Fabrika ve işyerlerinde ön planda yer alan yönetim, satış ekibi, sahada görev alan mühendisler, proje, satınalma, idari işler, muhasebe ve finans, sekreterya, bilgi işlem, arge ekipleri ve mavi yaka yani imalatta çalışan ustalar ve çıraklar dışında bir de arka planda kahramanca, fedakarca ve özverili çalışan gizli bir ekip daha vardır. Ben onları askerdeki karargah ve geri hizmetler bölüğüne benzetiyorum. Geri hizmetlerde görev alan, fazla görülmeyen, hatta bazı işyerlerinde değeri pek bilinmeyen ancak yaptıkları görev itibariyle aslında çok önemli vazifesi olan ön plandaki çalışanlarımızdır onlar.
Şunu iyi bilmek gerekir ki; başarı, ekip işidir. En tepeden en aşağıya kadar tüm ekip tam organize olduğu zaman başarı gelir. İyi bir lider ve yönetici bunun bilincinde olarak geri hizmetlerde görev alacak elemanları seçerken bile titiz ve seçici davranır. Fabrikanın bekçisi, danışma ve santral görevlisi, şoförler, depo elemanı, fabrikanın düzen ve temizliğinden sorumlu ortacı dediğimiz kişiler, yemekhanede yemek yapan ve dağıtan aşçılar ve yardımcıları, temizlik ve çaydan sorumlu çalışanlar (genelde ablalarımız), varsa işyeri hekimi ve hemşiresi size sözünü ettiğim karargah bölüğünde ve geri hizmetlerde emek veren personelimizdir.
Fabrika Bekçisi ve Danışma Personeli: Fabrikalarda güvenlik hizmetini üstelenen personel genelde girişte kimlik kontrolü ve yönlendirmeyi yapacağı için giyimine özen gösteren, kime nasıl hitap edeceğini bilen, yönlendirmeleri iyi bilen kişilerden oluşmalıdır. Çalışanlarımızı, ziyaretçileri ve misafirlerimizi ilk karşılayan kişiler olacakları için ilk intiba çok önemlidir. Gelen ziyaretçiler bazen çok önemli firmaların sahipleri veya yatırım danışmanları olabilir. Bazen de yurtdışından misafirleriniz gelebilir. Bu gibi durumlarda danışma personelinin tavır ve tutumu gelen ziyaretçilere fabrikanız hakkında fikir verecektir.
Şoförler: Şirket araçlarını, yük ve servis taşımacılığını üstlenecek sürücülerin tecrübeli ve işini bilen insanlardan seçilmesi çok önemlidir. Çünkü onlar sizin dışarıdaki yüzünüzdür. Kullandıkları araçlarla dışarıya malzeme getirip götürdüklerinde aslında fabrikanızı temsil etmektedirler. Araçlara sahip çıkmaları, dikkatli araç kullanmaları, trafik kurallarına uymaları, giyimlerine ve davranışlarına dikkat etmeleri, taşıdıkları ister malzeme isterse insan olsun, sorumluluklarının bilincinde olmaları çok önemlidir.
Depo Elemanı: Deponun sorumluluğunu verdiğiniz kişi gayet düzenli olmalı, malzemeleri tanımalı ve gelen veya çıkacak malzemeyi iyi takip edip kayıt altına almalıdır.
Ortacı: Fabrikanın genelde imalat kısmında çalışan bu kişiler, fabrikanın düzen ve temizliğinden mesuldürler. İmalat yapılan fabrikalarda sürekli bir şekilde üretim olduğu için düzenli olarak temizlenmeli ve malzemeler düzenli tutulmalıdır. Düzen ve temizliğin iyi olduğu fabrikalarda üretim de güzel ve verimli olur.
Yemekhane Çalışanları: Yemekhane kısmı fabrikanın temizliğe ve düzene en çok dikkat edilmesi gereken bölümüdür. Bu kısımda çalışan aşçı ve yardımcılarının çok temiz ve titiz çalışması gerekir. Ayrıca yemek dağıtan personelin de temizliği önemlidir. Bu kısımda çalışan personelin tümünün sağlık kontrollerinin düzenli yapılması şarttır. Gerek personelinize gerekse misafirlerinize sunulan yemeklerin hijyenik ve lezzetli olması fabrikanın saygınlığı ve prestiji açısından çok önemlidir.
Temizlik Görevlileri ve Çay Sorumluları: Genelde ablalarımız bu kısımda görev alırlar ve onlar bizim için çok değerlidirler. Çay ve içeceklerin hazırlanması, idari kat ve odaların temizlenmesi onların görevidir. Yaptıkları görev hiç de küçümsenmeyecek kadar önemlidir. Hem çalışanlarımızın çalışma ortamlarının hijyenik ve yaşanabilir olması, çay ve içecek ihtiyaçlarının karşılanması, diğer yandan gelen misafirlere yaptıkları hizmetler, tavır ve tutumları herkes için çok iyi bir izlenim oluşmasına yol açar. Unutmayın işletmeler genelde misafirlerinin aklında temizlikleri ve kırk yıl hatırı olan kahve çaylarıyla akılda kalırlar.
Görüldüğü gibi bir fabrikanın ayakta kalması sadece ürettikleri veya üretimde çalışanlarıyla alakalı değildir. Arka planda o kadar önemli işler ve detaylar vardır ki hiçbiri küçümsenemez, önemsiz olduğu düşünülemez. O yüzden en tepeden en alta kadar tüm çalışanlarımıza değer vermeli ve işlerine saygı göstermeliyiz. İşyerinde ve fabrikamızda çok güzel bir aile ortamı oluşturmalıyız.
Cavit SOY










Mobilya Sektörü Sürdürülebilirlik Pasaportunu Almak İçin Harekete Geçti 
Polonya ve Macaristan Merkez Bankası eski Başkanları, Maliye Hesap Uzmanları Vakfı (HUV) tarafından 29 Mayıs Çarşamba günü düzenlenecek olan “Enflasyonla Mücadele ve Merkez Bankacılığı” konulu panelde enflasyonla mücadele deneyimlerini paylaşacak. Sunuş konuşmasını HUV Başkanı ve Eren Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Eren’in, açış konuşmasını ise T.C. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in yapacağı panelde merkez bankalarının kurumsal yapıları, gelişen piyasa ülkelerinin enflasyon hedeflemesi uygulamasında karşılaştığı zorluklar mercek altına alınacak.
1.400’den fazla küresel risk uzmanı, politika yapıcı ve sektör liderinin görüşlerinden yararlanılarak hazırlanan 2024 Küresel Riskler Raporu’nun sonuçları, Zurich Sigorta Grubu Türkiye ve Marsh Türkiye stratejik ortaklığında ve TÜSİAD’ın destekleriyle İstanbul’da düzenlenen toplantıda açıklandı. Zurich Sigorta Grubu Türkiye CEO’su Yılmaz Yıldız, raporda öne çıkan risklerle ilgili görüşlerini paylaştı.
İtirazen Şikayet Konusu; İtirazen şikâyet dilekçesinde özetle; ihalede yaklaşık maliyetin 139.495.870,57 TL olarak belirlendiği, piyasa şartlarına uygun olarak verdikleri 99.845.100,00 TL olan tekliflerinin sınır değerin altında olduğu gerekçesiyle doğrudan değerlendirme dışı bırakıldığı, ancak idarece yaklaşık maliyetin hatalı belirlendiği, mevzuata aykırı olarak belirlenen yaklaşık maliyet esas alınarak oluşturulan sınır değer hesabına göre işlem yapılmasının hukuka aykırı olduğu, Tedaş Birim Fiyat Kitabı’ndaki (kırmızı kitap) (1 Ocak tarihi itibari ile geçerli birim fiyatları içerir.) birim fiyatların TUİK tarafından yayımlanan Yİ-ÜFE endeksine göre güncellenebildiği, Yüksek Fen Kurulu’nun 15.08.2018 tarih ve 2018/31 sayılı kararında belirtilen yönteme benzer olarak güncellendiği, buradaki tek farkın özel düzenleme olması sebebiyle Kırmızı Kitap Yİ-ÜFE endeksine göre güncellenmekte iken, Çevre Şehircilik birim fiyatlarının “TUİK İnşaat Maliyet Endeksi ve Değişim Oranına” göre güncellendiği, TEDAŞ Birim Fiyat Kitabı’ndaki (mavi kitap) (Tüm Yıl Geçerli Birim Fiyat Kitabı (Tüm yıl geçerli birim fiyatları içerir.) birim fiyatlar ise tüm yıl gelecek artışları da bünyesinde barındırdığından ayrıca güncellenmesine gerek olmadığı, bu bağlamda kırmızı kitap esas alınarak yaklaşık maliyet oluşturulduğunda piyasanın gerçek karşılığı olan ve ilgili aya ait güncellenmiş Yİ-ÜFE rakamlarının reel maliyetleri yansıttığı, mavi kitap esas alınarak yaklaşık maliyet oluşturulduğunda yıl boyunca geçerli olacak şekilde itibari bir değerin ortaya çıktığı, somut durumda kırmızı kitap kullanılarak oluşacak güncelleme sonucunda reel rakamlarla yaklaşık maliyet tespiti gerekmesine rağmen, itibari ve daha yüksek rakamlarla yaklaşık maliyetin oluşturulduğu, oysa mevzuata uygun ve kırmızı kitaba göre yaklaşık maliyet oluşturulduğunda tekliflerinin sınır değerin üzerinde kalacağı, 2023 yılı TEDAŞ kırmızı kitap birim fiyatlarına göre maliyetin 86.108.068,92 TL olarak hesaplandığı, bu tutar 2024 yılına göre güncellendiğinde 123.995.619,25 TL’ye tekabül ettiği, idare tarafından ise hem “2023 yılı tüm yıl geçerli birim fiyat kitabı” esas alınarak yaklaşık maliyetin oluşturulduğu, hem de bu fiyatların ayrıca güncellenmesiyle yaklaşık maliyetin olması gerekenden çok daha yüksek hesaplandığı, yaklaşık maliyetin düzeltilerek ihale işlemlerine devam edilmesi gerektiği iddialarına yer verilmiştir.
İstanbul Ticaret Odası (İTO), 22.05.2024 Çarşamba günü, “Tedarik Zincirlerinde Dijitalleşme ve Ticarette Riskler & Fırsatlar” başlıklı seminere ev sahipliği yaptı. Etkinlik, İTO’nun 4. Kat Meclis Salonu’nda farklı sektör ve şehirlerden çok sayıda yöneticinin yoğun bir katılım ile gerçekleşti.
Tedarik Zincirlerinde Dijital Dönüşüm başlıklı ilk oturumun ilk konuşmacısı olarak, İstanbul Üniversitesi öğretim üyesi Dr. Adil Ünal, “Tedarik Zincirlerinde Performans Yönetimi” başlıklı sunumunu gerçekleştirdi. Dr. Ünal sunumunda, şirketlerin stratejik yönetim süreçleri ve tedarik zincirlerindeki performansa dayalı süreçler hakkında bilgi verdi. Ünal, tedarik zincirinde performansın ölçümü için özel olarak geliştirilmiş bir modelin tercih edilerek şirketin yapısına entegre edilmesi gerektiğini ve tüm şirketler ve sektörler için uygun bir performans ölçüm modelinin bulunmadığını vurguladı.
Tedarik Zincirlerinde Dijital Dönüşüm başlıklı ilk oturumun, ikinci konuşmasında, TeamProcure INC şirketinden, Associate Partner, Sayın Alper Sağız kürsüye geldi. Sn. Sağız, “Dijital Satınalma Çevresi ve E-Satınalma” adlı sunumunu gerçekleştirdi. Sağız sunumunda genel hatları ile satınalma ekosistemini ele alarak, şirketler için elektronik satınalmanın (e-satınalma) önemi üzerinde durdu. Sn. Sağız, globalleşen ve dijitalleşen iş dünyasında e-satınalma uygulamalarının, şirketlere kazandırdığı zaman, tasarruf, maliyet avantajları ve işlemlerin hızlı yapılabilmesi kolaylığını sunumunda ele aldı. Sn. Sağız konuşmasında, sipariş döngüsü, siparişin statüsü, onay sürecinin kısalmasıyla, satınalma yöneticilerinin zamanlarını efektif bir şekilde kullanabileceklerini açıkladı. E-satınalma süreçleri ve e-satınalma uygulamaları hakkında bilgi vererek, farklı sektör örnekleri üzerinden e-satınalma uygulamalarını anlatarak sunumunu tamamladı.
Etkinliğin ilk oturumunun son konuşmacısı olarak, Sirius Tedarik CVUS Co-Founder &CEOsu, sayın Levent Çuhadar kürsüye geldi. Sn. Çuhadar, “Tedarik Zincirlerinde Takip ve İzlenebilirlik” başlıklı sunumunu gerçekleştirdi. Sn. Çuhadar sunumunda, tedarik zincirinde ve lojistik operasyonlarda yaşanan sorunları ve çözüm önerilerini ele aldı. Bu kapsamda, şirketlere kolaylık sağlayacak, filo yönetimi ve müşteri ilişkileri yönetimi (CRM) yapay zeka destekli teknolojilerden bahsetti. Sn. Çuhadar, katılımcılardan gelen sorular üzerine, yapay zekanın lojistik rotalama ve optimizasyon için önemine ve yapay zekanın ERP programlarına entegrasyon kolaylığı üzerinde durarak, lojistik profesyonellerine sağlayacağı faydalar üzerinde durdu. Sn. Çuhadar, uygulama ile ilgili kısa ve bilgilendirici, yapay zekâ destekli saha uygulamalarını içeren videolarını katılımcılarla paylaşarak, sunumunu tamamladı.
Aranın ardından, başlayan Tedarik Zincirinde Risk Yönetimi ve Fırsatlar başlıklı ikinci oturumun ilk sunumunu, İstanbul Üniversitesi Tedarik Zinciri Yönetimi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Murat Erdal yaptı. Dr. Erdal, “Tedarik Zinciri Yönetiminde Riskler” adlı sunumunu gerçekleştirdi. Son dönemde Uluslararası ilişkilerin ve ticaret savaşlarının tedarik zincirlerini derinden etkilediğini vurgulayarak sunumuna başlayan Dr. Erdal, tedarik zincirlerinde yaşanan değişimlerin, satınalma ve tedarik zinciri ekosistemi profesyonelleri üzerindeki etkilerini, sektörel örneklerle tek tek açıklayarak, operasyonel risklere değindi. Dr. Erdal sunumuna, işletme çevresindeki ve tedarik zincirindeki makro ve mikro riskleri ele alarak devam etti. Riskler kapsamında, satınalma ve tedarik zinciri yöneticilerinin yapması gereken analizlere de sunumunda yer veren Erdal, uzun vadeli ve kısa vadeli planlamalarla yapılacak olan hamleler ve alınacak önlemleri anlatarak sunumunu tamamladı.
İkinci oturumun ikinci konuşmasını yapmak üzere kürsüye, Ünsped Gümrük Müşavirliği ve Lojistik Hizmetler A.Ş- Genel Müdürü, sayın Rıza Mehmet Korkmaz geldi. Sn. Korkmaz, “Dış Ticaret Riskleri ve Fırsatlar” başlıklı sunumunu gerçekleştirdi. Sunumuna, yakın tarihteki ekonomi ve politik çevredeki dönüm noktası olayları anlatarak başlayan Sn. Korkmaz, bu olayların dış ticaretimize (ithalat ve ihracat) olan etkilerini ele alarak, özellikle ilave gümrük vergileri ve operasyon süreçlerinin hızı konusunda, iyileştirmelerle ilgili tespit ve önerilerde bulundu. Gümrük idarelerini derinden etkileyen teknolojileri anlatarak devam eden Sn. Korkmaz, yaşanan bu gelişmeler doğrultusunda, ülkemiz şirketlerinin ve gümrük firmalarının alması gereken aksiyonları ve sahadaki uygulamaları, güncel örnekleriyle anlattı. Mevzuat ve uygulamalardaki değişikleri de slaytları ile katılımcılarla paylaşan Sn. Korkmaz, Türkiye’nin rekabet gücünün artmasında ve yükselmesinde gümrük operasyonlarındaki verimliliğin önemine vurgu yaparak, sunumunu sona erdirdi.
Günün son sunumunu gerçekleştirmek için, EG E-Consulting Partner, SMMM, BD, sayın Gül Saldıraner kürsüye geldi. Saldıraner, “İklim Riskleri ve Tedarikte AB Düzenlemeleri” başlıklı sunumunu gerçekleştirdi. Sürdürülebilirlik ve sürdürülebilir kalkınma amaçlarını kısaca açıklayarak sunumuna başlayan Saldıraner, bu kapsamdaki yurtiçi ve uluslararsı mevzuat ve güncellemeleri ele alarak sunumuna devam etti. Saldıraner sunumunda, Avrupa Birliği’nin düzenlemelerine ve AB üyesi ülkelere yapılacak olan ihracatlarda ülkemiz şirketlerini bekleyen regülasyonları ve gereklilikleri ele aldı. Sunumunda, Türkiye İklim Değişikliği Taslak Kanununa değinen Saldıraner, iklimle ilgili riskler, fırsatlar ve bunların finansal etkilerini detaylı slaytlarla anlatarak sunumunu sonlandırdı.


Bu topraklardan kazandığını bu toprakların insanıyla paylaşma” prensibiyle, yaklaşık 100 yıldır toplumsal kalkınmaya öncülük eden Sabancı Topluluğu, Türkiye Cumhuriyeti’nin ikinci yüzyılını yeni bir seferberlikle kutluyor.
Bahçeşehir Üniversitesi Ekonomik ve Toplumsal Araştırmalar Merkezi (BETAM) tarafından sahibinden.com’da yayınlanan ilanlardan hareketle hazırlanan ve ikinci el otomobil piyasasının genel durumunu, fiyatlarını, arz ve talep dengesini; araç sınıflarına, yaş gruplarına ve yakıt türlerine göre analiz eden ‘’Otomobil Piyasası Görünümü’’ raporunda son dönemde otomobil piyasasında yaşanan değişimler incelendi.








Mobilya, Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçı Birlikleri, sürdürülebilirlik konusunda başvuru kaynağı niteliği taşıyan Sürdürülebilirlik Eylem Planı’nı ihracatçılara sundu. Yoğun uğraş, araştırma ve emekle hazırlanan plan; Hammadde, Girdi ve Tedarikçiler, Üretim Süreci, Lojistik ve Depolama, Atık Yönetimi, Genel Yönetim, Eğitim ve İnsan Kaynakları, Dijitalleşme vb. başlıklar olmak üzere toplam 8 alanda uygulanacak. Böylelikle sektör, sürdürülebilir kalkınma ilkeleriyle uyumlu hale gelerek ekonomik büyüme, sosyal eşitlik ve çevresel yönetim arasında uyumlu bir denge sağlanmış olacak.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasına göre, ev hizmetlerinde çalışanlar kanun kapsamı dışında bırakılmıştır. 4857 sayılı Kanunda ev hizmetlerinden kastedilen temizlik, yemek, ütü gibi günlük ev işleridir. Ancak işçinin vasfından dolayı istihdam edildiği ve fakat evde iş gördüğü durumlarda İş Kanunu hükümleri uygulanmalıdır. Örneğin evde hasta, yaşlı kimselere bakan hemşire, çocuk bakıcısı