içeriği için tıklayınız:

Satınalma ve Tedarik Zinciri Uzmanları için YAPAY ZEKA UYGULAMALARI EĞİTİMİ

Satınalma Dergisi
Satınalma Dergisihttps://satinalmadergisi.com
KURUMSAL PAZARDA 13. YIL HABER & LANSMAN: dergi@satinalmadergisi.com REKLAM: reklam@satinalmadergisi.com ABONELİK: abone@satinalmadergisi.com Tel : (546) 740 10 10

PAYLAŞIMLAR

Lütfen yorumunuzu girin !
Lütfen adınızı giriniz.

Şirketler için Eğitim Kataloğu

📚 Eğitim Kataloğu
Sürdürülebilirlik ve Tedarikçi Ekosistemi
Sektörün Tercihi Yüksek Lisans Programı
Pazarlık Tarzınızı Keşfedin