Karbon piyasaları alanında Avrupa’nın önde gelen ve en kapsamlı etkinliği olan Carbon Forward Konferansı, Türkiye’de ilk kez 9-10 Mayıs tarihlerinde İzmir’de gerçekleştirildi. Kalyon Enerji’nin de sponsor olduğu Konferans’ta, Paris İklim Anlaşması’nın gereklerini sağlayabilmek için zorunlu ve gönüllü karbon ticaret mekanizmaları, devletlerin bu konuda uyguladığı iklim politikaları ile gelecekteki stratejileri ve bu stratejilerin şirketleri nasıl etkileyeceği masaya yatırıldı.
Kalyon Enerji Sürdürülebilirlikten Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Defne Arısoy,ülkelerin ve şirketlerin net sıfır hedefine ulaşması için karbon yönetim ve ticaret mekanizmalarının ele alındığı bu konferansta, uluslararası paydaşlarla ve politika yapıcılarla bir araya gelerek, sektöre ivme kazandıracak risk ve fırsatların tartışılmasına bir zemin oluşturduklarını belirtti.
Enerjide kendi kendine yeten ve daha sağlıklı bir dünya hedefine ulaşmak için yenilenebilir ve temiz enerji üreten Kalyon Enerji, 9 – 10 Mayıs’ta İzmir’de düzenlenen uluslararası Carbon Forward Konferansı’nın ana sponsorlarından biri oldu. Asya, Kuzey Amerika ve Londra’dan, kamu, finans, enerji, ulaştırma, denizcilik ve havacılık sektörlerindeki karbon emisyonu uzmanlarının katıldığı Konferans’ın gündem konusu, Emisyon Ticaret Sistemi (ETS) ve Paris İklim Anlaşması Madde 6 olarak belirlendi.
Hükümetlerin ve şirketlerin iklim politikaları çerçevesinde aldığı kararlar ve emisyon ticaret mekanizmalarının tüm yönleriyle görüşüldüğü etkinlikte; iklim krizi ile mücadelede risk ve fırsatlar, sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (CBAM), Türkiye’nin emisyon stratejileri, karbon piyasalarını düzenleyen hükümler ve gönüllü karbon piyasası (VCM) trendleri gibi konular da ele alındı. Londra, Singapur ve Toronto’da alanında önemli uzmanların katılımıyla düzenlenen konferans bu sene ilk defa Türkiye’de gerçekleşti.
Uluslararası iş birlikleri ile sera gazı azaltım mekanizmaları Konferans hakkında değerlendirmelerde bulunan Kalyon Enerji Sürdürülebilirlikten Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Defne Arısoy şunları söyledi:
“Küresel ölçekte karbon emisyonlarının azaltılması için yürürlüğe sokulan Emisyon Ticaret Sistemi (ETS), endüstrilerin karbon salınımına üst sınır getirerek çevresel etkilerin azaltılmasını amaçlıyor. AB’nin iklim değişikliğiyle mücadele politikasının temel taşı olan ve sera gazı emisyonlarını maliyet etkin bir şekilde azaltmak için anahtar görevi gören ETS, ülkeler arasında emisyon ticareti yapılmasını mümkün kılıyor.
Portföyümüzdeki, Karapınar Güneş Enerji Santrali; Türkiye ve Avrupa’nın en büyük, dünyanın ise sayılı büyüklükteki tesislerinden biri. Ankara’daki Kalyon Güneş Teknolojileri fabrikasında üretilen ve yüzde 80 yerlilik oranına sahip fotovoltaik paneller ile elektrik üretim verimini artırmak amacıyla doğu/batı eksenli güneş takip teknoloji sistemi kullanılarak kurulan bu tesis, tek ve biricik özellik gösteriyor. Ayrıca kurduğu çevre ve sosyal yönetişim sistemiyle ve yine bir dizi denetim sonucunda Cercarbono tarafından sertifikalandırılarak 2.955.365 karbon kredisi almaya hak kazanmıştır. Gönüllü piyasalar açısından büyük bir fırsat ve sektöre de büyük bir katkısı vardır.”
İzmir’de ev sahipliği yaptıkları konferans ile hem uluslararası iş birliklerine zemin hazırladıklarına hem küresel net sıfır hedefine ulaşmak için önemli bir adım attıklarına dikkat çeken Arısoy, “Gelecek nesillere sürdürülebilir bir gezegen bırakmak için tüm dünya olarak el ele çalışmamız gerektiği bilinciyle, uluslararası paydaşlarımız ile bir araya gelmeye ve iş birliği yapmaya devam edeceğiz” dedi.










Tedarik Zinciri Konseyi (SCC) tarafından 1996 yılında yayımlanan SCOR modeli tedarik zinciri süreçlerinin performansını ölçmekte kullanılan yöntemleri ve metotları tanımlamaktadır. Supply Chain Operation Reference olarak adlandırılan bu model iş uygulamalarındaki değişikliklere uyum sağlamak için düzenli olarak güncellenmektedir.




Türk sanayicisi ve üretici ihracatçısının enerji verimliliği performansını ilk kez ölçecek olan araştırma, firmaların enerji verimliliğine ne kadar yatırım yaptığını ve gündemlerindeki ihtiyaçlarını belirleyecek araştırmaya son başvuru tarihi 20 Mayıs
Akdeniz bandında ve Türkiye genelinde, yıldızlı tesisler peş peşe açıldı ve açılıyor; peki bu yıldızlı tesislerde çalışacak yıldızlı şefler var mı?
Bir insan neden ve nasıl tükenir? Tükenmişlik sendromu nedir? Sürdürülebilir bir enerjik yaşam mümkün müdür?
BSH Ev Aletleri Yönetim Kurulu Başkanı ve Gelişen Pazarlar Bölgesi CEO’su Gökhan Sığın, Uludağ Ekonomi Zirvesi’nde yaptığı konuşmada “Asıl hedefimiz insanların yaşam kalitesini artırmak, bunu bazen ürünlerimizle, hizmetlerimizle bazen de koyduğumuz hedeflerle hayata geçiriyoruz” dedi.
Zirvenin “Liderlerin Gelecek Vizyonu: Yarının Şirketi İçin Yenilikçi Yaklaşımlar, Yatırımlar ve Hedefler” konulu panelinde yerini alan BSH Ev Aletleri Yönetim Kurulu Başkanı ve Gelişen Pazarlar Bölgesi CEO’su Gökhan Sığın, bugün olduğu gibi geleceğin şirketlerinin odağında da “insan” olduğuna dikkat çekti. BSH olarak insanların yaşam kalitesini artırmak üzere çalışırken her alanda sürdürülebilirlik prensiplerine sadık kaldıklarını aktaran Sığın, “2020’den beri karbon nötr olarak faaliyet gösteriyoruz. 2030’a kadar bunu daha da iyileştirmeyi hedefliyoruz. Asli amacımız ise insanların yaşam kalitesini artırmak. Bunu bazen ürünlerimizle, hizmetlerimizle bazen de koyduğumuz hedeflerle hayata geçiriyoruz” dedi.
1. gün- Sürdürülebilir Tedarik Zinciri Yönetimi
İtirazen Şikayet Konusu; İtirazen şikâyet dilekçesinde özetle, ………………….. Tıbbi Ürün İth. İhr. İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından teklif edilen Maglumi marka kitlerin Teknik Şartname’nin 7 ve 27’nci madde düzenlemelerine uygun olmadığı, teknik şartnameye uygunluğun yeterlik kriteri olduğu gözetildiğinde anılan firmanın değerlendirme dışı bırakılması gerektiği iddialarına yer verilmiştir.


Yapay zekâ ve veri analitiği üretim sektöründe sadece süreçleri iyileştirmekle kalmıyor, kalite sorunlarının temel nedenlerinin belirlenmesinde, şirketlerin verimlilik hedeflerine ulaşmalarında da önemli rol oynuyor. Mitsubishi Electric Fabrika Otomasyon Sistemleri EMEA Başkanı Hartmut Pütz, yeni dijital endüstri ortamında öne çıkabilmek ve pazarın sürekli değişen ihtiyaçlarına hızla uyum sağlayabilmek isteyen üreticilere yapay zekâ ve veri analitiğinden etkin biçimde yararlanmaları önerisinde bulunuyor.
